banner472

banner458

banner457

İRAN’ı şimdi seyret!

Ekonomik ve siyasi ambargonun son bulmasıyla birlikte İran ekonomisinin dizginlerinden kurtulması ve büyük bir atılım içine girmesi bekleniyor. Büyüyen İran ekonomisinin çok cazip fırsatlar sunacağı ülkelerin başında ise Türkiye geliyor. Ambargo kalktı; artık gözümüzü İran’a çevirelim, tanıyalım, unuttuk ise hatırlayalım.

PAZAR/ÜLKE 01.08.2015, 08:48 01.08.2015, 15:13
7231
İRAN’ı şimdi seyret!
Güvenli ticaret: İran ile ticaret neredeyse “devlet ile ticaret”miş gibi garanti altındadır. Ekonominin yüzde 45’i “bonyad” olarak adlandırılan halk vakıfları aracılığı ile dolaylı olarak, yüzde 40’ı doğrudan devletin kontrolündedir. Kalan ekonomik faaliyetlerin yüzde 15’i ise, “bazaar” denilen yapılar çerçevesinde muhafazakar işadamlarının elindedir. Batılı anlamda faaliyet gösteren özel sektör yapıları ise büyük kentlerden başlayarak yaygınlaşıyor.

Ambargosuz ekonomi: 78 milyon nüfuslu İran’da ekonomik yapı son derece dinamiktir, iş ahlakıyla donanmıştır, serbest piyasa kıvamında işlemektedir. Unutulmasın, 1979 yılından beri 35 yıldır yaptırımlar altında işleyen İran ekonomisinin, 2016 yılından itibaren ambargosuz olacağı ve şaha kalkacağı, bütün dünyada kabul gören bir görüş olmuştur.

Enerji zenginliği: İran zaten ticari zenginliğini herkesin bildiği bir ülkedir. Tarihi İpek Yolu’nun en geniş halkasıdır.  Dünya kesinleşmiş ham petrol rezervlerinin yüzde 11.5’ine (Suudi Arabistan ve Kanada’nın ardından 3. sırada) sahiptir. Ayrıca İran, dünyanın en büyük 3. petrol üreticisidir.
İran, doğalgaz rezervleri açısından da Rusya’nın ardından dünya 2.’sidir. İran’ın ihracat gelirlerinin yüzde 80-90’ı, bütçe gelirlerinin ise yüzde 40-50’si petrolden elde edilmektedir.

Türkiye-İran ticareti: İran, Türkiye tarafından “Hedef Ülke”lerinden biri olarak belirlenmiştir. Türkiye-İran ticareti, üzerinde biraz çalışmayla çok yüksek limitlere çıkabilecek türdendir, çünkü birbirini tamamlayan ekonomik yapılar sözkonusudur. İran-Türkiye ticareti 10-21 milyar dolar bandında dalgalı seyretmektedir. Türkiye aleyhine seyreden dış ticaret dengesi, İran lehine 5-6 milyar dolar açık verdiğimiz bir yapıdadır.

İhracat potansiyelimiz: İran ekonomisi bir dönüşüm yaşamaktadır. Özellikle turizm, enerji, bankacılık, petrokimya, telekomünikasyon, ulaştırma ve otomotiv sektörlerinde büyük fırsatlar sunmaktadır.

Yatırım alanları: İran’ın turizm altyapısı uluslararası standartlarda geniş bir turist kitlesini ağırlamak için yeterli değildir. İran’ın turizm altyapısının oluşturulmasında, özellikle havaalanı, karayolu, otel ve konaklama tesislerinin inşaası, modernizasyonu ve işletilmesi konusunda iş imkanları mevcuttur. Ayrıca İran ile deniz taşımacılığı konusunda, özellikle Hazar Denizi’nde ve Karadeniz’de ortak faaliyetler yürütülebilir.

Yatırım ilişkimiz: Tahran’da çoğu ithalat ve ihracat ile ilgilenen 100’e yakın Türk firması faaliyet göstermektedir. Tebriz’de 2005 yılında kurulan, ülkenin ilk ve tek Serbest Yabancı Yatırımcı Bölgesi’nde Türk işadamlarına ait 38 yatırım bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye-İran sınırında yakın zamanda bir ortak sanayi bölgesi kurulması da gündemdedir.

Lojistik kaynaşma: Orta Asya Cumhuriyetleri’ne yönelik ihraç ürünlerimizin sevkiyatında İran en uygun bir geçiş ülkesi konumundadır. İran’ın Avrupa ülkeleri ile yaptığı ticarette ise Türkiye geçiş ülkesi konumundadır. Her iki ülkenin de çok büyük TIR filoları mevcuttur

Dil ve kültür yakınlığı: Türkiye ve İran’ın bazı ortak değerlere, kültürel benzerliklere ve ortak bir sınıra sahip olması ve İran’da çok sayıda Türkçe konuşan insanın bulunması gibi nedenlerle ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük bir avantaj bulunmaktadır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi her iki ülke menfaatleri açısından da büyük önem taşımaktadır. İran nüfusunun yaklaşık yüzde  40’ını Türk kökenli Azeri nüfus oluşturmaktadır.

Rakipsizliğimiz: İran pazarında Türk firmaları ile rekabet edecek Avrupa firmalarının sayısı sınırlıdır. Böyle bir ortamda Türkiye’nin İran ile coğrafi ve kültürel bağlarını kullanarak pazarda mevcut Türk malı imajını daha da geliştirmesi ve diğer ülkelere kıyasla rekabet avantajı kazanması mümkün görülmektedir. İran aynı zamanda Türkiye’nin Orta Asya pazarlarına açılımında da en kısa güzergahtır.

Dağıtım kanalları: İran’da ticari acenta ve distribütörlük aracılığı ile iş yapma biçimi oldukça yaygındır. Nakliye masrafları ucuz olduğu için firmalar kendi distribütörlük ağını kurmak yerine, kargo ve nakliye şirketleri ile çalışmaktadır. Ülke çapında süpermarket zincirlerinin ve alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artmakta olup; Tahran'da bakkal ve butik gibi küçük ölçekli şirketler de oldukça yaygındır.

İran’a ihraç ürünlerimiz: Çelik profil, lif levha, otomotiv yan sanayi ürünleri, sentetik iplik, cam mutfak eşyası, mobilya ve beyaz eşya başta olmak üzere çok çeşitli sanayi ürünleri. Adi metallerden donanım, tertibat ve benzeri eşya. Kağıt,karton, selüloz, vatka ve selüloz liften tabakalar. Ahşaptan bina ve inşaat için marangozluk mamulleri ve doğrama parçaları. Borular, kazanlar, tanklar, depolar ve benzeri diğer kaplar için musluklar, valfler (vanalar) ve benzeri cihazlar. Elastiki mensucat. Metal haddeleme makinaları ve silindirleri. Müstahzar tutkallar ve diğer yapıştırıcılar. Hijyenik havlular ve tamponlar, bebek bezleri ve benzeri hijyenik eşya. Elektrik teçhizatı; anahtarlar, röleler, sigortalar, dalga bastırıcılar, fişler, prizler ve soketler ampul duyları ve diğer bağlayıcılar. Plastiklerden kendinden yapışkan levhalar, plakalar, bantlar, şeritler, filmler, folyolar ve diğer yassı şekiller. Dokunmamış mensucat. Plastiklerden inşaat malzemeleri. Makina ve cihazlar ile birlikte kullanılmaya elverişli aksam ve parçalar. Buzdolapları, dondurucular ve diğer soğutucu ve dondurucu cihazlar. Kabuklu meyvalar. Cam eşyalar.

Kaynak: Trademap

Yorumlar (0)