banner472

banner458

banner457

01.02.2015, 08:30 7073

KOBİ’ler ve Yönetim Patronlar Değişime Önderlik Edin!

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de KOBİ’ler büyük bir ağırlık oluşturuyor. Ülkemizdeki işletmelerin yaklaşık yüzde 98’i KOBİ olarak tanımlanıyor. Türkiye’de 1.5 milyon işyeri bulunmaktadır. Bunların yalnızca 1209 tanesi 500 ve üzeri çalışan sayısı olan büyük işletmeler grubunda yeralmaktadır. Yine bir başka araştırmaya göre dünyadaki şirketlerin yüzde 80’i aile şirketleridir. Bu dağılım içerisinde; İtalya’da en büyük 100 şirketin 43’ü, Fransa’da en büyük 100 şirketin 26’sı, Almanya’da en büyük 100 şirketin 17’si aile şirketleridir.
Aile şirketlerinin ülkedeki tüm şirketlere oranı ise İtalya’da yüzde 99, Almanya’da yüzde 80, ülkemizde ise yaklaşık yüzde 90’ı aile şirketidir. Gerek KOBİ’ler, gerekse aile şirketleri ekonomi de böylesi ağırlıklı pay sahibi işletmeler konumundadırlar. İstihdam ve diğer göstergelerde de önemli noktadadırlar. Ülkemizde büyük grup şirketleri içinde aile şirketlerinin bilinirliği kadar, KOBİ’ler de adeta bu iki kavramı birleştiren yapılardır. KOBİ’lerde ortak özellik kurumsallaşma dediğimiz ve yönetim yapısı belirleyen anlayışta odaklanmaktadır.
“Siz olmadığınızda iş aksaksız kaldığı yerden devam ediyor mu?” sorusu kurumsallaşma ve özetle yönetim biçimini tanımlar. Girişimci ruh, karizmatik bir kişilik, risk alma kapasitesi ve doğal liderlik yetenekleri ile işe başlayan kurucu patron işin gelişme aşamasında genellikle atölyeden fabrikaya geçişte “kontrol, insan kaynakları yönetimi, strateji belirleme, finans yönetimi, teknoloji yönetimi, lojistik, vizyon ve sürdürülebilirlik” gibi bir çok konuda yetersiz kaldığını görecek ve yönetim biçimini şekillendirmek gereğini duyacaktır. Zamanında ve yeterince yapılmazsa bazen bu süreç ikinci ve üçüncü kuşaklarda eriyip giden bir varlık tükenişi ile de noktalanabilir.

Bu noktada KalDer olarak KOBİ’lere çağrımız kişilerin varlığından bağımsız bir yönetim modeli olarak “Mükemmellik Modeli’’dir. 32 ülkede 40 bin işletmede kullanılan bu model tüm paydaşların beklentilerini karşılayan bir yönetim modelidir. Ülkemiz de büyük işletmelerin kullanması ile ünlenen bu model aslında KOBİ’lerde daha etkin ve sonuçları itibarıyla daha fazla katmadeğer yaratan bir modeldir.

Müşteriler için değer yaratan, sürdürülebilirliği sağlayan, kurumsal yetkinliği geliştiren, yaratıcılık ve yenilikçiliği besleyen, çeviklik, önderlik ve liderlik kavramlarını işletmelere kazandıran ve sonuçta iş performansını yükselten niteliktedir.

KalDer üye yapısının yüzde 59’unu KOBİ ve KÖİ’ler oluşturmaktadır. Modeli uygulayan ve mükemmellik yolculuğuna çıkan işletmelerde son 4 yıl değerlendirme sonuçlarına göre;
Müşteri sayısında yüzde 90 artış, müşteri elde tutma oranında yüzde 25 artış, Kar (vergi öncesi) yüzde 144 artış gösterirken KOBİ’lerin en büyük derdi olan çalışan devir oranlarında yüzde 17 düşüş gözlemlenmiştir.

Türk iş dünyasının en prestijli ödülü TÜSİAD-KalDer Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nde kazanılan 29 Ödül’den 11’ini KOBİ’ler, Avrupa EFQM Ödülleri’nin 3’ünü yine ülkemiz KOBİ’leri kazanmıştır.

Organizasyon yapısı olmayan, ‘Planlama’ yapılmayan, ‘Eğitimi’ ara sıra yapan, ‘Karar’ verme süreçleri açık olmayan, ‘Yetki’ devrini gerçekleştirmemiş, ‘Risk’ analizlerini yapmayan, ‘Uzgörü’ kavramı ile tanışmamış, ‘Çevre’ ve sürdürülebilirlik değerleri ile uzlaşmamış, ‘İşini’ yönetme beceri ve yetkinliğini babadan, amcadan, ortaktan alarak sürdüren bir işletmenin geleceği ve sürdürülebilirliği artık olası değildir. Küreselleşen dünyada rekabet amansız bir değirmen gibi işletmeleri öğütmektedir.

Bilgi ile donanın, yönetim anlayışlarınızı yenileyin.

Patronlar Değişime Önderlik Edin!

İŞLETMELERİNİZİN TEHDİTLERİ KADAR, FIRSATLARINIZ DA VAR.

KalDer, Türkiye Kalite Derneği olarak uzun bir süredir KOBİ’lerde bu değişimi yaratmaya çalışıyoruz.

KOBİ’ler için KOSGEB ile imzaladığımız işbirliği protokolü eğitim aşamasında finans desteği sağlama yönünde önemli bir destek oldu. KalDer’in KOBİ’ler için “Mükemmellik Yolculuğu” sürecektir. 

Yorumlar (0)