İSO İlk 500'ün Lideri Yine Tüpraş Oldu, İSO Yönetim Kurulu Başkanı, Erdal Bahçıvan,

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan araştırma sonuçlarını değerlendirerek; “Sanayicinin finansman giderleri yüzde 75 arttı. Sanayici elde ettiği karın yüzde 63.4’ünü finansman gideri olarak kaybediyor. Bankalar da bu durumdan mutsuz. Böyle bir modelle sanayinin çarklarının sağlıklı olarak dönmesi çok kolay görünmüyor” dedi.
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1968 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirdiği, sanayinin devler ligini belirleyen “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2015” araştırmasının sonuçları İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından açıklandı. Araştırmaya göre, sanayinin zirvesinde üretimden satışlarda 35 milyar 437 milyon TL ile Tüpraş yeraldı. Listede ikinci sırada 14 milyar 732 milyon TL ile Ford Otomotiv, üçüncü sırada 9 milyar 998 milyon TL ile Arçelik yeraldı.
İSO 500’ü oluşturan sanayi şirketlerinin 2014 yılında 421.2 milyar lira olan üretimden net satışları 2015 yılında yüzde 7 oranında artarak 450.5 milyar TL olarak gerçekleşti. Faaliyet karının net satışlara oranı son yılların en yüksek düzeyi olan yüzde 8.7’ye ulaştı. 2014 yılında 30 milyar 457 milyon lira olan faaliyet karı yüzde 44.9’luk artışla 44 milyar 144 milyon TL oldu.
Araştırmaya göre 2014 yılı hariç son dört yıldır imalat sanayi ekonominin altında büyüdü. Buna göre 2015 yılında ekonomi yüzde 4, imalat sanayi ise yüzde 3.8 büyüdü.
2015 yılında İSO 500 kuruluşunun ihracatı ise yüzde 12.9 azalarak 61.3 milyar dolardan 53.4 milyar dolara geriledi. Böylece 2015 yılı itibariyle İSO 500 şirketleri Türkiye’nin ihracatının yüzde 37.2’sini ve sanayi ihracatının yüzde 38.9’unu gerçekleştirdi. İSO 500 içinde en fazla ihracat yapan şirketlerde ilk beş sırayı ise Ford Otomotiv, Tüpraş, Oyak Renault, Tofaş ve Arçelik aldı.
Finansman giderleri yüzde 75 arttı
Araştırmanın sanayicinin finansman giderlerinin 2015 yılında anormal derecede yükseldiğini ortaya koyduğunu belirten Erdal Bahçıvan, sanayicinin bin bir emekle oluşturduğu faaliyet karının büyük bölümünün finansman giderine gittiğini söyledi. Bahçıvan, ifade etti: “Finansman giderleri bir önceki yıla göre yüzde 75.1 arttı. Sanayici elde ettiği 44 milyar TL’lik karın 28 milyar TL’sini, bir başka ifadeyle yüzde 63.4’ünü finansman gideri olarak kaybediyor. Halka açık sanayi kuruluşları açısından bu oran dünyada ortalama yüzde 16. Başka bir deyişle Türkiye’yi dünyadan farklı kılan, borçluluk oranları değil, borçlanmanın maliyeti. Sanayicinin dişiyle tırnağıyla Ar-Ge ve yatırım yaparak, istihdam yaratarak, risk alarak kazandığı paranın neredeyse üçte ikisi finansmana gidiyor. Bu kabul edilebilir, sürdürülebilir bir durum değildir. Finansman giderlerinin faaliyet karına oranı dünya ortalamalarına göre oldukça yüksek. Bu da gösteriyor ki Türkiye’deki finans sisteminin bu şekilde yürümesi imkansız. Sanayici böylesine yüksek bir finansman yükü ile mücadele ederken finans dünyasının en önemli kurumları olan bankalar da mutsuz. Böyle bir modelle sanayinin çarklarının sağlıklı olarak dönmesi çok kolay görünmüyor.”
Krediler alacak ve işletme sermayesi için kullanıldı
