Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü: Üretim için yatırımda vizyon; TEKNOLOJİK ÜRÜN

Türkiye ekonomisi 2013-2016, ‘büyümede yavaşlama’ döneminden çıkıyor; 2017 yılının ilk 3 çeyrek sonuçları bunu gösterdi. Hükümet’ten ve iş çevrelerinden gelen sesler, 2018 yılından başlayarak yeni ve sürdürülebilir bir yüksek büyüme dönemine gireceğimizi haber veriyor.


Yeni dönemin ‘Yeni’liği çok önemli; bu nedenle doğru anlaşılması ve yatırım hazırlıklarının da buna göre yapılması ‘ehemmiyet’ kazanıyor.
Yeni yatırım döneminin mimarisinde iki ana taşıyıcı eksen var. Aynı zamanda Yüksek Öğrenim Reformu’nun öncelikliklerini de kapsayarak çıkarılan Üretim Reform Paketi’ne göre bu eksenlerden biri, ithalatın önünü kesen ‘Teknolojik Ürünler’in üretilmesi olacak. Diğer eksen ise yüksek düzeyde ihtisaslaşmış istihdam gerektiren ‘Ar-Ge ve İnovasyon’ temelli yatırımlara öncelik verilmesi olacak.
Yeni yatırım döneminin vizyonu, belki en az bu saydıklarımız kadar önemli bir başka boyut daha daha barındırıyor. Endüstri 4.0’a ilerlemek. Bu konu iş dünyamızın ekonomi siyasetinin gündemine oturmuş bulunuyor. Böylelikle ÜRP ile sanayi kapsamına alınmış olan ‘Bilişim Sektörü’nde üretim süreçlerinde baş konu olacak, 2018 ve sonrası için tasarlanmış yeni yatırım döneminin kalori deposunu oluşturacak.
Bu nedenlerle Üretim Reform Paketi ile açılan ve ÜRP Yönetmeliği ile uygulaması somutlanan yeni dönemi Ekim sayımızın kapak konusu olarak seçtik ve oluşan vizyonu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü ile konuştuk.
SANAYİ 4.0 RÜZGARI
KobiEfor: Türkiye’de yeni sanayi devrimi kavramıyla neyi kastettiğinizi özetler misiniz?
Faruk Özlü: Sürekli gelişen teknoloji, sanayide üretkenliğin özellikle 18. yüzyılın sonlarından günümüze üç ana dalga çevresinde çok önemli şekilde artmasını mümkün kılmıştır. Buhar gücüyle çalışan makinalar, elektriğin üretime girmesi ve 1970 sonrasında gittikçe yaygınlaşan robotlu otomasyon akımı, yeni çığırlar açan üç devrimin tetikçileri niteliğinde olmuştur. Günümüzde ise artık dijital teknolojiler ile tetiklenen 4. Sanayi Devrimi’nden söz edilmektedir. Akıllı robotlar, büyük veri, nesnelerin interneti, 3-D baskı, bulut gibi teknolojilerin bu devrimin tetiklenmesinde çok önemli rolü olduğu kabul edilmektedir. Yeni Sanayi Devrimi yani 4. Sanayi Devrimi yaklaşımı ile rekabet gücü avantajlarımızın sürdürülebilirliğini sağlamak ve artırmak ama bunun ötesinde katmadeğeri yüksek ve dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türkiye sanayisi hedeflenmektedir. Dördüncü sanayi devrimi ile beraber verimlilik artacak, enerji tasarrufu sağlanacak ve katmadeğer artırılacaktır.
SANAYİ 4.0 YÜRÜYÜŞ HARİTASI
KobiEfor: Bu hedefe giden yolda kısa orta ve uzun vadeli izlenen ve izlenecek stratejiler nelerdir?


