Cumhuriyet’in 100. yılında sanayi ve teknoloji vizyonu; 2023 SANAYİ VE TEKNOLOJİ STRATEJİSİ

Türkiye ilk kez bu ölçüde ileri teknolojili milli ve yerli üretime yoğunlaşıyor. Bu yönde planlı bir “reform yolu” açıldı ve yeni ekonomik hikaye bu yolda, teşvik ve desteklerle yazılacak.

Cumhuriyet’in 100. yılında sanayi ve teknoloji vizyonu; 2023 SANAYİ VE TEKNOLOJİ STRATEJİSİ

2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin tanıtım toplantısında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sanayi ve teknoloji alanında Türkiye’nin 2023 vizyonunu ve yol haritasını açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhuriyet’in 100’ncü yılının kutlanacağı 2023 için vizyonunu oluşturdu, yol haritasını belirledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ni açıkladı. Makine Kimya Endüstri Kurumu’nun (MKE) Ankara’daki Sanayi ve Teknoloji Müzesi’nde iş dünyasına seslenen Bakan Varank, 11. Kalkınma Planı’nın odağında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu, 2023’e giden yolda somut hedefler belirlediklerini söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Stratejisi Tanıtım Toplantısı’na; Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları; Çetin Ali Dönmez, Mehmet Fatih Kacır, Türk Patent ve Marka Kurumu  (TÜRKPATENT) Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Habip Asan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, KOSGEB Başkanı Prof.Dr. Cevahir Uzkurt, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sanayiciler ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
“Türkiye ekonomisi, sanayi ve teknolojinin öncü rol oynayacağı yeni bir döneme girdi. Nihai hedefimiz, Türkiye’yi küresel eğilimlere yön veren, öncü bir aktör haline getirmek” diyen Varank, stratejinin 5 ana bileşeni ve 23 alt politikasını ayrıntılarıyla anlatırken; “Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi hedefimize bu strateji belgesiyle ulaşacağız” diye konuştu.
Milli Teknoloji Hamlesi
Dördüncü Sanayi Devrimi’nin getireceği teknolojilerin, önümüzdeki 5 yılda küresel ekonomiye 4 trilyon dolara yakın katkı sağlaması beklendiğini belirten Varank, şunları ifade etti: “Biz bu dönemin paradigma değişimlerini, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve toplumsal refah artışı için bir fırsat olarak görüyoruz. Bu dönüşüm sürecinde aktif rol almayı ve yeni teknolojilerin pazarı değil üreticisi olmayı hedefliyoruz. İşte bu vizyonumuza da Milli Teknoloji Hamlesi diyoruz.
Milli Teknoloji Hamlesiyle ülkemizin; küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek, sanayide katmadeğerli üretimi geliştirecek ve kritik teknolojilerde atılım sağlayacağız. Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerde tekelleşmeye itirazdır. Tekelleşmeye karşı çıkmanın yegâne yolu da özgün teknolojiler üretebilmektir. Bunu başardığımızda; hem bu zorlu coğrafyadaki varlığımızı güçlendirecek; hem de insanlık yararına teknoloji yaklaşımıyla, ilkelerimizi daha güçlü bir şekilde savunacağız.”
Milli gelirde imalat sanayi payı
Bakan Varank, odağında sanayi ve teknoloji bulunan 11. Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlanan Strateji çerçevesinde somut hedefler belirlediklerini açıkladı. Milli gelirde imalat sanayisinin payını artırmayı amaçladıklarını belirten Varank şöyle konuştu: “Son 10 senede ortalama yüzde 16.5 olan bu payı, 2023 yılında yüzde 21’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yenilikçi ve daha gelişmiş bir sanayi için, sanayide çalışan işçi başına katmadeğeri 35 bin dolara ve imalat sanayisi ihracatını da 210 milyar dolara yükseltmek istiyoruz.”
İhracatın teknoloji yoğunluğu
Ar-Ge’de dünyada söz sahibi 23 firma hedefi: Bakan Varank, ihracatın teknoloji yoğunluğunun artırılmasına öncelik verdiklerine işaret ederek, imalat sanayisi ihracatında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 50’ye çıkarmayı istediklerini kaydetti. Daha rekabetçi ve yüksek katmadeğerli üretime giden yolun Ar-Ge’ye yapılan harcamalardan geçtiğini ifade eden Varank şu bilgileri paylaştı: “Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payını yüzde 1.8’e, bu alanda çalışan insan kaynağımızı 300 bin kişiye ve araştırmacı sayımızı 200 bin kişiye çıkaracağız. Ar-Ge yatırımlarında dünyada söz sahibi olan ilk 2 bin 500 firmalık listeye, ülkemizden en az 23 firmayı sokmak istiyoruz.”
