OSB TANITIM:
Yeni nesil ‘yeşil' OSB; Bağyurdu OSB (BAYOSB)

Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB), Türkiye’nin sayılı yeşil OSB’leri arasında yerini almak için çalışmalarını son hızla sürdürüyor. Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın Telseren, “BAYOSB, Türkiye’nin incisi İzmir’in parlayan yıldızı olmaya aday bir Organize Sanayi Bölgesi. Önemli karayolları, otobanlar, demiryolları, havalimanı ve lojistik köy başta olmak üzere hem İzmir hem de Manisa’ya yakınlığıyla elde ettiği lojistik avantaj, BAYOSB’yi bir cazibe merkezi haline getiriyor. Özellikle İzmir’e 40 km mesafede oluşumuzu ve Uluslararası İzmir Fuarı’nın (İzmir Enternasyonel Fuarı-İEF) yatırımcılarımıza tanıdığı iç ve dış pazarda tanıtım avantajlarını da Bölgemiz açısından önemli görüyoruz” diyor.

BAYOSB lojistik avantajıyla fark yaratıyor: İzmir’in Manisa sınırında bulunan BAYOSB, Ankara-İzmir ve Manisa-Turgutlu Karayolu üzerinde olması nedeniyle hem deniz, hem havalimanı, hem de demiryolu taşımacılığına uygun bir noktada bulunuyor. BAYOSB, Ankara-İzmir Hızlı Tren Yolu ve İzmir-İstanbul Otoyolu’na yalnızca 1 km, İzmir’e 40 km, Manisa’ya 25 km, İzmir Limanı’na 44 km, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na 46 km, Kemalpaşa Lojistik Köy’e 15 km mesafede yer alıyor.

BAYOSB, 2018’de EKOPARK Endüstri Bölgesi olacak
BAYOSB, Türkiye’nin sayılı yeşil OSB’lerinden biri olma hedefine hızla koşuyor. Aydın Telseren anlatıyor: “2018 hedeflerimizin başında, Bölgemize arıtma tesisinin kazandırılması, kümelenme çalışmalarına devam edilmesi, bölgemizde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması adına güneş enerjisi sistemlerinin sanayi tesislerimize kazandırılması ve mümkün olan en kısa sürede BAYOSB’mizi ‘yeşil OSB’ler arasına kazandırarak, EKOPARK Endüstri Bölgesi olmak var. Öncelikli olarak hedefimiz; 2. Etap altyapı çalışmalarımızı tamamlayarak yüksek teknolojili üretim yapacak olan sanayicilerimizi bölgemize kazandırmak, bu yolla katılımcı sayımızı ve bölgemizdeki istihdamın da arttırılmasını sağlamak.”

Aydın Telseren, Avrupa’daki EKOPARK Endüstri Bölgesi tanımıyla eşleşen bir yeşil OSB olmak üzere planlama yaptıklarını açıklıyor: “Fabrikalarımızın inşaatı aşamasında tüm bina projelerinin su verimliliği, atık bertarafı ve yenilebilir enerjiye uygun şekilde projelendirmesi adına Bölge Müdürlüğü olarak müdahil oluyoruz. Fabrikaların proses sularını verimli kullanmaları için ilk etapta bina projelerinde söz sahibi oluyoruz. Bölgemizdeki her fabrikanın çatısındaki yağmur suyu kendi su deposunda toplanıyor ve bu suyu kendileri kullanıyorlar. Bölgemizde iki farklı su hattımız var: Biri kullanım suyu, biri yangın suyu hattı. Arıtma tesisinden çıkacak suyu bahçe sulamalarında ve yangın suyu hattında kullanmamızı sağlayacak sistemimiz hazır, arıtma tesisimiz tamamlandıktan sonra devreye girecek. Ayrıca tüm fabrika binalarının çatılarında güneş enerjisi kullanılabilecek şekilde statik hesaplarını yaptırıyoruz. Böylece en yakın zamanda güneş enerjili çatı sistemine geçmek isteyen katılımcılar bu konuda ilave bir masraf yapmayacaklar.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın hazırladığı Yeşil OSB projesinin mevzuat çalışmalarında katılımcıyız. Çalışmalar tamamlandığında verilecek teşviklere hazır bir model olmak için çalışıyoruz.  Yeşil OSB olma konusunda çalışmalarımızı dile getirdiğimizde bir katılımcımız, tesisine yeşil bina sertifikası aldı. Yeşil binalı, yeşil bir OSB olma yolunda hızla ilerliyoruz.”

BAYOSB; Sanayi ve Tarım Vadisi Projesi, ‘Makineci Turgutlu’ kümelenmesi çalışmalarına ve Kemalpaşa Üniversitesi Projesi’ne paydaş: Yeni nesil OSB vizyonuyla yürüttüğü projelerle EKOPARK Endüstri Bölgesi olma hedefine hızla yaklaşan BAYOSB, Ege Bölgesi’ndeki büyük çaplı projelere de paydaşlık yapıyor. Telseren, karayolları, havayolu, demiryolu ve deniz yollarının kavşak noktasındaki BAYOSB’nin ve içinde bulunduğu bölgenin çok hızlı gelişime aday olduğunu ve bu gelişmenin kontrollü ve planlı olmasını istediklerini dile getiriyor: “Bu nedenle özellikle son dönemlerde ‘Sanayi ve Tarım Vadisi’ diye adlandırdığımız projeye de büyük önem veriyoruz. Belkahve’den Turgutlu’ya kadar uzanan, ileride genişletilerek içerisine Salihli ve Manisa Merkez’i de alabilecek olan alana hitap eden proje kapsamında; tarıma elverişli alanların korunması, arazilerin verimli kullanılması, sanayileşmedeki ilerleyişin nitelikli tarım arazilerini kaybetmeden sistemli bir şekilde olması için bölgede tamamlayıcılık ilkesini güçlendirmeyi amaçlıyoruz.”

Aydın Telseren, Manisa Valisi Mustafa Güvençer himayesinde ilerleyen ve makine kümelenme projesi olan “Makineci Turgutlu” çalışmaları kapsamında eğitim, sanayi, bürokratlar ve tüm aktörlerle olan paydaşlıklarının sürdüğünü, ayrıca Kemalpaşa’ya üniversite kazandırılması konusunda eğitim dünyası, sanayiciler ve bürokratlarla yapılan çalışmalardaki paydaşlıklarına da büyük önem verdiklerini ifade ediyor.

