TEİD-Etik ve İtibar Derneği’nin çalışmalarıyla “KOBİ’ler İçin Riskler ve Çözüm Önerileri”

TEİD-Etik ve İtibar Derneği'nin çalışmalarıyla  'KOBİ'ler İçin Riskler ve Çözüm Önerileri”

Bu sorunları çözerken aslında kendinize iki soru sormanız gerekiyor. “Çözüm yöntemimin ortaya çıkmasından çekiniyor muyum? Çevremdekilerin çözüm yöntemimi öğrenmesinden rahatsız olur muyum?” Eğer bunlardan birine bile evet diyorsanız, eyleme geçmeden önce bir kez daha düşünmelisiniz.
KOBİ olarak büyük, küresel ve çok uluslu bir şirketin tedarik zincirine bağlı olabilirsiniz. Bu tür dev şirketlere ihracat yapıyor ya da onları acente veya distribütör olarak temsil ediyor olabilirsiniz. Bu durumda sizden bu şirketlerin sıkı uyum standartlarına uymaları beklenecektir. Uygulamada, sadece yerel mevzuata değil aynı zamanda küresel ortağın mevzuatına da uymanız sizin faydanıza olacaktır. Etik ve İtibar Derneği'nin (TEİD) bu konuda KOBİ'lere söyleyecekleri var.

TEİD’in kuruluş hikayesi nedir?
Firmalar etkileşimde bulundukları tüm çalışan ve paydaşlarına olduğu gibi içinde bulundukları toplumlara karşı yükümlülükler üstlenmektedir. İş etiği penceresinden bakıldığında bir şirketin doğru, şeffaf, dürüst, hesap verebilir, güvenilir ve adil iş yapma yükümlülüğü bulunur. Etik davranışın öznesi sosyal bireydir. Türk iş dünyasında bu alandaki boşluk ve ihtiyaçtan doğan TEİD iş etiği ilke ve politikalarının anlaşılması, benimsenmesi, yaygınlaştırılması, yazılı kültürün temelini oluşturması için kılavuzluk etmek ve referans merkezi olmak misyonuyla 2010 yılında kuruldu. “Etik ve İtibar Derneği, kuruluşların etik liderler ile yönetildiği, kod ve politikalarını oluşturup içselleştirdiği, uyguladığı, etik yönetimin bütün gerekliliklerini yerine getirdiği bir iş dünyası oluşturma amacına destek olmak için çalışır. Şirketlerin etik değerlere dayanan yönetim biçimini sağlayabilmeleri için iç içe geçmiş ve birbirleri ile sürekli etkileşim halinde bir yapı sağlamaları gerekir.”
Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin tüm fonksiyonlarında iş yapma biçimindeki temel unsurun etik kültür olmasını sağlamak ve bu alanda en iyi uygulamalara sahip şirketlerin gelişimine destek olurken; bu şirketlerin ve derneğimizin tecrübelerini Türkiye’nin her köşesindeki kurum ve kuruluşlara yansıtabilmek, TEİD’in kuruluşundaki hedeflerdendir.

Hedefleriniz doğrultusunda Türkiye’de geldiğiniz aşama nedir?
Kuruluş dönemimize kıyasla, iş dünyasında etik ve itibar algısı oluşturmak ve farkındalık yaratmakta önemli ilerleme kaydettiğimizi düşünüyoruz. Diğer yandan almamız gereken mesafelerin de bilincindeyiz.
Her yıl binlerce küçük ve orta ölçekli şirket kuruluyor. Gerekli kalite uyumluluk altyapısı ve fonksiyonel prosedürler kaleme alınmadan kurulan şirketlerde hayati konularda eksiklikler oluşabiliyor. Ya da aslında çok önemli olan detaylar, şirketin değerleri arasında yer almayabiliyor. Bu gibi durumlarda şirketlere rehber olabilecek, onlara yol gösterecek kar amacı gütmeyen, savunuculuk misyonu üstlenmiş kurumlara ihtiyaç doğuyor. “Etik ve İtibar Yönetimi” gibi kavramları özümseyen, bu kavramlara odaklanan ve bunu iş yapma biçimi haline getiren kuruluşlar sağlam bir şekilde yoluna devam ederken bu düşüncede olmayan firmalar sıkıntılar yaşıyor. TEİD şeffaf ve ulaşılır bir dernek. Türkiye için etik ve itibar algısının en üst seviyede oluşması ve farkındalık yaratılması amacıyla kurum ve kuruluşları destekleyici faaliyetler yürütmeye devam ediyoruz.