Yazılıma yatırım
500 bin yazılımcı ve 23 akıllı ürün hedefi: Teknolojik dönüşümün temel sürükleyicisinin beşeri sermaye olduğunu vurgulayan Varank, yazılım alanında en az 500 bin çalışanın olmasını hedeflediklerini belirtti: “2023 yılına kadar, ülkemizde teknoloji tabanlı işlere yapılan yıllık yatırımların büyüklüğünün 5 milyar liraya ulaşmasını amaçlıyoruz. Yeni teknolojilerle birlikte akıllı ürün ve hizmetler, piyasada baskın olmaya başladı. Bu noktada Türkiye’nin, yıkıcı teknoloji alanlarında küresel ölçekte marka olacak en az 23 akıllı ürün çıkarmasını hedefliyoruz. Bunları yapacak, yenilikçi, fırsatları en iyi şekilde değerlendiren girişimcilere ihtiyacımız var.”
2023’e kadar 10 “Turcorn” hedefi
Unicorn yatırıma milli isim; Turcorn: Bakan Varank, girişim seviyesinden 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketlere “unicorn” (mitolojide tek boynuzlu at) denildiğini ve dünyada 300’e yakın unicorn bulunduğunu kaydederek, “Ülkemizden de unicornlar çıksın, başarılarıyla adlarından söz ettirsin, hatta bunlara da ‘Turcorn’ denilsin istiyoruz. Bu kapsamda 2023’e kadar en az 10 Turcorn hedefimiz var” dedi. Sanayici, girişimci ve araştırmacılara paydaş-odaklı bir yaklaşımla tek noktadan destek sunmanın önemini dile getiren Varank, bu kapsamda ilk muhatap olacaklarını ve Bakanlık bünyesinde yeni mekanizmalar kurgulayıp, verimliliği artıracaklarını açıkladı.
Bileşenler ve politikalar
Bakan Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde 5 ana bileşen ve 23 alt politika belirlediklerine dikkat çekerek, ana bileşenleri şöyle özetledi:
“- İlk bileşenimiz ‘Yüksek Teknoloji ve İnovasyon.’ Burada amaç, ülkemizi kritik teknolojilerde rekabetçi bir yapıya kavuşturup, küresel ligde önemli bir oyuncu haline gelmek.
- ‘Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi’ ile teknoloji odaklı sanayileşme için somut adımlar atacağız.
- Girişimcilik alanında uygulayacağımız politikalarla fikirden ürüne kadar tüm süreçte girişimci sayısını artıracak ve ekosistemi daha da güçlendireceğiz.
- Beşeri sermayenin dönüşümü ve altyapı alanında hayata geçireceğimiz politikalar, başarıya giden yolun hızlandırıcıları olacak.”
Teşviklerde perspektif
50 milyonun üstü yatırıma özel teşvik: Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programına da değinen Varank, 11. Kalkınma Planı’nda da yer alan programın, yüksek katmadeğerli ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretiminin amaçlandığını hatırlatarak, bu kapsamda odak sektörlerdeki öncelikli ürünleri destekleyeceklerini kaydetti: “Bu kapsamda Ar-Ge, Ür-Ge, yatırım, pazarlama ve ihracat süreçlerini uçtan uca yönetecek, alıcı ve üreticiyi aynı anda teşvik edeceğiz. Programla destekleyeceğimiz yatırımlar, stratejik yatırım teşviklerinden faydalanacak. Yatırım tutarının 50 milyon lirayı aşması durumunda, proje bazlı teşvik sistemini devreye sokacağız” dedi. Yatırımlara sunulacak destek paketinde, belirleyici ölçütlerden biri de projenin katmadeğeri olacak.
