Euro: 19,691.00 TL     Usd: 1,511.00 TL     İsv. Frank: 14,539.00 TL     Sterlin: 23,583.00 TL
 

Arşiv içinde ara
 
 
 
 


OSB
KSS
STK

 

e-Kitap

 











3. KOBI Zirvesi
Ekim 2005
KOBI’ler için AB yolculugunu degerlendirdi:Hava bulutlu!..Avrupa Birligi müzakerelerin baslamasina çeyrek kala düzenlenen 3. KOBI Zirvesi, bu süreçte izlenecek yolu tanimladi. TOSYÖV ‘ün TOBB ve KOSGEB isbirligi ile düzenledigi Zirve’de KOBI’lerin güncel sorunlari üzerinde yogunlasma yasandi.

KobiEfor’un basin sponsorlugunu üstlendigi organizasyonu 3 bine yakin katilimci izledi. Zirveye TÜBITAK ve Rekabet Kurumu da destek verdi.TOBB, TOSYÖV ve KOSGEB’in birlikte gerçeklestirdigi “3. KOBI Zirvesi” 16-17 Eylül’de Istanbul Lütfi Kirdar Kongre Merkezi’nde düzenlendi. KOBI’lere yönelik politika ve stratejilerin çizilmesinde önemli rol oynayan Zirve, 3 Ekim’deki müzakereler öncesinde “AB Bütünlesme Sürecinde KOBI’ler” ana temasiyla toplandi. Rekabet Kurumu ve TÜBITAK’in destekledigi Zirve’ye dergimiz KobiEfor da Basin Sponsoru olarak destek verdi.  Yaklasik 3 bin kisinin izledigi Zirve’nin sonuç bildirgesi 18 Eylül’de yapilan basin toplantisiyla açiklandi.

 

Süreç iyi yönetilmeli

 

Zirve’nin açilis konusmasini yapan TOSYÖV Genel Baskani Hilmi Develi, Türkiye’nin  Avrupa Birligi ile  müzakerelere baslayacak olmasini sevindirici buldu ve KOBI Zirvesi’nin Türkiye’nin bu süreçteki yol haritasini çizmek üzere toplandigini hatirlatti. Develi, KOBI taniminin vakit geçirmeden netlige kavusmasini istedi ve  “KOBI’ler bati ülkelerinin fasoncusu olmaktan kurtulmali” dedi. Develi, “Eger AB sürecini iyi yönetemezsek birçok firma yok olacak” diye uyardi. “Bir önceki zirvenin 23 maddesinden 11’i kanunlasti, 3’ü uygulamaya konuldu” sözleriyle KOBI Zirveleri’nin agirligina dikkat çekti.

 

Ar-Ge’siz rekabet olmaz

 

TÜBITAK Baskan Vekili Nükhet Yetis, Ar-Ge’ye kaynak ayirmayan Türk sanayisinin kendi iç pazarinda bile rekabet edemeyecegine inandigini, TÜBITAK’in gayretleri sayesinde Ar-Ge liginde Türkiye’nin ön siralara tirmandigini belirten Yetis; “Uluslararasi siralamada eskiden 46 ülke arasinda 44. olurduk, bu yil 60 ülke arasindan 43. olduk” diye ekledi. Türkiye’nin küresel pazarda adinin olmadigini vurgulayan Yetis, ABD’nin uzay, bilgisayar ve ekipman; AB’nin de ilaç sanayinde dünyada birinci oldugunu animsatarak Türkiye’de Ar-Ge’ye olan talebi zayif buldugunu, yeterli nitelikte ve sayida bilim insani olmadigini, bu yüzden kisa ve orta vadede büyük sorun yasanacagini düsündügünü açikladi.Hükümetin hedefi, 2010 yilina kadar Gayri Safi Milli Hasila’dan Ar-Ge ayrilan payin yüzde 2’ye yükseltilmesi ve bilim insani sayisinin 40 bine çikarilmasidir, TÜBITAK, bu hedef çerçevesinde sirketlere proje bazli destek veriyor diyen Nükhet Yetis, önceligi; yeni ürün üretilecek, kalite ve standartlari yükseltecek, maliyet düsürecek ve standart yükseltecek teknikleri içeren projelere verdiklerini duyurdu.  Ar-Ge finansmani için 1996-2005 arasinda yilda en fazla 40 milyon dolar veren TÜBITAK, bu yil sonunda 100 milyon dolari geçmeye hazirlaniyor. KOBI’leri tesvik etmek için ‘Ar-Ge projesi nasil hazirlanir’ konulu rehber kitap hazirlayan kurum isteyenlere ücretsiz dagitiyor.

 

40 bin KOBI elden-gözden geçirildi

 

KOSGEB Baskani Erkan Gürkan, KOBI’lerin rekabet güçlerini artirmak için gelistirilen destekler kapsaminda 700-800 milyon YTL’lik sifir faizli kredi imkani saglandigini belirtti.

 

KOSGEB’in simdiye kadar 40 bin isletmeyi check-up’tan geçirdigini kaydeden Gürkan, “Bu sayede 14 bin KOBI, 3 yillik plan yapabilir hale geldi” diyordu.

 

KOBI’lerin rekabet kültürü yok, olmali

 

Rekabet Kurumu Baskani Mustafa Parlak, KOBI’lerin global anlamda her türlü zorlugun üstesinden gelebilmesini saglamak için büyük çapli mevzuat degisikligine gidildigini hatir- latti. KOBI patronu ve yöneticilerinin Rekabet Kanunu’na asinaligi olmadigini vurgulayan Parlak’a göre düzenlemeleri kavramamis ve altyapisini kurmamis KOBI’lerin ayakta kalma sanslari yok. “En güçlü ekonomiler, en güçlü rekabet hukukuna sahip olanlardir” diyen Parlak, rekabet kültürü ve bilincinin olusturulmasi gerektigine isaret etti.

 

AB’nin CE isaretindeki çifte standarti

 

Sanayi ve Ticaret Bakani Ali Coskun KOBI’lerin Basel  II standartlarina ulasmasi için KOSGEB araciligiyla ‘sifir faizli’ kredi verilecegi müjdesini verdi.  Vakiflar Bankasi ile protokol imzaladiklarini belirten Coskun, “Krediler baslangiçta 100 bin YTL’ye kadar olacak. Finans sikintisi çeken isletmelere verilecek kredide faiz uygulanmayacak” dedi.  AB sürecinde fikri mülkiyet haklarinin gittikçe önem kazandigini vurgulayan Ali Coskun, sanayi mallarinin pasaportu anlamina gelen CE belgesinin AB’nin çifte standarti nedeniyle Türkiye’de verilemedigini söyledi. Türkiye’nin hiçbir eksikligi de yokmus üstelik.  Türkiye’nin Sanayi envanteri yoktur görüsüne Coskun, 5 kisiden fazla isçi çalistiran imalat firmalarinin sicil kaydi bulundugunu, yeni yasayla birlikte 1 isçi çalistiran kuruluslarin da sicil kaydinin zorunlu olmasi nedeniyle sanayi envanterinin önümüzdeki dönemler olusacagi açiklamasini getirdi.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi(TOBB) Yönetim Kurulu Baskan Vekili Halim Mete’nin vurgusu, kisi basi milli geliri AB ortalamasinin üzerine çikarmak hedefi üzerineydi.

 

KOBI’ler ‘Basel 2’den uzakta!

 

Türkiye’de finans sektöründe 2007’den itibaren uygulanacak Basel 2 Kriterleri, gerekli sartlari saglamayan KOBI’lerin korkulu rüyasi olacak. Seffaf bilanço, kurumsal yönetim ve rating ilkelerini esas alan Basel 2’yi bankacilar degerlendirdi.

 

Hüseyin Aydin: Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydin, Basel 2 geregi firmalara kullandirilacak kredi risk agirliklarinin degisecegini vurguladi. Bunun özkaynaklari güçlü mali sektör ile ticari faaliyetlerin seffaf oldugu bir ekonomik yapi gerektirdigini ekledi. BDDK’nin ilgili düzenlemeleri yapmasina ve farkindalik yaratmasina karsin KOBI’lere yönelik bilgilendirme çalismalarini yetersiz bulan Aydin, “Bu noktada KOBI’leri temsil eden STK’lara büyük görev düsüyor” dedi.

