'Türkiye'ye Güvenenler, Türkiye'de Üretenler”
Başbakan Binali Yıldırım’ın telekonferans yöntemiyle katıldığı toplantıda uluslararası şirketlerin yöneticileri Türkiye’ye güvendiklerinin mesajını verdi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından düzenlenen ‘Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler’ toplantısı iş dünyası ile Hükümet kanadının ekonomi kurmaylarını İstanbul’da biraraya getirdi. Başbakan Binali Yıldırım’ın Ankara’dan telekonferansla katıldığı toplantıya Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker de katıldı.
İSO Üyesi 600’ü aşkın şirket yöneticisinin hazır bulunduğu toplantıda yabancı sermayeli firma yöneticileri Türkiye’ye güvendiklerini, yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam edeceklerini söyledi.
Başbakan Binali Yıldırım, sanayinin gerçek ekonominin en önemli sektörü olduğunu belirterek, “Sizler istihdam oluşturuyorsunuz, ülkemizin değerine değer katıyorsunuz. Dolayısıyla size ve sektöre yapılacak her türlü destek fazlasıyla yerini buluyor, fazlasıyla hak ediyorsunuz” diye konuştu.
İş dünyasının, hem yerli hem de uluslararası yatırımcıların zerre kadar tereddüt etmemesi gerektiğini anlatan Başbakan Yıldırım, 2002'de Türkiye'de sadece 5 bin 600 küresel sermayeli şirket bulunduğunu anımsatarak, bu rakamın bugün 50 bini aşmış olduğunu söyledi. İş dünyasının önünü açmaya, ülkenin cazibesini artırmaya devam edeceklerini anlatan Yıldırım, yüksek nitelikli insan gücü için Turkuaz Kart uygulamasını başlattıklarını aktararak, işadamları için yeşil pasaportla ilgili düzenlemeler yapıldığını ve bunun yakında hayata geçeceğini kaydetti. Binali Yıldırım, sanayicilere şöyle seslendi: “Ekonomimizin gelişmesi için üretimimizin artması için yeni yeni istihdam alanları oluşması için gereken her türlü kolaylığı sağlayacağız. Ayrıca geçmişe yönelik yüklerinizden kurtulmanız için de kapsamlı düzenlemeler yapıyoruz. Stok affından tutun kasa fazlasına ve ödenmemiş vergi borçlarının yeniden bir kolaylık getirilerek taksitlendirilmesine varıncaya kadar birçok düzenlemeyi hayata geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz. Siz ülke için üretmeye devam edin, ülkenize güvenmeye devam edin, sizin Hükümetiniz de sizin önünüzdeki engelleri teker teker kaldırmaya devam edecek.”
Mehmet Şimşek:“Türkiye’nin temelleri sağlam”
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ekonomide bazı yapısal sorunların bulunduğunu, ancak genel anlamda temellerin sağlam olduğunu belirterek, Türkiye’nin kamu maliyesinin sağlamlığının ve büyümesinin devam ettiğini vurguladı. Şimşek, cari açık ve enflasyonda sıkıntının bulunduğunu fakat bütün bu gelişmelere rağmen enflasyonun tek hanede devam ettiğini, cari açığın ise daraldığını belirterek, “O nedenle bu yapısal sorunları da çözmek üzere bizim bir yapısal reform gündemimiz var. Ve biz, hiç zaman kaybetmeden çok hızlı bir şekilde normal yapısal reform gündemimize döndük, döneceğiz demiyorum” dedi.
Şimşek, şu noktalara değindi: “Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri, katmadeğer zincirinde arzu edilen noktada değiliz. Yani bilgi yoğun ve teknoloji yoğun ürünlerin, yüksek teknoloji ürünlerinin toplam üretimimizdeki, ihracatımızdaki payı maalesef düşük, yüzde 5’in altında. Bunu arttırmamız lazım. Bu temennilerle artmıyor. Ar-Ge yapmamız lazım. Bunun için bir ekosistem oluşturmalıyız. Fonların fonunu kurduk, Hazine tarafından bu fona 500 milyon liralık katkıda bulunacağız. Yüksek katmadeğerli ürün üretecek, geleceği parlak şirketlere finansman desteği sağlamayı amaçlıyoruz. Türkiye, reform yaparak ancak ve ancak geleceğe hazırlık yapabilir.”
