Bağırsak Sağlığının Önemi

MedAmerikan Tıp Merkezi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Akan ile bağırsak sağlığının önemi üzerine konuştuk.
Fonksiyonel Tıpta Probiyotik Kullanımı Probiyotikler, insan sağlığını pozitif yönde etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmış bakteri, virüs ve mayalardan oluşan mikroorganizmalardır. Vücutta bulunan mikroorganizmaların sayısı insan hücrelerinin 150 katıdır. Cilt, akciğer, genital ve özellikle bağırsaklarda yoğun olarak bulunur.
Probiyotikler doğumla birlikte anneden çocuğa geçer. Ortam faktörleri, prebiyotikler, antibiyotik kullanımı ve hormonal değişiklikler yaşam boyunca sağlığını etkileyecektir. Probiyotiklerle ilgili çalışmalar arttıkça, obezite, gebelik, erken doğum riski, hassas bağırsak sendromu, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, kolorektal kanser, alerji, nezleden korunma gibi durumlar için probiyotiklerin yararı ortaya konmuştur. Probiyotikler vücutta doğal mukoza koruyucusu olarak yer almaktadır ve bağırsaklarda birçok vitamin üretirler. Özellikle B12, K2 ve B kompleks vitaminleri bağırsakların bir ürünüdür. Aynı zamanda nöroendokrin fonksiyonları sayesinde beyin-bağırsak iletişimini sağlar.
Vücuttaki serotoninin %87’si bağırsaklarda oluşmaktadır. Otizm ve depresyon gibi durumlarda artık probiyotiklerin rolü tartışılmaktadır. Ayrıca probiyotikler sindirilemeyen nişastalardan ve kısa zincirli yağ asitlerinden enerji üretmektedir.
Probiyotiklerin barınmasını sağlayan prebiyotiklere fermente olabilen, kompleks karbonhidratlardan oluşan dayanıklı nişastalardır. Kolorektal kanser, ateroskleroz, otizm, obezite ve mide cerrahisi uygulanmış kişilerde probiyotik çeşitlerinin belirgin oranda farklılaştığı gözlemlenmiştir. Antibiyotik kullanımının süresi ve miktarı önemlidir, zira uzun süre kullanılan antibiyotikler bağırsaklardaki probiyotiklerin sayısını ve çeşitlerini azaltmaktadır. Sonuçta patojenik mayalar ve bakteriler bağırsağı istila ederek bazen çok zor yok edilen Clostridium difficile mikrobunun yerleşmesine neden olmaktadır. Hastanelerde sık görülen bu enfeksiyondan korunmak için diğer antimikrobiyal tedavilerin yanı sıra kefir ve Lactobasil türleri kullanılmıştır.
Tıpta yeni bir gelişme ise sağlıklı donörlerin dışkısından microbiyota naklidir. Destek amaçlı probiyotik ürün seçerken kullanım kolaylığı, sindirime dayanıklılığı ve içerdiği mikrorganizma sayısı ile türü önemlidir. Günlük olarak en az 1.5 milyar bakteri içermesi ve en az 5 çeşit olması hedef alınmalıdır. Dışarıdan verilen probiyotiklerin -kullanıldığı müddetçe- kolonizasyon yaptığı gösterilmiştir. Kalıcı etki olması için prebiyotiklerin desteği büyüktür.
Destek ürünlere göre daha çok çeşit içeren doğal besinler ülkemizde de geleneksel olarak tüketilmektedir. Yoğurt, kefir, su kefiri, fermente etler, yıllanmış peynirler, turşular ve sirkeler geniş bir tat ve besin yelpazesi oluşturur.
Dolayısıyla doğal bir yiyecek tüketmekle hem probiyotik hem de onu besleyecek olan prebiyotik aynı anda kullanıldığı için, kalıcı etkiye neden olur.

YORUM EKLE

banner229

banner216