banner472

banner458

banner457

İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Teknolojik gelişme ‘Sıfır İş Kazası’na götürüyor

“7. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı” 5-7 Mayıs’ta İstanbul’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından açıldı. 4 bin 152 kişi tarafından takip edilen etkinlik, ‘İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi’ temasıyla gerçekleştirildi.

ETKİNLİK 01.06.2014, 08:52 01.06.2014, 08:52
5326
İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Teknolojik gelişme ‘Sıfır İş Kazası’na götürüyor
VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul’da gerçekleştirildi. Organizasyona 45 farklı ülkeden bilim adamları, akademisyenler, bürokratlar ile sektörde faaliyet yürüten profesyoneller katıldı. 2001 yılından beri düzenlenen konferansın bu yılki teması “İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” olarak belirlendi ve bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği teknik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla incelendi.
Eş zamanlı olarak düzenlenen 38 oturumdaki 165 sunumda iş sağlığı ve güvenliği alanında öne çıkan başlıklarda değerlendirmeler yapıldı. 3 gün süren etkinliğin açılış konuşmasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik gerçekleştirdi.
Bakan Faruk Çelik, iş kazalarının yüzde 98’inin ve meslek hastalıklarının yüzde 100’ünün önlenebilme olanağı varken, dünyada hergün yaklaşık 1 milyon iş kazası meydana geldiğini, her 15 saniyede 160 iş kazası yaşandığını söyledi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünyada her yıl iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu 2 milyon 300 bin kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Çelik, şöyle konuştu: “1 çalışan dahi hayatını kaybettikten sonra, binlerce milyar dolarlık ihracat yapsanız ne anlamı var inancı içerisindeyiz. 1 işçi dahi sakat kalsa, engelli durumuna gelse, binlerce ton üretim yapsanız neye yarar anlayışıyla olaya bakıyoruz. Onun için ülkelerin kalkınması, insani değerler üzerine inşa edildiği zaman anlamlıdır ve değerlidir. Her alanda olduğu gibi çalışma hayatında da önce insan demek ve bunun gereğini yapmak durumundayız.”
Çelik, Türkiye’de 2002’den 2012’ye kadar işçi, çalışan sayısındaki artışın yüzde 128, işyeri sayısındaki artışın yüzde 111 düzeyinde olduğunu belirterek, “Bu artışlar olmasına rağmen 100 bin işçide ölüm oranı 17’den 6’ya gerilemiştir. Artık iş kazalarıyla ilgili beyan zorunluluğu geldiği için 2012 rakamı çok net bir rakamdır. Arkadaşlarımız Türkiye’nin iş kazalarında dünyada üçüncü olduğunu söylüyor. Neye göre arkadaşlar?” sorusunu yöneltti.

Taşeron işçi sorunsalı
Konferansta katılan DİSK Başkanı Kani Beko, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2012 verilerine göre, iş cinayetleri sayısının 744 olduğunu aktararak, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin bu sayıyı en az 1235 olarak belirlediğini kaydetti. Beko, Türkiye’de bir işçinin AB ülkelerindeki bir işçiden haftada ortalama 12 saat fazla çalıştığını, TÜİK verilerine göre 50 saat ve üzerinde haftalık çalışma süresine sahip olanların, iş başındaki çalışanların yüzde 40’ını oluşturduğunu, her dört kişiden birinin haftalık 60 saatin üzerinde çalıştığını anlattı. Türkiye’de resmi rakamlara göre kayıtlı taşeron işçi sayısının 2002-2011 yılları arasında 387 binden 1 milyon 687 bine yükseldiğini söyleyen Beko, “İş cinayetlerinin önemli bir kısmı taşeron firmalarda gerçekleşmektedir. Bu manzara ortadayken, zaten var olan ancak hukuksuz biçimde gasp edilen yasal haklar ilk kez veriliyormuş gibi yapılmaktadır. Bu kandırmaca ile hedeflenen taşeron uygulamalarını yaygınlaştırmak, yasa dışı taşeron ilişkisini yasal çerçeveye kavuşturmaktır” diye konuşu.

3M yeni ürünleriyle dikkat çekti
Konferans kapsamında açılan fuar alanında 19 ülkeden 89 firmanın iştirakiyle sektördeki teknolojik gelişmelere bağlı olarak sürekli yenilenen mühendislik çözümleri, kişisel koruyucu donanımlar ve iş sağlığı ve güvenliği alanında verilen hizmetler tanıtıldı. Fuar organizasyonuna 3000’in üzerinde katılım gerçekleşti.
Fuara katılan 3M, özellikle solunum, göz ve işitme koruma kategorilerinde yer alan ürünleriyle ön plana çıkıyor. 3M 6500 serisine yeni eklenen yarım yüz maskeleri solunum korumasında konfor, dayanıklılık ve güvenilirliği bir arada sunuyor. Diğer maskelerde olmayan hızlı açılabilme özelliğine sayesinde bu ürünler, boya, demir-çelik gibi kirli alanlara diğerine girip çıkmayı gerektiren sektörlerde çalışanlara kolaylık sağlıyor. Kullanıcılar, işlerine ara verdikleri zaman maskeleri boyunlarına indirebiliyorlar, bu sayede tamamen çıkarmak zorunda kalmıyor.