Faruk Özlü: Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu kurulmuş ve şu an çalışma gurupları nezdinde faaliyetlerine devam etmektedir. Bu çalışma grupları Eğitim; Mevzuat, Patent, Standardizasyon; Sanayide Dijital Teknolojiler; İleri Üretim Teknikleri ve Altyapı olarak belirlenmiştir. Her çalışma grubu ilgili alanlarda çalışmalar yaparak rapor hazırlamaktadır. Bu raporlarda; Dünya’da iyi ülke örneklerinin incelenmesi ve benzer uygulanabilir alanların tespit edilmesi, imalat sanayinin kapasitesinin belirlenmesi ve mevcut durum analizleri yapılacaktır. Böylece platform çalışmaları kapsamında ortaya çıkacak rapor ve çıktıların Yeni Sanayi Strateji Belgesi ve Sektörel Stratejilerinin Hazırlanması/Geliştirilmesi amacıyla kullanılması hedeflenmektedir.
İş planımız temelinde bakarsak;
- KOBİ’ler başta olmak üzere sektöre yönelik farkındalık faaliyetleri, konferanslar ve çalıştaylar düzenlenecektir.
- İlerleyen aşamalarda Genel ve Sektörel yol haritalarının oluşturulması ve 4. Sanayi Devrimi’ne yönelik sosyal ve iktisadi boyutların incelenmesi gerçekleştirilecektir.


- ‘Sanayinin Dijital Dönüşümü’ ile birlikte ortaya çıkacak teknolojilerin, ürün gruplarının belirlenmesi sağlanacaktır.