Faruk Özlü: “Planlanan yatırımları erkene çekin”
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'nin son 14 yılda gerçekleştirdiği başarılarda, özel sektör ile hükümetler arasındaki uyumun çok önemli bir rolü bulunduğunu kaydederek, Türkiye'nin daha fazla yatırım çekmesi, daha fazla ihracat pazarına açılması, daha fazla ve daha nitelikli üretim yapması için hep birlikte yoğun bir gayret gösterdiklerini söyledi. Özlü, Türkiye'nin halihazırda dünyanın önemli üretim üslerinden olduğunu belirterek, “Ancak biz, Türkiye'yi, dünyanın önemli teknoloji üslerinden biri haline de getirmeyi hedefliyoruz. İhracatı artırmak için daha yüksek katmadeğerli ürünler üretmek durumundayız. Yüksek katmadeğer ise Ar-Ge, tasarım, markalaşma gibi araçlarla gerçekleşebilir” bilgisini verdi.
Yatırımcılar için çok önemli bir konu olan Sınai Mülkiyet haklarıyla ilgili kanun tasarısını Ekim veya Kasım ayında yasalaştırmayı hedeflediklerini ifade eden Özlü, üzerinde çalıştıkları Üretim Reform Paketi ile uygun yerlerde, uygun şartlarda yatırım yerleri oluşturacaklarını, yatırımın önündeki yükleri daha da azaltacaklarını anlattı. Özlü, gerek hükümetin gerekse bakanlığın yapacağı çalışmalarla yatırımcının önünü açmaya devam edeceklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde, Türkiye'de daha fazla ve daha nitelikli, teknoloji-yoğun yatırım yapıldığına hep birlikte şahit olacağız. İş dünyamızı, planladıkları yatırımları normal takviminden daha erkene çekmeye çağırıyorum.”
Bülent Tüfenkci:“Reformlarımız sürecek”
Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923-2002 döneminde 15 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım miktarının 2003 ile 2015 yılları arasında 165 milyar doların üstüne çıktığını anımsatarak, şu bilgileri verdi: “Sadece 2015 yılında ülkemize 16.8 milyar dolar değerinde doğrudan yabancı yatırım girişi olmuştur. Aynı dönemde ülkemizdeki yabancı sermayeli şirket sayısı 5 bin 600’den 46 bin civarına yükselmiştir. Son gelinen nokta itibarıyla yabancı sermayeli şirket sayımız 49 bin 933. 2016'nın ilk 6 ayında yabancı sermayeli 347 anonim şirket, 2 bin 209 da limited şirket kurulmuştur. Haziran ayında bütün olumsuzluklara rağmen Sanayi Üretim Endeksimiz’deki yüzde 1.1 artış da ileriye bakış açımızdaki umudumuzu ve olumlu sinyaller bakımından da yine önemli olarak görüyoruz. Biz ekonomi ve ticaretin normal işleyişinin korunması için yatırım ve iş ortamının iyileştirilmesi amacıyla halihazırda gündemde olan reformlarımızı aralıksız sürdürmeye devam edeceğiz.”
Nihat Zeybekci: “Firmalara gerekli tüm destekler verilecek”
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin varlıklarını nakde dönüştürerek elde ettiği Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu’nu hayata geçirmesinin önemini vurguladı. Zeybekci, “Dünya’daki G20 üyesi ülkeler içinde yatırım ve varlık fonu olmayan tek ülkeyiz. G20’nin dışında 100 tane ülkenin var ama ilk 20’de olan bizim böyle bir gücümüz yok. Tasarruf oranlarımızı arttırmak, değerlendirmediğimiz varlıkları, varlık fonlarıyla diğer enstrümanlarla bireysel emeklilikle tasarrufları arttırmak ve ihracatı arttırmak durumundayız” diye konuştu.
