banner565

banner472

banner458

banner457

Sendeo Genel Müdürü Özgün Şahin: “Ekibimiz kadar güçlüyüz”

Sendeo Genel Müdürü Özgün Şahin, “Yönetici, sorumlu, grup müdürü ya da genel müdürlük, hangi pozisyonda olursak olalım hiç fark etmez ekibimiz kadar güçlüyüz. İş dünyasında başarılı işlere imza atan insanların ortak özelliklerinden biri de cesur olmaları ve doğru zamanda risk almaları. Bir işte başarılı olabileceğine inanıyorsan, kendi yetkin dahilinde risk alman çok önemli oluyor” diyor.

CEO 01.02.2023, 00:01 24.02.2023, 09:31
22176
Sendeo Genel Müdürü Özgün Şahin: “Ekibimiz kadar güçlüyüz”

İzmir, Karşıyaka’da, 1982 yılında Dünya’ya ‘merhaba’ diyen Özgün Şahin, eğitimci bir aileden geliyor; anne ve babası ve aynı zamanda dedeleri de öğretmen. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamlayan, Karşıyaka Anadolu Lisesi’nin ardından üniversite için İstanbul’a gelir. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, 2005 mezunu Şahin, “Bu bölümü çok istedim, hatta tek tercihimdi. Dışişleri Bakanlığı gibi devlet kurumlarında çalışarak, ülkeye hizmet edebilecek bir rol üstlenmeyi amaçladım. Eğitime hizmet etmiş bir ailede yetişmiş olmamın bu hayali tetikleyen bir etkisi oldu.  Üniversitedeki bölümüm, yüksek entelektüel meraka ihtiyaç duyuyor. Bu sebeple öğrenmeye hep açık oldum; üniversite eğitimim boyunca farklı alanlarda çok okuma yaptım. Avrupa Birliği (AB) üzerine araştırmalar gerçekleştirdim” diyor.
2004’te NATO Zirvesi devam ederken, öğrencilerin de kendi zirvesi vardır, tüm NATO üyesi ülkelerden öğrenci delegasyonu oluşturulur. Şahin, NATO’nun geleceğiyle ilgili bir kompozisyon yazarak başvurur ve Türkiye’den bir tek o seçilerek, Türkiye’deki öğrenci delegasyonuna girer ve 4 gün boyunca simülasyonlara katılır. Dünya’da yaratılan bazı krizleri çözme adına oluşturulmuş simülasyonlarda onun rolü gazeteciliktir. Tüm bu süreç boyunca sürekli gazete çıkardıklarını ve flaş haberlere yer verdiklerini kaydeden Şahin, bu anısının öğrencilik hayatının unutulmazları arasında yer aldığını söylüyor: “Hem böylesi önemli bir organizasyonun parçası olmak, hem de o dönemdeki, neredeyse tüm dünya liderleriyle tanışmak çok keyifliydi. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde kulüplerin yeri oldukça önemliydi. İşletme ve Ekonomi Kulübü’nde 4 yıl bulundum, başkanlık yaptım. Okul hayatı eşittir; kulüp hayatıydı benim için. Oldukça kapsamlı, yüksek bütçeli birçok organizasyon gerçekleştirdik. Etkinliklerimize çok yüksek katılım olurdu, hala öyledir. Kulüpte olmanın, çalışmanın kişisel gelişimime çok katkısı oldu.”
Rol modeli amcası: Özgün Şahin’in ailesinde rol model aldığı, onu en çok etkileyen kişi; Ziraat Mühendisi olan amcası: “Beni çok etkileyen bir hikâyeye sahip. Amcam ailede tek farklı kariyer yolculuğu olan kişi. Kendisi ekibiyle birlikte GAP Bölgesi’nde bir pamuk türü üzerine araştırma yapıyordu. Uzun yıllar yaptıkları araştırmalarla Türkiye’de susuz pamuk türünü yetiştirmeyi başardılar. Bunun adına da ‘Şahin Pamuk’ denildi. Soyadımız literatüre geçmişti ve bu çok gurur verici bir olaydı. Susuz yetişebilen tek pamuk türüydü. Amcam bunu çalışkanlığıyla başardı. Yeni bir fikir bulma, yeni bir işin, projenin hayali için harcadığı efor beni çok etkilemişti. Çok küçüktüm ama hatırlıyorum bu dönemleri. Bu nedenle amcamdan aldığım ilhamın bugün olduğum kişide çok önemli payı var.”
