FİNANS:
Reel sektöre sürdürülebilir kaynağın adresi: finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri

Sektör  ağırlıklı KOBİ’lere ulaşarak Türkiye ekonomisinin büyüme hedefine destek sağlıyor.
Bankacılık dışı finans sektörü Türkiye’de önemli bir boşluğu dolduruyor. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finasman Şirketleri’nin yer aldığı üç sektörün aktif toplamı 2016 yılında 114.388 milyon TL’ye ulaştı. İşlem hacmi ise 163.567 milyon TL oldu. Faaliyet konusu alacaklarda 102 milyon 590 bin TL’ye ulaşan sektör reel sektöre sürdürülebilir büyüme için uzun vadeli kaynak sağlamaya devam ediyor. 2016 yılsonu itibarıyla bankacılık dışı finans kesiminin toplam finans sektörü içindeki payı; aktif büyüklüğüne göre yüzde 4.0 alacaklara göre yüzde 5.6 ve öz kaynaklara göre de yüzde 4.9’a erişmiş durumda. Yine sektörün toplam işlem hacminin GSMH içindeki payı da yaklaşık yüzde 6.7 seviyesinde.
Sektörün alt kollarına yakından bakarsak Finansal Kiralama’nın alacakları bir önceki yıla göre yüzde 19.9 artarak 44 milyar TL seviyesine ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü son 1 yılda yüzde 19.3; öz kaynakları ise yüzde 12.6 oranında büyüdü.
Faktoring sektörüne baktığımızda; 2016 yılı sonu rakamlarında işlem hacmi 122 milyar 761 milyon TL; alacakları ise 31 milyar TL seviyelerinde gerçekleşti. Sektörün aktif büyüklüğü geçen yıla oranla yüzde 24’lük artışla 33 milyar TL seviyelerinde; öz kaynakları ise yüzde 10.9 büyüme ile 5 milyar TL seviyelerinde gerçekleşti. 62 faktoring şirketi ile faaliyet gösteren sektör, her geçen gün genişleyen ve bugün 98 bini aşan müşterisine hizmet veriyor.
Finansman Şirketleri’ne geldiğimizde ise 2016 yılı sonu rakamlarında yine geçen yılın aynı dönemine göre karşılaştırıldığında sektörün büyüme ivmesinin devam ettiği görülüyor. Sektörün işlem hacmi 2016 yılında yüzde 16.2 oranında büyüyerek 22 milyar TL’yi aştı. Aktif büyüklüğü 33 milyar TL seviyesine erişirken mikro kredilerde pazara giren yeni üyelerle müşteri sayısı 2.439.186 milyon kişiye, alacak büyüklüğü ise 28 milyar TL’ye ulaştı.
Aklease’de öncelik; müşterilerin ihtiyacına uygun çözümler
Leasing doğası gereği yatırımı ve dolayısı ile reel sektörü doğrudan etkileyen önemli bir enstrüman. Türkiye'de 1986'dan bu yana ‘Leasing'in yatırımlardan aldığı pay giderek artıyor, toplam sabit sermaye yatırımları içinde ‘Leasing'in payı gelişmiş sanayi ülkelerinde yüzde 30 civarındayken Türkiye'de yüzde 10 seviyesinde.
Aklease Genel Müdürü Şenol Altundaş, “Aklease olarak biz de 29 yıldır leasing sektöründe öncü  konumumuzla ülkemizdeki tüm yatırımcılara hem finansman hem operasyon desteği sağlıyor, sektörün büyümesi için çalışıyoruz” diyor. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler ve özellikle Ağustos 2016’daki 6728 Sayılı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile sektörün gelişimi için önemli adımlar atılmış durumda.
