Ekonominin 5 yil boyunca kesintisiz büyümesi ve Avrupa Birligi’ne üyelik süreci bankacilik sektörünü olumlu etkiledi. Saglikli yapiya kavusan sektör, makro ekonomik istikrari güçlendirdi. Sektörün degisim sürecini rakamlar gösteriyor:
SEKTÖRÜNÜN AKTIF BÜYÜKLÜGÜ 2001 yili 173 milyar YTL 2007 Kasim sonu570 milyar YTL
KULLANDIRILAN KREDILER 2001 yili 38 milyar YTL 2007 Kasim sonu 285 milyar YTL
DEVLET IÇ BORÇLANMASINDA PAYI 2001 yiliyüzde 35 2007 Kasim sonuyüzde 30
SEKTÖRÜN TOPLAM MEVDUATI 2001 yili110 milyar YTL 2007 Kasim sonu350 milyar YTL
Öngörüler, 2008 yilinda toplam aktiflerin yaklasik 680 milyar YTL, toplam kredilerin 400 milyar YTL ve toplam mevduatin 420 milyar YTL civarinda olacagi yönünde.
Yabanci sermaye sektörü olumlu etkiliyor Diger ülke uygulamalari dikkate alindiginda sektöre yabanci sermayeli bankalarin girisinin su olumlu etkilerde bulunmasi bekleniyor: - Risk yönetimi basta olmak üzere yeni bankacilik uygulamalarinin sektöre tanitilmasi - Kurumsal yönetisim prensiplerinin yayginlastirmasi - Dis piyasalardan fon bulma olanaklarinin artmasi - Yerli sermayeli bankalarin ratinglerinin ayni piyasada faaliyet gösterdikleri yüksek ratingli yabanci sermayeli bankalara yaklasmasi - Bankalarin sermaye yapilarinin güçlenmesi - Kriz dönemlerinde yurtdisi kredi kanallarinin açik kalmasi
BDDK’dan ‘hedef rasyo’ uygulamasi Bilinç düzeyinin artisiyla sektörün gündemi de degisiyor. Bankalarin müsteri tabanini iyi tanimlamasi ve ayristirmasi, verimlilik ve operasyonel maliyetlerin azaltilmasi öne çikan konulardan. BDDKsektörün saglikli isleyisini temin etmek dogrultusunda ‘hedef rasyo’ uygulamasini baslatti. Bu çerçevede Sermaye Yeterliligi Standart Rasyosu (SYR) yüzde 12’nin altinda olan bankalarin yeni sube açmasi sinirlandi.
Aracilik maliyetleri yüksek Küresellesen piyasalarla baglari olan finansal aracilar yüksek aracilik maliyetlerinden kaçinabiliyor. Yurtdisi piyasalara ulasma olanagi sinirli bankalar açisindan rekabet esitsizligi yaratan yüksek aracilik maliyetleri, yurtiçi finans sektörünün yurtdisi piyasalardaki oyuncularla rekabetini olumsuz etkiliyor. Yurtiçi piyasalardaki yüksek aracilik maliyetleri reel sektörün yurtdisi piyasalardan dogrudan borçlanmasini tesvik ediyor. Reel sektör, bankacilik sektörü gibi yeniden yapilandirma süreci geçirmedi. Bu nedenle belli stok sorunlari var. Bu baglamda bankacilik sektörünün müsterisi konumundaki reel sektörün yabanci para pozisyon açiklari basta olmak üzere risklerinin iyi yönetimi, kurumsal yönetim prensiplerinin yayginlastirilmasi, seffaf finansal raporlama ve bilgi üretiminin güçlendirilmesi alanlarinda mesafe kaydetmesi gerekiyor. Bu alanlardaki iyilesmeler sektörün bankacilik sektörüyle etkilesimini artiracak ve makroekonomik göstergelere olumlu yansiyacak.
