ETKİNLİK:
Finans Kulüp gençler ve KOBİ'lerle buluşuyor
Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenen, Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı’nın (Finans Kulüp) önderliğinde hazırlanan “AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyalogu, AB Ağlarıyla Güçlenen Konferansı, İstanbul’da gerçekleştirildi. Proje gençleri ve KOBİ’leri, girişimcilik ve finans konusunda geliştirmeyi hedeşiyor.
Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı (Finans Kulüp), Valencia Genç Girişimci Derneği, Bahçeşehir, Başkent, İzmir Ekonomi ve Okan Üniversiteleri’nin katkılarıyla hazırlanan “AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyalogu, AB Ağlarıyla Güçlenen Girişimcilik Projesi”nin Açılış Konferansı, İstanbul’da, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde gerçekleştirildi.
Konferansa; Maliye eski Bakanı Kaya Erdem, Maliye eski Müsteşarı ve Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, eski Milletvekili Selçuk Maruşu, TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sönmez, Finans Kulüp Başkanı Dr. Tevfik Altınok, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Elif Çepni, KobiEfor Genel Koordinatörü Nurdan Sönmez, Prof.Dr. Gül Turan, Dr. Tevfik Kısacık, Finans Kulüp Genel Sekreteri Ferhan Kaptan ile KOBİ temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Konferans öncesinde düzenlenen basın toplantısında projeye ilişkin basın mensuplarına bilgi veren Finans Kulüp Başkanı Dr.Tevfik Altınok, “Finans sektörü temsilcilerinin sivil toplum kuruluşu olan Finans Yöneticileri Vakfı’nı ‘Finans Kulüp’ markasıyla yaklaşık 30 yıl önce kurduk. Ancak gelinen aşamada şunu gördük ki dünya hızla değişiyor ve dijitalleşiyor. Finans Kulüp’e de gençlerin ilgisini çekmemiz gerekiyor. Bunun için Genç Finans Kulüp platformunu hayata geçirdik. Kısa sürede 100 üyeye ulaştık. Yüz yüze gelmeden dijital platformda bu üyelikler gerçekleşti.
Gençlerin ilgisini çekmek öncelikli hedefti. Diğer önemli hedefimiz ise KOBİ’lerdi. Gençler ve KOBİ’ler fikrinden yola çıkarak hazırladığımız‘AB Ağlarıyla Güçlenen Girişimcilik Projesi’ AB tarafından kabul edildi. Projemiz 1 şubat itibariyle başladı” dedi.
Proje, üniversite gençlerine girişimcilik alanında bilgilendirme ve deneyim sağlamayı, KOBİ segmentindeki şirketlerin finansa erişim imkanlarının güçlendirilmesini, finansal yönetim alanında deneyim kazanmasını hedeşiyor.
Basın toplantısı sonrası konferansın açılış konuşmasını da yapan Dr. Tevfik Altınok,“Büyük firmalar sorunlarını kendileri çözüyor. KOBİ’lerin ise finansmana erişimde karşılaştıkları sorunların çözümü için bazı süreçlerin geliştirilmesi gerekiyor. TOSYÖV ile projenin uygulama ayağında olacağız. 1 yıl süreyle projemiz yürürlükte kalacak” bilgisini verdi. Altınok, proje kapsamında projenin ortağı üniversitelerden 5’er öğrenciyi İspanya’ya götürerek oradaki çalışmaları yakından görmelerinin sağlanacağını aktardı.
Konferansın ikinci açılış konuşmasını Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Elif Çepni yaptı. Çepni, “Girişimciliği daha fazla anlatmaya çalışıyoruz. Dünya hızla değişiyor ve değişimin onlar tarafından iyi takip edilmesi ve fırsatların kullanılması gerekiyor. Batmak ayıp değildir. Risk almalısın. Akıllıca alınan riskler olmadan büyük girişimci olamazsınız” diye konuştu.
Çepni, girişimcilikle ilgili kanuni düzenlemeleri de eleştirdi: “Kanuni düzenlemelerin daha insani olması gerekiyor. İyi niyetle deneyip batanları mahkum etmek doğru değil. ABD ve AB gibi gelişmiş ekonomilerde girişimci olan ancak başarısızlıkla sonuçlanan deneyimler mahkum edilmiyor. Dolayısıyla insani uygulamalarla bizdeki kanunları harmoni edebiliriz.”
Sönmez: “Girişimci eğitiminde model ithali doğru değil”
Etkinliğin panel bölümünün moderatörlüğünü Bahçeşehir Üniversitesi’nden Serkan Yeşilyurt yürüttü. TOSYÖV Başkanı Yalçın Sönmez, girişimcilik tanımıyla başladığı konuşması nda, “sürdürülebilir kalkınma, yüksek katmadeğer ve refah istiyoruz.
Ama henüz avuçlarımızın içinde değil. Niçin acaba? Burada kilit kavram ‘yenilikçilik ve girişimcilik’tir” dedi.
Türkiye’de girişimcilik potansiyelinin yüzde 30’lar gibi yüksek seviyede olduğunu aktaran Sönmez, şunları söyledi: “Potansiyelimiz yüksek fakat girişimci sayımız çok az. Bu yüksek girişimci potansiyelini değerlendirdiğimiz zaman sürdürülebilir kalkınma ve reel ekonomide yüksek büyümeyi yakalamış olacağız. ‘Bunu nasıl yaparız?’ sorusuna gelindiğinde verilecek tek bir yanıtım var: ‘Düşünüş tarzımızı, iş yapma şeklimizi, eğitim yapımızı ve engelleyici alışkanlıklarımızı derin bir restorasyona tabi tutmamız kaçınılmazdır.”
2008 küresel krizinden sonra hem kamu hem özel sektör tarafında girişimcilikle ilgili önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Sönmez, girişimciliğ e yatırımda en stratejik alanının eğitim olduğunu paylaştı. Bu nedenle özel kesimde ve kamuda girişimci eğitiminin katmadeğeri en yüksek yatırım konusu olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Sönmez, girişimci eğitiminde model ithalinin doğru olmadığını savundu.
Sönmez, şunları ifade etti: “Her ülke girişimcilik kültürünü kendi kültürel mirası içinde geliştirmek zorundadır. Çünkü toplumların tarihsel süreç içinde oluşan genetik kültürel kodları bulunur. Bu kültür son tahlilde bireysel özelliklerimizi de belirler. Böyle bakınca girişimcilik ve yenilikçiliğin, belli bir ekosistem içinde öğrenilen bireysel bilgi edinme ve beceri geliştirme sorunu olduğunu kolayca anlarız. Demek ki; Türkiye’de oluşturacağımız girişimcilik modeli kültürel mirasımızın engel unsurlarının ayıklanması; fakat modernleşmeye güç sağlayan unsurlarının korunması yoluyla yaratılacaktır.”
Girişimci sayısının artmasına rağmen destek finansman araçlarının aynı hızla artmadığını gözlemlediklerini dile getiren Sönmez, bu noktada geleneksel finansman araçlarının ihtiyacı karşılayacak hızda geliştirilmesi ancak yenilikçi finansman modellerinin de giderek yaygın biçimde kullanılmasını istedi.
Konuşmasında üniversitelerin girişimcilik konusundaki kavramsal çalışmalarda geride kaldığını anlatan Sönmez, sadece girişimci yetiştiren üniversiteler kurulmasının gündeme gelmesini istedi.
Türkiye’de girişimcilik konseptinin Avrupa’ya açıldığını hatırlatan Sönmez, “Çünkü biz son 150 yılı ekonomik bakımdan Avrupa ile birlikte yürüdük. Geleceği de Avrupa ile birlikte kuracağız. Avrupa Ağları, Türkiye’de girişimciliği güçlendirmemize önemli imkanlar sunuyor. Finans Kulüp liderliğinde, paydaşları ile başlatılan bu proje de bu doğrultuda atılmış önemli bir adımdır.Benzeri projeleri çoğaltmalıyız. Çünkü Avrupalı ve Türkiyeli girişimcilerin birbirinden öğrenecekleri ve birlikte yapacakları daha çok iş var” diye konuştu.
Sönmez’den gençlere tavsiyeler
Yalçın Sönmez, kafasında şekillenen genç girişimci silüetini ise şöyle paylaştı: “Girişimci keşfeder.
Yeniyi kovalar, yeni şeyler yapar ve yaptığını yeni bir yöntemle yapar. Girişimci öğrenerek yapar, bu nedenle girişimcilik hiç bitmeyen bir öğrenme serüvenidir, daima yeni şeyler öğrenmekle sürer. 4. Sanayi Devrimi’nin estirdiği dijital teknoloji kasırgası konvansiyonel çatıları uçuruyor, yapıları deviriyor, herkesi değişime zorluyor. Bu nedenle sen de değişeceksin. Sancısız değişmek istiyorsan eğer, beklemeyecek, sen bizzat kendini değiştireceksin. Kendini önceden seçtiğin bir mesleğe koşullandırmaktan kaçınmalısın. Araştır, hayattan beklentilerini besleyen şeyleri severek öğren. Becerilerini geliştir. Yapacağı n mesleği, yetenek ve yetkinliğin her ne ise ve ne kadarsa bu temelde kendin seç.
