Haydi inovasyona (1/2) Ekim 2006
Müzakere’de AB ölçülerine (yüzde 3) yaklasmak için Ar-Ge ve Inovasyona GSYIH’mizdan ayirdigimiz, bugün yüzde 0.67 olan payi 2010 yilinda yüzde 2’ye çikaracagiz.
Bu da kamuda ve özel kesimde yaraticiliga ve yenilikçilige dönük yeni bir seferberlik anlamina geliyor.
2007-2010 yillari arasinda 29.8 milyar dolarlik bir inovasyon pazari olusacak.Inovasyonu kapak konusu yapmamiz bosuna degil. Çünkü, hem üründe, üretim yöntemlerinde, yönetim sistemlerinde ve bir bütün olarak kisilerin, sektörlerin, kurumlarin ve toplumsal faaliyetin her yerinde, üretim ve tüketim süreçlerinde “Yenilikçilik” anlamina geliyor, hem de katma-deger ve toplumsal refah yaratiyor. Ar-Ge ve inovasyonda Türkiye simdilik “iyi” görünmüyor! Bugün Türkiye’de “inovasyon”u küçük bir kesim konusuyor. Rekabetçi, istikrarli büyümesini sürdüren, sosyal refah düzeyi ve yasam kalitesi yüksek bir ülke olamayisimizin nedeni de zaten inovasyonla beslenen bir toplum ve ekonomi haline gelememis olmamizdir. Kapali tarim ekonomisinden kalma kültürümüz inovasyonu engelliyor. “Eski köye yeni adet getirme!”, “Basimiza icat çikarma!” gibi sözler Türkçemizin demirbaslari. O halde Invasyon toplumuna geçmemiz, kültürel degisimle birlikte olmak zorunda.
Dünyadaki bugünkü yerimiz
Biz, arastirmaya kaynak ayirmada gelismis ülkelere göre cimri davrandik. Arastirma ve Gelistirme’ye (Ar-Ge) gayri safi yurt içi hasilamizdan ayirdigimiz öde-nek, son yillarda görünür bir artis olmasina ragmen ortalama yüzde 0.67 civarinda seyrediyor. Bu oranABD’de yüzde 2.72,AB’de yüzde 2.24 olarak gerçeklesiyor. Güney Kore’deise tami tamina bizim dört katimiz, yani yüzde 2.65!Ülke olarak 2003 yilinda Ar-Ge için toplam 1.6 milyar dolar harcamisiz. Ayni yil içinde Ar-Ge bütçeleri Microsoft’un 7 ve NASA’nin 15.38 milyar dolardi. Kiyas durumu gösteriyor.
Arastirmada çalisan sayimiz bakimindan da dünyadaki yerimiz iyi degil.OECD Bilim ve Teknoloji Göstergeleri Raporu’na göre ülkemizde tam zaman esdegeri Arastirma– Gelistirme personeli 27.000 civarinda kisiden ibaret. Bu da toplam istihdamin yüzde 1.2’sine denk geliyor. Yakin zaman araligi ile bakarsak bu oran Rusya Federasyonu’nda yüzde 15.6, Danimarka’da yüzde 13.0, Ispanya’da yüzde 7.7 ve Yunanistan’da yüzde 6.8 görünüyor. Yani 70 milyonluk Türkiye 27.000, 10.5 milyon nüfuslu Belçika ise 55.950 arastirmaci ile gelecegini ariyor. Bu tabloyu degistirmek Türkiye için farz oldu. BM Beseri Gelisim Raporu’ndaki yerimizin 177 ülke içinde ancak 88’inci olmasi da bu nedenledir.
Fikrimize saygi duyalim
Yenilikçi bir fikri, baskalari çalip kullanmasin diye, patentle koruruz. Bu refleksimiz de toplum olarak zayif. Türkiye’nin AB’de kayitli toplam 59,ABD’de ise 19 patenti var. ABD menseili patent günümüzde yenilikçiligin temel kriterlerinden biri sayiliyor. Kiyaslama yapalim: ABD Patent Ofisi’nden, Hong Kong dahil Çin kaynakli 1.200’ü askin patent alinmistir. G. Kore 4.671, Hindistan 376, Rusya Federasyonu 173, Israil 1.091,
Türkiye 19 patent almis!..