Yeni yasal düzenlemeler geliyor BDDK’nin üzerinde çalismayi sürdürdügü iki adet kanun taslagi, iki adet yönetmelik taslagi ve dört adet teblig taslagi bulunuyor. Bunlardan biri; Bankacilik Kanununda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Taslagi. 5411 Sayili Bankacilik Kanununa iliskin olarak Türkiye Bankalar Birligi’nden alinan öneriler ve uygulamada karsilasilan sorunlar dikkate alinarak hazirlanan Taslak, degerlendirme asamasinda. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Sirketleri Kanunu Taslagi: 5411 Sayili Bankacilik Kanunu ile finansal kiralama, faktoring ve finansman sirketlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi yetkileri BDDK’ya devredildi. Finansal sektörde görülen degisiklikler ve uygulamada ortaya çikan ihtiyaçlar sonucunda bir kisim yeni hükümler içeren “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Sirketleri Kanun Taslagi” hazirlanmasinin ardindan Taslak, kurum disi görüse açildi. Degisiklik yapilmasi düsünülen alt düzenlemeler ise sunlar: 1. Bankalarin Sermaye Yeterliliginin Ölçülmesine ve Degerlendirilmesine Iliskin Yönetmelikte Degisiklik Yapilmasina Dair Yönetmelik Taslagi 2. Bankalarin Likidite Yeterliliginin Ölçülmesine ve Degerlendirilmesine Iliskin Yönetmelikte Degisiklik Yapilmasina Iliskin Yönetmelik Taslagi 3. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Sirketlerince Alacaklari Için Ayrilacak Karsiliklara Iliskin Usul ve Esaslar Hakkinda Tebligde Degisiklik Yapilmasina Dair Teblig Taslagi 4. Bankalarin Izne Tabi Islemleri ile Dolayli Pay Sahipligine Iliskin Yönetmelikte Degisiklik Yapilmasina Dair Yönetmelik Taslagi 5. Türkiye’de Açilan Temsilciliklerin Faaliyetlerine Iliskin Usul ve Esaslar Hakkinda Teblig Taslagi 6. Bankalarin Konsolide Finansal Tablolarinin Düzenlenmesine Iliskin Tebligde Degisiklik Yapilmasina Dair Teblig Taslagi 7. Kredi Riski Yönetimine Iliskin Teblig Taslagi.
Küresel dalgalanmanin etkisi kaçinilmaz Merkez Bankasi Baskani Durmus Yilmaz, ABD ekonomisindeki yavaslama ve finansal piyasalardaki dalgalanmanin etkilerinin tüm dünya ekonomilerinde oldugu gibi Türkiye ekonomisinde de hissedilmesinin kaçinilmaz oldugunu belirtti. Merkez Bankasi tarafindan yapilan Piyasa Risk Analizi göstergeleri, bankacilik sektörünün döviz ve sermaye piyasalarinda meydana gelebilecek dalgalanmalardan sinirli bir oranda etkilenecegini öngörüyor. Sektör, risk olusturacak bir yabanci para açik pozisyonu tasimiyor. Bankalarin yabanci para cinsi net pozisyonlari, öz sermayelerine oranla düsük seviyede. Bankalarin kisa vadeli (0-7 gün ve 1 aya kadar) yabanci para likidite oranlari, yüzde 80 olarak belirlenen yasal oranin oldukça üzerinde seyrediyor. Benzer bir sekilde kisa vadeli toplam likidite oranlari dayüksek seviyesini koruyor. Bankalarin sermaye yeterlilik oranlari yüzde 18.82 ile yasal sinirin (yüzde 8) ve Avrupa Birligi ortalamasinin (Aralik 2007 itibariyla yüzde 12.1) oldukça üzerinde.
Yilmaz, bununla birlikte reel sektörün yabanci para cinsinden açik pozisyonunun bankacilik sektörü için dolayli kredi riski olusturdugunun unutulmamasi gerektigine dikkat çekti. Türkiye’de hane halkinin borçluluk orani, Avrupa Birligi ve Dogu Avrupa ülkeleri ile kiyaslandiginda, halen düsük seviyede. Türkiye’de konut kredileri disinda kalan tüketici kredilerinde degisken faizli kredi uygulamasi bulunmamasi ve konut kredilerinin büyük çogunlugunun Türk Lirasi cinsinden ve sabit faizli olmasi da hane halkinin risklerini azaltan diger etkenler.
Yilmaz, reel sektörün yabanci para açik pozisyonuna bakildiginda Mayis 2006 dalgalanmasini takiben, 2006 yilinin ikinci yarisinda azalis egilimi gösterdigini, 2007 yilinin ilk yarisinda ise tekrar artisa geçtiginin görüldügünü ifade ediyor. Yilmaz, “Reel sektörün yabanci para açik pozisyonu 2007 yilinin 2. çeyregi itibariyla 51 milyar ABD Dolari olmustur. Yurtiçine yönelik üretim yapan sektörlerin yabanci para cinsinden borçlanmasinin bir risk unsuru olabilecegi düsünülmektedir. Bununla birlikte sektörler itibariyla incelendiginde yabanci para kredi payi yüksek olan sektörlerin yurtdisi satis payinin da ayni zamanda yüksek oldugu, yurtiçine yönelik üretim yapan sektörlerde ise yabanci para kredi payinin sektör ortalamasinin altinda oldugu dikkat çekmektedir. Firmalarin finansal yapi oranlarina bakildiginda, 1996-2006 yillari arasindaki dönemde toplam borçlarin özkaynaklara oraninin düstügü, faiz karsilama oraninda ise iyilesme saglandigi görülmektedir. Bu durumun kredi verenler açisindan önemli bir güvence unsuru oldugu düsünülmektedir” açiklamasini yapiyor.
