banner565

banner614

banner472

banner458

banner457

Maliyet ve zaman tasarruflu, daha verimli, hızlı, esnek, çevreci ve güvenli; ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’ ile sürdürülebilirlik

Milyarca dolarlık bir yatırım pazarına sahip ‘Yapay Zeka (Al)’ tabanlı ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’, 2023’te en popüler teknolojilerin başında geliyor. Uzmanlara göre; 2023’e damga vuracak ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’; ‘AI ve ML, Multi-Cloud Yönetimi, Serverless Computing, IoT ve Edge Computing’in Yükselişi, Bulut Bilişim ile VR ve AR Teknolojilerinin Entegrasyonu, Kubernetes, Blockchain, Bulut Tabanlı Güvenlik ve Daha Fazla Güvenlik Özellikleri, Büyük Veri İşleme, Metaverse, Çevresel Sürdürülebilirlik’ olacak.

DOSYA 01.05.2023, 00:01 24.05.2023, 09:20
22785
Maliyet ve zaman tasarruflu, daha verimli, hızlı, esnek, çevreci ve güvenli; ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’ ile sürdürülebilirlik

Büyük Veri (Big Data) Çağı’nda, bireylerin, büyük şirketler ve KOBİ’ler olmak üzere her ölçekteki şirketin, kurum ve kuruluşun verilerini koruması büyük önem taşıyor. Büyük verilerin internet üzerinde depolanmasını, maliyet ve zaman tasarrufuyla istenilen zamanda ve mekanda her türlü bilgiye ve verilere erişilebilmesini sağlayan yapay zeka (Al-Artificial Intelligence) tabanlı ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’, 2023’ün en trend teknolojilerinden biri olmaya devam ediyor.
Bulut bilişim (Cloud Computing); internet üzerinden uzaktaki bilgisayar sistemlerine erişerek, donanım, yazılım, veri gibi kaynaklara erişmek,  paylaşmak, uygulamaları çalıştırmak için kullanılan bir teknoloji. Kullanıcıların maliyetleri düşürmesine, kaynakları daha verimli kullanmasına, iş süreçlerini daha esnek, çevik, kaliteli, verimli hale getirmesine yardımcı olan bulut bilişim, işletmelerin daha hızlı büyümesi, inovasyon yapması ve daha rekabetçi olması için önemli bir araç.
Getirdiği yeniliklerle ‘Yeni Nesil Bulut Teknolojileri; daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi, ilk yatırım maliyetini düşürme, sunucu veya yazılım maliyeti gerektirmediği için daha ekonomik olma, yedekleme üzerinde maliyet tasarrufu, sürekli artan verilerin arşivlenmesi, kullanıcıların yetkilendirilmesi ve bunun takibine olanak sunma, uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla her türlü veri ve bilgiye istenilen yerden  7/24 ulaşım, destek ve süreklilik, çalışanlara, işverenlere zaman, mekan bağımsız çalışma olanağı, üst düzey siber güvenlik, isteğe bağlı hizmet alınan yerden yedekleme hizmeti, veri kaybının önüne geçilmesini sağlayabilmek demek.
Kurulum gerektirmeden her yerden çalışabilen ‘Yeni Nesil Bulut Teknolojileri’, bilgisayar, akıllı telefon ve akıllı cihazlarda depolama ve indirme gerektirmeden uygulamalara, programlara, verilere güvenli ulaşmayı sağlıyor. Kaynakların ve enerjinin daha verimli kullanılmasını, böylece  sürdürülebilirliğe ciddi katkı sağlayarak çevreci özellikleriyle öne çıkan  ‘Yeni Nesil Bulut Teknolojileri’, işletmeleri Endüstri 4.0’a hızla yaklaştırıyor.