Zeybekci, ihracat destekleriyle ilgili yurtdışında dünyanın belirli bölgelerindeki önemli ticari merkezlerde bulunan firmalara da destek vereceklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Türk ticaret merkezi için oradaki ihracatçılarımızın kira ve personel giderlerini yıllık 3 milyon dolara kadar destekleyeceğiz. Türkiye’de gerçekleştirilen fuarları da aynı yurtdışı fuarı gibi destekleyeceğiz. Yurtdışındaki pazarlama faaliyetlerini de destekleyeceğiz.” İhracatçılara yeşil pasaport verilmesi konusuna da değinen Zeybekci şunları anlattı: “En son kararlardan bir tanesi, kanunu da çıktı, şu anda yönetmeliğini de Ekonomi Bakanlığı'nda bitirdik. Yaklaşık olarak 17-20 bin civarındaki ihracatçımızın emrine bu ülkeyi temsil eden o imtiyazlı yeşil pasaportu vereceğiz.”
Mehdi Eker: “Türkiye’nin uzun aydınlıklara kavuşması sizin çabanıza bağlı”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, “AK Parti'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım ve İstanbul Milletvekiliyim. Meclis’teki Dışişleri Komisyonumuz’un marifetiyle heyetler oluşturduk. CHP'den, MHP'den ve AK Parti’den milletvekillerini 5 ülkeye gönderdik. Geçen hafta ABD, İngiltere, Belçika ve Fransa'ya gitti. Bir heyetimiz şu anda Kanada'da. Dönen arkadaşların heyet başkanlarını bizzat davet ettim, görüştüm. Hepsi bize; bunun süreklilik arzetmesi ve mutlaka bu ekipler içerisinde işadamlarının da olmasının elzem olduğunu söylüyor” diye konuştu.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO olarak uzun zamandır dile getirdikleri ve Hükümet’in gündeminde olan “fonların fonu” niteliğindeki Türkiye Varlık Fonu’nun oluşturulmasına ilişkin olarak “Hem mega projelere finansman temin edecek, hem de piyasalarda dalgalanmaları önleyecek Türkiye Varlık Fonu, ekonomimize büyük bir ivme kazandıracaktır” diye konuştu. Bahçıvan, Hükümet’in gündeminde olan yatırımcıların sadece taşınmazlarını değil, aynı zamanda taşınır mallarını bankalara teminat olarak gösterebilmesi konusunun sanayiciler için çok önemli olduğunu ve büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, “Bu düzenleme özellikle KOBİ'leri rahatlatacaktır” bilgisini verdi.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç:
“Cumhuriyetimizin 100. yılında dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına girme idealimizin, irade ile devam ettirilmesi çok çok önemli. 10 olmaz, 11, 12, 13 olur ama bu hedef son derece önemlidir ve hepimizin de bu çorbada tuzu bulunabilecek bir hedeftir. İnşallah da gerçekleşecektir. Katmadeğerli üretim ve ihracatı artırmak için inovasyon ve teknolojiyi merkeze alan bir modelde devlet ve özel sektörün hiç olmadığı kadar yan yana ve eş güdümlü çalışması gerekiyor. Eğitim sisteminin laik ve çağdaş standartlara sahip olması, bilim odağındaki gelişiminin de desteklenmesi toplumsal ve ekonomik açıdan geleceğin teminatı olacaktır. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz. Türkiye'nin daha fazla yabancı yatırımcı çekebilmesi için güvenilir ve adil bir hukuk sistemi, uluslararası standartlarda bir demokratik yapı, nitelikli işgücü, Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik gerekiyor. Ortaklarımız ile beraber ülkemize olan inancımızı ve güvenimizi sadece sözle dile getirmiyor, aksiyonlarımızla bunun altını doldurmaya çalışıyoruz. Sadece son 5 yılda yaptığımız 30 milyar liralık yatırım bile ülkemizin geleceğine olan inancımızın en büyük göstergesidir.”
Siemens Sanayi ve Ticaret Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis:
“Artık hiçbir olay sadece tek bir ülkenin sorunu değil, küresel oyuncular olarak bunu biliyoruz. Türkiye’ye uzun vadeli bir bakışla geldik. Birlik ve beraberlik içinde olduğumuz takdirde sorunlarımız mutlaka çözülür. Biz 160 yıl önce de Türkiye’de olamayanı bu topraklara getirebildik. Türkiye’de bu alanlarda bulunmaya devam edeceğiz. Elbette fabrikalar kuracağız ama bu alanda ufkumuz açık olmalı.”
Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş. Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Saraç:
“Türkiye’nin geleceğine olan inancımız tamdır. Yakında Konya’da devasa bir fabrika kuruyoruz. Üretim kapasitemiz artacak. Bu yatırımı Türkiye’de yapmış olmaktan dolayı gurur duyuyoruz.  Unilever Türkiye’nin istikrarlı büyümesine katkıda bulunarak yatırımlarımıza devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok istihdam yapacağız ve daha çok üreteceğiz.”
Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem:
“Türkiye, Shell için öncelikli 10 ülkeden biri. Türkiye’nin potansiyeline ve geleceğine yürekten inanıyoruz. Başta enerji olmak üzere birçok alanda yatırım yaptık ve yapmaya da devam etmekteyiz. Uluslararası yatırımcılar için güven veren çalışmalar yapılmaktadır. Bu da ülkemizin rekabet gücünü artıracak yöndedir.”
Good Year Lastikleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Sarıoğlu:
“Türkiye’de 1962’den bu yana faaliyetteyiz. Adapazarı ve İzmit’te yer alan fabrikalarımızda günlük toplam 20 bin üretim yapıyoruz. Ülke çapında yayılmış geniş bayilerimizle istihdam yaratıyoruz ve geçmişten bugüne dek yaptığımız yatırımlarla büyümeye devam ediyoruz. Amacımız ayrıca Türkiye’de sosyal sorumluluk sahibi bir firma olmaktır.”
ABB Elektrik Sanayi Murahhas Üye Sami Sevinç:
“Türkiye’de sanayici olmak gelişmiş bir lunaparkta bulunmak gibi. Sanayicilere sadece atlıkarıncaya binme beklentileri varsa yanlış beklenti içinde olduklarını söylüyorum. Türkiye’de sanayici olmanın daha ziyade roller coster’a binmeye benzediğini söylüyorum. Bu çerçevede önümüzdeki günler de kolay geçmeyecektir. Bunun çözümü için devlet büyüklerimizin katkısı çok önemli. Alışık olduğumuz çıkış süreci başlayacaktır.”
BASF Türk Kimya Sanayi ve Ticaret CEO’su Buğra Kavuncu:
“Önümüzdeki yıllarda kimya sektöründe üretim hacmini artırabileceğiz. Bizim şirketimizde de rekabet söz konusu. Global bir şirket olarak Türkiye’de neden yatırım yapılması gerektiğini izah ediyoruz. Ama bu anlamda işimiz çok zor değil. Dolayısıyla uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye her zaman ilgisi oluyor.”
Sandoz / Novartis Türkiye ve Orta Doğu Bölgesi Başkanı Dr. Altan Demirdere:
“Bir ülkeye yatırım, evliliğe benzer. Önce söz olur, eğer her şey yolunda giderse nişanlanır ve uzun vadeli plan yaparak evlenirsiniz. Biz de Türkiye ile evliyiz ve boşanmaya hiç niyetimiz yok. Sandoz/Novartis, Türkiye’yi sevmekten ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyecektir.”
Procter & Gamble Tüketim Malları Sanayi Türkiye ve Kafkaslar Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu:
“Ülkemizin geçtiği bu zorlu dönemden en iyi şekilde çıkacağına inancımız tamdır. 1987 yılından bu yana Türkiye’de 700 milyon dolar doğrudan yatırım gerçekleştirdik. Bu yıl da 80 milyon dolarlık bir yatırımın içindeyiz. Türkiye’ye güvenmekten vazgeçmeyeceğiz.”
Nestle Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Zeynep Sungu:
“Nestle Türkiye’den hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye ekonomisinin gücüne ve büyüme potansiyeline inancımız tam. Türkiye dünyanın en büyük büyüme potansiyeline sahip ülkesi. Türkiye’nin istikrarını birlik olduğu taktirde geliştireceğine gönülden inanıyoruz.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

TBD Başkanı İlker Tabak: “Bilişim ve iletişim...
TBD 33. Ulusal Bilişim Kurultayı (Bilişim 2016), 8-9 Aralık 2016’da, Ankara’da, “Bilişim ve Demokrasi”...

Haberi Oku