EKONOMİST Haberleri Tümü

Ekonomist / Meral TAMER

Türkiye'de "Tüketici Hakları"nın gelişimine öncülük eden gazeteci Meral Tamer, kendini okur yerine koyarak yazanlardan.



Türkiye'nin çıkmazı siyaset

Alman Lisesinden sonra mimarlık eğitimi ve ardından Cumhuriyet Gazetesi'yle başlayan ve yaklaşık 40 yıl süren gazetecilik. Bugün Milliyet Gazetesi'nin ekonomi sayfalarında köşe yazarı olarak kariyerini sürdürüyor. Tamer'in kendine özgü kriteri ve stili var. Ekonominin bütün alanlarıyla, ama özellikle de sokağa yansıyan yüzü ile ilgileniyor. "Benim ilgimi çeken, halkın da ilgisini çeker, bu nedenle her türlü davet mektubunu veya konferansı işlerim" diyor.
Tamer'in yazı stilini ise anlaşılır olmak ve yüreğinden geleni söylemek gibi bir "doğallık" belirliyor. Ekonomi kuramıyla ilgisiz gibi görünen bu doğallığın bir temeli var. Meral Tamer Türkiye'de tüketici hakları kavramına öncülük edenlerden biri. Süreç, 12 Eylül askeri cuntasının Cumhuriyet Gazetesi'ni sık sık kapatması ile başlar: "Beyaz bir kağıdı doldurmaya alışmış bizler için o kapatma cezaları korkunçtu. O dönem Cumhuriyetin Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal, Cumhuriyet'i kadınlara açmak istiyordu. Erkek ağırlıklı bir okur kitlesi olan Cumhuriyet için bu hedef, gazetenin tirajının yükselmesi anlamına gelecekti. Bir gün masanın başında toplantı halindeydik. Osman Ulagay ve Hasan Cemal, "Tüketici Köşesi" ile şu haberleri yapacaksın dedi. Hiç istemedim. Hep makro bakışla haber yapmayı tercih ediyordum. Ama Alman Lisesi'nden miras aldığım görev bilinciyle üstüme düşeni yapmaya çalıştım. Yapılan haberler Türkiye'de ciddi bir boşluğu doldurdu. Kısa sürede önemli bir farkındalık yarattık. Kaderine boyun eğmiş tüketici bilinçlenmeye başladı. Tüketici yasasının çıkmasını sağlamakla kalmadık, TRT'te uzun süre program yaptım. Ve Cumhuriyet'in bir ofisinde "Tüketici Derneği"ni kurduk.
Meral Tamer, o yıllardan başlayarak okurunun nabzını tutmayı tercih ettiğini ve sürekli bir öğrenme sürecine dahil olduğunu anlatıyor. "Aşkolsun Kanser" kitabıyla da konuşmayanı konuşulur kılan Meral Tamer, kanser ile mücadelesinden sonra ise hayata bakış açısının çok değiştiğini şu ifadelerle anlatıyor: Kanserden önce kariyer, kariyer! diyordum. Sınırlı sayıda ama iyi arkadaşlarım vardı. Ondan sonra hastalık nedeniyle ziyaretime gelenlerle hayatıma yeni kapılar açıldı. Dostluklarıma ve arkadaşlarıma daha fazla zaman ayırır oldum. Bardağın dolu tarafını gören bir yapım vardı, kanserden sonra hayattan daha fazla keyif ve tat almaya başladım.

Cari açık değil siyaset sorunlu
Peki Meral Tamer'e göre Türkiye ekonomisinde bardağın dolu ve boş tarafları neler? Aslında ekonomi ve Türkiye kavramı biraz Ak Parti ile bütünleşse de Meral Tamer'e göre Türkiye ekonomisinde kötü bir gidişat yok.  Ve ekonomi başta olmak üzere kabine usta isimlerden oluşuyor. Örneğin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bakınca; Ar-Ge yatırımları artıyor. Doğu'da bir yerin, Avrasya'nın üretim üssü olma hedefine yönelik çalışmalar yapılıyor. Zaten bu başka türlü olsa, bu durgunlukta, ihracat pazarları bu kadar geliştirilemezdi. Tamer'e göre hükümetten ekonomiye ilişkin samimi bir çaba var: "Türkiye'nin yumuşak karnı ekonomi değil siyasettir. Cari açık gibi konulara çok takılmamak lazım. Çünkü cari açık yüksek ama Ortadoğu'da şeyhlerden veya başka yerlerden Türkiye'ye para geliyor. Benim kendi hesabıma çok alışık olmadığım bir dünya ve ilişkiler. Çok da sıcak bakmadığım bir durum. Çünkü Türkiye'de ilk tercihim alışveriş merkezlerinde Ortadoğulu turist görmek değildir. Ama geliyorlar ve paralar bırakıyorlar."

