KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi

Türk savunma sanayisi gövde gösterisi yaptı 

ETKİNLİK

Türkiye’nin savunma sanayi IDEF’19 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda buluştu.

Fuar ‘yerli ve milli’ prensibiyle gelişen savunma sektöründeki firmaların son teknoloji ürünlerini sergileme merkezi oldu. Çok sayıda yabancı konuğun katıldığı fuarın açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi. IDEF'19 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde 30 Nisan-3 Mayıs 2019 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan fuarda 53 ülkeden 1.061 katılımcı firma katıldı. Yerli ve yabancı 15 Bakan, 13 Genelkurmay Başkanı, 4 Genelkurmay II’nci Başkanı, 16 Bakan Yardımcısı, 10 Kuvvet Komutanı, 13 Müsteşar ve 2 Emniyet Genel Müdürü’nün katıldığı fuarda yerli/yabancı savunma sanayi kuruluşları arasında yaklaşık 4.000 görüşme gerçekleşti.
Fuarın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1993 yılından beri düzenlenen IDEF’in, 190 firmadan bin 100’e yakın firmaya ulaşarak kendini dünya çapında kanıtlamış bir ihtisas fuarı hâline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin son 17 yılda savunma sanayinde elde ettiği kazanımlarının en iyi görüleceği zeminin IDEF olduğunu belirten Erdoğan, “Ülkemizde üretilen savunma sanayi ve güvenlik ürünlerinin dünya çapında giderek daha çok kabul görmesi, attığımız adımların doğruluğuna işaret ediyor. Savunma sanayinde, tasarımdan üretime, tüm aşamalarda söz sahibi olma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz” dedi. Uluslararası yatırımcıların fuara ilgisinin Türkiye’nin potansiyelinin büyüklüğünü gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, savunma sanayinde dünyada ilk 100’e giren firma sayısını dörde çıkartan Türkiye’nin, bu alandaki KOBİ’leri desteklemeyi de temel politikası olarak sürdürdüğünü söyledi. Hükümete ilk geldiklerinde savunma sanayi alanında tarihi bir reform başlattıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 80 oranında olan savunma sanayindeki dışa bağlılık oranının bugün yüzde 30’lar seviyesine indirildiğini bildirdi. Erdoğan silahlı ve silahsız hava araçları konusunda Türkiye’nin dünyada söz sahibi bir konuma geldiğini belirterek şunları söyledi: “Özellikle yüksek teknolojiye dayalı savunma sanayi ürünlerinin tasarım ve üretimi konusuna çok büyük önem veriyoruz. Zira zırh, optik, yazılım, motor, simülasyon, patlayıcı teknolojileri başta olmak üzere, ülkemizin önünü kesmek için araç olarak kullanılan her hususta, kendimizin ve dostlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıyı kurmakta kararlıyız. İnşallah birkaç yıla kadar tüm bu hususlarda bambaşka bir yere gelmiş olacağız.”
Doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı görev yapan Savunma Sanayii Başkanlığı’nın portföyünde, proje bedeli 75 milyar doları bulan 690’den fazla başlıkta çalışma yapıldığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuya ait savunma sanayi şirketlerimizin her birinin kendi alanlarında dünya markası olduğunu, özel sektörün çok sınırlı imkânlarla büyük başarılara imza attığını ve savunma sanayi alanında çok deneyimli, uzmanlaşmış insan kaynağı oluşturan Türkiye’nin artık dışarıdan uzman getirmek yerine yurt dışına uzman gönderir hâle geldiğini kaydetti.
“Yerlilik ve millilik yüzde 70’e çıktı”
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye'nin savunma sanayine son yıllarda çok büyük önem verdiğini belirterek, büyük bir inanç ve yüksek bir motivasyonla çıkılan yolda savunma sanayide yerlilik ve millilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkarıldığını söyledi. Akar, şöyle konuştu: “Temel amacımız, güvenliğimiz ve dolayısıyla TSK’nın ihtiyaçlarının yanı sıra dost ve müttefik ülkelerin savunma ihtiyaçlarının zamanında karşılanması, yeni üretim imkanlarının oluşturulması, ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanımının artırılması, yerli ve milli savunma sanayinin oluşturulmasıdır. Geçmişte TSK'nın ihtiyaçları, doğrudan alım veya ortak üretim modelleri yoluyla karşılanmıştır. 2000’li yıllardan itibaren bu yaklaşım değişmiş, yerini milli değerlerimiz ve menfaatlerimiz üzerinde yükselen etkin, yerli ve yenilikçi bir savunma sanayi anlayışına bırakmıştır.”
Bu anlayışla yapılan çalışmalar sonunda savunma sanayinde büyük ivme kazanıldığını ve ortaya çıkan ürünlerin TSK envanterine girdiğini belirten Akar, şunları kaydetti: “MİLGEM gemilerimiz, Altay ana muharebe tankı, Fırtına topçu sistemleri, ATAK taarruz helikopteri, silahlı/silahsız insansız hava araçları, Hürkuş başlangıç ve temel eğitim uçağı, ilk uçuşunu gerçekleştiren ve yakında seri üretim süreci başlayacak olan Gökbey genel maksat helikopteri bunlar ürünlerimizden bazı örneklerdir.”
SAHA İstanbul’dan yerlileşmeye dev destek
Savunma ve havacılık sanayinde yerli ve milli üretimi arttırmak için çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, üyeleriyle birlikte hayata geçirdiği, Türkiye’nin geleceğine yön verecek 6 dev projeyi IDEF 2019’da açıkladı.
IDEF’19‘da, SAHA İstanbul standında gerçekleştirilen imza törenine Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, SSB Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdür Vekili Sadık Piyade, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ve TÜBİTAK SAYEM konsorsiyumu üyeleri katıldı. TAI Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Oğuz Borat, TAI Genel Müdürü Doç.Dr. Temel Kotil,  Aselsan Genel Müdürü Prof.Dr. Haluk Görgün, Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, TÜBİTAK BİLGEM Başkanı Prof.Dr. Hacı Ali Mantar, Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan Aslan, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Fatih Andı projelere imza atan isimler arasında yer aldı.
Projeler Türkiye’nin geleceğine yön verecek
Aynı alanlarda faaliyet gösteren alt sistem üretici firmaları üniversitelerle bir araya getirerek konsorsiyumlar oluşturan SAHA İstanbul, Türkiye’de üretilemeyen alt sistemler için üretim grupları oluşturarak bunları üretilebilir hale getirmeyi, sanayi- üniversite işbirliğini reel olarak hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda SAHA İstanbul üyesi firmalar ve üniversite işbirlikleri ile geliştirilen, testleri tamamlanan Türkiye’nin milli  savunma sanayine büyük katkı sağlayacak 6 proje, TÜBİTAK SAYEM (Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması) Programı 1. Faz çağrısına kabul edildi. TÜBİTAK SAYEM Programı ile ilk defa prototip üretilmiş ürünlerin markalaşması ve ticari olarak üretilebilir hale gelmesi için konsorsiyumları destekler hale geldi. Türkiye’nin savunma sanayinde geleceğine yön verecek; ‘Lazer Silah Sistemleri’nin Geliştirilmesi Projesi, HÜRKUŞ Uçağı İçin İklimlendirme Alt Sistem Tedarik Projesi, Havacılık Uygulamaları İçin Katmanlı Metal Yazıcı Tozları Projesi (ATOM), İnsansız Deniz Araçlarının Otonom Çalışabilmesi İçin Ölçüm, Test ve Seyrüsefer Amaçlı Kontrol Birimi Geliştirme Yol Haritası (İDA-OTOSEVK), Uydu Haberleşme Sistemleri ve Nano partikül takviyeli kompozit malzeme üretimi projelerinin imza töreni, konsorsiyumda yer alan firma yetkililerinin, üniversite rektörlerinin ve TÜBİTAK Başkanı ve temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
IDEF’in en büyüğü bir kez daha Aselsan
65 ülkeye yaptığı ihracat, insanların ve doğanın korunmasına ve toplumların refahına adadığı ileri teknolojisi, geniş ürün yelpazesi ile yenilenebilir enerjiden haberleşmeye kadar sunduğu çözümleri ve ilk defa görücüye çıkarttığı yepyeni ürünleri ile ASELSAN bu yıl da IDEF'in en çok dikkat çeken standı olarak ziyaretçilere ev sahipliği yaptı. Globalleşme yolculuğunda ihracat yaptığı ülkelere her geçen yıl yenilerini eklemesi ve yerelleşme politikaları doğrultusunda dünyanın pek çok kıtasında açtığı yeni ofisleri ile adından söz ettiren ASELSAN, IDEF 2019’da; genel kurmay başkanlarının, savunma bakanlarının, kuvvet komutanlarının da bulunduğu 50’nin üstünde üst düzey yabancı heyeti ağırladı.
Küresel pazarda yarattığı değerler ile sürdürülebilir büyümesini koruyan ASELSAN; teknoloji transferini de içeren çeşitli işbirliği modellerini kullanarak, dost ve müttefik ülkelerin teknolojik altyapılarına, güvenliklerine ve refahına katkı sunma konusunda kararlılığını bir kez daha vurguladı. Güncel teknolojiler kullanarak yeni ve çeşitli sunum imkanları ile donatılan ve yepyeni çözümleri ile birlikte IDEF 2019’da 300’ü aşkın ürüne ev sahipliği yapan ASELSAN standı tüm katılımcıların beklentilerine hitap edecek şekilde tasarlandı.
Otokar yeni zırhlı araçlarını sergiledi
Koç Topluluğu şirketlerinden Türkiye'nin global kara sistemleri üreticisi Otokar fuarda milli askeri araçları ve kule sistemleriyle yerini aldı. Otokar, 10 askeri aracı ile kendi tasarımı olan kule sistemlerini sergiledi. Fuarda Otokar 3 yeni araçla yer alırken TULPAR Hafif Tank da ilk kez yurt içindeki kullanıcılarla buluştu. Otokar’ın yeni nesil zırhlı araç ailesinin ilk üyesi olan ve Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olan AKREP II ile yurt içinde ve dışında başarıyla hizmet veren COBRA II Ambulans ve URAL Özel Harekat Aracı IDEF yenilikleri arasında yer aldı. Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç; "32 yıllık askeri araç tecrübesiyle kara sistemlerinde Türkiye’nin en deneyimli şirketi olarak, Türk ordusu ve güvenlik güçleri dahil dünyada 50'den fazla kullanıcımıza en iyi ürün ve hizmetleri sunmak için çalışıyoruz. Türkiye'de ve dünyada farklı iklim ve coğrafyalarda elde ettiğimiz deneyimleri, araç geliştirme çalışmalarımıza yansıtıyoruz. Türkiye’deki araç üreticisi konumumuzu, teknoloji transferi kabiliyetimiz ile genişletiyoruz. Bugün 30 binden fazla askeri aracımız 30’dan fazla ülkede aktif olarak kullanılıyor” dedi.
ALTAY Tankı’nda Aselsan sistemleri görev yapacak
ALTAY Tankları’nda yer alacak sistemlerin ASELSAN tarafından sağlanmasına yönelik BMC ile ASELSAN arasında ALTAY Seri Üretim Projesi Alt Sistemler Sözleşmesi IDEF 2019 Savunma Sanayi Fuarı’nda imzalandı. BMC standında yapılan törene Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. İsmail Demir, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof.Dr. Haluk Görgün ve diğer ana alt yüklenici firmaların yöneticileri katıldı. ALTAY Seri Üretim Projesi kapsamındaki ASELSAN teslimatlarının sözleşme toplam bedeli 840.986.250 Avro olarak gerçekleşti. ALTAY Projesi'nde edinilen kazanımlar ile ASELSAN, dünya genelinde ana muharebe tanklarına yönelik tüm görev donanımları ve yazılımlarını kendi imkanları ile yerli ve milli olarak geliştiren ve tanklar üzerine entegre edebilen tek firma konumuna geldi.
Anadolu Isuzu Seyit’i tanıttı
Anadolu Isuzu, ticari araç üretimi ve Ar-Ge’deki gücünü, “Anadolu Savunma” markası ile savunma sanayisine taşıyor. Anadolu Isuzu’nun Ar-Ge Merkezi’nde, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen askeri kullanıma yönelik ilk ağır kamyonlar IDEF 2019’da ilgililerle buluştu. Anadolu Isuzu, “Anadolu Savunma” markası ile kendi standında Seyit ismini taşıyan 8x8 tank taşıyıcı araç, 8x8 taktik tekerlekli araç ve 4x4 taktik tekerlekli araç modellerini sergiledi. Anadolu Isuzu alt yapısıyla geliştirilen 8x8 kurtarıcı araç da MPG standında yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Isuzu standını ziyaret ederek yerli ve milli Seyit ürün ailesi ile ilgili bilgi aldı.
Anadolu Isuzu yüksek performanslı askeri araçlarıyla sadece yurtiçinde değil yurtdışında da önemli bir pazar payı elde etmeyi hedefliyor. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan şunları söyledi: “Zırhlı pick-up ve zırhlı midibüs üretimlerimizle yıllardır hizmet verdiğimiz savunma sektörü bizi çok iyi tanıyor. Yerli ve milli Seyit ürün ailemiz, en başta, standartları çok yüksek bir kullanıcı olan Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, birçok ülkenin silahlı kuvvetinin, tam da aradığı araçlardan oluşuyor. Bu nedenle ürün ailemizin büyük bir ilgi göreceğinden şüphemiz yok.” Anadolu Isuzu, son yıllarda aldığı kararlarla yüzünü ihracat pazarlarına döndü. 2018’de 109 milyon dolar ihracat geliri elde eden şirket, 2023 yılına kadar ihracatını iki katına çıkarmayı hedefliyor.
Yerli ve milli elektrikli TRAGGER
İleri mühendislik, Ar-Ge ve tasarımı birleştirerek insanların ve işletmelerin lojistik alandaki ihtiyaçlarına uygun olarak yerli ve milli mobilite platformu CDMMobil tarafından hazırlanan TRAGGER marka hizmet araçları, İDEF 2019’da sergilendi. TRAGGER ürün ailesinde, üretimi süren Pro Serisi araçların yanı sıra artık lojistik ve transfer amaçlı TT ve T-Car adlı yeni seriler de üretilecek. İlk kez sergilenen yeni nesil ürünler, müşteriler ve kullanıcılar ile yapılan ihtiyaç analizi sonrasında geliştirildi ve halen de geliştirilmeye devam ediliyor.
TRAGGER’in ilk modellerinden olan QD ve LC Serisi, yüklü halde yüzde 17’lik eğimi tırmanma yeteneği ve 2.8 metrelik dönme çapıyla dikkat çekiyor. Şaşırtıcı kıvraklığı, ideal boyutları ve yüksek çalışma performansıyla özellikle hava limanları, fabrikalar, kapalı alanlar, kampüsler, limanlarda yük taşıma, bakım hizmetleri veya belirli bir fonksiyonun yapılması gibi noktalarda segmentinin en ideal araçları. Aileye yeni eklenen TT (Tow Tractor) Serisi; fabrika, depo, liman ve hava limanı gibi tesislerin içerisinde çekici görevi yapmak üzere üretildi. 1905 mm’lik toplam uzunluğuyla sadece 1.6 metrelik dönme çapına sahip TT Serisi, 4-6-8 ton olarak talebe göre üç farklı çekme kapasitesine sahip.
VESTEL Savunma’nın yeni teknolojileri
VESTEL Savunma, fuarda KARAYEL-SU İnsansız Hava Aracı’nı (İHA) ve yakıt pili teknolojilerini sergiledi. Kurulduğu günden bu yana, yakıt pili teknolojisi alanında yaklaşık 30 milyon dolarlık bir yatırım yapan VESTEL Savunma, IDEF 2019’da bu alanda ulaştığı son noktayı sergiliyor. Geride bıraktığı pek çok başarılı Ar-Ge projesi ve üniversite sanayi işbirliği çalışmaları sayesinde, bu alanda ürünler de ortaya koyan VESTEL Savunma, PEM (Proton Exchange Membrane) tipi yakıt pili teknolojileri konusundaki kabiliyetleri ile öne çıkıyor.
Vestel CEO’su Turan Erdoğan, “VESTEL Savunma hidrojen ve yakıt pili teknolojileri ve insansız hava araçları tasarlama, üretme ve geliştirme amacıyla kurulan bir şirket. Tüm faaliyetlerinde bu hedeflere odaklanan VESTEL Savunma, Ar-Ge çalışmaları ile ülkemizin savunma sanayinde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Bu yıl sergilediğimiz ürünlerimiz bu hedefe doğru ilerlediğimizi gösteriyor. Yakıt pilleri alanında ise temel teknolojiye hakim olan, bu alandaki sorunların çözümlerini bilen, bu ürünleri seri olarak üretebilen ve de konuya askeri bir bakış açısı ile bakabilen Türkiye’de başka bir firma yok. Bu fuarda sergilediğimiz teknolojilerimizle bu alanda da iddiamızı gösteriyoruz” dedi.
CRYPTTECH fuarda ilgi çekti 
CRYPTTECH, Savunma Sanayi’nde kullanılan siber güvenlik ve yapay zeka çözümlerini ziyaretçilere sundu. Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker ve SSB’nin üst düzey yöneticileri ile Pakistan Deniz Kuvvetlerinden Koramiral Muhammad Fayyaz Gılanı, Yüzbaşı Khan Mahmood Asif, CRYPTTECH standını ziyaret etti.
Fuar kapsamında, ‘Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’ üyesi olan CRYPTTECH, Kümelenme üyesi firmalardan Barikat ve Karmasis, Berqnet, Bianalyze, Roksit, Trapmine ile iyi niyet ve işbirliği sözleşmesi imzaladı. CRYPTTECH, yeni DLP (Veri Kaybı Önleme) ürününün yanı sıra yapay zeka sistemlerini kullanan yeni ürünlerinin ön lansmanını yaptığı fuarda, halihazırda Savunma Sanayi’de kullanılan SIEM ürünü hakkında da bilgi paylaşımında bulundu.
Savunma, yerli teknolojiyle güçleniyor
Türkiye’nin bilgisayar üretiminde ilk yerli malı belgesine sahip öncü firması Technopc fuarda yerini aldı. Rugged el terminalleri, tabletler, endüstriyel panel ve box PC’ler, Workstation serisi notebook ve desktop PC’lerini meraklılarıyla buluşturan Technopc, alanında büyük fark yaratacak 4 yeni ürününün lansmanını da fuar kapsamında yaptı. Technopc’in standını Emniyet Genel Müdürlüğü Haberleşme ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Kemal Şahin, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu'nun yanı sıra Aselsan, Havelsan, Roketsan, Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri ve Savunma ve Havacılık  ekipleri ziyaret etti.  
Lansmanı yapılan ürünlerden TM-T10 Platinium Rugged Tablet, IP 65 seviyesindeki suya ve toza dayanıklılık standardıyla, yoğun ışık altında net görüntüye sahip 1.000 NIT yüksek netlikte ekranı, 1.5 metreden düşmeye dayanıklı.
Technopc’nin görücüye çıkardığı ikinci ürünü TPN141 Rugged Notebook, zorlu koşullar için özel olarak tasarlanmış bir yonga seti üzerinde çalışıyor. Intel i5 tabanlı 8. Nesil ultra düşük voltajlı platformu maksimum yüksek verimlilik gücü sağlıyor.
Technopc’nin yeni ürünlerden Technobook T7000 Mobil İş İstasyonu; mühendislik, 3D modelleme, tasarım ve daha birçok yoğun bilgi işlem gerektiren uygulamalarda üstün performans sağlıyor.
Yeni ürünler arasında yer alan Rugged Telefon/El Terminali TM-T05 de 5" yüksek parlaklı geniş ekranı, MTK Octa-Core 8735b yüksek performanslı işlemcisi, Entegre 2D barkod okuyucusu, 4G LTE bağlantı hızı, IP65 ve Drop 3 Sertifikaları ile büyük ilgi gördü.
Katmerciler KIRAÇ ve savunma ürünleriyle fuardaydı
Türk savunma sanayinin önde gelen şirketlerinden Katmerciler,  fuarda yeni nesil kriminal inceleme aracı KIRAÇ’ın da içinde bulunduğu geniş bir portföyle yerini alıyor. Katmerciler, fuarda ayrıca zırhlı muharebe aracı HIZIR, uzaktan kumandalı atış platformu UKAP (İnsansız Kara Aracı-İKA), toplumsal olaylara müdahale aracı (TOMA) ve zırhlı ambulansını da sektörün beğenisine sundu.
Yenilikçi ve yaratıcı ürünleriyle sektörde saygınlık uyandıran Katmerciler, ülkemizin savunma ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda, ileri savunma teknolojilerinden faydalanarak ürünlerini kendi Ar-Ge Merkezinde tasarlayıp geliştiriyor. Şirketin savunma portföyünde tekerlekli zırhlı araçlardan uzaktan kumandalı insansız kara araçlarına, zırhlı iş makinelerinden özel ürünlere uzanan geniş bir yelpazede, çok farklı savunma ve güvenlik aracı yer alıyor.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.