Düzensizlikten Düzene

Hayat denen olgu sürekli iniş çıkışlarla dolu bir yolculuk olarak benzetilir çok zaman. İnsan denen varlık hayatın akışını kendine göre böyle algılarken aslında hayatın içinde kendine has bir sorun yoktur ve her şey yerli yerindedir.
İnsanın hayatında sorun olarak gördüğü ve kendisine sorun olan şeyler aslında insanın psişik enerjisini doğru dürüst bir nesneye, olguya, kişiye ve şeylere odaklamamasından başka bir şey değildir. Yaşamın karmaşıklaşmasının nedeni insanın çoğunlukla ne istediğini netleştirememesinden başka bir şey değildir. İnsan yaşam enerjisi vardır ve bunu bir şeye aktarmaz ve aktarılmayan; başka bir şeyde vücut bulamayan bu enerji insanı rahatsız etmeye başlar. Rahatsız eden bu enerji yanlış ve kişinin kendini yıkıcı şeylere vermesiyle hayat içinden çıkılmayacak kadar karışmaya başlar.
Yapılacak şey basittir aslında. Kişinin ilgisini ve yatkınlıklarını fark ederek bunu yapmak istedikleri şeye aktarmasıdır. Bu nedenle de birçok alan vardır kişinin kendisini gerçekleştirmesine katkı sağlayacak. İnsanlık binlerce yıllık gelişiminde bir sürü imkân yaratmıştır kendisine. Felsefe, bilim, sanat, edebiyat, tarih, sanat vs. gibi alanlar insanın kendini gerçekleştirmesine ve sahip olduğu enerjisini bu alanda uyumlaştırmasına olanak tanır ve bu imkânı ona sunar.
Birçok insan, bu alanların varlığına rağmen bunları görmez, yok sayarsa sanki ateşi yeniden bulmak, tekerleği yeniden icat etme gibi arayışlara girdiğinde kendi işini daha da zorlaştırmaya başlar.
Kontrol edilebildiği ve insana yeni fırsatlar sunduğu sürece düzensizlik bazen gereklidir. Düzensizliği yönetmekse bizim her türlü enerjimizi başarı ve mutluluk denen kavramlara aktarmamıza vesile olur.
Düzensizliğin kendisi, bir düzen değildir. Düzensizlik er ya da geç düzenli hale gelmesi gerekir ki düzen devam etsin. Sorunların içinde boğulan ve debelenen insanların çoğu bu düzensizlik girdabında yolunu şaşırmış kişilerdir genellikle. Karanlığa sövmenin bir ışık olacağını sanırlar ama yanılırlar. Karanlık demek ışık yoksunluğudur ve bu ışık yoksunluğu içinde düzenli ve sistemli bir çaba içinde olmakla giderilir.
Herkesin öyle ya da böyle bir amacı, hedefleri olmalıdır. Durumu her açıdan iyi olanların daha fazla olmalı ki süreklilik devam etsin. Durumu iyi olmayanlar veya iyi durumda olmayanların çoğunun bir amaç veya hedefleri vardır ama bunlardan bazıları da bu düzensizliğin altında ezilir. Bu durumda yapılacak şey bir yerden başlamak; küçük-büyük demeden bir çaba içine girmektir.
O yüzdendir ki emek yüce bir değer olarak kabul edilir. Ve her kim iyi ve anlamlı bir yönde bir çaba içerisindeyse öyle ya da böyle hayatı düzene girebileceği gibi, hayata da farklı katkılar yapacaktır.
Ve hayatı daha da güzelleştirmek için çaba içinde olan herkese de selamlarımızı gönderelim…

YORUM EKLE

banner235

banner229

banner216