Çalışma hayatıyla erken yaşta tanışma: 12 yaşından üniversite yıllarına kadar her yaz üç ay boyunca teyzesi ve eniştesinin dalış merkezinde çalışan Şahin’e bu deneyim, çok küçük yaştan itibaren sorumluluk almayı öğretir: “Teknenin bütün finansal hesapları bendeydi; gelir gider hepsini ben hesaplıyordum. Hem ilk defa ticari olarak kendimi geliştirdiğim hem de dalış dünyasını öğrendiğim çok önemli bir dönemdi. Sonrasında dalış eğitmenliği de yaptım.”
Profesyonel kariyerine 2005’te Alarko Turizm Grubu’nda Ürün Müdür Yardımcısı olarak adım atan Şahin, 2006’da Procter & Gamble’a (P&G) geçiş yaparak Samsun’da çalışmaya başlar: “Satış departmanında, lokal, yerel dizinler ve büyük market gruplarından sorumluydum. Samsun aslında benim için büyük bir dönüm noktasıydı. İzmir’de doğup büyümüş, İstanbul’da üniversite okumuş biri olarak ilk defa bu kadar uzak bir şehirde, farklı bir kültürde kendi hayatımı kurdum. Hem kariyerim için hem de sosyal hayatım için bunun doğru bir hareket olduğunu düşünüyorum. İş hayatının zorluklarıyla farklı bir kültürde karşılaşmak çok kıymetliydi. Bu nedenle mentorluk yaptığım herkese de merkezden uzak bir lokasyonda işe başlamayı tavsiye etmişimdir. Her şeyi çok daha hızlı öğreniyorsunuz ve bu sebeple daha kıymetli oluyor.”
Çoklu kültürde iş yapma tecrübesi: P&G’deki görevine İstanbul’da devam eden Şahin, burada büyük yerel zincirlerden sorumlu olur. Şahin, 12 yıl boyunca Saha Satış Temsilciliği, Distribütor Yöneticiliği, Ulusal Zincir Müşteri Yöneticiliği ile birlikte Türkiye ve İsviçre’de Ticari Pazarlama Grup Müdürlüğü gibi farklı görevlerde bulunur: “İçimde her zaman girişimci bir ruh vardı. Yeni işler yapmak, yeni işler geliştirmek çok önemliydi. P&G’de çalışırken, Türkiye’deki ilk ‘Dijital Bakkal’ projesini, 2016’da ekibimle birlikte yapmıştık. Bakkalların online sipariş verebileceği bir platform kurmuştuk. Buradaki yurt dışı deneyimim kariyerim açısından benim için bir dönüm noktasıydı. Avrupa Genel Merkezi’nde, ağız bakım kategorisinin Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nden Sorumlu Ticari Pazarlama Grup Müdürü olarak 3 yıl çalıştım. Çok üst düzey kişilerle iş yapmayı, çok farklı seviyelerdeki düşünme şekillerini; kısa, öz, etkileyici ve kendi ihtiyacınızı nasıl anlatmanız gerektiğini öğreniyorsunuz. P&G’de çoklu kültür içinde iş yapmayı öğrenmenin yanı sıra aynı ürünü, aynı lansmanı, aynı dönemde birçok ülkede tanıtmak önemli bir deneyimdi. Aynı anda farklı kültürlerden birçok insanla bir arada çalışmak bana hem insani, hem de kariyer anlamında katmadeğeri çok yüksek bir deneyim oldu. Esnek çalışmayı orada öğrendim. Çalıştığım takımda da 16 milletten insan vardı.”
P&G’den sonra Letgo’da Türkiye Satış Direktörü ardından kargo sektöründeki büyük markalardan birinin Ticari Faaliyetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olur. Dağıtım ve teslimat sektörünün, dinamik, operasyonu yoğun, farklı sektörlerle iç içe ve en önemlisi insandan insana insanla yapılan bir iş olduğunu vurgulayan Şahin, burada iki buçuk yıl çalıştıktan sonra Koç Topluluğu’nun kurduğu Sendeo markasında Genel Müdürlük görevine başlar.

“Ekibiniz ne kadar iyiyse siz de o kadar iyisiniz”
Sendeo Genel Müdürü Özgün Şahin, kariyer yolculuğunun aşağıdan yukarı olması gerektiğini düşünüyor: “Yönetici, sorumlu, grup müdürü ya da genel müdürlük, hangi pozisyonda olursak olalım hiç fark etmez ekibimiz kadar güçlüyüz. Bu bir ekip işi. Ekip yönetmek de Dünya’daki en zor işlerden biri; çünkü insanlarla çalışıyorsun ve herkes farklı karaktere ve farklı beklentilere sahip. Bu nedenle tüm ekibinizi dinlemelisiniz, beklentilerine uygun çözümler sunmalısınız ve aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmelisiniz. Ekibiniz ne kadar iyiyse siz de o kadar iyi oluyorsunuz. Ekibime hem yetki hem de sorumluluk verdim, onların da deneyimleri arttı. Hep bu ortamı yaratmaya çalıştım çünkü ben de kendi çalıştığım yerlerde hep bunu gördüm. Böylece ekibinizle birlikte yan yana yürüdüğünüz bir süreç oluyor. Ekibin çok güçlü olması ve onları çok güçlü kılmak; çok önemli. Ben ekibimi hep yeni şeyler denemeye zorlarım çünkü geleneksel yollardan giderek farklı bir şey yapılamayacağı çok aşikâr. O yüzden iyi bir liderde olması gereken; insanları ve çalıştığı ekibi iyi tanımak ve onların gelişmesini sağlamak.”
Özgün Şahin, disiplinli çalışmak ve risk almanın da çok önemli olduğunu vurguluyor: “Kariyerim boyunca çalışırken bir şeyler öğrendiğim ve kendimi zorladığım işlerde daha başarılı oldum. Dolayısıyla mücadeleden kaçmamak gerekiyor. İş dünyasında başarılı işlere imza atan insanların ortak özelliklerinden biri de cesur olmaları ve doğru zamanda risk almaları. Bir işte başarılı olabileceğine inanıyorsan, kendi yetkin dahilinde risk alman çok önemli oluyor. Kariyerim boyunca bunu hep yaptım. Bana verilen görev tanımıyla sınırlı kalan bir insan değilim, böyle de olmalı. Örneğin; ‘Dijital Bakkal’ projesini bizden kimse istemedi. Bakkala gitmenin çok yüksek bir maliyeti vardı, gidip sipariş alıyorduk, sonrasında da sevkiyat yapıyorduk. Ekiple ‘Bunun için ne yapabiliriz?’ dedik ve o dönem benimbakkalım.com diye bir site yaptık. Dijital Bakkal diye globalde de aynı ekip kuruldu. Türkiye’de bunu geliştirmemiz ve bunun globale de entegre edilmesi çok önemli bir başarıydı.”
Dalış, futbol ve kitaplar: İyi derecede İngilizce bilen Özgün Şahin, 12 yaşından beri dalış yapıyor, futbolla yakından ilgileniyor, ekibiyle birlikte halı saha maçları da yapıyor. 50’den fazla ülkeye seyahat etme fırsatını yakalayan Şahin, gittiği her farklı yerde yaşadığı deneyim ve o bölgenin kültürünü yerinde görmeyi çok etkileyici buluyor. Kitap okumayı seviyor, özellikle son dönemde startuplarla ilgili kitapları çok okuyor: “Beyaz Zambaklar Ülkesi başucu kitabımdır. İdeal toplum düzenini anlatan bir yapıt olduğu için okunmasını herkese tavsiye ederim. Ekonomi yayınlarını yakından takip ediyorum. Forum Policy’den de uluslararası gelişmeleri takip ediyorum.” 

Yorumlar (0)