Önümüzdeki 5 yılda 100 firmada 10 bin kişi istihdam hedefi
Aydın Telseren, sanayicinin kendi güç ve özkaynaklarıyla kurulan, kendi kendini yöneten, yatırımlarına yön veren, geleceğe güvenle bakan BAYOSB’nin kuruluş öyküsünü özetliyor ve gelecek hedeflerini açıklıyor: “Bölgemizin kurulma süreci, müteşebbis 100 bölge sanayicisinin bir araya gelerek kurduğu KOPSAN Kooperatifi Tüzel kişiliği altında Bağyurdu Beldesi’nde 971 parsel tapu kayıtlı 1468 dönüm tarım dışı araziyi satın almasıyla Eylül 2006 tarihinde başladı. Bölgemiz, 27 Ekim 2008 tarihinde 4562 Sayılı Yasa çerçevesinde Bakanlık 264 sicil numarasına tescil edilerek, BAYOSB tüzel kişiliğini kazandı.

Kuruluş sürecimizi tamamladıktan sonra önceliğimizi altyapı çalışmalarına verdik. Bölgemizi iki etap olacak şekilde planladık. 2011 yılında çalışmalara başladık, 2.5 sene gibi kısa bir sürede, 1. Etap çalışmalarımızı tamamladık ve ilk katılımcımızı bölgemize kazandırdık. 44 sanayi parseli olarak tamamlanan 1. Etabımız’da 2017 yılı itibari ile 7 katılımcımızı daha Bölgemiz’e kazandırdık. 10 katılımcımızın da inşaat süreci devam ediyor. Şu an 500 kişinin çalıştığı Bölgemizde, 2017 yılı sonunda doluluk oranımızın yüzde 40’a ulaşmasıyla istihdam sayısında da ciddi bir artış yaşanmasını bekliyoruz. 2. Etap’ta da altyapı çalışmalarımız devam etmekte. 2017 Temmuz ayı itibarıyla bu çalışmaların yüzde 60’ını tamamlamış durumdayız. Yalnızca 150 bin metrekare alanda 3-4 sanayi parselimiz yatırımcısını bekliyor. Hızla büyüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde her iki etapta toplamda 10 bin kişinin istihdam edildiği 100 firmanın faaliyete geçmesini hedefliyoruz.”

Orta vadede BAYOSB’nin şu an sahip olduğu alan kadar daha büyüme potansiyeli olduğunu değerlendirdiklerini ve çalışmalarını bu yönde sürdürdüklerini kaydeden Aydın Telseren, tüm bu yatırımlar sürerken bölgeyi farklı kılan en büyük özelliğin BAYOSB’nin Bakanlık kredisi kullanmadan, üye katılım payı ve arsa satışları gelirleri ile bu yatırımları finanse etmesi olduğuna dikkat çekiyor.

BAYOSB, yüksek teknolojili üretimin üssü olmayı hedefliyor
BAYOSB yönetimi olarak Bölge’de yer alan yatırımcıları sürekli olarak yüksek teknolojili yatırım yapmaları konusunda yüreklendirdiklerini anlatan Aydın Telseren, Bölge içerisinde yer alan 3 firmanın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge ve tasarım merkezi olma nitelikleriyle tescil edildiğini açıklıyor: “Bölge firmalarımızdan Birim Makina ve Japar Plastik ‘Tasarım Merkezi’, Aymas Makina ise ‘Ar-Ge Merkezi’ olarak tescil edildi. Bu tescilin yapılmış olması, firmalarımızın yüksek seviyeli teşviklerden yararlanması konusunda da büyük önem arz ediyor. Bölge firmalarımızdan Dönmez Debriyaj bu yolla 5. Bölge teşviklerinden yararlandı. Biz de bölgemizde yüksek teknolojili ve katmadeğerli üretim yapılmasının gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Amacımız, BAYOSB’nin yüksek teknolojili üretimin üssü olmasıdır. Bu hedefle hareket eden tüm yatırımcıları bölgemize bekliyoruz.”

BAYOSB, makine imalatı, metal şekillendirme ve otomotiv yan sanayi sektörleri ağırlıklı üretime odaklı: Karma bir OSB olarak planlanan BAYOSB, ağırlıklı olarak makine imalatı ve metal şekillendirme ve otomotiv yan sanayi sektörlerinde üretim yapacak katılımcılardan oluşuyor.

Aydın Telseren, önümüzdeki yıllarda Bölge’deki yeni yatırımlarla birlikte bu sektörler arasına vitrifiye ve mobilya üretiminin de katılacağını ifade ediyor: “27 Ekim 2008’de Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) tüzel kişiliğine dönüştüğümüzden beri tüm teknik ve idari yapımızı sürekli güçlendirme çalışmaları yapıyoruz. OSB’miz içinde çoğunlukla makine, metal ve otomotiv yan sanayi üretimi yapan firmalara yer veriyoruz. İzmir’de otomotiv sektörüne hizmet veren ve gelişme sürecini tamamlamış küçük sanayi sitelerinde yetersiz alanlarda çalışmakta olan sanayicilerimizi bir çatı altında toplayarak firmaların verimliliğini artırmak istiyoruz. Rekabet gücü oluşturarak sektörün gelişimine katkı sağlamak, istihdamı artırmak, gelişen teknolojinin takibini yapmak, kalifiye işgücü oluşturmak ve çevre sorunlarını önlemek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

5 kıtada 55 ülkeye ihracat: Aydın Telseren, BAYOSB’de makine ve metal sektöründe yıllık yaklaşık 165 bin ton üretim yapıldığını ve bu üretimin yüzde 35’inin ise ihraç edildiğini aktarıyor: “Sürekli gelişen ve büyüyen bir OSB olduğumuz göz önüne alındığında bu oranın kısa sürede daha da artacağı ortada. Biz de bu gelişimin bulunduğumuz bölge ve ülkemize katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Bölge katılımcılarımız tarafından, başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere 5 kıtada 55 ülkeye ihracat yapılıyor. Birim Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Remo Ağır Makine Sanayi, Aymas Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Borataş Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi ihracat konusunda öncü katılımcılarımız olarak öne çıkıyor.

BAYOSB kalitesini belgelerle tescilleyecek: Aydın Telseren, “Bölgemizde ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi gibi pek çok önemli sistemin kuruluş çalışmaları devam ediyor. İlerleyen dönemlerde bu yönetim sistemleri ile bölgemizi belgelendirileceğiz. Ayrıca EKOPARK Endüstri Bölgesi olmanın yapıtaşlarından olan ISO 50001 Yönetim Sistemi konusunda da hazırlıklarımız başladı” diye konuşuyor. Telseren ayrıca şunları ifade ediyor: “Bağyurdu Organize  Sanayi Bölgesi’nde biz; yönetim organlarımız, Bölge Müdürlüğü personelimiz, sanayicimiz, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımız ile her geçen gün büyüyen bir aileyiz. Bu başarı ekibin tüm fertlerinin eseridir. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

BAYOSB Fahrettin Selçik Mesleki Eğitim Merkezi, Meslek Lisesi’ne dönüşecek
Aydın Telseren, BAYOSB olarak eğitime çok önem verdiklerinin de altını çiziyor: “Bu konuda büyük bir atılım yaparak, ilk olarak yerleşkemiz içindeki sanayicilerimizin ihtiyacı olan ara eleman sorununu çözmeyi hedefledik. Bölge sınırları içerisinde açılışını yaptığımız ‘BAYOSB Fahrettin Selçik Mesleki Eğitim Merkezi’mizde bugüne kadar bölgemize yakın yerlerde ikamet eden mesleksiz gençlerimize sertifikalı eğitim programları düzenledik. Şimdiye kadar üç dönemde ve her biri dörder ay süren kurslarımızdan M.E.B. onaylı sertifika ile 100 gencimizi mezun etmenin sevincini yaşadık. Bu kurslarımızla CNC Operatörü, CNC Programcısı, Metal Sac İşlemeci (sac kaynak işleri), İşletme Elektrik Bakımcısı, Hidrolik-Pnömatikçi sertifikalarını verdik.

Mesleki Eğitim Merkezi’mizin Meslek Lisesi haline getirilmesi (2018 yılında) projelerimiz arasında ilk sırada yer alıyor, çalışmalarımız devam etmekte. Bu konuda Bakanlık’tan da kredi bekliyor ve talep ediyoruz. Altyapımız hazır, kredi gelince hemen başlayacağız.

Katılımcılarımıza devletin farklı kurumları tarafından sağlanan çeşitli teşvik, destek, hibe çalışmaları ve yüksek teknolojili ürünler üretilmesi hakkında bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Bünyemizdeki mesleki eğitim merkezimizde; ‘Sertifikasız Çalışan Kalmasın’ MYK Sertifikalandırma Projemiz ile sanayicilerimizin her zaman yanındayız. Ayrıca ‘İşsiz ve Mesleksiz Gencimiz Kalmasın’ Mesleki Eğitim Projemiz sayesinde de sanayicimizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş ara eleman hususunda da sanayicilerimizin ve çevre halkımızın yanında olmayı sürdürüyoruz.

Şirketlerde staj ve işe yerleştirme çalışmalarını, pilot proje olarak başlattık. Merkezimizi meslek lisesi haline getirdiğimizde aynı çatı altında tüm sanayicilerimizin ihtiyacı olan nitelikli ve belgeli eleman desteğini sağlamış olacağız.

Sanayi-üniversite işbirliği çerçevesinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile daha yakın çalışıyoruz.
Ulusal rekabeti geliştirme noktasında katılımcılarımızla birlikte bir UR-GE projesi yürütmek için de çalışmalara başlayacağız.”

BAYOSB Hizmet Destek Kompleksi
Aydın Telseren, sanayicilerinin ve iş ortaklarının vakit geçirebilecekleri kapsamlı bir sosyal tesis projesi yürüttüklerinden de sözediyor: “Tesis içerisinde mini bir fuar veya sergi alanının yer alması, ani müdahale için itfaiye noktası kurulması ve bölgemize bir ibadethane kazandırılması hedeflerimiz arasında yer alıyor. BAYOSB Hizmet Destek Kompleksi, yaklaşık 35 dönüm alan üzerinde planlandı. İçinde postane, kargo, bankalar, fuaye, forklift kiralanabilecek alanlar, ortak sağlık güvenlik birimi (OSGB);  eczane, restoranlar, kafeler, büfelerin de yer alacağı bir ticari alan olacak.

İdari Bina, Spor Alanları ve Katlı Otopark: Yaklaşık 15 bin metrekare alanda yeni yapılacak idari binamızın alt tarafında katlı otoparkla birlikte açık alanda spor alanları bulunacak. Tenis kortu, voleybol sahası gibi çok amaçlı salonlar yapılacak.

7/24 Güvenlik: Güvenlik hizmeti için kurulu olan kamera sistemleri sayesinde Bölgemiz 7/24 canlı bir şekilde izlenebiliyor. Ayrıca bölgemizde görevlendirilen özel güvenlik ekipleri sayesinde giriş ve çıkışlar da sürekli kontrol altında tutuluyor. Altyapı çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından plaka tanıma sistemleri entegre edilerek güvenlik sistemlerimiz daha da gelişecek.

İtfaiye İstasyon Noktası: İzmir Büyükşehir Belediyesi ile BAYOSB’de bir itfaiye istasyon noktası kurmayı planlıyoruz, çalışmalarımız devam ediyor. Bu tesis, Turgutlu OSB ve aksın üstündeki diğer köylere hizmet verecek bir istasyon olacak.”

Hasır demirli beton yolları ve altyapı çalışmalarıyla fark yaratan OSB: Aydın Telseren, İzmir Kalkınma Ajansı’ndan (İZKA) Mesleki Eğitim Merkezi için 700 bin TL, altyapı çalışmaları için 1.5 milyon TL olmak üzere 2 projeyle toplam 2 milyon 200 bin TL’lik hibe aldıklarını, ayrıca tüm altyapı yatırımları için Hazine Müsteşarlığı’ndan toplam 1.5 milyon TL’lik KDV avantajı sağladıkları bilgisini veriyor: “BAYOSB’de tüm altyapılar kaldırımların altında bulunuyor. Kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarımız koruge boru, doğalgaz hatlarımız ise çelik ve PE borulardan imal edilmiş ve İzmirgaz tarafından onaylanmıştır. İçme suyu ve yangın suyu hatlarımız HDPE borulardan imal edilmiş, elektrik altyapısı ise tamamen fiber kablodan TSE ve TEDAŞ şartnamelerine uygun olarak AG ve OG şebekesi iki ayrı hat şeklinde döşenmiştir. Telekom altyapısı ise Türk Telekom ortaklığıyla fiberoptik kablolar ile yapıldı. 25, 20 ve 15 metrelerden oluşan tüm yollarımız ise hasır demirli beton yol şeklindedir.

DOĞALGAZ: 2018’de doğalgaz geliyor: ‘RM-A doğalgaz istasyonu temin ve yapımı ile 4 bağlantı hattı malzeme temin ve yapımı’ işine ait ihalemiz Temmuz 2017 ayı içerisinde gerçekleştirildi. Bu sayede 2018 yılı Ocak ayı içerisinde bölge sanayicimiz doğalgaz kullanabilecek.

ELEKTRİK: Elektrik indirici merkez ile sorunsuz ve kesintilerden uzak elektrik hizmeti: Bölge sınırlarımız içerisinde 2014 yılı Ekim ayında 20 bin m2’lik bir alanda 154/34.5 kV’lik elektrik indirici merkez kuruldu. Bu sayede katılımcılarımıza sorunsuz ve kesintilerden uzak bir şekilde hizmet sağlıyoruz.

SU: Bölge sınırlarımız içerisinde bulunan derin su kuyuları tarafından daimi olarak beslenen 2 bin m3’lük su depomuz ile katılımcılarımıza bu konuda da kaliteli hizmet sunmaktayız.”

ARITMA VE ÇEVRE: Güneş enerjisiyle çalışan arıtma tesisi: Aydın Telseren, “Arıtma tesisimiz için 2. Etap içerisinde 30 bin m2 yer ayrılmış durumda. 2. Etap altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından arıtma tesisi yapımına başlanacak. Arıtma tesisimizin çıkış suyu, bölgemizde sulama suyu olarak kullanılacak. Arıtma Tesisimiz’in 2018 yılı içinde tamamlanmasını planlıyoruz. Bu alanda bir güneş enerjisi tesisi kurarak, tesisin kendi elektrik ihtiyacını aynı alanda karşılayacağız. İlk etapta 500 kW kapasiteli tesis, arıtma tesisinin elektrik tüketimini ve BAYOSB’nin yol aydınlatmalarının enerji ihtiyacını karşılayacak” diyor. Telseren, Çaltılı Çayı sağ sahilinde bulunan yaklaşık 50 dönümlük park alanını da DSİ ile yaptıkları anlaşmayla bir yaşam merkezi haline getireceklerini paylaşıyor.

“Yüksek teknolojili üretime ağırlık vermeliyiz”
Aydın Telseren, Türkiye ekonomisinin zaman zaman her ülkede yaşanabilecek sıkıntılara rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirtiyor: “Fakat Türkiye, şu an elde ettiği konumdan çok daha büyük bir ekonomik güç elde edebilecek kaynaklara sahip. Ülkemizin ekonomik açıdan tam potansiyeline ulaşması için yüksek teknolojili üretime ağırlık vermeliyiz. Hükümet’in bu konuda teşvik ve destekleri bulunuyor. Bunların daha da artırılması, ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Özellikle 2017 yılının ilk aylarında, ekonomik açıdan bazı sıkıntılar yaşanmış olsa da bugün baktığımızda ülke ekonomisi adına olumlu göstergelerle umutlanıyoruz. Sanayicilerimiz de her türlü zorluğa rağmen üretim sevdasından vazgeçmedi bu zor günleri yavaş yavaş geride bıraktı. Özellikle yeni teşvik paketleri ve desteklerle ekonomik büyümenin çok daha hızlı olacağına inanıyorum.”

Avukat M. Salih Argunhan: “Başarının sırrı yenilikt"

Av. M. Salih Argunhan, MSA Metal Döküm San. ve Tic. A.Ş.’nin,  Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’nde (BAYOSB) yatırım yapmak  amacıyla kurulduğunu anlatıyor. Argunhan, “Kaynayan Ortadoğu ve ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik konjonktürde bir dalgalanma yaşanmaz ise 2018 yılında üretim faaliyetine başlamayı planlamaktayız.

Faaliyet konumuz, orta ve yüksek teknolojili ürün kullanımını gerektiren alanlarda kullanılan her türlü metal aksamların 5 eksenli CNC tezgahlarında işlenmesi ve üretilmesi olacaktır. Bu alanda faaliyet gösteren yurtdışında yerleşik bir firma ile görüşmelerimiz devam ediyor, yabancı sermaye ortaklı bir yatırımı gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz. Bu vesile ile hem  teknoloji transferi hem de yabancı sermayenin yatırım yapmasını sağlamış olacağız” diyor.

Av. M. Salih Argunhan, öncesinde kamu tarafında sonrasında da Kocaeli Gebze Kömürcüler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü  göreviyle Türkiye’de OSB’ler konusunda  yıllara dayanan bilgi birikimi ve tecrübeye sahip. Sahanın içinden gelen Av. M. Salih Argunhan’a OSB’lere ilişkin derinlikli uzmanlığının avukatlığına yansımasını soruyoruz. Argunhan şunları dile getiriyor: “Bildiğiniz gibi uzun yıllardır OSB’lerin her aşamasında çalıştım. Bunun yaklaşık 10 yılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı şimdiki adıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü yer seçimi, mevzuat şubeleri ve Bakanlık Kalite Merkezi, akabinde 10 yıl kadar Bölge Müdürü, son 6 yıldır da Müteşebbis Heyet Üyesi ve Denetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayım. OSB’lerin yer seçiminden, kuruluşuna, altyapısının yapılmasına, tesislerin kuruluş ve üretime başlaması ile birlikte OSB Bölge Müdürlüğü teşkilatının kuruluş ve yönetilmesi dahil her aşamasında mühendis olarak görev yaptım.

Daha sonra hukuk eğitimimi tamamlamamın ardından avukat gözlüğü ile de olayları değerlendirme imkanına sahip oldum. Dolayısı ile olayları değerlendirirken salt bir mühendis veya avukat olarak değil her iki meslek disiplininin bakış açısını sentezleyerek yorum yapma imkanına sahibim. Teknik ve hukuki darboğazları daha rahat görüp çözüm getirme noktasında uzun yılların verdiği tecrübelerimden yararlanıyorum.