Türkiye'de güçlü lider var
Krizden etkilenmemesi nedeniyle Türkiye komünist bir ekonomi gibi. Avrupa'da krizin sonu görülmüş değil. Ülkelerin notları bir bir düşürülüyor. Tamer, Türkiye ekonomisinin "başka ekonomiler kötü olduğu için" iyi olduğunu düşünüyor. Orta vadede olmasa bile uzun vadede Almanya'nın da kredi notunun düşürüleceğine inanıyor. Çevre koşulları iyi değerlendirildiğinde Türkiye ekonomisi stabil gözüküyor. Tamer'e göre bu durumun temel nedeni ise Başbakan'dan kaynaklanıyor: "Başbakan son derece güçlü bir lider. İyi olacak dediğinde iyi olunmak zorunda. Disiplinli bir ekonomi var. Ekonomide gevşeme olacaksa bunu da söyleyen Başbakan olacaktır. Dolayısıyla ekonomide ve siyasette en büyük otorite olarak başbakanı görüyoruz."

Siyasette tehlikeli yerde
Meral Tamer, Başbakanı siyaset açısından çok tehlikeli bir noktada görüyor. Şöyle diyor: "Başbakan bazen aklı selim birinin yapamayacağı davranışlar ve söylemler kullanıyor. Dolayısıyla siyasetten çıkmaza girebiliriz. Çıkmaz siyaset iyi görünümde olan ekonomiyi de yok edebilir. Bu tek adamlık Türkiye'yi nereye götürecek, bilmiyorum."
Bu tek adam için laikler bir tehlike olarak gözükmese de Kürt  hareketi dinamik yapısıyla tehlike arz ediyor.  Şöyle bakıyor Tamer: "Türkiye'de laiklerin ağırlığı yüzde 25-30 civarında. Ak Parti laikler için tehlike. Ama Ak Parti için de Kürtler, hem içeride hem dışarıda tehlikedir."

İlk 10 ekonomi ütopya
Meral Tamer'i, 2023'ü ifade edildiği şekliyle bir ekonomik hedef olarak anlarsak,  bunun için nelerin gerçekleştirilmesi gerektiğini sorarak yokluyoruz. Bir dizi öneri sunuyor. Örneğin teşvik sisteminin yeniden ele alınması, vergi reformu, ekonominin kayıt altına alınması, Ar-Ge yatırımlarının artması en temel konular olarak sıralanıyor. Tamer, Türkiye'nin gelişiminde üretimden ziyade hizmet sektörüne kaymasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Özellikle kadınların istihdamı için bu değişim büyük avantaj. Türkiye'nin ilk 10 ekonomi arasına girme düşüncesi ise ona göre ütopya.   Türkiye gelecekte de tarım sektörü olan, hafif sanayi üreten ve katma değerli üretimi ihraç eden bir ülke haline gelecek. Geleceğin dünyasının çok kutuplu olacağını düşünen Tamer, "Dünya artık çok kutuplu ve bu kutuplar önümüzdeki dönem daha da belirginleşecek. Türkiye de Çin, Brezilya, Hindistan, Rusya gibi ekonomik olarak bu kutuplardan biri olacak" diye konuşuyor.

İş dünyası sessiz
Meral Tamer'e, İş dünyasının Ak Parti iktidarına serzenişleri olup olmadığını sorduğumuzda: "Her siyasi parti, iktidarında kendi yandaşlarına kaynak aktarır. Ak Parti döneminde de bu oluyor. Ama bu iktidar kadar serzenişte bulunulmayan bir dönem görmedim. Çünkü iş dünyası başbakanın hışmına uğramaktan o kadar çok korkuyor ki. Pür sessizlik var. Bu da çok büyük tehlikedir" yorumunu yapıyor.

2023 SİYASİ HEDEFTİR
Meral Tamer, Türkiye'nin 2023 hedeflerini çok iddialı buluyor. "Hatta, Başbakan bu hedefleri erişilsin diye mi koydu yoksa, 'büyük Türkiye'nin büyük hedefini açıklayan büyük Başbakan mı?" bilemiyorum" diyor. Hedeflerin ulaşılamaz olduğunu düşünüyor. Kendini laik bir insan olarak tanımlayan Tamer'e göre 2023 hedefi ekonomik değil, siyasi: "Necmettin Erbakan'ın ne kadar büyük lider olduğunu öldükten sonra anladım. Kendi adıma utanıyorum. Cumhuriyet Türkiye'sine karşı rövanş duygusunu bu kadar ciddi, yıllarca uğraşılan bir sonuç olarak görürsek; Başbakan'ın 2023 hedefi Atatürk Türkiye'sinden başka bir Türkiye tahayyülünün açıklamasıdır."

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları