Miren Yönetici Ortağı Cenk Taner Bıçakçı

Adapazarı’nda 1971 yılında dünyaya “merhaba” diyen Cenk Taner Bıçakçı, Trabzon Sürmeneli elektrik mühendisi baba ve Rizeli evhanımı annenin iki çocuğundan biri. Babasının Erdemir’deki işi nedeniyle çocukluğu ve ilk gençliği Zonguldak Ereğli’de geçer. “Tiyatrosu, sineması, plajı, kolej olanağı ile Zonguldak Ereğli’de yaşamak bir ayrıcalıktı. Zonguldak Ereğli, bize güzel bir hayat sundu, çok eğlenceliydi çocukluk yıllarım” diyen Bıçakçı, her zaman eğlenceyle okulu birlikte yürütmeyi başarır,  çok hareketli ve özgür bir çocuktur: “Kesinlikle özgür bir ruhtum, kimse beni tutamıyordu. Arkadaşlarımla okuldan kaçardık, genelde yaramazlığın planlayıcısı, lideri bendim, bir sürü eğlenceli hikayemiz var. Çok dayak yedik ama öğretmenlerimize hiçbir zaman saygısızlığımız olmazdı. Eğleniyorduk ama hiç sınıfta kalmadım.”
Rol modeli babası: Cenk Taner Bıçakçı’nın rol modeli babasıdır, onun yaratıcılık ruhunu ve liderliğini örnek alır. Albay dedesi ve ailesindeki diğer askerleri örnek alan Bıçakçı, ortaokul yıllarında asker olmak istediğine karar verir. Ancak yakın çevresi onu asker olamayacağı konusunda ikna eder. TED Karadeniz Ereğli Koleji, Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi, ardından Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olur.
Üniversiteye girdiği yıllarda işletme çok popülerdir, o nedenle bu bölümü tercih eder. Ankara’da olmak onu daha da özgürleştirir, liderlik özelliğini üniversite yıllarında keşfeder. İnsani ilişkileri ve teorik bilgileri harmanlama yönleri güçlü Bıçakçı’nın hayatında keşke olmaz. Her keşke bir derstir.
İnsanı öğrenmek: Bıçakçı’nın üniversite bittiğinde ilk ciddi iş deneyimi Vestel’de başlar. Vestel Pazarlama’da 6 ay içinde televizyon ve buzdolabı satmayı öğrenir. 23-24 yaşında, 40’a yakın bayisi vardır. Müdürü bölüm değiştirir, tüm Türkiye’deki bayilere bakacak pozisyona gelir. Anadolu’nun en büyük bayi ve toptancılarıyla görüşmeye başlar. Elinde çanta sıcak satış yaparken münazara tekniklerini ve ikna kabiliyetini geliştirir. Bıçakçı, “Anadolu’da insanı öğrendim. Bana büyük bir zenginlik kattı. Kendin gibi olduğun sürece herkesle iletişim kurabilirsin, bunu öğrendim” diyor.
Yıl 1995. Vestel’de bir SAP projesi yürütülecektir, kurulan kadroya “birisi yapıyorsa ben de yaparım” diyen Bıçakçı da dahil olur. O dönem, SAP Türkiye pazarında yeni bir oluşumdur ve Türkiye’nin en büyük SAP projelerinden birine imza atılır. İlk aşamada 3 şirkette SAP çözümlerine ulaşmak hedeflenir, 6 ayda ekip büyür,  4 kişiden 40 kişiye ulaşılır. Bıçakçı, nasıl şirket olunacağı, hangi alanda fark yaratılacağı tecrübesini edinir. 1996’da Bıçakçı, bir SAP danışmanıdır. 1998’de Ernest&Young danışmanlık şirketinden gelen iş teklifini değerlendirir, 2000’de İngiliz danışmanlık şirketi Spherion’da kıdemli SAP danışmanı olur, İngiltere’ye gider, 2 ay içinde maaşı artar, unvanı değişir, terfi eder. İngiltere deneyiminden Bıçakçı’nın öğrendiği, tüm dünyada bu işleri yapabileceğimiz ve daha da iyi olunabileceğidir. Bıçakçı, 2003’te Türkiye’ye döner. Büyük bir ERP projesi hazırlığında olan Arkas Holding’te BT (bilişim teknolojileri)  proje yöneticisi olarak çalışmaya başlar: “2004’te sistem değiştirme kararıyla SAP’yi seçtik.  Ben proje kapsamındaki  yaklaşık 50 şirketin bütçesinden satın almasına kadar tüm mali süreçlerinden sorumluydum. Başlangıçta projeyi SAP ile beraber yaptık, şirketler peyderpey canlıya geçtikçe dışardan aldığımız yardımı kesip projeleri kendimiz yürütmeye başladık. Arkas bünyesinde Arkas Navigator adlı danışmanlık firmasını, 7-8 kişilik bir ekiple 2007’de kurduk. 3 yıl içinde 70 kişilik bir ekibin genel müdürü oldum. Hem Arkas şirketlerine hem de dışarıya hizmet sunduk.”
6 kez emekli olan ve son emekliliğinin 4. gününde sıkılıp yeniden çalışmaya başlayan 70 yaşındaki babası Nijerya’ya gider. İlham alan Bıçakçı, 2014 yılında Arkas Navigatör’de birlikte çalıştığı Melike Ayköse ile Miren Danışmanlık şirketini kurar ve SAP Business One iş ortağı olur. 2 yıl içerisinde Türkiye’de SAP Business One konusunda en çok satan iş ortağı olduklarını aktaran Bıçakçı, yurtdışına da hizmet verdiklerini  ve önümüzdeki 3 yıl içerisinde Avrupa’da; muhtemelen Belçika’da bir danışmanlık şirketi kurmayı planladıklarını açıklıyor.

