‘Türkiye İhracat Haftası 2017' ekonomiyi özetledi: 'TOPARLANIYORUZ!”

Forumlar sadece Türk katılımcılar değil, yabancı alım heyeti temsilcilerinden de büyük ilgi gördü.
Türkiye ekonomisinin güncel olumsuzluklarını her gün her saat konuştuğumuz için  aynı ekonominin hedefleri ve başarıları gözden kaçıyor… Bunları göstermek veya sık sık hatırlatmak da bize düşüyor. Türkiye İhracat Haftası’nı bu nedenle bu ayki sayımızın kapağına çıkardık.
Türkiye İhracat Haftası sırasında gerçekleşen oturumlar ve panellerle eş zamanlı olarak 66 ülkeden toplam 700 şirketten oluşan alım heyetleri, Türk şirketleriyle ikili iş görüşmeleri yaptı. İkili iş görüşmeleri için kayıt yaptıran Türk şirketi sayısı 5 bini buldu. Aralarında Rusya, İsrail, Gana, Kolombiya, Irak, Malezya, Peru, Tayland, Romanya gibi ülkelerden katılımcıların bulunduğu alım heyetlerinden talep edenler İstanbul’da İkitelli ve Kocaeli’de Gebze Organize Sanayi Bölgeleri ve Bursa’da tesis ziyaretleri gerçekleştirdi.

Başbakan Binali Yıldırım: “Gücümüz ihracatta ve yatırımda”
Türkiye İhracat Haftası’nın açılış konuşmasını yapan Başbakan Binali Yıldırım, 2002 yılında 3 bin dolar civarındaki kişi başı milli gelirin 11 bin dolara yaklaştığını belirterek, “Önümüzdeki 3 yıl içindeki hedefimiz, Türkiye'yi üst gelir grubu ülkeler arasına sokmaktır. İhracatçılarımız bir kenara not etsin. Demek ki birinci hedefiniz önümüzdeki 3 yıl içinde Türkiye'yi 13 bin dolar seviyesine getirecek atılımları, çalışmaları başlatmanızdır” diyerek girdiği konuşmasını, dünya ekonomisine ilişkin şu kısa değerlendirme ile geliştirdi: "Ticarette artan korumacılık eğilimleri, İngiltere'nin Brexit müzakereleri küresel büyümenin önünde bir engel gibi gözüküyor. IMF Ekim ayı içinde yayınladığı Küresel Ekonomik Görünüm raporunda dünyanın büyümesiyle ilgili olumlu iyimser tahminini ortaya koymuş. Küresel büyümede yaşanan bu artış eğiliminin özellikle Çin ve ABD'deki talep canlanmasına bağlı olduğu anlaşılıyor.
Dünya Ticaret Örgütü Eylül ayı açıklamalarında mal ticaret hacmindeki büyüme beklentisini yükseltmiş gözüküyor. Özetle, dünya ekonomisinde olumlu gelişme belirtileri var ama Allah'a şükür Türkiye'nin gelişmesi dünya hızının üzerinde. Bu önemli bir nokta. Diyelim ki 3.6 ise dünya büyümesi, bizimki en az onun 2 katı kadar olmasını tahmin ediyoruz. 6'nın üzerinde 7'ye yakın bir büyümeyle seneyi kapatırsak buna hiç şaşmayın."
“Hedeflerimizi de aşabiliyoruz”: Yıldırım, Türkiye ekonomisinin dinamik gelişmesi bağlamında bazı vurgularla yetindi ve şöyle konuştu: "Sorunları torunlara havale etmedik. Sorunların üzerine gittik. Dağ gibi sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürerek, bugünlere geldik. Hızımızı bugünlerde daha da artıyoruz. Bugün Türkiye 863 milyar dolara ulaşan milli geliriyle dünyanın 17., Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi konumunda. Satın alma gücüne göre baktığımızda durum daha da iyi. Dünyanın 13. ülkesi durumundayız."
En büyük gücümüz ihracat ve yatırım: Başbakan Türkiye ekonomisinin toparlanma ve ihracatta atılım yılı olarak kabul ettikleri 2017 gerçekleşmelerinin Hükümeti doğruladığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: “Türkiye'nin 2017’nin ilk yarısında büyümesi Çin ve Hindistan'ın arkasında 3. sırada gerçekleşti. Bu dönemde yaşanan badireler ve sıkıntıları da dikkate aldığımızda hiç de küçümsenecek bir sonuç değildir. IMF'nin açıkladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporunda birkaç ay içerisinde Türkiye'nin büyüme beklentilerini yüzde 2.5’tan 5.1'e yükseltti. Küresel mal ihracatındaki payımıza bakacak olursa 2002'de sadece binde 5 seviyesindeydi. Şimdi neredeyse iki katı, binde 9. Esasında Türkiye'nin bütün büyüklüklerine bakarsanız dünyada, yüzde 1'e yakındır. 15 yıl önceki ihracatçı sayımızın bugün iki katı ihracatçıya sahibiz. Bugün 15 ilimiz 1 milyar doların üzerinde tek başına ihracat yapar seviyeye gelmiş. Önümüzdeki 10 yılda en büyük gücümüz, ihracatta ve yatırımda kaydettiğimiz gelişme olacaktır. Bunu söylüyorum çünkü yılın ilk yarısındaki büyümenin yüzde 3.9'u yatırımlardan ve ihracattan geldi. Türkiye'nin 2023'te, Cumhuriyetin 100. yılında her bakımdan dünyadaki büyüklükten aldığı payın, en az yüzde 2 olması gerekir.”
Merkezde olan eksen değiştirmez: Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin, ekonomik hedefler koymada agresif politikasını ‘eksen arayışı’ diye yorumlayan herkese cevap niteliğinde, şu koordinatları verdi: "Türkiye, dünyanın merkezinde olan bir ülke.  Türkiye'nin merkezine parmağınızı koyun, üç saat uçun 1.5 milyar insanla, 30 trilyon dolarlık GSMH ile ve 56 ülke ile buluşursunuz. Türkiye'yi farklı yapan, Türkiye'nin potansiyelini ortaya koyan da bu özellik."

