EKONOMİST:
'Türkiye'nin problemi enflasyon ve cari açıktır” 'Büyüme 2018'de yavaşlar”

KobiEfor: Türkiye’de büyüme ağırlıklı mali teşviklerle sağlandı. Bu ne kadar sürdürülebilir?
Murat Sağman:
Evet büyüme kamu destekli gidiyor. Özellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) uygulamasının nakit sıkıntısı yaşayan şirketlere çok faydası olduğunu görüyoruz. Büyümenin yarattığı olumlu gelişmelerin yanında birkaç olumsuz gelişme de var. Birincisi işsizlik yeterince düşmüyor. Oysa kaliteli büyüme olduğu zaman işsizliğin de düşmesi gerekiyor. İkincisi ise geçen yılın aynı dönemine göre cari açıkta bir yükselme görüyoruz. Üçüncüsü de enflasyon yükseliyor. Tabii enflasyonun ağırlıklı maliyet bazlı arttığını, kurun yükselmesinin maliyet artışına neden olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu teşviklerin uzun dönemli devam edeceğini düşünmüyorum. Ağırlıklı da seçime endeksli bir strateji olduğuna inanıyorum. Çünkü işsizliğin düştüğü zaman mevcut iktidarın da iktidarını koruduğu ortaya çıkmıştır.

KobiEfor: Türkiye’nin sağlıksız büyüdüğünü, modelin sürdürülemez olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Murat Sağman:
Büyümenin sürdürülebilir ve kaliteli olması lazım. Büyümenin şu anda kaliteli olup olmadığını ve sürdürülebilir olduğunu net olarak göremiyoruz. Kısa vadeli hamleler yapılıyor. Daha sürdürülebilir olması için özel sektörün, dış yatırımcıların devreye girmesi lazım. Şu anda yaşanılan siyasi ilişkiler nedeniyle ABD ve AB ile güven azalması dolayısıyla kaynak girişinde sorun var. Yatırım için şart olan sermayedir. Kaynağın da gelecek yıl bu kadar kolay olmayacağını görüyoruz. Ancak kaynak azalırken ülke olarak kıt kaynaktan yararlanmamız için cazibe yaratmamız gerekiyor. Bunun yolu da siyasetten, ekonomiden ve hukuk reformlarından geçiyor. Ve AB ilişkileri önemli. Doğrudan yatırımların yüzde 65’i Avrupa’dan geliyor. Borçlanmanın yüzde 70’i Avrupa bankalarından yapılıyor. Bir de ürettiğimiz malın yüzde 50’sini hala Avrupa’ya satıyoruz.

KobiEfor: O zaman 2018’de büyüme yavaşlayacak mı?
Murat Sağman:
Türkiye’nin en önemli sorunu enflasyon ve cari açıktır. Likiditenin dışarıda yavaşladığı bir dönemden geçiyoruz. Ülke olarak ön plana çıkmamız ve uzun vadeli reformları hayata geçirmek durumundayız. Bu reformlar yargıdan ekonomiye kadar geniş bir yelpazede ele alınmalı. O reformları yapmadığımız takdirde kalıcı şekilde o enflasyonu düşürmek mümkün değildir. Gelişmiş ülkelerde enflasyon yok, gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyon düşük; yüzde 3 ile 7 arasında. Zaten şu anda kırılgan 5’li sepetine girdik. Eskiden kırılgan 5’li; Endonezya, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika ve Türkiye’den oluşuyordu. Şu andaki enflasyon oranıyla ise yeni bir kırılgan 5’liye girdik. Orada; Pakistan, Mısır, Katar, Arjantin ve Türkiye var. Bizim üstümüzde enflasyonu yüksek olan Arjantin var; yüzde 24’lerde. Diğeri ise yüzde 30 ile Mısır. Yani bizim enflasyon konusunda ciddi problemimiz var. Burada Merkez Bankası’nın yeni uygulamalar devreye aldığını görüyoruz, bu yetmez ise de faiz artırımı gibi son hamleyi yapacaktır. Faiz artırımı olursa da tabii ki talep tarafında bir azalma olacaktır. Enflasyon azalacak ama büyüme de yavaşlayacaktır. Bu yıl yüzde 5.5-6’ları bulan büyüme gelecek yıl yüzde 3.5, 4 civarında olacaktır.

KobiEfor: Üretime doğru bir yönelme var ama özel sektör neden istenilen reaksiyonu göstermedi?
Murat Sağman:
Kalıcı büyümenin yolu dışa bağımlılığı minimize ettiğimiz üretim modelinden geçiyor. Hükümet’in bu yönde bir kararı var ancak henüz icraatı görmüş değiliz. Yaklaşık 10 gündür Anadolu’nun çeşitli kentlerini dolaştım ve şunu gördüm. Anadolu üreticisinin yatırım isteği var. Ancak adım atamıyor. Çünkü gelecekle ilgili endişeleri var. Oysa Türkiye’nin 2002 yılı ile 2011-2012’ye kadar olağanüstü fırsatları vardı. Ekonomide dışa bağımlılığı azaltacak yapısal reformlar AB yolunda giderek halledilebilirdi. Fakat ülke olarak yapamadık ve şu anda yapmamız daha da zorlaştı. Dönüşüm kolay değil sancılı olur.