Bu durum da hukuki olarak hizmet alan OSB veya OSB’lerde faaliyet gösteren yerli ve yabancı katılımcıların sorunlarının analizini kolaylaştırmakta, sorunlarına daha kısa ve rasyonel çözümler bulmamıza imkan vermektedir. Avukatlık mesleğinde siz müvekkil aramazsınız; müvekkil sizi bulur! Bu da sizin hukuki sorunları ne ölçüde doğru tespit edip, nasıl önerilerde bulunduğunuza ve çözmenize bağlıdır. Müvekkillerimiz arasında yerli ve yabancı firma ve kuruluşlar bulunmaktadır. Ayrıca Londra merkezli bir avukatlık şirketiyle görüşmelerimiz devam etmekte olup, Londra’da avukatlık ve danışmanlık ofisi açma çalışmalarımız devam etmektedir.”


Av. M. Salih Argunhan, “Hukuk ofisimizin faaliyeti açısından 2018 yılı, bir atılım dönemi olacaktır. Çünkü hukuk alanındaki çalışmalarımız OSB ve OSB’lerde yer alan katılımcılar tarafından yeni yeni keşfedilmekte ve yüksek oranda rağbet görmektedir. Bugüne kadar ki OSB tecrübelerimizin, hukuki sorunların çözümünde çabuk yol almamıza vesile olacağına inanıyorum. Bu süre içerisinde yaptığımız çalışmalarda, müvekkilerimizin geri dönüşlerinden bunu çok net olarak görme imkanına sahip olduk” açıklamasını yapıyor.

“Ege Bölgesi’nin incisi BAYOSB’de yatırım avantajlıdır”
Avukatlığının yanısıra yatırımcı kimliğiyle de öne çıkan Av. M. Salih Argunhan, katılımcıların BAYOSB’de yatırım yapma nedenlerini ise şöyle detaylandırıyor: “BAYOSB, konumu, altyapısı ve hizmet anlayışı ile sadece İzmir’in değil adeta Ege Bölgesi’nin incisi durumundadır. BAYOSB, katılımcılarına sunduğu imkan ve hizmetleriyle katılımcı adaylarının iştahını kabartmaktadır.

Yerli ve yabancı sermayeli katılımcı adayları bölgemizde yatırım yapmak için adeta birbirleri ile yarışmaktadırlar. Katılımcıların BAYOSB’yi seçmelerinde birçok neden rol oynamaktadır. Bunların başında; altyapısının sorunsuz olması, kesintisiz enerji teminindeki avantajı (OSB sınırları içerisinde 400 MVA kapasiteli elektrik indirici merkez olması) lojistik üstünlüğü ve bunun yanında BAYOSB Yönetimi ve Bölge Müdürlüğü personelinin katılımcılara bürokrasiden uzak, tek durak ofis zihniyetiyle vermiş oldukları hizmetin, katılımcılar nezdindeki gördüğü yüksek kabul ve hizmet kalitesini standart hale getirmek için yapılan belgelendirme çalışmalarının getireceği avantajlar olarak sıralayabiliriz.”

“İnovasyon yapmalısınız”: Av. M. Salih Argunhan, genç girişimcilere ve KOBİ’lere ise başarılı olabilmeleri için şunları öneriyor: “Hepsine ortak önerim; ülkede ve dünyadaki rakiplerini iyi tanımaları. Gelişmeleri yakından takip edip, teknolojik yenilikleri hiç vakit kaybetmeden üretim sistemlerine adapte etmeleridir. Şu unutulmamalıdır ki  başarının sırrı yeniliktir. Herkesin takip ettiği metodoloji ile fark yaratamazsınız. Fark yaratmak için olmayanı denemek, bunun için de çok çalışıp, yenilikçi bir yol takip etmek lazım. Günümüzün moda deyimi ile ‘inovasyon’ yapmanız lazım. Bunların tamamını yapmak için de benim inandığım sihirli kelime sürekli ve her zaman; ‘Eğitim, Eğitim, Eğitim!’

OSB yönetimleri ve KOBİ’lere öneriler:
“OSB yönetimi tarafından mevzuat  ve mevzuat değişiklikleriyle ilgili bilgiler mutlaka katılımcılarla paylaşılmalı”: Av. M. Salih Argunhan, OSB yönetimlerine mevzuat ve mevzuat değişikliklerini katılımcıları ile paylaşmak için daha elverişli ve pratik yollar bulmalarını öneriyor: “Çünkü unutulmamalı ki OSB’lerin varlık nedeni katılımcılarının üretimini teşvik ve kolaylaştırmadır. Katılımcılarınızı ne kadar çok bilgilendirirseniz yapacağınız uygulamalarda işiniz o kadar kolaylaşır.”

“Marka ve patent haklarınızı mutlaka hukuki güvenceye alın”: Av. M. Salih Argunhan, OSB dışında faaliyet gösteren KOBİ’lere mutlaka OSB’lere taşınmaları önerisinde bulunuyor: “Yeni ürün geliştiriyorlarsa ki mutlaka bu konulara yoğunlaşmalılar, Ar-Ge çalışmaları sonucundaki ürünleri ile ilgili marka ve patent haklarını hukuki güvenceye
almak için tescil işlemlerini hem yurtiçinde hem de yurtdışında hiç vakit kaybetmeden yapmalılar.”

‘Sağlam Makinalar’ın adı; Birim Makina
Birim Makina’nın, 1988 yılında İzmir’de Şevket Karahan tarafından kurulduğunu belirten Birim Makina Genel Müdürü ve Tasarım Merkezi Yöneticisi Aykut Karahan, “Hurda metal işleme makinaları üretiminde uzmanlaşan Birim Makina, aynı zamanda servis ve hizmette de kalite çıtasını Avrupa standartlarına yükselterek tercih edilen ve güven duyulan bir marka haline geldi. Bugün deneyimli mühendisleri, uzman işgücü ve sahip olduğu üretim teknolojisiyle sürekli büyüyen ve gelişen Birim Makina, ‘Sağlam Makinalar’ın adı olmuştur” diyor.

Birim Makina, metal işleme ve elleçleme olmak üzere  2 ana dalda makina üretiyor. Metal işlemede hurda makasları, presler, kırıcılar, hurda temizleme ve talaş işleme makinaları. Hurdayı elleçleyen ürünler; sabit ve mobil vinçler.”

