banner472

banner458

banner457

banner505

Türkiye, ‘Tedarik Zinciri Yönetim Üssü’ olma hedefine hızlı adımlarla ilerliyor; ‘Kara, Deniz ve Havayolu Taşımacılığı’, şahlanıyor

‘Kara, Deniz ve Havayolu Taşımacılığı’, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci, e-ticaretin hızlı büyümesi, Türkiye’nin Uzak Ülkeler Stratejisi ve hizmet sektörlerine verilen destek kapsamına lojistik sektörünün alınmasıyla hedef büyüttü. Türkiye’nin turizmden sonra en büyük hizmet ihracatçısı lojistik ve taşımacılık sektörü, ‘Hizmet İhracatı Destek Paketi’ ile 2023’te hizmet ihracatını 20 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Yeni nesil teknolojiler ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ise sektörü yakın gelecekte yeniden şekillendirecek ve ‘Yeşil Lojistik’e dönüştürecek.

DOSYA 01.06.2022, 00:00 24.06.2022, 10:41
23429
Türkiye, ‘Tedarik Zinciri Yönetim Üssü’ olma hedefine hızlı adımlarla ilerliyor; ‘Kara, Deniz ve Havayolu Taşımacılığı’, şahlanıyor

Pandemi ile birlikte Dünya tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, Türkiye’yi ‘Tedarik Zinciri Yönetim Üssü’ olması hedefine daha da yaklaştırdı. Dünya’da önemi bir kez daha anlaşılan taşımacılık ve lojistik sektörü; sınırlarda alınan önlemler, geciken sevkiyatlar, limanlarda yaşanan gecikmeler, seyahat kısıtlamaları, çip kriziyle otomotiv sektöründe yaşanan üretim durgunluğu, maliyet artışları, yüksek navlun fiyatları, konteynır krizleriyle boğuşurken; yaşanan iklim krizi ve Rusya-Ukrayna arasındaki savaş da bu sorunlara eklendi.
Türkiye ihracatının büyük bölümünün Avrupa’ya yapıldığı gözönüne alındığında; iklim krizinin zorunluluk haline getirdiği Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci ise gündemin bir diğer önemli maddesi. Avrupa Yeşil Mutabakatı; ‘Kara, Deniz ve Havayolu Taşımacılığı’nda iş modellerini de yeniden şekillendirecek. Taşımacılık ve lojistik sektörü şirketleri ve onların hizmet sunduğu şirketler (müşterileri) artık; Sınırda Karbon Vergisi, Emisyon Ticaret Sistemi, Döngüsel Ekonomi, sıfır emisyonla taşımacılık, yeşil lojistik park ve koridorların planlanması, şirketlerin ürün bazında yeşil performans indekslerini oluşturmasını, yeşil üretim ve yeşil taşımacılık, sürdürülebilirlik konularını dikkate almak ve ona göre hazırlanmak zorunda. Sektörün dikkate alması ve iş modellerini yeniden şekillendirmesi gereken noktalardan biri de yeni nesil teknolojiler. Yakın gelecekte taşımacılıkta kullanılan ticari araçlar ve hava kargo taşımacılığı; drone’lar, elektrikli ve otonom araçlara geçiş yapacak.
Pandemi ile birlikte katlanarak büyüyen e-ticaret sektörü, aşı, sağlık, medikal ürün ve cihazların taşımaları, aşılanma faaliyetlerinin hızlanması ve alınan tedbirler, Türkiye’nin 2021’de kırdığı ihracat rekoru ve ihracattaki ivmelenme; taşımacılık ve lojistik sektörünün 2022’ye pozitif yönde başlamasını sağladı. KPMG Türkiye ve İstanbul Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan Lojistik Güven Endeksi, 2022’nin ilk çeyreğinde 2021’in son çeyreğine kıyasla yüzde 2’lik küçük bir düşüşle 125.47 olarak ölçüldü ve pozitif görünümünü korudu. Türkiye’nin ihracat rekorlarında taşımacılık ve lojistik sektörünün gücü ve potansiyeli de önemli bir pay sahibi. Birçok sektörde normalleşme başlarken uzmanlar, 2024’e kadar Pandemi’nin etkisinin azalacağını öngörüyor.
Hizmet sektörlerine verilen destek kapsamına lojistik sektörünü de alarak Hizmet İhracatı Destek Paketi’ni devreye alan Türkiye, Ticaret Bakanlığı’nın yürüttüğü Uzak Ülkeler Stratejisi sektörün gelişimini ve büyümesini pozitif yönde ivmelendirecek, pazar ve ürün çeşitliliği artacak, olası dış ticaret dalgalanmalarından en az şekilde etkilenilecek. Ulaşım ve lojistik altyapısı, know-how’ı ile taşımacılık ve lojistik sektörü, Türkiye sanayisi, üretimi, ticareti, ihracatı ve büyümesinde stratejik rol oynuyor.

