Yeni Türkiye’de BAŞKANLIK SİSTEMİ

Yeni Türkiye'de BAŞKANLIK SİSTEMİ

Siyasal sistem değişikliklerinin yerine oturması 3-5 yıl gibi süreler gerektirir, tartışmalı siyasal süreçler yaratır: Türkiye bu süreci demokratik tecrübesi ve toplumsal gelişmişliği sayesinde ve hepimizin katkılarıyla aşabilecektir. “Yeni sistem aynı zamanda yeni bir kalkınma hikayesinin başlangıcı da olabilecek midir?”; bu sorunun cevabına odaklanmalıyız.;
TBMM’DE YEMİN
24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimle Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM'de yemin ederek göreve başlaması ile birlikte Türkiye’de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmiş oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın adlandırmasına atfen “Başkanlık Sistemi” de diyebileceğimiz  yeni sistemin yapısı, aynı gün yayınlanan 1, 2 ve 3 No’lu Cumhurbaşkanlığı KHK’larıyle büyük ölçüde şekillenmiş oldu. Böylece parlamenter sistem sona erdi.
Olayı, devletin devamlılığı temelinde bir ‘kırılma’ ya da ‘yapısal revizyon’ olarak değerlendirmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti devleti bunun benzerlerini birçok kez yaşamış ve başarıyla geçmiştir. 1946-1950 arası tam bir ‘devlet reformu’dur adına Ak Devrim denilmiştir. 27 Mayıs böyledir, Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş, merkezi planlamayla ekonomide ithal ikameci sanayileşme başlatılmıştır. 12 Eylül de böyledir; 1980-1990 döneminde Cumhuriyet’in bütün “korunmacı” ekonomik hukuku yok edilmiş, neoliberal küreselleşmeye geçilmiştir.
Bugün ise dünyada, ABD’nin (veya Atlantik İttifakı) kuruculuğunda yeni bir dünya düzenine geçilirken bu tarihsel geçiş dönemine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin verdiği yanıt ise Başkanlık Sistemi olmuştur.
Bu yaşamsal öneminden ötürü Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yapısını özetleyerek okurlarımızın bilgisine sunmayı gerekli gördük. Yeni sistemde ekonomi yönetimi de yeniden şekillendiği için ilgili KHK’ları tarayarak bu değişimi okurlarımıza aktardık. Ayrıca Cumhurbaşkanı merkezli yeni sistemi oluşturan kurumları ve görevlerini özetleyerek kapak dosyamıza dahil ettik. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde milletvekilleri ve davetliler tarafından alkışlar eşliğinde karşılandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mazbatasını TBMM Geçici Başkanı Durmuş Yılmaz teslim etti.
Erdoğan, Anayasa’nın 103. maddesinde yer alan şu yemini yaptı:
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
ANITKABİR’İ ZİYARET
TBMM Genel Kurulu’nda yemin eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Anıtkabir’i ziyaret ederek Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:
“Aziz Atatürk, Türkiye, 24 Haziran 2018 tarihinde iki önemli seçimi başarı ile tamamladı. Yeni yönetim sistemimize göre seçilen ilk Cumhurbaşkanlığı görevine şahsımı layık gören milletimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27. dönem milletvekillerini de belirledi.
Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bu önemli dönüm noktasında, 12. Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin birinci Cumhurbaşkanı olarak milletimizin birliğini ve kardeşliğini güçlendirmeye, ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğimize bir kez daha söz veriyoruz.
Zatıâlinizin ve arkadaşlarınızın kurduğu, gelecek nesillerin bize emaneti olan Cumhuriyeti 100. kuruluş yıl dönümünde hedefleri ile buluşturmakta kararlıyız. Allah bizleri mahcup etmesin, ruhun şad olsun.”
BEŞTEPE TÖRENİ
Anıtkabir ziyaretinden sonra Erdoğan çalışma makamı olan Beştepe Külliyesi’ne geçti ve burada yerli ve yabancı davetliler huzurunda; “81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” diyerek göreve başlama konuşmasını gerçekleştirdi.
Törene 22 Devlet Başkanı'nın yanı sıra birçok ülkeden devlet başkan yardımcıları, parlamento başkanları ve başbakanları ile 6 uluslararası örgütün temsilcisi de iştirak etti. Törene katılan devletlerin cumhurbaşkanları ve başkanlarının isimleri ise şöyle:
Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelashvili, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooranbay Jeenbekov, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Jose Mario Vaz, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obıang, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullahi Muhammed Farmajo, Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdel Aziz, Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, Çad Cumhurbaşkanı Idriss Deby Itno, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve başlama konuşmasında özetle şunları söyledi: “Allah bizi milletimize mahcup etmesin. Rabbim, milletimize ve tüm insanlığa yapacağımız hizmetlerde yolumuzu aydınlatsın, işimizi kolaylaştırsın.
Hizmetkârlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız.
Yeni bir başlangıç: Türkiye ve Türk Milleti olarak yeni bir başlangıç yapıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışı ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanılan denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz. Geçmişte yol açtığı, siyasi, sosyal ve ekonomik kaoslar sebebiyle ülkemize çok büyük bedeller ödeten bir sistemi artık geride bırakıyoruz. Bundan sonra milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı çalışmalarını, yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir.
Tarihin yönlendirmesi: Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3.5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir. Türkiye, Osmanlı’dan beri tarihinde ilk defa, kritik bir yol ayrımında tercihini, darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir.
Kaderimizin merkezi Anadolu: Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimiz çok geniş bir coğrafyada kurulmuş, büyümüş ve tarihe karışmıştır. Bir başka ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti, 2 bin 200 yılı aşkın bir devlet geleneğini temsil etmektedir. Bugün, yine çok geniş bir coğrafyada, hemen hepsinin de temsilcileri aramızda bulunan, tarihi süreklilik bakımından kendimizden ayrı görmediğimiz pek çok dost ve kardeş devlet vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun vatandaşları olarak bizler, kaderimizin merkezine Anadolu’yu yerleştirdik. Bin yıl önce Malazgirt’te Anadolu’ya serptiğimiz tohumlar, Türkiye Selçuklu Devleti ile hemen boy vermişti. Osmanlı, genç bir fidan olarak devraldığı devlet bayrağını, İstanbul’un fethiyle üç kıta yedi iklimi içine alan ulu bir çınara dönüştürdü. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında, yaşlanan çınarı, Cumhuriyet aşısıyla yeniden gençleştirdik.
Cumhuriyet şahlanıyor: Bugün burada milletimize, 95 yıllık Cumhuriyetimizi, yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz. Milletimizin bize sağladığı bu imkânı en iyi şekilde kullanarak, güçlü Meclis, güçlü Hükümet, güçlü Türkiye için yola koyuluyoruz. Türkiye’nin isimleri farklı, vahşetleri benzer, hedefleri aynı olan terör örgütlerinin en yoğun saldırılarına maruz kaldığı bir dönemde, milletin ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ rabiasına sıkı sıkıya sarıldığını görmekten memnunuz.
İlk imtihan 2023 hedefleri: Milletimiz 24 Haziran’da sandıkta, bir kez daha görevini yerine getirmiştir. Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası için, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır, çok çalışmaktır. Vakit, hedeflerimize daha kararlı, daha hızlı şekilde yürüme vaktidir. Bugün ‘bismillah’ diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır. Böylece bizden sonraki nesillere kendi vizyonlarını gerçekleştirebilecek güçte bir Türkiye bırakmayı amaçlıyoruz.
Dünya yeniden yapılanırken: Biz paylaşmanın bereketine inanan, dostlarıyla, kardeşleriyle birlikte yol yürümekten, onlarla birlikte kazanmaktan memnuniyet duyan bir milletiz. Dünyanın her anlamda bir yapılanma sürecinde olduğu günümüzde, bu yaklaşımın çok daha anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve işbirliği olduğuna inanıyoruz.
Hak ve hürriyetler ilerleyecek: Yeni dönemde Türkiye, demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileriye gidecektir. Bu şekilde güçlenen Türkiye, elindeki imkânları kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dostları ve kardeşleriyle paylaşmayı sürdürecektir. Hep söylediğimiz gibi, bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut ifadesidir. Dostluğunuz ve kardeşliğiniz için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bürokrasi üretmeyen devlet: Yeni dönemi yine, artık bizim alametifarikamız hâline gelmiş olan ‘reform ve icraat’ üzerinde bina edeceğiz. İskeletini oluşturup çatısını çattığımız yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız. Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısı oluşturmakta kararlıyız. Kılavuzumuz yine demokrasi olacak, millî iradenin üstünlüğü olacak.
Ayırımcılık olmayacak: Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın, vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız. Bu ülkede insanların herhangi bir sebepten ötürü dışlandığı, ötekileştirildiği, zulme maruz kaldığı dönemler, inşallah bir daha geri gelmemek üzere geride kalmıştır. En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı, eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız. En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle, nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır. Eğitim ve kültür politikalarımıza, geçmiş dönemlerden çok daha fazla önem vereceğiz. Türkiye’yi, savunma sanayinden sınır güvenliğine kadar her alanda güçlendireceğiz.
Sosyal devlet olacağız: Hâlen devam eden yatırımlarımızı ve milletimize taahhüt ettiğimiz projeleri hayata geçirmekle kalmayacak, çok daha büyük işlere imza atacağız. Sosyal politikalar, bizim görünmeyen zaferimizdir. Türkiye’yi hiç kimsenin yokluktan, yoksulluktan dolayı aç, açıkta kalmadığı, çocuğunun eğitimini ihmal etmediği, geleceğinden umudunu kesmediği bir ülke hâline getirme yolunda çok büyük mesafe kat ettik. İnşallah yeni dönemde, ülkemizin sosyal devlet niteliğini çok daha güçlü hâle getireceğiz. Diğer tüm alanlarda da milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde, Türkiye’yi büyütmenin, güçlendirmenin çabası içinde olacağız.”
Akşam kokteyli: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’ne katılan devletlerin cumhurbaşkanları, başkanları, meclis başkanları, bakanları, özel temsilcileri, büyükelçileri ve uluslararası örgüt yöneticileri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir kokteyl ve akşam yemeği verdi.
KABİNENİN AÇIKLANMASI
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nı ve yeni yönetim sisteminin ilk kabinesini açıkladı. Toplantıda, Türkiye’nin tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden birini başarıyla tamamladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yönetim sistemini demokratik yollarla değiştirebilen az sayıdaki ülke arasına Türkiye olarak girmiş bulunuyoruz. Demokrasimiz 15 Temmuz gecesi milletimizin kanı ve canıyla aslında rüştünü ispat etmiştir. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri demokrasimizin sandıkta rüştünün en üst düzeyde ispatı olmuştur” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin hazırlıklarına 16 Nisan halk oylamasının hemen ardından başladıklarını hatırlatarak, “Uzun ve yoğun bir mesainin ürünü olan yeni yönetim sistemi mimarimizin çalışmalarını geçtiğimiz günlere kadar devam ettirdik. Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, bakanlıklarımız, politika kurullarımız, ofislerimiz başta olmak üzere yeni dönemin ruhuna uygun şekilde yönetim mimarimizin çatısını oluşturduk. Bakan yardımcılarından başlayarak aşağıya doğru üst yönetim yapılarının hazırlıklarını da tamamladık, tamamlıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni sistemi en üstten en alta kadar devletimizin tüm hücrelerine en kısa sürede nüfuz ettirmekte kararlıyız. Ne bizim, ne de bizden sonra gelecek olan cumhurbaşkanlarının yürütme görevi konusundaki aksaklıklar, eksiklikler hususunda milletimize karşı öne sürebilecekleri bahaneleri kalmamıştır” diyerek, anayasa ve yasa gerektiren reformları Meclis’te uzlaşma yoluyla çıkarmak mecburiyetinde olduklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 16 üyesinin isimlerini açıkladı:
Birleştirilen bakanlıklar ve yeni isimleri: Açıklanan Kabine, bakan sayısının 26'dan 16'ya düşürüldüğünü ve şu operasyonların yapıldığını gösterdi:
- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı birleştirildi. Yeni ismi: “Çalışma Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı” oldu.
- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı birleştirildi. Yeni ismi: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” oldu.
- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı birleştirildi yeni ismi: "Ticaret Bakanlığı"  oldu.
- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirildi yeni ismi: “Tarım ve Orman Bakanlığı” oldu.
- Dışişleri Bakanlığı ile Avrupa Birliği Bakanlığı birleştirildi yeni ismi: “Dışişleri Bakanlığı” olarak kaldı.
- Maliye Bakanlığı'nın yeni ismi “Hazine ve Maliye Bakanlığı” oldu.
Ekonomi alanında 6 olan ilgili bakanlık sayısı 3'e inerken Başbakan Yardımcılığı’na bağlı Hazine Müsteşarlığı yeni yapılanmada Maliye Bakanlığı çatısı altına geçti. 
- Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yeni adı ise “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı” oldu.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi şu isimlerden oluştu:
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay
- Adalet Bakanı Abdulhamit Gül
- Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk
- Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum
- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez
- Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu
- Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak
- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu
- Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk
- Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar
- Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca
- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank
- Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli
- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan

KABİNE ÜYELERİNİ TANIYALIM
Fuat Oktay: Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Yozgat 1964 doğumlu olan Fuat Oktay, 1985 yılında, Çukurova Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu;  1990 yılında, ABD'de Wayne State Üniversitesi’nde imalat mühendisliği ve işletme alanlarında yüksek lisans yaptı, doktora derecesini aldı; Ford, General Motors ve Chrysler gibi firmalarda otomotiv endüstrisi üzerine çalışmalarda bulundu. Oktay, 2000'li yılların başında Türkiye'de Beykent Üniversitesi’nde Dekan Yardımcılığı ve İşletme Bölüm Başkanlığı da yaptı. Fuat Oktay, 2012-2016 yıllarında T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı görevini yürüttükten sonra Başbakanlık Müsteşarlığı görevine getirildi. Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Türk Telekom A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini sürdüren Oktay, iyi derece İngilizce biliyor ve üç çocuk babası.

Abdulhamit Gül: Adalet Bakanı
Gaziantep'in Nizip ilçesinde, 1977’de doğan Abdulhamit Gül, Nizip İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi; serbest avukatlık yaptı. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeliğine seçilen Gül, Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Gül, 25. ve 26. Dönem’de Gaziantep Milletvekili olarak TBMM'de yer aldı; AK Parti Genel Sekreterliği görevini yürüttü. 65. Hükümet’in de Adalet Bakanı olan Abdulhamit Gül, evli ve üç çocuk babası.

Mevlüt Çavuşoğlu: Dışişleri Bakanı
Antalya’nın Alanya ilçesinde 1968’de doğan Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1988 yılında mezun oldu; 1991 yılında New York Long Island Üniversitesi’nde ekonomi alanında yüksek lisans ve 1993-1995 yılları arasında London School of Economics’de (LSE) doktora çalışması yaptı.
AK Parti Kurucu Üyesi olan Çavuşoğlu, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, TBMM Türkiye-ABD ve Türkiye-Japonya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı, 2003-2014 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde (AKPM) Başkan Yardımcılığı, Türk Delegasyonu Başkanlığı, Göç, Mülteciler ve Nüfus Komitesi Başkanlığı, Göç Alt Komitesi Başkanlığı, Turizm Kalkınma Alt Komitesi Başkanlığı, Denetim Komitesi, Ekonomik İşler ve Kalkınma Komitesi, Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi, Siyasi İşler ve Demokrasi Komitesi üyelikleri gibi çeşitli görevlerde bulundu. Çavuşoğlu, aynı zamanda Avrupa Demokratik Grup Başkan Yardımcılığı ve Sözcülüğü görevlerini de üstlendi. Çavuşoğlu, 26 Aralık 2013-29 Ağustos 2014 tarihleri arasında Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci olarak görev yaptı; 62. 64 ve 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Dışişleri Bakanı olan Çavuşoğlu, İngilizce, Almanca ve Japonca biliyor, evli ve bir çocuk babası.

Süleyman Soylu: İçişleri Bakanı
İstanbul’da, 1969 yılında doğan Süleyman Soylu, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun oldu. Soylu, siyasi hayatına 1987 yılında DYP İstanbul İl Gençlik Kolları'nda adım attı. 1999-2002 yılları arası partisinin İstanbul İl Başkanlığı görevinde bulunan Soylu, 6 Ocak 2008 tarihinde Demokrat Parti’nin Genel Başkanlığı’na seçildi. Soylu'nun 16 Mayıs 2009’da kendi talebiyle gerçekleşen kongrede Genel Başkanlık görevi sona erdi. 2012 yılında AK Parti’ye katılan Soylu, Ar-Ge'den Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi, 2014 yılında Teşkilat Başkanlığı görevine getirildi.  7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde Trabzon’dan milletvekili seçilen Soylu, 24 Kasım 2015-1 Eylül 2016 tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptı, ardından İçişleri Bakanı oldu. Soylu, evli ve 2 çocuk babası.

Ziya Selçuk: Milli Eğitim Bakanı
Ziya Selçuk, 1961’de, Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde lisansını, aynı üniversitede gelişim psikolojisi alanında yüksek lisansını yapan Selçuk, 1989’da Hacettepe Üniversitesi’nde psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında doktorasını tamamladı, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldı. TED Üniversitesi’nin Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı, Özel Maya Okulları’nın Kurucusu, bunların yanı sıra çok sayıda özel eğitim-öğretim kurumunun kuruluşunu gerçekleştiren Selçuk, Türkiye Zeka Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜBİTAK Grup Yürütme Komitesi Üyesi. 2003-2006 yılları arasında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı yapan Selçuk, müfredat reformunu yürüttü. AB müzakerelerinde de eğitim ve bilim başlığı görüşülürken Türkiye'yi temsil etti.
Ziya Selçuk'un insan ilişkileri, gelişim, öğrenme, çocuklarda dikkat eksikliği, rehberlik uygulamaları gibi alanlarda çok sayıda kitabı, hakemli dergilerde basılmış makaleleri bulunuyor. İngilizce bilen Selçuk, evli, üç çocuk sahibi.

Dr. Berat Albayrak: Hazine ve Maliye Bakanı
Berat Albayrak, 1978’de İstanbul’da doğdu. Albayrak, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü lisans mezuniyetinin ardından, yüksek lisansını New York Pace Üniversitesi Lubin School of Business’ta tamamladı, Bankacılık ve Finans bölümünden “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Finansmanı” tezi ile doktora derecesi aldı. 1996 yılında profesyonel çalışma hayatına atılan Albayrak, ekonomi, enerji ve finans başta olmak üzere farklı iş kollarındaki birçok farklı girişimlere yönetici olarak öncülük etti. 2013 yılı sonunda özel sektörden ayrılarak Sabah gazetesinde yazar olarak görev aldı, Marmara Üniversitesi’nde de bankacılık ve finans üzerine dersler verdi, pek çok sivil toplum kuruluşunda aktif görevler aldı. 25, 26. ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili olarak Meclis’e giren Albayrak, 64. ve 65. hükümetlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı. İngilizce bilen Albayrak, evli ve 3 çocuk babası.

