Çağımızın ünlü düşünürlerinden Dr. Edward De Bono 85 yaşında

Geçen yıl tertiplediğimiz 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin Şeref Konuğu olan Dr. Edward de Bono, Malta’da düzenlenen bir törenle 85 yaşını idrak etti. Türkiye’de de on bir kitabı yayınlanmış bulunan Dr. Edward de Bono’nun şerefli gününde hazır bulundum. Bu münasebetle Malta Adası’nı da ziyaret etmek imkanına kavuştum.
Malta, Akdeniz’de bir ada. Taşlardan oluşan ve dünü bugün yaşamakta olan bir tarih ve kültür mirası olan bu ada devlette 85 yaşını kutlayan arkadaşım Dr. Edward de Bono’nun misafiri olarak Eşim Müjgan Suver’le birlikte üç müstesna gün geçirdim. Dr. Edward de Bono’nun 85. doğum günü merasimini büyük bir zarafet göstererek himayesi altına alan Malta Cumhurbaşkanı Marie-Louise Coleiro, dünyanın önde gelen düşünce adamlarının Malta’yı ziyaretlerine de olanak sağladı. Üç gün süren etkinlik sırasında dünyanın çeşitli ülkelerinden teşrif eden düşünce insanları ufuk turları yapmamıza vesile olan ve yarınlarımızı kucaklayan görüşler ortaya koydular. Her bir konuşma, her bir tebliğ ayrı bir düşünce ziyafeti oluşturdu, dersem mübalağa etmiş olmam. Ben de yapay zeka ile ilgili “Good Servant-Bad Mentor (İyi Hizmetkar-Kötü Öğretmen)” başlıklı bir tebliğ sundum.

Bilmeyenler için Edward de Bono hakkında biraz bilgi sunmak isterim.
Edward de Bono bir futuristtir. Avrupa’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Avustralya’da üniversitelerde dersler veren üretken bir akademisyendir.Yaratıcı düşünme teknikleri konusunda dünyaca ünlü altı şapkalı düşünme tekniği kitabı ülkemiz dahil 54 ülkede yayınlanan Edward de Bono yeni bir düşünce tekniğini 6 farklı renkte şapka örneğiyle anlatmasıyla ünlüdür. Sokrates’i, Eflatun’u ve Aristo’yu üçlü çete olarak niteleyen ve iş dünyasının önünü kesen katı kuralların sahibi olarak değerlendiren Edward de Bono yaklaşımları ve bakış açısı ile birçok düşünsel akademik yöntemin oluşmasına katkı sunmuştur. İki defa Nobel’e aday gösterilen Dr. Edward de Bono için İngiltere’de ve Avusturya’da adına düşünce merkezleri açılmış bulunmaktadır.

Öte yandan Malta Adası biz Türkler için büyük önem arz eden bir adadır.
Türk Şehitliği başlı başına bir tarihtir. Eski Osmanlı Sarayları’nı andıran ve müstesna bir Osmanlı mimarisini yansıtan yapısıyla Şehitlik adeta bir (chez d’oeuvre) şaheserdir. Bahçe duvarları, giriş kapısı, ortadaki kubbe ve kulelerin tepelerindeki alemleriyle, oyma ve de süslemeleriyle Şehitlik içinde barındırdıklarının hüznünü heybetinin cesametiyle birlikte yansıtmaktadır. Orada Sıhhiye Memuru İstanbullu Mehmet Ali Giritli Arif oğlu İbrahim Ethem’le, Arapkirli Şevki Selanikli Ali oğlu Yusuf’la koyun koyuna yatmaktadırlar.
Gene Salvatore Kalesi, Vardela Kışlası, Polverista Kışlası’nda İngiliz işgal kuvvetlerince zorunlu ikamete mecbur edilen Ziya Gökalp, Ali Fethi Okyar, Ağaoğlu Ahmet, Rauf Orbay, Süleyman Nazif ve beraberindeki 145 Türk aydınının ayak izleri, kendine özgü hatıraları hala Malta’da yaşamaktadır.
Malta saklı bir şehir gibi tarihe sırtını dayamış çağımızın teknolojisini uzaktan izlemektedir.
Tarihi yapıları, sarayları, daracık sokakları ile Malta bugün dünü yaşamakta ve insanlığın ortak kültürel değerlerini kendi değerleri gibi korumaktadır.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner223

banner216

5 ülke Hazar Denizi’nin hukuki statüsünde...
Kazakistan’ın Aktau şehrinde düzenlenen 5. Hazar Ülkeleri Devlet Başkanları Zirvesi’nde, Azerbaycan,...

Haberi Oku