Pilot uygulama: ‘Makine Sektörü’
Varank, tüm süreci tek pencereden yöneteceklerini kaydetti ve kamunun alıcı olduğu projelerde alım garantisi mekanizmasının çalışabileceğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Böylelikle üretimde dışa bağımlılığı azaltıp, cari açığı kalıcı olarak düşürecek ve küresel rekabette elimizi güçlendireceğiz. Pilot uygulama olarak makine sektörüyle başlıyoruz. Ürün listemiz bugün itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlandı. Ekim ayıyla ilk çağrımıza çıkarak, yatırım başvurularını almaya başlayacağız. Bugün web sitemizden de gerekli detaylar öğrenilebilecek.”
Nihai hedef: Türkiye’yi küresel eğilimlere yön veren, öncü bir aktör haline getirmek: “Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi” hedeflerimize bu strateji belgesiyle ulaşacağımızı kaydeden Varank, Türkiye ekonomisinin sanayi ve teknolojinin öncü rol oynayacağı yeni bir döneme girdiğini söyledi:
“Uyguladığımız tüm politikalarda çevreye daha duyarlı, daha yeşil bir üretim ekosistemini teşvik edeceğiz.  Gençlerimize nitelikli iş imkânları sağlayıp; sanayi ve teknoloji üretiminde söz sahibi ülkeler arasında yer almak istiyoruz. Nihai hedefimiz belli. Türkiye’yi küresel eğilimlere yön veren, öncü bir aktör haline getirmek. Bunu da hep birlikte başaracağız.”
6 temel politika
Mustafa Varank, stratejide yüksek teknoloji ve inovasyon alanının 6 temel politikasını şöyle aktardı:
“- Teknolojik yetkinlik ve sektörel yol haritaları belirlenecek. İlk aşamada yetkinlik ve kaynakların yüksek olduğu alanlara odaklanılacak.
- Hızlı sonuç alınacak alanlardan yola çıkılacak.
- Yol haritasında ekosistemler de dikkate alınacak.
- Otomotiv sektörü, mobilite ekosistemindeki yeriyle birlikte ilaç sektörü, sağlık ve yaşam bilimleri ekosistemi içinde değerlendirilecek.
- Milli ve özgün ürünler üretmek için kritik teknolojilere ilişkin de yol haritaları olacak.”
Bakan Varank, “Teknoloji ve sektörel yol haritaları, Ar-Ge’den ticarileşmeye kadar devam eden tüm inovasyon döngüsünü kapsayacak. Hazırlık aşamasında akademi, STK, sanayici ve girişimcilerden oluşan çalışma gruplarından destek alacağız” dedi.
Stratejik malzemeler
Öncelikli sektörler için stratejik malzemeler geliştirilmesi teşvik edilecek. Mustafa Varank şu başlıkları paylaştı:
“ - Kimya ve ilaç, ulaşım araçları, makine, bilgisayar, elektronik, optik, elektrikli teçhizat sektörlerinin ihtiyacı olan stratejik malzemeleri belirleyeceğiz.
- Orta ve uzun vadeli kaynak planlaması yaparak, temel malzeme teknolojilerinde altyapı yatırımlarını tamamlayacağız.
- Stratejik maden ve malzemelerin alternatiflerinin geliştirilmesi için üniversiteler ve mükemmeliyet merkezlerine hedefler koyacağız.
- Bu alanlarda çalışan bilim insanlarımızı destekleyerek araştırma faaliyetlerine teşvikler sunacağız.
- Ar-Ge ekosisteminde faaliyet gösteren merkez, üniversite, laboratuvar ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ne ürün bazlı hedefler tanımlayacağız.
- Araştırma altyapılarını sanayinin ihtiyaçlarına çözüm üreten uzman merkezler şeklinde yapılandıracağız. 
- Üniversiteler, OSB’ler ve TGB’lerde bulunan makine, teçhizat, laboratuvar ve test ekipmanları envanteri çıkarılarak, sanayinin ve akademinin ortak kullanımına açacağız. Böylece aynı yatırımların tekrar yapılmasının önüne geçilecek.”
Kamu, altın hisseyle stratejik girişimlere ortak olacak
Varank, Türkiye markalarını küreselleştirmek için gerekli adımları atacaklarını, teknoloji standartlarının gelişiminde aktif rol alacaklarını, test merkezi ve sertifikasyon faaliyetlerine ağırlık vereceklerini anlattı. Özellikle 5G, robotlar ve otonom araçlar gibi alanlardaki mevzuat çalışmalarında proaktif olacaklarını kaydeden Varank, bağlantılı, elektrikli ve otonom teknoloji tedarikçilerinin taleplerini karşılamak ve yakın coğrafyaya hizmet vermek üzere “Otomotiv Akreditasyon ve Sertifikasyon Merkezi” kuracaklarını açıkladı.
