KÜLTÜR-SANAT-MODA Haberleri Tümü

Jeopolitik Kitabı ve Düşündürdükleri

Devletleri, toplumları ve tüm insanlığı önümüzdeki yıllarda nasıl bir gelecek bekliyor? Küreselleşen dünyamızda güçlü devletler ve onların politikaları bölgemizde hangi değişimlere neden olabilir? Bu değişimler bölgemizin sosyo-ekonomik, politik gelişmelerini, yönetimlerini nasıl etkiler? Gelecek ile ilgili merak ettiğimiz bütün bu soruların kapsamlı cevaplara ihtiyaçları vardır.



TÜYAP 2012 Kitap Fuarı'nda Babıali Kültür Yayınları'nın yayınladığı, değerli Bilim Adamı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Prof.Dr. Ali Hasanov'un yazdığı "Jeopolitik" isimli kitap, bütün bu sorulara cevap oluşturacak temel bilgileri okuyucuya sunuyor. Uluslararası kaynaklara ve araştırmalara dayanarak yazılan eserde, jeopolitiğin gelişim tarihi, klasik ve güncel kıta Avrupası ve İngiliz Amerikan jeopolitiği, SSCB, Japonya, Çin ve Türkiye'nin jeopolitik görüş ve teorileri, jeopolitiğin bilim olarak ortaya çıkışı, şekillenmesi, modelleri, modern dünya düzeni ve jeopolitik gerçeklerini anlatıyor. Konuya yabancı olanların dahi anlayacağı temiz bir dil, sürükleyici, akıcı bir anlatımla yazılan kitapla önümüze yeni kapıların açıldığını görüyor ve olayları yorumlarken yeni bir vizyon kazandığımızı anlıyoruz. Bu bilgiler yalnız günümüzdeki olayları yorumlamamızı değil, gelecekte olabilecekleri de tahmin etmemizi, görebilmemizi sağlıyor. Kitabı okuyup öğrendikçe birçok yerinde durup "Şimdi bazı olayları daha iyi anlıyorum" dedirten bir kitap Jeopolitik. Yine yazılanlardan anlıyoruz ki yirminci yüzyılın başlarında bilimsel temelleri atılan, araştırma modelleri ve ilkeleri belirlenen jeopolitik, günümüze kadar pek fazla değişim geçirmeden devletlerarası ilişkileri etkilemeye devam etmektedir.
Günümüzde uluslararası ilişkiler hala yeryüzünün zenginliklerini, jeopolitik imkânlarını, büyük ve güçlü devletler arasında paylaşılması temelinde kurulmuştur. Jeopolitiğin objektif ve tarafsız bir bilim alanı olarak gelişmesi insanlığın ve kendilerine özgü çıkarları olan devletlerin geleceği için faydalı olabilirdi, ama görüyoruz ki günümüzde de jeopolitik, etki alanlarını genişletmek ve uluslararası ilişkilerini buna göre planlamak isteyen devlet adamlarına, politikacılarına akıl hocalığı yapmaya, yol göstermeye devam ediyor. Başka ülkelerin toprakları günümüzde açıkça işgal edilmese bile politik, ekonomik, iletişimsel ve sosyal araçlarla kurulan baskılarla zayıf ülkeler sömürülmeye devam ediliyor.
Araştırmacılar, Türkler'in Osmanlı'dan Atatürk'e ve Cumhuriyet'e uzanan mekan görüşleri ve jeopolitik konusunda herhangi bir yerli kaynağa, yazılı belgeye ulaşmanın ne yazık ki mümkün olmadığını söylemektedirler. Türkler'in jeopolitik hedef ve faaliyetleri eskiden beri dünya kamuoyuna hep Batılı ve Rus araştırmacılar tarafından sunulmuştur. Bu nedenledir ki dünya kamuoyuna daha çok olumsuz bilgiler, tek yönlü değerlendirme ve yorumlar sunulmuş, gerçeğe pek uymayan bir izlenim oluşturulmuştur. Osmanlılar girdikleri bölgelerde yalnızca yönetimi ele almak