Araştırmaya göre Türkiye’nin dünyadan borçlanmanın kalitesi açısından negatif ayrıştığını da dile getiren Bahçıvan, şunları aktardı: “Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlara oranı dünya genelinde yüzde 25 olmasına karşılık İSO 500’de yüzde 39. Yine dünya ortalaması yüzde 66 olan duran varlıkların aktiflere oranı, İSO 500’de yüzde 46 ile 20 puan aşağıda bulunuyor. Yani dünyada özel sektörün kullandığı krediler daha çok yatırımlara gidiyor, makine parkına teknolojiye uzun vadeli işlere dönüşüyor. Bizde ise stok ağırlıklı işletme sermayesine gitmektedir. Bu da finansmanın kullanımı veya değerlendirilmesi noktasında da bir nitelik sorunu olduğunu ortaya koyuyor.”
“Yeni ekonomik büyüme Ar-Ge ve yüksek teknoloji ile desteklenmeli”
Araştırmanın, Türkiye’nin nitelikli üretim ile yeni bir ekonomik büyüme hikayesi yazması gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Erdal Bahçıvan, “Dünyada nesnelerin interneti konuşulurken üretim, Sanayi 4.0 ile bambaşka bir evrim yaşarken Türkiye'nin mevcut tabloyu mutlaka değiştirmesi gerekiyor. Orta gelir tuzağından kurtulmak ve yeniden üretim ekonomisine dönerek bir başarı hikayesi yazmak istiyorsak ekonomik büyümemizin niteliğini geliştirmek durumundayız. Bu yeni büyüme hikayesinin, Ar-Ge çalışmalarıyla desteklenen, yüksek teknolojik ürünlere, tasarıma, markalaşmaya yönelik olması gerekiyor. Böylece büyüme niteliksel ve rakamsal olarak anlam kazanacak ve Türkiye’ye katkı sağlayacak” diye konuştu.
Oluşturulacak kalkınma modelinde ekonominin omurgasını oluşturan KOBİ’lerin gözönüne alınmasına dikkat çeken Bahçıvan, “Yüksek teknolojili ve katmadeğeri yüksek ürün üretmeye teşvik edeceğimiz KOBİ’lerimiz, dinamizmleriyle Türkiye’nin nitelikli büyümesine önemli katkılar yapacak. Yeni hükümetimizin ekonomide önceliğinin ‘üretim ekonomisi’ olacağının açıklanması bize umut veriyor. Üretim aşkıyla, istihdam aşkıyla, ihracat aşkıyla çalışan sanayiciler olarak bu hikayenin baş kahramanı olma konusunda istekliyiz” dedi.
Ar-Ge harcamaları arttı ama üretimden satışa oranı aynı kaldı
Şirketlerin Ar-Ge harcamaları, bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 3.35 milyar TL ulaştı ancak üretimden satışlara oranı ise yüzde 0.74 olarak aynı kaldı. Şirketlerin teknoloji yoğunluğuna göre yarattıkları katmadeğer dağılımı 2014 yılı ile hemen hemen aynı düzeyde kaldı. 2015 yılında yaratılan katmadeğer içinde orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 39’a çıkarken düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 38.9’a, orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 18.9’a indi. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise geçen yıl ile aynı seviyede kalarak yüzde 3.2 oldu. Böylece İlk 500’de orta yüksek ve ileri teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki firmaların yarattığı katmadeğer payı yüzde 22.1’de kaldı.
İstihdam yaklaşık yüzde 4 arttı
İSO 500 kapsamındaki özel kuruluşlarda istihdam bir önceki yıla göre yüzde 3.8 artarak 601 bin 696’ya çıkarken ücretlerde enflasyonun üzerinde yüzde 13.7’lik artış oldu. Yine İSO 500 içindeki yabancı sermayeli kuruluşların sayısı 2009 yılında 153 iken geçen yıl 125’e geriledi.
İSO Türkiye’nin 500 Büyük İlk 10 Sanayi Kuruluşu (Üretimden satışlara göre)
1- Tüpraş - 35 milyar 437 milyon TL
2- Ford Otomotiv - 14 milyar 732 milyon TL
3- Arçelik - 9 milyar 998 milyon TL
4- Oyak Renault - 9 milyar 893 milyon TL
5- Tofaş - 8 milyar 434 milyon TL
6- Elektrik Üretim A.Ş.(EÜAŞ) - 6 milyar 794 milyon TL
7- Ereğli Demir Çelik - 6 milyar 475 milyon TL
8- Hyundai Assan - 6 milyar 236 milyon TL
9- İskenderun Demir Çelik- 5 milyar 890 milyon TL
10- İçdaş Çelik - 5 milyar 773 milyon TL

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

TBD Başkanı İlker Tabak: “Bilişim ve iletişim...
TBD 33. Ulusal Bilişim Kurultayı (Bilişim 2016), 8-9 Aralık 2016’da, Ankara’da, “Bilişim ve Demokrasi”...

Haberi Oku