Varank, yıkıcı teknolojilerde küresel girişimler kurmak için harekete geçtiklerini, Türkiye’nin Otomobili Girişimi’nin bu yönde atılan önemli bir adım olduğunu söyledi. Bu projenin otomotiv ana ve yan sanayi tedarikçilerinin dönüşümüne ve ihracat katkılarının artmasına hizmet edeceğini belirten Varank, Türkiye’nin bu girişim sayesinde, bağlantılı ve otonom elektrikli araçlar pazarında küresel bir oyuncu olma fırsatına da erişeceğini ifade etti.
Varank, fikri mülkiyet haklarının altyapısını ve uygulama çerçevesini güçlendireceklerini, kamunun elindeki patent, faydalı model gibi hakların envanterini çıkarma çalışması sürdürdüklerini bildirdi. Varank, kamu fonlarıyla desteklenen ve stratejik görülen girişimlerin fikri sınai haklarının Türkiye’de kalması için önlemler geliştireceklerini aktardı: “Örneğin; kamunun altın hisseyle stratejik girişimlere ortak olması alternatifini değerlendireceğiz.”
Türkiye’ye özgü “Dijital Dönüşüm ve Yetkinlik Merkezleri” geliyor
Varank, Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin ikinci sacayağının “Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi” olduğuna işaret ederek, bu kapsamda dijital dönüşümden rekabet öncesi işbirliğine, teşvik sistemi reformundan sanayinin finansmanına, bütüncül bir yaklaşımla gerekli adımları atacaklarını aktardı.
Firmaların dijital dönüşüm olgunluk seviyelerini belirleyeceklerini, sektörel ve işletme büyüklüğüne göre karşılaştırmalar yapacaklarını kaydeden Varank, “Türkiye’ye özgü bir model geliştireceğiz. Dijital Dönüşüm ve Yetkinlik Merkezleri kuruyoruz. Bu merkezlerin yönetişim modeli, kamu ve özel sektörün yanı sıra uluslararası işbirliklerini de kapsayacak. Yeni istihdam alanları belirleyip, yetkinlik bazlı eğitim destekleri geliştireceğiz” dedi.
Atılacak diğer adımlar
Mustafa Varank, sanayinin kurumsallaşması ve ihracatı güçlendirmek için de bir dizi adım atacaklarının altını çizerek, şu bilgileri iş dünyası ile paylaştı:
“• Şirketlerin kurumsal yönetişim becerilerini geliştirici destekler olacak.
• KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmak için stratejik birleşmeleri teşvik edeceğiz.
• KOBİ’lerin doğrudan ihracat yapabilmesi için e-ticaret imkanlarını geliştireceğiz. Veri merkezi yatırımları ve bulut bilişim uygulamaları gibi alanlarda çalışmaları başlattık.
• Gelecek dönemde sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını daha da artırıp, rekabet öncesi işbirliği mekanizmalarını işleteceğiz.
• ‘Savunma ve Havacılık, Elektrikli Otomobil, Petrokimya, İletişim Teknolojileri’ gibi alanlarda stratejik kümeleri destekleyeceğiz.
• Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ve Yeni Yatırım Teşvik Sistemi için de öncelikleri belirledik.  Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Mart 2019’da yeniden yapılandırıldı. Ağustos’ta yaptığımız toplantıda tüm tarafların mutabık kaldığı 35 eylemi hayata geçirme kararı aldık. Yatırım teşviklerini yalın ve daha etkin bir yapıya kavuşturacağız. Amacımız, firmaları daha fazla Ar-Ge yapmaya ve teknolojik ürün geliştirmeye teşvik etmek, benzer şekilde yabancı sermayeli şirketlerin de Türkiye’de Ar-Ge merkezleri açmasını güçlü bir şekilde destekleyeceğiz.
• OSB ve TGB ortaklığında ihtisaslaşmış fonlar kurulmasını sağlayacağız.
• Bölgesel kalkınma, istihdam ve markalaşma alanında da her bölgenin dinamiklerine uygun kümelenme ve markalaşma destekleri verip altyapı yatırımlarını da buna göre şekillendireceğiz.
• Sanayi finansmanı altyapısını güçlendirmek istiyoruz, alternatif finansman modelleri geliştirilmesi şart. Kitle fonlaması, girişim ve risk sermayesi, hisseye dönüşebilir tahvil ihracı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması için paydaşlarla düzenleme yapacağız. Yüksek büyüme potansiyeli olan işletmelerin halka açılmalarını kolaylaştıracak, özendirecek, girişim sermayesi fonlarını kamu kaynaklarıyla destekleyeceğiz.
•  OSB ve TGB gibi yapıların ortak olduğu ihtisaslaşmış fonların kurulmasını sağlayacağız. OSB'lerde uzun vadeli arsa ve bina kiralama, edindirme modelleri oluşturacağız.
• Özkaynaklarıyla yatırım yapan firmalar için teşvik sisteminde yeni teşvik enstrümanları geliştireceğiz.
• Kredi maliyetlerini azaltmak için Hazine ve Maliye Bakanlığımızla çalışmalar yapacağız.
• Mevcut yetenek havuzunun dönüşümü için veri analitiği ve veri okur-yazarlığı eğitimleri alanında seferberlik başlatıyoruz. Dijital teknoloji uzmanı ve dijital teknoloji yöneticisi gibi yetkinlikleri gösteren ‘dijital rozet’ uygulamasına geçiyoruz.
• Milli Eğitim Bakanlığı ile ihtiyaç duyulan teknolojik eğitim müfredatını ve altyapı ihtiyacını belirleyeceğiz. Yazılım teknolojileri ve endüstriyel tasarımın müfredata eklenmesini son derece önemli buluyoruz.
• Meslek yüksekokulu ve meslek lisesi öğrencilerini sanayi ve teknoloji alanlarında kariyer yapmaya özendirecek modeller oluşturacağız. Bu okullardan mezun olanların, kendi alanlarında çalışmalarını desteklemek için teşvik ve vergi indirimleri gibi mekanizmalar geliştireceğiz.
• Kuracağımız 100 DENEYAP teknoloji atölyesinde 5 yılda yaklaşık 50 bin özel yetenekli öğrenci teknoloji eğitimi alacak. Bu yıl ilk defa Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’nı uygulamaya başladık. Yurt içinde çalışan ya da kamu imkanlarıyla yurt dışına gönderilen araştırmacıların odak teknoloji alanlarında yetkinliğini artırmayı hedefliyoruz. Uluslararası araştırma merkezleri ile işbirlikleri yapmak istiyoruz. Yurt dışındaki üstün başarılı yabancı uyruklu akademisyenlerin Türkiye’ye transferini teşvik edecek programlar geliştireceğiz.
• Açık Kaynak Platformu ile yazılım maliyetlerini azaltmayı, yazılımcı sayımızı artırmayı ve açık kaynak alanında çalışan girişim sayısını artırmayı hedefliyoruz.  İlk olarak kamu kesiminin mevcut ve yeni alımlarında, açık kaynak yazılımlara geçişi için yol haritası belirleyeceğiz. Açık kaynak yazılım ekosisteminin kamu ve özel sektör tarafından desteklenmesini sağlayacağız. Bu amaçla hızla hayata geçirilebilir, yaygınlaştırılabilir ve yenilikçi bir yazılım eğitimi modeli hazırlanacak.
• Yazılımcı olmayı itibarlı bir kariyer haline getirmek istiyoruz, bunun bir seferberlik başlatılacak ve genç yeteneklere yeni imkanlar sunulacak.
• Türkiye genelinde, veri iletişim hızı ve güvenilir veri iletişim altyapısı için gerekli destekleri sağlayacağız. Bu alanda ürün geliştiren yerli teknoloji tedarikçilerini teşvik edip, kamu alım desteği imkanı sunacağız.
Veri haberleşmesi konusunda uluslararası standartların geliştirilmesine katkıda bulunacağız.
• Açık veri reformu hızla hayata geçirilecek.
• Yapay Zeka Enstitüsü kuracağız. Kurum yapay zeka alanında Ar-Ge çalışmaları yürütecek ve ülke ölçeğinde yüksek katmadeğerli projeleri hayata geçirecek.