Gelismeleri yakindan takip ediyor 2001 yilindan bu yana uygulanan disiplinli maliye politikalarin destegiyle kamu kesiminin dis soklara karsi daha saglam bir hale geldigini aktaran Yilmaz, 2007 yilinin üçüncü çeyregi itibariyla net dis borç stokunun GSYIH’ye oraninin yüzde 2, miktarin ise 8.6 milyar ABD dolari seviyesine geriledigini bildiriyor. Yilmaz, sonuç olarak mevcut göstergelerin Türkiye ekonomisinin geçmis yillara kiyasla küresel piyasalarda meydana gelebilecek dalgalanmalara karsi dayanikliliginin göreli olarak arttigini düsündürdügünü bununla birlikte kirilganliklarin azalmasinin, risklerin mevcut olmadigi seklinde algilanmamasinin büyük önem arz ettigini anlatiyor. Finansal piyasalarin istikrarini ve gelismesini, fiyat istikrarina iliskin politikalarin etkin yürütülebilmesi için destekleyici amaç olarak gören Merkez Bankasi, piyasalardaki gelismeleri yakindan takip ediyor.
Yilmaz, su uyarilarda bulundu: “Merkez Bankasi, her zaman belirttigi üzere finansal piyasalarin istikrarini ve gelismesini fiyat istikrarina iliskin politikalarin etkin yürütülebilmesi için destekleyici amaç olarak görmektedir. Kuskusuz dalgali kur rejiminde Merkez Bankasi, Yeni Türk Lirasi likidite politikasini sabit/öngörülebilir kur rejimine kiyasla çok daha esnek uygulayabilmekte, bankacilik sisteminin Yeni Türk Lirasi likidite ihtiyaçlarina çok daha esnek ve süratle cevap verebilmekte, enflasyon hedefiyle uyumlu oldugu sürece para piyasasi faiz oranlarinin asiri dalgalanmasini önleyebilmektedir. Ancak gerek bankacilik sisteminin gerekse reel sektörün, Merkez Bankasi’nin esnek ve etkin Yeni Türk Lirasi likidite yönetimini ve sinirli da olsa döviz likidite imkanini baz alarak risk yönetimi ilkelerinde rehavete kapilmamasi gerektigi, aksine risk yönetimi prensiplerinin etkin olarak kullanmasinin bir zorunluluk oldugu gözden uzak tutulmamalidir.”
Endise edecek bir durumumuz yok Ekonomideki küresel dalgalanmanin bankacilik sektörüne olasi etkileri konusunda degerlendirme yapan Türkiye Bankalar Birligi Baskani Ersin Özince,“Görüldügü gibi bizde ne mortgage krizi, ne de baska bir kriz var. Dünya ekonomisini etkileyecek boyutlara ulasan gelismeler var. Birincisi finansal sikinti, borsalari etkiliyor. Ikincisi ABD’deki durgunlasma dünya ekonomisini etkileyecek boyutta olabilir. Bunlardan dolayi Türkiye etkilenebilir ama Türkiye’de bankacilik sektörü en güçlü sektörlerden bir tanesi. ABD’deki problemin tedbirini Türkiye’den almak söz konusu degil ama bizim bunun disinda da bankacilik sektörü olarak dünyanin en iyi standartlarinda, yenilenmis, yepyeni rektifiyeden çikmis bir bankacilik sistemimiz var. Bizim endise edecek bir durumumuz yok” dedi.
Kredi karti kullanicilarina da uyarilarda bulunan Özince, "Vatandas da ayagini yorganina göre uzatmali. Borçlanmanin tek yöntemi kredi karti degil. Karti olmayan insanlar da borçlanabiliyor. Veresiye, öteden beri toplumumuzda olan bir sey. Tefecilikte de insanlarimiz maalesef çok yüksek faiz ödemek durumunda kalabiliyorlar. Hepimizin ‘Ayagini yorganina göre uzat’ atasözüne uygun hareket etmemiz lazim" diye konustu.
Sektörü firtinali bir yil bekliyor Finans Kulüp Baskani Tevfik Altinok, bankacilik sektörünün 2001 yilindaki durumu ile karsilastirildiginda 2008 yilina girerken göreceli olarak çok daha iyi durumda oldugunu söyledi. Sektörü ‘firtinali bir yilin’ bekledigini düsünen Altinok, bu firtinanin siddetinin dis piyasalarda olusacak ‘kara bulutlara’ göre degisecegini belirtti. Küresel piyasalardaki sikintilarin sürmesi halinde bankalarin yurtdisi kaynak yaratmalarinin, yani yeni sendikasyon kredileri bulmalarinin, dis piyasalarda kâgit ihraçlarinin azalabilecegi gerçeginin görülmesini isteyen Altinok, “Buna bagli olarak dis mali piyasalarda bir likidite sikisikligi halinde, halen Türkiye’de bulunan dövizin yurtdisina çikmasi bir yana, yeni dis kaynak bulunmasinda karsilasilacak güçlügün yaratacagi kaosu düsünmek bile istemiyorum. Kirilganlik ya da risk açisindan bakildiginda, volatilitenin yüksek olacagi 2008 senesinde, kur ve faiz riskinden olusabilecek problemlere dikkat etmek lazimdir” diye uyardi.
