KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi

ENOSAD Başkanı Hasan Basri Kayakıran, 2020’den umutlu:

DOSYA

ENOSAD üyeleri yüzde 5’in üzerinde büyüyecek Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD), 2020’den umutlu.

Başkan Hasan Basri Kayakıran, tüm sektörleri kapsayan otomasyon sektörünün ülke büyümesinin üzerinde performans gösterdiğini belirterek 2020’de yüzde 5’ten daha fazla bir büyüme beklediklerini kaydetti. Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin otomasyonu bir ‘fırsat’ olarak görmesini isteyen Kayakıran, “Hızlı bir değişim sürecinden geçiyoruz. Dijital dönüşümü es geçme lüksümüz yok. Bu dönüşümü sağlamak isteyen KOBİ’nin bir ENOSAD üyesini partner seçerek çalışmalara başlaması gerekiyor” dedi.
Dünyamız büyük bir dönüşümden geçiyor. Almanya bu süreç için Endüstri 4.0 tanımını yaparken Japonya ise Toplum 5.0 olarak adlandırıyor. İki kavramı da karşılayan ana yaklaşım ise “Dijital Dönüşüm.” Ülkemizde birçok sektör bu dönüşümden nasibini alacak nitelikte. Zira KOBİ ağırlıklı ekonomimizin rekabette avantaj sağlamak adına başka bir çıkar yolu da bulunmuyor.
Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği Başkanı Hasan Basri Kayakıran, “Tüm bu süreçler bir amaç değil bir araç. Katmadeğerli üretim yaparak toplumun refah seviyesini yükseltmek gayesiyle çalışmalar yürütülüyor. Bu karmaşık yapının en önemli yapı taşlarından birini de otomasyon sektörü oluşturuyor. Otomasyon sektörünün sunduğu tüm ürün ve hizmetler de özünde bir araç. Sistemler çok akıllı, hızlı ve güvenilir” dedi. Dünyadaki gelişmeleri görüp ona göre reaksiyon göstermek gerektiğini ifade eden Kayakıran, “ENOSAD olarak Sanayi 4.0 üzerine ağırlık veriyoruz. Bu nedenle WIN Fuarı’na ENOSAD olarak katılacağız. Dernek olarak fuarla ilgili bir de kitap çıkartıyoruz. Sürprizlerimizin olduğu bir etkinlik olacak” diye konuştu.
“2020 pozitif geçecek”
Dernek olarak değişimleri görüp hızlı reaksiyon gösterdiklerini kaydeden Kayakıran, “Otomasyon alanında faaliyet gösteren firmaların çok esnek yapıda olması ve günceli takip etmesi gerekir. Çünkü otomasyon sektörü; geleceği yani hayalleri gerçekleştiriyor. Endüstrinin ihtiyaçlarını bilen bir sektör temsilcisi olarak şunu net söyleyebilirim; sanayi otomasyon olmadan geleceğe hazırlanamaz” ifadesinde bulundu.
Otomasyon sektöründe faaliyet yürüten firmaların Endüstri 4.0’ı sadece konuşmayıp uygular boyutta faaliyet yürüttüğüne dikkat çeken Kayakıran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0, hem çok iyi imkanlar hem de tehditler barındırıyor. İçini doldurmayan projeler yürütülürse ‘dijital dönüşüm veya Endüstri 4.0 işe yaramıyor’ algısı oluşabilir. Dolayısıyla konunun uzmanı firmaların bu alanda çalışmalarına önem vermek lazım. Dernek olarak biz dijital dönüşümü bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle ekonomide durağanlığın yaşandığı dönemlerde yürüttüğümüz çalışmalar daha değerli oluyor. Bu nedenle 2018’de başlayan ve kısmen 2019 yılında süren ekonomik daralmadan ENOSAD üyeleri büyüyerek çıkmıştır. Çünkü krizi yönetiyor ve verimli, katmadeğerli üretimin önünü açıyoruz. İşletmeler de bu yönde firmalarımızın sürdürdüğü otomasyon projelerine güveniyor.” Otomasyon sektörü firmalarının Türkiye’nin büyüme hızından daha fazla büyüdüğüne dikkat çeken Kayakıran, ülke ekonomisinde 2020 yılında yüzde 5 büyüme öngörüldüğünü, otomasyon sektörü firmalarının bu büyümenin üzerinde bir performans göstereceklerini aktardı.
“Yerli ve millilikteki yaklaşım rekabeti bozacak nitelikte olmamalıdır”
Türkiye’de birçok sektörün stratejik üretim alanı tanımına alınarak destek ve teşvik verildiğini hatırlattığımız Hasan Basri Kayakıran, endüstriyel otomasyon sektörünün böyle bir desteğe ihtiyaç duymadığını belirterek, “Otomasyon bir kesişim kümesidir. Multidisipliner alanda faaliyet yürütüyoruz. Dolayısıyla bugüne kadar hep üyelerimizin gücüyle yolumuzu bulduk. Bundan sonra da benzer bir büyüme çizgisinde olacağız” açıklamasını yaptı.
Yerli ve milli üretim sürecinde otomasyonun etkisini sorduğumuz Kayakıran, konuya ilişkin ise görüşlerini şöyle aktardı: “Yerli ve milli kavramı önemlidir ve bu yönde gerçekten destek sağlanmalıdır. Ama bu rekabeti bozacak nitelikte de olmamalıdır. Türkiye’de senelerdir yürütülen yerli üretimin ihalelerde pozitif bir ayrımcılıkla tercih edilmesi biz üreticiler için sevindirici bir gelişmeydi. Ancak bu yaklaşımın aksayan yanları bulunuyor. Üst iradeyi dinlemeyen alt kadrolar kişisel tercihleriyle farklı bir politika izleyebiliyor. Oysa Avrupa Birliği’nde ve özellikle İtalya’da yerli üretimin tercih edildiğini görüyoruz.”
KOBİ’ler otomasyonla büyür
Türkiye’de ana sanayinin kendi otomasyon ekibini kurarak yatırımlarını gerçekleştirdiğini dile getiren Kayakıran, KOBİ’lerin ise bu güçte olmadığını dolayısıyla sektörden destek alması gerektiğini hatırlattı. Özellikle çalışan sayısı 100 ve aşağısı olan firmaların otomasyonda verimlilik sağlamasının yolunun sektörde bilinen firmalarla işbirliği yapmasından geçtiğini belirterek, “KOBİ’ler otomasyonu bir fırsat olarak görmeli. Ama her işletmenin de otomasyona geçme gibi bir gerekliliği yok. Sonuçta otomasyon ve dijital dönüşüm bir amaç değil bir araç. KOBİ kendine sormalı: Daha iyi üretim için otomasyona ihtiyaç var mı yok mu? Temel mesele budur. Evet bazı sektörlerin otomasyon ihtiyaçları fazladır. Ama bu her sektör için geçerli değil” bilgisini verdi.
Sektörün yetişmiş işgücünde açık var
Geniş bir alanda faaliyet yürüten otomasyon sektörünün yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Kayakıran, “Sadece Ar-Ge elemanına değil teknik elemana da ihtiyaç duyuyoruz. Üniversitelerde mekatronik bölümünün açılması bir nebze iyi oldu ancak yeterli olduğunu düşünmüyorum. Firma olarak da ihtiyaç duyduğumuz alanda işgücünü kendimiz yetiştiriyoruz” görüşünü aktardı. Kayakıran, sektördeki teknoloji gelişme hızının çok yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Birçok üniversitenin bu alanda çalışmalar yaptığını öğreniyoruz. Örneğin yapay zeka alanında bir dizi çalışma yapılıyor. Üniversite yönetimleri üzerine düşen görevi sağlamalı ve sahanın ihtiyacını görerek öğrencisinin donanımını arttırmalı” dedi.
ENOSAD büyümeye devam ediyor, devam edecek
Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği’nin (ENOSAD) gelişimi için bir dizi çalışma yaptıklarını kaydeden Hasan Basri Kayakıran, şu bilgileri verdi: “Dernek olarak üye sayımızı artırmak için belirli stratejiler takip etmek istiyoruz. Dijital dönüşümün ortaya çıkmasıyla bilişim, iletişim ve sanayi sektörü firmaları bizim için temel hedef oldu. Sözkonusu sektörlerden nitelikli firmaları dernek bünyemize almak amacındayız. Üye kabul ederken de belirli kriterlerimiz var. En az 4 yıllık bir şirket olmalı ve piyasada ‘iyi’ anılmalı.”
Son zamanlardaki üye azalmasına ilişkin ise ‘dernek’ çalışmalarının bir gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Kayakıran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sivil toplum kuruluşlarında farklı bir çalışma disiplini oluyor. Ağırlıklı olarak yönetim kurulu büyük bir çaba içinde olurken üyelerden katkı sınırlı düzeyde kalabiliyor. Başkan ve yönetim kurulunun lokomotif olduğu çalışmalar büyümek isteyen bir STK için yeterli değil. Üyelerimizden de katkı bekliyoruz. Bu katkıyı vermek istemeyen üyelerimizin bir kısmı ayrılmak istedi. Ama bu ENOSAD’ın zayıfladığı anlamına gelmez. Ben bunu ağaçların daha iyi meyve vermesi için yapılan budama işlemine benzetiyorum. Ve inanıyorum ki ayrılan üyelerimiz daha sonra yeniden ENOSAD’a üye olacaktır. Çünkü ENOSAD sektörün itici gücüdür.”
Her sektörde üç-dört sivil toplum örgütünün bulunmasının da doğru bir yaklaşım olmadığını kaydeden Kayakıran, “Doğru olan her sektörde bir derneğin aktif olarak faaliyet yürütmesi ve etkinliğinin güçlü olması. Ama ülkemizde birbirine güven çok zayıf. Oysa iyi örneklerin olduğu bir coğrafyadan geliyoruz. İyi örnekleri daha çok anlatmalı ve toplumla paylaşıp bu önyargımızı kırmamız gerekiyor” dedi.

“Makineleri Üreten Makineler” Fuarı, 12 Mart’taç İstanbul'da başlıyor
Corona Virüs,  Türkiye’nin dünya ticaretindeki rolünü artıracak
Türkiye'nin lider imalat sanayi fuarı WIN EURASIA, 12-15 Mart tarihleri arasında TÜYAP Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve KOSGEB desteği ile organize edilen fuar, Türkiye sanayisinin 2020 stratejisinde yer alan öncelikli ülkelerle Türk üreticileri bir araya getirecek. Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip yerli sanayi ürünlerini uluslararası arenaya taşıma vizyonuyla düzenlenen WIN EURASIA, 12-15 Mart tarihleri arasında İstanbul’da, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteği ile TÜYAP Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Etkinlik Türk üreticilerin son teknoloji çalışmalarına ev sahipliği yapacak.
Fuar öncesi düzenlenen etkinlikte konuşan Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel, yeni yılın küresel büyüme beklentilerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Özellikle Çin'de yaşanan Covid-19 salgını, Avrasya bölgesindeki ticari işbirliklerinin önemini daha da artırdı. Dünya ticaretinin olağan seyrinde devam edebilmesinde Türkiye gibi hızlı gelişen ülkeler önemli bir rol üstlenecek. Türk firmaların son teknoloji üretim potansiyelini sergileyeceği alan da bu yıl yine WIN EURASIA olacak” dedi. Bu yıl “Makine Üreten Makineler” konseptiyle düzenlenen etkinliğin sektör için önemli olduğunu dile getiren Kühnel, şunları söyledi: “Makine sanayii uluslararası ticarette önemli bir yere sahip, ayrıcalıklı bir faaliyet alanı. Bu alanda yerli üretim gücüne sahip olan ülkeler rekabette de önemli avantajlar elde ediyor, ekonomide öne geçiyor. Türkiye’de de makine sanayisi, ülke ekonomisini dünya devleri arasına sokabilecek, teknolojik rekabette hak ettiği konuma taşıyacak stratejik bir sektör. İlgili kamu kurumları ve özel sektör Türkiye’nin bu gücünün farkında ve sektörü geleceğe hazırlama noktasında önemli başarılara imza atılıyor.” Türkiye sanayisinde gelişime paralel olarak yeni ihtiyaçların ortaya çıktığını ve bu yeni ihtiyaçlara en iyi şekilde cevap verebilmek için WIN EURASIA’yı yenilediklerini dile getiren Kühnel, şunları söyledi: “Avrasya bölgesinde ticari işbirliklerinin önem kazandığı bu dönemde, Türkiye sanayisinin büyüme hızı WIN EURASIA'nın da yenilenmesini kaçınılmaz kıldı. Bu yıl fuara 20 ülkeden 1400 marka stantlı katılım gerçekleştirecek. İhracatta artış hedeflenen ülkelerden temsilciler B2B görüşmeleriyle Türkiye'nin üreticileriyle bir araya gelecek. Devlet destekli Alım Heyeti Programları çerçevesinde başta Almanya, Cezayir, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Suudi Arabistan, Katar, Hindistan, Lübnan, Mısır, Tunus, Ürdün, Yunanistan, Kosova, Sırbistan, Fas, Ukrayna olmak üzere 100'ü aşkın ülkeden sektörün önemli firmalarının üst ve orta düzey temsilcileri ve satın alma heyetlerini fuarımız süresince ağırlıyor olacağız. 12-15 Mart'ta WIN EURASIA'da bu yıl teknolojiye her zamankinden çok daha fazla yer ayırdık. Türkiye'nin ileri teknolojisini tüm dünyaya tanıtmak ve yerli teknolojiye yönelik yatırımları teşvik etmek istiyoruz. WIN EURASIA 2020'nin sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının da desteğiyle, Türkiye ekonomisine daha fazla katmadeğer kazandıracak bir organizasyon olacağına inanıyoruz."
Kühnel, Covid-19'un iş açısından ve bir organizatör için felaket olduğunu belirterek, “Çünkü bizde çok Çinli misafir ve üreticiler var ama boşluğu Türkiye dolduracak” dedi. Bu yıl Çin ve Güney Kore fuara katılmayacak. Çin ve Güney Kore paviyonunda toplam 89 firma Türkiye’ye gelemeyecek. 7 firma ise katılımlarını teyid ederek iş ortaklarını fuara yönlendirecek.
Fuarın yenilikleri
Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Ertaşkın ise WIN EURASIA'da hayata geçirilen özel alanlarda birçok teknolojik yeniliğin ilk defa sahne alacağının altını çizdi. Ertaşkın, "Endüstri 4.0 Festival Alanı, dijital dönüşüm ile Endüstriyel 5G ana temasıyla 45 firmaya ev sahipliği yapacak. 1. salonda yer alan ENOSAD Forum alanı ise 100'den fazla davetli konuşmacıyı bir araya getirecek. Fabrikalarda Dijital Dönüşüm Konferans Programı'nda ise Türkiye sanayisinde dijital dönüşüm süreci ele alınacak” bilgisini verdi. Ertaşkın, WIN EURASIA 2020'de katılımcı ve ziyaretçilere özel kurgulanan 5G Arena'da, gerçek zamanlı endüstriyel 5G teknolojisi Türkiye'de ilk defa sergileneceğini belirtti.
Ertaşkın, şunları anlattı: “WIN EURASIA Fuarı tüm sektörü tek çatı altında buluşturması sebebiyle Türkiye'nin yüzey işleme sektörü açısından da öncelikli bir yere sahip. Fuarımızda yer alan teknolojilere ihtiyaç duyan beyaz eşya, otomotiv, mücevher, gemi ve havacılık sanayisindeki büyümeye paralel olarak her geçen yıl WIN EURASIA'ya ilgi artıyor. Yüzey işleme sektöründeki firmalar, deneyimlerini ve bölgesel bağlantılarını kullanarak bu alanda önemli işlere imza atıyor. Bu açıdan da WIN EURASIA fuarımız bu potansiyeli ortaya koyacak önemli bir platform sunuyor.
Bunun yanı sıra yine WIN EURASIA Fuarı bünyesinde yer alan Metalworking EURASIA, metal işleme ve biçimlendirme sanayisi için hem katılımcı hem ziyaretçi tarafında uluslararası potansiyeli en yüksek fuarlardan biri. Sektörün önde gelen kuruluşlarıyla işbirliği içinde düzenlediğimiz bu fuar, yüksek ihracat potansiyeli olan faaliyet alanlarına hitap ediyor. Makina hollerimizi ComVac basınçlı hava ve Makim özel alanımız ile daha da zenginleştirdik. Ayrıca fabrikalara anahtar teslimi tesis kuran firmalarımızda artarak yerlerini aldı. Bu yıl hedef ülkelerden önemli alıcıları fuarımız bünyesinde yer alan değerli Metalworking katılımcılarımız ile bir araya getirerek ülkemiz sanayisine daha fazla katmadeğer sağlamayı hedefliyoruz.”