İhracatımızın büyüme hızını, ithalatın büyüme hızının üzerine çıkarmamız lazım geldiğine işaret eden Binali Yıldırım şöyle konuştu: "Türkiye'yi yalnız bölgede değil, dünyada da daha büyük bir ticari merkez haline getirmek konusundaki kararlılığımız sürüyor. Öncelikle hedefimiz daha rekabetçi, daha fazla katmadeğer üreten, araştırma geliştirmeyi, yenilikçiliği, markalaşmayı odak noktası haline getiren bir ekonomik altyapıyı tesis etmektir. Türkiye'den dünya markaları çıkarmayı öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bunun için 5 ana stratejik sektör ele almaya karar verdik. Bunların detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağız."

Türkiye Ticaret Merkezleri Projesi
Yıldırım, “Türkiye'den dünya markaları çıkarmayı öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bunun için 5 ana stratejik sektör ele almaya karar verdik. Bunların detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Bu beş sektör Türkiye'nin itici gücü olacak ve Türkiye'nin beklediğimiz ihracat büyüklüklerine ve ekonomik gücüne erişmesi için ciddi bir araç haline gelecektir. Türkiye Ticaret Merkezleri Projesi, ofisleri ve teşhir salonuyla mali ve hukuki hizmetleriyle ihracatçı firmalarımızın adeta bir tanıtım merkezi oldu, reklamını yapıyor. Bu merkezlerde ürünler tanıtılıyor. Müteşebbislerimizin e-ticaret sitelerine bireysel üyelikleri yerine işbirliği kuruluşları aracılığıyla toplu üyeliklerle teşvik ediyoruz, destek oluyoruz. Bu sayede dünya ticaretinden payı gün geçtikçe artan e-ticarette daha aktif hale gelmek istiyoruz" diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci: “Cari açığı tarihe gömeceğiz”
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci konuşmasına 2017 yılının ihracat perfonmansından şu rakamları vererek başladı: “Bu yılın başında 153.3 milyar dolarlık ihracat hedefi belirledik. Yılın ilk 9 ayında TÜİK rakamlarına Ekim ayı verisinin de eklenmesiyle 128.7 milyar dolara ulaşıldı. Eylül ayı itibarıyla 12 aylık rakamda bu sınırı aştık. Yıl sonu itibarıyla da OVP'deki 153.3 milyar doların 156.5 milyar dolara güncellenmesiyle 156.5'i de aşacağız. Daha önemlisi tüm zamanların rekoru olan, içinde 13 milyar doların üzerinde altın ihracatı olan 157.6 milyar doları bu sene net ihracatımızla aşmayı hedefliyoruz.”