Bankacilik sektörünün çözülmesi gereken acil sorununun halen yürürlükte bulunan Anayasa’ya ve hukuka aykiri pek çok hüküm içeren Bankacilik Kanunu’nun hukuka uygun hale getirilmesi oldugunu belirten Tevfik Altinok, 2008 yilinda olusmasi muhtemel firtinadan önce gerekli önlemleri her bankanin kendi açisindan ve kendi çapinda iyi bir sekilde alarak her zamankinden daha fazla ihtiyatli olmasini öneriyor. Küresel krizin 3-4 ay öncesinden sinyallerini vermeye basladigini ve tüm dis piyasalarda kendisini hissettirecek noktaya dogru ilerledigini anlatan Altinok, sunlari kaydetti: “Türkiye bundan nasibini almaz, bu tehdit firsata dönüstürülebilir görüsüne ise 2008 yilina 147 milyar dolar dis borçla giren özel sektörün bu mali yapisi ve bu yilda 35 milyar dolar cari açik vermesi programlanan dis ödemeler dengesi korkutmaktadir. Kriz derinlestikçe Türk bankacilik sektöründe likidite daralmasi, ardindan parite yükselisi nedeniyle reel sektör zararlarinin ve açik pozisyonlarin bankacilik sektörüne bulasmasi sektöre yansima biçimi olarak beni endiselendirmektedir. Küresel kriz Türkiye ekonomisini sikistirdikça maalesef bankacilik sektörümüzde açilan kredilerde geri dönüs güçlüklerinin yasanmasi kaçinilmazdir. Reel sektörün ciddi bir kur riski oldugu ortadadir. Bu riskin kur degisimlerinde pek çok özel sektör kurulusunu mali müzayakaya sokacagi ve bankacilik sektörünün kredilerinin geri dönüsünü de etkileyecegini tahmin ediyorum.”
Kredi karti ile yapilan islemler artti Bankalararasi Kart Merkezi (BKM) 2007 yili 12 aylik dönem verilerine göre; Türkiye’de yurtiçinde turistlerin de kullanimi dahil olmak üzere kredi kartlari ile yapilan alisveris ve nakit avans islemlerinin adeti 1 milyar 441 milyon, cirosu ise 142 milyar 787 milyon YTL olarak gerçeklesti. Bu dönemde Türkiye’de yurtiçinde, turistlerin de kullanimi dahil olmak üzere banka kartlari ile 626 milyon 417 bin 392 adet islem yapildi. Banka kartlari ile yapilan islemlerin toplam cirosu ise 2006 yilina göre yüzde 18’lik artis göstererek 131 milyar 190 milyon YTL’ye ulasti. 2007 yilinda isyerleri tarafindan kullanilan POS cihazlarinin sayisinin ise bir önceki yila göre yüzde 13 artarak 1 milyon 453 bin 877 adete yükseldi. ATM cihazlarinin sayisi da 2006 yilina göre yüzde 14 artarak 18 bin 800 adede ulasti. 2007 yilinda artan e-ticaret islem hacmi nedeni ile sanal POS sayisinda da 2006 yilina göre yüzde 72’lik bir artis gerçekleserek sanal POS adeti 22 bin 235’i buldu.
Yapi Kredi’de KOBI’ler “VIP” statüsünde Yapi Kredi Perakende Bankacilik Yönetimi Genel Müdür Yardimcisi Mehmet Sönmez, KOBI bankaciligi ve subelesmenin 2007 yili basinda baslattiklari büyüme planinin bir parçasi oldugunu söyledi. Özellikle KOBi bankaciligi konusunda önemli atilimlarda bulunduklarini belirten Sönmez, “KOBI’leri 2007 yilinda VIP statüsüne aldik ve Türkiye genelinde yer alan 700’e yakin subemizde, KOBI’lerin, gise islemlerinden, finansman ürünlerine kadar tüm bankacilik ihtiyaçlarini karsilayacaklari öncelikli ve ayricalikli hizmetleri sunmaya basladik” dedi. Sönmez, KOBI’lere yönelik hizmetleri söyle anlatti: “Yapi Kredi ve Koç.net isbirligi ile faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk KOBI portali www.kobiline.com, 50 bine yakin üyesine teknolojik ürünler ve bilisim hizmetleri sunarken ulusal ve uluslararasi kuruluslarca açilan hibe programlari için proje yazimi ve danismanlik süreçlerini yöneten hizmetler veriyor. KOBI’leri hibe fonlari hakkinda bilgilendirme amaciyla yil boyunca Trabzon, Adana, Konya, Denizli ve Izmit gibi çesitli merkezlerde gerçeklestirilen toplantilarda yaklasik 4 bin adet KOBI ile paylasildi. Kobiline, Türkiye genelinde 2006 yilindan bu yana Projesi Is Gelistirme firmasi isbirligiyle bin 500 firma ile birebir görüsme gerçeklestirdi. Yazilan 364 projeden 100’ünün onaylanmasi ile KOBI’lerin toplam 11 milyon Avro tutarinda hibe fonlarindan yararlanmasi saglandi. Bu yil da KOBI’leri 25 milyon Avro tutarinda hibe fonlarindan yararlandirmayi hedefliyoruz.”
