STK / GYODER
Gayrimenkul sektörünü bir araya getirerek tanitim ve temsilini saglayan, sektöre kalite, kontrol ve egitim konularinda standartlar getiren ve ilkleri ile her zaman öncü olan GYODER, hem "Gayrimenkul Yatirim Ortakligi Dernegi GYODER"i hem de "Gayrimenkul Zirvesi"ni tescil ettirdi
Türkiye`deki gayrimenkul yatirim ortakliklarinin (GYO ) temsilcileri tarafindan, 1999 yilinda kurulan Gayrimenkul Yatirim Ortakligi Dernegi (GYODER), kurulusundan bu yana düzenledigi Gayrimenkul Zirveleri, konferanslar, paneller, egitim seminerleri ve Türkçe -Ingilizce olarak yayinladigi Gayrimenkul Arastirma Raporlari ile gayrimenkul sektöründeki kisi ve kuruluslarca yakindan takip ediliyor. GYODER, bugün 250’ye yaklasan üye sayisiyla sektörde önemli bir sinerji olusturuyor. GYODER`in 2000 yilindan beri düzenledigi "Gayrimenkul Zirveleri" de sektörde ilk ve tek olarak katilimcilari ve gündem yaratan içerikleri ile Türkiye`de gayrimenkul sektörünün tüm yönleriyle tartisildigi geleneksel gayrimenkul platformu haline geldi. GYODER,bu yil Gayrimenkul Zirveleri’nin sekizincisini düzenleyecek.
GYODER Baskani Bekir Cumurcu, gayrimenkul sektörünün “yurtdisina açilan kapisi” sloganiyla hareket ettiklerini belirterek, kar amaci gütmeyen bir sivil toplum kurulusu olduklarini söylüyor. Profesyonellerden olusan dernek yönetiminin amatör bir ruhla çalistigini aktaran Cumurcu, “Bizim dernegimiz, patron dernegi degildir, egolar seyrek çatisir. Bazi sivil toplum kuruluslarinda bu nedenle bir müddet sonra üzüm yemek yerine bagci dövmeye baslanir. Bizde bu yasanmaz. Kararlilik vardir, ortak konsensüsle karar alan, iyinin dogrunun üzerinde uzlasan bir grubuz. Kurumsal ve profesyonelce çalisan bir dernegiz” diyor.
Sektör, tek bir kurumdan yönetilmeli Bekir Cumurcu, Amerika’daki Konut Bakanligi’ni örnek göstererek sektörün tek çati altinda toplanmasi gerektigini savunuyor. Cumurcu, söyle devam ediyor: “Isin bütün boyutlarini bilen bir kurum, bir vücut olmali ve bütün bunlari denetleyen düzenleyen bir merci olmali. Sektörde yatirim yapilirken sürecin öngörülebilir olmasi gerekiyor. Bir arsaya ne kadar yatirim yapilabilecegini, kaç günde insaat ruhsati alinabilecegi gibi detaylar önceden bilinmeli.”
Kayit disiliga en açik sektörlerden gayrimenkulun bu özelliginin öngörülebilirligi düsürdügünü dile getiren Cumurcu, zaman ekseni ölçülemeyince ve güvenlik faktörü de isin içine girince maliyetlerin arttigi bilgisini veriyor. Cumurcu, imar haklari, ruhsatlar, iskanlar ve maliyetlerinin hepsinin zamanlarinin belirli ve herkese esit olmasi gerektiginin altini çiziyor.
Türkiye’ye yatirim yapacak yabanci sermayenin önündeki enflasyon engelinin kalktigini animsatan Cumurcu, bu konunun enflasyon kadar büyük bir sikinti yarattigini kaydediyor. Yabanci sermayenin Türkiye’ye üç sekilde; sicak para yatirimi, hazir degerlerin alimi veya gayrimenkul alinarak istihdam ve is saglayarak girdigini animsatan Cumurcu, “Yabanci sermaye gayrimenkul aldigi zaman parasini net birakiyor. Önce sicak para yatirimi gelir, sonrasinda digerleri. Güvenilirlilik olustukça diger yatirimlar yapilmaya baslaniyor. Türkiye’ye son 5 yilda 9.7 milyar dolar yabanci sermaye yatirimi yapildi” diye konusuyor.
Tutsat’ta ‘ayagini yorganina göre uzat’ Tutsat (mortgage) ve konut kredisi arasindaki farki da açiklayan Cumurcu, tutsat yönteminin tek farkinin bankanin elindeki ipotekleri bir havuzda toplayip ikinci el piyasasi olusturulabilmesi oldugunu kaydediyor. Sektördeki alim satim yapan yatirimcilar bir kenara birakildiginda tutsat konusunda yatirim yapmak isteyenleri Cumurcu, uyariyor: “Finanse edemeyeceginiz bir yatirim yapmayin, normal gelirinizle ev alin. Yoksa almayin, altin kural budur. Herhangi bir krizde ödeyememe halinde banka gelir evinizi elinizden alir ve bu çig gibi büyür. Türkiye’de Amerika’daki gibi büyük bir tutsat krizi yasanmamasinin asil nedeni bankalarin dikkatli davranmasi degildir, daha temkinli davranan, sütten agzi yanan vatandastir.”
Türkiye’de 300 bin konut stogu bulunduguna da deginen Cumurcu, “7 milyon konut açigi var. Basbakanlik Toplu Konut Idaresi (TOKI) tek basina Türkiye’nin en büyük konut üreticisi. TOKI yilda 100 bin konut yapiyor. Dolayisiyla konut açiginin giderilmesi için bunun planlanmasi ve öngörülmesi gerekir” ifadelerini kullaniyor.
GYODER Baskan Yardimcisi Nurhan Azizoglu, gayrimenkul sektörünün konut satislari, ticari gayrimenkul satislari, konut baslangiçlari, insaat sektörü, sektöre yabanci sermaye girisi, 2. el konut satislari gibi çok genis bir açilimi bulundugunu kaydediyor. Sektörün insaat boyutuyla ele alindiginda yaklasik 100 milyar dolar civarinda oldugunu ve 2007 itibariyle insaat sektörünün yüzde 15 büyümesinin beklendigini ifade eden Azizoglu, gayrimenkul sektörünün de insaat sektörüne paralel olarak yüzde 10-15 arasi büyüyecegini öngördügünü söylüyor.
Konut politikasi sart GYODER Yönetim Kurulu Üyesi Isik Gökkaya ise Türkiye’de konut açigi bulundugunu belirterek,“Bu giderek büyüyen bir açik. Ihtiyaç talebe dönüsmüyor. Çünkü gelir eksikligi var, piyasa her seyi yapamiyor, Türkiye, ‘Arz tarafinda ben ne yapacagim?, Ben talebi nasil yaratacagim?’ demeli, piyasa regüle edilmeli” diyor. Konutun bir barinma ihtiyaci oldugunu vurgulayan Gökkaya, TOKI’nin bu konuda bir eylemci oldugunu belirterek, TOKI’nin konut sektörünün düzenleyicisi olmasi gerektigini savunuyor. Kentsel dönüsüm yasasini kuracak, uygulayacak, plan yapacak, bir kurum bulunmadigina isaret eden Gökkaya, “Su anda 18 milyon adet konut var, yüzde 60’i sagliksiz. Kentsel dönüsümü eklediginiz zaman 100 milyar dolarlarin üzerinde bir hacimden söz ediyoruz” diye konusuyor. Konut politikasinin olusturulmasinda ve uygulanmasinda kamu-özel sektör isbirligini sart gören Gökkaya, mimariyi ve plani kamunun, uygulamayi ise özel sektörün yapmasindan yana.
GYODER Koordinatörü Seda Turan da 150 metrekareye kadar konutlarin aliminda yüzde 1 KDV ödendigini, 150 metrekareden büyük konutlarin aliminda yüzde 18 KDV alindigini animsatarak, gayrimenkul sektörünün gelisimi için sektördeki KDV oranlarinin düsmesinin ve esitlenmesinin sart oldugunu söylüyor. Turan, yabanci sermayenin sektöre girisinin önünün açilmasi ve prosedürlerin kolaylastirilmasini da istiyor.