<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>KobiEfor Aylık Sanayi Ekonomi Dergisi</title>
    <link>https://www.kobi-efor.com.tr</link>
    <description>Rekabetin Akıl Gücü -  KobiEfor Aylık Sanayi Ekonomi Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kobi-efor.com.tr/rss/haberler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 07:53:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/rss/haberler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Acil Servis: Strateji-Hayatta kalmak mı, gelecekte var olmak mı?]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/acil-servis-strateji-hayatta-kalmak-mi-gelecekte-var-olmak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/acil-servis-strateji-hayatta-kalmak-mi-gelecekte-var-olmak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından düzenlenen, Dergimiz KobiEfor’un basın / medyan sponsoru olduğu; 34. Kalite Kongresi ve Türkiye Mükemmellik Ödülleri, “Acil Servis: Strateji-Hayatta kalmak mı, gelecekte var olmak mı?” temasıyla; 19-20 Kasım 2025’te İstanbul’da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Mükemmellik Ödülleri, 20 Kasım’da, KalDer Sürdürülebilir Gelecek Ödülleri, 19 Kasım’da verilecek; ayrıca yönetişim, gezegen, insan ve refah alanlarında öne çıkan kuruluşlara, İyi Uygulama Ödülleri sunulacak. Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından düzenlenen, Dergimiz KobiEfor’un basın / medyan sponsoru olduğu; 34. Kalite Kongresi ve Türkiye Mükemmellik Ödülleri, “Acil Servis: Strateji-Hayatta kalmak mı, gelecekte var olmak mı?” temasıyla; 19-20 Kasım 2025 tarihlerinde, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde, İstanbul’da gerçekleştirilecek.<br />
KalDer tarafından 1991 yılından bu yana yürütülen, Türkiye’de çağdaş kalite felsefesinin yaygınlaştırılması ve kurumsal yetkinliklerin gelişimini desteklemeyi amaçlayan Türkiye Mükemmellik Ödülleri süreci kapsamında, 20 Kasım tarihinde ödüller açıklanacak.<br />
KalDer Sürdürülebilir Gelecek Ödülleri kapsamında,19 Kasım günü, Büyük Ödül ve Başarı Ödülü sahiplerini bulacak. Ayrıca yönetişim, gezegen, insan ve refah alanlarında öne çıkan kuruluşlar, İyi Uygulama Ödülleri ile onurlandırılacak.<br />
<br />
<strong>Bir kongreden öte….</strong><br />
KalDer Yönetim Kurulu Başkanı ve Toyota Boshoku Türkiye Başkan &amp; CEO’su Hakan Konak, “Bu yıl KalDer Kalite Kongresi, bir kongreden öte stratejinin hayatta kalma disiplini olarak yeniden tanımlandığı bir sahneye dönüşüyor. Her oturum, katılımcıyı ‘stratejik refleks’ testine sokan canlı bir deneyim gibi tasarlandı. Liderler, karar anlarını, kriz yönetim reflekslerini ve geleceğe uzanan oyun planlarını gerçek zamanlı olarak paylaşıyor. Katılımcılar, stratejiyi bir yönetim aracı değil, kurumların yaşam destek sistemi olarak deneyimliyor. Bu yıl kongreye katılmamak, yalnızca bir etkinliği kaçırmak değil; geleceğin diline hâkim olma fırsatını elinden kaçırmak anlamına geliyor” diyor.<br />
<br />
<strong>34. Kalite Kongresi Teması: “Acil Servis: Strateji-Hayatta kalmak mı, gelecekte var olmak mı?”</strong><br />
Hakan Konak, “Kurumlar artık durağan dönemleri değil, sürekli değişimi yönetiyor. Ekonomik dalgalanmalar, teknolojik sıçramalar, iklim krizi ve toplumsal beklentiler; her biri stratejiyi yeniden tanımlıyor. Bu yıl KalDer, ‘Acil Servis: Strateji’ temasıyla kurumları yalnızca bugünü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye davet ediyor. Kongre, stratejiyi bir plan değil, kurumsal refleks olarak ele alıyor. Liderlerin hızlı karar anlarını, değişen koşullarda stratejik yön bulma biçimlerini ve verimliliğin dönüşen anlamını tartışmaya açıyor. Çünkü artık başarı; en çok kaynağa sahip olanların değil, en hızlı adapte olabilenlerin elinde” diye konuşuyor.<br />
<br />
<strong>“Gelecekte yer almak, doğru stratejiyi zamanında uygulayabilme yeteneği”</strong><br />
Her oturumun, soyut söylemlerden uzak, uygulanabilir stratejiye odaklandığını vurgulayan Hakan Konak, şunları kaydediyor: “Yapay zekâ, ekonomi politiği, iklim ve paydaş yönetimi gibi alanlar; verimlilik perspektifiyle, gerçek hayata dokunan çözümler çerçevesinde ele alınıyor. KalDer Verimlilik Modeli, bu yaklaşımın merkezinde. Verimlilik burada bir sonuç değil; kurumsal zekânın göstergesi. 34. Kalite Kongresi, düşünmeyi değil, eyleme geçmeyi çağırıyor. Çünkü gelecekte yer almak, artık bir hedef değil-doğru stratejiyi zamanında uygulayabilme yeteneği.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/acil-servis-strateji-hayatta-kalmak-mi-gelecekte-var-olmak-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/kalder-s.jpg" type="image/jpeg" length="39238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye lojistikte merkez olma iddiasında]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/turkiye-lojistikte-merkez-olma-iddiasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/turkiye-lojistikte-merkez-olma-iddiasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye lojistik, taşımacılık ve depolama hizmetleri sektörünün 2024 sonu itibarıyla yaklaşık 100 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını belirten UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, Türkiye’nin küresel lojistik hizmet ihracatının %2.5’ini gerçekleştirerek dünyada 11. sırada yer aldığını, Avrupa’daysa 5. büyük lojistik pazar olduğunu söylüyor:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“UTİKAD, 2028 projeksiyonu doğrultusunda sektörün pazar büyüklüğünü 200 milyar dolar düzeyine çıkararak Türkiye’yi ilk 10 lojistik ekonomisi arasına yerleştirmeyi hedeflemektedir.”<br />
Türkiye, lojistik, taşımacılık ve depolama hizmetleri sektörü, 200 milyar dolarlık büyüme ve dünyada ilk 10’a girme hedefiyle hızla büyüyor. UTİKAD (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, “2025 itibarıyla Türkiye lojistik, taşımacılık ve depolama hizmetleri sektörü ekonomik büyüklük, hizmet kapasitesi ve dijital dönüşüm açısından önemli bir eşiğe gelmiştir. Sektörün pazar büyüklüğü 2024 sonunda 100 milyar doları bulmuş ve bu değerle Türkiye, küresel lojistik hizmet ihracatından %2.5 pay alarak dünyada 11. sıraya yerleşmiştir. Türkiye, Avrupa’da da 5. büyük lojistik pazarı konumundadır. 2025’te sektörde genel bir dengelenme gözlenirken, yüksek enflasyon ve maliyet artışları nedeniyle şirketlerin kârlılık marjları baskı altındadır. Şirketler artan maliyetlerle başa çıkmak için depo otomasyonu, rota optimizasyonu ve yapay zeka tabanlı sistemleri tercih etmeyi sürdürüyor” diyor.<br />
Engin, Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde Türkiye’yi ilk 25’e sokma hedefi doğrultusunda altyapı yatırımlarının 2025’te de artış gösterdiğini belirtiyor: “2025’te Türkiye lojistik sektörü, bir yandan jeopolitik belirsizlikler ve yüksek enflasyon gibi zorluklarla uğraşırken; diğer yandan stratejik konumu ve hızla dijitalleşen dinamikleri sayesinde büyüme potansiyelini korumaktadır. Derneğimizin önderliğinde 2028’de sektöre konulan 200 milyar dolarlık orta vadeli pazar büyüklüğü ve dünyada ilk 10’a girme hedefi de Türkiye’nin lojistikte bir merkez olma yolunda iddiasını göstermektedir.”<br />
<strong>“Uluslararası lojistik devleri, Türkiye’yi bir lojistik yatırım üssü olarak görüyor”:</strong> Uluslararası lojistik ve taşımacılık şirketlerinin Türkiye pazarına ilgisinin son yıllarda belirgin biçimde arttığını, ülkenin Asya, Avrupa ve Orta Doğu’yu birleştiren stratejik coğrafi konumu, küresel tedarik zincirlerinde meydana gelen değişimlerle birlikte “yakın kıyı” (nearshoring) eğilimi kapsamında yabancı yatırımcıları cezbettiğini aktaran Engin, özellikle Pandemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası uzak tedarik rotalarındaki risklerin, çok uluslu şirketleri üretim ve lojistik merkezlerini Türkiye gibi daha yakın ve güvenli bölgelere kaydırmaya yönelttiğine dikkat çekiyor: “Bu doğrultuda birçok global lojistik firması Türkiye’nin tedarik zincirlerindeki konumunu değerlendirerek ülkede yeni yatırımlar planladıklarını duyurmuşlardır. Benzer şekilde e-ticaret devleri ülkemizde yatırımlarını sürdürmektedir ve küresel lojistik şirketlerinin güçlü varlığı devam etmekte, birçoğu operasyonlarını genişletmektedir. Yabancı yatırımcılar Türk lojistik sektörünün potansiyeline ve Türkiye’nin bölgesel bir dağıtım üssü olma avantajına güvenerek, yüksek kur avantajını da fırsat bilip pazara girmektedir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin gerek üretim gerek dağıtım merkezi olarak cazibesinin küresel ölçekte yükseldiğini göstermektedir. Uluslararası lojistik devlerinin Türkiye’ye ilgisi oldukça yüksektir ve Türkiye, büyüyen iç pazarı ve komşu bölgelere erişim imkanıyla bir lojistik yatırım üssü olarak görülmektedir. Önümüzdeki dönemde de yabancı yatırımların artarak devam etmesi ve iş birliği fırsatlarının çoğalması beklenmektedir.”<br />
Bilgehan Engin, Türkiye’nin dış ticaretinin belkemiği olan lojistik sektörünün üretilen mal ve hizmetlerin dünya pazarlarına ulaştırılmasında kritik rol oynadığını vurgulayarak, 2024’te Türkiye’nin toplam hizmet ihracatının 115.2 milyar dolar olduğunu ve bunun 38.9 milyar doları (%34) taşımacılık ve lojistik hizmetlerinden elde edildiğini aktarıyor: “Ticaret Bakanlığı, lojistik-taşımacılık hizmet ihracatının 2025 sonunda 48 milyar dolara, 2028’de ise 78 milyar dolara ulaşmasını hedeflemektedir. Son on yılda denizyolu taşımacılığının payında azalma, karayolu ve demiryolu taşımacılığındaysa görece artış eğilimi gözlenmektedir.”<br />
<strong>Açılan fırsat penceresi: </strong>Bilgehan Engin, Pandemi’yle kırılan küresel tedarik zincirlerinin, Türkiye’nin “dünyanın tedarik zinciri üssü” olma hedefini destekleyen bir fırsat penceresi açtığına dikkat çekiyor: “Türkiye, coğrafi olarak Avrupa ile Asya’nın kesişiminde yer alması ve Kuzey Koridor yerine Orta Koridor olarak adlandırılan güzergâhta daha ekonomik ve hızlı bir alternatif sunmasıyla çok uluslu şirketlerin dikkatini çekmektedir. Pandemi sonrasında şirketler tedarik ağlarını çeşitlendirme ihtiyacı hissederken, ‘yakın kıyı’ stratejisi kapsamında üretimi Uzak Doğu’dan kısmen yakın coğrafyalara kaydırma eğilimi doğmuştur. Bu trendin merkezinde yer alan ülkelerden biri de Türkiye’dir. Özellikle Avrupalı firmalar için Türkiye, Çin’e alternatif en popüler tedarik ve üretim bölgelerinden biri haline gelmiştir. Ülkemiz, son yıllarda otoyollar, mega limanlar, Marmaray tüp geçidi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi projelerle altyapısını güçlendirerek bir lojistik merkez olma yönünde önemli adımlar attı. İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük hava kargo merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor; Mersin, İzmir ve İskenderun gibi limanlar bölgesel hub olma kapasitelerini artırıyor. Ayrıca organize sanayi bölgeleri (OSB’ler) yakınında kurulan lojistik merkezler ve depolama tesisleri, entegre tedarik zinciri hizmetlerini kolaylaştırıyor. Pandemi sonrası yeniden şekillenen tedarik rotalarında Türkiye’nin avantajı, esnek ve çok modlu taşımacılık kabiliyetine sahip olmasıdır.”<br />
<strong>“Türkiye ciddi bir lojistik atılım eşiğindedir”:</strong> Bilgehan Engin, Orta Koridor’un canlandırılması ve yeni ulaştırma projelerinin Türkiye’yi küresel tedarik zincirlerinin kilit parçası yapma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor: “Elbette bu hedefe tam anlamıyla ulaşmak için Türkiye’nin önünde bazı görevler bulunmaktadır. Altyapının güçlendirilmesi (özellikle demiryolu ağının ve liman bağlantılarının geliştirilmesi), gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve nitelikli iş gücü yetiştirilmesi gerekmektedir. Ancak mevcut eğilimler ışığında, Türkiye tedarik zinciri üssü olma hedefine oldukça yakınlaşıyor. Pandemi sonrası dönemde Türkiye ciddi bir lojistik atılım eşiğindedir; doğru yatırımlar ve politikalarla dünyanın tedarik merkezi olma hedefine ulaşma şansı yüksektir. Şu anda sektör, bu hedef doğrultusunda hızlı büyüme ve dönüşüm aşamasındadır.”<br />