Altundaş, Aklease olarak üretim sektörü makine ve ekipmanları, iş-inşaat makineleri, hava, deniz, kara araçları dahil tüm ulaşım ekipmanları, enerji ve sağlık sektörü ekipmanları gibi yatırım gerektiren tüm projelerde yer aldıklarını söylüyor. Altundaş, ayrıca firmaların aktiflerindeki sabit kıymetler üzerinden yeniden değerleme ile uzun vadeli kaynak yaratan ve bilanço üzerinde pozitif etkisi olan “sat ve geri kiralama” konusunda hizmet verdiklerini söylüyor.
Müşterinin ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmenin öncelikli hedefleri olduğunun altını çizen Altundaş, şu bilgileri veriyor: “Müşterilerimize fonlama kapasitemiz ile maliyet avantajı, uzman kadromuzla operasyonel destek çözümleri sağlıyoruz. Ülkemizdeki yenilenebilir enerji finansmanı alanında da birçok yeniliğin öncüsüyüz. Yurt dışından enerji finansmanına uygun, uzun vadeli ve rekabetçi fonlara erişim imkanımız var. Fonlama ağımızdaki para ve sermaye piyasaları, yurt dışı bankalar, ihracat kredi kuruluşları (ECA) ile sağlanan uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynağı leasingin avantajlarını birleştirerek müşterilerimize sunuyoruz.”
2017’de de öncü olmak istiyor
Aklease ‘Net Kira Alacağı’nda geçtiğimiz yıla göre yüzde 26 gibi önemli bir büyüme sağladı. 2 binin üzerinde müşteri sayısına ulaştıklarını kaydeden Altundaş, “Yeni yatırımlara sağladığımız finansman desteği ile yeni işlem hacminde de geçen yıla oranla önemli oranda gelişim kaydettik. 2016 yılını 5 milyar TL’ye yaklaşan net kira alacağı ve yüzde 11.3 pazar payı ile en büyük iki oyuncudan biri olarak tamamladık. 2017 yılında da hedefimiz, makine-ekipman yatırımlarının finansmanı yanında, yenilenebilir enerji yatırımları gibi niş alanlarda yer almaya devam ederek öncü konumumuzu sürdürmektir” diye konuştu. Uygulamaya alınan yasal düzenlemeler ile önümüzdeki dönemde leasing sektörünün, hem işlem hacmi, hem de müşteri adedi açısından sağlıklı bir ivme ve penetrasyon oranı (leasing sektörünün özel yatırımlardan aldığı pay) kazanacağını öngördüklerini paylaşan Altundaş, son 5 yıla bakıldığında sektörün istikrarlı büyümesini sürdürerek, 2016 yıl sonu itibari ile 44 milyar TL Net Kira Alacağı’na ve müşteri sayısında 60 bine yaklaştığını hatırlatıyor. Altundaş, sektöre ilişkin öngörülerini şöyle açıklıyor: “Sektörde 2017 yılı beklentisi 6.5-7 milyar dolar işlem hacmi yaratılacağı yönünde. İşlem hacminin önemli kısmının yabancı para cinsinden gerçekleştiği göz önüne alınırsa döviz kurlarındaki seyir, sektörün işlem hacmini doğrudan etkileyecektir. Mal grubu bazında kümüle işlem hacmi dağılımlarına baktığımızda ‘İş ve İnşaat Makineleri’ en büyük paya sahip durumda. İkinci sırada ise sat-geri kiralama ürününün etkisi ile de ‘Gayrimenkulü’ görüyoruz. KDV avantajı sebebi ile makine-ekipman grubu yatırımlarında leasing payının artarak süreceğini söyleyebiliriz.”
Aklease’in sunduğu avantajlar
Müşterilerine kapsamlı yatırım finansmanı desteği veren Aklease’in sağladığı avantajları Şenol Altundaş üç başlıkta değerlendiriyor:
Maliyet Avantajı: Birçok makine ve ekipmanda indirimli KDV (%1) oranı uygulanmakta olup, faiz ödemeleri üzerinden BSMV ödenmez. Teminatlar her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. KDV faizlendirilmez ve taksitler halinde geri ödenir.
Uzman Kadro ile Operasyonel Kolaylık: Satınalma için gerekli tüm hukuki ve operasyonel süreçler şirketimizin ekipleri tarafından yürütülür.
Nakit Akışı Avantajı: Yatırımların özkaynak ile peşin alınması yerine, taksitle ve uzun vade ile yapılması sağlanır.
İş Leasing yatırımcının yanında
İş Leasing 1988 yılında T. İş Bankası iştiraki olarak faaliyete başladı. Şirket kuruluşundan bugüne yatırım projelerini hızlı, doğru ve verimli bir şekilde değerlendirmek isteyen her yatırımcının güçlü iş ortağı olarak yanında yer almaya devam ediyor. İş Leasing, 2016 yılında 103.6 milyon TL konsolide net kar elde ederken, konsolide aktif büyüklüğü yıl sonuna kıyasla yüzde 34 artış göstererek 7.5 milyar TL’ye, konsolide özkaynakları da aynı dönemde yüzde 12.4 artarak 830 milyon TL’ye ulaştı. Şirketin leasing alacakları ise 2015 yılı sonuna kıyasla yüzde 22 oranında artarak 4 milyar TL’ye yükseldi. İş Leasing Genel Müdürü Hasan K. Bolat, “Şirketimiz, müşteri adedini yüzde 17, işlem adedini ise yüzde 14 oranında arttırarak, küresel ekonomik büyümenin yavaşladığı, yakın coğrafyada jeopolitik risklerin arttığı ve söz konusu gelişmelerin ülkemizin makroekonomik dengeleri üzerindeki olumsuz etkilerinin hissedilmeye başladığı 2016 yılında ülkemiz ekonomisini desteklemeye devam etti” diye konuştu.
Bolat, “İş Leasing olarak her sektörde faaliyet gösteren yatırımcının değer yaratan projelerini finanse etme faaliyetimiz devam etmekle birlikte kurumsal segmentli firmaların yatırım projeleri, yenilenebilir enerji projeleri ve özellikle iş ve inşaat makinaları ile imalat makinaları gibi ürünlerin alıcısı olan KOBİ’lerde derinleşmeyi hedefliyoruz. Her ne kadar Türkiye ekonomisinin GSMH büyüme oranı önceki yıllara göre düşme eğiliminde olsa da gelişmekte olan bir ülke olmamız nedeniyle inşaat ve üretim sektörlerinde yatırım potansiyelinin görece yüksek olduğunu düşünüyoruz” bilgisini verdi. Leasing, reel sektör firmaları özellikle makina yatırımı yapan üretici KOBİ’ler için son  derece uygun bir finansal ürün. Bolat, “Bizim tecrübemiz ülkemizde maalesef leasing ürününün yeterince bilinmediğini gösteriyor” diyerek sektörün avantajlarının daha iyi anlatılması gerektiğinin altını çizdi.
Bolat, yürüttükleri çalışmaları şöyle anlattı: “Biz, İş Leasing olarak, bu nedenle son birkaç yıldır  Organize Sanayi Bölgeleri’nde, ulaşabildiğimiz tüm firmaları davet ederek leasingi, avantajlarını, değişen mevzuatın getirdiği yenilikleri ve ürünleri anlatıyoruz. Bunun yanısıra finansal kiralama yöntemiyle edinilen taşıtların, karayolu taşıma yönetmeliği kapsamında özmal olarak kabul edilmemeleri nedeniyle taşıt yatırımlarının finansal kiralama yöntemiyle finanse edilmeleri pratikte çok zor uygulanan bir işlem haline gelmiştir. Bu konuda yapılacak bir düzenleme ile karayolu taşımacılığı sektörüne de leasing ürününün sunulabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, doğrudan üreten yatırımlara destek verdiğimiz için yurtdışı borçlanmalarımızda Banka’lara tanınan KKDF istisnası uygulamalarının leasing şirketlerine de tanınmasını istiyoruz. Bu bizim kaynak maliyetimizi düşürmek suretiyle  reel sektöre daha uygun maliyetli finansman imkanı sunmamıza yol açacaktır. Aracılık maliyetlerinin azaltılması ve aynı işlem üzerinden mükerrer BSMV ödenmesinin önüne geçmek amacıyla banka dışı finansal kuruluşların bankalardan kullandıkları kredilerde BSMV’nin oranının %1’e düşürülmesi leasing şirketlerinin finansman maliyetlerini azaltacaktır.”
Devletin verdiği teşviklerle yatırım ortamını iyileştirmesinin hedeflendiğinin altını çizen Bolat, bu alanda önemli finansörlerden birinin de leasing şirketleri olduğuna dikkat çekerek, şu noktalara değindi: “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ve KDVK’nun 13/d” maddesinde yapılacak düzenleme ile finansal kiralama konusu teşvik belgeli yatırımlarda teşvik şartlarının ihlali halinde, istisna uygulaması sebebiyle alınmayan vergilerin ve bu vergilere ilişkin ceza ve faizlerin kiracıdan tahsil edilmesine yönelik bir düzenleme yapılmasının  leasing şirketlerinin bu alandaki finansman imkanlarını artıracağı kanaatindeyiz.
Son olarak, binek otomobilleri ve diğer kara nakil vasıtaları ile işyeri olarak kullanılan taşınmazlar dışındaki bütün malların finansal kiralama işlemine konu edilmesi halinde, KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesinin yatırım harcamalarının artmasına ve kayıt dışı ekonominin azalmasına katkıda bulunacağı görüşündeyiz.”
Türkiye ve piyasalar Turkcell’e güveniyor
Bireysel ve kurumsal müşterilerinin teknoloji ihtiyaçlarını finanse etmek üzere Turkcell’in iştiraki olarak kurulan Financell ve Aktif Bank güçlerini birleştirerek Türkiye’de bir ilke imza attı. Financell, Aktif Bank’tan aldığı aracılık hizmetiyle sermaye piyasalarında yeni bir dönemi başlattı. Türkiye’de ilk defa banka dışı bir kurum varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) ihracıyla sermaye piyasalarından kaynak temin etti.
Farklı vadedeki dilimlerden oluşan ortalama 336 gün vadeli toplam 100 milyon TL’lik VDMK ihracı, piyasanın önde gelen kurumlarının talepleriyle başarılı bir şekilde sonuçlandı. Financell markası ile hizmet veren Turkcell Finansman A.Ş. ile çok kısa sürede büyük başarıya ulaştıklarını belirten Turkcell Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Aksu, şunları söyledi: “Turkcell olarak mobil iletişim alanında nüfusun tümünü kapsama başarımızı, finansal hizmetler alanına da taşımayı hedeflediğimiz Financell ile yılsonunda 2 milyona yakın müşteriye ulaştık. Finansman sektörüne en yüksek ödenmiş sermayeli şirket olarak girdik ve 2016 yılı sonunda 2 milyona yakın müşterimize yaklaşık 3 milyar TL finansman desteği sağladık. Finansal Kurumlar Birliği’nin 2016 verilerine göre de finansman sektöründeki toplam kredi adedinin yüzde 85’ini Financell verdi. Türkiye’de ilk defa banka dışı bir kurum olarak varlığa dayalı menkul kıymet ihracı gerçekleştirdik. İhracını gerçekleştirdiğimiz bu sermaye piyasası aracı sayesinde, Turkcell Grubu olarak bilanço yönetimi stratejimizle uyumlu ve şirketimizin nakit yaratma gücünü artıracak bir ürünü hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu ürün aynı zamanda aktif bilanço yönetimi stratejimiz paralelinde, şirketimizin işletme sermayesi yükünün hafifletilmesi yönünde de önemli bir değer yaratacaktır. Piyasanın önde gelen kurumlarının bize olan güveniyle oluşan talepler sayesinde başarıya ulaştığımız ihraç ile faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda Türkiye’nin ve piyasaların Turkcell’e olan güvenini de bir kez daha göstermiş olduk.”
Yapı Kredi Faktoring 16 yıldır lider
Yapı Kredi Faktoring, 2016 yılında da elde ettiği toplam iş hacmiyle 2001 yılından bu yana devam eden kesintisiz liderliğini sürdürdü. 22 milyar 74 milyon TL toplam cirosu ve yüzde 18.3 pazar payı ile sektör lideri olan Yapı Kredi Faktoring’in 2016 yılında ihracat işlemleri cirosu ise 2 milyar 904 milyon TL olarak gerçekleşti. 16 yıldır sektör lideri olduklarını belirten Yapı Kredi Faktoring Genel Müdürü Bozkurt Çöteli 2016 yılını da başarıyla tamamladıklarını söyledi. Çöteli elde ettikleri finansal sonuçlarla ilgili sözlerine şöyle devam etti: “Yapı Kredi Faktoring olarak, 2016 yılında toplam 22 milyar 74 milyon TL ciro elde ettik. Bununla birlikte yurtiçi işlemler ciromuz 18 milyar 490 milyon TL, uluslararası işlemler ciromuz ise 3 milyar 584 milyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde toplam işlem hacmimizin yüzde 84’ünü yurt içi, yüzde 16’sını ise uluslararası faktoring işlemleri oluşturdu. Aktif müşteri sayımız ise yaklaşık 4.740’a ulaştı. Ülkemizin en köklü ve tecrübeli faktoring kurumlarından biri olarak 2017 yılında da kapsamlı hizmetlerimize devam edip, sektördeki liderliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz.”
2016 yılında KOBİ odaklı çalışmalara hız verdiklerini ve dijitalleşme yatırımlarını artırdıklarını belirten Çöteli, “Sektörün büyümesinde KOBİ’lerin kilit rol üstlendiği bilincinden hareketle 2016 yılında da KOBİ’lerimizi hizmet alanlarımızın merkezinde tuttuk. Ayrıca firmaların ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek adına dijitalleşme yatırımlarımızı da artırdık. Çalışmalarımızın sonucu olarak 2016 yılını başarıyla tamamladığımızı söyleyebilirim. Bunun yanı sıra ihracat faktoringi başta olmak üzere tedarikçi finansmanı, yurtiçi alacaklar için alacak garantisi, ithalat faktoringi ürünlerimiz ve tahsilat hizmetlerimiz ile müşterilerimizi bu yıl da desteklemeye devam edeceğiz. Yapı Kredi Faktoring olarak ayrıca 2017 yılsonunda sektörde öngörülen yüzde 7’lik bir büyümeye paralel bir büyümeye ulaşacağımızı tahmin ediyoruz” diye konuştu.
İş Faktoring yüzde 15 büyüme hedefliyor
İş Faktoring; 2016 yılında olduğu gibi 2017 yılında da büyümesini sürdürülebilir kılıyor. 2016 yılının 1. çeyreğine kıyasla aktif büyüklüğünü yüzde 98, cirosunu yüzde 113, net karını yüzde 39 nispetinde artıran İş Faktoring, 2017 yılı 1. çeyrek sonunda 3.056 milyon TL’lik faktoring alacakları bakiyesine ulaştı.
Müşterilerinin yurtiçi ve yurtdışı alacakları için garanti, tahsilat ve finansman olmak üzere faktoring sektörüne özgü tüm ürünleri bir paket olarak sunan İş Faktoring’in ihracat, ithalat gibi dış ticaret işlemlerine finansman sağladığını aktaran İş Faktoring Genel Müdürü A. Erdal Aral, “İş ortağı olarak gördüğü müşterilerimizin işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasına destek vererek ülkemiz dış ticaretinin büyümesine 24 yıldır katkı sağlıyoruz. İş Faktoring olarak 2016 rakamları ile faktoring alacakları rakamında sektörün lideriyiz” dedi.