Intermodal taşımacılık ve yeşil lojistik
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy’un verdiği bilgilere göre; 2019’da 6 trilyon Euro olan küresel lojistik sektörü, 2020’de Pandemi’de küçülerek 5.73 trilyon Euro’ya yaklaştı, 2021’de 5.99 trilyon Euro’ya yükseldiği tahmin ediliyor, 2024’e kadar 6.88 trilyon Euro’yu geçmesi bekleniyor. Ulusoy, küresel lojistik sektörü büyüme sinyalleri vermeye devam etse de küresel sorunların maliyet kalemlerini artırarak sektörü ciddi anlamda etkilediğini söylüyor.
2021’de özellikle havayolu, karayolu ve denizyolunda operasyonel sıkıntıların yaşanmaya devam ettiğini, havayolunda kargo uçaklarına talebin arttığını, denizyolunda konteynerlerin belirli bölgelerde birikmesi ve diğer bölgelerdeki talepleri karşılayamaması gibi sebeplerle navlun fiyatlarının 9 bin dolara kadar fırladığını belirten Ulusoy, 2021’in son aylarında sektörün toparlanmaya başladığını, bunun 2022’de de devam etmesini umduklarını ancak Rusya-Ukrayna savaşının lojistik sektörünü bir kez daha küresel sorunlarla karşı karşıya bıraktığını kaydediyor.
Türkiye’de kara, deniz ve havayolu taşımacılığı: Savaşla birlikte kapanan hava ve deniz limanları ile yükselen petrol fiyatlarının küresel salgının ardından tedarik ve lojistik sektörüne bir kez daha darbe vurduğunu aktaran Ulusoy, özellikle gelişmekte olan ülkelerde savaşın etkisinin lojistik maliyetlere yansıdığını, bu açıdan maliyet sorununun 2022’de karşılaştıkları sorunlar arasında ilk sırada yer aldığını anlatıyor: “2021’in Ocak-Ekim döneminde Türkiye’nin hizmet gelirleri 46.226 milyon ABD dolar, taşımacılık sektörü gelirleri ise 19.265 milyon ABD dolar olarak gerçekleşti. Demiryolu yük taşımacılığının toplam ithalat taşımalarındaki payı 2021’de %1.23, ihracat taşımalarında ise %0.74 oldu. Karayolu taşımacılığı değer bazında Türkiye’nin dış ticaretinde ikinci sırada. 2020 ve 2021’deki Pandemi’yle karayolu taşımacılığında küresel yaşanan krizin etkisi oranlara da yansıdı. Karayolu yük taşımacılığının toplam ithalat taşımalarındaki payı değer bazında 2021’de %20.79, ihracat taşımalarında ise %30.85 oldu. 2021’in sonunda havayolu taşımacılığının ithalatta değer bazındaki payı %11.08, ihracatta ise payı %8.40 gerçekleşti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 2022 ilk çeyrekte limanlarda elleçlenen yük miktarı yüzde 9.1 artarak 135 milyon 196 bin ton olarak kayıtlara geçti. Pandemi’yle birlikte e-ticaret alanında büyük değişimler yaşadık. Hemen her şirket bu alanda yeni yatırımlarını devreye alırken, mevcut kapasiteler artırıldı, sıfırdan yatırımlara ağırlık verildi. Yeni girişimciler sektöre giriş yaparak bu alandaki fırsatları değerlendirme konusunda hızlı reaksiyonlar gösterdi. Sektöre yönelik depo yatırımları hızlanırken e-ticaret lojistiğinde e-ihracat ve B2B yeni büyüme alanları olarak öne çıktı. Pandemiyle hızlanan e-ticarette küresel hacim 2021’de 5 trilyon dolara yaklaşırken 2022’de bu rakamın 6 buçuk trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. 2021’de ülkemizde e-ticaret hacmi ise %69 artarak 381.5 milyar TL olarak gerçekleşti.”
Lojistik sektörü de destek kapsamına alındı: Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Desteklenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi, hizmet sektörlerine verilen destek kapsamına lojistik sektörü de alınarak mal ihracatı yapacak şekilde destek sağlanmasına karar verildi. Ulusoy, şu bilgileri veriyor: “Lojistik sektörüne verilecek desteklerde belli bir sermayenin üzerinde yatırım yapacak işletmelerin yatırım ve harcamalarını devlet ödeyecek. Destek kapsamına alınan yatırımlar ise;
• Yılda 600.000 TL’ye kadar, yurtdışında markalaşmaları için yapacakları harcamaların %50’si,
• Yılda 1.800.000 TL’ye kadar alacakları belgeler, sertifikalar, akreditasyonlar için yapılacak harcamaların %50’si,
• Yılda 720.000 TL’ye kadar, yurt dışında açacakları ofis ve merkez kiralarının %50’si, yıllık 1.800.000 TL’ye kadar yurt dışına yönelik reklam tanıtım pazarlama faaliyetlerinin %50’si,
• Yıllık 300.000 TL’ye kadar belirlenen yurt dışı etkinliklere katılımın %50’si,
• Yıllık 300.000 TL’ye kadar belirlenen milli katılım etkinlik giderlerinin %60’ı devlet tarafından karşılanacak.

