Orta Vadeli Program 2018-2020 açıklandı:Ekonomi düze çıkıyor
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın yanı sıra kamu kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin katılımıyla yeni Orta Vadeli Program (2018-2020) açıklandı.
Açıklanan Orta Vadeli Program’ın rasyonel çerçevesi şöyle: Dünya ekonomisi büyümede toparlanıyor. Dünya üretimi canlanıyor.
Küresel ticaret hacmi artıyor. Enflasyon ılımlı seyrediyor. Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları güçleniyor.
OVP’nin risk analizi ise şöyle: Beklenenden hızlı parasal sıkılaştırma, jeopolitik riskler (Kore ve Orta Doğu), küresel ticarette korumacılık eğilimi ve yüksek borçluluk oranları küresel riskleri oluşturuyor.
OVP detayları şöyle:
Büyüme: Yılın ilk yarısında iktisadi faaliyetteki güçlü seyir üçüncü çeyrekte büyümenin daha da hızlanacağını gösterdi. Yüzde 4.4 olarak belirlenen 2017 yılına ait büyüme beklentisi yüzde 5.5'e yükseltildi.
Büyüme bileşenlerine bakıldığında 3.1 puanlık katkı ile tüketim başı çekiyor; bunu 1.5 puanla yatırımlar ve 0.8 puanla net ihracat katkısı izliyor.
Ayrıca, 2018 ve sonrası için hedef yüzde 5'ten yüzde 5.5'e yükseltiliyor. O halde ekonomik büyümede istikrar yakalanıyor. Uygulanan genişleyici mali politikalar, büyümede istikrarın garantisi oluyor.
İstihdam: Mehmet Şimşek OVP dönemi istihdam siyasetini şöyle özetledi: “Büyüme ve istihdamı destekleyen öncelikli politika alanları makro ekonomik istikrarın sürdürülmesi, beşeri sermaye kalitesinin arttırılması, yüksek katmadeğerli üretimin yaygınlaştırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kamuda kurumsal kalitenin arttırılması olacak.” Bunlar yapısal reformlarla karşılanacak.
İşsizlik: İşsizlik oranında gerileme önümüzdeki yıllarda oldukça sınırlı olacak ve tek haneye ancak 2019 yılında geri dönülecek. Bu yıl istihdamı desteklemek adına atılan adımların önemli bir katkı sağlamadığı ve yüksek büyüme hedefinin istihdam piyasasına yeterince yansımayarak sınırlı kalacağı öngörülüyor.
İthalat-ihracat: Yeni Orta Vadeli Program'a (2018-2020) göre, bu yıl sonunda ihracatın 156.5 milyar dolar, 2018'de 169 milyar dolar, 2019'da 182 milyar dolar, 2020'de 195 milyar dolar; ithalatın 2017'de 222 milyar dolar, 2018'de 237 milyar dolar, 2019'da 253 milyar dolar, 2020'de 272 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor.  
Enflasyon: Sıkı parasal duruş enflasyonu düşürebilecek. OVP'de TÜFE'nin bu yıl sonunda yüzde 9.5'e ulaştıktan sonra 2018'de yüzde 7.0'ye, sonraki yıl yüzde 6.0'ya ve ardından 2020 yılında 5.0'e gerilemesi bekleniyor. Bu yıl sonunda baz etkisinin de desteğiyle enflasyonun tek haneye gelmesi mümkün.
Bütçe: Yüksek büyüme hedefini yakalamak için mali genişleme benimseniyor. Merkezi Yönetim bütçe açığının milli gelir oranının bu yıl yüzde 2.0'ye  ulaşması bekleniyor. Takip eden yıllarda ise sınırlı bir daralma sonrasında 2020'de yüzde1.6'lık bir açık öngörülüyor (2018 ve 2019: yüzde 1.9).
Bütçe detaylarında faiz dışı harcamaların önümüzdeki 3 yıl boyunca ortalamada yüzde 10'luk bir artış göstereceği yer alıyor.
Vergi artışları: Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın  belirttiğine göre; bütçe harcamalarındaki artış vergi gelirlerindeki ortalama yüzde 12 kalıcı artış ile karşılanıyor. Bu amaçla finans sektöründen alınan kurumlar vergisi yüzde 20'den yüzde 22'ye yükseltiliyor. Binek otolardan alınan motorlu taşıtlar vergisi yüzde 40 arttırılıyor. Gelir vergisi tarifesinin üçüncü dilimine yönelik oran 27'den yüzde 30'a çıkartılıyor. Şans oyunlarından alınan vergi yüzde 10 yerine yüzde 20 olacak. Bu adımların bütçeye katkısı yaklaşık 30 milyar TL olacak.
