Sanayi devrimi enerjiyi dönüştürmek ve yeni ürünler üretmek için yeni yollar yarattı. Ve böylelikle dünyayı daha bir şevkle şekillendirmeye başladık. Ormanlar kesildi, bataklıklar kurutuldu, ovalar sulandı, demiryolları, otobanlar yapıldı, gökdelenlerle dolu büyük şehirler kuruldu. Ve bir zamanlar yeşil ve mavi olan gezegenimiz bambaşka bir beton gezegene dönüştü.

Enerjiyle ilgili kaynak problemimiz yok; aslında güneş, rüzgar, su, okyanus dalgası, hibrit derken; sürekli olarak enerji kaynaklarımız artıyor. Ama ekolojik bozulmanın tehlike çanları çok daha kuvvetle çalıyor, bu bir gerçek.

Biz canlı bir varlığın üzerinde yaşadığımızı unutarak, onu sürekli bozarak ve beklentilerine karşı gelerek, büyük çevre felaketlerine zemin hazırlıyoruz. Küresel ısınma, yükselen deniz seviyesi ve kirlilik, dünya üzerinde yaşamı tehdit ederken ekosistemin bu denli zorlanması bizi ileride çok daha pahalı bir bedelle karşılayacak gibi görünüyor.

O nedenle bir an evvel bu farkındalıkla çevre konusunu önceliklendirmeli ve olmazsa olmaz kriterlerin başına koymalıyız. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerinin de önemli bir parçası olan çevre, sürdürülebilir bir yaşam kalitesi için son derece önemlidir. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199