<strong>Yeşil ve dijital dönüşüm: </strong>Türk lojistik sektörünün, küresel trendlerle uyumlu olarak yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırdığını da kaydeden Engin, özellikle Avrupa Birliği’nin (AB) Yeşil Mutabakatı (Green Deal) ve sürdürülebilirlik kriterlerinin, Türkiye’de faaliyet gösteren lojistik firmaları üzerinde dönüşüm baskısı yarattığını kaydediyor:“Halen karayolunun baskın olduğu Türk taşımacılık sektöründe fosil yakıtlara bağımlılık yüksek olduğundan, yeşil dönüşümün hızlanması için demiryolu bağlantılarının artırılması ve intermodal taşımacılığın teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır. İlerleyen yıllarda karbon vergileri ve çevre standartları sıkılaştıkça, sektörün yeşil dönüşümü bir tercih değil zorunluluk halini alacaktır. Dijital dönüşüm cephesinde ise Türkiye lojistiği oldukça dinamik bir adaptasyon sürecindedir. Büyük kargo şirketleri teslimat optimizasyonu, canlı kargo takip aplikasyonları gibi sistemler geliştirirken; yük taşıma platformları nakliyeci ile yük sahibini anlık olarak buluşturan çözümler sunuyor. Tek Pencere Sistemi gibi altyapılar sayesinde gümrük işlemleri kısmen elektronik ortama taşındı, bu da işlem sürelerini azaltarak verimlilik sağlıyor. Depolarda otomasyon ve robotik kullanımına başlayan şirketler, insan hatasını ve süre kaybını en aza indirmeye çalışıyor. Bunun yanı sıra sektörde veri analitiği ve yapay zeka kullanımı sayesinde talep tahmini, güzergâh planlama, envanter optimizasyonu gibi alanlarda ciddi iyileşmeler sağlanıyor.”<br />
Bilgehan Engin, Türk lojistik sektörünün çifte dönüşüm yaşadığını söylüyor: “Bir yandan karbon salımını düşürmek ve yeşil standartlara uyum sağlamak için altyapısını ve araç filosunu yeniliyor, diğer yandan Lojistik 4.0 diyebileceğimiz dijital çağa ayak uydurarak operasyonlarını akıllandırıyor. Bu dönüşümlerin meyvesi olarak, sektörün sürdürülebilirlik performansı ve uluslararası rekabetçiliği önümüzdeki yıllarda belirgin biçimde artacaktır. Elbette KOBİ ölçeğindeki birçok nakliyeci için bu dönüşümlerin mali yükü olacağından, sektör paydaşları ve devletin ortak projeler ve teşviklerle bu geçişi kolaylaştırması beklenmektedir. Ancak genel gidişat itibarıyla, Türkiye lojistik sektörü yeşil ve dijital dönüşüm trenine çoktan binmiştir ve bu sayede uzun vadede verimli, çevre dostu ve yüksek katma değerli bir yapıya evrilmektedir.”<br />
<strong>“Ulaşım altyapısını çeşitlendirmek ve entegre etmek gerekiyor”: </strong>Bilgehan Engin, demiryolu ve denizyolu altyapısının yetersiz entegrasyonu nedeniyle alternatif modların yeterince kullanılamadığına da değiniyor: “Ulaştırma altyapısını çeşitlendirmek ve entegre etmek gerekiyor. Özellikle demiryolu yatırım ve iyileştirmelerine öncelik verilmelidir. Mevcut demiryolu hatlarının modernizasyonu, sanayi bölgelerine ve limanlara yeni hat bağlantıları kurulması şarttır. Karayolu ağırlığını azaltmak üzere kombine taşımacılık (ro-ro gemileri + tren gibi) yaygınlaştırılmalı, uluslararası taşımalarda intermodal çözümler desteklenmelidir. Ayrıca, karayolu altyapısında da akıllı lojistik sistemleri (dijital takip, trafik optimizasyonu) kullanılarak mevcut yol kapasitesinin etkinliği artırılmalıdır. Sektörde özellikle akaryakıt fiyatları ve finansman maliyetleri şirketlerin üzerinde önemli baskı unsurlarıdır. Taşımacılık firmalarına özel ticari yakıt sübvansiyonu veya ÖTV indirimi gibi destekler sağlanmalıdır. Türkiye lojistik sektörü, jeostratejik konumu, güçlü üretim altyapısı ve bölgesel ticaret ağlarındaki rolüyle büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak bu potansiyel, sektörün sürdürülebilir büyümesini sınırlayan bazı yapısal ve operasyonel sorunlar nedeniyle tam anlamıyla değerlendirilememektedir. Öncelikli sorun alanlarından biri uzun ödeme vadeleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerdir. Özellikle KOBİ ölçeğindeki lojistik işletmeleri, yüksek işletme maliyetleri karşısında nakit akışını yönetmekte zorlanmakta, bu durum yatırımların ertelenmesine ve hizmet kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, sektörün finansman erişimini kolaylaştıracak özel kredi mekanizmalarının, sigorta ve teminat sistemlerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bir diğer önemli konu vize kısıtlamalarıdır. Türk taşımacıları, Avrupa ve Orta Asya pazarlarında sıklıkla vize ve geçiş belgesi sınırlamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum zaman ve maliyet açısından rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Uluslararası taşımacılıkta eşit rekabet koşullarının sağlanması için karşılıklılık esasına dayalı ikili anlaşmaların güçlendirilmesi ve dijital geçiş sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Transit taşımacılığa ilişkin mevzuat ve gümrük süreçlerindeki karmaşıklıklar, Türkiye’nin bölgesel lojistik üs olma hedefinin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Transit yük akışlarının hızlandırılması, sınır kapılarında dijitalleşme ve tek pencere sistemlerinin yaygınlaştırılması, taşıma modları arasında entegrasyonu güçlendirecek yasal düzenlemeler yapılması sektörün verimliliğini artıracaktır.”<br />
<br />
<strong>﻿UTİKAD’dan 200 milyar dolar sektör büyüklüğü hedefiyle iki stratejik adım</strong><br />
Türkiye lojistik sektörü için 200 milyar dolar pazar büyüklüğü ve dünyada ilk 10 ülke arasında yer alma hedefini kamuoyuyla paylaşan UTİKAD, bu yolda inovasyon, teknoloji ve kapsayıcı sürdürülebilirlik odaklı iki stratejik adımı, düzenlendiği basın toplantısında duyurdu. Türkiye’yi lojistikte bir merkez haline getirecek dönüşümün öncülüğünü üstlenen UTİKAD’ın iki stratejik adımdan biri olan ve Turkish Cargo ana sponsorluğunda 7 Kasım’da gerçekleştirilecek Türkiye Logistics Summit 2025’te günümüzde hızla değişen küresel lojistik dinamikleri ve sektörün geleceğine öncülük edecek konular, en güncel verilerle ve uzman görüşleriyle ele alınacak. UTİKAD’ın ikinci stratejik adımıysa; küresel lojistik sektöründe büyük önem taşıyan kadın varlığı ve temsiliyeti konusunda hazırlanan “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu” oldu. Rapor verileri basın toplantısında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı ve sektörde büyümenin ancak fırsat eşitliğiyle mümkün olacağının altı çizildi. UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, “Türkiye Logistics Summit 2025, ‘Pioneering the Future of Logistics’ mottomuzla sektörün dönüşüm vizyonunu ortaya koyacak. 4 ana panel, 2 özel oturum ve deneyim alanları ile 1000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Zirve, karbon nötr etkinlik olarak düzenlenecek. Gündemimizde önemli bir yer tutan fırsat eşitliği ve kapsayıcılık kavramlarını, sektörümüzün 200 milyar dolarlık büyüme hedefi için stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz. ‘İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı alan ilk sivil toplum kuruluşu olmamız, bu konudaki kararlılığımızın somut bir göstergesidir. UTİKAD Kadın Lojistikçiler Odak Grubumuzun (KLOG) katkılarıyla hazırlanan ‘Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu’ ise bu yoldaki en yeni ve önemli adımımızdır. Tüm kadınları yanımızda görmek istiyoruz. Bu, eşitlik odaklı bir geleceğe davettir. Çünkü biliyoruz ki sektörde kadın varlığı sadece bir çeşitlilik meselesi değil, aynı zamanda verimlilik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik meselesidir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DOSYA</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/turkiye-lojistikte-merkez-olma-iddiasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/lojistik-s.jpg" type="image/jpeg" length="95566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital karar çağı başladı: Veri Odaklı Üretim Yönetimi]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-karar-cagi-basladi-veri-odakli-uretim-yonetimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-karar-cagi-basladi-veri-odakli-uretim-yonetimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel üretim anlayışında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı alınırken; günümüzde gerçek zamanlı ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’ öne çıkıyor. Ana amacı; doğru veriyi, doğru zamanda, doğru kişiyle buluşturarak üretimde hızlı ve doğru karar almayı sağlamak olan ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’, tüm üretim süreçlerinin gerçek zamanlı ölçülmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesi demek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Küresel rekabetin hızla arttığı, maliyet baskısının yükseldiği ve müşteri beklentilerinin sürekli değiştiği iş dünyasında veriye dayalı karar alma artık bir tercih değil, zorunluluk. Sanayide dijital dönüşümün merkezinde yer alan ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’, üretim süreçlerinin uçtan uca şeffaf, izlenebilir, optimize edilmiş ve ölçülebilir ve ölçeklenebilir yönetilmesini sağlıyor. Bu yaklaşımın temelinde Yapay Zeka (AI), Büyük Veri (Big Data), Veri Analitiği, Nesnelerin İnterneti (IoT), IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti), İş Zekası (BI), ERP (Kurumsal Kaynak Planlama), MES (Üretim Yürütme Sistemi), MOM (Üretim Operasyonları Yönetimi), Dijital İkiz (Digital Twin), MRP (Malzeme İhtiyaç Planlama), PLM (Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi), BPM (Kurumsal Süreç Yönetimi) gibi teknolojilerin entegre biçimde kullanılması yer alıyor.<br />
Geleneksel üretim anlayışında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı alınırken; günümüzde gerçek zamanlı ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’ öne çıkıyor. Ana amacı; doğru veriyi, doğru zamanda, doğru kişiyle buluşturarak üretimde hızlı ve doğru karar almayı sağlamak olan ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’, tüm üretim süreçlerinin gerçek zamanlı ölçülmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesi demek. Dijital ve akıllı fabrikalar, sahadan toplanan sensör verileri, üretim hatlarından, makinelerden, kalite kontrol sistemlerinden, depo yönetiminden ve tedarik zincirinden gelen verileri ve performans bilgilerini, planlama sistemlerinden elde edilen maliyet verilerini bir araya getirerek, üretim performansını anlık izleyebiliyor, verimsizlikler önceden tespit edilebiliyor, bu veriler analiz edilerek üretim performansı yükseltiliyor, kaynak kullanımı optimize ediliyor, kestirimci bakım uygulanıyor, maliyetler düşürülüyor ve kalite standartları sürekli iyileştiriliyor.<br />
Bu sistemde tüm süreçlerin kalbi üretim verisi. Üretim sahasında yer alan PLC’ler, sensörler, IoT cihazları, barkod sistemleri ve üretim yazılımları veri akışını sağlayan temel bileşenler. Veri toplandıktan sonra ikinci adım, verinin işlenmesi ve anlamlandırılması. Bunun için ERP, MES, MOM, BI, Büyük Veri gibi çözümler kullanılıyor. Bu sistemler üretim verilerini sınıflandırıyor, analiz ediyor, yöneticilerin karar almasını sağlayacak bilgi haline getiriyor. ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’, sanayide verimliliği artırmanın en etkili yöntemi olarak öne çıkıyor. Dijitalleşen üretim süreçleriyle işletmeler daha hızlı karar alıyor, maliyetleri düşürüyor, daha düşük fire oranına sahip oluyor, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda avantaj sağlıyor, üretim süreçlerini şeffaflaştırıyor, rekabet gücünü yükseltiyor. Üretim verilerinin doğru analiz edilmesi, işletmelerin performansını ölçmesine, iyileştirmesine olanak sunuyor, stratejik yatırım planlaması, kapasite artırımı ve maliyet optimizasyonu gibi alanlarda esneklik ve çeviklik sağlıyor.<br />
‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’ artık sadece büyük ölçekli sanayi şirketlerinin değil, KOBİ’lerin de rekabet gücü için zorunlu hale geldi. Endüstri 4.0 ile başlayan dijitalleşme süreci, üretim sahalarını tamamen dijital bir yapıya dönüştürüyor. Veri artık “yeni petrol” olarak değil, “yeni güç yönetimi” olarak tanımlanıyor. Üretim alanında rekabet artık fiyat üzerinden değil, verimlilik ve hız üzerinden yaşanıyor. Tedarik zincirlerinin kırılganlaştığı, enerji maliyetlerinin yükseldiği ve küresel rekabetin sertleştiği bir ortamda ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’ ile şirketler, pazarda daha güçlü ve sürdürülebilir hale geliyor.<br />
Türkiye’de özellikle savunma sanayi, otomotiv, beyaz eşya, makine imalatı, elektrik-elektronik, gıda ve ambalaj gibi stratejik sektörlerde veri odaklı üretim yaygınlaşıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın dijital dönüşüm merkezleri ve TÜBİTAK destekleri ile KOSGEB’in dijitalleşme projelerine verdiği hibeler de bu dönüşümü hızlandırıyor. Ayrıca OSB’lerde kurulan dijital dönüşüm merkezleri, teknoparklar ve üniversite–sanayi iş birlikleri veri tabanlı üretim modelinin daha hızlı yayılmasına katkı sağlıyor. Dijital dönüşümü gerçekleştiren ve veri yönetimini stratejik bir yetkinlik haline getiren işletmeler geleceğin akıllı üretim ekonomisinin kazananları olacak.<br />
‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’, tek bir yazılım ya da otomasyon çözümüyle mümkün olmuyor. Bunun için fabrikalarda entegre bir dijital mimari kurulması gerekiyor. Bu mimarideki temel yazılım ve sistemler şöyle:<br />
<strong>•AI (Artificial Intelligence-Yapay Zeka):</strong> Veriyi analiz ederek üretim tahminleri yapan, verimlilik artıran ve karar destek süreçlerini güçlendiren sistemler.<br />
<strong>•Big Data (Büyük Veri):</strong> Üretimden gelen milyonlarca satırlık karmaşık veriyi işleyen veri mimarisi.<br />
<strong>•Veri Analitiği:</strong> Anlamlı içgörüler elde etmek ve bilinçli kararlar vermek için büyük, karmaşık veri kümelerini analiz etme, yorumlama ve görselleştirme süreci.<br />
<strong>•IoT (Internet of Things-Nesnelerin İnterneti) ve IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti):</strong> Üretim makinelerini, sensörleri ve cihazları birbirine bağlayarak veri toplamayı sağlayan teknoloji.<br />
<strong>•BI (Business Intelligence-İş Zekası):</strong> Veriyi görselleştirerek yöneticilere doğru karar alma desteği sunan analiz sistemi.<br />
<strong>•ERP (Enterprise Resource Planning-Kurumsal Kaynak Planlama):</strong> Tedarik zinciri, stok, finans, satın alma ve üretim planlamayı bütünleştiren temel yönetim sistemi.<br />
<strong>•Dijital İkiz (Digital Twin):</strong> Fiziksel bir nesnenin ya da sistemin dijital kopyası.<br />
<strong>•MES (Manufacturing Execution System-Üretim Yürütme Sistemi):</strong> Fabrika içindeki üretim süreçlerini gerçek zamanlı izleyen ve kontrol eden sistem.<br />
<strong>•MOM (Manufacturing Operations Management-Üretim Operasyonları Yönetimi): </strong>Üretim faaliyetlerini planlama, operasyon yönetimi ve performans ölçümü ile birlikte ele alan iş yönetim sistemi.<br />
<strong>•MRP (Material Requirements Planning-Malzeme İhtiyaç Planlama):</strong> Üretimde malzeme tedarikini planlayan sistem.<br />
<strong>•PLM (Product Lifecycle Management-Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi):</strong> Ürünün tasarımdan üretime ve satış sonrası hizmetlere kadar tüm yaşam döngüsünü yöneten sistem.<br />
<strong>•BPM (Business Process Management-Kurumsal Süreç Yönetimi):</strong> Üretim ve destek süreçlerinin verimli çalışması için iş akışlarını dijitalleştiren sistem.<br />
<br />
<strong>‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’nin işletmelere faydaları</strong><br />
•Üretim hatlarının performansı artıyor, üretim sürelerini azaltıyor, üretim kararlarını hızlandırıyor.<br />
•İş güvenliği, çalışan verimliliği ve işletme verimliliği artıyor.<br />
•Üretim süreçlerinde şeffaflık sağlıyor.<br />
•Fabrika yönetiminde esneklik ve çeviklik ve ölçeklenebilirlik sağlanıyor.<br />
•Veri tekrarını ortadan kaldırıyor.<br />
•Kalite hataları en aza indiriliyor, üretim kalitesini artırıyor.<br />
•Kaynak kayıplarını önlüyor.<br />
•İşletme genelinde dijital görünürlük, izlenebilirlik ve raporlama sağlıyor.<br />
•Zaman ve maliyet optimizasyonu sağlanıyor.<br />
•Enerji verimliliği artıyor.<br />
•Teslimat süreleri kısalıyor.<br />
•Sürdürülebilir üretimi destekliyor.<br />
•Yapay Zeka Destekli Üretim Yönetimi, arıza tahmini, üretim planlama optimizasyonu, kalite sapmalarının erken tespiti, ideal üretim parametrelerini hesaplama, enerji verimliliği optimizasyonu, kalite hatalarını otomatik analiz etme, enerji tüketimini yönetme, üretim planlamayı gerçek zamanlı güncelleme, üretim sahasında akıllı iş emri dağıtımı ile ‘Veri Odaklı Üretim Yönetimi’ni bir üst seviyeye taşıyor ve rekabet gücünü artırıyor.<br />
<br />
<strong>Veri Odaklı Üretim Yönetimi’nde öne çıkan teknolojiler ve trendler</strong><br />
Yapay Zeka Destekli Üretim Sistemleri (AI Manufacturing), Yapay Zeka Destekli Üretim Planlama, Makine Öğrenimi (Machine Learning) ile Süreç Optimizasyonu, Büyük Veri Analitiğinin Üretime Entegrasyonu, BI Raporlama Sistemleri, IoT ile Makine Bağlantısı, IIoT, Akıllı Sensör Teknolojileri, 5G ile Makineler Arası Hızlı Veri Haberleşmesi, Dijital İkiz Uygulamaları, MES Yaygınlaşması, MOM ile Entegre Yönetim, ERP ve MES Entegrasyon Projeleri, MRP II ile Planlama Doğruluğunda İyileşme, PLM Sistemlerinin Kullanımı, Tahmine Dayalı Bakım (Predictive Maintenance), Robotik Otomasyon, Kolaboratif Robotlar (Cobot).<br />
AR (Artırılmış Gerçeklik) Destekli Saha Uygulamaları, VR ile Operatör Eğitim Simülasyonları, Bulut Tabanlı Üretim Yazılımları, Edge Computing Üretimde Anlık Veri İşleme, Akıllı Fabrika (Smart Factory) Dönüşümü, Siber Fiziksel Üretim Sistemleri, Dijital İş Akışları ve BPM, Kalite 4.0 Çözümleri, Enerji İzleme ve Yönetim Sistemleri, Yeşil Üretim Teknolojileri, Endüstriyel Siber Güvenlik Çözümleri, Blockchain ile Üretim İzlenebilirliği, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA), Akıllı Depo ve Lojistik Çözümleri, Otonom Mobil Robotlar, Yapay Zeka Destekli Tedarik Zinciri Yönetimi, Otonom Üretim Hatları, Endüstriyel Veri Toplama Sistemleri (SCADA+IoT), 3D Yazıcılarla Hızlı Prototipleme, Akıllı Bakım Yönetimi Sistemleri (CMMS), Çevik Üretim Sistemleri (Agile Manufacturing), Operasyon Mükemmelliği Platformları.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DOSYA</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-karar-cagi-basladi-veri-odakli-uretim-yonetimi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/veri-s.jpg" type="image/jpeg" length="39849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEGV’den 350 çocuğun eğitimine destek]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/tegvden-350-cocugun-egitimine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/tegvden-350-cocugun-egitimine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 30. kuruluş yılında eğitimde fırsat eşitliği için anlamlı bir projeyi daha hayata geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim konusunda farkındalık sağlamak ve daha fazla çocuğun nitelikli eğitimle buluşmasına destek olmak için Dolomiti Dağları’na tırmanan TEGV gönüllüsü M. Sacit Erdem’in başlattığı ‘30. Yılında TEGV’le Eğitim için Daha Yükseğe’ bağış kampanyası 30 Eylül’de sona erdi. Yaklaşık 300 kişinin bağış yaptığı kampanyayla TEGV’de 350 çocuğun eğitim desteği almasına katkı sağlandı. Bu anlamlı yolculukta Dr. Franca Serafini de Erdem’e eşlik etti. Erdem, “Bu yolculuk benim için sadece bir tırmanış değil, aynı zamanda yüzlerce çocuğun eğitim yolculuğuna umutla eşlik etme arzusuydu” dedi. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, “Her adımı çocuklarımız için atılmış bu yolculuk, dayanışmanın ve gönüllülüğün en güzel örneklerinden biri oldu” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/tegvden-350-cocugun-egitimine-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-tegv-s.jpg" type="image/jpeg" length="34229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vaillant başarılı iş ortaklarını Taşkent’te ağırladı]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/vaillant-basarili-is-ortaklarini-taskentte-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/vaillant-basarili-is-ortaklarini-taskentte-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vaillant, başarılı yetkili satıcı ve satış noktaları temsilcilerini Eylül boyunca, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te ağırladı. ‘Vaillant Kombi Seyahat Kampanyası’ kapsamında, kombi grubunda hedeflerini gerçekleştiren iş ortakları, Taşkent seyahatine katılım hakkı kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplam 135 iş ortağının katıldığı Taşkent seyahati, 29 Ağustos-1 Eylül, 5-8 Eylül 2025 ve 26-29 Eylül olmak üzere 3 grup halinde gerçekleştirildi. Seyahat programında düzenlenen kültür gezisi kapsamında Taşkent’in yanı sıra tarihi mirasıyla ünlü Semerkant şehrinin seçkin restoranlarında yerel lezzetleri tanıyarak, tarihi ve sosyal hayatını deneyimleyen iş ortakları, yurda güzel hatıralarla dönüş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/vaillant-basarili-is-ortaklarini-taskentte-agirladi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-vaillant-s.jpg" type="image/jpeg" length="40772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KOBİ’leri dijitalleştirmeye devam ediyorlar]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/kobileri-dijitallestirmeye-devam-ediyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/kobileri-dijitallestirmeye-devam-ediyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini artırarak rekabet güçlerini yükseltmelerine destek olmak amacıyla Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Vodafone Business tarafından yürütülen Teknolojiyle Güçlü KOBİ Projesi kapsamında ikinci etkinlik Ankara’da düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enkindling açılışında konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez “Dijital ekonominin sunduğu fırsatlara rağmen KOBİ’lerimizde yüksek teknoloji kullanımı yüzde 1 seviyesinde, katma değer oranında da artış sağlanamıyor. Bizler bu tabloyu değiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü KOBİ’lerin kırılganlığının azalması, ekonomimizin de direncini artıran en önemli unsur olacaktır” diye konuştu.. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu,Türkiye ekonomisinin kalbi olan KOBİ’lerin, ülkedeki tüm girişimlerin yüzde 99.7’sini temsil ettiğini ve toplam üretim değerinin yüzde 41.6’sını oluşturduğunu söyledi: “KOBİ’ler 5G ile operasyonel maliyetlerini yüzde 15-30 azaltabilecek, ilk 5 yılda ülke ekonomisine 10,9 milyar dolar katkı sağlayabilecek. Vodafone Business olarak, bu dönüşüm yolculuğunda KOBİ’lerin güvenilir teknoloji ortağı olmayı sürdüreceğiz.” İÇASİFED Başkanı Süleyman Ekinci, “Geçmişte sadece büyük şirketlerin erişebildiği teknolojiler, bugün artık KOBİ’lerin de ulaşabileceği maliyetlere indi. Bulut bilişim sayesinde küçük bir işletme bile dünyanın dört bir yanına hizmet verebiliyor. E-ticaret platformları sayesinde Ankara’daki bir üretici, aynı gün içinde hem İstanbul’a hem de Berlin’e mal satabiliyor. Ama bu fırsatların yanında büyük bir risk de var: Teknolojiyi kullanamayan işletmeler rekabetin dışında kalıyor. İşte bu nedenle KOBİ’lerimizin teknolojiye uyum sağlaması bir tercih değil, bir zorunluluktur” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/kobileri-dijitallestirmeye-devam-ediyorlar</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-turkonfed-suleyman-ekinci-ozlem-kestioglu-suleyman-sonmez-s.jpg" type="image/jpeg" length="31673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YenidenBiz Derneği 10 yılda 500 bin kadına ulaştı]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/yenidenbiz-dernegi-10-yilda-500-bin-kadina-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/yenidenbiz-dernegi-10-yilda-500-bin-kadina-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de kadınların iş hayatına dönüşlerini destekleyen sivil toplum kuruluşu YenidenBiz Derneği, 10. yılında ekosistemine katkı sunan tüm paydaşlarını bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Elçiler Buluşması &amp; 10. Yıl Değer Yaratanlar Ödül Töreni’, Vodafone Business ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kuruluşundan bu yana 500.000’e yakın kadına dokunan<strong> </strong>YenidenBiz, hayata geçirdiği projeler ile hem bireysel hem kurumsal düzeyde dönüşüm sağladı. 70 kurumsal üye ve 1.200 gönüllünün katkısıyla büyüyen dernek, kadınların ekonomiye katılımını artırmak için bugüne dek 100 firma ve paydaş işbirliği yaptı. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy<strong>, </strong>“Biz de Vodafone olarak 2017 yılından bu yana global çapta yürüttüğümüz ‘ReConnect’ programıyla kariyerlerine ara veren kadın çalışanları yeniden iş hayatına kazandırmak için çalışıyoruz” dedi. Törende Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve YenidenBiz Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kestioğlu, Türkiye’nin Dijitalleşme Geleceği başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Törenin ana sponsoru Meditopia’nın Kurucu Ortağı Fatih Çelebi, “Biz de Meditopia olarak, insanlara kendi potansiyellerini gerçekleştirme yolunda destek olmayı en büyük sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz” diye konuştu. YenidenBiz Yönetim Kurulu Eş Başkanı Selen Kocabaş, “Önümüzdeki 10 yıla bakarken vizyonumuz net: Daha fazla kadını iş hayatına kazandırmak, kurumlarla birlikte daha çok dönüşüm hikâyesi yaratmak ve geleceğe kapsayıcı bir iş gücü bırakmak” derken YenidenBiz Yönetim Kurulu Eş Başkanı Yılmaz Yıldız, şunları söyledi: “Bu gece ödül verdiğimiz paydaşlarımız, derneğin sürdürülebilir sosyal etki yolculuğunun en önemli aktörleri. Etkinlik vesilesiyle, bu dayanışma kültürünü daha da geliştirme ve daha çok kadının ekonomiye katılımını sağlama konusundaki kararlılığımızı pekiştirdik.