Astımla Yaşam

MedAmerikan Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Zor ile astım üzerine konuştuk.
Astım, çeşitli uyaranlar sonucu bronşların kasılması ve bronşların içini kaplayan yüzeyde ödem oluşmasıyla hava yollarında daralmaya sebep olan kronik enflamatuvar bir hastalıktır. Ataklar halinde seyreden ve atak olmadığı dönemlerde hastanın kendisini tamamen sağlıklı hissettiği bu hastalık, yaklaşık olarak dünyada 300 milyon, ülkemizde de   5 milyon kişide görülmektedir.

Astım hastalığının belirtileri nelerdir?
1) Nefes darlığı: Hastalar genellikle nefes verirken zorlanırlar. Efor ile nefes darlığının şiddeti artar.
2) Öksürük: Özellikle geceleri ve sabaha karşı daha fazladır. Nöbetler halinde gelir. Balgamlı veya balgamsız olabilir.
3) Balgam: Her zaman olmaz. Olduğunda genellikle ufak, yapışkan ve şeffaftır.
4) Hırıltılı solunum: Hava yollarının darlığının şiddetine bağlı olarak hastanın nefes vemesinin dışarıdan duyulmasıdır.
5) Göğüste sıkışma hissi: Hastalığın şiddetiyle artan göğüste dolgunluk hissidir.

Astım hastalığını oluşturan nedenler nelerdir?
Astım hastalığı kişisel ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Kişisel faktörler, genetik yapı gibi bireyin ailesine, cinsiyet ve şişmanlık gibi bireyin kendisine ait faktörlerden oluşur. Anne ve babadan birinin astımlı olması durumunda çocukta astım görülme riski %25-30’a çıkmakta, anne ve babanın her ikisinin de astımlı olması durumunda bu risk %50-60’lara ulaşmaktadır. Çevresel faktörler ise alerjik ve alerjik olmayan nedenler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Alerjik nedenler mevsimsel ve yıl boyu olabilir; mevsimsel olanlar daha çok ilkbahar ve sonbahar döneminde polenlerle (ağaç, çiçek, çimen vb.) artış göstermektedir. Yıl boyu süren alerjik durumlarda genellikle ev tozu, ev akarları, sigara dumanı, endüstriyel gazlar ve kirli hava ön plandadır. Bazı erişkinlerde alerjiyle ilişkisi olmayan enfeksiyon gibi nedenler de astım hastalığının tetiklenmesine neden olur.

Gebelik ve astım
Gebelikte astımın seyri değişkendir, astım bu sürede düzelebilir, kötüleşebilir veya değişmeyebilir. Bazı ilaçların anne karnında bebeğe zararlı olabileceği bilinmektedir. Bu ilaçların gebe astımlılarda kullanılması önerilmez. Ancak gebelik süresince astımın kontrol altına alınabilmesi için tüm astım ilaçları kesilmemelidir. İlaç kullanması gereken hastalar için güvenle kullanabilecekleri nefesle alınan kortizonlar ve nefes açıcılar belirlenmeli ve bu ilaçlar gebe astım hastalarına doktor tarafından kullandırılmalıdır.

Astım hastalığının tam kontrol altına alınması için gereken koruyucu önlemler
Bir astım hastası gece nefes darlığı ve öksürükle uyanıyorsa, ilaç kullanma ihtiyacı hissediyorsa ve günlük aktivitelerinde astım belirtileri hissediyorsa, bu hastanın astımı kontrol altında değildir. Astım hastasının tam kontrol altında olması için hastada hiç astım hastalığı belirtisi olmamalı ve hasta günlük yaşamını ilaçsız tamamlamalıdır. Hastalar tam kontrol için solunum yolları enfeksiyonlarından korunmalı, tozlu-dumanlı ve sigaralı ortamlarda bulunmamalı, polenlerin yoğun olduğu yerlerden uzak durmalı, gereğinde maske ve gözlük kullanmalı, ev içinde tozsuz, temiz bir ortam oluşturmalı ve ev akarları için doktorunun önerdiği tedbirleri almalıdır. Bazı sigara kullanan hastaların sigarayı bırakması ve bazı obez hastaların kilo vermesiyle bu önlemlerin de astım kontrolünü kolaylaştırdığı gösterilmiştir. Koruyucu önlemler ne kadar iyi uygulanırsa hastaların atak sayıları daha az olur ve daha az ilaç kullanma ihtiyacı hissederler.

Astım hastalığında ilaç tedavisi
Nefes açıcı ve kortizon içeren kombine ilaçların kullanılması, en etkili tedavi yöntemidir. Bu ilaçlar genellikle soluk alma yoluyla (inhalasyon) kullanılan ilaçlardır. Doktor tarafından 3’er aylık periyotları kapsayan basamak tedavisi uygulanır. Her basamak tedavisindeki ilaç sayısı ve ilaç dozları farklıdır. Hastalığın kontrol durumuna göre doktor basamak yükseltir veya azaltır ve hastalık tam kontrol altına alınıncaya kadar tedavi bu şekilde devam eder. Doktor gözetimi haricinde yapılan düzensiz, yetersiz ve yanlış tedaviler hastalığın şiddetlenmesine ve atak sayısının artmasına neden olacaktır.

YORUM EKLE

banner269

index

Advertisement