Kalite OSGB, orta ölçekli işletmeleri öncelikliyor
Kalite OSGB, 17 yıl önce ilk yardım eğitim merkezi olarak kuruldu. Daha sonra iş sağlığı ve güvenliği temel eğitimleri ve işyeri hekimliği temel eğitimlerini hizmet yelpazesine dahil ederek entegre hizmet yapısına kavuşan Kalite OSGB, İstanbul ve çevresine hizmet veren bir yapıya büründü. Kalite OSGB Kurumsal Satış ve Pazarlama Yöneticisi İSG Uzmanı-Gıda Mühendisi Eda Eroğlu, sektörde öncü bir firma olduklarını hızlı gelişim sürecini yeni iş sağlığı ve güvenliği yasasının çıkmasıyla daha da arttırdıklarını anlatıyor. Sektördeki bilinçlenmenin sektör için olumlu bir gelişme olduğunu aktaran Eroğlu, “Asıl olan işverenin bilinçlenmesidir. Bu noktada işverenlere büyük sorumluluk düşüyor. Sektördeki sıkıntıyı da gözlemleyerek bu alanda ciddi çalışmalar yürütüyoruz ve KOBİ’lerin bu alandaki gelişimi önemli. Kalite OSGB olarak öncelikli olarak KOBİ’lerin orta ölçekli yapılarını hedefliyoruz” diye konuştu. Ayrıca Kalite Akademi olarak, saha oryantasyon eğitiminin önemli olduğunu, uzmanlara saha tecrübesini sağlayacak eğitim hizmetleri verdiğini duyuran Eroğlu, dokümantasyon paylaşımları da yaptıklarını duyuruyor.

Brey İş Güvenliği büyümeye odaklı
İş Sağlığı ve güvenliği alanında 2007 yılından bu yana hizmet veren Brey İş Güvenliği, sunduğu ürünlerde sektörün en uzman üreticileriyle çalışıyor. Aynı zamanda ihtiyaçları doğru belirlemek ve en uygun ürünü sunmak adına da teknolojik gelişmeleri yakından takip eden piyasada bulunmayan ancak ihtiyaç duyulan her türlü ürünün tedariğini sağlıyor. Brey İş Güvenliği Danışmanı Ramazan Yalçın, “Tedarikçi bir firmayız. Ürünlerimizi hastaneden, otomotive, demir çelikten, beyaz eşyaya kadar çok sayıda firma kullanıyor” diyor. Sektörün gelişimine paralel hızlı verimli bir 2013 yılı geçirdiklerini anlatan Yalçın, sektörün en önemli projelerinden birini geçen yıl Turkcell ile gerçekleştirdiklerini anlatıyor. Büyümelerini yeni ürün ve markalarla desteklediklerini anlatan Yalçın, “Minimum 2 veya 3 kat büyümemiz sözkonusu. Bu yıl yeni markalarımızı piyasada oturtmak önemli. Sektörde ihtiyaç olan ve çözüm bulunamayan alanlara çözüm bulmak istiyoruz. Bu yıl yüzde 15 büyüme hedefine de ulaşacağımızı öngörüyoruz” diye konuştu.

Drager, çalışan sağlığını koruyor
125 yıllık Alman Drager firması yaklaşık 11 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini sürdürüyor. Gaz algılama cihazları ve kişisel koruma donanımlarında dünya devi olduklarını belirten Drager Pazarlama Müdürü Pelin Korkmaz, çalışan sağlığını koruyan ekipmanlar ile kurum emniyeti sağlayan ürünlerin satış ve satış sonrası hizmetini verdiklerini belirterek, “Üretim yapılan her yer hedef kitledir” diyor. Sektörde yasadan önce en önemli zorluğun bilinç yaratmak olduğunu aktaran Korkmaz, yasanın bu sürece ivme kazandırdığını ve devlet tarafından caydırıcı önlemlerle bu alanda ciddi gelişme yaşanacağını öne sürdü.
Korkmaz, “Bence asıl zor olan çalışanların kullanması gereken ekipmanları kullanmalarını sağlamak. Bu zamanla oluşacak bir şey. İllaki 8 saat boyunca aynı şeyi taşımak kolay değil. Ama gerekliliği hayati önem taşıyor. Drager’in ürünleri ağırlıklı solunum yoluyla ilgili ve kullanılmasının önemi zamanla ortaya çıkıyor” diyor. Türkiye’deki 2013 yılı değerlendirmesi yapan Korkmaz, yasayla bilincin artmasıyla satış adetlerinde artışlar yaşadıklarını belirtiyor. Kormaz, aylık olarak Türkiye’de 3 bin firmaya ürün ve uygulama bilgisi paylaştıklarını belirtiyor.