Dijital dönüşüm devriminin hızı çok yüksek unutma. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde hangi alanlar daha çok gelişecek ve dönüşecek, dönüşürken hangi sorunları ortaya çıkaracak ve ne gibi ihtiyaçlar doğacak? Genç girişimci bunu bugünden anlamaya çalışmalı ve ileride doğacağını düşündüğü sorunlar nasıl çözülecekse kendini buna göre hazırlamalı. Artık ‘okul’ kavramı girilen ve çıkılan kapısıyla bildiğimiz mekan olmaktan çıkıyor. Her yer okul ve her yer öğrenme mecrası haline geliyor. Bilgi edinme ve yetkinleşme olanakları her yere yayılıyor. Bu durumda kendini tanımak ve çözmek asıl mesele haline geliyor. Yöneteceksek, kendi yaşam çizgimizi yöneteceğiz. Mutlu yaşamak böyle mümkündür ve bunun kararını başkaları değil, biz alacağız. Genç girişimci gelecekçi (fütürist) olmalı. Sorgucu, tasarımcı ve kurgucu olmalı. Yaratıcı ve yenilikçi düşünmeli. Ölçünün, ses ve renklerin estetik dünyasını baştan sona dolaşmalı ve tadını almalı, düşüncesi de estetik olmalı. Dijital iletişimde ustalaşmalı. Duyarlı yaşamalı ve çalışmalı. Mutluluğu kendinde keşfetmeli.”
Garanti girişimcinin yanında
Garanti Bankası’ndan Selin Öz, ‘Garanti Bankası’nın Girişimcilik Yaklaşımı’ başlıklı sunumunda girişimciliğin herhangi bir teminatı olmaması nedeniyle geleneksel bankacılık sektöründe riskli görünen bir segment olduğunu belirtti. Garanti Bankası olarak burada risk paylaşımı kredileri enstrümanını kullanarak avantaj sağladıklarını ifade eden Öz, “Avrupa Birliği tarafında bu kredilerle ilgili anlaşmalar yaptık. fiimdiye kadar 5 bin kişiye 175 milyon TL kredi kullandırdık. Kredilerin yüzde 70’ini bu risk paylaşım fonuna aktararak bunu sağladık. Bunun gibi çok fazla enstrümanı kullanıyoruz” dedi.
“İstanbul girişimciliğin başkenti olabilir”
Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir, ilk girişimde başarılı olmanın istatistiki olarak her zaman mümkün olmadığını dille getirerek, Türkiye’de şirket kurmanın, girişim yapmanın diğer ülkelerden daha zor olduğunu ifade etti. Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırdığını ancak bilgi ekonomisini kaçırmaması gerektiğini ifade eden Büyükdemir, Türkiye’nin girişimcilikte düşünce yapısını değiştirmesi gerektiğini söyledi. Büyükdemir, ABD Silikon Vadisi yaklaşımının bir düşünce sistematiği olduğunu, fiziki taklitle bu düşünce sistematiğine ulaşılamayacağını anlattı. Büyükdemir, Türkiye’nin yetenekli genç insan gücünü son 4-5 yıldır elinden kaçırdığını bu alanda bir istatistiğin tutulması gerektiğini belirtti. Büyükdemir İstanbul’u girişimciliğin başkenti yapmanın ihtimal dahilinde olduğunu kaydetti.
“Türkiye girişimcilik ekosistemi desteklenmeli”
Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini eleştirerek, “fiirket kurmak kolay değil. Ardından bankalar tarafından ipotek isteniyor. Çok başarılı girişimcilere ipotek almadan kaynak sağlanmıyor. Bir potansiyelimiz var. Fakat potansiyeli kullanmamak için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz! Üniversitelerde girişimci olması için eğitim vermiyoruz. Proje geliştirme konusunda zayıfız. Buna rağmen ilerliyoruz, AB’ye entegre olmaya çalışıyoruz. Herşeye rağmen bardağın yarısından fazlası dolu” diye konuştu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Hatay KOBİ’lerine finansal enformasyon
TOSYÖV, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Antakya Ticaret Borsası, Konrad-Adenauer Stiftung Türkiye Temsilciliği...

Haberi Oku