HÜRMAK Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burç Angan

HÜRMAK Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burç Angan, “Hürmak Makine olarak 1969 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olsak da 2010 yılını kendi ihracat miladımız olarak kabul ediyoruz” diyor. “Yüzümüzü ihracata döndük”

HÜRMAK Makine Yönetim Kurulu Başkan Vekili Burç Angan

Burç Angan, ağırlıkla iç piyasaya çalışan ve teknolojiden ziyade fiyat bazlı rekabet etmeye çalışan bir firma iken 2010 yılında aldıkları kararla ciddi bir vizyon değişikliğine gittiklerini açıklıyor: “Nicelik yerine nitelik hedefli üretim felsefesini benimseyerek teknolojik olarak üstün, performans olarak üst düzey makineler üretmek ve bunları Batı Avrupalı rakiplerimize alternatif olabilecek şekilde pazara sunabilmek hedefiyle yola çıktık.”
Makine söz konusu olduğunda yeni pazarlara girebilmenin misliyle zorlaştığına dikkat çeken Burç Angan, “Ürün kullanıcının bir-iki parti alıp deneyebileceği bir ürün değil de bir yatırım malı olduğunda kullanıcı bunu daha büyük risk olarak görüyor ve ikna süreçleri aynı oranda zorlaşıyor. Ancak yoğun çalışmalarımız ve tanıtım faaliyetlerimiz sonucunda bugün geldiğimiz noktada üretimimizin büyük çoğunluğunu ihraç eden, ciromuzun yüzde 80’den fazlasını ihracat yoluyla elde eden bir firma haline geldik” diyor.

Hürmak Polonya ile Orta Avrupa pazarında ciddi bir ivme yakaladık”
Burç Angan, HÜRMAK Makine’nin ihracat hedeflerinde önceliğinin Avrupa pazarı olduğunu söylüyor: “Avrupa ülkelerinin yüksek standart talepleri üreticiyi daha iyi ürün üretmeye, kendisini geliştirmeye zorluyor. Bu sebeple bu ülkelerde kabul görecek ürünler üretmek demek geri kalan pazarların çoğunda da kabul görecek ürünler üretmeniz anlamına geliyor. Bu vizyon ile 2017 yılı başında yerel partnerlerimiz ile beraber Hürmak Polonya yapılanmamızı oluşturduk ve bu sayede Orta Avrupa pazarında ciddi bir ivme yakaladık.”

“Hürmak Rusya ile de Rusya pazarına ve Orta Asya ülkelerine yöneldik”
Benzer bir çalışmayı Hürmak Rusya ile Rusya ve Orta Asya ülkelerine yönelik olarak da yürüttüklerini anlatan Burç Angan, günümüzde makine üreticisinin pazarda direkt temsili ve direkt destek sağlayabilmesinin büyük önem arz ettiğini vurguluyor.

“Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika’da satış ofislerinin yanı sıra Orta Avrupa’da montaj hattı kurmayı planlıyoruz”
“Bu sebeple bu yapılanmaların bizim için değeri büyük” diyen Angan, orta ve uzun vadeli hedeflerini de paylaşıyor: “Orta ve uzun vadede benzer yapılanmaları satış ofisleri olarak Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika pazarları için de hedefliyoruz. Hatta Orta Avrupa bölgesinde kuracağımız ve Türkiye merkez tarafından beslenecek bir montaj hattı da planlarımız dâhilinde.”

“Türkiye’de üretilmiş en büyük plastik enjeksiyon makinesi; Zenith2700-71000 modelimizi ürettik”
HÜRMAK, globalleşme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Burç Angan, anlatıyor: “Günümüzde içerisinde bulunduğunuz piyasada uluslararası bir aktör olarak kabul görmek istiyorsanız, ilk olarak zihninizdeki ülke sınırlarını kaldırmanız şart. Hedefler doğrultusunda küresel düşünerek firmanızı da bu doğrultuda taşırsanız ancak belirli eşikleri aşabiliyorsunuz. 2018 yılı içerisinde şu ana kadar Türkiye’de üretilmiş en büyük plastik enjeksiyon makinesi unvanına sahip Zenith2700-71000 modelimizin üretimini gerçekleştirerek sevkiyatını yaptık. Kısa süre içerisinde kurulumunu tamamlayarak teslim sürecini bitireceğiz.”
HÜRMAK’ın şimdiki hedefinin ise bu ölçekteki makinelerinde yerlilik oranlarını da diğer makinelerinin seviyesinde arttırmak. Burç Angan, Türkiye’de de kaliteli yerli makine üretildiğinin altını çiziyor: “Elbette bu kadar ihracat yaparak özellikle Avrupa’nın pek çok ülkesinde kabul gören makineler üretirken ülkemizde bunun özellikle kullanıcılar tarafında çok fazla takdir edilmediğini görmek üzücü. Ne yazık ki milletimiz sanayi anlamında psikolojik kalıplara hapsolmuş ve psikolojideki ‘öğrenilmiş çaresizlik’ tanımını yaşar durumda. Söz konusu sanayi ve makine ekipmanı olduğunda ithal ürünlerin her zaman daha iyi olduğuna şartlanmış ve yerli makinelerin ne olduğuna dahi bakmadan reddeder durumda. İnanın bugün makinemizin üzerine yabancı bir isim yazarak pazarlasak iç piyasada çok daha fazla başarılı oluruz.
Bu durum üretici olarak bizleri de yorduğu için iç piyasaya harcadığımız pazarlama enerjisini minimuma indirdik. Çünkü aynı miktarda enerji ve kaynağı Avrupa’daki herhangi bir pazarda harcadığımızda çok daha iyi satışlar elde edebiliyoruz ve en önemlisi takdir görebiliyoruz. Umuyorum ki ülkemizdeki sanayiciler de en kısa süre içinde kendi değerlerini takdir etmeyi ve sahip çıkmanın ne derece önemli olduğunun farkına varırlar. Bu gibi üretici firmalara sahip olmayan pek çok ülkede bu değerlere gıpta ile bakıldığını gördükçe ülkemizdeki bu durum bizleri daha fazla üzüyor.”

“Plastik enjeksiyon makineleri stratejik önemde ve üretimi koruyacak adımlar atılmasında fayda var”
Burç Angan, şu anda Türkiye’ye her yıl 3000 adete yakın plastik enjeksiyon makinesi ithal edildiğini de dile getirerek, “İşleme hacmi olarak Avrupa’nın ikinci en büyüğü konumundaki ülkemizin plastik sektörünün girdilerine enerji, petrokimya ve makine olarak bakarsak maalesef yüzde 85 üzerinde ithalata bağımlı olduğunu görüyoruz. Plastik enjeksiyon makinesi için şu anda ülkemizde iki üretici kalmış durumda. Bu sebeple plastik enjeksiyon makinelerinin stratejik öneminin hızlıca kavranması ve bu üretimi koruyacak adımlar atılmasında fayda var” açıklamasını yapıyor.

Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2018, 09:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner235

banner229

banner216