banner283

Çalışanların Mali Stresinden Dolayı Kaybeden İşletmeler

Yeni araştırmalar, iyi çalışan beyaz yakalı çalışanların finansal stresinden dolayı şirketlerin her yıl ciddi paralar kaybettiğini göstermektedir. Araştırmalar finansal strese maruz kalan çalışanların endişelerini şirket dışında kontrol edemediklerini gösteriyor; genellikle işteki zamanlarında kişisel mali kaynaklarla başa çıkmak için haftada üç saatten fazla zaman harcıyorlar ve mali kaygılar nedeniyle yaklaşık bir aylık üretken çalışma süresini (yılda 23-31 gün) kaybediyorlar. Kayıp verimlilik, çalışan başına düşen maaş bordrosu harcamalarının yüzde 11 ila 14’ünü temsil eden bir gelir kaybına neden olmaktadır.

Gelir, Finansal Stresin Bir Göstergesi Değildir.
Finansal strese yönelik çözümün şirketin çalışanlarına ücret artışı yaparak çözüm sağlanacağını düşünmek caziptir. Yoksulluk ve finansal stres arasında güçlü bir ilişki olmakla birlikte düşük ücretli çalışanların strese daha çok maruz kalacağını, gelir arttıkça finansal stresin azalmasını bekleriz.
Bu sadece bir noktaya kadar doğrudur; çalışanlar yönetim kadrosuna ulaştıktan sonra stres tekrar artmaya başlar. Bir organizasyondaki en stresli bireyler tipik olarak en yüksek ve en düşük dereceli çalışanlardır. Veriler gelirin her zaman finansal gelirle ilişkilendirilmediğini kanıtlasa da gelir düzeyi tüm çalışanların neredeyse yarısını etkileyen para endişelerini maskeleyebilir.

Bu durumda çözümde işverenlerin rolü neler olabilir?
Neyse ki, finansal çözümler, işverenlerin çalışanlarını desteklemek için adım atması için fırsatlar yaratabilmektedir. Araştırmaya göre; çalışanların yüzde 79’u işverenlerine finansal açıdan güveniyor ve yüzde 68’i işvereninin kendileri ve iyiliği ile ilgilendiğini düşünüyorlar. Bu, çalışanların maaşları ile bağlantılı kredileri çalışanlara sağlanan fayda olarak sunmaları ve çalışanların borç sarmalından uzak tutulmalarına yardımcı olmak için uygun bir ortam yaratmaktadır. Maaş bağlantılı olarak şirketin vermiş oldukları krediler, işverenler tarafından düzenlenen düşük faizli kredilerdir.
Şirketler için en büyük maliyet, borç alanların kredilerini geri ödememeleridir. Krediler maaş kesintisi yoluyla geri ödendiğinde, borç verenler geri ödemesi otomatik olarak gerçekleştiğinden, çok daha düşük bir temerrüt riski vardır.
Faiz oranlarını düşük tutmanın bir başka parçası da işveren adına önemli finansal ek yük ve sorumluluk getirmektedir. İşverenler, tüm gelir seviyelerindeki çalışanların borçlarını yönetmelerine yardımcı olmak için finansal yararlar sunarak, çalışanların finansal stresini azaltmaya yardımcı olabilirler. Bunun sadece çalışanların genel sağlığı üzerinde çok büyük bir etkisi olmasının yanı sıra ilave olarak çalışan verimliliğini arttırmak şeklinde büyük iş kazançları yaratma potansiyeli de vardır. Bununla beraber ayrıca çalışanların şirket sadakatini artırdığını ortaya koymaktadır. Bu tür uygulamalar İK profesyonellerinin kurumlarında daha iyi farkındalık ve değişim sağlama fırsatlarını ortaya koymasına fırsatlar vermektedir.

YORUM EKLE

banner256

banner269