banner283

Sorunlar Nasıl Çözülür?

Baştan söyleyelim, yaşam varsa sorun vardır ve insanın temel işlerinden birisi, sorun çözme becerisi geliştirmektir.
Sorunsuzluk bir sorundur ve insanın sorun çözme becerisi geliştikçe yaşam kalitesi artacağı gibi hayatının her alanında kişinin kendisine güveni artacak ve hayatını kontrol etmeye başlayacaktır.
Sorun demek olumsuzluk demektir. Acıdır, hoş değildir ve sevilmez. Dolayısıyla insanlar çoğunlukla sorunlardan kaçmak veya görmemezlikten gelmek için çeşitli yanlış davranışlar içine girer. Görmemezlikten gelir, kaçar, kabul etmez, başkalarını suçlar, büyütür veya gözünde küçülterek kendince çözüm arayışına girer. Bazıları da var ki sorunlardan kaçmaz, kabul eder, baş etmeye çalışır ve sorunların karşısında dağ gibi olmaya çalışır ve sorunlardan güçlenerek çıkar. Sorunun büyüklüğü, küçüklüğü ve başa çıkılır olur olmazı da sorunlarla mücadelede önemlidir. Bazı sorunlar insanı ezer geçer ve insan hiçbir şey yapamaz. Bunlara zaten bir şey yapılamaz en azından şimdilik. Ama insan kendini ve kullandığı enstrümanlarını (bilim, felsefe, sanat, teknoloji vs.) geliştirdikçe bir zamanlar başa çıkılamaz olarak kabul edilen sorunların üstesinden gelmeye başlar.
İşimiz çözülemeyecek sorunlar değil ama bilinen bir gerçek var ki insan zorlandıkça zorlamaya başlarsa çözülmeyecek sorun kalmaz. Zorlanmak aynı zamanda insanın sınırlarının ötesine taşması anlamına gelir. Bazen rahatsız edici olsa da başlarda insan azimle çalışmaya başladığında ve mücadeleci bir karakter kazandığında “hayat seni yendim” duygusuna kapılır ki bu da hakkıdır.
“Bağcıyı dövmek yerine üzüm yemeye çalışınca” insan sorunları daha kolay çözer. İyimser, gerçekçi, azimli, esnek, öğrenmeye aç ve açık insanlar daha kolay sorun çözücüdür. Kötümser, mızmız, aşırı şüpheci, öğrenmeye kapalı, kitap okumayan, merak etmeyen, sürekli bahane bulan ve “düşman dışarda” anlayışıyla hayata bakan insanların hayatı daha da zor geçecektir. Zira, asıl sorun, sorunlardan çok kendileridir. Birçok insan bunu bilir, söyler, kabul eder ama yine de çözümü Kaf dağının arkasındaymış gibi kabul eder ve hayata bir “kurban” anlayışıyla yaklaşır. Mesleki yaşamımda yüzlerce insan danışmanlık seanslarımda, “Biliyorum, kendi önümden çekilmeliyim, asıl sorun ben de ama…” v.s. gibi sözleri söyleyip dururlar. Ben de onlara, “Kendinizi çözüm bulmaktan alıkoyan şey nedir, ne oluyor da bildiğiniz halde yapmıyorsunuz? v.s.” gibi sorular yönelterek sorunlarına daha yaratıcı ve esnek bakarak çözüm bulmalarını sağlamaya çalışıyorum.
Her sorunu çözeceğiz diye bir şey yoktur; hayatımızın her alanında yüz de yüz başarılı da olamayacağız. Önemli olan sorun çözme becerilerimizi geliştirmek; her alanda öğrenmeye aç ve açık olmaya çalışarak, kendimize yeni donanımlar ekleyerek güçlü olmaya çalışmalıyız. Tek başına gelişmek yetmez, etrafımızdaki insanların da gelişmesi bizim gelişmemize katkı sağlayacaktır. Öğrenmeyi bir alışkanlık haline getirenler ve bundan zevk alanların hayatı daha da eğlenceli olacaktır her şeye rağmen. Her türlü koşullarda güçlü olabilen insanları gördükçe insanlığa olan ümidim gittikçe artıyor…

YORUM EKLE

banner256

banner269