Elektronik ticaret: Bakan Zeybekci’nin katılımcılarla paylaştığı bilgiler çerçevesinde Türkiye ekonomisinin 2017 son çeyreğine güçlü bir toparlanmayla girdiğini gösteriyordu. Zeybekci şu noktaların altını çizdi:

- Elektronik ticaret sitelerine üye 10 bin ihracatçı var.
- İhracatçıların 100 bine ulaşması hedefleniyor.
- En küçük KOBİ'miz, ürettiğini dünyanın en uzak köşesine ihraç edebilecek.
- Teşvik belgesi sayısında 9 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50.2 artış oldu.
- İhracat seferberliğine yatırımcılar da katılıyor.
- İhracatının içindeki yüksek teknoloji ürünü payı, geçen yıl yüzde 3.4’ten bu yıl yüzde 3.8'e yükseldi.

Endüstri 4.0 vizyonu: Bakan Zeybekci üretim ve ihracat yapılarını Endüstri 4.0 sonrası için şekillendirmemiz ihtiyacından söz ederek; “Türkiye dünyanın geleceğinde kendi devlerini yaratarak yarışta yer alacak. Proje bazlı yatırım teşvik sistemini terzi usulü, kişiye özel tasarladık. Önümüzdeki dönemde cari açık sorununu tarihe gömecek yapısal reformlarımızı da yeşertmeye devam edeceğiz. Şundan eminim ki pek yakında yerküreyi sarsacak bir ihracat ordusu, bir üretim ordusu yetişiyor “ diyerek konuşmasını tamamladı.

TÜRKİYE İHRACAT HAFTASI

2. GÜN

Bülent Tüfenkci:
 “İş yapma kolaylığımız var”
Türkiye İhracat Haftası etkinliğinin ikinci gün açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci on aylık rakamları verdi:  "Bizim verilerimize göre, Ekim’de ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 9 artarak 13 milyar 943 milyon dolar oldu. Buna külçe altın da dahil. 2017 yılının 10 ayında ihracat yapan firma sayısı 72 bin 298, ithalat yapan firma sayısı ise 77 bin 290 oldu.

İthalat 21 milyar 304 milyon dolar, dış ticaret hacmi ise yüzde 18.24 artarak 35 milyar 248 milyon dolar olarak gerçekleşti.”

Dünya Bankası'nın yeni açıkladığı 2018 İş Ortamı Raporu'na göre, “Türkiye, iş yapma kolaylığında 190 ülke arasında 60'ıncı sırada; bir önceki yıla göre 9 basamak yükselmiştir” diyen Bakan Tüfenkci azınlık hissedar haklarının korunması konusunda dünyanın 20'nci ekonomisi olduğumuzu hatırlattı ve ‘Sözleşmenin icrası’ alanında da 30'uncu sırada yer aldığımızı söyledi.

Tüfenkci’nin paylaştığı bilgileri şöyle özetlemek mümkün:

- 224 ülkeden 193'üne ihracatımız var.
- Avrupa pazarının ihracatımız içindeki önemi hala sürüyor.
- 2006 yılında ihracatçılarımızın yüzde 34.5'i yakın ve Ortadoğu pazarını tercih etmekteyken 2016 yılında bu oran yüzde 50'ye yükseldi.
- 2006 yılında ihracatta pazar payı yüzde 3 olan Irak için bu oran 2016 yılında yüzde 5.4'e, Birleşik Arap Emirlikleri için yüzde 2.3'ten yüzde 3.8'e, İran için yüzde 1.2'den yüzde 3.5'e yükseldi.
- Hedef pazar dediğimiz 15 ülkeye ihracat 2016 yılında 39.8 milyar dolar gerçekleşti.
- AB'nin ihracattaki payı yüzde 49.5 oldu.