KobiEfor: Seçimler 2019’da değil 2018’de olabilir diyorsunuz, gerekçeniz nedir?
Murat Sağman: Seçimlerin 2019’da olması şu anda bana göre soru işaretidir. Seçimlerin 2018’in ikinci yarısında olma ihtimali de var. Çünkü 2018’in ikinci yarısından itibaren dünya konjonktürü bozulmaya başlayacak. Dünyada faiz artırımı dönemi başlayacak. Özellikle AB para basmayı bırakacak ve faiz artırımına gidecek. Bu da dışarıdaki likitideyi azaltacak. Böyle bir dönemde Türkiye’nin alacak verecek farkı yani net ödeyeceği 450 milyar dolar. Bu rakam ilk defa GSMİH’nın yüzde 50 üzerine çıkacak. Dolayısıyla dışarıda olan dalgalardan daha fazla etkileneceğiz. Bu dalga geleceğine göre seçimler beklenenden daha erkene alınabilir.

KobiEfor: Borç para bulmanın zorlayacağı dönemde OHAL’in olumsuz katkısı ne olur?
Murat Sağman:
Türkiye’nin iç koşullarında olağanüstü halin gelmesini başta destekledim. Ciddi travma yaşandı. OHAL birçok sorunun çözümüne de destek oldu. Ama işin uzadığı artık yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Ve piyasada şöyle bir algı oluştu; OHAL seçime kadar kalkmayacak. Ayrıca OHAL’in bazı durumlarda terör konularının ötesine geçtiğini gördük. Yabancı yatırımcılar da OHAL’in fazla uzatıldığını düşünüyor. Çünkü OHAL, çok olağanüstü ülke görünümü anlamına geliyor. Kimse yatırım yapmak istemiyor.

KobiEfor: Konuşmanızda yapısal reformları işaret ediyorsunuz. Nedir bu yapısal reformlar?
Murat Sağman:
Yapısal reformlar ekonomide dışa bağımlılığı azaltacak, tasarrufu artıracak  çalışmalardır. Örneğin; sanayinin kullandığı hammaddeler ciddi bir gider kalemi. Öyle çalışmalara imza atılmalı ki sanayicinin hammadde ihtiyacı gerekirse içeriden karşılanmalı. İkincisi hukuk alanında yargının tamamen bağımsız olduğu algısının yerleşmesi  lazım. Ayrıca eğitim alanı önemli bir reform alanıdır.

KobiEfor: Süreçte Merkez Bankası’nın performansını nasıl buluyorsunuz?
Murat Sağman:
Yükselen enflasyonda, dışarıda kaynakların azalacağı bir dönemde para politikalarını yürütmek kolay bir süreç değil. Ayrıca bugün enflasyon yüzde 12, faiz de yüzde 12. Tabii bu oranları göz önüne alırsak MB’nin sıkı para politikası uyguladığını söyleyemeyiz. Bunun adı gevşek para politikasıdır. Şimdi şöyle bir sıkıntı var. Gevşek mali politika var, gevşek para politikası olursa o zaman sıkıntı büyür. MB’nin bu aşamada dikkatli olması lazım. Ayrıca şunu unutmamak lazım enflasyonla faiz yakından ilintili. Enflasyon düşmeyince para politikasını, faiz politikasını istediğimiz noktaya getiremiyoruz. Faiz düşmeyince de istenilen büyüme sağlanamıyor. Enflasyonu nasıl düşüreceğiz şok bir faiz artışıyla. Bakalım burada bir gelişme olacak mı?  Şu ana kadar MB iyi idare etti. Ama bundan sonrası daha önemli diye düşünüyorum.

KobiEfor: Türkiye AB ilişkilerinde normalleşme olacak mı?
Murat Sağman:
AB ile kavga iki tarafa da zarar verir. Şu anda AB’nin ana yöneticisi Almanya Başbakanı Angela Merkel, hükümet kurulduktan sonra Türkiye tarafına bakacaktır. Gelecek senenin ilk yılında Merkel’in popülizmin sonucu olarak iç siyaset için mi Türkiye ile yol ayrımını düşündüğünü göreceğiz. Ancak AB için Türkiye’yi dışarıda tutmak içeride tutmaktan daha risklidir. Ekonomi ilişkilerinde normalleşme bekliyorum.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Vekili...
Ekonomist Prof.Dr. M. Ege Yazgan’a göre ekonomi futbol takımı tutmaya benzemiyor. Rakamlarla ekonomi irdeleyen...

Haberi Oku