İKV: Türkiye'nin AB'ye teknik olarak uyum düzeyi yüzde 61.2

Zeytinoğlu, “AB’de söz sahibi olabilmek ve AB politikalarında yönlendirici konumda olabilmek için AB üyeliği hedefinde ısrarcı olmalıyız. AB üyeliği hedefinin gerçekçi bir seçenek olarak gündemde olabilmesi için Türkiye’nin AB normlarına yaklaşma çabalarına devam etmesi gerekiyor” dedi.
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından gerçekleştirilen “1 Kasım seçimleri ve 2015 Türkiye İlerleme Raporu sonrasında Türkiye-AB ilişkileri” konulu basın toplantısı, İKV Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu evsahipliğinde gerçekleşti.
Toplantı kapsamında İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından 2015 yılı ilerleme raporunu değerlendiren Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye ve AB ilişkilerinde önemli bir dönemeçten geçildiğine dikkat çekerek, 2015 ilerleme raporunun bazı yenilikler içerdiğini söyledi.  Zeytinoğlu, yeniliklerden en önemlisinin, aday ülkelerde AB’ye uyum yönünde ilerlemenin somut kriterlerle değerlendirilmesi ve gelecek sene içinde aday ülke tarafından atılması gereken adımları içeren bir yol haritası sunulması olduğunu ifade etti.
AB ilerleme raporunun yayınlanmasından hemen önce Türkiye-AB gündeminin mülteci eylem planı görüşmeleri nedeniyle birden hareketlendiğini hatırlatan Zeytinoğlu, 2014 rakamlarına göre AB’ye yapılan iltica başvurularının yüzde 32’sinin Almanya’ya yapıldığı, 2015 yılının ilk 7 ayında Almanya’ya yapılan iltica başvurularının tüm Birliğe yapılanların yüzde 37’sini oluşturduğu bilgisini verdi. 2014 sonu itibarıyla en çok mülteci barındıran ülkenin Türkiye (1.6 milyon, 2015’te 2.2 milyon) olduğunu aktaran Zeytinoğlu, mülteci eylem planında Türkiye’nin işbirliğini talep eden AB’ye karşılık Türkiye’nin AB’den yeterli güvenceleri aldığına emin olarak, anlaşmaya varması gerektiğini kaydetti.
Zeytinoğlu şunları dile getirdi: “Varılan anlaşmada verilen sözler mutlaka kayda geçirilmeli-not edilmeli ve Türkiye tarafından dikkatle takip edilmeli. AB’nin gelecekte unutulacak bazı muğlak vaatlerle Türkiye’den önemli ödünler alması önlenmeli. Öte yandan göçün yönetimi konusu Türkiye açısından da AB’nin işbirliğini gerektiren bir konu. Türkiye bu alanda sistemini revize ederek, günün gereklerine uygun hale getirmeli. Sınırlarının kontrolünü sağlamalı, insan kaçakçılığı ile daha etkin mücadele etmeli. 2013 yılında kabul edilen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu gibi etkili yasalar ve idari kapasitenin oluşturulması ile göçü kontrol altına almalı ve göçmenlerin haklarını güvence altına alan sürdürülebilir bir sistem oluşturmalı.”
2015 ilerleme raporunun Türkiye’ye bazı uyarılar, teşvikler içeren ve müktesebat uyumunda bir yol haritası ortaya koyan bir rapor olduğunu vurgulayan  Zeytinoğlu, “Raporu yapıcı ve olumlu olarak değerlendirebiliriz. Türkiye’de AB insan hakları ve demokrasi standartlarına aykırı düşen uygulamalar eleştirilirken Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik insani tutumu takdir edilmiş. 2015 ilerleme raporuna ‘ yeni nesil’ bir ilerleme raporu diyoruz. Önümüzdeki 1 yılda aday ülkenin neler yapması gerektiğini de ortaya koyuyor. Yani bir yol haritası çiziyor; mini-ödev veriyor” diye konuştu.
Siyasi açıdan rapor incelendiğinde bir dizi eleştiri ile karşılaşıldığını belirten Zeytinoğlu,  bunların büyük bir kısmının geçen yıldan beri devam eden bazı sorunlara işaret ettiğini açıkladı: “3 alanda AB kriterlerine uyum sürecinde gerilemeden bahsediliyor ki bunu ciddi bir uyarı olarak almak lazım: Medya ve internet özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri özgürlüğü, kamu alımları mevzuatı.
Seçimlerde yüksek oy verme oranı, kamu idaresi sistemi ve aktif bir sivil toplumun varlığı, ombudsman kurumunun çalışmaları ise olumlu gelişmeler olarak ifade ediliyor. Genel olarak, mevzuat uyumunda iyi düzeyde olmamıza rağmen son yıldaki mevzuat uyumunun oldukça yetersiz olduğu ortaya çıkıyor.
Burada İKV olarak hep yaptığımız çağrıyı, yani 23 ve 24. Fasıllar’ın açılması ve Türkiye’de eleştirilen yargı, temel haklar, yasadışı göçün önlenmesi konularına müzakere süreci içinde bir ilerleme sağlanması hususunu yineliyoruz.”
İKV tarafından ilk kez yapılan uyumun sayısallaştırılmasına ilişkin çalışmayı da tanıtan Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye’nin mevzuat anlamında uyum düzeyinin yüzde 61.2 olduğunu bilgisini paylaştı. Zeytinoğlu, “Bu üyelik yolundaki aday ülkeleri karşılaştırmalı izlemeyi bir ‘üye-metre’ mekanizması olarak adlandırabiliriz” dedi.
Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye önemli bir ülke ve AB için stratejik bir ortak. Enerji, düzensiz göçle mücadele, dış ve güvenlik politikası, ticaret gibi birçok alanda sıkı işbirliği kurmayı hedefliyor. Ancak üyelik seçeneği şu anda masada değil. Öte yandan üyelik hedefinin muğlak da olsa devam etmesinin psikolojik bir önemi var. Üyelik hedefinin mevcut olması Türkiye’yi Avrupa’ya eklemlemek açısından önem taşıyor. Ayrıca siyasi şartlar ve uluslararası konjonktür uygun olduğunda, üyelik süreci tekrar bir realite olabilir. Bu süreç için de Türkiye’nin AB üyelik hedefinden sapmaması lazım. Türkiye için en büyük tehlike daha önce Fransa ve Almanya tarafından önerilen ‘imtiyazlı ortaklık’ formülünün, AB tarafından Türkiye’ye kabul ettirilmesi. Türkiye için tam üyelik yerine güçlendirilmiş bir ortaklık öngörülmesi AB’de Almanya gibi lider ülkelerin tercihi. Ancak Türkiye açısından arzu edilen bir alternatif değil. Çünkü Türkiye’nin AB kurumlarında temsil edilmesi ve karar alma sürecinde yeralması mümkün olmayacak. AB’de söz sahibi olabilmek ve AB politikalarında yönlendirici konumda olabilmek için AB üyeliği hedefinde ısrarcı olmalıyız. AB üyeliği hedefinin gerçekçi bir seçenek olarak gündemde olabilmesi için Türkiye’nin AB normlarına yaklaşma çabalarına devam etmesi gerekiyor. Oysa son yıllarda Türkiye’nin AB reform sürecinden uzaklaştığını görüyoruz.
Bugün Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat var; yeni bir Hükümet ve 4 yıl seçimsiz geçecek bir dönem bizleri bekliyor. Daha da önemlisi artık elimizde bir ‘yol haritası’ var. Komisyon raporu. Bu raporu Türkiye olarak iyi okumalı-anlamalı- eleştirilere anlık tepkiler vermemeliyiz.”
Yeni kurulacak hükümetin AB politikasına ilişkin olarak İKV tarafından hazırlanan önerileri de aktaran Zeytinoğlu, Mülteci Eylem Planı konusunda vakit kaybetmeden harekete geçerek, AB’nin yeni ve yeterli fon akışının sağlanacağı ve Türkiye’nin mülteci ağırlama ve entegrasyon kapasitesine katkıda bulunacak bir işbirliği oluşturmak; 2013 Kasım ayından beri yeni bir faslın açılmadığı üyelik müzakerelerinde 17. Fasıl ve sonrasında enerji, yargı ve temel haklar ve adalet, özgürlük ve güvenlik gibi kritik fasılların açılması için temaslarda bulunulması gerektiğini dile getirdi.
Zeytinoğlu, herhangi bir siyasi blokajın bulunmadığı fasılların ise ivedilikle müzakerelere açılması gerektiğini, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi konulardaki kısıtlayıcı uygulamaların kaldırılması ve iç güvenlik paketi gibi yargı ve parlamento denetimi olmaksızın yürütme tarafından bu hakların keyfi olarak kısıtlanmasına imkan bırakılmaması gerektiğini aktardı. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

"Bilgeiş" projesi başarıyla tamamlandı.
Avrupa Birliği-Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği kapsamında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından...

Haberi Oku