Yabancı sermaye: Mehmet Şimşek dış sermaye gelişi konusunda değerlendirmede bulundu: 2010-2013 döneminde gelişmekte olan ülkelere 1.3 trilyon dolar net sermaye girişi gerçekleştiğini, takip eden 4 yılda 1.5 trilyon dolar net sermaye çıkışı yaşandığını hatırlattı.
Şimşek, Çin hariç olmak üzere değerlendirildiğinde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışının son 2 yıldır pozitif seyretmeye başladığını belirterek, "Özellikle 2017 yılında bu trend daha da güçlendi. Çin hariç gelişmekte olan ülkelere 138 milyar dolar net sermaye girişi olması bekleniyor. 2018 yılına dair beklentiler gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışının Çin dahil pozitife dönmesi yönündedir. Bu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için olumlu bir durum" dedi.
Atılacak yeni adımlar: Şimşek, kamu gelirlerinin artırılması için gelir, vergi, usul, katma değer ve emlak vergilerine yönelik mevzuat güncellemesi olacağına da değinerek, mahalli idarelerin öz gelirlerinin artırılacağını kaydetti. Verimsiz kullanılan veya atıl kamu varlıklarının değerlendirilmesi amacıyla tarımsal amaca ayrılan Hazine’ye ait tarım arazilerinin uygun koşullarda satışının sağlanacağına işaret eden Şimşek, "Hazine taşınmazlarının lehtar ve kiracılara doğrudan satışı kolaylaştırılacak. Tescil harici alanlar hazine adına tescil edilerek ekonomiye kazandırılacak. Atıl durumdaki tahsisli taşınmazlar kiralanacak. Kamu mali sisteminin kurumsal yapısı da daha da güçlendirilecek” dedi.
Şimşek, ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı kayıpların tazmini için alacak sigortasının yaygınlaşacağına ilişkin şunları söyledi:  "Finansal sistemin derinleştirilmesi ve yurt içi tasarrufların artırılması için altına dayalı tahvil, kira sertifikası ihracı gerçekleştirilecek. Emlak ve Kalkınma bankaları yeniden yapılandırılacak. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gözden geçirilerek kapsamı genişletilecek. Faizsiz finans sistemi daha da geliştirilecek. Kur riskini azaltmak ve yönetmek için makro ihtiyati düzenlemeler yapılacak. Cari dengede sürdürülebilirlik için ihracatı artıracağız. Bu amaçla uluslararası doğrudan yatırım stratejisi hazırlanacak. E-ihracat uygulamaya geçirilecek. İhracatçıya tek noktadan ihracat kolaylığı sağlanacak. Turizmde dönüşüm sağlamak amacıyla stratejimiz yenilenecek. Enerjide ithalatta dışa bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarının payı daha da artırılacak. Finansman imkanlarının iyileştirilmesi amacıyla Eximbank'ın ödenmiş sermayesi artırılacak."
Eğitim: Şimşek, eğitim konusunu şöyle değerlendirdi: "Eğitim kalitesinin artılması için önemli adımlar atıyoruz ve atacağız. Her şeyden önce fırsat eşitliğinin artırılması için okul öncesi eğitim yaygınlaştırılacak. İlköğretimde tekli eğitime geçilecek. Eğitimde özel sektörün payının arttırılması yönünde ilave tedbirler alınacak. Öğretmenlerimizin niteliklerinin daha da arttırılması için öğretmen akademisi kurulacak. Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi için bu konularda müfredat geliştirilecek; bu okulların eğitimdeki payı daha da artırılacak. Araştırma üniversiteleri ihtisaslaşma programı uygulanacak. Okul bazlı bütçe yönetimi geliştirilecek.
Dijital ve teknolojik dönüşüme uyum sağlanacak. İş ve işgücü arasındaki beceri uyumunun artırılması amacıyla istihdam hizmetleri kişiye özel bir yaklaşımla verilecek ve eğitim-istihdam veritabanı kurulacak. Özel politika gerektiren grupların istihdamını artırmak için kadınların iş hayatına katılımının artırılması amacıyla bakım hizmetlerini daha güçlü bir şekilde destekleyeceğiz.
Toplum yararına çalışma programını daha etkin hale getireceğiz. Engelliler için sosyal ve fiziki şartları iyileştirmeye devam edeceğiz. Kayıt dışıyla mücadeleye güçlü bir şekilde devam ederek bunu azaltacağız."
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan...
Ogan Soysal'ı kaybettik. Kuruluşunu birlikte gerçekleştirdiğimiz Marmara Grubu Vakfı'nın değerli...

Haberi Oku