banner345

Nurdan Sönmez: Cumhurbaşkanları Oturumu; “Bir Yol Ayrımında Olan İnsanlık”

Günümüzün küresel sancılarının, sebepleri ve çözüm önerilerinin ele alındığı 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde dünyanın çeşitli ülkelerinden cumhurbaşkanlarının “Bir Yol Ayrımında Olan İnsanlık” tematiği ile yapılan oturumda önemli görüş ve mesajlarını sizlere aktarıyoruz.

HABER 01.05.2017, 08:59 29.04.2017, 23:13 Ender Sönmez
12781
Nurdan Sönmez: Cumhurbaşkanları Oturumu; “Bir Yol Ayrımında Olan İnsanlık”

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumun açılış konuşmasını Vizyoner, Öncü, Düşünce Lideri (Malta) Dr. Edward De Bono gerçekleştirdi. Bono, beyni etkileyen şeylerin yaratıcılık için önemli olduğunu, yaratıcılığın; problem çözme ve düşünceyi negatiften kurtarmak için gerektiğini söyledi. Bono, yapılması gerekeni, ‘anlamaya’ çalışmak olarak özetledi: “Her insan yaratıcı olabilir. Burada önemli nokta, yargılayıcı olmayan bir süreci esas almaktır. Yani doğru veya yanlış değil, süreç önemlidir; çünkü gidişatı süreç gösterir.
Düşünce konusunda yapacağımız çok şey var. Bizler yıllar boyu düşünmeyi ihtimal ettik. Ya felsefe olarak gördük ya da tartışmada kaybetmek veya kazanmak için düşündük. Düşünmek hayatımıza değer katar. Her okul haftada 1 saat düşünce konusuna eğilmeli ve düşünceyi öğretmelidir.”

Sırbistan Cumhurbaşkanı (2004-2014) Boris Tadic, siyasette yaratıcılığa odaklanmak gerektiğini belirtti: “Fevkalade tehlikeli etkenler var karşımızda. Küresel politikalarda yapısal değişiklikler yaşanıyor. Politikacıların geleneksel yaklaşımında problemlerin çözümü yok. Sadece tepki veriyorlar.
Şu an Suriye bağlamında güvenlik ve siyaset sorunu var. Sorunlar dünyayı mültecilik olgusuyla karşı karşıya bıraktı. Göçün nedeni sadece Suriye’deki olaylar değil. Politikacıların yeni düşünce yapısına yeni yaratıcılığa ihtiyacı var. Geleneksel araçlarla sorunları çözemeyiz. Yeni problemler karşımızda. Başarı ve küresel politikanın en önemli unsuru büyük resmi görmek ve bulunulan çevrenin dışına çıkmaktır.
AB’nin Balkanlar’a doğru genişlemesini sürdürmesi gerekir. Aksi halde AB’de yeni bir kriz çıkabilecek. AB kendi kimliğini ortaya koyamayacak durumdadır. Liderler çok pasif. Tabii bu herkesi çok etkileyecek. Bedelini kıta ödeyecektir.

Hırvatistan Cumhurbaşkanı (2010-2015) Ivo Josipovic, demokrasi, terörizm ve insan haklarından sözetti: “Terörün yeni yüzüyle 20 yy.’da karşılaştık. Yeni meydan okumalar vardı: ekonomi, insan hakları vs. alanlarda. Şimdi ise 21 yy.’da başlayan yeni bir terör dalgasıyla karşı karşıyayız. Bu terör dalgası 20. yy.’dakine hiç benzemiyor. Eskiden terör örgütleri küçük gruplardan oluşuyordu. Sınırları ve hedefleri vardı.
Şimdi ise belli noktalara odaklanıyorlar ve terörü küresel toplumu değiştirme aracı olarak kullanıyor. Medeniyetler çatışması ortaya çıkarmak istiyorlar. Liderler olağanüstü önlemler almaya çalışıyor; yaşam hakkı, özel hayatın gizliliği, iletişim hakkı, adil yargılanma hakkı gibi... Dolayısıyla demokrasi ve hukuk da uluslararası terörizmin tehdidi altında.”
Günümüzde korku ve popülizmin en önemli gündem maddesi olduğunun altını çizen Josipovic, şu çağrıyı yaptı: “Demokratik ve hukukun üstünlüğü olan toplumlar da terörle mücadele etmek zorunda. Ama bunu yaparken demokratik standartları korumak zorundalar. Karşımızda yeni yasal hukuk yapıları devreye alınmalı. Terörü destekleyen ülkelere karşı müeyyide uygulanmalı.”