Bu destek paketiyle ülkemiz sahip olduğu coğrafi konum ve avantajlarını lojistik gücüyle birleştirirse küresel ticaretten alacağı payı artırabilir.”
Ayşem Ulusoy, lojistik sektörünün güncel sorunlarını; ‘navlunlarda yaşanan artış, ekipman yetersizliği, sınır kapılarında yaşanan yoğunluklar, şoför sıkıntısı, havayolunda rota değişimi, petrol fiyatlarındaki artış, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkileri’ olarak sıralıyor ve özellikle Kapıkule Sınır Kapısı’nda yaşanan yoğunluğun sadece maliyetleri artırmakla kalmayıp ticari faaliyetleri de sekteye uğrattığını ifade ediyor: “Navlun artışlarının yaşandığı ve önemli bir krizin görüldüğü denizyolu taşımacılığında ekipman yetersizliği gündemde kalmaya devam ediyor, navlunlar ihracatta rekabet gücünü zorlayacak kadar yüksek hale geldi.”
“Intermodal taşımacılığın geliştirilmesi, OSB’lerin demiryoluyla limanlara bağlanması, Türkiye’nin transit ticaret merkezi haline getirilmesi, çevre dostu teknolojiler önemli”: Ulusoy, yaşanan salgın krizinin lojistik maliyetleri en üst seviyeye çıkardığını, ithalatı kısıtlayıcı tedbirler çerçevesinde Türkiye’de ihraç edilen yükleri taşıyan araçların boş dönüş yapmak zorunda kalmalarının navlun fiyatları üzerinde etkili olduğunu ifade ediyor: “Tüm sorunların çözümü için intermodal taşımacılığın geliştirilmesi, demiryolunun karayoluna alternatif bir taşıma moduna dönüştürülerek hem iç pazarda hem de dış ticaretteki payının artırılması ve böylelikle karayolu üzerindeki baskının azaltılması gerekmektedir. Limanların demiryolu bağlantılarının yapılması, doğu-batı yönünde kesintisiz demiryolu taşımacılığının yapılabilmesi, OSB’lerin demiryoluyla limanlara bağlanması önemli gündem maddelerimiz olmalıdır. Transit taşımacılığın arttırılması ve ülkemizin transit ticaret merkezi haline getirilmesi, sektöre yönelik yatırımlara destek verilmesi, çevre dostu teknolojilere yatırım yapılması, doğru kaynak kullanımı da önemli. Geçtiğimiz yıl, e-ticaret, otomasyon ve dijitalleşme konuları ön plana çıktı. Dijital sistemlerin lojistik sektörüne adaptasyonu, lojistik sektöründeki etkinliği ve verimliliği artıracağı gibi planlamadaki aksaklıkların da en kısa sürede tespitini, bununla beraber önleyici ve koruyucu tedbirlerin hızlıca alınmasını da sağlayacaktır. Türkiye, coğrafi konumu ve liman altyapıları sayesinde transit konteyner taşımacılığını çok daha yukarılara çıkarabilecek potansiyele sahip. Gümrük süreçlerinde gerçekleştirilecek basitleştirmelerle Türk limanlarının üçüncü ülkeler arası taşımalarda çok ciddi bir aktarma limanı olarak kullanılmasının yolu açılmalıdır. Kullanılan lojistik yazılımların kalitesi arttırılmalı, maliyetleri düşürülmeli ve yazılım kullanımı teşvik edilmeli. Demiryolu ağının lojistik merkezlere bağlanmasını sağlayacak altyapı yatırımları yapılmalıdır. Özellikle ihracat limanlarının demiryolu bağlantıları tamamlanmalı, demiryolu bağlantısı olan limanların kapasiteleri genişletilmeli ve dünya konjonktürü dikkate alınarak yeni limanların inşa edilmesi yönünde planlamalar yapılmalıdır.”
Yapay zeka, insansız araçlar, IoT, Metaverse: Ulusoy, yakın zamanda sektörde de deneyimlenen yapay zekâ, insansız araçlar, nesnelerin interneti (IoT) vb. uygulamalara 2022 yılı itibarıyla akıllı sözleşmeler, metaverse vb. uygulamaların da dahil olduğunu, sektör firmaları tarafından kullanılan RFID, CRM vb. sistemlerle gerçek zamanlı bağlantılar kurulduğunu, hızlı veri ağıyla süreçlerin daha sağlıklı yürütülmeye başladığını paylaşıyor: “UTİKAD olarak Türkiye Dijital Lojistik Platformu çalışmamız var. Bu platformla tüm dikey dijital yapıları entegre edebilecek, taşıma modları bazında doküman, veri ve bilgi paylaşımının yapılması sağlayacak bir ortam kurmayı hedefliyoruz.”
Uzak Ülkeler Stratejisi ile 18 hedef ülke: Yeni pazarlar bulmanın önemine de değinen Ulusoy, Ticaret Bakanlığı’nın bir süredir üzerinde çalıştığı Türkiye’nin ihracat menzilinin 2 bin km’den, 8 bin 500 km’ye çıkarılması hedefiyle Uzak Ülkeler Stratejisi’nin tanıtımının yapıldığını kaydediyor: “Strateji kapsamında şu ana kadar 18 hedef ülke belirlendi:  ABD, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Filipinler, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kanada, Malezya, Meksika, Nijerya, Pakistan, Şili, Tayland ve Vietnam. Stratejiyle öncelikli olarak ABD, Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerine ihracatın artırılması öngörülüyor.”
Yeşil lojistik: Ulusoy, motorlu araçlarda fosil yakıt kullanıma 2035 itibarıyla son verilmesi, vergilendirme politikalarının Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleriyle uyumlu hâle getirilmesi gibi birçok önlemin uygulamaya alınması gerektiğini anımsatan Ulusoy, Türkiye’nin, 2018 lojistik performans endeksinde 160 ülke arasında 47. olduğunu söylüyor: “Özellikle ulusal ve uluslararası lojistik üsler arasında sağlıklı ve sürekli bir koordinasyon sağlanması hedeflerimiz arasında yer almalıdır. İstanbul Havalimanı küresel kapsamda bir aktarma noktasıdır, her türlü ulaşım, depolama ve transfer alt yapısına sahiptir. Havalimanının dört etabının da tamamlanmasıyla yıllık 5.5 milyon tonluk hava kargo kapasitesine ulaşılması hedeflenmektedir. Turkish Cargo’nun hava kargo taşıma faaliyetlerinin tamamını İstanbul Havalimanı’ndaki Mega Kargo Tesisi SmartIST tesisine almasıyla 2022 yılı sonunda İstanbul Havalimanı kargo trafiğinde artış beklenmektedir.”