ve bölge halkını vergilendirmekle yetiniyordu. Türklerin jeopolitik hedefi ya mekan üzerinde tam bir egemenlik temin etmek, ya da bu bölgeden çekilme şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu tutum araştırmacılar tarafından daha sonraki dönemlerdeki yenilgilerinin ana nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Türkiye'nin devlet adamları ve politikacıları arasında jeopolitik terimini ilk kullanan, görüşlerini açık bir şekilde dile getiren kişi Türkiye'nin kurucusu Atatürk'tür.
Atatürk Türkiye'nin jeopolitik yerini Avrasya olarak belirlemiştir. Rusya ile ilişkilere büyük önem vermesine rağmen ülkesinin Sovyetleşmesine asla izin vermemiştir. Kapitalizmle sosyalizm arasında orta yol tutan, tarafsız bir devlet politikası izlemiştir. Siyasi ve ideolojik açıdan zıt iki sistem arasında manevralar yaparak Türkler'in milli varlığını ve bağımsızlığını muhafaza eden, geliştiren, fikir ve eğilim yönüyle çağdaş bir Avrupa Türkiyesi'ni hedef almıştır.
Ülkemizde de jeopolitik alanda geniş çaplı araştırmalar yapılması gereği vardır. Bu araştırmalarda ulusal güvenlik konularının tespiti, milli çıkarların temini ve muhafazası, iç ve dış tehditlerin belirlenmesi, güvenlik doktrinlerinin hazırlanması gibi konularda siyaset ve bilim çevreleri, ilgili resmi kurumlar geniş çaplı jeopolitik ve stratejik araştırmalar yapmalıdırlar. Devlet bu araştırmaları teşvik etmeli, destek vermeli, fon kaynakları oluşturmalıdır. Ulusal kalkınma ve güvenlik konularının, devlet politikasının jeopolitik ve jeo-stratejik kodlarının, dış ve iç siyaset programının, ulusal çıkarların çerçevesinin belirlenmesi ve korunmasının araştırılması ve tespit edilmesi gereklidir. Türkiye'nin jeopolitik geleceğine ilişkin tahminler, olası tehditler, doğması muhtemel sorunlarla bunların giderilmesi yolları ve diğer konular sürekli bir biçimde teorik ve pratik açılardan analiz edilerek Türkiye'nin dış politikası belirlenmelidir. Bu yapılmadığı takdirde günümüzde olduğu gibi her gelen siyasi parti kendi görüş ve ideolojisi doğrultusunda birbirine zıt yeni bir dış politika uygulamaya kalkar.
Türkiye'nin yeni maceralara değil, akılcı, bilim temelinde düşünülüp hazırlanmış, istikrarlı stratejilere ihtiyacı vardır. 1000 yıllık devlet tecrübelerimizle bunu artık anladığımızı umarım. "Derin Stratejilerin" derinliğinden çıkabilmek için yeni acı tecrübelere ihtiyacımız yok! Söylenildiği gibi bölgesel lider ülke olmanın yolu "Derin Stratejilerden" değil, sosyal ve ekonomik bağımsızlıktan geçer. Enerjiye, teknolojiye olan dış bağımlılığımızı azaltmak için akılcı ve bilim temelinde hazırlanmış çözümlerden geçer. Nüfusun çokluğundan değil, küresel düzeyde rekabet edebilecek eğitimli nüfustan geçer. İşte Prof.Dr. Ali Hasanov'un kitabını okuduktan sonra, vardığım sonuçları birkaç paragrafta böyle özetleyebildim. Politika ve stratejiden konuşanların bu eseri bir başucu kitabı olarak, yanlarından ayırmamaları gerekmektedir.

*JEOPOLİTİK- Prof.Dr. Ali Hasanov, Babıali Kültür Yayınları.

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları