AJANS

Çevik ve atik ajans; C2A

Ajansı’nın adı; B2B pazarlamanın vazgeçilmez deyimi “Call To Action”dan (eyleme çağrı) geliyor. Adı gibi hareketli ajans, müşterisinin markasının ihtiyacına yönelik tam hizmet veren bütünleşik pazarlama iletişimi ajansı. C2A, web geliştirme, prodüksiyon, event, sosyal medya ve kreatif tam hizmet (konvensiyonel/dijital B2C/B2B) olmak üzere pazarlama iletişiminin her alanında hizmet sunuyor. 2007 yılında C2A’yı kurduğunu anlatan Barış Topuz, iki yıl sonra ortağı Ergün Erdem’in katılımıyla “çevik ve atik”, bütünleşik pazarlama iletişimi hizmeti veren ajans olma yolunda hızla ilerlediklerini söylüyor, çıkış noktasını özetliyor:

“Reklam yapma dinamikleri değişti. Dijitalin ilk örnekleri başladığında çevik, atik, hızlı, iletişim problemini hızla tespit edip, hemen buna çözüm adresleyebilen ve o çözümü hemen ve birçok platformdan hayata geçirebilen bir yapı ihtiyacı doğdu. İletişim problemi içeri girdiğinde hemen ona çözüm üretmek gerekiyor, o yüzden çevik ve atik olmak önemli.”
Sosyal medya ve dijitalin önemini arttırmasıyla C2A içinden çıkan Netfork markasının şirketleşerek zamanla ajansa dönüştüğünü belirten Topuz, 100’e yakın müşterileri bulunduğunu anlatıyor.

Dikkat yakalama makinesi
C2A Ajans Başkanı Barış Topuz, reklamın en iyisine bile günümüz tüketicisinin 2 saniye şans verdiğini anımsatarak, C2A’yı bir “dikkat yakalama ve çekme makinesi” olarak tanımlıyor. Topuz, bu yıl kendi deyimiyle C2A ve Netfork’a “vites arttırmayı ve büyütmeyi” hedeflediklerini açıklıyor: “Orta ve büyük ajanslar ligine çıktığımız, öne çıktığımız 2 yıl yaşamak istiyoruz. Dijital ve sosyal medya konusunda istediğiniz markaya yaklaşıp onlara ulaşmak mümkün. Bankacılık ve tekstil sektörlerinde uzmanlığımız sözkonusu. Önümüzdeki dönem, otomotiv ve inşaat sektörlerinden müşterilere de hizmet vermeyi hedefliyoruz.”

Markalaşmaya verilen önem
Barış Topuz, son yıllarda Türkiye’de başarıya doğru giden şirketlerin markaya önem vermeye başlamasının sektörde ciddi bir fırsat yarattığını vurguluyor: “Türkiye’den global ölçekte marka, patent başvurusu olağanüstü artmış durumda. Markalar iletişime önem veriyor. Biz de bütünleşik pazarlama iletişimi yaklaşımımızla yükselişte olan markalar için olağanüstü avantajlar sağlayan bir ajansız. Bu anlamda çok önemli bir boşluk dolduruyoruz, bunun yanısıra büyük markalarla da çalışıyoruz” diyor.