2023’te 20 milyar dolar hizmet ihracatı hedefi
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Çetin Nuhoğlu, lojistik sektörünün hizmet sektörlerine verilen destek kapsamına alınmasıyla yurt dışı yatırımlarının artacağını söyledi: “Ticaret Bakanlığı’nın büyük destekleriyle uluslararası nakliyeciler ve lojistikçiler tarihinde ilk kez mal ihracatı yaparmış gibi teşvikler alacak. Verilen destek miktarı ihtiyaca büyük ölçüde cevap verecek. 2021’de Türkiye’nin mal ihracatı 225 milyar dolar seviyesine çıktı. Toplam ihracatın 100 milyar dolarlık kısmı Avrupa’ya yapılıyor ve bunun da yüzde 47’sini biz karayolu nakliyecileri taşıdı. Bu dönemde hizmet ihracatımız ise 56.8 milyar dolar düzeyine ulaştı. İhracatımızın elde ettiği bu üstün performansta, Türk lojistik sektörü, itici güç oldu ve ihracatımız 2021’de 12 milyar dolar seviyesine çıktı. Küresel tedarik zincirlerinin, Dünya ticaret ve lojistik haritasının yeniden şekillendirildiği bu dönemde gelen bu destek paketiyle ülkemiz; Dünya ticaretinden aldığı payı artırma noktasında sahip olduğu coğrafi konum ve avantajlarını lojistik gücüyle birleştirerek önemli kazanımlar sağlayacak. Turizmden sonra ülkemizin en büyük hizmet ihracatçısı olan lojistik sektörü için bugüne kadar açıklanan en kapsamlı ‘Hizmet İhracatı Destek Paketi’ ile sektörümüz 2023 yılında hizmet ihracatını 20 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor.”
“Farklı ülkelerin taşımalarından pay almalıyız”: Nuhoğlu, bu dönemde küreselleşme yerine bölgeselleşme ve komşu ülkelerle çalışmanın öneminin net olarak ortaya çıktığını, Pandemi’de Avrupalı firmaların tarihinde ilk kez Türk TIR’larının önünü açtığını, vizesi biten sürücülerin ve araçların geçişine izin verdiğini çünkü karayolu taşımalarının devam etmesine mecbur kaldıklarını aktardı: “Türk lojistik firmalarının yaptıkları işler çok başarılı. Türkiye sınırları içerisinde kalmamalı, yurt dışına da yatırım yapmalıyız. Farklı ülkelerdeki taşımalardan da pay almalıyız. Verilen destekler bunun önünü açacak.”

