KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi

UAÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail Yüksek: “Bölgesel çekim merkezi olacağız”

ÜNİVERSİTE

Antalya’nın ikinci üniversitesi olarak kurulan Uluslararası Antalya Üniversitesi (UAÜ), yeni bir yapılanmadan geçiyor.

UAÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail Yüksek, “Uluslararası Antalya Üniversitesi olarak eğitim ve araştırma faaliyetlerimizi günün ihtiyaçlarına geleceğin ise eğilimlerine göre yeniden yapılandırmaya çalışıyoruz.
Endüstri 4.0’ın eğitim ve araştırma faaliyetlerine yansımalarını göz önüne alarak planlamalarımızı yapıyoruz” diyor.
Antalya’nın ilk vakıf üniversitesi olarak 2010 yılında Gaye Eğitim Sağlık Spor ve Çevre Vakfı tarafından kurulan Uluslararası Antalya Üniversitesi (UAÜ), 2030 yılında dünyanın en başarılı üniversiteleri arasında yer almayı hedefliyor. Uluslararası Antalya Üniversitesi’nin rektörlüğüne kısa süre önce atanan Prof.Dr. İsmail Yüksek, uzun yıllardır üniversite-sanayi işbirliği çalışmalarında önemli başarılara imza atmış bir isim. UAÜ’de de benzer çalışmalar hayata geçirecek olan Yüksek, “Üniversite olarak Doğu ve Batı kültürleri arasında köprü görevi üstlenmeyi, eğitim düzeyinin özellikle bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında artırılarak sürdürülmesini ve nitelikli elemanların yetiştirilmesini ve aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal gündemini şekillendirmeyi hedefliyoruz” diyor.

UAÜ bölgesel çekim merkezi olacak
UAÜ bünyesinde; Hukuk Fakültesi, Mühendislik Fakültesi (Elektrik Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği) Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Turizm Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İşletme, Ekonomi, Siyaset Bilimi ve Uluslarararası İlişkiler) bulunuyor. İsmail Yüksek, önümüzdeki dönem açmayı planlandıkları bölümleri ise şöyle açıklıyor: “Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı Yüksek Lisans programları olarak Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler (Tezli ve Tezsiz), Özel Hukuk (Tezli ve Tezsiz), Kamu Hukuku (Tezli ve Tezsiz), Fen Bilimleri Enstitüsü’ne bağlı Bilgisayar Mühendisliği (Tezli), İnsaat Mühendisliği (Tezli), Endüstri Mühendisliği (Tezli), Elektrik Mühendisliği (Tezli) planlanıyor. Yeni açmayı planladığımız lisans bölümlerini ise Makine Mühendisliği ve Gastronomi-Mutfak Sanatları olarak sıralayabiliriz. Yakın zamanda projesini gerçekleştirmeyi planladığımız ve sağlık turizmine de hitap edecek şekilde tasarlanacak olan Tıp Fakültesi kapsamında Organ Nakli, Onkoloji, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Yaşlı Bakımevi ve Fizik Tedavi alanlarında üniversitemizin başarılarını çok kez duyacaksınız.”
Toplamda 2500 öğrencisi ve 143  akademik öğretim görevlisinin bulunduğunu anlatan Yüksek, “Bir dünya üniversitesi olabilmek için öncelikle öğretim elemanları, öğrencileri, kampüsleri ve eğitim programlarıyla uluslararası kültür ve atmosfere sahip olmak gereklidir. Bu nedenle öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, çift diploma anlaşmaları ve ortak proje işbirlikleriyle yurtdışı trafiğimizi sıklaştırmalıyız. Özellikle her alanda İngilizce eğitim programları açarak ve bölgesel gücümüzü kullanarak uluslararası öğrenciler için güçlü bir seçenek olma şansımız büyüktür. Önümüzdeki dönem dünyanın dört bir yanından mevcut öğrencilerimizin yaklaşık yüzde 10’u kadar uluslararası öğrenciyi üniversitemize kazandıracağız” bilgisini veriyor.