Hulusi Akar: Milli Savunma Bakanı
Orgeneral Hulusi Akar; 1952 yılında Kayseri’de doğdu. Akar, 1972’de Kara Harp Okulu’ndan ve 1973’te Piyade Okulu’ndan mezun oldu. Akar, 1982’de Kara Harp Akademisi’nden, 1985'te Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden, 1987’de ABD Silahlı Kuvvetler Kurmay Koleji’nden mezun oldu. Genelkurmay Başkanlığı Karargahı da dahil çeşitli karargah ve birliklerde görevler yapan Akar, 1998’de tuğgeneralliğe terfi etti. Bu rütbeyle 1998-2000 yıllarında Tunceli’de İç Güvenlik Tugay Komutanlığı, 2000-2002’de İtalya’daki Müttefik Kuvvetler Güney Bölge Komutanlığı Karargahı Plan ve Prensipler Başkanlığı görevlerini yürüten Akar, 2002’de tümgeneralliğe terfi etti. Tümgeneral rütbesiyle 2002-2005’te Kara Harp Okulu Komutanlığı, 2005-2007’de Kara Harp Akademisi Komutanlığı yapan Akar, 2007’de korgeneral oldu, 2011’de orgeneralliğe terfi etti, 2015’te Genelkurmay Başkanlığı görevini devraldı. Birçok üstün hizmet madalyası alan Akar, 2 çocuk babası.

Dr. Fahrettin Koca: Sağlık Bakanı
Fahrettin Koca, 1965’te, Konya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1988’de mezun olan Koca, ihtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tamamladı; 1995'te Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. Türkiye Eğitim ve Sağlık Araştırma Vakfı'nın (TESA) Kurucu Başkanı da olan Koca, 1997 yılında Medipol Hastanesi ve Medipol Üniversitesi’ni kurdu. Koca, kurduğu ve başkanlığını yürüttüğü sağlık kurumlarında Türkiye'nin sağlıkta dönüşüm politikaları doğrultusunda önemli atılımlar gerçekleştirdi.  Başkanı olduğu TESA Vakfı tarafından 2009’da kurulan İstanbul Medipol Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı yürüten Koca’nın, Türk Pediatri Kurumu, Pediatrik Metabolizma ve Beslenme Derneği, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sağlık Meslek Komitesi, Özel Hastaneler Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) üyelikleri bulunuyor. Koca, aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Eğitim Komitesi İş Konseyi Başkan Yardımcılığı’nı, Vakıf Üniversite Hastaneleri Derneği’nin Başkanlığı’nı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Hizmet İhracatçıları Birliği Sağlık Hizmetleri Komitesi Başkanlığı’nı yürütüyor. İngilizce bilen Koca, evli ve dört çocuk babası.

Mustafa Varank: Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Mustafa Varank, 1976’da Trabzon’da doğdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden 1999 yılında mezun olan Varank, ABD’de  Tallahassee Community College’da Ağ Hizmetleri Teknolojisi alanında eğitim aldı ve aynı zamanda Florida State Üniversitesi’nde uzman ve araştırmacı olarak görev yaptı. Yüksek lisansını Indiana Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nde tamamlayan Varank, eş zamanlı olarak bilgi teknolojileri ve inovasyon araştırmaları yapan Indiana University Pervasive Technology Institute’te araştırmacı ve sistem yöneticisi pozisyonunda görev yaptı. 2005 yılında Türkiye'ye dönen Varank, Başbakanlık’ta çalışmaya başladı ve Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle 2014’te Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Mustafa Varank, evli ve iki çocuk babası.

Dr. Bekir Pakdemirli: Tarım ve Orman Bakanı
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 1973 yılında, İzmir’de doğdu. Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu Pakdemirli, Başkent Üniversitesi’nde ‘İşletme’ yüksek lisans ve Celal Bayar Üniversitesi’nde ‘İktisat’ doktora çalışmalarını tamamladı. Gıda, bilgisayar ve otomotiv alanında çeşitli şirketlerin kuruluşunda bulunan ve yöneticiliğini yapan Pakdemirli, çok uluslu McCain Foods şirketinde üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu.
Albaraka Türk Katılım Bankası, BİM A.Ş., Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'de yönetim kurulu üyeliklerini sürdüren Pakdemirli'nin çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da üyelikleri bulunuyor.

Ruhsar Pekcan: Ticaret Bakanı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Ruhsar Pekcan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Ticaret Bakanı oldu. Manisa’da 1958’de doğan Pekcan, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektrik Fakültesi mezunu, yüksek lisansını da aynı fakültede tamamladı. 1981’de Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda (TSKB) başladığı kariyerine, özel sektörde çeşitli firmalarda farklı görevlerin ardından genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak devam etti. Altyapı sektöründe faaliyet gösteren firmada Genel Koordinatör, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Pekcan, Karon Mühendislik şirketinde CEO olarak görev yaptı.
IWEC 2012 Ödülü sahibi Pekcan, IWEC Uluslararası Kadın Girişimciler-IWEC Global Ambasador seçildi. İş ve Meslek Sahibi Kadınlar İstanbul Kulübü Kurucu Üyesi. Üç Dönem DEİK Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanlığı’nı yürüten Pekcan, ayrıca Türkiye-Ürdün İş Konseyi Başkanlığı, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı. Pekcan, İngilizce biliyor, evli ve iki çocuk annesi.

Mehmet Cahit Turhan: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı
Mehmet Cahit Turhan, 1960’ta Trabzon’da doğdu. Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mimarlık Fakültesi İnşaat Bölümü’nü bitiren Turhan, çalışma hayatına 1985’te Karayolları Genel Müdürlüğü İstanbul 17. Bölge Müdürlüğü’nde mühendis olarak başladı. 2002’de İstanbul Bölge Müdürü olarak görevlendirilen Turhan, 2003’te Karayolları Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Turhan, 2005’te Karayolları Genel Müdürü oldu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı da yapan Turhan, 2015’te Danıştay Üyeliği’ne seçilmişti. Turhan, Danıştay Üyeliği’nden emekliliğinin ardından Kuzey Marmara Otoyolu inşaatını üstlenen konsorsiyumun CEO’luğuna getirilmişti. Turhan, evli ve üç çocuk babası.