Bakan Tüfenkci dış ticaretin lojistik işlemler boyutu ile ilgili şu iyileştirmeleri katılımcıların dikkatine sundu:

- Gümrüklü Sahalardaki Eşya Takip ve Analitik Performans Ölçme Sistemi'ni (GETAP) önümüzdeki hafta, hayata geçireceğiz. Sizler ihraç veya ithal ettiğiniz eşyanın gümrüklerde nerede, hangi aşamada, hangi işlemin yapıldığını veya yapılmadığını, yapılan işlemlerin kaç dakika sürdüğünü görebileceksiniz.
- Gümrük idarelerindeki temel belgelerin kağıt ortamından elektronik ortama aktarılması yönünde epey bir mesafe kat ettik. Temel hedefimiz gümrüklerden kağıt kullanımına son vermek. Bu hedefe yakınız.
- Dünya Bankası tarafından hazırlanan Lojistik Performans Endeksi’nde 2016 yılı itibariyle 34. sırada yer aldık. Lojistik Performans Endeksi'nin alt göstergeleri olan uluslararası sevkiyatlar göstergesinde 13 sıra yükselerek 35'inci, zamanlama göstergesinde ise bir sıra yükselerek 40'ıncı konuma geldik.
- Menşe ispat belgelerini elektronikleştiriyoruz.

Naci Ağbal: “Sermaye girişi yoğun”
Türkiye İhracat Haftası'nın ikinci gün oturumuna katılan  Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2017 yılında küresel ekonomide genele yayılan bir toparlanma olduğuna işaret etti ve 2018-2019'da da global ekonominin olumlu bir seyir izleyeceğini söyledi.

Ağbal, şöyle konuştu: "Gelişmiş ülkelerdeki ve AB ekonomisindeki hızlı toparlanma son derece olumlu. Gelişmekte olan ülkelere ve ülkemize de yoğun bir sermaye girişi var, bundan da son dönemde istifade ediyoruz. Küresel risk iştahı olumlu. Bu da bize daha fazla kaynak gelmesine imkan veriyor.”

Naci Ağbal, orta ve uzun vadeli Türkiye vizyonunu şöyle değerlendirdi:

"Üretim, ticaret batıdan doğuya hızlı şekilde kayıyor. Küresel ulaştırma güzergahları değişiyor. 2030-2050 yıllarında küresel ekonominin olağanüstü değiştiğine hepimiz şahit olacağız. Gelişmekte olan ülkeler, özellikle E-7 dediğimiz ülkelerin 2030'da, 2050'de küresel ekonomiden alacağı pay yüzde 40'ın, 50'nin üzerine çıkacak, bu olağanüstü bir değişim demek.”

Jülide Sarıeroğlu: “İstihdamda en başarılı ülkeyiz”
İhracat Haftası’na katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu şu bilgileri paylaştı: "Şu an son 10 yılda ortaya koyduğumuz istihdam performansıyla Avrupa'da en başarılı ülke olmuş durumdayız. 2007 yılından 2016 yılına kadar toplam 7 milyon 772 bin kişi işgücü piyasasına girmiş, bunun  6.5 milyonuna Türkiye'de yeni iş, yeni istihdam yaratılmış. Türkiye'nin yer aldığı coğrafya ihracatçılarımız  açısından çok kıymetli bir bölge, 15 yıllık iktidarın yaptığı yatırımlarla da ihracatçıların işlerini kolaylaştıran bir sistem kuruldu. Şu anda Türkiye'de 67 bin ihracatçı firmada 3.1 milyon kişi istihdam ediliyor.

