Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür’den sektörün 2017 yılı değerlendirmesini, 2018 yılı beklentilerini, öngörülerini rica ettim.
Reha Bey, İTÜ Maden Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde  ‘İşletme’ ihtisası yapmış. Ve sonrasında iş hayatında ‘mühendislik plastikleri’ sektörünün önemli firmalarında satış ve üst düzey yönetici pozisyonlarında çalışan Reha Gür, kurucuları arasında bulunduğu Eurotec Mühendislik Plastikleri firmasında Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta.
Yönetim kurulu üyeliğini yaptığı şirket ise 40 ülkeye ihracat yapıyor.
Plastik sektöründe dünyayı yakından izleyen, alanında başarılı kişilerden, bu bağlamda da vereceği bilgiler önemli.
Reha Gür, 2017 sonu itibarıyla plastik sektörünün yüzde 8.0 olarak büyüyeceğini tahmin ettiklerini belirtti.
Plastik sektörünün 2017 yılında yaklaşık 10 milyon ton üretim ve 37.8 milyar dolarlık bir büyüklüğe erişmesini beklediklerini ifade eden Gür, 2018 yılında benzer oranlarda bir büyümenin kolay olmayabileceğini ifade etti.
PAGDER verilerine göre, 2016 yılında 9.219,6 bin ton olan plastik mamul üretiminin 2017 sonunda 9.959,2 bin tona erişmesi bekleniyor.
Yine, 2016 yılında 35.1 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan plastik endüstrisinin 2017 yılı sonu itibarıyla 37.8 milyar dolarlık bir büyüklüğü yakalayacağı tahmin ediliyor.
Üretim kapasitesi itibarıyla dünyada yedinci ve Avrupa’da ikinci olarak yer alan plastik endüstrisi, 2016 yılında birçok sektör gibi mütevazı bir büyüme ile yılı kapatmıştı.
Ancak bu yıl, bir süredir kaydedilemeyen oranlarda bir büyümenin yakalandığını ifade eden Gür, 2018’in kestirim yapmak için oldukça zor bir yıl olduğunu söyledi.

Büyümenin arkasındaki temel sürükleyici faktörler ise şu şekildedir:

1- Birçok sanayi kolu, 2016 yılındaki askeri darbe, terör, konjonktürel çatışmalar vb. faktörler nedeniyle mütevazı büyümeler gösterebilmişti. Bu durum 2017 imalat rakamlarında sıçrama etkisi sağlamış oldu.

2- 2017 yılında hükümet teşvikleri yüksek büyümenin arkasındaki bir diğer faktör olarak görülebilmektedir. Hükümetin ekonomiyi ısıtmak için sunduğu görece geniş çaplı teşviklerin plastik endüstrisini olduğu gibi tedarik sağladığı sektörleri de canlandırdığı görülebilmektedir. Özellikle ambalaj, beyaz eşya ve otomotiv sektörlerinin 2017 performansı tedarikçi sektörleri sürüklemiştir.

3- Büyüme, ekseriyetle iç pazar dinamizmine bağımlı kalmıştır. İhracat tarafında özellikle plastik mamul ihracatında birim fiyatların arzu edilen noktada olmadığı, miktarsal ihracat artışı yüzde 4’ler bandında seyrederken dolar bazında ihracat artışının ancak yüzde 2-3 bandına sıkıştığı görülmektedir.

2018 yılı beklentileri
Plastik sektörü olarak 2018 yılında 2017 yılındaki büyüme oranlarını yakalamak noktasında bir miktar tereddütler bulunmakla birlikte, koşullara bağlı olarak imalat sanayi büyüme ortalamalarının üzerinde bir performans beklentimiz bulunmaktadır.

1- 2018 yılında yakın coğrafya pazarlarında özellikle Suriye ve Irak’ta daha stabil bir pazarın adım adım oluşmaya başlamasını diliyoruz. Bununla birlikte Rusya ve AB ile olan ilişkilerde bir önceki yıla göre olumlu girişimlerin devreye alınacağını da ümit etmekteyiz. Ayrıca AB ve ABD büyümelerinin 2017 yılı sonu itibarıyla güçlü sinyaller vermesi, 2018 yılının dünya ticaret pazarları açısından da canlı geçebileceğine dair ön sinyaller olarak görülebilmektedir. Geleneksel pazarlarımızda arzu edilen düzelmenin 2018’de de gerçekleşmemesi yeni pazar arayışlarının daha da hız kazanmasına neden olabilecektir.

2- Sektör büyümesinin ana gücünün yaklaşık iki yıldır olduğu gibi yine iç pazar satışlarından geleceğini tahmin etmekteyiz. 2017 yılı yatırım teşviklerinin satış tarafında meyvelerini vermeye başlaması da beklentilerimiz arasındadır.

3- 2018 yılına dair tehdit algıladığımız hususlar ise kurdaki istikrarsızlık, ana ticaret pazarlarımız ile geriye giden ilişkiler, ciro artışlarına rağmen karlılık tarafında arzu edilen yansımaların söz konusu olmamasıdır.

4- Sektör birim fiyatlar itibarıyla yerinde saymaya devam etmektedir. Katmadeğerli ürün ise yatırımları gerekli kılmaktadır. Hammadde bağımlılığını azaltmak için yeni petrokimya tesisi yatırımları, fiyat rekabeti yapabileceğimiz orta-ileri teknolojiye dayalı ürünlerin üretimlerini arttırmak için de yeni yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Yüksek faizler, 2018’de ihtiyaç duyulan yatırımları tehdit edebilir.

PAGDER Başkanı Reha Gür’ün sektöre ilişkin verdiği bilgiler özetle bunlardı.

Yeni yılın dünyamıza ve güzel Türkiye’mize barış ve huzur, size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesini dilerim.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner199