banner268

YENİ ŞEYLER!

Tarihten öğrendiğimizdir; “Toplumlar sadece çözebileceği sorunları gündemine alır.”

Türkiye son otuz yıldır sürekli olarak “teknoloji”, “ileri teknoloji”, “yüksek teknoloji”, “bilgi ve iletişim teknolojileri”, “inovasyon” gibi konuları ve sorunları konuşuyor.

Demek ki, özendiğimiz, hayal ettiğimiz, uzun vadeli hedef olarak seçtiğimiz değil, bizzat içinde yaşadığımız ve çözebileceğimiz sorunları konuşuyoruz. Türkiye için “erişilebilir” olan amaçlardan sözediyoruz.

Son bir iki yıl içinde “Nesnelerin İnterneti” ve “Endüstri 4.0” gibi konuları ve sorunları da ekledik gündemimize.  O halde bunlar da Türkiye’nin çözebileceği sorunlardır.

“Bilgi teknolojileri” ve “Endüstri 4.0” dediğimizde yeni bir durumdan söz ediyoruz, o da şudur:  Sanayi Devrimi’nin önceki bütün aşamalarını Türkiye 2-3 yüzyıl geriden izlemişken bilgi teknolojilerine dayalı bugünkü “Dijital Dönüşüm” Devrimi’ne,  en gelişkin ülkelerden sadece 5-10 yıl sonra başlamış ve hemen adapte olarak aradaki bu kısa süre farkını da kapatmış bulunmaktadır. Örneğin; bu konuda İngiltere veya Çin Türkiye’den ne ileridedir, ne de geride.

Ancak göz ardı edilmemesi gereken şöyle bir nokta var: “Dijital Dönüşüm” Devrimi, ‘aşırı hızlı’ bir devrim, nerede ise günübirlik bazda bile dolu dolu yaşanıyor. Bu nedenle bir gün geride kalmak bile “geri kalmışlık” anlamına geliyor.

Bu durumda Türkiye’nin devlet, siyaset ve toplum olarak bazı ‘insan odaklı’ özelliklerini güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü ‘Dijital Dönüşüm Devrimi’ kendi kendini üreten bir devrim karakterinde değil, insanın özgür zekası ve yüksek becerisi sayesinde üretiliyor. Bu noktada konu doğal olarak çocuklara, gençlere, onların eğitimine ve eğitim sisteminin bizzat kendisine bağlanıyor.

Açarsak; Türkiye’nin eğitim sorunu şudur:  OECD, 15 yaşındaki öğrencilerin matematik ve fen bilimleri testlerine göre yaptığı 2015 yılı araştırmasında Türkiye’nin 76 ülke arasında 41. sırada yer aldığını tespit etti. Portekiz, Litvanya, Macaristan, İzlanda, Rusya, Hırvatistan, Slovakya, Yunanistan ve emsali bir çok ülkenin Türkiye’den önde oldukları görüldü. Bizim için daha uyarıcı olanı, 2015 yılında Türkiye’nin gerisinde olan İran’ın 2017 yılında matematik ve fen bilimleri eğitiminde önümüze geçmiş olmasıdır.

Bu tabloyu hızla değiştirmemiz gerekiyor. Ancak konu sadece hükümet ve eğitim kurumlarının yapacakları ile sınırlı değildir. Eğitim, iş dünyası ve bu dünyanın belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin de gündeminde ilk sırayı almalıdır. Olay basittir; geleneksel olan geride bıraktırıyor, yeni olan ise ilerletiyor.

Bu sayımızın kapak konusu olarak “Nesnelerin İnterneti”ni (IoT) seçtik. Okurlarımız göreceklerdir; IoT ‘yüksek hız temelinde’ yeni bir dünya yaratıyor. Bugünkü dünya ile 10 yıl sonraki dünya, çağ farkı kadar farklı olacak. Bugün bildiğimiz ve yaptığımız 700 meslek türü 10 yıl sonra ortadan kalkacak. Yokolanların yerine aynı sayıda veya daha fazla yeni meslek oluşacak. “Eğitim” ile “özgürlük” ve “hız” kavramlarını yan yana koymamızın asıl nedeni budur. Okullar fabrika, fabrikalar okul gibi çalışacaksa başka çaremiz yoktur, bu işi ya başaracağız, ya da başaracağız!

YORUM EKLE

banner216

banner267

banner250

banner246

banner256