KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi

Tekstilde Kalıcı Organik Kirleticiler Eğitim Projesi tamamlandı

HABER

TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Kuleyin, TOSYÖV’ün de ortak olduğu tekstil sektörüne yönelik KOK (Kalıcı Organik Kirletici) kullanımına ilişkin çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Toplumsal Atılım Kalkınma ve İnovatif Girişim Modelleri Geliştirme Derneği, diğer adıyla TAKIM-G’nin, 2020’nin başında Küresel Çevre Fonu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında GEF-SGP desteği alarak TOSYÖV ortaklığında başlattığı, farkındalık artırmaya yönelik tekstil sektöründe KOK (Kalıcı Organik Kirletici) kullanımına ilişkin eğitim projesi tamamlandı.
TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Kuleyin, “Kalıcı Organik Kirletici ya da KOK’lar olarak bilinen kimyasallar zehirlidir, çevrede kolayca yok olmaz, besin zincirinde birikir, hava, su ve toprakla çok uzak mesafelere kolayca yayılabilir ve taşınabilirler. KOK’lar hava akımları yoluyla dünya çapında uzun mesafeler boyunca yayılabilmeleri ve besin zincirine girerek hayvan ve insan dokularında birikebilmeleri nedeniyle küresel düzeyde bir çevre ve sağlık sorunu oluşturmaktadırlar” dedi.
Nezih Kuleyin, bitki ve hayvan liflerinden kumaş elde edilmesi sürecinin her adımında bu kimyasalların kullanıldığını, liflerin tekstil üretimi sürecine girmeden önce veya suni ipek ya da elyafa dönüştürülürken yoğun kimyasal işlemlere tabi tutulduklarını, elyaf ve iplik üretiminde de materyalin dayanıklılığını ve kullanım ömrünü artırmak amacıyla çeşitli kimyasal maddelerden faydalanıldığını anlattı: “Pestisit, insektisit, çeşitli katalizör ve stabilizatörler, yumuşatıcılar, antistatikler ve koruyucular gibi sürecin tamamına eşlik eden bu tehlikeli maddeler, tekstil sektöründe kullanılan kimyasalların sadece bazılarıdır. Bu kimyasal süreçler vasıtasıyla ipliğin ve kumaşın yıkamaya, ağarmaya, sürtünmeye ve diğer çevresel şartlara karşı dayanıklılığı artırılır.” Kuleyin, hammaddeden, üretime,  nakliyeden depolamaya kadar tüm süreçlerde ham materyal ve son ürünlerin oldukça fazla sayıda tehlikeli kimyasala maruz kaldığını aktardı.
Türkiye’de KOK’un yüksek düzeyde kullanıldığını, birçok sektörde küçük işletmelerin, tehlikeli kimyasalların ve bunlara ait atıkların uygun şekilde kullanılması, depolanması, taşınması konusunda bilgi sahibi olmadığını kaydeden Kuleyin, KOBİ’lerin, KOK kimyasalları hakkında daha erişilebilir bilgilere sahip olması, KOK etkileri hakkında bilinçlendirilmesi, uzun vadede faaliyet alanlarının ve çevrelerinin nasıl etkileneceği konusunda bilgi sahibi olması için bu eğitim projesini başlattıklarını dile getirdi.
Kasıtsız olarak üretilen KOK salımlarını azaltmak için alınması gereken önlemlerin öncelikle kaynak gruplarına ve halihazırda muhtemelen kirlenmiş alanlara yönelik olması gerektiğini vurgulayan Kuleyin, “KOK kimyasallarının yönetimi ve bertarafına ilişkin hususlar, KOK kimyasalları kullanan/üreten imalatçılar tarafından anlaşılmalı ve daha bilinçli bir şekilde uygulanmalıdır. KOK kimyasalları hakkında daha ulaşılabilir bilgilerle KOBİ’ler çalışanlarını ve müşterilerini bilgilendirebilecek, yürütecekleri faaliyetlerle işletmelerde, hanelerde ve çevrede KOK salımının azaltılmasına katkıda bulunabilecektir” dedi.
Nezih Kuleyin, projeyle yürütülen farkındalık çalışmalarıyla; daha sağlıklı çevre ve çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını ifade etti: “Proje 2020 yılı sonunda tamamlansa da TAKIM-G, faaliyetleri kapsamında konuyu takip edecek, daha geniş kitlelere ulaşılması ve daha kapsamlı geri dönüş alınması için gerekli çalışmalarını sürdürecektir. Proje kapsamında çevrimiçi eğitimler düzenlendi, KOK ile ilgili mevzuatlar örneklerle anlatılarak daha anlaşılır kılındı, ilgili AB Direktifleri ve Stockholm Sözleşmesi tanıtıldı. KOK kimyasallarına ilişkin bilgilerin yaygınlaştırılması ve ülke genelinde benimsenmesi, uluslararası ticaret yapan tekstil firmaları açısından son derece faydalı olacaktır, bu da sektörün gelişmesine katkıda bulunacaktır.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.