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/yenidenbiz-dernegi-10-yilda-500-bin-kadina-ulasti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-yenidenbiz-yenidenbiz-elcilerbulusmasi-s.jpg" type="image/jpeg" length="14452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İGA İstanbul Havalimanı yine ‘Dünyanın En İyisi’]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/iga-istanbul-havalimani-yine-dunyanin-en-iyisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/iga-istanbul-havalimani-yine-dunyanin-en-iyisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada 330’dan fazla noktaya düzenlediği uçuşlarla ‘küresel aktarma merkezi’ vasfını her geçen gün güçlendiren İGA İstanbul Havalimanı, seyahat yayıncılığının en prestijli dergilerinden Condé Nast Traveler okuyucuları tarafından bir kez daha ‘Dünyanın En İyi Havalimanı’ ilan edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, “Dünyanın en iyi havalimanı olarak seçilmek, yalnızca altyapımıza değil, insan kaynağımıza ve yolcu memnuniyetine verdiğimiz önemin de kanıtıdır. Bu başarının havacılık operasyonlarımızın yanı sıra tüm çalışma alanlarımızda odağımıza aldığımız sürdürülebilirlik ve yenilikçilik yolculuğumuzda attığımız doğru adımların ve misafirlerimize verdiğimiz değerin bir sonucu olduğuna inanıyorum” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/iga-istanbul-havalimani-yine-dunyanin-en-iyisi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-iga-s.jpg" type="image/jpeg" length="81006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilyoner, Anadolu Efes’e 50. yılında da sponsor]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/bilyoner-anadolu-efese-50-yilinda-da-sponsor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/bilyoner-anadolu-efese-50-yilinda-da-sponsor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilyoner, Anadolu Efes Spor Kulübü’nün 50. yılını kutlayacağı 2025-2026 sezonunda da resmi sponsoru olarak desteğini sürdürüyor. 2019-2020 sezonundan bu yana devam eden işbirliği, Bilyoner’in yalnızca Anadolu Efes’e değil, Türk basketboluna ve spora verdiği desteğin de önemli bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sporun toplumu birleştiren, gençlere ilham veren ve Türkiye’yi dünyada temsil eden en önemli alanlardan biri olarak gören Bilyoner, spor ekonomisinin gelişimi için yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bilyoner, bu kararlılıkla önümüzdeki dönemde de Türk sporunun gelişmesi ve uluslararası arenada daha fazla başarı elde etmesi için çalışmalarını sürdürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/bilyoner-anadolu-efese-50-yilinda-da-sponsor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-bilyoner-s.jpg" type="image/jpeg" length="56665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasarlı araçlar her bütçeye uygun alternatifler sunuyor]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/hasarli-araclar-her-butceye-uygun-alternatifler-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/hasarli-araclar-her-butceye-uygun-alternatifler-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv sektöründe artan maliyetler ve buna bağlı olarak yükselen otomobil fiyatları, onarılarak tekrar ekonomiye kazandırılan hasarlı araçlara olan ilgiyi artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güçlü dijital altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Telli Grup çatısı altında faaliyet gösteren online ihale platformu Autogong, 2. el ve dönüştürülebilir araçların satışında güvenilir alışverişin adresi olmaya devam ediyor. Telli Grup ve Autogong Yönetim Kurulu Başkanı Osman Telli, otomotiv pazarında ekonomik, sürdürülebilir ve stratejik bir tercih haline gelen hasarlı araçların doğru onarım ve bakımla hem bireysel kullanıcılar hem de otomotiv sektörü profesyonelleri için cazip fırsatlar sunduğu söyledi. Telli: bu araçların fiyat avantajından nadir parça teminine, çevresel sürdürülebilirlikten teknik bilgi kazanımına kadar birçok alanda değer yarattığına dikkat çekti: “Aynı model ve yıldaki sağlam araçların ortalama yüzde 55’i oranında fiyatlarla satılan hasarlı araçlar, otomotiv işiyle ilgilenen yatırımcılar ve yetkin tamirciler için ciddi kazanç fırsatları doğuruyor. Autogog verilerine göre, hasarlı araç fiyatlarının, sağlam araçların fiyatlarına oranı 2024’ün son çeyreğinde %54.83 oldu. Bu oran 2025’in ilk çeyreğinde %54.34, ikinci çeyreğinde %55.94, üçüncü çeyreğinde %55.34 olarak gerçekleşti. Kısaca hasarlı araçlar, hasarsız piyasa değerinin %45 oranında daha düşük fiyatlarla alıcı buluyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/hasarli-araclar-her-butceye-uygun-alternatifler-sunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-telli-osman-telli-s.jpg" type="image/jpeg" length="47489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okulda beslenmenin sağlıklı yolu]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/okulda-beslenmenin-saglikli-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/okulda-beslenmenin-saglikli-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullarda öğrencilerin gelişimine destek olan en önemli gıda ürünleri arasında süt ve süt ürünleri yer alıyor. Uzmanlar sütün yağ, protein, karbonhidrat, su, vitamin, mineraller gibi zengin bir içeriğe sahip olmasından dolayı besleyiciliğinin yüksek olduğunu önemle vurguluyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Teksüt Satış Direktörü Murat Keleş</strong>,<strong> </strong>sütün sadece çocukluk ve gelişme dönemlerinde değil, her yaşta içilmesi gereken bir besin olduğunu ifade etti: “Sütün, çocukların hem fiziksel büyümesini, kemik gelişimini hem de zihinsel gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlanmasında önemli rolü var.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/okulda-beslenmenin-saglikli-yolu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-teksut-s.jpg" type="image/jpeg" length="23403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PASHA Holding, noktayı Bakü’de koydu]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/pasha-holding-noktayi-bakude-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/pasha-holding-noktayi-bakude-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PASHA Holding tarafından düzenlenen INMerge Innovation Summit 2025, Bakü’de sona erdi. Etkinlik, Orta Avrasya genelinden 5.000’den fazla katılımcı, 150 konuşmacı, 100 startup ve 80’den fazla yatırım fonunu bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki gün boyunca bölgenin en büyük inovasyon forumu, küresel fikirlerin ve yerel yeteneklerin teknolojinin, iş dünyasının ve yatırımın geleceğini nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Zirvenin gündemi, Fintech ve Sorumlu Bankacılıktan Veri ve Yapay Zekâ, Endüstri 4.0, Telekomünikasyon, Pazarlama, E-Ticaret ve Yatırıma kadar sekiz ana sektörü kapsadı. Uluslararası düşünce liderleri arasında Ed Catmull (Pixar), Marc Randolph (Netflix), Zack Kass (eski OpenAI), Hal Gregersen (MIT) ve Tarun Khanna (Harvard) yer aldı. Bu isimler, bölgesel politika yapıcılar, girişimciler ve yatırımcılarla bir araya gelerek ekonomileri dönüştüren trendleri tartıştı. Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov, son yirmi yılda ülkeye 344 milyar dolar yatırım çekildiğini ve bunun 210 milyar dolarının petrol dışı sektöre yönlendirildiğini vurguladı. PASHA Holding CEO’su Jalal Gasimov, INMerge’i ‘Orta Avrasya’nın önde gelen inovasyon forumu’ olarak tanımladı ve etkinliğin yerel bir kurumsal buluşmadan bölgesel bir platforma dönüşümünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/pasha-holding-noktayi-bakude-koydu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-pasha-s.jpg" type="image/jpeg" length="70452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin en iyi dört otelinden ikisi Kapadokya’da]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/turkiyenin-en-iyi-dort-otelinden-ikisi-kapadokyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/turkiyenin-en-iyi-dort-otelinden-ikisi-kapadokyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MICHELIN Rehberi, bu yıl otelcilik sektöründeki mükemmeliyet vizyonunu da genişleterek tüm dünyada MICHELIN Key ödüllerini duyurdu. Misafirlerine yalnızca konaklama değil, duygusal bağ kurulan, özgün ve unutulmaz deneyimler sunan otellere verilen bu prestijli ödüllerde Kapadokya, çarpıcı bir başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 değerlendirmelerinde Kapadokya, dokuz oteliyle bu önemli listeye girmeyi başardı. Bu otellerden ikisi Türkiye’nin en iyi dört oteli arasında yer alarak, bölgenin dünya turizmindeki yükselişini bir kez daha kanıtladı. Kapadokya Yöresel Alan Yönetimi Derneği (KAPYAD) Başkanı ve Museum Hotel Kurucusu Ömer Tosun,<strong> </strong>“Bu liste aslında beni şaşırtmadı; çünkü bu bölge, özgün mimarisi, misafirperverliği ve kültürel derinliğiyle zaten MICHELIN’in ‘karakteri olan, deneyim odaklı oteller’ felsefesiyle mükemmel bir uyum içinde” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/turkiyenin-en-iyi-dort-otelinden-ikisi-kapadokyada</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-kapadokya-2-argos-in-cappadocia-s.jpg" type="image/jpeg" length="18869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Borçelik’e TÜBİTAK desteği]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/borcelike-tubitak-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/borcelike-tubitak-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, üretimde dijital dönüşüm yolculuğuna bir yenisini ekliyor. TÜBİTAK desteğiyle geliştirilecek Yapay Zeka Destekli Kök Neden Analiz Platformu; süreçlerde ortaya çıkan iyileştirme alanlarının kök nedenlerini analiz edecek, dijital kurumsal hafıza oluşturacak ve üretim süreçlerine çeviklik kazandıracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arfitect Yazılım A.Ş. ile ortaklaşa geliştireceği ‘Yapay Zekâ Destekli Üretim Endüstrisi Kök Neden Analiz ve Takip Platformu’ projesi, TÜBİTAK 1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Destek Programı 2024/2 çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Üretimde dijitalleşme ve yalın üretim prensipleri doğrultusunda hayata geçirilecek olan bu yenilikçi platform, Borçelik’in öncelikli ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilecek ve benzer üretim süreçlerine sahip şirketler için de uyarlanabilir olacak. Üretim süreçlerinde ortayan çıkan iyileştirme alanlarının kök nedenlerini yapay zekâ ile analiz edecek olan sistem, aynı zamanda tüm süreci uçtan uca arşivleyerek dijital bir kurumsal hafıza oluşturacak. Bu sayede süreçlerin takibi sistematik hale gelirken, elle insan müdahalesi gerektiren işler azalacak, aksiyon alma süreleri kısalarak operasyonel verimlilik artacak ve süreç yönetiminde çeviklik kazanılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/borcelike-tubitak-destegi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-borusan-s.jpg" type="image/jpeg" length="86313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New Holland Bursa Tarım Fuarı’nda]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/new-holland-bursa-tarim-fuarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/new-holland-bursa-tarim-fuarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TürkTraktör'ün markası New Holland, geniş, donanımlı ve yeni ürün yelpazesiyle Bursa Tarım Fuarı’nda yerini alıyor. T580B, T3B, T3F ve T4B bahçe serilerinin yanında T4S, T5 Bluemaster, T5 Dual Command, T5 Electro Command traktörlerin sergilendiği fuarda, Tarımsal Ekipmanlar ve Hassas Tarım Ürünleri de TürkTraktör standında çiftçilerin beğenisine sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TürkTraktör Ticari İş Lideri Ahmet Canbeyli,</strong> çevreci ve son teknolojiye sahip ürünlerini Bursalı çiftçilerle buluşturmanın kendileri için büyük önem taşıdığını belirtti: “Fabrika çıkışlı TTConnect Filo ve Araç Takip Sistemi ile donatılan T4S, T5 Bluemaster, T5 Dual Command ve T5 Electro Command traktörlerimizi ziyaretçilerin beğenisine sunuyoruz. Ayrıca, yüksek performanslı New Holland FR650 Kendi Yürür Silaj Makinesi ve TC 5.90 Biçerdöver de stantlarımızda yerini aldı. Bunlara ek olarak Teleskopik Yükleyici, Büyük ve Küçük Balya Makinesi, Hassas Ekim Makinesi, Yeni Çekilir Tip Hububat Ekim Makinesi ve Yeni Diskaro Makinesi gibi birçok tarımsal ekipman da fuarda tanıtılıyor. Ürünlerimizin büyük ilgi göreceğine inanıyor, tüm çiftçilerimizi fuarda buluşmaya davet ediyoruz.”<strong> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>REEL SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/new-holland-bursa-tarim-fuarinda</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/reel-haberler-new-holan-ahmet-canbeyli-s.jpg" type="image/jpeg" length="24915"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[19. İstanbul Bilişim Kongresi “Geleceğin Sayısal Ekosistemi : "Akıllı, Güvenli ve Sürdürülebilir"]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/19-istanbul-bilisim-kongresi-gelecegin-sayisal-ekosistemi-akilli-guvenli-ve-surdurulebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/19-istanbul-bilisim-kongresi-gelecegin-sayisal-ekosistemi-akilli-guvenli-ve-surdurulebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Bilişim Derneği (TBD) İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen ve Dergimiz KobiEfor’un basın medya sponsoru olduğu 19. İstanbul Bilişim Kongresi, 16 Ekim 2025 tarihinde, “Geleceğin Sayısal Ekosistemi : "Akıllı, Güvenli ve Sürdürülebilir"” teması ile Nişantaşı Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongredeki panellerde ele alınacak konular arasında yapay zeka, büyük dil modelleri (LLM), blockchain, eğitimde dijitalleşme ve yapay zekâ, tıpta yapay zekâ ve teknolojik çözümler, yeni medya, kuantum bilgisayarlar ve işte verimlilik artırıcı teknolojik araçlar (RPA, robotlar, BPM vs.), güvenlik konuları yer alacaktır. Bu konular, katılımcılara en son gelişmeleri ve yenilikleri keşfetme fırsatı sunacaktır.<br />
Alanında uzman konuşmacılar ve sektör liderleri ile bir araya gelerek, geleceğin teknolojilerini ve bu teknolojilerin iş dünyasına, eğitime ve sağlık sektörüne etkilerini konuşacak. Sizi, teknoloji ve inovasyonun nabzını tutan kongremize davet etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.<br />
<br />
Kongrede işlenecek konular:<br />
· Yerli Yapay Zekâ Modelleri ve Küresel Konumlanma<br />
· Sayısal Dönüşüm: Akıllı Otomasyonlar ile Zirveye<br />
· Yeni Dünyamız Yapay Zekâ<br />
· Yapay Zekânın Yükselişi<br />
· Eğitimde Sayısallaşma<br />
· Sağlıkta Sayısallaşma<br />
· SosyAl Medya<br />
· Z Kuşağı TBD Gençlik Çalıştayı</p>

<p>Katılımcılar, sektörün önde gelen isimleriyle doğrudan etkileşim kurarak iş dünyasına dair en güncel bilgileri edinme şansı yakalayacaklar.<br />
<br />
<strong>16 Ekim 2025, Perşembe<br />
Nişantaşı Üniversitesi – Maslak Kampüsü<br />
Kongre programına ve ücretsiz kayıt için: </strong><a href="https://www.linkedin.com/events/19-stanbulbili-imkongresi7373672843693166592/" rel="nofollow"><strong>https://www.linkedin.com/events/19-stanbulbili-imkongresi7373672843693166592/</strong></a><strong> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBD İstanbul Şubesi<br />
Yönetim Kurulu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/19-istanbul-bilisim-kongresi-gelecegin-sayisal-ekosistemi-akilli-guvenli-ve-surdurulebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/tbd-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="18024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital fırtınada şirketlerin ve bireylerin pusulası; “Finans Dünyasında Dijital Ekosistem”]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-firtinada-sirketlerin-ve-bireylerin-pusulasi-finans-dunyasinda-dijital-ekosistem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-firtinada-sirketlerin-ve-bireylerin-pusulasi-finans-dunyasinda-dijital-ekosistem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüz iş dünyasında artık finans kuruluşlarının başarısı, yalnızca sermaye gücü veya şube sayısıyla ölçülmüyor; teknolojiyi ne kadar etkin kullandıklarıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. “Finans Dünyasında Dijital Ekosistem”, dijital dönüşüm fırtınasında şirketlerin ve bireylerin işini kolaylaştıran bir pusulaya dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mobil bankacılık ve SüperApp’ler, yapay zeka, yapay zekalı chatbotlar ve sanal asistanlar, blokzincir, Metaverse, dijital cüzdanlar, açık bankacılık, servis bankacılığı, IoT tabanlı çözümler ve siber güvenlik önlemleri bir bütün halinde finans dünyasının geleceğini şekillendiriyor.<br />
Dijital dönüşüm fırtınasının yaşandığı günümüzde, sanayi, ticaret, üretim, eğitim, sağlık gibi alanlarla birlikte finans dünyası da bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Finans sektörü, dijitalleşmenin en yoğun yaşandığı, yeni teknolojilerin en hızlı test edildiği ve uygulamaya alındığı alanlardan biri. Çünkü finans, sadece para yönetimi değil, aynı zamanda güven, hız, erişilebilirlik ve verimlilikle doğrudan bağlantılı. Günümüz iş dünyasında artık finans kuruluşlarının başarısı, yalnızca sermaye gücü veya şube sayısıyla ölçülmüyor; teknolojiyi ne kadar etkin kullandıklarıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. “Finans Dünyasında Dijital Ekosistem”, dijital dönüşüm fırtınasında şirketlerin ve bireylerin işini kolaylaştıran bir pusulaya dönüşüyor.<br />
“Dijital ekosistem” kavramı, farklı teknolojilerin birbirine entegre edilerek kullanıcıya uçtan uca, hızlı, güvenilir, ekonomik ve kolay bir finansal deneyim sunması anlamına geliyor. Artık sadece mobil bankacılık ya da internet şubesi değil; yapay zeka, yapay zekalı chatbotlar ve sanal asistanlar, blokzincir, Metaverse, dijital cüzdanlar, açık bankacılık, servis bankacılığı, IoT tabanlı çözümler, mobil bankacılık ve SüperApp’ler ve siber güvenlik önlemleri bir bütün halinde finans dünyasının geleceğini şekillendiriyor.<br />
Türkiye’de de bu dönüşüm hız kazanıyor. BDDK ve Merkez Bankası’nın dijital para ve açık bankacılık alanındaki düzenlemeleri, fintek (fintech) ekosisteminin yükselişi, Dijital Türk Lirası projesi, dijital bankacılık lisansları ve dijital cüzdanların günlük hayatta yaygın kullanımı; finans sektörünü köklü bir şekilde dönüştürüyor.<br />
Finans dünyasında dijital ekosistemin yükselişi, finans kuruluşlarını yalnızca teknolojiye yatırım yapmaya değil, aynı zamanda iş modellerini yeniden kurgulamaya da zorluyor. Geleneksel şube ağına dayalı hizmet anlayışının yerini, müşterinin bulunduğu her noktadan anında erişilebilen dijital çözümler alıyor. Bu durum hem bireysel kullanıcıların hem de şirketlerin beklentilerini değiştiriyor. Kullanıcılar artık hızlı işlem, düşük maliyet, şeffaflık, 7/24 erişim ve kişiselleştirilmiş finansal çözümler talep ediyor. İşte bu noktada dijital ekosistem, müşteri deneyimini merkeze alarak güvenli, esnek ve ölçeklenebilir bir finans dünyası yaratıyor.<br />
Bu dönüşümün en görünür unsurlarından biri de yapay zekâ tabanlı chatbotlar ve sanal asistanlar oldu. Özellikle mobil bankacılık uygulamalarında yaygınlaşan bu çözümler, müşterilerin günün her saati (7/24) anında hizmet alabilmesini sağlıyor. Hesap sorgulamadan para transferine, kredi başvurusundan yatırım tavsiyelerine kadar pek çok işlem, hızlı ve kişiselleştirilmiş şekilde yapılabiliyor. Müşteri memnuniyetini artıran bu uygulamalar, aynı zamanda bankaların operasyonel maliyetlerini azaltarak verimliliği yükseltiyor, ciddi bir rekabet avantajı kazandırıyor.<br />
Öte yandan küreselleşme ve regülasyonların değişen dinamikleri de dijital finans ekosistemini daha stratejik bir noktaya taşıyor. Sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk, kapsayıcı finans ve adil değer paylaşımı gibi ilkeler, artık dijital çözümlerin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Yapay zekâ destekli risk yönetimi, blokzincir tabanlı şeffaflık ve yeşil finans uygulamaları; yalnızca kârlılığı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda güveni pekiştirerek toplumun tüm paydaşlarına daha adil bir değer yaratılmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, geleceğin finans dünyasında başarıyı belirleyecek temel unsur olacak.<br />
<br />
<strong>Finans dünyasında dijital ekosistemin bileşenleri </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Mobil Bankacılık ve SüperApp’ler:</strong> Akıllı telefonların hayatın merkezine girmesiyle mobil bankacılık temel bir ihtiyaç haline geldi. Bankalar, yalnızca para transferi ya da fatura ödeme değil; yatırım, sigorta, alışveriş entegrasyonu, hatta sadakat programlarıyla donatılmış SüperApp’ler geliştiriyor.</li>
 <li><strong>Fintech (Fintek) çözümleri:</strong> Start-up ekosistemi içinde finans teknolojileri başlı başına bir sektör oluşturdu. Dijital cüzdanlardan robo-danışmanlara, mikro kredilerden ödeme çözümlerine kadar fintek şirketleri, geleneksel bankalara hem rakip hem de iş ortağı oldu.</li>
 <li><strong>Açık Bankacılık ve Servis Bankacılığı:</strong> Yeni düzenlemelerle birlikte müşteri verileri, API’ler aracılığıyla farklı kuruluşlarla güvenli şekilde paylaşılabiliyor. Bu sayede bankacılık hizmetleri, fintek şirketleri veya farklı dijital platformlar üzerinden de sunuluyor. “Banking-as-a-Service” yaklaşımı, geleceğin finansal mimarisini şekillendiriyor.</li>
 <li><strong>Yapay Zeka ve Büyük Veri:</strong> Müşteri davranışlarını analiz eden, sahte işlemleri önceden tespit eden, kişiye özel yatırım ve finansal ürün önerileri sunan yapay zekâ çözümleri, bankacılıkta ve finans dünyasında standart hale geldi. Büyük veri analitiği, bankaların ve finans şirketlerinin risk yönetiminden kredi değerlendirmelerine kadar tüm süreçlerde karar desteği sağlıyor.</li>
 <li><strong>Yapay Zeka Tabanlı Chatbotlar ve Sanal Asistanlar: </strong>Finans dünyasında dijital ekosistemin bileşenleri; mobil bankacılık, dijital cüzdanlar, blockchain teknolojisi, açık bankacılık uygulamaları ve siber güvenlik çözümleriyle şekilleniyor. Bu yapının önemli tamamlayıcılarından biri de yapay zeka tabanlı chatbotlar ve sanal asistanlar oldu. Özellikle mobil bankacılıkta yaygınlaşan bu uygulamalar, müşterilerin 7/24 anında hizmet alabilmesini sağlarken; hesap sorgulama, para transferi, kredi başvurusu ve yatırım önerileri gibi işlemleri kişiselleştirilmiş şekilde sunuyor. Böylece hem müşteri deneyimi gelişiyor hem de bankalar operasyonel maliyetlerini düşürerek daha verimli bir hizmet modeli oluşturabiliyor.</li>
 <li><strong>Blokzincir ve Dijital Varlıklar:</strong> Blokzincir teknolojisi, sadece kripto para değil, aynı zamanda akıllı sözleşmeler, dijital kimlikler ve sınır ötesi ödemeler için de güvenilir bir altyapı sunuyor. Merkez bankalarının dijital para projeleri ve Dijital Türk Lirası projesi de finansal sistemin geleceğini yeniden tanımlıyor.</li>
 <li><strong>Metaverse ve Sanal Finans:</strong> Henüz gelişim aşamasında olsa da bankalar ve fintek şirketleri, Metaverse’te şube açıyor, sanal müşteri hizmetleri sağlıyor ve dijital varlık alım-satım deneyimini destekliyor.</li>
 <li><strong>Siber Güvenlik:</strong> Dijitalleşmenin artması, beraberinde riskleri de getiriyor. Veri ihlalleri, kimlik hırsızlıkları ve fidye yazılımlarına karşı yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümleri kritik önem taşıyor.</li>
 <li><strong>IoT ve Giyilebilir Teknolojiler:</strong> Nesnelerin İnterneti (IoT) sayesinde akıllı saatlerden, akıllı yüzüklerden ödeme yapmak veya arabadan doğrudan akaryakıt ödemesi yapmak artık mümkün. Finansal sistem, günlük yaşamın içine daha görünmez şekilde entegre oluyor.</li>
 <li><strong>Sürdürülebilir Dijital Finans:</strong> Yeşil yatırımlar, karbon ayak izinin hesaplanması, ESG kriterleriyle uyumlu finansal ürünler ve sürdürülebilirlik raporlaması, bankaların ve yatırımcıların gündeminde.</li>
</ul>

<p><strong>Finans dünyasında dijital ekosistemin şirketlere ve müşterilere faydaları </strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Hız ve kolaylık:</strong> İşlemler saniyeler içinde gerçekleşiyor.</li>
 <li><strong>Kapsayıcılık:</strong> Bankacılık hizmetlerine erişemeyen kesimler dijital çözümlerle sisteme dâhil oluyor.</li>
 <li><strong>Şeffaflık ve güven:</strong> Blokzincir gibi teknolojiler işlemleri güvenilir kılıyor.</li>
 <li><strong>Uyum ve esneklik:</strong> Yeni düzenlemelere hızlı adapte olunuyor.</li>
 <li><strong>Küresel entegrasyon:</strong> Sınır ötesi ödemeler ve iş birlikleri kolaylaşıyor.</li>
 <li><strong>Müşteri deneyimi:</strong> Kişiselleştirilmiş hizmetler müşteri sadakatini artırıyor.</li>
 <li><strong>Maliyet avantajı:</strong> Dijital ekosistem operasyon maliyetlerini düşürüyor.</li>
 <li><strong>Rekabet gücü:</strong> Yeni nesil teknolojileri kullanan şirketler pazarda avantaj sağlıyor.</li>
</ul>

<p><strong>Finans dünyasında dijital ekosistemde yeni teknolojiler ve trendler </strong><br />
Mobil Bankacılık SüperApp’leri, Dijital Cüzdan Entegrasyonları, QR Tabanlı Ödemeler, Temassız Ödeme Çözümleri, Açık Bankacılık API’leri, Banking-As-A-Service (Baas), Yapay Zekâ Tabanlı Chatbotlar, Robo-Danışmanlar, Büyük Veri Analitiği, Regtech Çözümleri, Blokzincir Tabanlı Ödeme Sistemleri, Kripto Varlık Saklama Hizmetleri, Merkez Bankası Dijital Paraları, Dijital Türk Lirası, Akıllı Sözleşmeler, Tokenizasyon Uygulamaları, Metaverse’te Sanal Bankacılık, Dijital Kimlik Doğrulama, Biyometrik Güvenlik Sistemleri, Siber Güvenlikte Yapay Zekâ, Fidye Yazılımı Önleme Çözümleri, Bulut Tabanlı Finans Altyapıları, Saas Tabanlı Bankacılık Platformları, Edge Bilişim Çözümleri, Iot Tabanlı Ödeme Sistemleri, Giyilebilir Teknoloji Ödemeleri, Sesli Komutla Bankacılık, Kişiselleştirilmiş Pazarlama Algoritmaları, ESG Uyumlu Dijital Finans Ürünleri, Karbon Ayak İzi Hesaplama Platformları, Yeşil Tahvil ve Sürdürülebilir Yatırım Platformları, Mikro Kredi ve Nano Finans Çözümleri, P2P (Peer-To-Peer) Ödeme Ağları, Dijital Sigortacılık (Insurtech), Akıllı Yatırım Fonları, Dijital Varlık Borsaları, Blockchain Tabanlı Tedarik Zinciri Finansmanı, Sanal Müşteri Temsilcileri, Hiperotomasyon Finans Süreçleri, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu) ile Kredi Değerlendirme Sistemleri, 5G Tabanlı Mobil Bankacılık Deneyimi, Veri Gizliliği ve Güvenlik Çözümleri, Dijital Onboarding Süreçleri, Video Tabanlı Kimlik Doğrulama, Yapay Zekâ Destekli Risk Yönetimi, Anlık Sınır Ötesi Para Transferleri, Kripto Ödeme Entegrasyonları, Dijital Oyun İçi Ödeme Sistemleri, Blockchain Tabanlı Oylama Sistemleri, Hibrit Bulut Finans Altyapıları, Kuantum Güvenliği Odaklı Finansal Çözümler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DOSYA</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/dijital-firtinada-sirketlerin-ve-bireylerin-pusulasi-finans-dunyasinda-dijital-ekosistem</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/finans-s.jpg" type="image/jpeg" length="12796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya liginde çok daha üst sıralarda yer alacağız]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/dunya-liginde-cok-daha-ust-siralarda-yer-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/dunya-liginde-cok-daha-ust-siralarda-yer-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DepoDer (Depo Yönetimi Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Barbaros Aba, önümüzdeki dönemde dünya liginde çok daha üst sıralarda yer alacağımızı öngördüğünü söylüyor: “Türkiye artık sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de rekabet edebilir bir depolama kapasitesine sahip.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyüyen iç pazar, 85 milyon nüfusu, artan tüketim kapasitesi ve hızla büyüyen e-ticaret sektörü, uluslararası şirketlerin Türkiye’ye sadece bölgesel dağıtım merkezi değil, aynı zamanda iç pazar odaklı bir yatırım gözüyle bakmalarını sağladı. Bu nedenle uluslararası ilginin önümüzdeki yıllarda daha da yoğunlaşacağını, Türkiye’nin küresel lojistik zincirlerinde kritik bir merkez olacağını öngörüyoruz.”<br />
Lojistik ve taşımacılık sektörünün en kritik halkası olan depolama sistemleri ve hizmetlerinin teknolojiyle entegrasyonu; sektörün hızlı büyümesine destek veriyor. Biz de DepoDer (Depo Yönetimi Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Barbaros Aba ile ‘Lojistikte Depolama Sistemlerinin Evrimi ve Teknolojik Entegrasyonu’nu konuştuk. DepoDer Başkanı<strong> </strong>Barbaros Aba, “Türkiye; Avrupa-Asya koridorunun kavşağında, çok modlu erişimi ve büyüyen iç talebi sayesinde lojistikte bölgesel bir dağıtım üssü konumunu güçlendiriyor. E-ticaret hacmindeki sıçrama, depolama ve fulfillment yatırımlarını tetikliyor: 2024 e-ticaret hacmi %61.7 artışla 3 trilyon TL’yi aştı; işlem sayısı 5.91 milyara ulaştı. Modern depo talebi metrekare artışının ötesinde; ≥12 m net iç yükseklik, rampalı–hemzemin hibrit yükleme, ileri yangın güvenliği (NFPA/ESFR), WMS/otomasyon ve enerji verimliliği gibi nitelikleri öne çıkarıyor. Yatırım tarafında birincil (prime) lojistik/Endüstriyel getiriler Türkiye’de 2025 başında ~%8.25 seviyesinde izleniyor” diyor.<br />
Barbaros Aba, geleneksel depo işletmeciliği döneminin kapandığına işaret ediyor: “2025 yılı itibarıyla şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki; Türkiye depolama sektöründe artık ‘geleneksel depo işletmeciliği’ dönemi büyük ölçüde kapanmış durumdadır. Bugün geldiğimiz noktada hem hizmet tarafında hem de sistem tarafında çok daha profesyonel, çok daha teknolojik bir yapıya geçiş yaptık. E-ticaretin büyümesi, sanayimizin ihracat kapasitesinin genişlemesi ve lojistik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, depolama ihtiyacını hem sayısal hem de niteliksel olarak bambaşka bir noktaya taşıdı. Artık sadece metrekareden değil, akıllı yönetimden, dijital entegrasyondan ve yeşil çözümlerden söz ediyoruz. Bugün Türkiye’de modern depo kapasitesi <strong>25 milyon metrekareyi</strong> aşmış durumda. Bunun önemli bir kısmı ısı kontrollü, otomasyon destekli ve global standartlara uyumlu yapılar. Bu da bize şunu gösteriyor ki; Türkiye artık sadece kendi iç talebini karşılayan değil, bölgesel anlamda bir lojistik merkez olma yolunda da hızla ilerleyen bir ülke konumuna geldi. 2025 yılında sektörümüz, hâlâ gelişme ve olgunlaşma sürecinde. Ancak geçmişle kıyaslandığında çok daha stratejik bir noktada. Türkiye’nin lojistik coğrafyası, genç iş gücü ve teknolojiye olan adaptasyon kabiliyeti sayesinde, önümüzdeki dönemde dünya liginde çok daha üst sıralarda yer alacağımızı öngörüyoruz.”<br />
<br />
<strong>25 milyon m2’yi aşan modern depo kapasitesi, yıllık ortalama %8-10 büyüme</strong><br />
Barbaros Aba, sektörü rakamlarla şöyle özetliyor: “Rakamlar aslında durumu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bugün sektörümüzün pazar büyüklüğü 30 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Bu rakamın yaklaşık dörtte biri, yani 7-8 milyar doları doğrudan depolama sistemleri-raflar, istif makineleri, otomasyon çözümleri ve yazılımlar üzerinden oluşuyor. İstihdam açısından bakarsak, doğrudan sektörde çalışan 400 bine yakın insanımız var. Dolaylı istihdamı da katarsak bu sayı 600 bini aşıyor. Bu, sadece rakamsal bir büyüklük değil; aynı zamanda lojistik zincirinin en kritik halkasında yüz binlerce kişinin çalıştığını gösteriyor.Modern depo kapasitesi 25 milyon metrekareye ulaşmış durumda. Bunun yaklaşık 4 milyon metrekaresi ısı kontrollü ya da özel ihtisas depolarına ayrılmış durumda. Yani artık gıda, ilaç, kimya gibi hassas ürünlerde dünya standartlarını yakalayacak altyapımız var. Ayrıca 1200’ün üzerinde profesyonel depolama şirketi faaliyette. Bunlara yazılım sağlayıcılarını ve sistem üreticilerini eklediğimizde ekosistem 2000 paydaşı barındırıyor. Son beş yılda yıllık ortalama büyüme %8–10 bandında. Özellikle e-ticaret, soğuk zincir ve otomasyon çözümlerinde çok daha hızlı büyüme oranları görüyoruz. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Türkiye artık sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de rekabet edebilir bir depolama kapasitesine sahip. Yine de özellikle sektördeki kayıt dışı tesisler ve yeterlilik belgeleri, sertifikasyon gibi konularda ciddi eksiklerimiz var. Bunun için DEPODER olarak çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz.”<br />
<br />
<strong>“Uluslararası şirketler de Türkiye’yi bir yatırım alanı olarak tercih ediyor”</strong><br />
Barbaros Aba, uluslararası şirketler açısından Türkiye’nin, sadece bir transit ülke değil, giderek daha fazla tercih edilen bir yatırım alanı haline geldiğine dikkat çekiyor: “DHL, DB Schenker, CEVA, Maersk gibi uluslararası şirketler, Netlog ve Ekol gibi uluslararası alanda faaliyet gösteren devler son beş yılda Türkiye’de yeni depo yatırımları yaptılar veya mevcut kapasitelerini büyüttüler. Bu gelişmenin nedenleri; (i) ilk olarak Coğrafi konumumuz ile Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda olmamız, sadece deniz ve kara yollarıyla değil, aynı zamanda havayolu kargo merkezleriyle de çok güçlü bir lojistik Hub olmamızı sağlıyor olması, (ii) Bu özelliğin yanında dikkat çeken unsurlardan biri, Türkiye’nin hızla adapte olabilen, öğrenmeye açık genç ve dinamik insan kaynağı (iii). Son yıllarda yapılan-liman genişletmeleri, Marmaray bağlantıları, yeni otoyol ve demiryolu hatları, lojistik köyler vb.-altyapı yatırımlarımızdır. Ve tabii ki büyüyen iç pazar. 85 milyon nüfusu, artan tüketim kapasitesi ve hızla büyüyen e-ticaret sektörü, uluslararası şirketlerin Türkiye’ye sadece bölgesel dağıtım merkezi değil, aynı zamanda iç pazar odaklı bir yatırım gözüyle bakmalarını sağladı. Bu nedenle uluslararası ilginin önümüzdeki yıllarda daha da yoğunlaşacağını, Türkiye’nin küresel lojistik zincirlerinde kritik bir merkez olacağını öngörüyoruz.”<br />
<br />
<strong>“Türkiye’de hâlâ çok ciddi bir yatırım ihtiyacı var”</strong><br />
Barbaros Aba, “Sektörümüz şu anda olgunlaşma aşamasına yaklaşan, ama hâlâ gelişim fırsatları çok geniş olan bir yapı içinde. Gelişmiş ülkelerde depo altyapısı büyük ölçüde doygunluk seviyesine ulaşmış durumda. Türkiye’de ise hâlâ çok ciddi bir yatırım ihtiyacı var. Örneğin; e-ticaret hacmindeki artış, her yıl binlerce metrekare yeni depo yatırımı gerektiriyor. Sanayideki üretim kapasitesi, özellikle otomotiv, beyaz eşya, tekstil ve gıda sektörleri, depolama talebini sürekli büyütüyor. Ayrıca Türkiye’nin ihracat vizyonu, depolama altyapısını stratejik bir öncelik haline getiriyor. Bölgesel olarak bakıldığında Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Kuzey Afrika pazarları için doğal bir hub konumunda. Bu da büyüme potansiyelini daha da artırıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde sektörün yıllık %7–9 bandında büyümeye devam etmesini bekliyoruz. Yani Türkiye için depolama sektörünün geleceği oldukça parlak. Henüz potansiyelimizin tamamını kullanmış değiliz, ancak hızımız ve yönümüz doğru” diye konuşuyor.<br />
<br />
<strong>“Dijital dönüşüm bugün sektörümüzün en kritik konusu”</strong><br />
Barbaros Aba, dijital dönüşümün bugün sektörlerinin en kritik konusu olduğunu vurguluyor: “Dünyada lojistik ve depolama artık sadece maliyet ve hız üzerinden değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonu üzerinden rekabet ediyor. WMS (Warehouse Management System) ve WES (Warehouse Execution System) çözümleri neredeyse tüm büyük depolarda devrede. IoT (Nesnelerin İnterneti) sensörleri sayesinde sıcaklık, nem ve güvenlik anlık takip edilebiliyor. RFID ve barkod sistemleri ürün takibinde yaygın kullanılıyor. AGV (Automated Guided Vehicle) ve AMR (Autonomous Mobile Robot) gibi otonom araçlar depolarda aktif olarak kullanılıyor. Yapay Zeka (AI) kullanımı ile kullanılan sistemlerin entegrasyon süreçlerinin hızlı ve anlık olarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve proaktif olarak kararların icra edilmesi sağlanmaktadır. Dijital dönüşümün en önemli çıktısı, verimlilikte ciddi artış, hata oranlarında düşüş ve sürdürülebilir bir müşteri deneyimi kazanımıdır.”<br />
<br />
<strong>“Depolarda çevresel sürdürülebilirlik giderek daha kritik hale geliyor”</strong><br />
Barbaros Aba, sektörün yeşil dönüşümüne de değiniyor: “Depolarda çevresel sürdürülebilirlik (environmental sustainability) hem maliyet optimizasyonu hem de kurumsal sorumluluk açısından giderek daha kritik hale geliyor. Depolarda çevresel sürdürülebilirlik kapsamında; enerji, su ve atık yönetiminde alınacak önlemler; karbon salımını azaltmanın yanı sıra şirketlere maliyet avantajı ve marka itibarı kazandıracaktır. Yeşil dönüşüm tarafında depolarımızda enerji verimliliğine yönelik yatırımlar hız kazandı. Güneş paneli, LED aydınlatma kullanan, yağmur suyu geri dönüşümü yapan, elektrikli forklift ve AGV’lerle çalışan depoların sayısı her yıl artıyor.”<br />
<br />
<strong>“Uzun vadede yerli depolama teknolojileri geliştirmek kritik”</strong><br />
Barbaros Aba, sektörün orta ve uzun vadeli hedeflerini şöyle aktarıyor: “Orta vadede, yani 2026–2027 perspektifinde birkaç somut hedeflerinin ilki yıllık %7-10 kapasite artışı, ikinci olarak doğrudan istihdamı kapasiteye bağlı olarak nitelik ve nicelik olarak arttırmak, üçüncü olarak dünya pazarında payımızı artırmak olmalıdır. Bugün global pazarın %1’inden daha azına sahibiz. Önümüzdeki 5–7 yıl içinde bu oranı %1’in üzerine taşımayı hedefliyoruz. Bunun için ihracat lojistiğinde ve bölgesel hub stratejilerinde daha etkin olmamız gerekiyor. Yeşil dönüşüm açısından 2030’a kadar karbon nötr depo operasyonlarına yaklaşmak, dijitalleşmede ise tüm büyük depolarda %100 WMS/WES entegrasyonu sağlamak bizim için stratejik hedefler. Uzun vadede ise yerli depolama teknolojileri geliştirmek kritik. Kendi otomasyon sistemlerimizi, yazılımlarımızı üretmek zorundayız. Çünkü sürdürülebilir büyüme ancak teknoloji ihraç eden bir sektör olmamızla mümkün olacak. Yani sadece lojistik hizmet sunan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke konumuna gelmek zorundayız.”<br />
<br />
<strong>Küresel ölçekte güçlü bir oyuncu haline gelmek için yapılması gerekenler</strong><br />
Barbaros Aba, sektörün sorunları ve çözüm önerilerini şöyle ifade ediyor: “Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de aşmamız gereken bazı engeller mevcuttur. Bunların başında yatırım maliyetleri geliyor. Arsa-inşaat maliyeti ve uzun geri dönüş süresi yatırım iştahını seçici kılıyor. Çözüm: erken kiralama/LOI ile gelir çıpası, modüler fazlama, enerji verimliliği yatırımlarında yeşil finansman. Otomasyon, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm ciddi yatırım sermayesi gerektiriyor. Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler bu yatırımları yapmakta zorlanıyor. İkinci önemli sorun nitelikli iş gücü. Dijital sistemleri, yazılımları ve otomasyonu yönetecek uzman sayısı yetersiz. Yani teknolojiyi satın alabiliyoruz ama insan kaynağını aynı hızda yetiştiremiyoruz. Üçüncü olarak, mevzuat ve standartlarımızı modernize etmemiz gerekiyor. Uluslararası sertifikasyon ve denetim süreçlerine tam uyum sağlamak, küresel rekabette kritik hale geldi. Çözüm için öneri olarak; öncelikle kamu destekli finansman ve teşvik paketlerinin yaygınlaştırılması; ikincisi, mesleki eğitim ve sertifikasyon programlarının hızla artırılması şart; üçüncüsü, KOBİ’lerin ortak depo yatırımlarına yönlendirilmesi faydalı olacaktır. Ve son olarak ulusal depo stoğumuzun uluslararası standartlara getirilmesi sektörün çıtasını yükseltecektir. Depolama kapasite açığı / eski stok: eski binalarda yükseklik-yükleme-yangın standartları yetersiz kalabiliyor. Çözüm: modernizasyon kredileri ve standart setleri (NFPA 13/ESFR), çok katlı ve modüler depo tipolojileri. Eminim ki bu adımlar atıldığında Türkiye depolama sektörü sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de güçlü bir oyuncu haline gelecektir.”<br />
<br />
<strong>DepoDer Notu<br />
Depolama Hizmetleri;</strong> Tedarik zinciri içinde yer alan üretici ve dağıtıcı firmaların depolama ihtiyacının karşılanması (FC, DC, XDock, Isı Kontrollü, ADR vb.).<br />
<strong>Depolama Sistemleri;</strong> Depolama hizmetinin verildiği depolarda kullanılan sistemler;<br />
Raf Sistemleri, İstif Makinaları, Otomatik Depolama Sistemleri, Yazılımlar (WMS, WES), Otonom Sistemler (AGV, AMR).<br />
<br />
<strong>DepoDer Depo Yönetimi Derneği’nin hedefleri ve gelecek projeleri</strong><br />
DepoDer Depo Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Barbaros Aba, lojistiğin kalbi olan depo ve depolama operasyonlarına, gönül ve emek veren tüm paydaşları bir araya getirerek; depolama dünyasını buluşturan bir güç olmayı, mesleki gelişim ve dayanışmayı oluşturmayı, hem bugünün hem de yarının depo ve depolama çözümleri inşa eden ve standartları belirleyen, bu amaçla yılmadan çalışan bir STK olmayı amaçladıklarını belirtiyor. Barbaros Aba, DepoDer’in kuruluş öyküsüne değinerek; Türkiye’de depo yönetimi ve depolama hizmetlerinde; profesyonelleri, akademisyenleri, girişimcileri ve sektör liderlerini bu çatı altında bir araya getirerek, güç birliği ve iş birliği fırsatlarıyla sektöre öncülük etme vizyonuyla Kasım 2024’te 17 Kurucu Üye ile yola çıktıklarını anlatıyor: “Depo yönetimi operasyonlarında, uzmanlık, kalite ve sürdürülebilirliği teşvik, yenilikçi çözümlerle süreçleri iyileştirmeyi ve verimliliği arttırma, standartların oluşturulması ve geliştirilmesine katkı sağlama, tüm platformlarda bilgi paylaşımı ile mesleki bilgi birikimimizi arttırma, lojistik sektörünün global rekabet gücünü artırması için alanımızda destek olma, misyonunu benimsedik.”<br />
Barbaros Aba, DepoDer’in hedeflerini, projelerini ve değerlerini şöyle açıklıyor: Türkiye’de depo ve lojistik sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirerek mesleki gelişimi ve dayanışmayı destekliyoruz. Sektörde verimliliği artırmak, ulusal ve uluslararası standartların oluşturulmasına katkı sağlamak, yenilikçi çözümlerle lojistik süreçlerini iyileştirmek için çalışıyoruz. Depo yönetimi operasyonlarında uzmanlık ve kaliteyi teşvik ediyoruz. Depo çalışanlarının gelişimi için eğitimler, sempozyumlar vs. çalışmalar yapmayı hedefledik. Çalışanlarımızın gelişimi için, paydaşlarımızın önem vermeleri hususunda çalışmalar yapmaktayız. İnsani yardım lojistiği ve afet durumlarında hızlı ve etkili depolama organizasyonlarıyla toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için öncü rol üstlenmeyi hedefledik.<br />
<br />
<strong>Projelerimiz</strong><br />
1) Türkiye Depo Sınıflandırma ve Envanteri hazırlama<br />
2) Depolardaki mavi yakalı personelin mesleki bilgi seviyesinin yükseltilmesi<br />
3) Depolarda Güvenli Çalışma kültürünün geliştirilmesi<br />
4) Depolarda Mavi Yaka kadın çalışanların arttırılması<br />
5) Afetlerde hızlı ve etkin olarak depolama operasyonları icrası.<br />
<br />
<strong>Değerlerimiz<br />
Verimlilik: Depo ve lojistik süreçlerinde</strong> azami verimliliği sağlamak için yenilikçi çözümler ve en iyi uygulamaları teşvik ederek, kaynakların doğru kullanımı ve zaman yönetimini ön planda tutarak sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak.<br />
<strong>Etik Meslek İlkeleri: </strong>Tüm faaliyetlerimizde dürüstlük, şeffaflık ve adalet prensiplerine bağlılık, sektörde mesleki etik değerlerin yaygınlaşmasını ve korunmasını sağlamak.<br />
<strong>Yaratıcılık: </strong>Depo yönetimi ve lojistik alanındaki teknolojik gelişmeleri takip ederek, yenilikçi fikirleri desteklemek.<br />
<strong>İşbirliği: </strong>Lojistik sektörü ve toplum yararına, kamu/özel kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve akademik kurumlar ile ortak hedefler doğrultusunda hareket ederek güçlü iş birlikleri kurmak.<br />
<strong>Şeffaflık: </strong>Bilgilerimizi tüm Kamu, tüzel ve sektör profesyonelleri ile şeffaf olarak paylaşmak.”<br />
<br />
<strong>Sektöre çağrı</strong><br />
Barbaros Aba, sektörde çalışan tüm profesyonellere şu çağrıyı yapıyor: “Depolama Hizmetleri ve Depolama Sistemleri için çalışan tüm profesyonellere çağrımız; Gelin, birlikte sektöre yön verelim ve geleceği inşa edelim!”<br />
<br />
<strong>İlk yılında rekor uluslararası katılım ve milyarlarca liralık iş hacmi</strong><br />
Türkiye’nin ilk iç lojistik fuarı, HOW-Hub of Warehouse, sektörü İstanbul’da buluşturdu. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ‘Yeni Nesil Depo Sistemleri ve İç Lojistik Fuarı HOW-Hub of Warehouse’da yeni nesil depo çözümleri, robot teknolojileri, yazılım ve otomasyon uygulamaları sergilendi. Fuar; Türkiye başta olmak üzere Çin, Danimarka, İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 128 katılımcı marka ve 11.570 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün geleceğine yön verecek küresel iş birliklerinin temelini attı.<br />
Deutsche Messe AG Türkiye ofisi Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde, İSDER iş birliğiyle ve AKDER, CILT Türkiye, DEPODER, ENOSAD, LODER, TEDAR, UTIKAD, WiLAT Türkiye gibi sektörün öncü kurumlarının desteğiyle hayata geçirilen ve İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen HOW-Hub of Warehouse, Hannover Fairs Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Annika Klar, İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş, T.C. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karabörklü ve İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Salih Sami Atılgan’ın katılımlarıyla gerçekleşti.<br />
Sektörün en güncel teknolojileri, akıllı depo çözümleri, yazılım ve otomasyon uygulamaları, robot teknolojileri ile AGV ve AMR sistemleri aynı çatı altında sergilenen ve üç gün süren Fuar, milyarlarca lira değerinde yeni ticari anlaşma, küresel iş birikleri ve sektörün geleceğini şekillendirecek vizyoner tartışmalara sahne oldu.<br />
<strong>Kadın forklift operatörleri yeteneklerini sergiledi: </strong>Fuarın en dikkat çeken etkinliklerinden biri <strong>Kadın Forklift Operatörleri Yarışması</strong> oldu. LODER ve Stokport iş birliğiyle düzenlenen yarışmada, kadın forklift operatörleri güvenlik, hız, hassas manevra ve yükleme alanlarında yetkinliklerini sergiledi. Jungheinrich, Temesist, Palex, Benoplast, UHS Taşıma Üniteleri, Koton ve APA Yayıncılık’ın sponsorluğuyla gerçekleştirilen yarışma, sektörde kadın gücünün görünürlüğünü artırdı. <strong>“Depodan Geleceğe: Lojistikte Kadın Gücü”</strong> panelinde de sektörde kadın istihdamının önemi ile ilgili güçlü mesajlar verildi.<br />
<strong>Start-up’lar uygulama alanında çözümlerini sundu: </strong>HOW-Hub of Warehouse Fuarı,<strong> Yeni Teknolojiler ve Uygulama Alanı</strong>’nda da start-up’lar, yazılım firmaları ve teknoloji geliştiricileri fuar boyunca çözümlerini sergiledi. Ziyaretçiler, bu özel alanda Anot Otomasyon firmasının bulut tabanlı teknolojisiyle siparişten teslimata uzanan lojistik otomasyon sürecinin bir demosunu canlı olarak deneyimledi. Etkinlikte düzenlenen panellerde, sektörün önde gelen 40’ı aşkın uzman isim ve dernek temsilcileri iç lojistik ve depolamanın geleceğine ışık tuttu. Oturumlarda katma değerli lojistik stratejileri, lojistik ve depolamanın geleceği, sürdürülebilir depo çözümleri, tedarik zincirinde entegre yaklaşımlar ve e-ticaret lojistiğinin rolü gibi konular ele alındı.<br />
<strong>HOW – Hub of Warehouse’un bir sonraki buluşması 23-25 Eylül 2027’de: </strong>Fuarın bir sonraki buluşması, 23-25 Eylül 2027’de yine İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DOSYA</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/dunya-liginde-cok-daha-ust-siralarda-yer-alacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/depoder-s.jpg" type="image/jpeg" length="56652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hız, esneklik, maliyet ve rekabet avantajı için; Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejileri]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/hiz-esneklik-maliyet-ve-rekabet-avantaji-icin-bulut-bilisim-teknolojileri-ve-guvenlik-stratejileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/hiz-esneklik-maliyet-ve-rekabet-avantaji-icin-bulut-bilisim-teknolojileri-ve-guvenlik-stratejileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital dönüşümün hızlandığı günümüz iş dünyasında; “Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejileri”, şirketlere, esneklik, maliyetlerini optimize etme, rekabet avantajı kazandırmada kritik rol oynuyor. Bulut bilişim, verilerin, uygulamaların ve iş süreçlerinin internet üzerinden yönetilmesini ve depolanmasını sağlayarak; işletmelere de bireylere de önemli fırsatlar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dönüşümün hızlandığı günümüz iş dünyasında; şirketlerin rekabet avantajı elde edebilmesi, esneklik kazanabilmesi ve maliyetlerini optimize edebilmesi için en kritik araçlardan biri “Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejileri”. Bulut bilişim, verilerin, uygulamaların ve iş süreçlerinin internet üzerinden yönetilmesini ve depolanmasını sağlayarak; işletmelere de bireylere de önemli fırsatlar sunuyor. Böylece fiziksel donanım yatırımları azalırken, kaynaklar ölçeklenebilir ve esnek yönetilebiliyor.<br />
“Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejileri” yalnızca bir depolama teknolojisi değil; aynı zamanda iş dünyasında inovasyonu tetikleyen, üretkenliği artıran ve operasyonel süreçleri daha verimli hale getiren bir dönüşüm aracı. Günümüzde şirketler, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinden, büyük veri analitiğinden, IoT platformlarından ve robotik süreç otomasyonlarından (RPA) faydalanarak iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Örneğin; bankacılık sektörü müşteri verilerini bulut üzerinde analiz ederek kişiselleştirilmiş çözümler geliştirirken; sağlık sektörü bulut bilişim destekli yapay zeka sayesinde erken teşhis ve tedavi imkanlarını artırıyor.<br />
Bulut bilişim, özellikle siber güvenlik açısından da önemli bir role sahip. Geleneksel altyapılara kıyasla çok daha gelişmiş şifreleme, saldırı tespit sistemleri ve otomatik yedekleme çözümleri ile verilerin korunmasını sağlıyor. Elbette bulut bilişimde de siber saldırılar, veri sızıntıları, DDoS tehditleri ve içeriden kaynaklanan riskler gündemde. Ancak doğru stratejiler ve güncel teknolojilerle desteklenen bir bulut altyapısı, şirketlerin güvenlik seviyesini yükseltiyor.<br />
<br />
<strong>Yapay Zekâ, Robotlar ve Chatbotların rolü</strong><br />
Bulut bilişim, yalnızca depolama ve işlem gücü değil, aynı zamanda yapay zeka tabanlı çözümler için güçlü bir altyapı sunuyor. Örneğin;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Chatbotlar:</strong> Bulut tabanlı chatbot sistemleri, bankacılıktan e-ticarete kadar birçok alanda 7/24 müşteri desteği sunuyor.</li>
 <li><strong>Robotik Süreç Otomasyonu (RPA):</strong> Tekrarlayan görevleri otomatikleştirerek insan hatasını azaltıyor ve hız kazandırıyor.</li>
 <li><strong>Makine Öğrenimi (ML) Platformları:</strong> Bulut üzerinde çalışan yapay zeka modelleri, büyük veri kümelerinden öğrenerek şirketlere stratejik içgörüler sağlıyor.</li>
 <li><strong>Sesli Asistanlar:</strong> Bulut tabanlı yapay zeka çözümleriyle finans, sağlık ve perakende sektörlerinde müşterilerle doğal dilde iletişim kurulabiliyor.</li>
</ul>

<p><strong>Bulut Bilişimde Güvenlik Stratejileri</strong><br />
- <strong>Çok katmanlı güvenlik mimarisi:</strong> Güvenlik yalnızca şifreleme ile sınırlı değildir; kimlik doğrulama, erişim kontrolü, güvenlik duvarları ve saldırı tespit sistemleri birlikte kullanılmalı.</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Sıfır Güven (Zero Trust) yaklaşımı:</strong> Hiçbir kullanıcıya veya cihaza otomatik olarak güvenilmeyen bu model, sürekli doğrulama esasına dayanıyor.</li>
 <li><strong>Veri şifreleme:</strong> Hem aktarım sırasında hem de depolama esnasında güçlü şifreleme protokolleri kullanılmalı.</li>
 <li><strong>Siber tehdit istihbaratı:</strong> Bulut tabanlı tehdit izleme sistemleri, yapay zeka desteğiyle yeni saldırı yöntemlerini önceden algılayabiliyor.</li>
 <li><strong>Uyumluluk ve regülasyonlara uygunluk:</strong> GDPR, KVKK gibi yasal düzenlemelere uygunluk sağlanmalı.</li>
 <li><strong>Otomatik Yedekleme ve Felaket Kurtarma Planları:</strong> Veri kaybını önlemek için kritik dosyalar düzenli olarak yedeklenmeli.</li>
 <li><strong>Çalışan farkındalık eğitimleri:</strong> İnsan faktörü güvenlik zincirinin en zayıf halkası olarak niteleniyor, bu nedenle sürekli eğitim şart.</li>
</ol>

<p><strong>‘Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejileri’nin şirketlere faydaları </strong><br />
- <strong>Entegre Yapay Zeka Çözümleri:</strong> Bulut bilişim, yapay zeka uygulamalarının iş süreçlerine kolayca adapte edilmesini sağlıyor.<br />
- <strong>Hızlı inovasyon:</strong> Yeni yazılımlar, uygulamalar ve hizmetler çok daha kısa sürede devreye alınabiliyor.<br />
- <strong>Esneklik ve ölçeklenebilirlik:</strong> İşletmeler ihtiyaçlarına göre kaynakları artırabiliyor veya azaltabiliyor.<br />
- <strong>Uzaktan çalışma desteği:</strong> Özellikle Pandemi sonrası dönemde, bulut tabanlı sistemler çalışanlara her yerden erişim sağlıyor.<br />
- <strong>İş sürekliliği:</strong> Veri yedekleme ve felaket kurtarma sistemleri bulut üzerinde kolayca yönetiliyor.<br />
- <strong>Maliyet avantajı:</strong> Donanım yatırımları azalıyor, işletmeler yalnızca kullandıkları kaynak için ödeme yapıyor.<br />
<br />
<strong>Bulut Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Stratejilerinde yeni trendler ve teknolojiler </strong><br />
Hibrit Bulut Çözümleri, Çoklu Bulut Yönetimi (Multi-Cloud), Bulut Tabanlı Yapay Zekâ Platformları, Blokzincir (Blockchain) Entegrasyonu, Serverless (Sunucusuz) Mimari, Kuantum Bilişim, Edge Computing (Uç Bilişim), IoT (Nesnelerin İnterneti) Entegrasyonu, Cloud-Native Uygulamalar, Mikroservis Mimarisi, Kubernetes Tabanlı Yönetim, 5G Destekli Bulut Çözümleri, Veri Gölleri (Data Lakes), Büyük Veri Analitiği Bulutta, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA), Bulut Tabanlı Chatbotlar, Bulut Güvenlik Servisleri (Secaas), Yapay Zeka Destekli Tehdit Algılama, Sıfır Güven (Zero Trust) Güvenlik Modeli, Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA), Biyometrik Doğrulama Sistemleri, Şifreleme-As-A-Service Çözümleri, Ddos Koruma Servisleri, Bulut Tabanlı SIEM (Security Information And Event Management), Uçtan Uca Şifreleme Çözümleri, Otonom Güvenlik Sistemleri, Sanal Güvenlik Operasyon Merkezleri (Vsoc), Yapay Zeka Destekli Olay Müdahale Sistemleri, Bulut Tabanlı Siber Tatbikat Platformları, Dijital İkiz Teknolojisi (Digital Twin), Akıllı Sözleşmeler (Smart Contracts), Bulut Tabanlı API Güvenliği Çözümleri, Makine Öğrenimi (ML) Tabanlı Dolandırıcılık Tespiti, Veri Kaybı Önleme (DLP) Çözümleri, Otomatik Güncelleme ve Yamalama Sistemleri, Ransomware Koruma Çözümleri, Güvenli Bulut Depolama Teknolojileri, Veri Egemenliği Çözümleri, Sürdürülebilir Bulut (Green Cloud Computing), Enerji Verimliliği Odaklı Bulut Altyapıları, Yapay Zeka Destekli Müşteri Hizmetleri (Cloud Contact Centers), Chatgpt Benzeri Dil Modellerinin Bulut Tabanlı Kullanımı, Bulut Destekli Metaverse Platformları, Sanal Gerçeklik (VR) Ve Artırılmış Gerçeklik (AR) Entegrasyonu, IoT Cihazlarının Güvenliği İçin Bulut Çözümleri, Bulut Tabanlı Otomotiv Yazılımları, Siber Sigorta ve Risk Yönetimi, Kimlik ve Erişim Yönetimi (IAM) Çözümleri, Yapay Zeka Destekli İş Yükü Optimizasyonu, İnsan-Robot İş Birliği İçin Bulut Tabanlı Platformlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DOSYA</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/hiz-esneklik-maliyet-ve-rekabet-avantaji-icin-bulut-bilisim-teknolojileri-ve-guvenlik-stratejileri</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/dijital-kapak-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="51039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Insha Ventures’ın hedefi; bölgesel bir fintek merkezi haline gelmek]]></title>
      <link>https://www.kobi-efor.com.tr/insha-venturesin-hedefi-bolgesel-bir-fintek-merkezi-haline-gelmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kobi-efor.com.tr/insha-venturesin-hedefi-bolgesel-bir-fintek-merkezi-haline-gelmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar, “Insha Ventures, kendi geliştirdiği girişimlerle lider teknoloji sağlayıcısı olmayı, Insha GSYF aracılığıyla yenilikçi fintek girişimlerine yatırım yaparak ekosistemi büyütmeyi ve ulusal ile uluslararası paydaşlarla stratejik ortaklıklar kurarak bölgesel bir fintek merkezi hâline gelmeyi hedefliyor. Böylece sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte tanınan bir fintek inovasyon merkezi hâline gelmek vizyonunu sürdürüyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>KobiEfor: Insha Ventures nasıl bir vizyonla kuruldu? Finans sektöründe hangi boşluğu doldurmayı hedefliyor?</strong><br />
<strong>Hasan Sami Bayansar: </strong>Insha Ventures, 2020 yılında Albaraka Türk’ün iştirak şirketi olarak, Türkiye’nin ilk fintech venture builder şirketi olarak kuruldu. Kuruluş vizyonu; finans sektöründe değişimi yalnızca takip eden değil, dönüşüme yön veren bir yapı olmaktı.<br />
Klasik finans kuruluşlarının çevik ve yenilikçi ürün geliştirmekte yaşadığı zorlukları aşmak için, Insha Ventures bünyesinde şirket içi girişimcilik modeliyle çalışan ekipler kurdu. Bu yapı sayesinde fikir aşamasındaki projeler; ürünleştirme, ticarileştirme ve yatırım alma aşamalarına kadar uçtan uca destekleniyor.<br />
Insha Ventures böylece, finans dünyasında henüz olgunlaşmamış veya regüle edilmemiş dikeylerde ürün ve hizmet geliştirme konusunda önemli bir boşluğu dolduruyor. Özellikle ödeme teknolojileri, regülasyon teknolojileri ve dijital finansal çözümler gibi alanlarda yenilikçi girişimlerin doğmasını sağlıyor.<br />
<br />
<strong>KobiEfor: Bankalar, fintech’ler ve teknoloji firmalarıyla nasıl bir iş birliği modeli geliştiriyorsunuz?<br />
Hasan Sami Bayansar: </strong>Insha Ventures, finansal teknolojiler alanında çok katmanlı bir iş birliği modeli benimsiyor. Albaraka Türk başta olmak üzere, çeşitli bankalarla API tabanlı ürün geliştirme, açık bankacılık servisleri ve fintek entegrasyonları konusunda iş birlikleri yürütüyoruz.<br />
Geliştirdiğimiz fintekler dışında, Insha GSYF (Girişim Sermayesi Yatırım Fonu) aracılığıyla erken aşama fintek girişimlerine yatırım yapıyoruz. Bu girişimlere finansal sermayenin yanı sıra, mentorluk, regülasyon danışmanlığı, teknoloji altyapısı ve iş ağı desteği sağlıyoruz.<br />
Ürün geliştirme süreçlerinde çeşitli teknoloji şirketleriyle ortak platformlar ve çözüm entegrasyonları gerçekleştiriyoruz. Bu işbirlikleri fintek ürünlerinin pazara daha hızlı ve güvenli çıkmasını sağlıyor.<br />
Bu model sayesinde Insha Ventures, ekosistemi büyüten ve paydaşları birbirine bağlayan bir merkez rolü üstleniyor.<br />
<br />
<strong>KobiEfor: KOBİ’ler ve büyük kurumlar arasında dijital köprüler kurma konusunda nasıl bir rol üstleniyorsunuz?<br />
Hasan Sami Bayansar: </strong>Insha Ventures’ın geliştirdiği Alneo, PosBasit, Kozmos, Semosis gibi fintek ürünleri farklı ihtiyaçlara hitap ederek KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. KOBİ’lere yönelik olarak hızlı POS çözümleri, dijital ödeme ve tahsilat alternatifleri, ödeme altyapıları gibi araçlarla KOBİ’lerin büyük kurumlarla aynı dijital yetkinliklere erişmesini sağlıyoruz. Bu yaklaşım finansal kapsayıcılığı artırırken aynı zamanda dijitalleşmenin KOBİ’ler için erişilebilir olmasını sağlıyor. Bu sayede Insha Ventures, teknoloji yatırımlarını KOBİ’lere de ulaştırarak finansal ekosistemin tüm oyuncularını birbirine bağlayan bir katalizör görevi görüyor.<br />
<br />
<strong>KobiEfor: Finans dünyasında dijital ekosistemin 5 yıl sonraki görünümünü nasıl hayal ediyorsunuz? Insha Ventures olarak bu dönüşümde nasıl bir liderlik üstlenmeyi planlıyorsunuz?<br />
Hasan Sami Bayansar: </strong>5 yıl içinde finans dünyasında şu dönüşümlerin belirginleşmesi bekleniyor; Açık bankacılık standartlarının yaygınlaşmasıyla finansal servislerin birbirine tamamen entegre çalıştığı tam entegre dijital finans ekosistemleri oluşacak, varlıkların dijitalleştirilerek blokzincir üzerinde menkulleştirilmesiyle yatırımlar daha likit ve erişilebilir hâle gelecek, risk yönetimi, müşteri davranışı analizi ve kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerde yapay zekâ ön plana çıkacak ve giderek karmaşıklaşan düzenlemeleri uyum maliyetini düşürerek yönetecek regtech çözümleri önem kazanacak. Insha Ventures, bu dönüşümde kendi geliştirdiği girişimlerle lider teknoloji sağlayıcısı olmayı, Insha GSYF aracılığıyla yenilikçi fintek girişimlerine yatırım yaparak ekosistemi büyütmeyi ve ulusal ile uluslararası paydaşlarla stratejik ortaklıklar kurarak bölgesel bir fintek merkezi hâline gelmeyi hedefliyor. Böylece sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte tanınan bir fintek inovasyon merkezi hâline gelmek vizyonunu sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.kobi-efor.com.tr/insha-venturesin-hedefi-bolgesel-bir-fintek-merkezi-haline-gelmek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/insha-ventures-hasan-sami-bayansar-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="57475"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