- Yeni Sanayi Devrimi ile imalat sanayinin yanında etkilemesi beklenen diğer sektörlerin (hizmetler, ticaret vs.) ve muhtemel etkilerinin belirlenmesi ve bu dönüşüm ile birlikte ortaya çıkacak teknolojilerin, ürün gruplarının tespit edilmesi sağlanacaktır.
- Dönüşüme KOBİ niteliğindeki işletmelerin uyum sağlamalarına teknik yardım ve danışmanlık verebilecek mekanizmaların oluşturulması düşünülmektedir.
- Nitelikli işgücünün sağlanabilmesi için üniversitelerde ve orta öğretim kurumlarında bölüm ve derslerin oluşturulması, bu konuda bilgilendirme faaliyetlerinin yürütülmesi, ‘Sanayinin Dijital Dönüşümü’ ile birlikte ortaya çıkabilecek yeni mesleklerin, iş alanlarının tespiti sağlanacaktır.
- İşletmelerde çalışan personelin eğitimi ve çalıştırılması için ‘Model Fabrika ve Akıllı Fabrika- Dijital Dönüşüm Mükemmeliyet Merkezi’nin kurulması hedeflenmektedir.
- Dijital dönüşümün sağlanmasına yönelik teşvik/destek modelleri belirlenerek ilgili çalışmalar başlatılacaktır.
- Bütün bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkacak mevzuat ve standardizasyon ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetler de yürütülecektir.
OSB REFORMU
KobiEfor: Üretim Reform Paketi kapsamında OSB’lerde ne gibi gelişmeler ve yenilikler yaşanacaktır?
Faruk Özlü: Biliyorsunuz ki bu paket ile birlikte OSB Kanunu’nun birçok maddesinde düzenleme ve değişiklik ile OSB’lerin gelişimine yönelik olarak birçok yenilik getirilmiştir.Üretim Reform Paketi’nde, organize sanayi bölgelerindeki yatırımları özendirmeye yönelik olarak vergisel teşvikler bulunmaktadır. Bu alanlarda bulunan arsaların tahsisine ilişkin olarak düzenlenen sözleşmeler ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır. Yine bu alanlarda yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri, söz konusu alanlarda bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri ile bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis edilene devir ve tescili işlemleri ve cins değişikliği işlemleri harçtan muaf tutulmuştur. Bunlara ek olarak, organize sanayi bölgelerindeki binalardan emlak vergisi alınmaması hususunu hayata geçirdik. Bu düzenleme ile bu alanlardaki yatırımcıların üzerindeki bir yükü daha kaldırdık.
OSB’lerin finansal anlamda da gücünü artırmaya yönelik düzenlemelerden bahsetmek gerekir. Kredi kapsamını genişleterek tüm OSB’lere faaliyetleri için kredi ve kredi faiz desteği vereceğiz.Kredi kapsamının genişletilmesi yanında OSB’lerin gelirlerini artırıcı bir fayda olarak da KOSGEB’in OSB arsa satışlarından elde ettiği yüzde 1’lik payı kaldırmaktayız.
Son olarak da çarpıcı bir düzenleme olarak OSB’lerin ve Türk şirketlerinin yurtdışında OSB kurmalarının önünü açıyoruz. Yatırım yapılacak ülkeleri belirlemede de Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır.
Yatırım yeri maliyetini azaltmak amacı doğrultusunda yapılan en önemli düzenleme OSB’lerdeki parsel satış birim fiyatlarına limit getirilmesidir. Bu düzenleme ile OSB’ler parsel satışlarında Bakanlığın belirlediği prensipler dışında parsel satış fiyatı belirleyemeyecek ve böylece parsel satış fiyatlarının yüksek olduğu bölgelerde bu fiyatlar aşağı çekilecektir.
Uygulama süresi biten kısmen veya tamamen bedelsiz arsa tahsisi uygulaması sürekli hale getirilerek yatırımcının daha düşük fiyatlarda arsa temininin devamlılığı sağlanacaktır.
2011 yılında başlatılan Islah OSB uygulamasının özellikle Ergene Havzası’ndaki kirliliğin önüne geçilmesinde büyük bir etkisi olmuştur. Bu uygulama ile OSB’ye dönüşen çarpık sanayi alanları tek standart altında tekrar düzenlenmiştir. Ayrıca sanayicilerimiz OSB içerisinde yer almanın avantajını mali anlamda görmeye başlamışlardır. Ergene Havzası’nda ulaşılan başarı ve OSB’nin sanayicilere sağladığı avantajlardan dolayı söz konusu uygulamanın tekrar hayata geçmesi için sanayicilerimizden Bakanlığımıza yoğun talep gelmiştir. Bu talepler bizi hem mutlu etmekte ve hem de doğru yolda olduğumuzu göstermektedir. Sanayicilerimizin bu yoğun taleplerine karşılık vermek için Islah OSB uygulamasını yeniden başlatacağız.
OSB’lerden gelen yoğun istek doğrultusunda OSB yönetimlerinin görev sürelerini 2 yıldan 4 yıla çıkartarak yatırımların sürekliliğini sağlamayı hedefledik. Daha sonra OSB’lerin kuruluşundan itibaren gerçekleşen tüm süreçleri incelemeye aldık. OSB kuruluş süreçlerini kısaltmak adına Bakanlığımız önemli yetkiler alma yolunda büyük gayret göstermektedir. Bunun için ilk olarak kamulaştırma sürecinde sorun yaşayan OSB’leri rahatlatmak için plan bütünlüğünü bozmayan ve kamulaştırma davası devam eden parsellerin OSB dışına çıkartılmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Kamulaştırma sürecinin ardından gelen imar süreçleri için de bir düzenleme yaparak imar planı askı sürecini 1 aydan 1 haftaya indirdik.
ÜRP YÖNETMELİĞİ
KobiEfor: ÜRP Yönetmeliği çalışmalarında gelinen durum ve odaklanılan belli başlı konular hangileridir?
Faruk Özlü: 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Ekonomi Bakanlığının Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik Değişiklik Taslağına Görüş Verilmesi; tamamlandı.
Kanun Değişikliği Hakkında İl Müdürlükleri’ne Yazı Gönderilmesi; tamamlandı.
Harcırah Kanununa İlişkin Maliye Bakanlığı’na Yazı Yazılması; tamamlandı.
Enerji ile İlgili Ürünler Hakkında Usul ve Esasların Kaldırılması; imza aşamasında beklemektedir.
Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliği Değişiklik Taslağının Oluşturulması; kanun değişikliğine yönelik taslak hazırlanmış olup ancak Ekonomi Bakanlığı tarafından Çerçeve Yönetmelik’te yapılacak değişikliklerin Resmi Gazete’de yayımlanması beklenmektedir.
Üretim Reform Paketi ile üniversitelerin Matematik, Fizik, Kimya ve Biyoloji bölümlerinden mezun kişilerin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde (TGB) Ar-Ge personeli olarak istihdam edilmesine ilişkin düzenleme getirdik.
Şöyle;
TGB firmalarında ve TGB Yönetici Şirketi’nde istihdam edilecek ‘Temel Bilimler’ mezunlarının maaşlarının brüt asgari ücret kadarlık kısmı, 2 yıl süre ile Bakanlığımız bütçesine konulacak ödenekten karşılanacaktır. Bu kapsamda her bir TGB firmasına sağlanacak destek, ilgili ayda TGB firmasında istihdam edilen toplam personel sayısının yüzde onunu geçmemesi gerekmektedir.
Bakanlığımız bünyesinde yürütülen ikincil mevzuat çalışmaları kapsamında ‘Temel Bilimler’ desteğine ilişkin biz yönetmelik taslağımızı hazırlamış bulunmaktayız. İlgili Bakanlıklar (Maliye Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı) yönetmelik üzerinde görüşlerini iletir iletmez planlamamız dahilinde çalışmalarımızı hızla tamamlayacağız.
ENDÜSTRİ BÖLGELERİ
KobiEfor: Endüstri Bölgeleri yeterince açıklık kazanmadı; bu konuda daha net bir tanım ve uygulama süreci anlatabilir misiniz?
Faruk Özlü: Endüstri Bölgeleri daha çok büyük ölçekli ve entegre yatırımların gerçekleştirileceği ve ilk yatırım maliyetlerinde payı bir hayli yüksek olan yatırım yeri maliyetlerinin yatırımcıya en alt seviyede yansıyacağı bölgeler olacaktır. Bu bölgelerde, organize sanayi bölgelerinden farklı olarak parseller yatırımcıya satılmayarak yatırımcı lehine irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesi yöntemleriyle tahsis edilecektir. Çok düşük miktarlardaki irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile yatırımcının elindeki sermayesini yatırıma dönüştürmedeki hızını artırmayı hedefliyoruz.
Yukarıda kısaca özetlemiş olduğum endüstri bölgelerine ilişkin birtakım düzenlemelerimizi Üretim Reform Paketi ile hayata geçirdik. Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda yapılan değişikliklerin en önemlisi; ‘Endüstri Bölgeleri’ndeki işletme müdürlüğü kavramının kaldırılarak bölgenin kuruluşu, planlanması ve yatırıma hazır hale gelmesi için daha hızlı ve daha aktif bir rol oynayacak “Yönetici Şirketi” kavramının getirilmesidir. Bu kavram ile birlikte endüstri bölgelerinin yönetimi anonim şirket statüsündeki ‘Yönetici Şirketler’ tarafından gerçekleştirilecektir. ‘Yönetici Şirket’in yönetimini destekleme ve güçlendirme anlamında da kamunun gerektiğinde altyapı masraflarını karşılamasına yönelik de açık bir kapı bıraktık. Kendi imkânlarıyla bölgenin altyapı ihtiyaçlarını karşılayabilecek ‘Yönetici Şirketler’e ise bölge arazisi bedelsiz irtifak hakkı tesis edilerek verilecek ve böylece ‘Yönetici Şirket’ yatırımcılara alt kiralama yoluyla parselleri tahsis edebilecektir. Özellikle altyapı yatırımları için kamu kaynaklarının kullanılmasından ziyade özel sektörü bu yatırımları yapmaya teşvik etmek istiyoruz. Bunun yanında, özel sektörün yetişemediği, büyük çaplı altyapı yatırımlarının yapılmasının ve yabancı sermayenin ülkemize hızlı bir şekilde çekilmesi gerektiği zamanlarda kamu olarak üstümüze düşeni yapmakta bir an bile tereddüt etmeyiz.
“Yönetici Şirket” kavramı doğrultusunda yenilenen endüstri bölgesi modeli ile Trabzon ve Zonguldak ili kıyılarında yatırım adası oluşturulmasını amaçlamaktayız. Bu doğrultuda eş zamanlı olarak hem ikincil mevzuat hem de saha çalışmalarımız devam etmektedir.
YERLEŞİMDEN UZAK SANAYİ
KobiEfor: 135 sanayi sitesi ve 63 bin 649 işyerinin taşınması öngörülüyordu. Bu proje nasıl bir plan dahilinde gerçekleştirilecektir?
Faruk Özlü: Bilindiği üzere Üretim Reform Paketi; Bakanlığımız koordinasyonunda gerçekleştirilen ve yaklaşık 1 yıl süren çalışmalar sonucunda tüm ilgili STK'lar, kurum, kuruluş, üniversitelerin görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu taslak, TBMM’de 18 Haziran 2017 tarihinde kabul edildikten sonra “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı ile 1 Temmuz 2017 Tarihli ve 30111 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kanunla yapılan değişiklik sonucunda destek kapsamımız yerleşim yeri dışına taşınacak sanayi siteleri için idari ve sosyal tesis binaları, arsa bedelleri, mülkiyetin edinilmesi masrafları ile altyapı ve üstyapı yatırımlarının tamamına kadar olan kısmını mimarlık ve mühendislik hizmetleri dahil olmak üzere genişletilmiş ve yerel idarelerin de kredi desteğinden doğrudan faydalanabilmesinin yolu açılmıştır.
Söz konusu destekle ilgili olarak 10 ilde 11 sanayi sitesi öncelikli olarak dönüşüm kapsamına alınmıştır. Diğer yandan yaptığımız ikincil mevzuat düzenlemeleri ile sanayi sitelerinin dönüşümü uygulamasına yönelik usul ve esasların yürürlüğe girmesiyle birlikte 10 ilde yer alan 11 sanayi sitesinin dönüşümü projelerinin Bakanlığımız yatırım programına alınmasıyla uygulaması başlayacaktır.

TEKNOLOJİK ÜRÜN YATIRIM DESTEK PROGRAMI
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı kapsamında KOBİ'lere makine teçhizatı, kredi faizi ve işletme desteği olmak üzere 3 başlıkta destek verileceğini söyledi. Destek programı hakkında önemli bilgiler şöyle sıralandı:
- Küçük ölçekli işletmelere 5 milyon TL’ye kadar, orta ölçekli işletmelere 4 milyon TL’ye kadar, büyük ölçekli işletmelere ise 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacak.
- Makine, teçhizat ve ekipman alımında ithalat bedelinin yüzde 40’ına kadar destek verilecek.


- Yerli üretim makine, teçhizat ve ekipman alımlarında ise yüzde 50’ye kadar destek verilecek.


- 1 yıllık kira bedelinin yüzde 75’ine kadar destek verilecek.


- Toplam enerji harcamalarının yüzde 75’ine kadar destek sağlanacak.
- 1 yıl boyunca çalıştırılan personelin brüt asgari ücretin yüzde 75’ine kadar destek sağlanacak.
- Ar-Ge personelinin ise brüt asgari ücret tutarındaki kısmı 2023’e kadar desteklenecek.

MEHMET ŞİMŞEK - Başbakan Yardımcısı: Yatırıma ek 50 milyar daha
“KGF’de süreç şöyle devam edecek: Türkiye’deki bütün kredileri Hazine kefaletine dönüştürmek asla mümkün değil, bu çok riskli bir yol olur. Tabii ki mevcut imkanları kullandıracağız, geri dönüşler olacak o geri dönüşleri kullandıracak mıyız? Onu çalışıyoruz, değerlendiriyoruz şu anda. O yönde bir talep var, bu değerlendirilebilir. Şu hassasiyeti gözetmemiz lazım, bu sistem içinde Hazine ve bankalar açısından riskler içerecek şekilde olmaz.
Siz, devlet ya da özel sektörle bir sözleşme yapacaksınız. O sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceğine ilişkin bazen sizden teminat mektubu isteniyor.  O zaman kefalet sigortasını, teminat mektubu yerine, onun muadili olarak kullanacaksınız. Böylece bankacılık sektöründe yarım trilyon liraya ulaşan gayri nakdi kredi baskısı azalacak. Firmaların krediye erişimi kolaylaşacak, sigortacılık sektörü daha da gelişecek. Reel sektörün teminat sorununu çözmüş olacağız. Hazine olarak kimseye kefil olmayacağız. Özel sektörün yükümlülüklerini sigorta yaptırıp garantiye alacağız.
Kefalet sigortasının maliyetleri, teminat mektuplarındaki maliyetlere oranla daha düşük olacak. Bu oranlar müşteriden müşteriye değişecek. Tek muhatap bankacılık sektörü olunca kredi limitleri de doluysa bayağı nazlanıyorlardı. Şimdi rekabet oluşacak. Alternatif kanal açıyoruz. Maliyetleri düşürecek.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

Zamanın ruhu emrediyor; Her Yerde ve Şeyde...
SİSTEMLERİN SİSTEMİ: DİJİTAL EKOSİSTEM

Haberi Oku