 

Emre Alkin: Türkiye Ihracatçilar Meclisi(TIM) Genel Sekreteri Prof.Dr. Emre Alkin, Basel 2’nin basariyla uygulanmasi için bir reçete yazdi: KOBI’lerde kurumsal yönetim bilinci olusturulmali. Isletmeler yatirim ve is kararlarini saglikli almali. Is plani yapmali ve rating kuruluslariyla iliski kurmali. Alkin, TIM’in Kredi Garanti Fonu’na  alternatif bir kefalet kurulusu kuracagini da açikladi.

 

Güler Aras: Yildiz Teknik Üniversitesi’nden Doç.Dr. Güler Aras ise Basel 2’nin KOBI’leri kurumsal ve perakende portföy olarak iki farkli segmente ayirdigini söylüyordu. KOBI’lerin çogunun derecelendirme kuruluslarindan rating alamayacagini düsünen Aras, “Bu nedenle büyük kismi yüzde 100 risk agirliginda kabul edilecek. Birçogu da kayit içine girmeye çalisacak” diyor. Aras, rating sisteminin dogru islemesi için uluslararasi standartlarda faaliyet gösterecek yerel derecelendirme sirketlerinin kurulmasinin sart oldugunu savundu

 

Nebil Ilseven: Türkiye Finans Yöneticileri Vakfi’ndan Doç.Dr. Nebil Ilseven, sistemin asgari sermaye yeterliligi, denetim otoritesi ve piyasa düzenlemesi üzerine oturdugunu kaydediyor. Yorumu söyle; “Türkiye’nin ülke riskinin yüzde 100 olacagini düsünüyorum. Öte yandan Basel 2 ile birlikte gayrimenkul teminati, hatir senetleri ve sahsi kefalet tarihe karisiyor. KOBI’ler için yeni bir süreç basliyor.” KOBI’ler Basel 2 ile duragan sistemden günlük takip edilmesi gereken düzene geçecek. Ilseven, Basel 2’nin islikler ve isletmeler arasindaki ayrimi keskinlestirecegini vurguladi.

 

Namik Önder: Kredi Garanti Fonu(KGF) Genel Müdürü Namik Önder, isletmelere kefalet vererek teminat sorunlarini çözdüklerini kaydetti. KGF, öncelikli olarak bölgesel kalkinma, istihdam artisi, kadin girisimcilerin gelismesi, yüksek teknoloji kullanimini içeren projelere kefalet veriyor. KGF simdiye kadar 937 firmaya 76 milyon Euro tutarinda kefalet verdi.

 

Hasan Sezer: Halkbank Baskan Vekili Hasan Sezer, bankanin kullandirdigi toplam kredinin yüzde 60’inin KOBI’lere verildigini söylüyor. Bunlarin uzun vadeli, düsük faizli, kolay teminatlarla saglanan krediler olduguna isaret ediyor. Halkbank’in arastirmasina göre Türkiye’deki isletmelerin yüzde 88’i kredi kullaniyor. Bu pastadan ticari bankalarin toplami yüzde 52 pay alirken Halkbank tek basina KOBI kredilerinin yüzde 19’unu karsiliyor.

 

Ar-Ge ve Inovasyon olmazsa..

 

Latif Mutlu: Bilgi Üniversitesi Kurucu Baskani Latif Mutlu, agirligin bilisim çagina verilmesini salik  verdi. Mutlu, “Kralin ayagina gidecek kadar zarif, yoksulun alabilecegi kadar saglam ayakkabi üretmek lazim” diyerek KOBI’lerin dikkatini kaliteye çekti.

 

Ömer Ziya Cebeci: Ekonomide sadece üretimle zenginlesilemeyecegini ifade eden TÜBITAK Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Ömer Ziya Cebeci, Ar-Ge’ye pay ayirmayan, inovasyon yapmayan sanayicinin artik tutunma sansina sahip olamayacagina dikkat çekiyor.

 

Dinçer Kara: Sanayi ve Ticaret Bakanligi Sanayi Genel Müdürü Dinçer Kara, “Türkiye girisimci yetistiremiyor, asil sorun bu” tespitinde bulundu. Bugün kurulan 20 teknoparkin 10’unun aktif faaliyette oldugunu belirten Kara, teknoparklarin devlete ciddi bir yatirim maliyeti getirmedigini açikladi. Teknoparklari hemen hemen bes kurus almadan kendiliginden yürüyen üniversite-sanayi isbirligi diye tanimlayan Kara, Ar-Ge ve ileri teknoloji üretim ortamlarinin yaratilmasi ve ileri teknoloji parklarinin kurulmasindan yana görüs bildirdi.

 

A. Mete Çakmakçi: Güvenilir ve güncel istatistiki bilgilerin sinirli ve çok az olmasini elestiren TTGV Genel Sekreter Yardimcisi Dr. A. Mete Çakmakçi, “Elimizde bir ölçü, veri yoksa nereye gidecegimizi biçemeyiz” diyor. Çakmakçi, KOBI’lere profesyonel anlamda Ar-Ge hizmeti verecek firmalari destekleyeceklerini belirtiyor. “Satilabilir bir ürünü nasil yaparim” sorusunu yöneltip o pazari adreslemek gerektiginin altini çizen Koç Sistem Genel Müdür Yardimcisi Baris Öztok, Türkiye’nin hangi alanda Ar-Ge yapacagina karar veri-lip ona göre yol alinmasini öneriyor. Bunun içinse kamunun en tepesinde bir strateji olusturulmali, asagidan yukariya geri bildirimlerle yola devam edilmeli görüsünü savunuyor.

 

Bayram Mecit: Yenilikçi KOBI’leri önemsediklerini vurgulayan KOSGEB Baskan Yardimcisi Bayram Mecit, ileri teknolojiye yönelik genç girisimciligin özendirilmesi ve desteklenmesini misyon ve vizyon edindiklerini anlatti ve ekonomik degere dönüstürülemeyen Ar-Ge çalismalarini anlamsiz buldugunu söyledi. Verdikleri desteklerde KOBI’leri seçerken 3 ana ilkeye baktiklarini söyleyen Mecit bunlarin teknolojik yenilik, ekonomik deger, girisimcinin inanci oldugunu belirtti. Mehmet Gökgöz: TURBO Brüksel Ofisi Yöneticisi Mehmet Gökgöz, KOBI’lere yönelik, 4.2 milyar Euro bütçeye sahip, AB yeni çerçeve programinin 2007-2013 arasinda uygulanacagi müjdesini verdi.

 

Mehmet Emreli: Farklilik yaratmak isteyen KOBI’lere seslenen SAP Türkiye Kanal Satis Yönetmeni Mehmet Emreli, degisen ekonomik ortamda Ar-Ge’nin öne çiktigini ifade etti.

 

AB’nin kalkinma stratejileri

 

AB’nin kalkinma stratejileri ve sektörel tercihleri konusunun irdelendigi oturumun baskanligini Sanayi ve Ticaret Bakanligi Müstesari Adem Sahin yapti.

 

Davut Ökütçü: Iktisadi Kalkinma Vakfi Baskani Davut Ökütçü; ekonominin belkemigini olusturan KOBI’lerin AB sürecinde uluslararasi alanda kabul görmüs norm ve standartlara ulasacagini savundu. KOBI’leri, 21. yüzyilin isletme tipi olarak kabul eden  Ökütçü’nün yorumu söyle; “AB’nin KOBI politikasi, baglayici direktiflerden çok, ulusal mevzuatta kapsamli degisiklik gerektirmeyen düzenlemeler çerçevesinde sekilleniyor. Bu nedenle, Türkiye’nin AB düzenlemelerine uyma konusundaki yükümlülükleri, sadece ‘KOBI Politikasi’ dikkate alindiginda oldukça kisitli. AB KOBI politikasinin temel uygulama araçlari, az sayida yasal düzenleme ile AB KOBI Sözlesmesi ilkeleridir.”  AB KOBI Sözlesme ilkelerine uyum saglamak için tek bir KOBI taniminin kabul edilmesi gerekiyor. Ayrica hizmet sektörünün KOBI tanimina dahil edilmesi Türkiye açisindan önemli bir farklilik yaratacak. Zira turizm, tasimacilik vb. sektörlerdeki pek çok KOBI de, destek programlarindan faydalanabilecek. AB’nin KOBI’lere faydasi söyle özetlenebilir: * Yeni üyelerin KOBI’lerine KDV (77/388/EC sayili direktif) muafiyeti taniniyor.  * Müktesebatta muafiyetten yararlanmak için gerekli ciro üst limitleri yükseltilerek daha fazla sayida KOBI’nin KDV uygulamasindan muaf tutulmasina olanak saglaniyor. *KOBI’lerin uluslararasi yolcu tasimaciligina uygulanan KDV’den muaf tutulmalari hakki taniyor.