Marka:
“Sahibinin çocuğudur,izleyenlerin özentisi, kullananların bağımlılığıdır”
Markayı “Sahibinin çocuğudur, izleyenlerin özentisi, kullananların bağımlılığıdır” diye tanımlayan Topuz, çalıştıkları markanın derinliğinin kendileri için öneminden sözediyor: “Kendi işimizi yapmanın en önemli nedenlerinden biri; insan olarak istemediğimiz durumlarda bulunma zorunluluğundan çıkmaktı. En büyük motivasyonlarımızdan biri; yanyana durmak istemeyeceğimiz insanlar, markalar, işarkadaşları, ortamlarla birarada durmama özgürlüğüne sahip olmaktı. Herhangi bir sebeple bize iyi hissettirmeyen ortamlarda bulunmak istemeyiz. İnanmaktan da öte, müşteri ve ürünle ilgili iyi hissetmek istiyoruz. Karşılıklı aynı dili konuşabilmek için marka iletişimi meselesini benimsemiş, artık buna hazır olan veya geçmişten buyana marka iletişimi hizmeti alan müşterilerle çalışmayı tercih ediyoruz. Reklamverenin yaptığı iletişim çalışmasının; satış, imaj, prestij gibi iş sonuçları doğuracağını bilmesi gerekiyor.”
Barış Topuz, bütçesini bilen ve o bütçeyle ne hedeflediğini açıklayabilen müşterilerle çalışmayı tercih ettiklerini vurguluyor: “Ajans yöneticileri olarak müşterilerimize mutlaka zaman ayırıyoruz. Müşterinin hedefleri, markayı taşımak istediği yer bağlamında çok önemli. Eğer müşteri markasını bir noktadan diğer bir noktaya taşımak istiyor ve bunun için ne yapılması gerektiğini biliyorsa veya ne gerektiğini söyleyen uzmanı dinliyorsa aynı dili konuşuyorsunuz demektir.”
Ödüle çok inanan bir ajans olmasalar da yavaş yavaş bunu bir gereklilik olarak görmeye başladıklarını aktaran Topuz, geçen yıl bir Mediacat Felis ödülü aldıklarını ve yeni ödüller için başvurmaya başladıklarını anlatıyor. Gün geçtikçe daha fazla konkura davet edildiklerini ifade eden Topuz, uzun vadede C2A ve Netfork’ü “muteber” denilecek ajanslar arasında ve ligde gördüklerini kaydediyor: “Halihazırda oradayız, uluslararası ajansların bulunduğu, global anlaşmaların olduğu bir dünyaya adım atmak gibi bir isteğimiz yok, biraz yerel kalmak istiyoruz. Ancak rekabet içerisinde olağanüstü şartlar oluşabiliyor, o zaman da onu değerlendirmek gerekebiliyor, sonuçta milyar dolarlık ajanslar bizimle iş yapmak istediklerinde bunu değerlendirebiliriz. Ama şimdi mevcut durumumuzu koruyup, onu büyütmek istiyoruz. Biz de ajanslarımızı 15 milyon doların üzerinde iş yapan bir noktaya getirmek istiyoruz.”

Tek pencereden bütün dünya
Günümüzde markaların iletişim sürecinde dijital mecranın hızla öne çıktığını dile getiren Barış Topuz, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Müşteri, ajanstan markasına bir strateji ve yol haritası önermesini bekliyor. Günümüzde Marshall McLuhan’ın ‘Medium is the message’ (mesaj medyadır) sözünden çıkarak artık ana akım medyanın tekdüze içerik sunmaya başladığını görüyoruz. Bu noktada marka adına strateji liderliğini o tekdüze dünyanın içerisinde iletişim bağlamında fark yaratıp markayı öne çıkarmayı düşünen kreatif ajanslar almaya başladı. Daha sonra yeni bir iletişim platformu ortaya çıktı. Dijitalin yavaş yavaş ilerlemesi ve ana akım medyaya yaklaşmasıyla beraber tüketicilerle doğrudan temas kurmak ve interaktif olabilmek yeteneğini sunan sosyal medya öne çıkmaya, içerik değer kazanmaya başladı. İçerik üreticileri, dijital ajanslar ve sosyal medya ajansları öne çıktı. Örneğin; ünlü bir banka bütün konvensiyonel işini bir dijital ajansa havale etti, dolayısıyla sektör hızla değişiyor. Tüketicinin spesifik içeriğe; istediği zaman, yer ve ortamda ulaşıyor olması yükselen değer oldu. Eskiden yaşanılan sosyalleşme sürecini çağımızın tüketicileri ve yakın gelecekte tüketim döngüsüne girecek insanlar artık bir ekranın, pencerenin arkasından bütün dünyayla yaşıyor. Bu gözle bakıldığında marka ilişkisi süreci değişiyor. Markanın liderliğini yapan markanın kendisidir.”
Barış Topuz, markalara şunları öneriyor: “Markanın; içerisinde üretim, ürün, dağıtım kanalının da iyi belirlendiği bir pazarlama planının olması lazım. Büyük markaların yanısıra bir pazarlama departmanı olmayan ancak pazarlama iletişiminin önemine inanan müşterilerimize de hizmet veriyoruz. C2A içinde bir stratejik pazarlama departmanı var, halkla ilişkiler hariç tüm pazarlama iletişimi hizmetlerini veriyoruz. Pazarlama iletişimi yapan ajans, sosyal medya işinden anlamalı. Her marka; kendi markasıyla ilgili sosyal medyada itibar yönetimini yapmalı. Sosyal medya ve dijital alan artık markalara hiçbir mecranın sunmadığı olağanüstü imkanlar sunuyor. Markanız ne olursa olsun, günün sonunda insanların sosyal medyayla ilişkileri var ve bu konu markayı ilgilendiriyor. Marka stratejisini iyi belirlemeli. Özellikle KOBİ’lerin iyi bir ajansla çalışmalarını öneriyoruz, pazarlama hedefleri doğrultusunda ajansla birlikte bir yol haritası çıkarıp onun üzerinden devam etmeliler.”