• Türkiye’de kalması gerekli ve stratejik olan verinin tanımını, güvenlik seviyesini, depolama ve iletişim standartlarını belirleyeceğiz. Veri güvenliği çerçeve mevzuatını tamamlayacağız.
• Sanayinin dijital dönüşümü için gerekli yazılımları ve altyapıları bulut teknolojilerine uyumlu olarak geliştireceğiz.
• Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli projelerindeki siber güvenlik risklerini belirleyip, gerekli önlemleri alacağız. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve TGB’lerde kullanılanlar başta olmak üzere, yazılımların sızma testleri için yerli teknoloji tedarikçilerini geliştirip sertifikasyonlarını destekleyeceğiz. Siber saldırıların etkisinin yüksek olabileceği sektörlerde, siber güvenlik yerli altyapıları kurulmasının planlamasını ilgili kurumlarla yaparak mevzuat ve ek finansman desteği sağlayacağız.
• Ulusal blokzincir altyapısı geliştirilecek. Blokzincir tabanlı ağ oluşturulması çalışmalarını teşvik edeceğiz. Kamu uygulamalarından blokzincir altyapısına taşınabilir olanlar tespit edilip Açık Kaynak Platformu bünyesinde projelendirilecek. Yeni iş modellerinin blokzincir altyapısındaki pilot uygulamaları için test ortamı ve katılımcı kümesi oluşturacağız.
• Sanayide enerji verimliliğini sağlayacak teknolojik yetkinliği artıracağız. Yeni nesil teknolojik ürünlerin enerji sektöründe oluşturacağı dönüşüm ihtiyaçları için ilgili paydaşlarla çalışacağız. Öncelikli sektörlerin yoğunlaştığı OSB’lere, enerjinin güvenli tedariği için iletim yatırımları yapılacak, çeşitli destek mekanizmalarıyla enerjiye erişimi kolaylaştıracağız.
• OSB ve endüstri bölgeleri başta olmak üzere sanayimizin lojistik ihtiyaçlarını belirleyip hızlı ve düşük maliyetli ulaşımı sağlayacağız.
”2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ndeki 5 ana bileşen ve 23 alt politika:
A) YÜKSEK TEKNOLOJİ VE İNOVASYON:

1) Teknolojik Yetkinlikler ve Sektörel Yol Haritalarının Belirlenmesi.
2) Öncelikli Sektörler İçin Stratejik Malzemelerin Geliştirilmesi.
3) Ar-Ge’de Ekosistem Anlayışı ve Mükemmeliyet Merkezleri.
4) Teknoloji Standartlarının Gelişimine Aktif Katılım, Test Merkezi ve Sertifikasyon
5) Yıkıcı Teknolojilerde Küresel Girişimler
6) Fikri Mülkiyet Hakları Kullanımı ve Altyapısı
B) DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE SANAYİ HAMLESİ:
7) Sanayinin Dijital Dönüşümü
8) Sanayinin Kurumsallaşması ve İhracatı Güçlendiren Adımlar
9) Rekabet Öncesi İşbirliği ile Sanayi ve Teknoloji Alanları
10) Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı
11) Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ve Yeni Yatırım Teşvik Sistemi
12) Bölgesel Kalkınma, İstihdam ve Markalaşma
13) Sanayinin Finansmanını Güçlendirecek Yeni Yaklaşımlar
C) GİRİŞİMCİLİK:
14) Girişimcilik Ekosisteminin Etkin Bir Yapıya Kavuşturulması
15) Teknoloji Tedarikçisi ve Girişimcilerini Güçlendiren Politika ve Uygulamalar
D) BEŞERİ SERMAYE:
16) Sürdürülebilir İlerleme İçin Beşeri Sermayenin Gelişimi
17)  Araştırma ve Geliştirme Yetenek Kapasitesinin Artırılması
18) Açık Kaynak Platformu ve Türkiye’nin Yazılım Kapasitesinin Artırılması
E) ALTYAPI:
19) Veri İletişimi ve Açık Veri Reformu
20) Bulut Bilişim ve Veri Merkezi
21) Siber Güvenlik Standartları ve Altyapı
22) Ulusal Blokzincir Altyapısı
23) Sanayinin İki Kaldıracı: Lojistik ve Enerji

Güncelleme Tarihi: 25 Ekim 2019, 09:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner269

index

Advertisement