 

Cevdet Yilmaz: Devlet Planlama Teskilati(DPT)  AB Genel Müdürü Cevdet Yilmaz, AB’nin 2007 ile 2013 yillari arasinda uygulanmaya baslanacak olan Katilim Öncesi Yardim Araci IPA’yi anlatti. IPA; aday ülkelerden Türkiye ve Hirvatistan basta olmak üzere,  potansiyel aday ülkelerden Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sirbistan- Karadag ve Makedonya’yi kapsiyor. IPA mali isbirligi çerçevesinde; geçis dönemi destegi ve kurumsal yapilanma, bölgesel ve sinir ötesi isbirligi, bölgesel ve kirsal kalkinma ve insan kaynaklarinin gelistirilmesini amaçliyor. Avrupa’nin öncelikle kirsal kalkinmayi saglamak için mali yardimlarda bulunacagini anlatan Yilmaz, ilk asamada kurulmasi gündemde olan  26 tane Bölgesel Kalkinma Ajansi’na büyük sorumluluk düsecegini söylüyor. Yerel kalkinmayi saglamak için harekete geçtiklerini anlatan Yilmaz sadece Van’dan 1000’e yakin proje bilgisinin kendilerine ulastigini anlatiyor. Türkiye Ekonomi Politikalari Arastirma Enstitüsü (TEPAV) AB Koordinatörü Derya Sevinç, AB’ye uyum sürecinde katilim müzakerelerinin fiilen 2007’de baslamasinin beklenildigini ifade ediyor. Sevinç’e göre müzakerelerde kolay geçmesi beklenen basliklar bilim ve arastirma, egitim ve kültür, girisimcilik ve sanayi politikasi. Zorlu geçmesi beklenen basliklar ise isçilerin serbest dolasimi, çevre, tarim, bölgesel politika (yapisal fonlar), mali ve bütçesel isler.

 

CE Isareti: Hayat memat

 

AB Teknik Mevzuatlari Uyumu ve CE Isareti konulu oturum Prof. Dr. Metin Yerebakan baskanliginda yapildi. Zihni Tugrul: Basbakanlik Dis Ticaret Müste-sarligi(DTM) Genel Müdür Yardimcisi Zihni Tugrul “AB Teknik Mevzuatina Uyum Süreci” konulu sunumunda Türkiye’nin dis ticaret hacminin 160 milyar dolar oldugunu, geleneksel standardizasyon sisteminde degisiklige ihtiyaç oldugunu, çünkü eski sistemin standartlara, yeni sistemin ise ürün güvenligine dayandigini belirtti. DTM, AB’ye uyumlu daha seffaf, hizli ve düsük maliyetli bir sistem kurmaya çalisiyor. Tugrul, uyumlastirmada 6 aydan 2 yila varan geçis süreleri taninarak tüccar ve sanayicinin magdur olmadan degisiklige adaptasyonunun saglanacagini savunuyor. CE isareti konusunda Tugrul; “Belirlenen ve Avrupa Komisyonu’na bildirilen adaylarin onaylanmasi süreci AB’nin tüm engellemelerine ragmen devam ediyor. Onaylanmis kurulus atanmasi ve sayilarinin artmasi için çabalar sürdürülüyor. Bunun için yatirimcilarin bu alana ilgi göstermesi bekleniyor” ifadesini kullaniyor. 

 

Sevki Bakirci: Türk Loydu Vakfi Genel Müdürü Sevki Bakirci, Türkiye’nin teknik mevzuatlara uygunluk konusunda ciddi zaman kaybi yasadigini belirterek Gümrük Birligi’ni örnek gösterdi. Özellikle CE belgesi verilmesi için onaylanmis kurulusun bulunmadigindan yakinan Bakirci, Avrupa’da bazi ülkelerin CE belgesi veren kuruluslari istihdam kapisi olarak gördügünü savundu. Avrupa’da CE uygunluk belgesi vermeye yetkili 1675 tane onaylanmis kurulus bulunuyor. En fazla onaylanmis kurulus ise Italya’da.

 

Türk Akreditasyon Kurumu  (TÜRKAK) Genel Sekreter Yardimcisi Irfan Aksoy ise uygunluk degerlendirme piyasasini rekabetçi hale getiren, tarafsiz ve seffaf uygulamalari olan, uluslararasi taninabilir akreditasyon hizmeti veren bir hizmet kurulusu olmayi hedeflediklerini söyledi.. Bu arada  AB ülkelerinde akredite olmus laboratuvar, muayene ve belgelendirme kurulus sayisi 7 bini asiyor. 

 

Bankalar ve KOBI Programlari

 

Her bankanin kendi KOBI paketini anlattigi paneli Türkiye Bankalar Birligi Baskani Ersin Özince yönetti. Turgut Boz: KOBI bankaciligina yeni adim atan TEB’in Ticari Bankaciliktan Sorumlu Genel Müdür Yardimcisi Turgut Boz, ‘KOBI Gelisim Paketini’ özetliyerek,bilgi ve destek hizmetlerini ayirdiklarini belirtti. Boz, isletmelerin ihtiyaç duydugu konularda bilgi edinmeleri için 7 gün, 24 saat çalisan destek hatti kurduklarini söyledi. KOBI’lerin çesitli konulardaki eksiklikleri uygulamali gerçeklestirilen ‘KOBI Akademisi’ toplantilariyla gideriliyor.

 

TEB bu toplantilari Anadolu’nun her ilinde, ayda bir kez yapacak. Orta ölçekli isletmelere özel muhasebe yazilim programi hazirlayan banka, ayrica ortagi BNP Paribas’nin network’üne bagli olarak çalisan 3 ticaret merkezini Istanbul, Adana ve Izmir’de açti.

 

Nafiz Karadere: Garanti Bankasi Genel Müdür Yardimcisi Nafiz Karadere, öncelikle KOBI’leri ayri bir segment olarak tanimlayan ilk banka olduklarini söyledi. KOBI’lerle iliski kurmak için 2002’den bu yana ‘Garanti Anadolu Sohbetleri’ adiyla 28 ilde, 30 toplanti düzenleyen banka, 9 bin isletmeye ulasti. Gani Hizmet Paketi’ni 2004’te gelistiren Garanti Bankasi, isletmelere ‘sanal finans müdürü’ tayin ediyor. Gani’nin yeni versiyonu bu yil içinde piyasaya çikacak. Nafiz Karadere, KOBI’lerin ihtiyaçlarinin çok farkli oldugunu görerek sektörlere özgü 12 farkli paket olusturduklarina deginiyor. KGF ile 7 yil vadeli ‘KOBI Projelendirme Kredileri’ veren banka, çiftçileri de KOBI kapsaminda degerlendiriyor. Tarim sektöründeki 13 bin üreticiye bu yilin basindan beri 30 milyon YTL kredi verdiklerini anlatan Karadere, tüm KOBI segmentine 2005 sonuna kadar 2 milyon dolarlik kredi saglamayi amaçladiklarini dile getiriyor.

 

Hüseyin Aydin: Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydin, esnafin ve KOBI’lerin bankasi olduklarini vurguluyor. Isletmelere 70’e yakin ürün çesidi ve 2 adet 7 yillik kredi programiyla hizmet veren Halkbank’in yil sonuna kadar KOBI’lere kullandirdigi kredi hacmi 4.5 milyar dolari asacak. Hüseyin Aydin; Tesvik Belgeli KOBI Kredisi, OSB Kredisi, KOSGEB Ihracati Destekleme Kredisi ve Avrupa Kalkinma Bankasi Kredisi gibi farkli seçenekler sunduklarini aktariyor. Halkbank, TOBB ile yapilan anlasma çerçevesinde, sirketlere 50 bin YTL’lik, 1 yil vadeli kredi kullandiriyor. Halkbank’in KOBI’lere sagladigi krediler toplami nakdi kredinin yüzde 77’sini olusturuyor. Aydin’a göre tek basina bu rakam bile ‘KOBI bankasi’ olduklarinin kaniti.