Üretiminin yüzde 70’ini 5 farklı kıtada 55 ülkeye ihraç eden Birim Makina, 10 bin m2’si kapalı, toplam 25 bin m2 alanda faaliyet gösteriyor, Grup firmalarıyla birlikte toplam 110 kişiyi istihdam ediyor. Karahan, “Dünyada geri dönüşüm alanındaki lider bir firmayla işbirliğimiz var, onlara özel üretim de yapıyoruz.  Sektör lideriyiz, dünyada ise ilk 20 firma arasındayız. Hedefimiz; önümüzdeki 4 yıl içinde globalde ilk 10 firma arasında yer almak. 2017 yılında yüzde 30 büyüdük, 2018 yılında da yüzde 30 büyümeyi planlıyoruz. Önümüzdeki 4 yıl içinde de şirketi 2 kat büyütmeyi, istihdamı ise yüzde 25 artırmayı hedefledik. Bu amaçla CNC tezgahlarımızı yeniledik, kaynak robotu yatırımı yaptık. Ve toplamda 600 bin dolara yakın yeni bir yatırımla makine parkurumuzu yeniledik” diye konuşuyor.

Aykut Karahan, yenilikçi bir firma olduklarını vurguluyor: “Türkiye’de ilk kez yapılan pek çok ürünü biz ürettik. Örneğin; hurda makası, briketleme presi gibi ürünler. Böylece hem ithalatın önünü kestik hem de daha ekonomik fiyatlara ürettik. TTGV, TÜSİAD ve TÜBİTAK işbirliğinde düzenlenen 5. Teknoloji Ödülleri’nde KOBİ dalında hurda makası ürünümüzle ödül aldık. Yurtiçi, ABD, Ortadoğu, Afrika olmak üzere dünyanın birçok noktasına bu ürünü ihraç ediyoruz. Bu tip hurda makası üretiminde ürünümüzün performansı  dünyada ilk 5 arasında yer alıyor. Ayrıca bir faydalı model başvurumuz var. Önümüzdeki dönemde patent ve faydalı model başvurularımız devam edecek. EBSO’dan 2 kez Yenilikçilik dalında ödül aldık.”

Aykut Karahan, Mayıs ayında Birim Makina’nın Tasarım Merkezi olduğu bilgisini de veriyor: “Biz sürekli yenileştirme, iyileştirme, yeni ürün tasarımı ve Ar-Ge yapan bir firmayız. Tasarım Merkezi ile bunu daha da kurumsallaştırmayı planladık. Yeni alınacak personel ve ekipmanlarla birlikte Ar-Ge ve tasarım kabiliyetimizin daha ileri noktalara götürülmesini hedefledik. Özellikle yurtdışı pazarını hedefliyoruz, hurda işleme makinaları üzerinde 4-5 yeni proje üzerine çalışıyoruz. Hedefimiz, bu yıl 2 yeni ürün ve mevcut 2-3 ürünümüzü geliştirmek. Tasarım Merkezi olmak, yeni ürün tasarlama kabiliyetimizi ciddi oranda arttıran bir faktör.”

Kaliteye verilen önem: ISO 90001 Kalite Yönetim Sistemi belgesiyle üretim yaptıklarını, devam eden prosesleriyle ilgili kalite belgelendirme ve “Yalın Üretim” sistemine geçme çalışmalarını sürdürdüklerini paylaşan Karahan,  müşterilerine sağladıkları maliyet ve verimlilik avantajı nedeniyle tercih edildiklerini aktarıyor.

Karahan, Bağyurdu OSB’de olmanın Birim Makina’ya katkısını ise şöyle özetliyor: “Öncelikle bize daha verimli üretim yapabilmemizi sağlayan geniş bir üretim alanı sağladı. Bağyurdu OSB’de olmak önemli bir prestij kaynağı. OSB’miz çok düzenli ve güzel imar edildi. Daha önce bulunduğumuz OSB’ler ve sanayi sitelerine göre burada işler çok daha hızlı yürüdü, biz de bürokrasiyle kaybedeceğimiz zamanı üretime aktardık, herhangi bir ek yatırım yapmadan sadece OSB’nin imkanlarından faydalanarak yüzde 25 verim artışı sağladık.”

Japar, iddialı ve modern tasarımlarıyla banyoları buluşturacak
Japar, Singapurlu ortağı Global Bath ile birlikte Bağyurdu OSB’de vitrifiye (seramik) sağlık gereçleri üretecek. Manisa Seramik Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Japar Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Erol Amado, “21 bin m2’si kapalı toplam 30 bin m2 alanda fabrika kuruyoruz. İlk etapta yıllık 300 bin, ikinci etapta 750 bin parça ürün üreteceğiz. Makina ve teknolojide yerli ve Avrupa’da en güvenilir partnerler seçildi. Ar-Ge Merkezi de kurmayı hedefliyoruz. Japar ve Global Bath ortaklığında kurduğumuz firmamızın adı Manisa Seramik Ürünleri (MSÜ) Sanayi ve Ticaret A.Ş. olacak. Fabrika inşaatımız bu yılın Ekim ayı sonunda tamamlanır. 2018 yılının Mayıs ayında ise üretime başlamayı planlıyoruz” diyor.

Erol Amado, sağladığı lojistik avantajlar başta olmak üzere güçlü altyapısı ve tecrübeli yönetim kadrosu nedeniyle Bağyurdu OSB’de yatırım yapma kararı aldıklarını söylüyor: “Tamamen doğal hammadelerden, hijyenik ve antibakteriyel vitrifiye banyo malzemeleri; asma klozetler, lavobalar, etejerli lavabolar, mutfak evyeleri üreteceğiz. Üretimimizin yüzde 70’ini ihraç etmeyi hedefliyoruz.”

Türkiye’nin vitrifiyede Avrupa lideri ve sektörde de tasarımların konuştuğunu belirten Amado, alanında çok önemli Türkiye’de ve İtalya’da birer endüstriyel tasarımcıya yeni ürün serilerinin tasarımlarını yaptırdıklarını ve global marka olmayı hedeflediklerini anlatıyor: “Çok iddialı tasarımlarla piyasaya çıkıp, ses getirecek ürünler yapacağız. Asya, Avrupa ve ABD pazarına özel, onların standartlarına uygun tasarımlar yapılacak. Ürünlerimizin tümünü markamızla kendi showroomlarımızda piyasaya sunmak istiyoruz. 2019 yılına kadar Türkiye’de 10, yurtdışında ise Paris, Londra, New York gibi lokasyonlarda 5 showroom açmayı hedefliyoruz.”