Fatih Dönmez: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Fatih Dönmez, 1965 yılında, Bilecik’te doğdu. Dönmez, 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Dönmez, özel sektörde başladığı iş hayatını İGDAŞ'ta Etüt ve Proje Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevleriyle sürdürdü. 2002'den itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi İştirakler Daire Başkanlığı’nda İştirakler Genel Koordinatörü olarak, İBB iştiraklerinin yönetim kurullarında Başkan ve Üye olarak görev yapan Dönmez, Türkiye Elektrik Sanayi Birliği’nin (TESAB) kurucuları arasında yer aldı. Dönmez, 2008'de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Üyeliği’ne atandı. 2015'te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarlığı görevine atanan Fatih Dönmez, İngilizce biliyor, evli ve üç çocuk babası.

Murat Kurum: Çevre ve Şehircilik Bakanı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ndeki ilk Çevre ve Şehircilik Bakanı unvanına sahip Kurum, 1976’da Ankara’da doğdu. Selçuk Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 1999’da mezun olan Kurum, TOKİ Ankara Uygulama Daire Başkanlığı’nda Uzman olarak görev yaptı. 2006-2009 yılları arasında TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü, 2009-2012 arasında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nda uzmanlık görevlerini üstlendi. 2009 yılından itibaren Toplu Konut İdaresi Başkanlığı iştiraki Emlak Konut GYO A.Ş. Genel Müdürlük görevini yürüten Kurum, evli ve iki çocuk babası.

Zehra Zümrüt Selçuk: Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı
Kültür ve Turizm eski Bakanı Atilla Koç'un kızı olan Zehra Zümrüt Selçuk, 1979 yılında, Ordu’da doğdu. Selçuk, Bilkent Üniversitesi’nde tam burslu ekonomi lisansı öğrenimi gördü. ABD'de Michigan Üniversitesi'nde ekonomi doktorasına başlayan Selçuk, Teksas Üniversitesi’nde işletme doktorasına devam ederken aynı üniversitede muhasebe ve enformasyon yönetimi yüksek lisansı da yaptı. Selçuk, Teksas Üniversitesi’nde 2003-2007 yılları arasında araştırma asistanı, 2007’den itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde (SESRIC) Enformasyon Direktörlüğü görevinde bulundu. Selçuk, İngilizce biliyor ve evli.

Dr. Mehmet Muharem Kasapoğlu: Gençlik ve Spor Bakanı
Yeni kabinede Gençlik ve Spor Bakanlığı görevine Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu getirildi. Kasapoğlu, 1976 yılında, İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Kasapoğlu, aynı üniversitede mahalli idareler ve yerinden yönetim programında yüksek lisans yaptı. ABD’deki Florida State Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde yönetim organizasyonu alanında araştırmacı, uzman ve proje koordinatörü olarak çalışan Kasapoğlu, Palm Beach Atlantic Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Kasapoğlu, İstanbul Üniversitesi’nden yerel istihdam konusundaki çalışmasıyla doktora derecesi aldı. Kasapoğlu, İngilizce ve Arapça biliyor, evli ve bir çocuk babası.

Mehmet Nuri Ersoy: Kültür ve Turizm Bakanı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, 1968’de, İstanbul’da doğdu. Ersoy, İstanbul Alman Lisesi’nin ardından, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Turizm sektöründe 25 yılı aşkın bir geçmişe sahip Ersoy, tur şirketi ve çeşitli otellerin de sahibi. Mehmet Ersoy, 2012 yılında cruise sektörüne yatırım yaparak, Türkiye’nin tek cruise gemisi işletmecisi oldu. 2017’de online rezervasyon platformunu hayata geçirerek, dünyanın dört bir köşesinden 200 bine yakın tesis için rezervasyon hizmeti sağlamaya başladı. İşadamı Ersoy, ETS Tur, Maxxroyal Otelleri, Atlasjet ve Voyage Turizm gibi birçok şirketin Sahibi. Ersoy, evli ve iki çocuk babası.

BAŞKANLIK YAPISINDA DİĞER DÜZENLEMELER
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Cumhurbaşkanı’na bağlı olarak çalışacak, Başkanlıklar, Ofisler ve Kurullar oluşturuldu. Eski sistemde ve mevcut, Başbakan veya Cumhurbaşkanı’na doğrudan bağlı olarak çalışan kurumlarda isim değişikliği ile bu yeni düzenleme içindeki yerlerini aldılar. Şema şu şekilde oluştu:
A- OFİSLER
Yeni sistemde tüm bakanlıkları ilgilendiren konularda faaliyet yürütecek olan doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı şu 4 ofis oluşturuldu:
1- Finans Ofisi: Finans Ofisi ile İstanbul Dünya Finans Merkezi Projesi yürütülecek ve Türkiye cazibe merkezi haline getirilecek.
2- İnsan Kaynakları Ofisi: Yeteneklerin keşfi sağlanacak ve kamunun performansı artırılacak.
3- Dijital Dönüşüm Ofisi: Dijital Dönüşüm Ofisi ile devlet dijitalleşecek ve evraklar azalacak. Büyük veri analizi ve yapay zeka uygulamalarıyla yönetim yükü hafifleyecek, bürokrasi azalacak ve devlet hızlanacak.
4- Yatırım Ofisi: Büyük yatırımlar desteklenerek yatırımcıların önü açılacak.
(Bu Ofislerden 3’ü ekonomi yönetimiyle ilgili özel bölümde okurlarımızın bilgisine sunulmuştur.)
B- BAŞKANLIKLAR
Yeni yönetim modelinde, varolan birçok kurum, pozisyonu ve adı yeniden düzenlenerek Cumhurbaşkanı’na bağlandı. Bu kurumlar şunlardır:
- Devlet Denetleme Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu, Milli İstihbarat Başkanlığı (MİT), Savunma Sanayi Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı.
C- POLİTİKA OLUŞTURACAK KURULLAR
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile oluşturulan 9 kurul politika önerileri yapacak, bilimden, sağlık ve gıda politikalarına kadar stratejik ve uzun vadeli vizyonlar geliştirecek. Bu kurullar doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı olacak. Kurullar şunlar:
1- Yerel Yönetim Politikaları Kurulu,
2- Sosyal Politikalar Kurulu,
3- Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu,
4- Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu,
5- Hukuk Politikaları Kurulu,
6- Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu,
7- Ekonomi Politikaları Kurulu,
8- Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu,
9- Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu.
Türkiye’nin ve dünya ekonomisine yön verenlerin merakla beklediği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceği idi. Bu nedenle Sistem’in kuruluşuyla ilgili KHK’ları inceledik ve yeni ekonomi yönetiminin şu şekilde oluştuğunu gördük:
YENİ SİSTEMİN 
EKONOMİ YÖNETİMİ 
Yeni döneme birleştirilen bakanlıklar, oluşturulan ofis ve kurullarla girildi. Yeni modele göre, etkin bir koordinasyon için ekonomi yönetimiyle ilgili bakanlıkların yapısı ve faaliyet alanlarında değişikliğe gidildi, bu bağlamda ofis ve kurullar oluşturuldu. Düzenlemelere ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnameleri; Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ekonomi alanında 6 olan ilgili bakanlık sayısı 3'e indirildi. Bu kapsamda, ekonomi yönetimi sadeleştirildi. Ekonomi ili ilgili bakanlıklara Mustafa Varank, Berat Albayrak ve Ruhsar Pekcan getirildi.
A-EKONOMİYE 3 BAKANLIK
1- Hazine Müsteşarlığı yeni yapılanmada Maliye Bakanlığı ile bir arada olacak. Buna göre Maliye Bakanlığı’nın adı da “Hazine ve Maliye Bakanlığı” olarak değiştirildi, Bakan olarak da Berat Albayrak atandı. Bakan Albayrak ekonomi yönetiminin koordinasyonunu sağlayacak yetki ve insiyatifle donatıldı.
2- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı" adıyla birleştirildi. Bakanlığın amacı, Türkiye'yi yüksek teknoloji ile küresel ve prestijli markalar üreterek yapay zekada öncü, akıllı teknolojilerde lider, bilgiyi üretmede merkez bir ülke yapmak olacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Mustafa Varank atandı.
3- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı da “Ticaret Bakanlığı” adı altında birleştirildi. İhracatın 500 milyar dolara yükseltilmesi ve İstanbul'un dünyanın finans merkezi olması Bakanlığın hedefi olarak konuldu. Ticaret Bakanlığı’na Ruhsar Pekcan atandı.
B-EKONOMİ OFİSLERİ:
Ekonomi alanında Cumhurbaşkanlığı’na bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, ekonomiyle ilgili politika kararlarını oluşturacak 3 ofis kuruldu.
1- Dijital Dönüşüm Ofisi, kamunun dijital dönüşümünü (e-devlet dönüşümü) koordine edecek, milli teknolojinin geliştirilmesi ve bu kapsamda farkındalık oluşturmak amacıyla gerekli projeler geliştirecek, büyük veri analizi yapacak, öncelikli proje alanlarında yapay zeka uygulamalarına öncülük edecek, siber güvenlik ve bilgi güvenliğini artırıcı projeler geliştirecek.
2- Finans Ofisi, ulusal ve uluslararası bankacılık ve finans sektörünü izleyecek ve analizler yaparak raporlayacak. Türkiye'nin finans piyasaları içindeki konumunu da raporlayacak olan Ofis, finansal kaynakların çeşitlendirilmesi ve uluslararası fonların Türkiye'ye gelmesini sağlayıcıyı çalışmalar yapacak, İstanbul Finans Merkezi projesini yürütecek ve gelişmeleri takip edecek.
3- Yatırım Ofisi ise ülkenin ekonomik kalkınmasında gereksinim duyulan yatırımların artırılması için Türkiye'de yatırım yapılmasını özendirmeye yönelik çalışmalar yürütecek. Kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör kuruluşlarınca yürütülen uluslararası düzeydeki yatırım ortamı tanıtım faaliyetleri kapsamında kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlayacak. Türkiye'de yatırımların artırılmasına katkı sağlayacak her türlü bilgi ve veriyi oluşturmak veya ilgili kurum ve kuruluşlardan toplamak, güncellemek ve dağıtmak, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla bu konuda işbirliği yapmakla görevli olacak.
C-OFİS YAPILARI
Ofis Başkanı, ofisin en üst amiri olup ofisin genel yönetim ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak. Başkan, Ofisi, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak yönetecek.
Ofislerin teşkilatı, ana hizmet birimleri ile danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşacak. Ofis, görev alanına giren hususlarda tüm kurum ve kuruluşlarını koordine etmek ve işbirliğini sağlamak, bunun için gerekli toplantı veya diğer organizasyonları yapmakla görevli ve yetkili olacak.
Ofis başkanlıkları, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme ve bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek ve bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilecek.
Bilim ve teknoloji ile ekonomi politikalarına vizyon çizilecek.
D- EKONOMİK KURULLAR
Cumhurbaşkanlığı bünyesinde ekonomiye yönelik olarak Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile Ekonomi Politikaları Kurulu oluşturuldu.
1- Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu, bölgesel ve küresel rekabette mukayeseli üstünlük kazandıracak alanları tespit edip bu alanlara yönelik tavsiyelerde bulunacak, Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda bilim ve teknoloji alanında politika önerileri geliştirecek, Ar-Ge çalışmalarının özendirilmesi, teşvik edilmesi ve sonuçlarının ürünleştirilmesi için politika önerilerinde bulunacak, stratejik öneme haiz teknoloji alanlarını belirleyecek, orta ve uzun vadeli milli teknoloji politika önerileri oluşturacak, sanayinin ithalat bağımlılığını azaltacak çalışmalar yürütecek.
2- Ekonomi Politikaları Kurulu, ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izleyip değerlendirecek, kamu ve özel sektör tarafından yapılan yatırımların sürelerini hızlandırmak amacıyla öneriler geliştirecek, ihracata dönük üretim stratejilerine yönelik politika önerileri getirecek. Kurul, ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik stratejilerin ve eylem planlarının oluşumuna katkıda bulunmak, faizsiz finans sisteminin daha hızlı ve sağlıklı geliştirilmesi ile ülkenin uluslararası finans merkezi vizyonuna katkı sağlanması amacıyla politika önerileri geliştirmek için faaliyet gösterecek.
E- EKONOMİK İŞLER OLAĞANÜSTÜ HAL KOORDİNASYON KURULU
Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanacak olan bu Kurul, Cumhurbaşkanı’nca belirlenen bakanlardan oluşacak ve aşağıda açıklanan görevleri yerine getirecek.
1- İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu, İthalat Genel Müdürü’nün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında toplanacak. Kurulda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin birer temsilcisi, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile İthalat Genel Müdürlüğü’nün ilgili daire başkanı olacak. Kurul, gerekirse üniversitelerden ve diğer kurum ve kuruluşlardan bilgi alabilecek.
2- Bireysel Emeklilik Danışma Kurulu, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı’nın başkanlığında bir araya gelecek. Hazine ve Maliye Bakanı tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilecek en az genel müdür düzeyinde birer temsilciden oluşacak kurul, en az üç ayda bir Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca önerilen tarih ve gündemle toplanacak.
3- Toptancı Hal Konseyi, Ticaret Bakanlığı bakan yardımcısının başkanlığında toplanacak. Toptancı Hal Konseyi, Ticaret, İçişleri, Hazine ve Maliye ile Tarım ve Orman bakanlıklarının en az genel müdür seviyesindeki temsilcileri ile Türkiye İstatistik Kurumu, Türk Akreditasyon Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği, komisyoncu ve/veya tüccar derneklerinin mensup olduğu en fazla üyeye sahip federasyon ve tüketici derneklerinin mensup olduğu en fazla üyeye sahip federasyon ile en fazla üyeye sahip üretici örgütünün yetkili temsilcilerinden oluşacak.
Bu kurulun bölümleri ilgili kanunlarla kendilerine verilen görevlerin yanı sıra Cumhurbaşkanı’nca verilen görevleri de yerine getirecek.
BAŞKANLIK SİSTEMİ VE EKONOMİK GELİŞME
Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesi ekonomi/sistem ilişkisinin tartışmasını da başlattı. Objektif bakarsak şunu görürüz: G20 penceresinden karşılaştırmalı bakış bu konuda aydınlatıcı olabilir. Ortalama büyüme ve büyümedeki değişim kıyaslamada uygun göstergelerdir.
Tablo 1, büyümesindeki değişim oranı en başarılı 3 ülkeden 2’sinde başkanlık sistemi olduğunu gösteriyor. İlk 5 içinde parlamenter sistemle yönetilen ülke bulunmuyor. G20 ülkelerinin son 15 yılda gerçekleştirdikleri büyümede değişim oranına baktığımızda başkanlıkla yönetilen ülkelerin açık biçimde parlamenter sistemle yönetilen ülkelerden daha başarılı oldukları görülüyor. Gelişmiş ülkeler içinde en fazla büyümeyi sağlayan 10 ülkeden 6’sı başkanlık sistemiyle yönetiliyor.
Tablo 2 bize şunu söylüyor: Ülkelerin karşılaştırması, ortalama büyüme oranı üzerinden yapılırsa karşımıza yine aynı tablo çıkıyor. Gelişmiş ülkeler içinde son 15 yılda en fazla büyümeyi sağlayan 10 ülkeden 6’sı başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Bu 10 ülke içinde sadece 2’sinin parlamenter sistemle yönetildiği görülüyor. Geriye kalan biri sosyalist bir sistemle yönetilirken diğeri de kendine özgü monarşik bir rejimle yönetilmektedir.
Başkanlıkla yönetilen ülkelerin başkanlık öncesi ve sonrası büyüme başarıları incelediğinde başkanlıkla yönetilmeye başladıkları dönemde önceki döneme göre belirgin biçimde başarılı ekonomik büyüme sergileyen ülkeler Brezilya, Meksika ve Güney Kore’dir.
Söz konusu ekonomik büyüme ve gelişme olduğunda Türkiye ile Güney Kore’yi karşılaştırmak neredeyse klasiğimiz olmuştur; bu nedenle bu noktaya bir kere daha bakalım: 1960’ta Türkiye, Güney Kore’nin yaklaşık 3.6 katı oranında bir milli hasılaya sahipken aradan geçen süre içinde Güney Kore Türkiye’nin iki katına yakın bir milli hasılaya ulaşmıştır. İki ülkenin kişi başına düşen milli gelirini karşılaştırdığımızda ise daha çarpıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. 1967 yılında Türkiye’nin yaklaşık üçte biri oranında milli geliri bulunan Güney Kore, aradan geçen 47 yıl içerisinde Türkiye’nin yaklaşık üç katı milli gelire ulaşmıştır (Tablo 3).
Sistem karşılaştırmasını sadece ekonomik açıdan yaptık; ‘demokrasi’ açısından G20 bazında bu mümkün değil.

MAKRO EKONOMİK MANİFESTO
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sistemin ilk makro ekonomik hedeflerini duyurdu; işte ana başlıkları:
“Ekonomik istikrar: Politikalarımız, bütçe disiplinini, tek haneli enflasyonu ve yapısal reformları önceleyerek, Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme hedefi çerçevesinde şekillenecek, yapısal dönüşümleri sağlayacak, bütüncül bir yaklaşımı ve güçlü bir makroekonomik perspektifi olan OVP'yi açıklayacağız.
Merkez Bankası: Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamak ve para politikasının etkinliğini belirlemek açısından önemli rol oynayan sorumlu aktördür. Banka bağımsız bir kurum olarak, ekonominin gerçekleri ve piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yapacak. Merkez Bankası’nın bağımsızlığının ve karar alma mekanizmalarının spekülasyonlara konu edilmesi kabul edilmez.
Enflasyonla mücadele: Fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadelede özellikle yapısal kanallardaki tıkanıklıkları açarak ve politika eşgüdümünü güçlendirerek Merkez Bankası’nın hareket alanını genişleteceğiz. Hiç olmadığı kadar etkin bir Merkez Bankası, yeni dönem politikalarımızın temel hedefleri arasında yer alacak. Enflasyonun en kısa sürede önce tek haneye, ardından hedefimize gerilemesi için adımlarımızı atacağız.
Mali disiplin: Etkin ve verimli yatırımları önceliklendirecek, maliyetlerin bütçeye uyumunu sağlayacak yapısal dönüşümleri hayata geçireceğiz. OVP dönemi boyunca ve sonrasında mali disiplinden taviz vermeden, bütçe dengesinin OVP hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini temin edecek şekilde etkin maliye politikaları uygulayacağız.
Ekonomik denge: Ekonomi bu yılın başından itibaren istikrarlı ve sürdürülebilir bir zemine oturma yolunda ilerlemektedir. Önümüzdeki dönemde makro politikalar, enflasyon ve cari dengede iyileşmeye yönelik olarak 'ekonomide dengelenme' önceliğiyle kurgulanacaktır.
Bankacılık ve borçluluk: Türkiye'deki şirketlerin toplam borçlarının gayrisafi milli hasılaya oranı gerek gelişmiş ülkeler gerekse benzer gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında makul ve sürdürülebilir seviyededir. Firmaların ve bankaların finansal koşullara uyum ve deneyimleri yüksektir.
Bankaların kredi politika ve uygulamalarıyla firmaların borç ödeme performansı sağlıklı ve sağlam bir görünüm sunuyor. Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı dünya ortalamalarının çok üzerinde, yüzde 16.4. İktidar olarak ve ilgili kamu kuruluşlarımızın koordinasyon kabiliyetleri dikkate alındığında, geniş bir yelpazede makro ihtiyati politika, tedbir ve teşvik geliştirme ve uygulama deneyimine sahibiz. Sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla çözüm çerçevesi oluşturma kabiliyetimiz yüksek seviyede. Yeni dönemde bu koordinasyon yönetim şeklimizin yapısı ve etkinliği paralelinde güçlenecektir. Kamu bankalarımızın bu süreçte ekonomik dinamizme ve kalkınmaya büyük katkı vereceğini göreceksiniz.
Yatırımlar: Reel sektör firmalarından finansal kuruluşlara tüm kesimlerin koordinasyon içinde hareket etmesiyle ülke sağlam temellere dayalı sürdürülebilir ve istikrarlı bir büyüme ortaya koyacaktır.
Yeni sistem ve etkin koordinasyon amaçlı yeniden yapılandırılan ekonomi yönetimi ile ekonomi politikalarımızı kararlılıkla ve tutarlı bir şekilde uygulayarak makroekonomik hedeflere ulaşılacaktır. Yeni dönemde ekonomi politikalarının uyumu en üst düzeyde olacak, alınan kararlar hızla hayata geçirilecektir. Gerek firmalarımızın gerekse finans sektörümüzün koordinasyonuyla bu süreçte yerli ve yabancı yatırımcıların ekonomimize ilgisinin daha da artacağını göreceğiz."
İŞ DÜNYASINDAN KABİNEYE 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum: Emlak Konut GYO Genel Müdürü
Kültür ve Turizm Bakanı  Mehmet Ersoy: ETS Tur ve Maxx Royal Otelleri’nin Sahibi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Maya Okulları’nın Sahibi, TED Üniversitesi’nin kuruluşunda çalıştı.
Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca: Medipol Hastanesi ve Medipol Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: Türkcell ve BİM Yönetim Kurulu Üyesi.
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan: TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı, Karon Mühendislik CEO’su.
Ulaştırma Bakanı Cahit Turan: Kuzey Marmara Otoyolu inşaatını üstlenen konsorsiyomun CEO’su.
İŞ DÜNYASINDAN GÖRÜŞLER
“Büyük Türkiye zamanı”
TOBB Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: “İş dünyamızdan kişilerin kabinede yer almasını çok önemli görüyoruz. Yeni Ticaret Bakanımızın TOBB camiasından çıkması ayrıca gurur verici. Sayın Ruhsar Pekcan, iş dünyasında yetişmiş, ekonomiyi iyi bilen, çok kıymetli bir iş kadını. Artık ekonomiye, reformlara odaklanarak büyük Türkiye’yi inşa etme zamanıdır.” 
“Hedeflere daha hızlı ulaşacağız”
Dış Ekonomik İlişkiler (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak:  “Bu değişim, en çok da gücünü artırarak yoluna devam eden Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Bürokratik engellerin ortadan kalkacağı, Cumhurbaşkanımızın liderliği ve işinin ehli isimlerden oluşan kabinemizin hayata geçireceği hızlı karar alma mekanizmasıyla, Türkiye hedeflerine daha çabuk ulaşacak. Süratle reformlara ve özellikle ekonomiye odaklanmamız gerekiyor.”
“Üretim, ihracat yatırımlar artar”
MÜSİAD Genel Başkanı  Abdurrahman Kaan: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamış olduğu yeni kabineyi, tarihe tanıklık ettiğimiz bu yeni döneme imza atacak olması bakımından son derece değerli buluyoruz. İş dünyası olarak, ekonominin emanet edildiği değerli ekibin, Türkiye’nin son 16 yılda kazanmış olduğu ivmeyi daha yukarı taşıyarak üretim, ihracat, yatırım ve büyüme rakamlarını, ülkemizin gelecek hedefleri doğrultusunda yükselteceğine inanıyoruz.”
“Mali tedbirler bekliyoruz”
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik: “Dünya ve Türkiye demokrasi, ekonomi ve teknolojiyle ilgili önemli sınavlardan geçiyor. Dünyada güçlü bir ülke olmak, güçlü bir ekonomi olmakla mümkün. Ekonomide, özellikle makroekonomik dengelerimizi sağlamlaştıracak yapısal, mali ve finansal tedbirleri içeren kapsamlı bir programın bir an evvel hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.”
“Bizi daha iyi anlayacaklar”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle: “Bu yeni dönem tüm ülkemiz için hayırlı olsun. Cumhurbaşkanımız liderliğinde, ülkemizi 2023 hedeflerine taşıyacak kadrolar belli oldu. Bakanlarımızın son derece başarılı olacaklarına yürekten inanıyoruz. Özel sektör kökenli Bakanlarımız, firmalarımızı çok daha iyi anlayacak.”
“Üç beklentimiz bulunuyor”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç: “Yeni hükümet sisteminin sağladığı gücü maksimum kullanacak bir ekibin iş başına getirildiğini görmekten mutluluk duyuyoruz. İş dünyası olarak yeni kabineden üç kritik beklentimiz var. Kurlarda oynaklığın bitmesi, işletme faizlerinin makul seviyelere inmesi ve kaliteli büyüme.”
“Karar alma hızlanacak”
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: “Yeni hükümetimizin, son yıllarda iş dünyası olarak büyük ihtiyaç duyduğumuz bazı yapısal konularda karar alma süreçlerini hızlandıracağını düşünüyorum. Hızlı kararlarla, ekonomimiz, üretim ve sanayimiz için elzem olan reformların en kısa sürede gerçekleştirileceğine olan inancımız tamdır.”

Anahtar Kelimeler
Yeni Başkanlık Sistemi
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner216

Gündem yapısal reformlar
Dünya ekonomisi korumacılığa yöneliyor, ticaret savaşları başlıyor. Türkiye’de enflasyon, faizleri...

Haberi Oku