 

Nur Öztin Kurak: Visa Türkiye Genel Müdür Yardimcisi Nur Öztin Kurak, ‘Visa Business Card’in isletmelere sundugu avantajlari anlatti. Bu kart sayesinde; nakit akisinda iyilesme, muhasebede zaman ve maliyet kazanci, sifir islem ücreti, nakite çok daha hizli erisim, giderlerin ve faturalarin daha hizli mutabakati saglaniyor. Avrupa’da yaygin olarak kullanilan business card’lar konusunda Türkiye oldukça geride kaliyor. Söyle ki, KOBI’lerin yüzde 80’i ticari amaçli ödemelerinde bu yöntemi kullanmiyor. Hatta yüzde 50’sinde ödeme yöntemi olarak patron sahsi kredi kartini kullaniyor...  Bahri Ugras: Sekerbank Genel Müdür Yardimcisi Bahri Ugras, kurumun müsteri kitlesini 50 yildir KOBI’lerin olusturdugunu söylüyor. Bankanin kurumsal müsteri portföyünün agirligini insaat sirketleri olusturuyor. Hedef, Anadolu’da yayginlasan sube agiyla tarim ve hayvancilik sektörüne de egilmek. Rabobank ile evliligin son asamaya geldigini açiklayan Ugras, sürecin tamamlanmasinin ardindan KOBI’lere daha fazla odaklanacaklari bilgisini veriyor.

 

Atilla Yavasal: Finansbank Isletme Bankaciligi’ndan Atilla Yavasal, rekabette ayakta kalma sürecinden hem bankalarin hem de KOBI’lerin etkilendigini belirtiyor. Yavasal, rekabetin getirdigi degisime uyum saglamayan isletmelerin zaman içinde telef olacagini düsünüyor. KOBI’leri 5 segmente ayiran Finansbank, farkli isletme tiplerine göre kredi imkani sunuyor.

 

Ahmet Kiliçoglu: Ihracatin finansmaninda önemli rol oynayan Türk Eximbank’inin Genel Müdürü Ahmet Kiliçoglu, dis pazarlara açilan isletmelere yaklasik 3.5 milyar dolarlik nakdi kredi sagladiklarini dile getiriyor. Türkiye’nin bu yilki ihracat hedefinin 70 milyar dolar oldugunu hatirlatan Kiliçoglu, bunun yüzde 7’sini finanse edeceklerini anlatiyor. Ihracata katki saglayan kurum, 3.5 milyar dolarlik nakdi kredinin yüzde 40’ini KOBI’lere kullandirdi. 6 aylik olan Eximbank kredileri KOBI’ler için bir yila çikarildi, Kiliçoglu yakinda 18 aya çikaracaklarini kaydediyor.

 

Bilisimi kesfedin

 

Türkiye Bilisim Dernegi Baskani Turhan Mentes’in yönettigi KOBI’ler ve Bilisim Oturumu’nda sektörün önde gelen isimleri KOBI’lere yol gösterdi.

 

Çaglayan Arkan: Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çaglayan Arkan, Türkiye’de bilisim kullaniminda bir arpa boyu yol gidilmedigini düsünüyor. Arkan, Türkiye’de bilisim teknolojilerinde yetismis eleman sikintisi çekildigine dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilerlemesinin KOBI’lere ragmen olamayacagina dikkat çeken Arkan, bilisim sektörüne çok ciddi görevler düstügü uyarisini yapiyor.

 

Cüneyt Erpolat: Özellestirmeden sonra degisik bir platforma girdiklerini kaydeden Avea KOBI Departmani Baskani Cüneyt Erpolat, yaptiklari en büyük islerden birinin insanlari kablolardan, mekandan, bagimliliktan kurtarmaya odakli oldugunu aktariyor.

 

Erol Bilecik: KOBI’lerin rekabette siyrilma politikalarini bilisim teknolojileri üzerine kuracaklarina inanan Index A.S. Yönetim Kurulu Baskani Erol Bilecik, “Biz KOBI’leri kesfettik, KOBI’lerinde bilisim teknolojilerini kesfettigine inanmak istiyoruz” dileginde bulunuyor.

 

Birol Cabadak: Bilisim sektörünün KOBI’lerle iletisim kurmakta güçlük çektigini itiraf eden Logo Business Solutions Genel Müdürü Birol Cabadak, teknolojinin KOBI’ye ne sagladiginin iyi anlatilmasi gerektigine inaniyor.

 

Mehmet Günay: KOSGEB’i temsilen konusan Mehmet Günay, KOBI’lerin bilisim teknolojileri ile ilgili bilgilerini arttirmalarini öneriyor.

 

Mustafa Özcan: TOBB’un KOBI’lerin bilisimle e-ticaretle erken tanismalarini çok önemsedigini belirten Mustafa Özcan, TOBB’un hazirladigi KOBI bilgi sitesi hakkinda bilgi verdi.

 

Ertan Tekman: TÜBITAK Proje Yöneticisi Doç. Dr. Ertan Tekman, KOBI’leri, bir sistem kullanirken bilgilerinin gerçekten kendi ellerinde olup olmadigina dikkat etmeleri konusunda uyariyor. Aldiginiz yeni bir yazilima verilerinizi kolaylikla aktarabilmenizle ölçülebilen bu sahipligin önemini vurgulayan Tekman, bilginin güvenliginin de gözardi edilmemesini istiyor. 

 

2. GÜN

 

Girisimcilik engellerle dolu

 

Türkiye’de girisimci olmak çakil taslariyla dolu bir yolda çiplak ayakla yürümeye benziyor. Yolunuza çikan engeller caninizi yakarken ancak kararli olanlar yola devam edebiliyor. Girisimciligin ele alindigi paneli Prof.Dr. Tamer Müftüoglu yönetti.

 

Gülçin Güloglu: Türkiye’deki kadin girisimcilerin sorunlarini aktaran Güloglu Plastik’ten Gülçin Güloglu, erkeklerin genelde 25-35 yaslarinda, kadinlarin ise 35-45 yaslarinda is kurabildigini dile getiriyor. Finansal destekte erkekler aileden gelen birikimler ve banka kredileriyle kendi isini kuruyor, kadinlar ise es desteginden faydalaniyor. Erkekler imalat ve teknik konularda isler açarken kadinlar hizmet sektörüne giriyor. Öte yandan kadinlarin çogu egitim eksikligi ve finansman bulamadiklari için girisimci olamiyor.

 

Necla Haliloglu: KOSGEB’ten Necla Haliloglu, Türkiye’de yeni bir model olan ISGEM/Is Gelistirme Merkezleri’ne degindi. KOSGEB’in taraf oldugu 7 ISGEM’in disinda sadece kadinlara yönelik faaliyet gösterecek 3 yeni ISGEM kurulmasi planlaniyor. Haliloglu, önlerindeki en büyük sorunun ISGEM’lerin hukuki statüsünün netlige kavusmamasi oldugunu söylüyor. Konuyla ilgili KOSGEB’in hazirladigi kanun taslaginin savunulmasini ve sahiplenilmesini istiyor.

 

Funda Suran: Türkiye’deki 3 ABIGEM’den biri de Gaziantep’te faaliyet gösteriyor. Gaziantep ABIGEM’den Funda Suran; Hanimeli Pazari, kadin el ürünlerinin pazarlanmasi, kadin inkübatörü kuracaklarini açikliyor. Sadece kadin girisimcilerin konuslanacagi inkübatör düsük gelir grubundaki kadinlari girisimci yapacak.

 

Tunç Çelik: TOSYÖV Istanbul Destekleme Dernegi’nden Tunç Çelik, KOBI’lerde islerin iliskiler üzerine kuruldugu için sistem haline gelmedigini anlatiyor. Islerin gidisati patronun çabasina ve eforuna bagli oldugundan pazara hakim olunamiyor, sistem yoklugu nedeniyle baska bir yere kopyalanarak is büyütülemiyor. Sirkete yeni katilanlar ise nasil katki saglayacagini göremiyor. Çelik, bunlarin önlenmesi için yönetim becerilerinin gelistirilerek sistem haline getirilmesini öneriyor.

 

Hakan Çevik: Bilge Adam Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Hakan Çevik, girisimcinin ‘dogru’ ve ‘iyi bildigi’ isi yaptigi taktirde basariyi yakalayacagini düsünüyor. Firsatlar denizi sendromuna düsünlerin ömrünün kisa olacagina isaret ediyor. Çevik’e göre dogru ise karar verdikten sonra dengeli odaklanmali. Hem bugünü hem de gelecegi olan bir ise girilmeli.

 

Nihat Güçlü: OSTIM Sanayici ve Isadamlari Dernegi(OSIAD) Baskani Nihat Güçlü ise küçüklükten beri rekabetin kötü birsey gibi ögretildigini, aza kanaat etmenin istendigi bir toplumda büyüdügümüzü hatirlatiyor. Oysa girisimcinin maceraci, risk almayi ve yeniligi seven bir kisilik yapisi tasimasi gerektigini dile getiriyor. Güney Afrika ve Latin Amerika’dan örnek veren Güçlü, bu ülkelerde issizligin yaygin olmasi nedeniyle girisimciligin dinamik oldugunu vurguluyor.

 

Üretimden ihracata

 

Çetin Nuhoglu: Uluslararasi Nakliyeciler Dernegi Baskani Çetin Nuhoglu, KOBI’lerin ihracatta varlik göstermeleri için güçlü lojistik sirketlerinin bunlara katma deger saglamasini önsart kosuyor. Burada kamunun gelecegi tasarlamasinin önemine dikkat çekiyor.

 

Ahmet Arkan: Istanbul Sanayi Odasi’nin açikladigi 1. ve 2. büyük 500 firmaya iliskin verileri degerlendiren Arfesan A.S. Yönetim Kurulu Baskani Ahmet Arkan, ithalata dayali büyüme anlayisini yanlis buluyor. Sermayenin milliyeti olmadigini söyleyen Arkan ancak sanayiyi milli tutmanin zorunluluguna inaniyor. Arkan, “KOBI’ler iktisadi yasamimizin yaris atlaridir, onlari korumak, onlari kollamak, yasatmak zorundayiz” uyarisini yapiyor. KOBI’lerin artik dayanma gücü kalmadigini dile getiren Arkan, “Sadece bugünü çevirecegim diye sicak paraya kucak açmak Türkiye’yi felakete sürüklemektir” öngörüsünde bulunuyor. Arkan, ihracatlarin içinde ne ölçüde katmadeger oldugunun da müstesarlikça arastirilmasini istiyor.

 

Umut Oran: KOBI konusunda standart bir tanim olusmadigini söyleyen Bolu Ticaret ve Sanayi Odasi Meclis Baskani Umut Oran, Türkiye’nin net bir KOBI tanimina ihtiyacini öngörüyor. Artik bazi KOBI’lerin birleserek dünyada ilerleyebilecegine inanan Oran, Türkiye’nin amacinin AB degil, demokratik, siyasal, sosyal, kültürel gelisim amacina giden yolda AB’nin araç görülmesini istiyor. Oran farklilik yaratmanin öneminin de altini çiziyor. Katilimci, çok sesli sivil toplum örgütlerinin varligi ihtiyacindan sözeden Umut Oran, herkesin kendi kapisinin önünü süpürmesi, aynayi kendine tutmasi gerektigini düsünüyor.

 

Selahattin Dogan: Yurtiçi Kargo’yu temsilen konusan Selahattin Dogan, dünyada genetik ve lojistik isinin yildizinin parlayacagini söylüyor. Dogan, Türkiye’nin lojistige çok uygun konumu nedeniyle Basra Körfezi’nin yerini alacagini öngörüyor.

 

Ziya Altunyaldiz : DTM Ihracat Genel Müdür Yardimcisi Ziya Altunyaldiz “Üretemezseniz, ihracat yapamazsiniz” diyor. Katmadegeri yüksek, daha rekabetçi, yüksek teknolojili ürünler üretilmesinin önemine dikkat çeken Altunyaldiz, devletin KOBI’lerin kurumsallasmasini hizlandiran çalismalarina karsin 10 yillik uygulamada istenen sonuçlarin alinamadigini kaydediyor. DTM’nin bir ihracat stratejisi gelistirdigini ifade eden Altunyaldiz, tüm sivil toplum kuruluslarini, ilgili kurumlari, herkesi bu plana katki saglamaya çagiriyor. Üniversite-Sanayi

 

Ural Akbulut: Üniversite-sanayi isbirligi paneli ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut baskanliginda gerçeklestirildi. Toplantida konusan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi  rektörü Prof. Dr. Bektas Açikgöz, bölgesel bazda üniversite-sanayi isbirligi çerçevesinde açilan bölüm ve programlar hakkinda bilgi verdi. Çaycuma Ilçesi’nde gida sanayiyi desteklemek amaciyla Gida Teknolojisi Programi baslatan üniversite, Organik Tarim Programi kurulmasi çalismalarini da sürdürüyor. Açikgöz, sanayi ve üniversite isbirligini gelistirmek için bir dizi projeler gelistirdiklerini aktariyor.

 

Rasih Demirci: TOBB- ETÜ Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Rasih Demirci, Türk sanayisinin küresel dünyada ekonomik-teknolojik alanda girisimci, rekabetçi bir aktör olmasi için kamu ve özel sektörün istedigi insan tipinin yetistirilmesini amaçladiklarini söylüyor. Gençlerin üniversiteden sanayiye sorunsuz adapte olmasi için arastirmalar yaptiklarini söyleyen Demirci, gelismis ülkelerde tercih edilen “Ortak Egitim” modelini benimsediklerini anlatiyor. Programda üniversite ögrenimi sirasinda degisik programlar uygulaniyor, ögrenci bazi dönemlerde programa katilan sanayi kuruluslarinda fiilen (ücretli) çalisiyor. Program kapsaminda sanayide geçen çalisma süreleri 4 yillik lisans ögrenimi sirasinda 6-12 ay sürebiliyor.

 

Hamit Serbest: TÜBITAK, üniversite-sanayi isbirligini 1997’den beri uyguladigi ÜSAM (Üniversite Sanayi Ortak Arastirma Merkezi) modeliyle yürütüyor. TÜBITAK Baskan Danismani Hamit Serbest; ÜSAM’in en az bir üniversite ve minimum üç sanayi kurulusu girisimiyle hayata geçirilebilecegini belirtiyor. ÜSAM sanayici ve üniversite isbirligiyle belirlenen bir teknoloji  alaninda çalismalar yürütüyor. Birçok basvuru yapilmasina ragmen bugüne kadar 5 ÜSAM projesi hayata geçmis.

 

Ziya Karabulut: Toplantiya kamu adina katilan Sanayi ve Ticaret Bakanligi Sanayi Arastirma ve Gelistirme Genel Müdürü Ziya Karabulut, sayilari 20’e ulasan teknoloji gelistirme bölgeleri hakkinda kisa bir bilgi veriyor. Karabulut, Türkiye’nin farkli üniversitelerinde 2, 3 tane daha teknoloji gelistirme bölgesi kuracaklarini anlatiyor. Türkiye geneline kurulan teknoloji gelistirme bölgelerinin 10’u aktif halde 500 firmaya ev sahipligi yapiyor. Bölgelerde bugüne kadar 10 bini askin proje çalismasi yapildigini anlatan Karabulut, aralarinda Amerika, Israil, Fransa, Ingiltere’nin bulundugu ülkelere Eylül ayi itibariyle 40 milyon dolarlik ihracat yapildigini söyledi. Karabulut, sanayi-üniversite isbirligini istenilen seviyeye ulastirmak için Sanayi Tezleri Projesi(SAN-TEZ)’ni gelistirdiklerini açikliyor. SAN-TEZ, üniversitelerde yapilan bilimsel arastirmalarin ticarilestirilmesini amaçliyor. SAN-TEZ, Ankara Sanayi Odasi, Orta Dogu Teknik Üniversitesi ve Sanayi Arastirma ve Gelistirme Genel Müdürlügü isbirligi ile olusturuluyor. SAN-TEZ, öz varliklariyla teknolojik proje gelistiremeyen kuruluslara hem üniversite hem devlet destegini kapsiyor.

 

Engin Ataç: Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç ise üniversite-sanayi isbirligi gelistirmek için 2004- 2010 yillarini kapsayan  “Endüstriyel Doktora” projesini dile getiriyor. Endüstriyel Doktora projesi ile sanayiye yatkinligi yüksek ve sanayiyi yakindan taniyan doktora ve arastirmacilar yetistirilecek. Mobilya Sanayicileri Dernegi ve Seray Mobilya Yönetim Kurulu Baskani Ali Özkan, kisa süreli staj sisteminin sanayi- üniversite isbirligini olumsuz etkiledigini belirtiyor.

 

Eslestirme Merkezleri

 

Oturumun baskanligini TOSYÖV Baskan Yardimcisi A. Kurtcebe Alptemoçin yürüttü. Toplantiya KOSGEB adina katilan Metin Bagdat, KOBGEB’in eslestirme merkezleri projesini anlatti. Eslestirme Merkezi Modeli; büyük ölçekli sanayi ve ticaret kuruluslarinin rahatça yaptiklari uluslar arasi isbirliklerinin ölçegini küçülterek, bunu KOBI’ler düzeyine yayginlastirmayi amaçliyor. Eslestirme merkezi Türk ve dünya KOBI’lerinin ortak veri tabani ile ekonomik, teknolojik ve idari uyumu ve dayanismanin saglanmasini gerçeklestirecek. MIS Danismanlik yetkilisi Savas Dogru, eslestirme merkezlerinin uluslar arasi ticaretin katalizörleri oldugunu söyledi.Eslestirme Merkezi Isleticisi Abdülkadir Gök, Rusya’nin baskenti Moskova’da kurulan 4 bin 700 isyerili  Eslestirme merkezi “ ESMER” i anlatti. Gök; “ Öncelikle Moskova da Türk firmalarinin ürünlerini pazarlayabilecekleri büyük bir toptanci ticaret merkezinde firmalarimiz için 300 firmalik bir yer ayirdik. Türk firmalarini buraya yerlestirmeye basladik. Birçok firmamiz Laleli’de Osmanbey’de magaza açar gibi bu ticaret merkezinde de magazalarini açtilar ve Moskova Piyasasinda ürünlerini yerinde sergiliyor, ticaret yapiyorlar” yorumunu yapti. Girisim Danismanlik adina konusan Andan Sahsuvar; dünyada KOBI’lerin artik stratejik hareket etmesi gerektigini dile getirdi.

 

Yan Sanayi-Ana Sanayi

 

Ates Vuran: Istanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ates Vuran’in yönettigi oturumda yansanayi-anasanayi iliskileri irdelendi. Yüksek ögrenim politikamizin tekrar gözden geçirilmesini isteyen Vuran, üniversite-sanayi isbirligi olabilecek yerlerde üniversite açilmasini istedi. 

 

Sekib Avdagiç: Küresellesen dünyada ana-yansanayi iliskisinin önemine deginen Istanbul Ticaret Odasi Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Sekib Avdagiç, bugün üretimde tüm dünyayi hedef gösterdi.

 

Yunus Çiftçi: TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Çiftçi, kaynak yaratamayan bir yansanayinin yatirim yapamayacagini, Ar-Ge gelistiremeyecegini söylüyor. Otomotiv sektörünün güçlendirilmesi için ana-yansanayi güçbirligi, yerel yansanayiden daha çok istifade, gerçek kur politikasi, Ar-Ge, Ür-Ge’ye destek verilmesi, AB’den kullanilmis araç girisine izin verilmemesi önerilerini getirdi.

 

Barbaros Demirci: PAGEV ve PAGDER Genel Sekreteri Barbaros Demirci, plastik tüketiminin fazlaligini ülkelerin gelismisliginin göstergesi diye niteliyor. Plastik sektörünün ileride bölgesel bir oyuncu olacagini öngören Demirci, ana-yansanayi iliskisinde “kazan-kazan” iliskisi kurulamamasi, düsük kur politikasi uygulamalarinin ithalata dayali üretimi getirdigini açikliyor. Önerisi sektörün artik ithalata dayali katma deger yaratmayan üretim ve ihracattan, katma degeri ileri teknoloji üreten bir konuma gelmesi için tüm sektör bilesenlerinin isbirligi ve güçbirligi yapmasi.

 

Harun Masatoglu: Ihracattaki basarinin kaliba dayali oldugunu söyleyen Uluslararasi Kalipçilar Dernegi Baskani Harun Masatoglu, ithalat ve ihracatin birbirini dengeleyememesini anasanayinin kalip sektörünü destekleyememesine bagliyor.

 

Murat Önay: Beyaz Esya Yan Sanayicileri Dernegi (BEYSAD) Baskani Murat Önay anasanayi-yansanayi iliskilerinde Gümrük Birligi’nden sonra isin renginin degistigine dikkat çekiyor. Önay’in deyimiyle çantalarini alan Çin’e gitmis. Içeride çok para kaybettiklerinin altini çizen Önay ama ihracattan çok güzel para kazandiklarini ifade ediyor. Dünyanin her tarafina is yaptiklarini anlatan Murat Önay, Türkiye beyaz esya yansanayisinin Rusya’ya gidecegini aktardi. Önay, Türkiye’de ana-yansanayi iliskisini kötü gidisatina karsin Türk yansanayisinin dünya pazarinda iyi bir yer edinecegine inaniyor. Önay, marka satamadiklarini, fiyatta indirim yaparak kazançli çiktiklarini açikliyor.

 

Ercan Tezer: Otomotiv Sanayi Dernegi Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, ana-yansanayi iliskisinde gerçek anlamda uzun vadeli, seffaf, güvene dayali bir iliski olursa gelecekte otomotivde dünyada güçlenecegimizi bildiriyor.

 

Rekabet politikasinin Etkileri

 

Nurettin Kaldirimci: Rekabet KOBI’lerin yumusak karni. Türkiye’nin bu konudaki yetenegini yükseltecek çalismalarin ele alindigi paneli Rekabet Kurumu Üyesi Prof.Dr. Nurettin Kaldirimci yönetti. Konusmacilardan SPS Grup Yönetim Kurulu Baskani Erhan Akman, “Ne kadar marka oldugunuzu bir düsünün’ derken “Markalasmadiysaniz sadece piyasada bulunansinizdir” uyarisini yapiyor.

 

Ali Alp: TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Ögretim Üyesi Doç.Dr. Ali Alp, Türkiye’deki reel faizlerin yüzde 15’in üzerinde olduguna dikkat çekiyor ve “Bu isletmelere yönelik finansal olanaklar gelistirilmeli” diyor. Bazi KOBI sahiplerinin sahsi kredi kartiyla hammadde alip rekabet etmeye çalistigi örnegini veren Alp, bu kosullarda rekabetin zor oldugunu vurguluyor.Melih Bulu: Ulusal Rekabet Arastirmalari Kurumu(URAK)’ndan Melih Bulu, inovasyon anlaminda Türk özel sektörünün üniversiteleri geçtigini söylüyor. KOBI’lerin rekabet güçlerini yükseltmek için ‘kümelenmesi’ gerektigini düsünen Bulu, “Örnegin Sultanahmet’te turizmle ilgili tüm hizmet sunanlar birarada. Türkiye genelinde birbirini tamamlayici üretim yapan ve hizmet sunanlari cografi olarak biraraya getirmeli ve kümelendirmeliyiz” görüsünü aktariyor. Bu sistemin tüm dünyada çok popüler oldugunu ekliyor.

 

Vedat Kunt: Izmir ABIGEM Müdürü Vedat Kunt, KOBI taniminin bir türlü yapilamadigina dikkat çekerek, “Demek ki bu yapidan beslenen mekanizmalar var” yorumunu getiriyor. Türkiye’de KOBI’lerin yapisinin bilinmemesini elestiren Kunt, “Önerim su, TSO’lere üye kaydi yapilirken veya üyeler yilda bir kez aidatlarini yatirirken bu bilgiler kolaylikla temin edilebilir. Biz de sahip oldugumuz KOBI yapisini görürüz” diyor.