Içerde ise inovasyona yönelim düsük. KOBI’lerimizin hemen hiçbirinde örgütlenmis birim olarak Inovasyon faaliyeti bulunmuyor. Bu islevi diger birimler paylasiyor. KOBI’lerde “Yenilik” talepleri isletmelerin içinden çikmiyor, genellikle müsterilerden geliyor. Oysa çagimizin bu kördügümünü, yenilikçilik içimizden gelirse çözecegiz.
Ataga geçtik, hayirli olsun
Yerimizde saymiyoruz. Avrupa Birligi 2010’da Ar-Ge harcamalarini GSYIH’sinin yüzde 3’üne çikaracak. Buna biz de kismen ayak uyduracagiz, çünkü söz verdik. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) 12’nci toplantisinda Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi için 2010 yili hedeflerini belirledi (8 Eylül 2005).
Bunlardan biri, 2007’den baslayarak, Ar-Ge harcamalarinin GSYIH içindeki payinin 2010 yilina kadar ‘yüzde 2’ye yükseltilmesi. Isletmeler Ar-Ge harcamalarinin yüzde 40’ini vergi matrahindan düsebilecekler. Profesyonel arastirmaci sayimizi da 27 binden 40 bine ulastiracagiz.
Hedef ütopyakadar büyük
2007-2010 yillarinda, GSYIH’nin yüzde 2’sini Inovasyona ayirma noktasina ulasmak ne demektir. Dört yila kademeli dört asama olarak bakarsak su çikiyor:
GSYIH’miz 2006’da yüzde 7 büyüyerek, 360 milyar dolardan 385.2 milyar dolara çikacak.
GSYIH’miz her yil ortalama yüzde 5 büyür ve bugün yüzde 0.67 olan inovasyon payi 4 esit kademede artarak 2010’da yüzde 2’ye ulasirsa asagidaki hacimde bir Türkiye Inovasyon Pazari (milyar dolar) olusacak:
Inovasyon pazar büyüklügü öngörüsü:
2007404.46%1.04.06 Milyar Dolar
2008424.68%1.65.64 Milyar Dolar
2009445.91%1.87.04 Milyar Dolar
2010468.20%2.09.36 Milyar Dolar
4 yillik toplam inovasyon 26.10 Milyar Dolar
Demek ki, AB’ye uyum çabasi 26.10 milyar dolar gibi muazzam bir Türkiye Inovasyon Pazari yaratiyor. Her girisimci ve yenilikçi kisi, firma, kurum bu yeni pazardan payini almak için çalismalidir.
Akla, “siyasi irade bu hedefin arkasinda mi?” sorusu geliyor. Simdilik arkasinda görünüyor. Arastirma projelerine, 2006 yili bütçesi 1 milyar 281 milyon YTL kaynak verdi. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 14. toplantisi’nda Basbakan, 2005 yili da dahil, alinan sonuçlarin cesaretlendirdigini, Ar-Ge’ye hükümet desteginin, mali disiplin siniri da asilarak, son 4 yilda reel yaklasik 5 katarttigini açikladi. Kamu kuruluslari kendi arastirma programlarini olusturmaya basladilar. Bu, Türkiye için bir siçrama anlamina geliyor. Kamu, mevcut sorunlarini çözmek ve hizmet kalitesini artirmak için sanayicilerle, üniversitelerle ve arastirma enstitüleriyle biraraya geliyor. Sanayi yenilige, Ar-Ge’ye, kaliteye, rekabete yöneliyor.
“Ulusal Yenilik (Inovasyon) Stratejisi” gündemde. Arastirma alanlarini bütünlestirmenin yöntemleri araniyor. AB dahil, çok genis bir cografyayla köklü iliskilere sahip olmamiza dayali, tüm bu ülkelerle bilim ve teknoloji alaninda isbirligi öngören yeni bir inovasyon konsepti telaffuz ediliyor. Buna “yeniden dirilis” demek yanlis olmaz.
Kaynaklari nasil buluruz?
Inovasyon pazarinin finans kaynaklarina “Yurtiçi” ve “Avrupa” diye iki alanda bakmak gerekir.
Yurtiçi kaynaklara bakarsak önce TÜBITAK-TIDEB’i görürüz. Su tür çalismalardan birini veya birden fazlasini yapiyorsaniz, TÜBITAK’in kapisini çalabilirsiniz:
o Yeni bir ürün üretilmesi,
o Ürün kalitesinin veya standartinin yükseltilmesi,
o Maliyet düsürücü ve standart yükseltici mahiyette yeni tekniklerin uygulanmasi,
o Yeni üretim teknolojilerinin gelistirilmesi,
o Yeni bir teknolojinin yurt kosullarina uyumunun saglanmasi,
o Bu tür faaliyet sonuçlarinin faydali araç, gereç, malzeme, ürün, yönetim, sistem ve üretim tekniklerine dönüstürülmesi,
o Mevcutlarin teknolojik açidan iyilestirilmesi ve teknoloji uyarlamasi için bilimsel esaslara uygun olarak yapilan ve her asamasi belirlenmis çalismalar.
TÜBITAK’in hibe niteliginde olan desteklerinden, sanayi sicil belgesi olan kuruluslar, yazilim gelistirmeye yönelik üretken hizmet alaninda faaliyet gösteren kuruluslar ile sektör ve büyüklügüne bakilmaksizin firma düzeyinde katma deger yaratan bütün kuruluslar yararlanir.
TÜBITAK desteklerinde temel destek orani yüzde 50,azami destek orani yüzde 60’tir.
TÜBITAK desteklerinde; Ürün gelistirme projelerine sermaye destegi olarak 2 yil için azami 1 milyon USD, Stratejik odak konulari projelerine sermaye destegi olarak 2 yil için azami 100 bin USD verilmektedir.
TÜBITAK tarafindan Ar-Ge süreci içinde sayilan faaliyetler sunlardir:
oKavram gelistirme
oTeknolojik/Teknik, ekonomik yapilabilirlik etüdü
o Kavramlardan tasarima geçis çalismalari
oTasarim ve çizim çalismalari
oPrototip üretimi
oPilot tesis kurulmasi
oDeneme üretimi
oPatent ve lisans çalismalari
oSatis sonrasi sorun giderme hizmetleri
Genis bilgi için su iletisim kanallari kullanilabilir:
Türkiye Teknoloji Gelistirme Vakfi (TTGV) Inovasyon için Finans kaynaklarina ulasmada bir baska uygulamaci kurumdur.TTGV, klasik destek semasina, AB uyum süreci geregi yeni inovasyon destekleri ilave etmistir. TTGV desteklerini ve destek sartlarini konumuz içinde bir tablo olarak bulacaksiniz.
KOSGEB inovasyon destekleri
Küçük ve orta ölçekli (KOBI) isletmelere inovasyon destegi, yukaridaki kurumlar disinda bir de KOSGEB tarafindan saglanmaktadir. Bu desteklerin türleri sunlardir:
oSinai Mülkiyet Hakki Destegi
Isletmelerin; Sinai mülkiyet haklarinin etkin bir sekilde korunmasi için Türk Patent Enstitüsü’ne veya WIPO üyesi ülkelerin resmi patent kuruluslarina basvurular içindestek orani yüzde 70 olmak üzere, yurtiçinden alinacak Patent, Faydali Model Belgesi veya Entegre Devre Topografyalari Tescil Belgesi için 6 bin YTL, yurtdisindan alinacak olanlar için 10 bin YTL veriliyor.
oTest, Analiz ve Kalibrasyon Destegi
Ürün kalitelerinin artirilmasi, yeni ürün gelistirmeleri, ulusal ve uluslararasi pazarlarda ihtiyaç duyduklari ürün belgelerinin temini için gerekli olan test, analiz ve kalibrasyon hizmetlerini hibe olarak desteklemektedir. Destekleme Oranlari, Kalkinmada Öncelikli Yöre için yüzde 70, Normal Yöre için yüzde 60, Gelismis Yöre için yüzde 50 olmak üzere 10 bin YTL’ye kadardir.Teknoloji Gelistirmenin Desteklenmesi
o Teçhizat ve demirbaslarin satin alinmasina 200.000 YTL, finansal kiralama yoluyla alinmasina 50.000 (elli bin) YTL.