“Makineleri Üreten Makineler” sloganıyla en yeni teknolojilerin görücüye çıkacağı fuar Metalworking EURASIA, SurfaceTechnology EURASIA, Welding EURASIA, IAMD EURASIA, IES EURASIA ve CeMAT EURASIA katılımcı ve ziyaretçilerini tek çatı altında buluşturacak.
Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkan Yardımcısı Sefa Targıt da Çin'de ortaya çıkan Covid-19 salgınından en hızlı etkilenecek sektörlerin başında makine imalat sanayisinin geldiğini ve buna hazırlıklı olmak gerektiğini söyledi. Targıt şu noktalara değindi: “Üretimin batıya doğru çekilip makine geliştiren ülkeler arasında daha dengeli bir şekilde paylaştırılacağı bir geçiş dönemine girilebilir. Buna hazırlanmalıyız. Dünya makine üretiminin üçte birini, toplam makine ve aksam ihracatının ise beşte birini tek başına gerçekleştiren Çin, yıllık 430 milyar dolara ulaşan makine ve aksam ihracatı yapmaktadır. Çin makine imalat sanayisinde yaşanacak bir sıkıntının bütün dünyayı etkileyeceği kuşkusuz. Coğrafya değiştirecek yatırımların yeni adres adaylarının başında Türkiye var. Sektör ve sektörel fuarlar, bu gelişmeye odaklanmalı; Türkiye, yatırım ortamının iyileştirilmesine azami önemi atfetmelidir.”
Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Genel Sekreteri Sefa Sadık Aytekin, WIN EURASIA 2020'nin tek çatı altında 6 fuar yaklaşımı ile imalat sektörünün tamamını kapsadığını belirtti.
Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Başkanı Hasan Basri Kayakıran, “Sektörümüzün en önemli fuarı olan WIN EURASIA Fuarı’nın sektörümüz açısından başarılı geçmesi için Deutsche Messe ile beraber mesai harcamak ve oluşan sinerjinin meyvelerini toplamak da çok haz veriyor" dedi.
Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Başkan Yardımcısı Osman Türüdü, yapay zeka, akıllı ve işbirlikçi robotlar, big data, sanal ve artırılmış gerçekçilik ve daha pek çok yeni ve hızla gelişen teknolojinin Türkiye sanayisini, üretilen ürünleri, iş modellerini ve insan makine üretim ilişkisini yeniden tanımlayacağını belirtti.
Robotik ve Yüksek Teknolojili Üretim Sistem Entegratörleri Derneği (ROBODER) Başkanı Gürel Yılmaz, dünyada 100 milyar dolar robot pazarı olduğunu söyledi. Türkiye'de yıllık ortalama 250 milyon dolar hacim olduğunu kaydeden Yılmaz, “Çin'de yılda 110 bin adet robot satılıyor. Güney Kore önce robot üretiyor. Bunun ne kadar önemli bir şey olduğunu Elon Musk görüyor.” İnovatif yerli projeler ödüllendirilmeye devam edilecekWIN EURAISA bu yıl 2’inci kez “WINOVATION” yarışmasının ödül törenine sahne olacak. Hannover Fairs Turkey ve ENOSAD işbirliği ile düzenlenen yarışmada ürün, hizmet, tasarım, teknoloji, teknik altyapı, çözüm, iş modeli, organizasyon ve sosyal çevre gibi konu başlıkları altında teknik inovasyon ağırlıklı, özgün tasarımlı projeler ödüllendirilecek. 12 Mart 2020 tarihinde fuar kapsamında düzenlenecek törende dereceye giren ilk 3 projeye yıl boyunca tanıtım ve pazarlama desteğinin yanında, WIN EURASIA 2021 fuarına katılım teşviki verilecek. 1’inciye ise bu desteklerin yanısıra HANNOVER MESSE 2020 Fuarı’na gidiş-dönüş uçak bileti ve 3 günlük konaklama ödülü verilecek.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.