Yüzde 40 büyüyen kargo kurye sektörü ilk kez buluştu
Yüzde 40’lık büyüme oranıyla dikkat çeken kargo, kurye ve dağıtım sektörü, Türkiye’de ilk kez Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’nde (PPIS) buluştu. Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) ve INPPES Fuarcılık’ın İstanbul’da düzenlediği Zirve’de sektörün geleceğini şekillendirecek otonom sistemler, yapay zeka ve yeşil lojistikteki güncel gelişmeler tanıtıldı. Kargo, kurye, lojistik, e-ticaret firmaları ile tedarikçilerini bir araya getiren Zirve’nin açılışını Ulaştırma ve T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu gerçekleştirdi.
Türkiye 3 kıtayı buluşturan ticari lojistik üssü olacak: KARİD Başkanı Fatih Önyol, Pandemi’de e-ticaretten kaynaklı yüzde 40’lık sipariş artışıyla Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden kargo kurye sektörünün geleceğini şekillendiren en önemli unsurların drone ve otonom araçlarla teslimat olduğunu vurguladı. Önyol, robotik sistemler ve dijital çözümlerden inovatif şekilde faydalanacak firmaların sektörde önlerinin açılacağını, yurt içinde sektörün önemli başarılara imza attığını söyledi: “Kargo, kurye sektörü, büyümesini ihracat kaynaklı artırmaya devam edecek. Bu noktada Türkiye, çok kısa bir sürede 3 kıtayı buluşturan bir ticari lojistik üssü olacak.” KARİD Başkan Yardımcısı, PPIS Organizasyon Komitesi Başkanı ve Aras Kargo Genel Müdürü Utku Ayyarkın, Zirve’de, sektör için kritik öneme sahip son etap lojistiğinin de gündem maddelerinden birini oluşturduğunu kaydetti.