o Projesi KOSGEB tarafindan desteklenerek basari ile tamamlanan Isletmelere kalite gelistirme ve teknolojik donanim temini için; 50.000 (elli bin) YTL.
bunun finansal kiralama ile yapilmasina 15.000 YTL,
o Yurtiçi ve yurtdisindaki üniversitelerden alinan danismanlik hizmetine 20.000 YTL.
oAr-Ge sonuçlarini yayinlama 3.000 YTL.
oTeknopark kira destegi 20.000 YTL.
o KOSGEB birim binalarinda 24 ay islik tahsisi.
o Ar-Ge konusunda yurtdisi kongre, konferans, sempozyum vb. katilim için5.000YTL.
o CEIsaretlemesine için 30.000 YTL.
Girisimciligin desteklenmesi
Yeni girisimciler, en fazla üç yillik süre içerisinde is kurma giderleri ile makine-teçhizat ve donanim giderlerini karsilamaya yönelik destekleniyor. KOSGEB tarafindan üniversitelerde gerçeklestirilen Genç Girisimci Gelistirme Programi’ndan mezun olanlar bu destekten yararlaniyor. Destek unsurlari ve miktari söyle: Is Kurma Destegi 4 binYTL, Sabit Yatirim Geri Ödemeli Destegi olarak 40 binYTL, Sabit Yatirim (Finansal Kiralama) Geri Ödemesiz Destegi olarak 10 bin YTL veriliyor. Bilgi ve iletisim için:
Madem kendimizi AB inovasyon konseptine bagladik; bunu tam yapmaliyiz.
Türkiye’de inovasyon için en ciddi kaynaklardan biri Avrupa’dir. Avrupa Birligi dünyanin en büyük sivil arastirma ve inovasyon platformunu olusturmustur. 2007 yili basindan itibaren Çerçeve Program’larinin7’incisi baslayacak ve bütçesi 52 milyar avro civarinda olan bu programa Türkiye’den bütün firmalar ve girisimciler Ar-Ge ve inovasyon projeleriyle katilabilecekler.
Bir önceki, (6’nci) Çerçeve Programa Türkiye’den 2020 teklif gitti. Bunlarin yüzde 12.5’i kabul edildi.AB ortalamasi ise yüzde 20. Finansman açisindan Türkiye’nin basari orani yüzde 8. Bu da AB ortalamasinin altinda. Bu nedenle 7. Çerçeve Programi(ÇP) için daha çok sayida ve daha geliskin yenilikçi projeler hazirlanmali. Bu program sayesinde inovasyonu ögrenmemiz, hem de bu alana devletin sagladigi desteklerin kat be kat fazlasini (Israil aliyor) saglamamiz mümkün olabilecektir.7. ÇP büyük firsatlar denizi
7. ÇP 2007-2013 dönemini kapsayacak, 1 Ocak 2007 tarihi itibariyle baslayacak, bütçesi yaklasik 50.2 milyar avro olacak. 7. ÇP’nin su 4 ana programda toplanmasi öngörülmektedir:
Isbirligi (cooperation) Isbirligi ana programinin içine üye ülkeler arasi her türlü arastirma projesinin girmesi öngörülmektedir. Ayrica üye olmayan ülkeler ile olasi isbirliklerinin de bu programda yer alabilmesi hedeflenmektedir. Sanayi tarafindan yönlendirilmesi arzu edilen bu programin su 4 alt basligi var:
1. Isbirligi programinin temeli olup fonlarin da önemli bir kismini kullanacak ortak arastirmalar.
2. Avrupa Teknoloji Platformlarinin altinda yapilandirilacak Ortak Teknoloji Girisimleri.
3 Birlik disi arastirma projelerinin koordinasyonu.
4. Uluslararasi isbirligi.
Fikirler (ideas) Avrupa Arastirma Konseyi tüm alanlarda Avrupa arastirmalarinin en dinamik ve en ileri düzeyde projelerini yürütmesini planliyor.
Insan Ana Programi Avrupa arastirmaci nitelik ve niceliginin Maria Curie Programi’na uyumlu bir biçimde zenginlestirilmesini hedefliyor.
Yetiler kapsaminda ise arastirma altyapisinin güçlendirilmesi, arastirmalarin KOBI’lerin faydasina olacak biçimde desteklenmesi, Avrupa bölgelerinin arastirma potansiyelinin birlikte kullanilmasi düsünülüyor.
Daha önceki ÇP’lere benzer biçimde 7. ÇP altinda su 9 tematik öncelik –ve bütçeleri– belirlenmistir:
o Saglik (8.3 milyar avro)
o Gida, tarim ve biyoteknoloji (2.5 milyar avro)
o Bilgi ve iletisim teknolojileri (12.7 milyar avro)
o Nanobilim, nanoteknoloji, malzeme ve yeni üretim teknolojileri (4.8 milyar avro)
o Enerji (2.9 milyar avro)
o Çevre ve iklim degisimi (2.5 milyar avro)o Ulasim ve aeronautics (5.9 milyar avro)
o Uzay ve güvenlik (4 milyar avro)
o Beseri ve sosyoekonomik bilimler (0.8 milyar avro)
7. ÇP’nin önerilen yapisi ile önceki ÇP’ler arasindaki en önemli farkliliklar sunlardir:
oAraçlar yerine tematik öncelikler.
oSürecin basitlestirilmesi.
oTeknoloji platformlari ve ortak teknoloji girisimleri ile AB sanayicisinin önceliklerine odaklanan arastirma projeleri.
oIleri düzey arastirma projelerini fonlamak amaciyla AB Arastirma Konseyi’nin kurulmasi.
oUluslararasi isbirligi.
oBilgi bölgelerinin (regions of knowledge) yapilandirilmasi.
oÖzel sektör arastirma bütçelerini artirmak için risk paylasimini öngören bir arastirma fonlama modeli.
7. ÇP’ye paralel önemli bir Inovasyon Programi da CIP’tir. 7.ÇP’ye arastirma açisindan; yapisal fonlara ise bölgesel rekabet ve uyum açisindan bir tamamlayici olarak gelistirilmis olan CIP4 milyar 213 milyon avro bütçelidir. CIP su 3 ayri programin kombinasyonudur:
1. Inovasyon programi (EIP): 2.631 milyon avro bütçesi ile girisimciligi, KOBI’leri, endüstriyel rekabeti ve inovasyonu desteklemek üzerine yapilandirilmis.
2. Politikalara Destek Programi: 802 milyon avro bütçesi ile bilgi ve iletisim teknolojilerinin gelistirilmesini ve kullanimini destekliyor.
3. Akilli Enerji Avrupa Programi (IEEP): Ulasim sektöründeki uygulamalari içerecek sekilde, enerji verimliligi ve yenilenebilir enerji kaynaklarina yönelik 780 milyon avro bütçelidir.
Inovasyon konusunda, AB’nin de gecikmeli olarak farkettigi eksik, sosyal arastirmayla ilgili olanidir. Bu eksik 7. ÇP’de giderilmis, TÜBITAK’in da tarihinde ilk defa olarak destek kapsamina aldigi yeni bir kategori, “Sosyal Arastirma”lardir, bu arastirmalarin bilimsel-teknolojik-ekonomik gelismedeki rolü önemseniyor. Girisimcilerimiz, akademi dünyamiz, yönetici ve arastirmaci pozisyonu olan ulusal ve yerel kuruluslarimiz, bunu farketmeli, sosyal verilerin ve degerlerin ekonomiye bir dinamik olarak kazandirilmasini amaçlayan projeler üretmeyi ihmal etmemelidirler.
Ulusal inovasyonseferberligi
Bir bütün olarak Türkiye, ayrica kurumlar, sektörler, kisiler için geçerli bir hedef olarak rekabetçi bir bilgi toplumu olmak kaçinilmaz bir hedef olarak konulmussa, herkes su temel basliklari günlük ajandasina kaydetmelidir:o Bilimsel arastirma ve teknoloji gelistirme kapasitesini artirmak, sosyal ve ekonomik kalkinmayi saglamak isletmelerin kurumsal siyaseti olmalidir.
o Topluma düsünen, gözlemleyen, sorgulayan, arastiran, veri ve bilgiye dayali kararlar veren bireyler kazandirmak, egitimin ve ömür boyu egitimin eksenine konmalidir.
oBilimi anlasilir düzeyde anlatmak ve bilimin yalnizca karmasik denklemlerden olusmadigi, çevremizde geçen her olayin bilimsel bir açiklamasinin oldugu bilinçte genellestirilmeli, özellikle üniversiteler bu yönde özgürlesmeli ve aktiflesmelidirler.
oBilimi anlayan ve uygulayan, çagin teknolojisini yakalamaya çalisan, büyük bir inovasyon ordusu yaratmaliyiz.
oDünyada Ar-Ge’ye ve inovasyona yatirim için cazibe merkezi olmaya çalismaliyiz. ABD ve Japonya gibi, bu alanda önde gelen ülkelerin yani sira artik Çin, Hin-distan ve Brezilya gibi yeni rakipler geliyor, Türkiye’yi bunlara katmaliyiz.
oAr-Ge’ye olan talebi bulundugumuz/çalistigimiz yönettigimiz her yerde artirmaliyiz.
oAr-Ge ve Inovasyon harcamalarini en vazgeçilmez yatirim olarak görmeliyiz. Tasarim her yerde ve herkes nezdinde itibarini bulmalidir.
oUlusal/uluslararasi (AB basta olmak üzere) baglantilari kurup yayginlastirmaliyiz.
oBilinçlendirme isini herkes üstlenmelidir.
oBir yandan inovasyona devlet yardimlari artar, kamu ihale ve vergi sistemleri arastirma ve inovasyona yönelik olarak yeniden kurulurken, halen mevcut iç ve dis desteklere eristirecek bilgiyi ve cesareti edinmeliyiz.
oAB ile birlikte inovasyona bir yenilik kazandirdik, bu yoldan ilerleyerek; sosyal bilim arastirmalarina yogunlasmaliyiz.
oInovasyonu ödüllendirmeliyiz
oArastirma kurumlari, üniversiteler ve sirketler arasindaki isbirligini yogunlastirmaliyiz.
oYenilikte yer alan sirketler ve diger organizasyonlar arasinda kümelesmeleri (clustering) ve diger isbirligi biçimlerini gelistirmeliyiz.
oTeknoloji esasli sirketlerin kurulmasini, serbest “Inovasyon Pazari”nin olusmasini tesvik etmeliyiz.
oYenilikçilerin karsi karsiya kaldiklari idari islemleri basitlestirmeli, hatta yoketmeliyiz.
oHerkeste stratejik bir yenilik ve arastirma vizyonu bulunmasini bilinç haline getirmeliyiz.
Inovasyon egitimine hemen baslayin!
Inovasyon (yenilikçilik) yetenegi “ögrenilir” bir yetenektir. Ögrenilmesi sistematige (bilimsellige) dayanir. Her ekonomik birim bunu yapmaya kendini mecbur hissetmelidir. Kapak Dosyamizda dikkat çektigimiz, Gaziantep Sanayi Odasi’nin Inovasyon Egitimi uygulamasi, ilham verici bir model sunuyor.
Her isletmeden bir “Inovasyon Sorumlusu” belirlemesi isteniyor ve bunlar egitimden geçiriliyor. Türkiye’deki bütün Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri, bu veya benzeri Inovasyon Egitimleri için elverisli alanlardir. Hatta münferit sanayi bölgelerinde de “Inovasyon Egitim Merkezleri” kurularak böyle bir seferberlige katilmak, olanaklidir.
Türkiye abanirsa bu isi (de) basaracaktir! Dön isletmenin, tezgahinin, bilgisayarinin, ya da ögrenci isen eger, derslerinin basina, düsünmeyi baslat! M. Kemal’in su sözünü de bir kenara yaz: “Bilim tercüme ile olmaz, tetkik ile olur!”
Türkiye “Yenilik” bunalimindaTürk Sanayici ve Isadamlari Dernegi (TÜSIAD) ve Sabanci Üniversitesi Rekabet Forumu koordinasyonlugunda yürütülen Ulusal Inovasyon Girisimi’nin (UIG) hazirladigi Strateji Raporu Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in katilimiyla 18 Ekim’de kamuoyuna açiklanacak. Sivil toplum kuruluslari, özel sektör ve üniversitelerin paydasliginda gelistirilen rapor, Türkiye’nin inovasyona dayali kalkinma ve büyüme ekonomisi için proje önerilerini ortaya koyuyor. Tamamen gönüllülük esasina dayali gelistirilen projede Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri, isadamlari ve sivil toplum kurulus önderleri yer aliyor.
Sabanci Üniversitesi Arastirma ve Lisans Üstü Politikalari Direktörü ve Ulusal Inovasyon Girisimi üyesi Cemil Arikan, UIG’in ilk üye toplantisini TÜSIAD’in daveti üzerine gerçeklestirdigini ve çalisma sonrasinda Stratejik plani olusturdugunu anlatti,projenin gelisim asamalari hakkinda bilgi verdi.
ÇP’lere inovasyonda eklendi
Inovasyon sadece Türkiye’nin çikis noktasi degil. Avrupa Birligi hatta Amerika Birlesik Devletleri de benzer girisimler olusturuyor. Arikan, Avrupa Birligi’nin 2000 yilinda Lizbon stratejisi ile 2010 yili bilim ve teknoloji kararlarini olusturdugunu ancak gelinen noktada 2010 yilinin çok fizibil olmadigini gördügünü belirtti. Hedeflere ulasmada inovasyonun eksik oldugu tespitini yapan Avrupa Birligi, Çerçeve Programlarina bir yenisini ekleyerek Rekabetçilik ve Inovasyon Çerçeve Programi’ni baslatti. Programin, 7. ÇP’ye paralel sekilde ilerleyecegini aktaran Arikan, ABD’nin de benzer bir sekilde Inovasyon Gelisim Programi’ni baslattigini duyurarak Türkiye’nin baska çikar yolu olmadigini savundu. Türkiye’de zihinsel devrimin gerçeklestirilmesi gerektigini altini çizen Arikan, Türkiye’nin inovasyona ayirdigi kaynagi yeterli bulmadigini açikladi. Inovasyonun yolunu açmada girisimciligi destekleme konusuna devletin somut bir adim atmamasindan yakinan Arikan, birey ile kurumum birlestirmede ara yüzlere de ihtiyaç duyuldugunu dile getirdi.
Ulusal Inovasyon Girisimi’nde suisimler yeraliyor
Prof. Dr. Ali Dogramaci (Es Bsk.) Dr. Erdal Karamercan (Es Bsk.), Doç. Dr. Cemil Arikan, Prof. Dr. Gündüz Ulusoy, Tugrul Tekbulut, Jan Nahum, Cengiz Ultav, Ziya Boyacigiller, Fazilet Vardar Sukan, Petek Askar, Lütfi Yenel, Faruk Eczacibasi, Metin Ger, Yilmaz Argüden Yavuz Ege, Prof.Dr.Ural Akbulut, Bülent Akgerman, Ömer Aras, Prof. Dr. Atilla Askar, Celal Beysel, Hasan Denizkurdu, Ayça Dinçkök, Ahmet Cemal Dördüncü, Prof. Dr. Faruk Karadogan, Hüseyin Kiziltay, Bülent Özaydinli, Enis Özsaruhan, Prof. Dr. Ayse Soysal, Prof. Dr. Tosun Terzioglu, Agah Ugur ve Ömer Yüngül.
“Arif” olan Arif’i sevdi
Avrupa’nin 110 kentiyle ayni anda Türkiye’de ilk defa gerçeklestirilen Arastirma ve Inovasyon Festivali (ARIF 2006) Türk mucitleriyle yenilik takipçilerini biraraya getirdi. Sabanci Üniversitesi, TÜBITAK-MAM ve Zihni Sinir isbirligiyle Petrol Ofisi A.S.’nin sponsorlugunda düzenlenen etkinlik, Avrupa Komisyonu’nca baslatilan “Avrupa Arastirmaci Gecesi”nin yan etkinligi olarak kutlandi.
Gün boyu süren festivalde katilimcilar,birçok bulusu, eglenceli, renkli demolariyla bizzat deneme sansi yakaladi. Festivalin koordinatörlügünü üstlenen Sabanci Üniversitesi Mühendislik ve Doga Bilimleri Fakültesi ögretim görevlisi Prof. Dr. Aytül Erçil,23 projenin sergilendigini ve 800 kisinin festivale katildigini açikladi. Festivalde arastirmanin yayginlastirilmasi, sevdirilmesi, sonuçlarinin faydalari hakkinda toplumun bilgilendirilmesi amaciyla organizasyonu gerçeklestirdiklerinin altini çizen Erçil, etkinligi her yil gerçeklestirmeyi düsündüklerini açikladi.