 

Fikri ve Sinai Mülkiyet Haklari

 

Oturumun baskanligini Türk Patent Enstitüsü Baskani Doç. Dr. Yusuf Balci yapti.

 

Can Baydarol: Istanbul Bilgi Üniversitesi’nden Can Baydarol, dünyada marka ve patent bilincinin kültürel nedenlerle daha önce gelismesine ragmen Türkiye’de bu sürecin geç isledigini ifade etti. Türkiye’nin ancak Ar-Ge ile gelismesini sürdürecegini iddia eden Baydarol söyle devam etti; “Türkiye fakir ülkedir. Ancak bu saatten sonra gelismek istiyorsa Ar-Ge’ye gerekli önemi vermelidir. Patent haklari bir teknik sorun degil bir siyasi sorundur. Toplum olarak hala patent alma seviyesine gelmedik.” Ibrahim Mirmahmutoglu: Dizayn Grup Yönetim Kurulu Baskani Ibrahim Mirmahmutoglu, Dizayn örneginden yola çikarak girisimcinin ancak Ar-Ge ile büyüyebilecegini söyledi. Türkiye’nin eksikleri bulundugunu hatirlatan Mirmahmutoglu; toplumun gelismesini istiyorsak “Beyin göçüne karsi beyin gücünü savunmaliyiz” dedi.

 

Mehmet Akyürek: Iç Anadolu Sanayicileri Is Adamlari  Dernekleri Federasyon Baskani Mehmet Akyürek, Türk KOBI’lerinin marka ve patent gücünü dogru sekilde uygulamamasinin nedeni olarak egitimi gösterdi. Akyürek, AB sürecinde KOBI’lerin bilinçlendirilmemesi halinde yok olacagini savundu.

 

Kemal Yamankaradeniz: Uluslar arasi Patent Birligi Baskani Kemal Yamankaradeniz; “Deger üretmek istiyorsak degeri korumamiz da gerekir” dedi. Ismail Alapala: Alapala Makine Yönetim Kurulu Baskani Ismail Alapala, gelismis ülkelerde kopya ürünün olmadigini ancak Türkiye’de sirketlerin kopya ürün kullanarak pazarda rekabet ettigini kaydetti.

 

Alapala, toplum olarak kendi teknolojimizi üretmemiz gerektigi üzerinde durdu.

 

Sanayi yerleskeleri dertli

 

Türkiye’de sanayinin disipline oldugu yerleskelerin sorunlari bitmiyor. ITÜ Rektörü Prof.Dr. Faruk Karadogan’in yönettigi bu panelde, Organize Sanayi Bölgeleri(OSB), Küçük Sanayi Siteleri(KSS), Serbest Bölgeler ve Endüstri Bölgeleri’nin sorunlari ön plana Hayrettin Altun: Sanayi ve Ticaret Bakanligi Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdür Yardimcisi Hayrettin Altun, yurt genelinde tüzel kisiligini kazanmis 235 OSB oldugunu aktardi, burada 29 bin 500 tesisin yeraldigini ve 560 bin kisinin istihdam edildigini kaydetti. Altyapi isleri için uzun ve düsük faizli kredi veren Bakanlik simdiye kadar OSB’lere 25 milyon YTL ödenek kullandirdi.

 

OSB’lerdeki tesisler tamamlandigi zaman yaklasik 1 milyon kisiye is saglanacak. Altun, “235 OSB’den 18’inin aritma tesisi tamamlandi.

 

OSB’leri yapip birakmiyoruz. Bunlarin tümünün aritma tesisleri olacaktir” dedi.

 

Orhan Aydin: Mikro ve küçük isletmeler diyari Ankara OSTIM OSB’nin Baskani Orhan Aydin, isletmelerin inovasyon yeteneklerini gelistirmek için ODTÜ ile teknopark çalismasi yaptiklarini söylüyor. Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Egitim Merkezi’ne sahip OSTIM, bünyesindeki isletmelerin kalifiye eleman sorununu kendi içinde çözüyor.

 

Orhan Aydin, OSTIM’in kendi elektrigini üreterek yüzde 20’lik avantaj sagladigini ve dogalgazi Botas’tan ucuza aldigini anlatiyor. Kurulan fiberoptik sebeke ile sanayiciler OSTIM içinde ücretsiz konusuyor, ayrica çok ucuza internete baglanabiliyor. Bölgenin ve firmalarin tanitimina büyük önem veren OSTIM, web sitesi, tanitim katalogu ve her 2 yilda bir ihracata yönelik çikardigi rehberle bunu sagliyor. Orhan Aydin, OSTIM’in bölgesel bir kalkinma modeli olarak görüldügü için birçok ülkeden model uygulama konusunda teklif aldiklarini belirtiyor.

 

Bilal Hanci: Istanbul Tuzla OSB Baskani Bilal Hanci, 1 Nisan 2005’ten itibaren enerjide yüzde 5’lik indirimin kaldirilmasinin OSB’lere yatirimi caydirici nitelikte oldugunu savunuyor.

 

Tuzla OSB gibi gelismekte olan bir bölgenin serbest tüketici sayilmasi için 7 milyon 800 bin watt’lik yillik tüketime ulasmasi gerektigini aktaran Hanci, “Tüketimin artmasi için öncelikle OSB’ye yatirimci çekilmesi lazim. Sartlar zorlasirsa yatirimci zor bulunur” seklinde düsünüyor.

 

Ertugrul Isiksoy: Ege Serbest Bölgesi(ESBAS)’in görüslerini açiklayan Genel Müdür Yardimcisi Ertugrul Isiksoy, ülkemizin son 10 yilda 3.5 milyar dolarlik dogrudan yabanci sermaye çekmesine ragmen Çin’in yilda 50 milyar dolarlik çektigini vurguluyor. Oysa UNCTAD raporuna göre, Türkiye yilda 30 milyar dolarlik yabanci sermaye çekebilir. Isiksoy, Tesvik Yasasi’nin Serbest Bölgeler üzerinde olumsuz etkiler yarattigini ve bunlarin düzeltilmesi gerektigine isaret ediyor.

 

Ali Yüksel: OSB’ler Üst Kurulu(OSBÜK) Genel Sekreteri Ali Yüksel, Organize Sanayi Bölgeleri’nde yatirim yapmayi özendirici avantajlarin kalmadigina isaret ediyor.

 

Yüksel, rafineri, savunma sanayi, çimento, demir-çelik ve gemi sanayi disinda kalan, 1.000 ve daha çok kisi çalistiracak her türlü imalat tesisinin OSB’lerin disina kurulmasina izin verilmemesini istiyor.

 

Devlet destekleri

 

Ramazan Aktas,: Günümüzde “Benim bildigim, dogrudur”u en yanlis bulan TOBB ETÜ Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Aktas, çagin temel girdisi enformasyona dikkat çekiyor.

 

Rüstü Bozkurt: Türkiye’nin en büyük problemi Dünya Gazetesi Yazari Rüstü Bozkurt’a göre aliskanliklarla yönetilmesi. Bozkurt, Türkiye’de devlet desteklerinin ne bölgelerarasi kalkinmayi ne de kalkinmayi getirmedigine inaniyor.

 

Serpil Kaçaroglu: Ihracata yönelik devlet yardimlarini DTM Sube Müdürü Serpil Kaçaroglu anlatti. Kaçaroglu, KOBI’lere yönelik, çevre, Ar-Ge, ofis-magaza açilis, marka  yardimlarindan da sözederek KOBI’lerin proje bazinda TÜBITAK’a, sermaye bazinda TTGV’ye basvurabilecegini söyledi. Ürünlerinde Made in Turkey ibaresini kullanan KOBI’lere ek bir yardim yapildigini da ekledi.

 

Saadet Deniz: Hazine Müstesarligi Tesvik Uygulamalari Genel Müdürlügü Daire Baskani Saadet Deniz, imalat ve hizmet sektörünü desteklediklerini anlatiyor. Madencilik, yazilim gelistirme, turizm yatirimlari gibi alanlari destekleyen Müstesarlik, KOBI Tesvik Belgesi edinen KOBI’lerin yatirimlarinda makine, teçhizat, bina insaat harcamalarini karsiliyor.