Honeywell, Türkiye’nin büyümesine güveniyor
Honeywell Güney Avrupa ve Türkiye Satış Müdürü Raphael Ersonmez, uluslararası dev kuruluş olarak Türkiye’nin kendileri için önemli bir Pazar olduğunu belirterek, iş sağlığı ve güvenliği alanında birçok ürünü piyasaya sunduklarını söyledi. Dünya genelinde 140 bin çalışanı olan Honeywell’in Türkiye’nin ortalama yüzde 4 büyümesinden etkilendiğini aktaran Ersonmez, Türkiye’de ağırlıklı otomotiv ve beyaz eşya firmalarına hizmet verdiklerini duyurdu. Birçok iş kolunda faaliyet yürüten Honeywell için iş sağlığı ve güvenliği konusunun önemli olduğunu belirten Ersonmez, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun çıkması sektörde farkındalığı yaratmak açısından önemli bir gelişme oldu. Yasayla birlikte birçok sektör firmamızın hedef kitlesinde yer alıyor. Ağırlıklı teknik çözümler sağladığımız için iş güvenliğinde çalışan her firmanın önemli olduğunu düşünüyoruz” bilgisini verdi. Çalışanların niteliğinin yüzde 10’unun ağırlıklı Ar-Ge bölümünde çalıştığını ve sattıkları ürünü kendileri ürettiği için Ar-Ge’nin kendileri için önemli olduğunu kaydeden Ersonmez, şu bilgileri verdi: “Büyük firmaları direkt ziyaret ediyoruz. Ölçek olarak daha küçük firmalara ise bayi ağıyla ulaşıyoruz. Türkiye’de yer alan ana sanayinin çoğuyla direkt çalışıyoruz. Baretten başlayarak ayakkabıya kadar tüm ihtiyaçları üretici firma olarak karşılıyoruz. Örneğin kulak tıkacında dünyanın ilk 3 firmasından biriyiz. Türkiye’de ciromuz büyüyor.”

Avea, yeni servisi “AveaİSG”’yi tanıttı
Avea, farklı sektör ve iş kolunda yer alan, farklı ölçeklerdeki kurum ve kuruluşlara sunduğu yenilikçi ve hayatı kolaylaştıran hizmetlerine bir yenisini daha ekliyor. Avea’nın, işletmelerin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) alanında ihtiyaç duyacağı tüm çalışmaları tek bir yapı altında organize etmelerini ve kolaylıkla yönetmelerini sağlayan yeni ürünü “AveaİSG”yi tanıttı. Türkiye’deki tüm işletmelerin kullanımına uygun ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na uyumlu olarak hazırlanan “AveaİSG”, SMS, elektronik posta ve detaylı raporlama sistemi ile iş takibini kolaylaştırıyor. Avea’nın bulut sisteminin avantajlarını da sunan servis, kurumların ve işletmelerin, İş Sağlığı ve Güvenliği sorumluluklarını maliyetli yatırımlar yapmadan bulut üzerinden hem bilgisayardan hem de tablet üzerinden kolayca yönetebilmesini sağlıyor.

Kıvanç Group’un CE belgeli ürünleri
Bedri Koza tarafından yaklaşık 32 yıl önce temelleri atılan Kıvanç Group, bugün 2. kuşaktan Kıvanç Koza tarafından yönetiliyor. Sektöre itfaiye ekipmanları ve cihazlarının temin ve satışı olarak adım atan Kıvanç Group, bugün itfaiye kıyafetlerinin üretiminin yanısıra mühendislik, madencilik ve güvenlik alanında  da hizmet veriyor. Kıvanç Group’un iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmalarını Kıvanç Group İletişim Koordinatörü Yeşim Türkay, şöyle anlatıyor: “İlk aşamada itfaiyeciler için koruyucu elbise üretiminin yanısıra endüstriyel koruyucu elbiseler ve arama kurtarma, orman koruyucu elbiseleri de üretiyoruz. Sektörde özellikle Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vererek nano kumaşlardan özel üretim yapıyoruz. Tüm ürünlerimiz CE sertifikalı olarak müşteriye sunulmaktadır.”
İtfaiye elbiselerinin yanında Türkiye’de demir çelik sektöründe metal sıçramalarına karşı ürünlerine yoğun talep olduğunu aktaran Türkay, aynı zamanda elektrik arkından kaynaklanan hasarlara karşı da özel üretim yaptıklarını duyuruyor. Türkay, şu bilgileri veriyor: “Büyük elektrik santralleri ve ızgaralarının üstüne çıkan veya çalışan insanlarının vücutlarına yüklenen elektriği boşaltan özel ürünlerimiz var. Ayrıca yangın önleme aparatlarında sektör devi uluslararası markalarla işbirliği gerçekleştiriyoruz.”

Yeşim Türkay, iştirakleriyle birlikte 2013’te 70 milyon TL ciro yaptıklarını ve bu yıl 100 milyon TL ciro hedeflediklerini anlattı.

Yorumlar (0)