“Hem eğlenelim, hem iş yapalım, hem de bütün işler kolay olsun”
“İşin nasıl düzenli ve sade hale getirileceğini bilir, ona göre hareket ederim. Benim mantığım şudur:  hem eğlenelim, hem iş yapalım, hem de bütün işler kolay olsun” sözleriyle hayata bakışını özetleyen Bıçakçı’nın sonuç odaklı ve detayların sonuca giderken önemli olduğuna inanıyor.
“Hiçbirşey imkansız değildir, her sorun çözülebilir” yaşam mottosuyla hareket eden Bıçakçı’nın en karakteristik özelliklerinden birisi de yılmamak: “Ben hiç yılmam, pes etmem, sonuna kadar mücadele ederim. İmkansız diye bir şey yoktur. Birileri yapıyorsa o iş yapılabiliyordur. Olumsuzluklardan mümkün olduğunca etkilenmem. Her zaman işin iyi tarafından bakarım. İnsanlar bazen problemleri o kadar gözünde büyütüyor ki çözümü bulamıyor. Sağlıkla ilgili çok önemli problemler haricinde genelde bütün problemler çözülebilir, sadece problemi nasıl algıladığınız önemlidir. İş veya hayatla ilgili problemi basite indirgerim. Basite indirgeyince mutlaka bir çözüm bulunuyor. Ben problemi kafamda ufaltıyorum ama hayalperest değilim. Hayatın döngüsü devam etmeli, yaşadığımız sürece mücadeleye devam.”Kendine güveni olmayan insanın başarılı olamayacağını düşünen Bıçakçı, ekibine bütün fikirlerini aptalca dahi olsa dillendirmelerini söylüyor: “Siz söyleyin, derim. Olmazsa o fikri eler, başkasını düşünürüz. İnsanlar benimle çok rahat iletişim kurabilir. Ben herkesin kendi lideri olmasından yanayım. Biz insanlara kendine güveni aşılamaya çalışıyoruz. Kendine güveni olmayan insan pek de başarılı olamıyor. Kendi işimizi özgürce yapıyoruz. Bizim işimizde danışmanın özgür ruhlu olması ve fikir üretmesi lazım.”
Yarattıkları çalışma atmosferinin de her zaman pozitif olduğunu vurgulayan Cenk Taner Bıçakçı, çalışan mutluluğunu ve ekipteki uyumu önemsiyor. Bıçakçı, insanların verimli çalışabilmesi için problemlerinden sıyrılıyor olması gerektiğini vurguluyor: “Çalıştığımız insanların iletişim becerilerinin, insani ilişkilerinin iyi olması, kendi aralarındaki uyum önemli. Çalışma saatlerinin dengeli olmasını da önemsiyorum. Ben ve ortağım Melike Ayköse ekibin başarısına inanır. Arkada kimse kalmamalı. Biz hep beraber büyüyelim mantığıyla çalışıyoruz. Takım çalışmasıyla her şey başarılabilir. Bizim başarı sırrımız bu.”
Seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi ve değişik kültürleri tanımayı seven Bıçakçı, son olarak Finlandiya’da Laponya’ya gitmiş. Favorisi; Fas, Finlandiya, İngiltere’nin kuzeyi özellikle İskoçya. Japonya, Şili ve Peru’ya gitmek isteyen Bıçakçı evli, bir oğlu, bir kızı var. Önceliği ailesi. Günde 8 saat çalışıyor, haftasonlarını ailesine ayırıyor. KobiEfor’u ve internetten günlük gazeteleri takip ediyor, sporda tercihi yürüyüş ve yüzmeden yana. Yeni tatlar ve mekanlar keşfetmeye meraklı, özel ilgisi ise gastronomiye. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner227

banner223

banner216

banner229

TEKSAN Burak Başeğmezler: “Her şey hayalle...
İSO En Büyük 500 şirketinden biri olan TEKSAN, Grönland’dan Nepal’e 128 ülkeye jeneratör ihraç ediyor.

Haberi Oku