 

Mustafa Kaplan: KOSGEB Ikitelli IGEM Müdürü Mustafa Kaplan, KOSGEB’in tespit ettigi 47 bin isletmeye iliskin verilerle Türkiye’nin KOBI fotografini çektiklerini belirtiyor. KOBI’lere isletmenin gelisimini destekleyici katkilar sunduklarini ifade ediyor. Stratejik yol haritasini çikarip KOSGEB’e basvuran KOBI’lere egitim, Ar-Ge, ürün standart belgeleri alma, test analizleri, sinai mülkiyet haklari, ortak kullanim amaçli makine-teçhizat, yurtdisi-yurtiçi fuarlara katilim, yurtdisi isgezisi destekleri veriliyor.

 

Hamit Serbest: TÜBITAK yardimlarini anlatan TÜBITAK Baskan Danismani Prof. Dr. Hamit Serbest, KOBI’lerin epey çaba gösterdigini ama yeterince sonuç alamadigini gözlemliyor.

 

Yeterince Ar-Ge yapmayan sektörleri elestiren Serbest, KOBI’lerin devlet desteklerine ulasabilmeleri için bir altyapi olusturulmasini talep ediyor.  

 

KOBI Borsalari

 

Oturuma Türkiye Is Bankasi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. A. Yavuz Ege baskanlik yapti. Ilkay Arikan: Türkiye Sermaye Piyasasi Araci Kuruluslari Birligi Genel Sekreteri Ilkay Arikan, uluslar arasi KOBI Borsalari hakkinda bilgi verdi. Arikan, ilginç bir noktaya dikkat çekti; dünyada kurulan KOBI Borsalari’nin neredeyse tamami ekonomikgücünü saglayamayarak yok olmus. Halil Sariaslan: SPK üyesi Prof. Dr. Halil Sariaslan, Türkiye’nin KOBI Piyasalarini olusturma sürecinde geç kaldigini savundu. Sariaslan, KOBI Piyasalari ile kayit disinin kayit içine alinmaya çalisildigini söyledi.

 

Ihsan Solmaz: KOSGEB Baskan Yardimcisi Ihsan Solmaz, KOBI’leri gelistirmek, ufuklari açmak için proje üzerine proje gelistirdiklerini ifade etti.

 

Ali Fatinoglu: Sanica Yönetim Kurulu Baskani Ali Fatinoglu; KOBI’lerin finans çikmazindan çikmak için yeni alternatif finansal çözümler istedigini söyledi.  

 

Çevre sanayisi olusmali

 

Ismail Bayer: TOBB Baskanlik Özel Danismani Ismail Bayer, AB sürecinde  isçilerin yogun bir sendikalasmaya gidebilecekleri konusunda uyardi. Babadan kalma yöntemlerle KOBI’leri ayakta tutamayacaklari için desteklenmelerini sart görüyordu. Egitim ve bilgilendirme faaliyetleri KOBI’lerin AB sürecine ayak uydurabilmelerinde basi çekiyor.

 

Gökhan Günaydin: Müzakerelerde tarim konusunun önemine dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odasi Baskani Gökhan Günaydin, Türkiye 10 yil içinde tarimda çalisan yaklasik 7.1 milyon nüfusu, 1.1 milyona indirecek. Ancak bu pek mümkün gözükmüyor.

 

Kirda konumlanan, neredeyse en egitimsiz kesimden olusan bu insanlarda kadin-erkek istihdami neredeyse esit. Dolayisiyla bu insanlarin baska sektörlere aktarmak imkansiz. KOBI’ler açisindan bakildiginda tarimsal ürün isleyenlerin üretim ve isleme süreçlerinde rekabet edebilirlilik sorunu ortaya çikiyor dedi.

 

Metin Kerestecioglu: Türkiye’nin görüsmelerin teknik boyutunu kaçirdigini, AB’nin çevre hakkinda getirdigi düzenlemeleri sanayicilerin kendi sorunu saymadigini, sorunun disindaymis gibi davrandiklarini kaydetti.

 

Türkiye’nin gelirinin 2001’e kadar yaklasik yüzde 0.7’sini çevreye yatirdigini söyleyen Kerestecioglu, Türkiye’nin çevreye çok fazla yatirim yaptigini da ifade ediyor. Endüstriyel kirlilik konusunda ise 8 senelik bir geçis süresi düsünüyor.

 

Lebib Misirli: Türkiye Giyim Sanayicileri Dernegi Yönetim Kurulu Üyesi Lebib Misirli, KOBI’lere yönelik yeni bir egitim programi projesi gelistirdiklerini aktardi. Mustafa Öztürk: Oturumu yöneten Çevre ve Orman Bakanligi Müstesar Yardimcisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk, özellikle atik yönetimi konusunda hazirlanma-lari için giyim sanayicilerini uyardi. Su konusuna da dikkat çeken Öztürk, “Türkiye’de suyun su anda 9 kocasi var” diyerek durumu özetliyor.

 

Çevre sanayi sektörünün olusturulmasini, özel sektör tarafindan gelistirilmesi ve isletilmesi görüsünü savunuyor. Caner Zambak: AB’deki KOBI’lerle Türkiye’deki KOBI’lerin yasadigi sikintilarin benzestigini kaydeden Istanbul Sanayi Odasi Çevre Ihtisas Kurulu Üyesi Dr. Caner Zambak, bu konuda AB ülkelerinin mikro KOBI’lerine biraz esneklik tanidigindan sözetti.. Bazi hizmetler mikro KOBI’lere ücretsiz ayagina giderek saglanmali; atik yönetimi, kirlilik önleme hizmeti, tesiste danismanlik verilmeli, finans destegi saglanmali. 

 

AB yardimlari hangi projelere?

 

Tunay Ince : KOBI’lere yönelik Avrupa Birligi yardimlarinin aktarildigi panelde ABGS Genel Sekreter Yardimcisi Tunay Ince AB’nin mali yardimlarda adil davranmadigini belirtti ve aday ülkelerden Romanya’ya 5.1 milyar Euro, Polonya’ya 15.3 milyar Euro yardim yapilirken Türkiye’ye sadece 1.5 milyar Euro verildigini söyledi.

 

Namik Ata: ISKUR Genel Müdürü Namik Ata, Türkiye’de is piyasasina katilimin AB’ye göre düsük olduguna isaret ediyor. Kayitdisi istihdam, kadinlarin is gücüne katilamamasi, egitimsizlik ve gençlerde issizlik baslica sorunlar. ISKUR’un ‘Aktif Isgücü Katilim Programi’ hakkinda bilgi veren Ata, bu kapsamda 245 projenin hibe almaya hak kazandigini belirtiyor.

 

Okan Kara: Avrupa 6. Çerçeve Programi Ulusal Temas Noktasi’ndan Okan Kara, “Gelismis ülkelerdeki KOBI’lerle rekabet etmenin en iyi yolu kendi teknolojinizi üretmektir” diyor. Ar-Ge çalismalarinin riskli oldugunu dogrulayan Kara, finans destegi almak gerektigini ve AB 6. ÇP’nin dogru adres oldugunu belirtiyor.

 

Meral Sayin: GAP Girisimci Destekleme Merkezi(GIDEM)’den Meral Sayin ise Sanliurfa, Adiyaman, Diyarbakir ve Mardin’de hizmet verdigini söylüyor. Bu illerdeki isletmelerin rekabet gücünü yükseltmek için Kümelendirme Projesi uygulayan GAP GIDEM, Adiyaman’da tekstil ve konfeksiyon, Sanliurfa’da organik tarim, Diyarbakir’da mermer ve Mardin’de ev sarapçiligi ve gümüs telkari konusunda girisimcileri tesvik ediyor.

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İşsizlik nasıl çözülür?
Yeni yatırımlarla
Mesleki eğitimle
İktisadi büyümeyle
İstihdam yüklerinin azalmasıyla


 




Hakkımızda | Künye | Misyon & Vizyon | Dergi İlan Tarifesi | Web Reklam Tarifesi | Okur Profili | İletişim



About Us | Employees | Mission & Vision | Advertise | Web Banner Advertise | Reader Profile | Contact