Havada büyüme sürüyor
Dünyada THY dahil 290 havayolu şirketini çatısı altında toplayan ve hava trafiğinin yüzde 82’sini temsil eden Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA’nın verilerine göre; hava kargo performansını iyileştirmeye, kargo taşıma kapasitesi, talebin gerisinde kalsa da büyümesini sürdürmeye devam ediyor. 2021’de büyümesi kriz öncesi seviyelerin üzerinde seyir gösteren hava kargonun 2022’de büyüyeceği öngörülüyor.
IATA Genel Müdürü Willie Walsh’a göre; havacılık endüstrisi, Pandemi öncesi yolcu trafiği seviyelerine beklenenden erken dönebilir. Walsh, 2023’e geçerken toparlanmanın ivme kazanacağını düşündüğünü, çok güçlü rezervasyonlar ve çoğu seyahat engellerinin kalkmasıyla birlikte bastırılmış talepte uzun zamandır beklenen artışın nihayet gerçekleştiğini gördüklerini ifade etti. Mart 2022 IATA verileri, yolcu trafiğinde 2021’e kıyasla güçlü büyüme gösterdi ve Avrupa toparlanmaya öncülük etti.

Türkiye’nin ‘bölgesinin lojistik üssü’ olma hedefi devam ediyor
Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı ve Lojistik Derneği (LODER) Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tanyaş, “Türkiye bölgesinin lojistik üssü olmaya aday bir ülkedir” dedi. 2021’in kısmen bir toparlanma yılı olarak geçtiğini aktaran Tanyaş, 2022’nin bir gelişme yılı olmasının aşılama faaliyetlerinin ve alınan önlemlerin başarısına bağlı olduğunu ve 2021’e göre yüzde 7’lik bir büyüme öngörülebileceğini kaydetti. Tanyaş, “Türkiye’nin ‘bölgesinin lojistik üssü olma’ hedefi devam etmektedir. Türkiye, karayolu, havayolu ve denizyolu yük taşımacılığı altyapısını önemli ölçüde tamamlamıştır. Başta demiryolu yük taşımacılığı, çok modlu taşımacılık, lojistik merkezler, lojistik sistem standartları, dijitalleşme, yeşil lojistik ve lojistik koridorlar bazında eksiklikleri bulunmaktadır” diye konuştu. Tanyaş, Türkiye lojistik sektörünün iki katına yakın büyüyebileceğini öngördü.

Yorumlar (0)