İzmir’de, 1986’da kurulmuş bir aile şirketi olan Japar, sıhhi tesisat malzemesi üretimi odaklı istikrarlı bir büyüme gösteriyor. Amado, “Japar’a ait birçok buluş ve patentli ürün var. Önceliğimiz katmedeğerli ürünler ve ihracat. Bu yıl yüzde 25 büyüyen Japar, dünyada 40’ın üzerinde ülkeye, üretiminin yüzde 30’unu ihraç ediyor” diye konuşuyor. Japar’ın ürün gamında; gömme rezervuarlar, gömme rezervuar setler, kontrol panelleri, klozet kapakları, rezervuar iç takımları ve flatörler, sifonlar ve süzgeçler, plastik rezervuarlar ve yedek parçalar yer alıyor. Amado, Japar markalı ürünlerin yanısıra Kale, Güral, Bien, Ege Vitrifiye, Newmark gibi birçok markanın tedarikçisi olarak üretim yaptıklarını kaydediyor:”Koçtaş, Bauhaus, Tekzen gibi tüm yapı marketlerde rahatlıkla bulabileceğiniz ürünlerimizi 81 ilde 400 bayi kanalıyla satıyoruz. Tüm Türkiye’ye yayılmış bir servis ağımız mevcut.”

Ürünlerinin tümünde 5 yıl garanti sunan Japar, TÜV SÜD ISO 9001-2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi, TSE Belgesi, NF Sertifikası, Kiwa Belgesi, CE Belgesi’ne sahip. Japar Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Ayuz, kaliteye verdiği önemi belgeleriyle tescilleyen Japar’ın Türkiye’de kendi alanında ürünleri için ilk TSE Belgesi alan firma olduğunu vurguluyor: “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 50. Tasarım Merkezi olarak onaylandık. Ürünlerimizin hepsini kendi bünyemizde tasarım çalışmaları sonucunda geliştiriyoruz. Bize ait dünya patenti olan ürünümüz; kapasitif sensörlü elektronik panel. Japar Proglass Sense ve Japar Sense ürün grubumuz; el değmeden çalışıyor, az su veya çok su ihtiyacına göre; 3 veya 6 litre boşaltma sağlıyor. Eğer, klozet veya tesisat yapısı uygunsa su miktarı; 3 litreden 1.7 litreye veya 6 litreden 2.7’ye kadar düşürülebiliyor.” Japar ürünlerinin en önemli özelliği; su tasarrufuna yönelik olması. Ayuz, anlatıyor: “Biz de bu ürünler standart. Türkiye’de ilk defa bu ürünlerde su tasarrufuna yönelik üretim yapan firma biziz. Ürünlerimizin tümü kolay montaj özelliğine sahip ve sessiz. Türkiye’nin en sessiz rezervuar gruplarını biz yapıyoruz, TSE Gebze Laboratuvarları’ndan Türkiye’de ilk defa üretilen bir rezervuar içi takımıyla Class 1 Belgesi’ne sahip ilk firmayız. Ürünümüz insan duyma sınırının, 20 desibelin altında. Ürünümüzün patent başvurusunu yaptık. Kiwa ve NF belgelerimizin getirdiği bir diğer özellik de bütün gömme rezervuarlarımızı 200 bin kerelik ömür testinden sonra piyasaya sunuyoruz, hepsi denenmiş ürünlerdir. Ayrıca  çocuklar ve yaşlılar için önemli bir diğer ürünümüzde yavaş kapanan klozet kapakları. Gıda ambalajlarında olduğu gibi ürünlerimizde kullandığımız tüm hammaddeler gıda tüzüklerine uygun. Üzerinde mikrop üretmeyen, antibakteriyel hammaddeler kullanıyoruz. Türkiye’de ilk kez biz rezervuar
iç takım grubunda geri emiş önleme sistemini uyguladık. O nedenle Japar ile içme suyu tesisatınız her zaman temiz kalır.”

Aymas Makina, global marka olma hedefine koşuyor
Aymas Makina 2003 yılında İzmir’de kuruldu. Geri dönüşüm sektöründe kullanılan geri dönüşüm makinalarının imalatını yapan firma, faaliyetini 6 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 15 bin metrekare alana sahip alanda sürdürüyor. Aymas Makina’nın ürün gamında ağırlıklı olarak; eğik ve kanatlı makaslar, hurda balyalama presleri, talaş briketleme presleri, metal hurda parçalayıcılar, timsah makaslar ve kablo soyma makinaları bulunuyor.

Aymas Makina Genel Müdürü Aytekin Yelekcioğlu, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda değişik çözümler de sunabildiklerini söylüyor: “Dünya kaynaklarının sonsuz olmadığı bilinci ve vizyonuyla sektöre önem veriyoruz. ISO 2008:9001 Kalite Yönetim Sistemi çerçevesinde, CE sertifikalı, ‘Avrupa Sağlık ve Güvenlik Standartları’na uygun makinalar imal ediyoruz. İrili ufaklı yılda yaklaşık 40 makina imalatı gerçekleştiriyoruz. Firmamızda 7 mühendis ile birlikte toplam 80 kişi çalışıyor.”

Aytekin Yelekcioğlu, Aymas Makina’nın Temmuz 2017 itibarı ile Ar-Ge merkezi olduğunu belirterek, “Bu oluşum doğrultusunda firmamız 2018 yılı ve sonrasında özkaynaklarımız ve çeşitli destek programları kapsamında Ar-Ge projeleri yürüterek teknik personel istihdamı yaratmayı ve makina parkurunu genişletmeyi planlamaktadır. Ar-Ge Merkezimiz’de üniversite-sanayi işbirliği odaklı projeler yürütülecektir. Bu projeler doktora ve yüksek lisans seviyelerinde tezlere konu olacak. Üretime aktarılacak olan bu teknik ve teknolojik yön, ortaya çıkacak olan ürünlerin niteliğini artıracaktır” diye konuşuyor.

Geri dönüşüm sektörünü ve  sektördeki teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Aytekin Yelekcioğlu, pazarın ihtiyaçlarına göre ürün gamlarını geliştirdiklerini ifade ediyor: “Yurtdışı ve yurtiçi müşterilerimizin sorunlarına anahtar teslim çözümler sunuyoruz ve sunmaya devam edeceğiz. Müşterilerimizden gelen talepler ve Ar-Ge merkezimizde yürütülen çalışmalar doğrultusunda, firmamıza kısa ve uzun vadede proje hedefleri koyuyoruz. Amacımız kalite bakımından Avrupa standartlarında üretim yapmak fakat maliyet açısından rekabetçi olmak. Böylece müşterilerimize hem Türk imalatı makineler kullandırmayı hem de para akışını ülke içinde tutmayı amaçlıyoruz.”