TÜRKİYE TİCARET HAFTASI

3. GÜN

Mehmet Şimşek:
 “Türkiye’nin önü açık”
İhracat Haftası’nın 3. Günü Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in konuşmasıyla açıldı.
Mehmet Şimşek, Türkiye’de yatırımların milli gelire oranının yüzde 29’un üzerinde olduğunu  ama bu oranın yüzde 56’sının inşaatta bulunduğunu belirtti. Şimşek daha çok makine ve teçhizat, Ar-Ge ve yazılım ile ticarete konu olan mallarda yatırım yapılması gerektiğini söyledi.
Şimşek ayrıca Türkiye’deki doğrudan yatırımlarda ve küresel şirket sayısında muazzam bir artış olduğuna dikkati çekerek, çok büyük ve kapsamlı bir reform paketini gelecek yılın ilk çeyreğinde Meclis’e sunacaklarını ve böylece iş yapma kolaylığında ilk 30’lara çıkılabileceğini dile getirdi.
Türkiye'nin uzun vadede önü açık bir ülke olduğunu vurgulayan Şimşek şunları söyledi: “Türkiye daha da zenginleşecek. Verimliliği daha çok artırmak için altyapı yatırımları yapıyoruz, Ar-Ge ve yenilikçiliğe destek veriyoruz, eğitim ve beşeri sermayeye muazzam yatırım yapıyoruz. Girişimcilik ruhumuz da iyi. Kurumsal kalitemize ilişkin soru işaretleri var ama o daha çok başımıza gelen felaketlerden dolayı verdiğimiz tepkiden kaynaklanıyor.

Şunu net olarak ortaya koyalım. Tabii ki Avrupa bizim temel pazarımız. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ikinci en büyük pazarımız. Fakat gelişmekte olan ülkeleri esas almamız lazım. Çünkü gelişmekte olan ülkeler zemin kazanıyor. İçinde Türkiye’nin de olduğu gelişmekte olan 7 ülke 1995’te gelişmiş G7’nin yarısı kadardı. Bugün gelişmekte olan 7 ülke, gelişmiş 7 ülkeye eşittir. 2040 yılında gelişmekte olan 7 ülke, gelişmiş 7 ülkenin 2 katına çıkacak. Onun için siz ne yaparsanız yapın eğer Çin’de Hindistan’da, Brezilya’da, Rusya’da, Meksika’da, Endonezya’da yoksanız yoksunuz demektir. Buralara odaklanmak lazım. Geleneksel pazarlarımızı koruyacağız, payımızı artıracağız ama gelişmekte olan ülkelere de ağırlık vereceğiz.”

Adnan Yıldırım: “İhracata desteği yüzde15 artıracağız”
Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım: "Geçen yıl 33 milyar dolar olan finansman sağlama hedefimizi yıl sonunda 40 milyar dolara çıkarma planıyla yola çıktık. Yaklaşık 190 milyar liralık bakiyeye ulaşan nakdi kredilerimizi, gelecek yıl yüzde 15 artırmayı, bunun büyük kısmını KOBİ'lere ve ihracatçılara kullandırmayı hedefliyoruz" dedi.

Yıldırım, geçtiğimiz yıl ihracatın yüzde 23'ünü finanse eden bir Eximbank varken bu sene sonunda bu konudaki hedeflerinin yüzde 26 olduğunu kaydederek, "Yine geldiğimiz Ekim sonu itibariyle burada yüzde 25'i yakalamış durumdayız. Yani buradaki hedefimize 1 puan kalmıştır" dedi.

Osman Arslan: “KGF ile birlikte KOBİ’leri destekliyoruz”
Ekonominin ve ihracatın finansmanında alternatif finans tekniklerinin, alternatif kuruluşların ve güçlü bir ekosistemin önemli olduğunu belirten Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan şunları söyledi: “Bugün itibariyle bankacılık sektörünün bilanço büyüklüğü 3 trilyon liraya ulaştı. Bunun 2 trilyonu da nakdi finansman bakiyesi. İhracat finansmanı ise bu rakamın sadece yüzde 5'i.

Halkbank olarak portföyümüzdeki KOBİ müşterilerimizin ihracat ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) devreye girmesi ile birlikte ciddi anlamda teşvik edici bir takım gelişmeler sağladık. Yaklaşık 190 milyar liralık bakiyeye ulaşan nakdi kredilerimizi, gelecek yıl yüzde 15 artırmayı, bunun büyük kısmını KOBİ'lere ve ihracatçılara kullandırmayı hedefliyoruz.”

Mehmet Büyükekşi: “Yüksek katmadeğere odaklandık”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Hafta’nın kapanış konuşmasında satırbaşı vurguları öne çıkardı ve şu özetlemeyi yaptı: “2017'yi ihracatta atılım yılı ilan ettik. Bu sene hedeflerimizin de üzerine çıkacağız. Bu ülkenin ticaret elçileri olarak girmediğimiz  pazar kalmadı. Biz de yüksek katmadeğerli üretime odaklandık. İhracatçılarımız, gümrüklerdeki mesai saatleri dışında yaptıkları işlemler için ek bedel ödüyorlar. Bu uygulamanın kaldırılması gerektiğine inanıyoruz.

'KDV yükü bizlere finansman sorunu yaratıyor' dedik. Bu konuda yaptığımız detaylı çalışmayı Maliye Bakanı’mızla paylaştık. Bu reformun biran önce hayata geçmesini bekliyoruz.

Bizler için büyük önem arz eden Ekonomi Bakanı’mız tarafından üzerinde titizlikle çalışılan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin hızlı bir şekilde hayata geçmesini bekliyoruz. İhracatımızın yarısını, ülkemizdeki yabancı yatırımların yüzde 70'ini temsil eden AB ile ilişkilerimizin güçlendirilmesini ve yeni fasıllar açılmasını arzu ediyoruz.

Büyüme modelinin inovasyon temelinde yeniden tasarlanması gerektiğine inanıyoruz.

En büyük atılımı eğitimde gerçekleştirmeliyiz.

Çalışmaları süren Esnek Çalışma Sistemi ve Kıdem Tazminatı ile ilgili düzenlemeler de acilen hayata geçmeli.”

BİNALİ YILDIRIM
Başbakan

“Kötümserler yanıldı”
"Güya Türkiye ekonomisi için 2016'da felaket senaryoları yazanlar, o değerlendirme kuruluşları birbiriyle yarışa girdiler. 'Sen mi daha fazla indireceksin, ben mi daha fazla indireceğim' Şimdi de tahminleri yükseltme yarışına girdiler. 6 ayda 3 sefer düzeltme yaptılar. Yıl sonuna kadar bir düzeltme daha yapacaklar merak etmeyin. Ne yaparsa yapsınlar. İster düzeltsinler, ister sırt üstü yatsınlar Türkiye büyümeye, istikrarla, güvenle devam edecek... Dünyayı yönetenler, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere gelişmiş ülkeler kısa vadeli rekabeti bir yana bırakıp, uzun vadede küresel refaha, barışa yönelik aklı selim kararları almak durumundadır. Bunu yapmak onların tarihi sorumluluğudur."

AVRUPALI TÜRK MARKALAR BİRLİĞİ
Türkiye İhracat Haftası kapsamında "Avrupalı Türk Markalar Birliği Zirvesi" düzenlendi.
Birliğin Başkanı Cafer Mahiroğlu, Türk vatandaşlarının Avrupa için önemine dikkati çekerek, Türkiye ve Avrupa arasındaki ast-üst ilişkisinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Türkiye'nin hem Avrupa'nın hem dünyanın değerli ve önemli parçalarınından biri olduğunu dile getiren Mahiroğlu, şu bilgileri verdi:  "İlk yıllarda sadece göçmen ve işçi olarak hor görülen vatandaşlarımız, bugün üniversitelerde akademisyen, iş dünyasında oyun kurucu, sanatta yön veren olmuşlardır. Avrupa'dan Türkiye'nin vatandaşlarını çıkardığınız zaman ciddi bir yoksunluk hissedileceğini buradan anımsatmak isterim. 5 milyona varan nüfusu ile Türkler, artık Avrupa'da orta ölçekli devlet olma gücündedir. Yıllık tüketim harcamaları 25 milyar avroyu bulmuş, ciroları 50 milyar avroyu aşmış, işletme sayıları 150 bine, istihdam rakamları ise 700 bine yaklaşmış bir güç merkezi ve Avrupa'nın kaderinde belirleyici konuma gelmiştir."

Markaya destek birincisiyiz:  Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Gerek marka destekleri, gerek yurtdışı ofis-mağaza destekleri, gerekse Turquality destekleri ile dünyada markalarına en çok destek veren ülkeyiz şu an. Bu desteklere artırarak devam edeceğiz” dedi.

Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, dünyanın neresine gidilirse gidilsin her biri ayrı bir başarı hikayesi olan Türk girişimcilerin görüleceğini kaydederek, “Şu anda Avrupa'daki Türk markalarının ürettiği katmadeğer 20 milyar doları buluyor” dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise “markalaşmanın gıdada başladığını, Türk markaların Almanya, İngiltere ve Doğu Avrupa'da ciddi gelişmeler yaşadığını” söyledi.

2017: YATIRIMLARDA TOPARLANMA
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yılın ilk 5 ayında 2 milyar 200 milyon dolar düzeyinde olan Türkiye'ye yapılan doğrudan yatırım (net yükümlülük oluşumu) bu yılın aynı döneminde 3 milyar 634 milyon dolara ulaştı.

Söz konusu dönemde Türkiye'nin yurtdışına doğrudan yatırımı (net varlık edinimi) yüzde 9 artış göstererek 1 milyar 288 milyon dolardan 1 milyar 406 milyon dolara ulaştı.

Türkiye'ye Mayıs ayında 915 milyon dolar doğrudan yatırım yapılırken bu tutar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 148 artış gösterdi. Mayıs 2016'da Türkiye'ye doğrudan yatırım 369 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmişti.

Türkiye'ye en çok yatırım yapan ülkeler: Türkiye'de doğrudan sermaye yatırımlarının ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, Ocak-Mayıs döneminde en fazla yatırım yapan ülkeler sırasıyla İspanya, Hollanda, Katar, Azerbaycan ve Belçika oldu.

Bu yılın Ocak-Mayıs döneminde yurt dışında yerleşiklerin Türkiye'deki 3.6 milyar dolarlık doğrudan sermaye yatırımlarının yüzde 27'lik bölümü (969 milyon dolar) İspanya tarafından yapıldı.

5 aylık yatırımların yüzde 21'i (751 milyon dolar) Hollanda, yüzde 15'i (541 milyon dolar) Katar, yüzde 7'si (270 milyon dolar) Azerbaycan ve yüzde 6'sı (210 milyon dolar) Belçika tarafından gerçekleştirildi. Böylece 100 dolarlık yatırımın 62 doları İspanya, Hollanda ve Katar'dan yapılmış oldu.

Yabancılar bankacılık, yerliler madencilik sektörüne yatırım yaptı: Yabancı yatırımcılar, Ocak-Mayıs döneminde Türkiye'deki yatırımlarının yüzde 26'sını bankacılık, yüzde 22'sini elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, yüzde 7'sini ulaştırma ve depolama sektöründe gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde bankacılık sektörüne 928 milyon dolar, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörüne 809 milyon dolar, ulaştırma ve depolama sektörüne de 242 milyon dolar yatırım oldu.

İlk 5 aydaki önemli satın almalar: Bu yılın en önemli satın almalarının başında Avusturyalı enerji şirketi OMV'nin, yüzde 100 hissesine sahip olduğu Petrol Ofisi'ni 1 milyar 368 milyon avroya Hollandalı Vitol Grubu'na satışı geldi.

İspanyol Banco Bilbao Vizcaya Argentaria'nın (BBVA), Garanti Bankası'nın yüzde 9.95'ini Doğuş Grubu'ndan 917 milyon dolara satın alması özellikle bankacılık sektörüne olan yabancı ilgisini gösterdi.

İlk 5 ayın diğer önemli satın almaları ise Brezilya-Katar ortaklığı TBQ Foods'un, Banvit'in yaklaşık yüzde 80'ini 269.2 milyon dolara devralması ve Jersey adası merkezli F.A.B Partners adlı şirket Global Yatırım Holding'in yüzde 34.1'ini 245 milyon TL'ye (yaklaşık 65.4 milyon dolar) satın alması oldu.

Öte yandan, Boyner Holding, Boyner Perakende'nin yüzde 12'lik kısmını toplam 173.1 milyon TL karşılığında Katarlı Mayhoola for Investments LLC'ye satışı da dikkati çeken diğer satın alma idi.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

"Endüstri 4.0'dan Toplum 5.0'a"...
TOSYÖV, KOSGEB ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) işbirliğinde, DenizBank’ın ana sponsorluğu, TÜRKSAT...

Haberi Oku