Aral, şirket olarak 2016 yılının güçlü sonuçlarının verdiği özgüven ve iş yapma iştahı ile kendilerine yüzde 15 büyüme hedefi koyduklarını söyledi. Aral, “Bu hedef konulurken ülkemizin içerisinde olduğu zorlu koşullara Şirket olarak güçlü bir katkı sağlamak amacı da güdülmüştür. Nitekim bu hedef doğrultusunda 2 yeni şube daha açarak istihdama katkı sağlamayı, bir yandan da henüz kendisi ile tanışmamış 1000 yeni müşteriyi bünyemize katmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Öte yandan İş Faktoring, yenilikçi yaklaşımı benimsediğinden mobil uygulamaların hayatın her noktasına katkısını dikkate alarak, müşterilerinin taleplerini daha hızlı iletebilecekleri mobil uygulamaları da hayata geçiriyor.
Tam Faktoring ve Mikro Yazılım’dan işbirliği
Türkiye’nin önde gelen kurumsal ve ticari yazılım firmalarından Mikro Yazılım, Tam Faktoring ile gerçekleştirdiği işbirliği sayesinde KOBİ’lerin iş yapışlarını büyük ölçüde kolaylaştıracak bir uygulama hayata geçiriyor. Mikro Yazılım ve Tam Faktoring arasında yapılan işbirliği sonucunda, KOBİ’ler kullandıkları Mikro Yazılım programı üzerinden tek tıkla ellerindeki çekleri sorgulayıp işlerini sağlama alabilecekler.
Tam Faktoring, ticari alacaklara istinaden güvenilir çeklere karşılık KOBİ’lerin alacaklarını temlik alıyor. Bu yeni hizmet ile müşterilerden aldığı faturalı çekleri risklilik bakımından sorgulayarak saniyeler içerisinde ön onay veriyor. Mikro Yazılım kullanıcıları, Türkiye’de bir ilk olan Tam Faktoring’in “Tam’a Sor” uygulaması ile kullandıkları Mikro Yazılım programı üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde çek sorgulaması yapabilecek, sorgulama sonucunda ellerindeki çekin risk durumunu ve finansmana uygunluğunu görebilecekler.
Mikro Yazılım Genel Müdür Yardımcısı Alpaslan Tomuş, “Türkiye’de KOBİ’lerin sağlıklı büyümesinin önünde en temel sıkıntısı tahsilat. Piyasalar çekle dönüyor. Mikro Yazılım olarak biz de sağladığımız işbirliği ile müşterilerimizin program aracılığıyla ellerindeki çeklerin riskini ölçme olanağı sağlıyoruz. Mikro Yazılım kullanıcısı KOBİ’lerin sağlıklı büyümelerini sağlamak en önemli hedeflerimizden birisi” dedi.
Tam Faktoring Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karamanlı ise şunları söyledi: “Tam Faktoring dijital altyapısını kullanarak esnaf ve KOBİ’lerin finansman ihtiyaçlarını hızlı ve kolay bir şekilde karşılamayı hedefliyor. Bunu sağlayabilmek için veri analitiği teknolojileri kullanarak geliştirdiğimiz, dünya çapında ödüller alan bir kredi değerlendirme uygulaması kullanıyoruz. Mikro Yazılım ile yaptığımız işbirliği ile bu altyapımızı KOBİ’lerin erişimine sunarak risklerini daha iyi yönetebilmelerine ve finansman ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak vermeyi amaçlıyoruz.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner193

2017’de KOBİ’lere kredi yağacak: 250 MİLYAR...
KOBİ’lerin kredi ihtiyacı yüksek fakat teminatları yok: KGF bu sorunu çözdü; KOBİ’lere yüzde 100’e...

Haberi Oku