Programlar bilgi ve tecrübeyi çeken mıknatıs olmalı
İsmail Yüksek, değişen küresel kavramlar nedeniyle UAÜ olarak temellerini atmaya çalıştıkları yeni üniversite anlayışı olduğunu belirterek, “Ürettiği bilgiyi etkin bir şekilde kullanan, yeni üretimler için kaynak oluşturan ve farklı finansman seçeneklerini değerlendiren, teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon odaklı sanayiyle işbirliği imkanları arayan, bilim ve Ar-Ge’nin cazibe merkezi olan, uluslararası hareketliliğe uyumlu eğitim programlarına sahip olan, mezunları ve ürünleriyle toplum ve sanayiye yön veren, yaşam boyu eğitim felsefesini öğrencilerine ve topluma kazandırmaya çalışan bir dünya üniversitesi hedefimizi hayata geçirmek için ciddi adımlar atıyoruz” diyor.
Bu kapsamda üniversite-sanayi işbirliğine yeni bir bakış açısı kazandırmak istediklerini kaydeden Yüksek, “Sanayi ve sektörlerdeki gelişmelerin etkisini laboratuvarlarımıza, sınıflarımıza ve hatta akademik programlarımıza yansıtmayı hedefliyoruz. Çünkü, yarın üniversitemizin çıktıları olacak öğrencilerimiz, aynı zamanda sanayi ve sektörlerin girdileri olacak. Bu nedenle dersliklerimiz, laboratuvarlarımız ve akademik programlarımız güncel bilgi ve tecrübeyi çeken mıknatıs gibi olmalı ve öğrencilerimizi toplumsal ve ekonomik döngüye hizmet edecek şekilde hazırlamalıdır. Bu gerçek ışığında, sanayi ve sektördeki gelişmeleri, sorunları ve çözümleri özümseyerek proje ve problem çözme temelli eğitim programlarına geçiş yapmamız gerekmektedir” diye konuşuyor.

Yüksek: “Üniversitemiz cazibe merkezi”
Yüksek, Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyon sisteminin sanayi, devlet ve üniversite olmak üzere üç ana unsuru bulundurduğunu belirterek, şunları anlatıyor: “Bu üç unsur arasında öylesi bir sistematik ilişki kurulmalıdır ki yeni teknoloji öğrenilip özümsenebilsin; bu teknolojinin bütün ekonomik faaliyet alanlarına yayılması sağlanabilsin; dahası, edinilen teknolojinin bir üst düzeyde yeniden üretme ve geliştirme yeteneği kazanılabilsin ve geliştirilen teknoloji yeni ürünlere, yeni üretim yöntemlerine dönüştürebilsin. Ar-Ge ve inovasyon süreci olarak tanımlanan bu süreç, aslında, bilginin ekonomik bir faydaya dönüştürülmesini ifade etmektedir. Bilgiyi üretecek, bunun için gerekli araştırmaları yapacak olan üniversite, bunu ticari bir ürüne dönüştürecek olan da sanayidir. Temel araştırmaları yapan üniversitelerin ve uygulamalı araştırmaları yapan büyük ölçekli kamu araştırma laboratuvarlarının oluşturduğu Ar-Ge sistemi inovasyonun kaynağı olarak görülmektedir.
Üniversitemizin Antalya Organize Sanayi’ne yakınlığı nedeniyle oluşan lokasyon avantajı, üniversite-sanayi işbirliğinin etkinlikle yürütülebilmesine öğrencileri ve akademisyenlerin iş dünyasına entegrasyonuna katkı sağlamaktadır. Şirketlerin problem analizleri ve proje ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar ile birlikte araştırmalarına fon sağlanması ve patent süreçleri konusunda her türlü destek üniversitemiz tarafından sağlanmaktadır.”
Yüksek, üniversitenin akademik kadrosu, başta mühendislik, mimarlık, işletme, iktisat, turizm, hukuk olmak üzere fen, sosyal bilimler ve sanat alanlarında disiplinlerarası lisans ve lisansüstü akademik programları ile özellikle mühendislik alanlarında öğrenim görmeyi isteyen öğrencilerin cazibe merkezi haline geldiğini duyuruyor. Yüksek, “Bu yıl vereceğimiz ilk mezunlarımızın kalitesi, sanayi ve iş alanlarında tercih edilmeleri öğrenciler arasında Üniversitemiz’in de tercih edilme nedenlerinden birisi olacaktır” diyor.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.