Akbank, Kral KOBI’lerin hizmetinde! Akbank Ticari Bankacilik Genel Müdür Yardimcisi Ferda Besli, 2007 yilini müsteri sayilari, mevduat, kredi ve dis ticaret hacimlerinde önemli artislar kaydederek kapattiklarini söyledi. Besli, “2008 yilinda ekonomik gelismelere paralel olarak ticari isletmelerin is hacimlerinin, dolayisiyla finansman ihtiyaçlarinin artmasi nedeniyle ticari kredilerdeki artisin devam edecegini düsünmekteyiz” dedi.
Sube sayisi 700’ü geçen Akbank, bu yil bireysel, küçük ve orta ölçekli müsteri potansiyeline sahip bölgelerde sube açmaya devam edecek. Besli, “Sirket Bankaciligi alaninda basta imalat, turizm, tarim, gida, saglik, ilaç, beyaz esya, otomotiv, insaat/taahhüt sektörleri olmak üzere birçok sektördeki isletmeye özel çalismalar yaparak finansman destegi sagladik. 2008 yilinda da sektöre özel paketlerimizi sektörün ihtiyaç ve talepleri dogrultusunda yenilerken bunlarin sayilarini da artirmayi hedefliyoruz” diye konustu.
Besli, Özellikle KOBI’lerin finansman temin edebilme konusunda yasadiklari zorluklara çözüm ürettiklerini dile getirdi.
DenizBank’tan ‘Sermayenize Destek Kredisi’ Isletmelerin ihtiyaçlari dogrultusunda gelistirdigi özellestirilmis ürün ve hizmetleriyle farklilasan DenizBank Isletme Bankaciligi, 72 ay vadeye kadar, 3 ay ödemesiz “Sermayenize Destek Kredisi”ni de içeren “Destek Paketi”ni Istanbul Ticaret Odasi’na (ITO) üye isletmelerin kullanimina sundu. DenizBank, bu “Destek Paketi” kapsaminda ITO üyesi isletmelere 150 milyon YTL kredi vermeyi hedefliyor. DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Baskani Hakan Ates, “Gelismis ülke örnekleriyle karsilastirdigimizda ekonomimizin dinamolarindan biri, belki de en önemlisi olan küçük ve orta ölçekli isletmelerimizin finansal aracilara ulasma ve bunlardan yararlanma oranlari halen arzu edilen seviyelerde degil. Bu önemli açigin farkina varan DenizBank, özellikle son üç yildir Isletme Bankaciligi alaninda öncü adimlar atti ve isletmelerimize yönelik yeni ürün ve hizmetleri birbiri ardina sundu. DenizBank olarak Isletme Bankaciligi alaninda son 2 yilda yüzde 167 oraninda büyüdük. ITO üyelerine sundugumuz ‘Sermayenize Destek Kredisi’ tasidigi avantajlarla sektörde bir ilk olma özelligine sahip” dedi.
Is Bankasi, 10 milyar YTL kredi kullandirdi Is Bankasi Genel Müdür Yardimcisi Kayhan Söyler, müsteri portföylerinde önemli bir agirliga sahip olan KOBI’lere; basta kredi ve nakit yönetimi ürünleri olmak üzere, tüm bankacilik konularinda genis bir ürün yelpazesi ve yaygin sube agiyla hizmet verdiklerinisöyledi. Türkiye’de ilk kez, 2002 yilinda KOBI’lere yönelik “Küçük Isletmeler Kredisi” uygulamasini baslattiklarini ifade eden Söyler, 2002’den bu yana ise 233 bin civarinda KOBI’ye ulastiklarini ve 10 milyar YTL düzeyinde kredi kullandirdiklarini dile getirdi. Yurt genelinde 933 adet, yurtdisinda 11 adet olmak üzere toplam 944 adet subeyle hizmet veren Is Bankasi, önümüzdeki dönemlerde yine il ayrimi olmaksizin sube açilislarini sürdürecek. Söyler, Is Bankasi olarak KOBI’lerin ihtiyaçlarinin faaliyet gösterdikleri sektörün dönemselligine ve bölgelere göre farklilik arz ettigini dikkate almak suretiyle sektörlere özel kredi ürünleri ve ürün paketleri olusturduklarini ifade etti.