Romanya Cumhurbaşkanı (1996-2000) Emil Constantinescu, küresel dayanışmaya uzun yol kat ederek varılması gerektiğini, Avrupa Birliği (AB) kimliğinin de ortak değerler üzerinde kurularak bugünlere geldiğini söyledi. Emil Constantinescu, insanlık için güçlü ve demokratik AB’ye ihtiyaç olduğunu kaydetti: “Ekonomik ve askeri projeler çerçevesinde AB etiğini bulmamız gerekiyor. Batı Avrupa için ekonomik yeniden canlandırma planını geliştiren kişi II. Dünya Savaşı’nı başlatmıştı. Bu fikir hala canlıdır. Özellikle de biz buna ‘gestalt (oluştuğu parçalar ve ilişkilerin toplamı ile açıklanamayan, bunun üstünde karmaşık bir bütünlüğü olan görünüm veya yapı) diyoruz. Gestalt kavramı aslında AB’nin yarının dünyasında ne olması gerektiğini gösteren bir unsurdur. Karmaşık model ama kültürel ve etnik kimliklere saygı duyan birlik.”

Hırvatistan Cumhurbaşkanı (2000-2010) Stjepan Mesic, global terörün kaynağının ekonomiye dayandığını söyleyerek, kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkelerin az gelişmiş ülkelere güttükleri politikaları ‘neokoloni’ olarak tanımladı. Stjepan Mesic, “Küçük bir zengin tabaka ile büyük bir yoksul grubu arasındaki eşitsizliğe yol açan politikalar”a dikkat çekti: “Güç ve para peşinde olanlar genellikle yoksulların elinde olan her şeyi alır. El Kaide ve İşid bunun bir örneğidir. Bu nasıl yok edilecek; tabii ki politika değiştirilmeli. Terörizmle mücadelemizde, ancak onun sebeplerini ortadan kaldırarak başarıya ulaşabiliriz. Her zaman askeri güce başvurmak gerekli olmayabilir. Süper devletin müttefik bularak yürüttüğü savaşla terörü önleyemeyiz. Her ülke kendi toplumuna uygun modeli oluşturmak ve global terörizmle mücadelede kendi payına katkıyı sağlamalıdır.”

Moldova Cumhurbaşkanı (1997-2001) Petru Lucinschi, günümüzde herkesin “3. Dünya Savaşı’na mı gidiyoruz?” sorusu ile karşı karşıya kaldığını belirterek, “30 noktada ateş düşmüş yanıyor. Çözüm hala bulunamadı. Ne yapmak lazım?” sorusunu yöneltti. Tüm eylemleri barışa yönlendirmek gerektiğini kaydeden Lucinschi, “Son 20 yıldır barış için mücadele kelimesi demode oldu. BM Güvenlik Konseyi’nde 5 üye var. Her birinin kendi menfaatleri var. Menfaatler örtüşmediği zaman anlaşamıyorlar. Ülkeler bir inisiyatif ile hareket etmeli. Dünya farklı bir yöne gidiyor. BM’ye bir çağrıda bulunacağız. Tez şeklinde kendi fikirlerimizi sunacağız. Belki gelişmeler açısından bir ivme kazandırır. Son ölen umut oluyor. Yine kötü olsun ama bir hareket bize elzemdir” diye konuştu.

Arnavutluk Cumhurbaşkanı (2007-2012) Bamir Topi, AB’nin 27 ülke ile 60. yıldönümünü Roma’da kutladıklarını ve bölgenin gelecek problemleriyle ilgili iradelerini ortaya koyduğunu hatırlatarak, “AB için barış, demokrasi ve dayanışma basit ama çok önemli sembol ifadelerdir. Ancak politik bilimciler, ekonomistler, insan hakları için mücadele edenler ile uzmanlar şunu söyler; ‘zaman içinde ilerici biçimde hakların Avrupa’sı yerine teknokratların hakları yapısı oluştu. AB neoliberalvizyon için biçimlendi. Terörün büyümesine yeterince cevap veremedi” diye konuştu.
Bamir Topi, şu anda Avrupa’nın önünde; Türkiye, İslamafobi, Yunanistan’ın kronik finans problemleri, Bretix, Balkanlar’ın jeopolitik konumu gibi sorunların bulunduğunu aktardı ve şunları söyledi: “Geçenlerde iki vitesli AB’den sözedildi. Bazı ülkelerde egoizme neden oldu. Sağ milliyetçiliğe neden oldu. Neoliberalizm mantığında hakikaten AB perspektifinde bulanıklık yarattı. Bir takım milliyetçilik eylemleri olsa da ortak tarihimizin bize verdiği derslerden sonuç çıkarmalıyız. Aksi halde 3. Balkan Savaşı herkesin belleğinde. Balkanlar’ın aynı sıkıntıyı yaşamaması için AB’ye entegre edilmesi lazım.”

Letonya Cumhurbaşkanı (2007-2011) Valdis Zatlers, küreselleşmenin haksızlıkları da beraberinde getirdiğini bu nedenle şimdi de küreselleşmenin karşısında korumacılık stratejisinin uygulanmaya başladığını eleştirdi. Zatlers, “Her türlü korumacılık politikaları toparlanma sürecini olumsuz etkiler. Ekonomi dünyada bir bütündür ve küreselleşmiştir.
Küreselleşmeyi hiç kimse durduramaz. Bunu göç için de söyleyebiliriz. Göç binlerce yıldır vardır. Şimdi de var. İnsanlara yaşama kararı verildiğinde doğru yeri bulacaktır. Bireylerin arzusunu ve isteğini sınırlayamazsınız. Teknolojinin ilerleyişi de durdurulamaz” diye konuştu.

Avusturya Cumhurbaşkanı (2004-2016) Heinz Fischer, Akdeniz Bölgesi’nin etik normların ve hukuk mahkemelerinin geliştirildiği yerler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hepimiz insan hakları ve yaşam hakkının değerini, barışın değerini biliyoruz.
Etik değerleri biliyoruz. Ama bunu riske atıyoruz. İnsan haklarını ihlal ediyoruz. Zarar veriyoruz. Siyasi anlamda şiddete başvuruyoruz. Oysa evrensel eşitlik insanlar için benimsendi.”

Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar Nishani, toplumların tehlike altında olduğu bir dönemden geçildiğini, ortak gelecek açısından çeşitli çözümlerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti: “Şöyle bir soruyla karşı karşıyayız; ‘Acaba bugün insanlık bir yol kavşağına mı gelmiş bulunuyor?’
Bu konuda çeşitli kaygılar bugün çok daha elle tutulur halde. Fakat bunların üstesinden gelmek mümkündür. Özellikle bu soruyu bütün karar verici mercilere, bilim adamlarına ve akademisyenlere de yöneltmek zorundayız. Bu sadece bilgiyle ilgili bir durum değildir. Aynı zamanda sorumlulukla ilgilidir, insanlık, insan topluluklarının daha iyi bir geleceğe kavuşması açısından verecekleri kararlarla ilgilidir.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, insanlığın yanlış yolun eşiğinde durduğunun görüldüğünü belirterek şunları dile getirdi: “Kıbrıs adası olarak Ortadoğu’nun yanı başında sancının diğer bölgelere aktarıldığı damar yollarının üzerindeyiz. Buradaki insanlık dramı içimizi acıtıyor. Biz Kıbrıslı Türkler hem yakın tarihteki savaş travmasını unutmamış, yanı başımızdaki şiddete tanıklık ederek dünyanın iyi örnek ve barışa ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bunu da temenni olarak söylüyorum; dünyanın iyi örneği neden biz olmayalım?
50 yıllık süren müzakerelerin sonuç vermesi bekleniyor. Fırsatı kaçırırsak bir 50 yılımız daha olmayacak. Çünkü istikametin seçilmemesi halinde yeni bir yola girilecek ve adayı kalıcı bir bölünmeye götürecektir.  İnançla ve kararlılıkla iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon için çalışıyoruz. Buradaki barış Türk Yunan ilişkilerinde normalleşmeyi ve AB ile bozulan ilişiklerde yeni bir ivme oluşmasını beraberinde getirecektir.”

Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, AB’nin bir takım krizlerle karşı karşıya olduğunu, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, mültecilerden göçe, Akdeniz’in güneyinden doğusuna krizler yaşandığını ancak bu krizlerin bir metafor olduğunu ileri sürdü.
Gjorge Ivanov, “Esas hastalığa bakalım. AB krizleri çözmeden bir diğeri ile karşı karşıya kalıyor. AB kendi bürokrasisinin tuzağı içinde krizlerle boğuşuyor. Ancak doğru stratejiler ve değişiklikleri gerçekleştirmek için yükümlüdürler. Brüksel elitizminin karşısında yeni bir dalgalanma var.
Hem sağ hem de sol popülizm, İslam düşmanlığı gibi radikal akımlar ortaya çıktı. Avrupa’nın yapması gereken Avrupalılaşmaktır, ulusal bölünmeleri kastetmiyorum. Ulusal bir metamorfoz (başkalaşım) görülmeli. AB’yi oluşturan unsurların bir araya gelerek sorunları konuşmasına, özüne dönmesine ihtiyacı var. AB bir barış projesi olmak istiyorsa Avrupalılaşmaya sıkı sıkı sarılmalı” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (2007-2014) Abdullah Gül, son yıllarda güvenlik, ekonomi ve siyasi açıdan dünyanın birçok yerinde önemli değişiklilerin sözkonusu olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Büyük yıkım ve savaşlar sonrası kurulan AB ve BM gibi kurumlar dünya şartlarına kendilerini adapte etmeyip geliştirmedi. BM’nin reforma tabi olması gerçekleşmedi. Gelinen noktaya bakınca geleceğin çok daha huzurlu olmadığını görüyoruz. Ekonomide koruyucu tedbirlere başvurmak mevcut yapıları çürütüyor.
Popülizme başvurmak tehlikeli bir şey. Yakın tarihe bakınca popülizm, ırkçılık ve ayrımcılık hiçbir toplum için mutluluk ve refah getirmiyor. Bunu yapan liderler önce ülkelerinde konsolidasyon sağlıyor sonra içeride işler kötüye gittiği için komşularıyla savaşıyor. Ama özellikle dünyaya yön veren ülkelerin başındakilerin demokrasi, hukuk ve insan haklarına referans yapmadıklarını, bunları bir kenara bıraktıklarını görmek çok acı. Problemler ve sorunlar barışçı ve diyalog yoluyla çözülürse kalıcı oluyor.”
Türkiye’nin 3 milyon mültecisi olduğunu anlatan Gül, “80 milyonluk nüfusumuz vardı bunu kaldırabildik. Hiçbir siyasi partimiz de bunu istismar etmedi. Başka ülkelerde bu konunun nasıl istismar edildiğini gördük.
Mülteciyi altın kafese koysanız ülkelerindeki huzuru bulamaz. Ancak çok önemli bir konu var. Bu mültecilerin çocukları kayıp jenerasyon haline gelmemeli. Gittikleri ülkelerde iyi eğitim almaz ise bunlar çok geçmez 5-10 yıl içinde radikal akımlara hazır adaylar haline gelir. Bunlarla ilgilenmek özellikle bunların eğitimleriyle ilgilenmek ve topluma entegre etmek önemlidir” uyarısını yaptı.

“Daima sevgi kazanacak”

Zirve’nin gala yemeğinin evsahibi Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç
, “terör, zorunlu göç ve bozulan ekonomi” olmak üzere  bütün bu sorunların üstünden gelinmeyecek gibi olmadığını vurgulayarak, “El ele verdiğimizde savaşların, göçlerin önüne hep beraber geçeceğimize eminim” dedi. Dünyayı her geçen gün derinden sarsan terör ve İslamafobia tehditlerine de değinen Kılıç, “Dünyayı 2 sarmal kuşatır, biri kin ve nefret sarmalı, diğeri sevgi ve barış zinciri” sözüne atıfta bulunarak, “Kin öldürür, sevgi yaşatır” diye konuştu. “Daima sevgi kazanacak” sözüyle hareket ettiklerini kaydeden Kılıç, Zirve katılımcılarına seslendi: “Buradakilerin ayağa kalkmaları halinde dünya barışına katkıda bulunabileceklerine inanıyorum.” Kılıç, insanlar arasında farklılıklar olabileceğini ancak ortak noktanın “hümanizm” olduğunu vurguladı.

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 06 Nisan 2020
İmsak 05:05
Güneş 06:34
Öğle 13:12
İkindi 16:48
Akşam 19:40
Yatsı 21:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20