Aytekin Yelekcioğlu, gelecek hedeflerini şöyle özetliyor: “Ar-Ge merkezi oluşumuzla gelen büyüme doğrultusunda önümüzdeki yıl içerisinde 2 holden oluşan imalathanemize 2 hol daha ekleyerek üretim potansiyelini arttırmak amacındayız. Üretimde ortalama yüzde 30-35 civarında olan ihracat payımızı arttırma hedefindeyiz. Dünyanın dört bir yanında şubeler açarak ya da distribütörlük anlaşmaları ile bu büyümeye global marka olma yolunda hız kazandırmak istiyoruz. Bununla ilgili olarak da 2018 yılı içerisinde bir Almanya ofisi kurmak ve ulaşılabilirliliği arttırma hedefindeyiz.”

Aytekin Yelekcioğlu, müşterilerinin Aymas Makina’yı tercih etmesindeki en büyük hususun “iletişim ve kalite” olduğunu vurguluyor: “Makina imalatında maliyet kaygısından çok kalite odaklı çalışıyoruz. Tabii bu noktada da müşteri memnuniyeti ön plana çıkıyor. Bunların yanında imalatlarımızın tamamını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Kaliteli ekipman, kaliteli ürün ve sözünün arkasında duran profilde ticaret yapıyoruz. Bunun en önemli sonucu olarak bugün yaklaşık 23 ülkeye ihracat ve 500’e yakın makina imalatı gerçekleştirdik. Bağyurdu OSB’de olmaktan memnunuz. Gerek altyapısı ve gerekse lojistik avantajlarından dolayı bizim için iyi bir yatırım oldu. Konumu itibari ile
Ankara asfaltı üzerinde olması da şehirlerarası ulaşım açısından kolaylık sağlıyor.”

Borataş Makina, ihracatını artırmayı hedefliyor
Taş kırma ve eleme sistemleri konusunda uzmanlaşan Borataş Makina’nın ürün gamı, tam bir kırma ve eleme yelpazesi sunuyor. Firma, taş kırma sektörünün ihtiyacı olan sabit kırma ve eleme tesisleri, paletli seyyar kırma ve eleme makinaları, lastikli seyyar kırma ve eleme makinaları imalatı yapıyor.

Borataş Makina Genel Müdürü Özcan Yıldırım, “Borataş Makina; kırma elemesi yapılacak ürün özellikleri, hedeflenen kapasite (ton/saat),yapılacak ürün sınıflandırmaları gibi temel prensipler üzerinden ilerleyerek, müşterilere gereken en uygun ekipman seçimlerini yapmaktadır. Firmamız, araziye göre makina yerleşim projelerini hazırlamakta, düşük maliyetli ve uzun vadeli kullanılacak makinaların kaliteden asla ödün vermeden imalat ve montajını yapmaktadır” diyor.

Borataş Makina’nın çağın vazgeçilmezlerinden olan paletli seyyar kırıcı ve elek imalatlarını çok ciddi bir titizlikle yürüttüğünü belirten Özcan Yıldırım, Ar-Ge, projelendirme, imalat, imalat sonrası verimlilik, müşterilerden gelen geri bildirimler doğrultusunda tam bir toplam kalite ve hizmet vererek yeniliklere öncülük ettiklerini söylüyor. Kalite, bakım kolaylığı, yüksek verimlilik temel prensipleriyle makina imalatı yaptıklarını ifade eden Yıldırım, yedek parça ve servis alanında da anında reaksiyon göstererek müşterilerinin duruş zamanını minimum seviyeye düşürdüklerini de aktarıyor.

Özcan Yıldırım, “Borataş Makina kalite ve verimliliği hedef alarak 2007 yılında Yazıbaşı/Torbalı’da kuruldu. Sürekli yenilikleri takip eden firmamız, sektörde kendine ciddi bir yer edindi. Firmamız, 2013 yılında Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’ne taşındı ve 10.000 metkarelik alanda üretim kapasitesini arttırarak kusursuz imalatlar yapmaya devam ediyor” diye konuşuyor.

Özcan Yıldırım, Borataş Makina’nın 2018 yılı ve uzun vadeli hedeflerini ise şöyle açıklıyor: “İhracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Togo, Mali, Gana, Fildişi Sahilleri, Nijerya, Uganda, Kongo, Cezayir, Mısır, Romanya, Arnavutluk gibi ülkelere ihracat yapan firmamız, yatırımlarını ve üretim kapasitesini arttırarak yurtdışı pazarında daha yaygın ve kalıcı bir yer edinmeyi amaçlamaktadır.”

Müşterilerin Borataş Makina’yı tercih etmelerinin temelinde firmanın müşteri memnuniyeti odaklı çalışması olduğuna değinen Özcan Yıldırım, “Firma olarak bir makinayı satmaktan anladığımız ‘Satış Öncesi Hizmet, Satış ve Satış Sonrası Hizmet’ bir bütündür. Firmamız müşterilerine standart ürünleri veya daha pahalı ürünleri satmaktan ziyade müşterinin ne istediğini dinleyip, anlayıp, ihtiyaca göre makine ebat ve çeşitliliği seçiliyor ve en doğru çözüm sunuluyor. Çünkü bizler biliyoruz ki her zaman, en pahalısı en iyisi değildir. En iyisini yapmanın ilk şartı; tesis ve makine seçiminin bütünündeki uyumdur. Ve bu çok önemlidir” bilgisini veriyor.

Bağyurdu OSB’yi tercih etmelerinin temel nedeninin bölgenin lojistik avantajı olduğuna dikkat çeken Özcan Yıldırım, “Bağyurdu OSB, lojistik olarak çok iyi bir lokasyonda ve kara, deniz, hava, demiryolu olarak ulaşım ve sevkiyat açısından oldukça avantaj sağlamaktadır. Bunun yanında Yönetim Kurulu’nun yenilikçi olması, yeni kurulan bir OSB olduğundan dolayı geçmişteki OSB’lerin olumlu ve olumsuz yönlerinin analizlerinin yapılarak biz imalatçı firmalara doğru olanaklar sağlamaları göz ardı edilemez” diyor.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Köken; “Gaziantep OSB Türkiye’nin gözbebeği...

Haberi Oku