2007, Garanti’nin ‘Platin Yili’ oldu Türkiye Garanti Bankasi A.S., 31 Aralik 2007 tarihli konsolide finansal tablolarini açikladi. Bankanin 2007 yilinda konsolide net kari, önceki yila göre yüzde 108 artarak 2 milyar 421 milyon 756 bin YTL’ye yükseldi. Garanti Bankasi Genel Müdürü Ergun Özen, “2007, hedeflerimizin üzerine çiktigimiz, yurtiçinde güçlü organik büyümemizi sürdürdügümüz, yurtdisinda bölgesel banka olma yolunda önemli adimlar attigimiz ‘platin yilimiz’ oldu. Yurtiçindeki siyasi belirsizliklere ve uluslararasi piyasalardaki dalgalanmalara ragmen, yine öncü ve yenilikçi uygulamalarla fark yaratarak, 61 yillik tarihimizin en basarili sonuçlarini elde ettik” dedi.
Nakdi ve gayri nakdi krediler toplaminda sektör lideri olduklarini belirten Özen, Garanti’nin net karinin ikiye katlandigini açikladi. Ergun Özen, 2008 yilinda YTL kredilerinde yüzde 30, döviz kredilerinde yüzde 40 büyüme öngördüklerini belirterek, kar rakamlarini da yüzde 30-35 artirma hedeflediklerini söyledi.
Halkbank’tan Türkiye’de bir ilk:Kredi Issizlik Sigortasi Halk Bankasi, Türkiye’de ilk defa bireysel kredi müsterilerine, “Bireysel Krediler Issizlik Sigortasi” sunuyor. Halkbank bu ürünle, 18–65 yas arasi tüm kredi müsterilerinin istem disi olarak issiz kalmasi, kaza sonucu yasamini kaybetmesi, kaza sonucu sürekli sakat kalmalari durumunda kredi borçlarini güvence altina aliyor. Primleri her bütçeye uyacak kadar uygun olan bu ürün için, 400 YTL’lik aylik kredi taksitleri için yillik prim ise 25 YTL. Halkbank Bireysel Bankaciliktan Sorumlu Genel Müdür Yardimcisi Bilgehan Kuru, bireysel bankacilikta yenilikçi vizyonla müsterilerinin ihtiyaçlarina yönelik yeni ürünler çikarmaya devam edeceklerini ifade ederek sunlari söyledi: “Birçok üründe oldugu gibi yine bir ilki gerçeklestiriyoruz. Sundugumuz bu yeni ürünümüzle müsterilerimize, konut, tasit ya da tüketim ihtiyacina yönelik olarak kullandirdigimiz her türlü kredi ödemelerini, issiz kalmalari durumunda güvence altina aliyor ve müsterilerimizin tatsiz sürprizler sonucunda karsilasabilecekleri issiz kalma sorunlarini bertaraf ederek ileriye yönelik planlarini özgürce yapmalarini hedefliyoruz.”
Finansbank KobiFinans Danisma Ofisi fark yaratiyor Finansbank’in alaninda deneyimli uzmanlari, ‘444 1 900’ numarali KobiFinans Danisma Hatti üzerinden ithalat, ihracat, gümrük islemleri, vergi, denetim, muhasebe ve mevzuat konularinda KOBI’lerin soru ve sorunlarina çözüm gelistiriyor. Haziran 2007’de hayata geçirilen KobiFinans Danisma Ofisi’nin Türkiye’de benzeri olmayan bir hizmet oldugunu belirten KOBI Bankaciligi Pazarlama Birim Yöneticisi Kaan Onat, bu ofiste hafta içi her gün mesai saatlerinde ücretsiz yüzyüze danismanlik hizmeti sunuldugunu söyledi.
KobiFinans Danisma Ofisi’nin ilkinin pilot bölge olarak seçilen Ikitelli Organize Sanayi Sitesi’nde kuruldugunu anlatan Onat, ofis ortamindaki kütüphanede pek çok sektörel yayina ve internete erisim olanagi da sunuldugunu, Ikitelli yöresinde KOBI’lere yönelik egitim ve seminerler düzenlendigini kaydetti.
Fortis’ten “KredimBenim” subeleri Fortis Genel Müdür Yardimcisi Metin Karabiber, yeni açmaya basladiklari “KredimBenim” subeleri ile müsterilerine daha hizli hizmet vermek amacinda olduklarini söyledi. KOBI’lere çok çesitli krediler kullandirdiklarini bildiren Karabiber’in verdigi bilgiye göre, Girisimci Destek Kredisi ile esnaf ve sanatkar odalarinin üyelerine 3 - 50 bin YTL arasinda, ticaret ve sanayi odalarinin üyelerine ise 5 - 100 bin YTL arasinda kredi 24 ay vadeyle saglaniyor. Isletmelere yabanci kaynakli krediler de sunan Fortis,KFW SELP kredisini Alman Kalkinma Bankasi ve AB ortakligiyla kullandiriyor. KOBI’ler, bu kredi ile 5 bin ile 30 bin Avro veya 10 bin YTL ile 50 bin YTL arasinda kredi kullanabiliyor.KOBI’lere genis bir ürün yelpazesinde kolayliklar getiren Ideal Girisimci Paketi’nin de büyük ilgi çektigini söyleyen Karabiber, bu paketin kapsamindaki “Kredi, Finansman ve Ihracat, Günlük Ihtiyaçlar, Nakit Yönetimi, Dinamik Adim ve Sigorta” gibi ürünler sayesinde KOBI’lerin ihtiyaçlarina uygun kredileri en uygun kosul ve vadelerde alabildiklerini dile getiriyor.
Civil: Bankacilikta oyunun kurallari degisecek! Türk Ekonomi Bankasi (TEB) Genel Müdürü Varol Civil, önümüzdeki dönemde bankacilikta oyunun kurallarinin degisecegini söyledi. Yakin zamanda baska bir bankacilik modelinin konusulacagini belirten Civil, "Bu, beni çok taze tutuyor. Türk bankaciligi da yeni, taze oldugu için yeni dönemde adapte sorunu olmayacagini düsünüyorum" dedi.
Civil, 2001'in ardindan, Türk bankaciliginin, altyapi, sermaye, teknoloji açisindan yenilendiginin, bilançolarinin temizlendiginin altini çizdi.
Banka olarak önümüzdeki dönemde ürün yeniligine gideceklerini ve is modelini yenileyeceklerini anlatan Civil, bu konuda asil önemsedigi noktanin müsteriler gibi düsünebilmek oldugunu belirtti.
Sekerbank, KOBI’lerin ‘1 numarasi’ olmayi hedefliyor Sekerbank Genel Müdürü Meriç Ulusahin, 2008 yilinda KOBI’lere yönelik olarak yeni ürünler gelistirdiklerini belirterek, kisa bir süre sonra bu hizmetleri tanitacaklarini söyledi. 2008 sonunda 260 subeye ulasmayi hedeflediklerini kaydeden Ulusahin, insaat, tarim, gida ve turizm alanlarina odaklanmis hizmetleriyle rakiplerinden farklilasacaklarini ve özellikle mikro isletmeler, esnaf ve KOBI’lerde bir numarali banka olmayi hedeflediklerini açikladi. Ulusahin, geçen yilbasinda, mikro isletmelere, esnafa yönelik baslattiklari kredi projesinin 2007 yilinda Sekerbank’in en çok odaklandigi alan oldugunu belirterek, sunlari ifade etti: “Su an 50 subemizde uygulanan ve bu yil sonunda 150 subeye çikarmayi planladigimiz bu uygulamada, özel egitim sürecinden geçen satis temsilcilerimiz esnafimizin ayagina gidiyor. Yüz yüze iletisimle üretime dönük olarak verilen bu krediyle milli gelirden bu kesimin daha çok pay almasini hedefliyoruz. Bu alandaki kredi portföyü büyüklügümüzün 2008 yilinda 100 milyon YTL olmasini planliyoruz.”
T-Bank’tan KOBI’lere terzi usulü hizmet! T-Bank Genel Müdürü Dinçer Alpman, “T-Bank olarak 1 Eylül 2007 tarihi itibariyle KOBI Bankaciligi Bölümü'nü kurmus bulunmaktayiz. Biz KOBI bankaciligina sektördeki orta ve büyük bankalardan farkli yaklasmaktayiz. Öyle ki butik felsefemiz ve terzi usulü is üretme esnekligimiz vardir” dedi. T-Bank’in KOBI bankaciliginda butik felsefelerin uygulayicilari, bilgi ve tecrübe donanimi bakimindan oldukça yetkin, sadece ürün satan degil, ayni zamanda KOBI'leri yönlendiren bir saha ekibi oldugunu aktaran Alpman, bu saha ekibiyle proje ve yatirimlarin finanse edilecegi, yerel piyasalara ve mikro marketlere uygun ürünler sunulmasi planladiklarini açikladi. Alpman, “KOBI Bankaciligi olarak, müsterilerimizin tüm ihtiyaçlarinin tespiti yapilarak, ihtiyaçlarina göre uygun çözümlerin sunulacagi “KOBI Çözüm Paketi” hazirlamis bulunmaktayiz. Bu çalisma, her müsteri özelinde ürünlerin bulunacagi bir paket çalisma olacak; esnek ödeme planli kredi, yatirim ürünleri, piyasa ödemelerinde kullanabilecekleri düsük faizli Hazir Hesap ve Çek Karnesi gibi çok çesitli ürünübünyesinde bulunduracak” diye konustu.
Türkiye Finans’in Business Card’i ilgi gördü Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar, 2008 yilinda da büyüme egilimlerini devam ettireceklerini söyledi. 2008 yilina KOBI çözümleri kapsamindaBusiness Card ile girdiklerini açiklayan Nacar, sirket harcamalarini kontrol altina alan ve tek bir sistem üzerinden takibini saglayan yeni ürün Business Card’in kisa sürede büyük taleple karsilastigini aktardi. Nacar, bu ürünü daha da gelistirerek sirketlerin bu alandaki ihtiyaçlarina kesin çözümler sunacaklarini ifade etti.
Nacar, “KOBI’lerin bankasi olarak onlarin finansal ihtiyaçlarina yönelik açilimlarimiz devam edecek. 2007 yilinda subelesme çalismalarina agirlik verdik ve Türkiye’nin en yaygin sube agina sahip katilim bankasi unvani ile Türkiye Finans’in sube sayisini 137’ye yükselttik. 2008 yilinda sube sayimizi 175’e, yaklasik bin kisilik yeni istihdam ile çalisan sayimizi da 3 bin 500’e yükselterek yaygin hizmet agimizi Türkiye’nin her noktasina ulastirmayi hedefliyoruz” diye konustu.
Oyak Bank’tan müsterilere ‘Maximum’ kolaylik! Oyak Bank; kredi karti müsterilerine kolaylik saglamak amaciyla PTT ile anlasti. Bu anlasmayla Oyak Bank Maximum Kart müsterileri, kredi karti borçlarini Türkiye genelindeki yaklasik 3 bin PTT subesi araciligi ile ücretsiz olarak ödeyebilecek. Oyak Bank Kredi Karti, ‘Maximum Üye’ isyerlerinde "Maximum Kart" özelligine sahip. Maximum Kart, harcadikça kazandiran, sundugu maksimum kolaylik ve ayricaliklarla alisverisi keyifli hale getiren kredi karti.
Maximum Kart’la dünyanin her yerinde, Visa ve MasterCard üyesi tüm isyerlerinden alisveris yapilabiliyor. Kartla, Türkiye'de sayilari 160 bine yakin Maximum üye kuruluslarindan, hem taksitli alisveris yapilabiliyor, hem de birbirinden cazip Maximum Kart indirimlerinden yararlanabiliniyor.
HSBC’den ‘Sevkiyatim Tikirinda’ Sigortasi HSBC Isletme Bankaciligi, ürün yelpazesini genisletmeyi ve hem mevcut müsterilerine, hem de potansiyel müsterilerine farkli ürün seçenekleri sunmayi hedefliyor. Hazirlanan kredi paketleriyle sektörün kredi vadesi, teminati, ödeme kosullari, nakit akim döngüleri gözönüne alinarak, firma ihtiyaçlarina göre, firmayla ayni taraftan bakma ve birebir çalisma zemini yaratilmasi hedefleniyor. HSBC, bu yaklasimi koruyarak, önümüzdeki dönemlerde farkli sektörlere özel, Turizm Destek Paketi gibi yeni paketler hazirliyor.
HSBC; bu ürün paketleri yaninda çesitli segmentlerdeki firmalarin kullanimina uygun olarak farkli ürünler de hazirlayarak, firmalarin hizmetine sunuyor. Kolay ve avantajli bir ürün olan “Sevkiyatim Tikirinda” Sigortasi, piyasaya ilk defa HSBC tarafindan sunuluyor. Bu sigortayla tek poliçe altinda nakliyat ve depolama (yangin) sigortalari birlestiriliyor ve hammadde, mamul, veya yari mamullerin tüm tasima, belirli bir süre depolama ve sergileme asamalarinda sigortalanmasi saglaniyor. Benzer sigortalara göre çok daha avantajli bir prime sahip olan bu sigortayla faaliyet döngüsü sirasinda tasima ve depolama yapan KOBI’lere hemen hemen tüm risklerine karsi tek poliçeyle tam korunma saglaniyor.
Eurobank Tekfen, KOBI’lerin ‘çözüm ortagi’ Müsteri tabani farkli sektörlerde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli isletmelerden olusan Eurobank Tekfen, 37 subesiyle hizmet veriyor. 2008 yili sonunda sube sayisini 44’e ulastirmayi hedefleyen Eurobank Tekfen, müsterileriyle uzun vadeli ve yakin is iliskilerini her geçen gün güçlendirerek müsterisinin "çözüm ortagi" olmayi sürdürmeyi amaçliyor. Eurobank Tekfen, halen tüm bankacilik hizmetlerinin yani sira varlik yönetimi, sermaye piyasalari ürünleri, özel bankacilik, leasing, faktoring, proje finansmani gibi konularda da hizmet veriyor.