Şirketlerin tüm faaliyetlerinde etik olmasının  artıları nedir, neden tercih edilmelidir?
Bir şirketin değeri yıl sonunda açıkladığı finansal verilerin çok ötesindedir. Şirketler sadece çalışanları ve hissedarlarını değil içinde bulundukları ekonomik ve sosyal çevreyi, en uzak paydaşlarına kadar etkileyen yapılar haline geldiler. Son yıllarda dünyanın büyük ekonomik merkezlerinde yaşanan iş dünyası odaklı krizlerin, çok uzaklardaki çiftçinin hayatını bile altüst ettiğine tanık olduk. Bununla birlikte etik şirketlerin bu kararları sebebiyle değer kaybettiği yargısı doğru da değildir.

Diğer yandan müşteri ve çalışanlar arasında yapılan başka bir araştırma ise şu sonuçları önümüze getiriyor: Ürünleri aynı fiyatta olursa iş etiği ilkelerini benimsemiş bir firmanın ürünlerini satın almayı tercih edenlerin oranı % 87, ürünleri yüzde 25 daha pahalı olsa da iş etiği ilkelerini benimsemiş firmayı tercih edenlerin oranı % 50’ye yakın olabiliyor.

Geçtiğimiz ay KOBİ tanımı değişti ve cirosu 125 milyon TL’ye kadar olan işletmeler KOBİ kategorisine alındı. Yüzde 99’luk ağırlığa ulaşan KOBİ’lerde etik ve itibar kavramının önemi nedir; bu bağlamda KOBİ’ler etik ve itibar risklerini tespit ederken nelere dikkat etmelidir? 
KOBİ’ler ayrıntılı etik ve uyum sistemleri ile denetim mekanizmaları kuracak kaynaklara sahip olmayabilirler. Fakat etik dışı davranışlarla mücadele için KOBİ’lerin de alacakları önlemler bulunmaktadır. KOBİ’ler ilk önce karşı karşıya oldukları etik ve uyum risklerini anlamak için akılcı adımlar atmalı ve tutarlı bir yaklaşım göstermelidirler.
Elbette etik ve uyum riskleri  her türlü risk gibi şirketlerin iştigal alanlarına, bölgelerine ve yapılarına göre özel olacaktır. KOBİ’lerin de ticari faaliyetlerinde yüksek etik ve uyum riski içeren çok sayıda durum bulunuyor. Biz  bu tehlike alanlarına “kırmızı bayrak”, adını veriyoruz. Potansiyel kırmızı bayrakların tanımlanması ile KOBİ’ler, etik dışı davranışların meydana gelebileceği zayıf bölgeleri tespit edebilir ve bir terslik olmadan şirketlerini koruyacak politikalar geliştirebilirler. Buradaki en hassas nokta KOBİ’lerin kendilerine özel etik ve uyum risklerini çok iyi tanımlamaları ve bu konulara hassasiyet göstererek önlemler almalarıdır.

Büyümek isteyen işletmenin yolu ihracattan geçiyor. Etik ve itibar kavramı yurtdışına iş yapmak isteyen işletmeler için daha da önemli. Burada Türk işletmelerini nasıl bir gelecek bekliyor?
Uluslararası düzenlemeler şirketleri etik ilkeleri benimsemeye itiyor. İhlal halinde cezai yaptırımlar oldukça yüksek. FCPA (Foreign Corrupt Practices Act, 1977-Amerikan Yolsuzlukla Mücadele Yasası), UKBA (United Kingdom Bribery Act, 2010-Birleşik Krallık Yolsuzlukla Mücadele Yasası) , Loi Sapin II (2016-Fransız Yolsuzlukla Mücadele Yasası) bu yasal düzenlemelerin sadece bazıları. Firmalar kendi şirketlerinin etik ilkeler doğrultusunda iş yaptığını sağlamakla yükümlü oldukları gibi çalıştıkları üçüncü tarafların da mevzuata ve etik ilkelere uygun iş yaptıklarına emin olmak zorundalar çünkü uluslararası düzenlemeler şirketlere bu konuda da sorumluluk yüklüyor. Dolayısıyla “etik olmayana yatırım yok” demek çok da yanlış olmaz.
Türk işletmelerinin yurtdışına iş yapabilmek için etik kültürü benimsemiş olmaları, bu konudaki uluslararası mevzuatı takip ediyor ve buna uygun iş yapıyor olmaları, etik ve uyum programı oluşturup bu programlarını belirli aralıklarla güncelliyor ve kurum içi eğitimlerle programın iletişimini her seviyede sağlıyor olmaları gerekmektedir. Dolayısıyla bu durum büyük şirketlerin tedarikçisi ve/veya paydaşı olan/olmak isteyen KOBİleri çok yakından ilgilendiriyor.

İş etiği ve itibarın markalaşma süreci, ticaret, işbirlikleriyle ilişkisini açıklar mısınız?
Yukarıda iş etiği penceresinden bakıldığında bir şirketin doğru, şeffaf, dürüst, hesap verebilir, güvenilir ve adil iş yapma yükümlülüğünden bahsettik. İş etiğini oluşturan unsurların tamamı bir şirketin tüm fonksiyonlarında olduğu gibi verilere dayalı bilimsel yöntemlerle idare edilmesi gereken, raporlanan, sürekli bir gelişim içinde olan, şirketin yazılı kültürünün temel taşı haline gelmiş bir sistemde toplanır.
İletişim araçlarındaki gelişme, sosyal bilincin özellikle etkin kaynak kullanımı yönünde güçlenmesi, sadece müşterilerinizin değil çalışanlarınızın da şirketinizden beklentilerini değiştiriyor. Bu beklentilere ne kadar karşılık verdiğiniz, verdiğiniz karşılığın iletişimini nasıl yaptığınız, şirketinizi yönetirken şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk gibi ilkelere ne kadar uyduğunuz ve bunların toplum tarafından nasıl algılandığı şirket itibarınızın bileşenleri haline geldi. İtibar bir şirketin fiyatlandırma politikalarından müşteri sadakatine, kalifiye ve tecrübeli personele ulaşmadan, çalışan sadakatine birçok alanda şirket verimini doğrudan etkileyen bir unsur. Dolayısı ile sonuçları ölçülebilen bir şirket değeri. Sonuç olarak iş etiği ve bunun çıktısı olan itibar, günümüzde, özellikle ölçülebilir değerler olmalarının sonucunda, soyut kavramlar olmaktan uzaklaşmıştır.
Bu kavramların önemi anlaşıldıkça ve uluslararası mevzuat bir anlamda etik olmayı zorunlu hale getirdiği için ticaret ve iş birlikleri konusunda karar mercilerini etkileyen unsurlardır.

KOBİ’lerde etik, itibar ve uyum yönetimi desteği açısından kurumunuzun projeleri var mıdır?
KOBİ‘lere yönelik eğitim programları düzenliyor, çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor, çalışma gruplarıyla firmaların uyum programlarına katkı sağlıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde gerçekleşen G20‘nin B20 kolunda aktif rol oynayan TEİD, Yolsuzlukla Mücadele Görev Gücü’nde görev almış, Gümrükler Çalışma Kolu’nın Eş Başkanlığı’nı yürütmüş ve “KOBİ’lerde Yolsuzlukla Mücadele” alanında önemli çalışmalara imza atmıştır. TEİD, B20 kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan “Gümrüklerde Kolektif Eylem Yoluyla Yolsuzlukla Mücadele Rehberi” ve “KOBİler için Yolsuzlukla Mücadele Rehberi”nde eş yazarlık görevini üstlenmiştir. Bu çalışmalarımız KOBİ‘ler açısından rehber niteliğinde çalışmalardır.
Diğer yandan firmaların hem kendilerini değerlendirmelerine hem de 3. taraflardan doğan etik ve uyum risklerini ölçmelerine yarayan “Etik ve Uyum Kültürü Değerlendirme” online aracı ile büyük ölçekli firmaların tedarikçi seçimlerinde etkili olacak bir araç geliştirdik. Bu aracın KOBİ’lerin etik ve uyum eksikliklerini gidermelerinde yol gösterici olacağını düşünüyoruz.

TEİD hakkında;
Özel sektör odaklı bir dernek olan TEİD, üyelerine sadece iş etiği politikası oluşturma ve uygulamada yardım ve rehberlik etmekle kalmayıp, şirket etik değerlerinin ve politikalarının tüm idari ve ticari fonksiyonlar tarafından benimsenmesi, bir iş yapma biçimi haline getirilmesi için destek vermektedir.  Bu amaç doğrultusunda iş etiği ve uyum konularında bütüncül bir yaklaşımla, iyi uygulamalar araştırılır ve incelenir, düzenli olarak güncellenip paylaşılır.
Etik ve İtibar Derneği Kurumsal Üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti GSMH’nın %15’ini oluşturan ve 200 binin üzerinde çalışana istihdam sağlayan yerli ve yabancı sermayeli çok uluslu şirketlerden meydana gelen karma bir gruptan oluşur. TEİD’in Ocak 2018 itibariyle 130’u aşkın kurumsal üyesi bulunmaktadır.

TEİD Akademi “Etik ve Uyum Yöneticiliği” Sertifika Programı
Dünya standartlarına uygun hazırlanmış Etik ve Uyum Yöneticiliği Sertifika Programı, Türkiye’de alanında gerçekleştirilen ilk programdır. Bugüne kadar yaklaşık 65 kişi ile 3 dönem gerçekleştirilmiştir.

Şirketlere Özel Eğitimler
Şirketlerin ihtiyaçlarına yönelik oluşturulan modüler eğitimler mevcuttur. Bu ihtiyaçların belirlenebilmesi için ortaya koyduğumuz “Etik ve Uyum Kültürü Değerlendirme Aracı” kurumlara ayna tuttuğu gibi büyük firmaların tedarikçi seçiminde de etkin olabilmektedir.

YAYINLAR
INmagazine
Türkiye’nin iş etiği konulu ilk dergisi olma özelliğini taşıyan 3 aylık dergimiz güncel etik ve uyum gelişmelerin yanı sıra felsefe, sosyoloji ve davranışsal bakış açısıyla da yolsuzluk ve suistimal konularının incelendiği makaleler içermektedir. Bugüne kadar 40’ı aşkın yazarın 300’ü aşkın makale ve yazısı ile toplam 12 adet INmagazine çıkmıştır. Dergimiz ayrıca online platformdan da okunabilmektedir.

INbooks
İş etiği, uyum, sürdürülebilirlik, şeffaflık vb. konularda referans kitaplar serisidir.

INguide
Etik ve Uyum Yöneticilerine günlük hayatlarında kılavuzluk edecek rehberler serisidir.
- Etik Kültürü
- Etik Kod
- Etik Raporlaması Rehberi;
- Çıkar Çatışmaları
- Ölçme ve Değerlendirme
- Etik Kurulu Rehberi
- Hediye ve Ağırlama Politikaları
- KOBİ’lerde Yolsuzlukla Mücadele
- Rekabet Hukuku
- Danışma / İhbar Hattı

- Sosyal Medya
- Vaka Çalışmaları 1
- Vaka Çalışmaları 2
- Kolektif Eylem




Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner216

İstanbul Sanayi Odası (İSO) İkinci 500 Büyük-2017’yi...
İkinci 500 Büyük-2017’de karlılık oranı sıçrama yaptı. Performansı, KGF’nin finansal desteği yükseltti....

Haberi Oku