ULUSAL INOVASYON HAMLESI07 EYLÜL 2006-ANKARA:
Avrupa Teknoloji Platformlari Konferansi Devlet Bakani ve Basbakan Yardimcisi
Abdüllatif Sener: Iddiali hedefler koyduk
Ar-Ge’ye verilen kaynaklarin getirisi, 3-5 yildan baslayarak ülkeye ihracat geliri, sosyal refah, istihdam ve siyasi güç olarak geri döner. O yüzden Ar-Ge çok karli bir alandir. Türkiye’nin bilim ve teknoloji stratejisi kapsaminda hedefleri Gayri Safi Yurt Içi Hasila’dan Ar-Ge’ye ayrilan kaynagin yüzde 0.67 olan seviyesinden 2010 yilinda yüzde 2’ye yükseltilmesi ve tam zaman esdeger arastirmaci sayisinin 27 bin olan mevcut seviyesinden yine 2010 yilinda 40 bin rakamina ulasmasidir.
Iddiali olarak tanimlanacak bu hedeflerin gerçeklesmesi için Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinde ilk kez ulusal bütçeden ayrilan ek kaynaklar ile desteklenme yoluna gidilmistir. Alinan bu kararin sonucu olarak 2005 bütçesinden Ar-Ge faaliyetlerine 446 milyon YTL ek kaynak ayrilmistir. 2006 yilinda da bir önceki yila göre yüzde 20 artis saglanmistir.
Önemli bir konumuz da AB Çerçeve Programlaridir. AB 7. Çerçeve Programi50 milyar euroluk büyüklügüyle bilim ve teknolojinin AB için tasidigi önemi göstermektedir. AB’ye tam üyelik müzakerelerinde ilk olarak ele alinan Bilim ve Arastirma faslina iliskin hazirlanan Tutum Kagidi’nda ‘Ilgili usul ve hususlarda anlasma saglandigi takdirde Türkiye’nin 7. Çerçeve Programi ve EURATOM’a katilma niyetinde oldugu’ belirtilmektedir. Halen Türkiye ile AB Komisyonu arasinda 7. Çerçeve Programi ve EURATOM’a katilim müzakereleri sürmektedir.TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu:
Yetismek için hizli kosmaliyiz
Bilimsel projelere ayrilan kaynak, 10 milyon YTL mertebesinden 500 milyon YTL’ye çikartildi. Desteklenecek projelerin seçim süreçlerine üniversiteler de dahil edildi. Böylece Türkiye’nin ihtiyaç duydugu pek çok projenin hayata geçirilmesi mümkün oldu.
Küresel kalkinma yarisinda, bizden önce yola çikanlara ve bizden hizli kosanlara yetisebilmek için teknolojiyi kullanmaya ve bilgi toplumu olmaya mecburuz. Geçmiste onlarin bindikleri trene binerek, onlara yetismeye imkan kalmadi.
Imalat sektöründe katma deger yüzde 7 dolayindayken, tasarim ve yazilim sektöründe yüzde 25 civarindadir.
Bilgi teknolojisi üretim hacminin, bu yil sonunda 2 trilyon dolara ulasmasi beklenmektedir. Türkiye’nin birinci lige çikmasini istiyorsak, ‘Bilgi Teknolojisi’ne dayali yapilanmayi gerçeklestirmeye mecburuz. Bunun için de Türkiye acilen, egitim politikalarini, bilgi teknolojisine dayali olarak, yeniden insa etmek zorundadir. Egitim sistemi bilisime yönlendirilir, bu alanda yapilacak yatirimlara etkin tesvikler saglanabilir, küresel pazara açilmak gerçeklestirilebilirse, daha hizli ve istikrarli bir kalkinma sürecinin fitili de ateslenebilecektir.
Birligimiz bünyesinde, tüm sektörleri kapsayacak sekilde, Türkiye sektör meclisleri olusturulmustur.
Bunlardan 2 tanesi, ‘Bilgisayar ve Iletisim Teknolojileri’ ile ‘Teknoparklar ve Teknoloji’ Sektör Meclisleridir.