Bulut bilişim hizmet modelleri
Bulut bilişim, üç temel hizmet modeli sunuyor:
Hizmet Olarak Yazılım: (SaaS-Software As a Service): Uygulamaların, kullanıcılara internet üzerinden sunulması. Bulut sağlayıcısının bulut uygulama yazılımını geliştirip koruduğu, otomatik yazılım güncellemeleri sağladığı ve müşterileri için internet üzerinden kullandıkça ödeme olanağına sahip yazılımlar sunduğu, bulut ortamına dayalı bir yazılım sağlama modelidir. SaaS şirket içi operasyonların yönetilmesinde sıkça kullanılıyor.
Örneğin; e-posta, takvim hizmetleri ve Microsoft Office 365 gibi ofis araçları, CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Microsoft Teams, Skype, Slack, Dropbox, Google G Suite, Canva, Webex, Zoom gibi uygulamalar. Dijital dizi-film izleme platformu Netflix de oldukça popüler bir SaaS örneği.
Hizmet Olarak Platform (PaaS-Platform As a Service): Üçüncü taraf bir bulut hizmet sağlayıcısının, genellikle uygulama barındırma veya geliştirme için gerekli olan bazı donanım ve yazılım araçlarını, müşterilere internet üzerinden sunduğu bir bulut hizmeti sunumu modeli. Bu platform; bilgi işlem, bellek, depolama, veri tabanı ve diğer uygulama geliştirme hizmetlerini içerir. PaaS çözümleri, dahili kullanım için yazılım geliştirmek için kullanılabilir veya satışa sunulabilir. Geliştiricilerin, uygulama geliştirmek için kullanabilecekleri bir platformdur.
Örneğin; web uygulamaları için bir platform sağlayan AWS Elastic Beanstalk. PaaS modelinin en önemli avantajı, kullanıcıların alt yapıyı satın almak, kurmak ve sürdürmek zorunda kalmadan uygulamaları geliştirmek ve çalıştırmak için kullanılabilecek donanım ve yazılımlara erişmesini sağlamasıdır. Tesislerde veya bulutta modern uygulama yazılımları ve verileri oluşturmak ve yönetmek için kullanılan bir bulut hizmetleri setidir.
PaaS, geliştiricilerin ve BT yöneticilerinin mobil uygulama yazılımları ve web uygulama yazılımları oluşturmasına ve yönetmesine olanak tanıyan bulutta altyapı ve orta katman bileşenleri, üretkenliğe yardımcı olmak için uygulama yazılımları içinde yeni yeteneklerin geliştirilmesine olanak tanıyan kullanıma hazır programlama dili bileşenleri sunar. Bu özellikler yapay zeka, sohbet robotları, blokzincir ve IoT gibi yenilikçi teknolojileri içerir.
Ayrıca bulut yerel hizmetleri, Kubernetes, Docker ve kapsayıcı motorları ve daha fazlasını içeren uygulama yazılımı geliştirme araçları paketleri içeren PaaS, geliştirici desteğine ek olarak, analistler, son kullanıcılar ve profesyonel BT yöneticileri için büyük veri analitiği, içerik yönetimi, veritabanı ve veri yönetimi, sistem yönetimi ve bulut güvenliği gibi özellikler ve araçlar sağlar.
Şirketler için PaaS, şeffaf fiyatlandırma, eksiksiz kullanım, isteğe bağlı ölçeklenebilirlik, olağanüstü durum kurtarma ve daha kolay yönetim için sezgisel panolar dahil olmak üzere bulut bilişimin temel avantajlarıyla birlikte sunulur. Örneğin; IBM Cloud, IBM Cloud Foundry (IBM Bulut Dökümhanesi), Salesforce, AWS, Google App Engine (Google Uygulama Motoru), SAP Bulut, Microsoft Azure, Heroku (Kahramanım), Dokku, Red Hat OpenShift, Oracle Bulut Platformu, Zoho Oluşturucu, Wasabi, Cloudways.
Hizmet Olarak Altyapı (IaaS-Infrastructure As a Service): Sunucuların, depolama birimlerinin, ağ bileşenlerinin ve diğer altyapı bileşenlerinin internet üzerinden kiralanması. Örneğin; Amazon EC2 (Elastic Compute Cloud), Simple Storage Service (S3), Amazon Web Hizmetleri (AWS), Microsoft Azure, IBM SmartCloud Enterprise, Google Compute Engine, CISCO Metapod, Rackspace, DigitalOcean. Otomatikleştirilmiş ve ölçeklenebilir yapıdaki bilgi işlem kaynaklarından oluşan IaaS, tamamen self servis yapısıyla sunucunun yönetimini kullanıcıya bırakıyor. Donanımlar ihtiyaç olması durumunda satın alınabiliyor.
Bulut bilişimin temel katmanı IaaS, değişen iş ihtiyaçlarına göre ek kaynaklar satın almaya olanak tanıdığından maliyet verimliliği ve ölçeklenebilirliği önemseyen farklı büyüklükteki işletmeler için en iyi seçenek olarak değerlendiriliyor. Esneklik, ölçülebilirlik, müşterilere tam kontrol sağlama, düşük donanım bakımı, kesinti süresini azaltması, isteğe bağlı erişim özellikleri öne çıkıyor.

2023’ün Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri
Yenilikçi yaklaşımların odağındaki bulut bilişim, son yıllarda hızla gelişen ve birçok yeni nesil teknolojinin ortaya çıkmasına neden olan bir alan. Uzmanlar, 2023’te bulut bilişim alanında birçok yeni trend ve gelişme öngörüyor ve işletmelerin bu trendleri takip ederek verimliliklerini, rekabet güçlerini artıracaklarını ifade ediyorlar. Bunlardan en çok dikkat çekenlerden bazıları şöyle:
Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (ML-Machine Learning): 2023’te yapay zeka tabanlı bulut hizmetleri daha da yaygınlaşacak ve işletmeler, yapay zeka modelleri oluşturma, eğitme ve uygulama için bulut tabanlı araçları kullanacak. AI ve ML, bulut bilişiminin geleceği olarak kabul ediliyor. Bu teknolojiler, bulut bilişim altyapısı ile entegre edilerek, uygulamaların daha akıllı ve kişiselleştirilmiş hale gelmesine yardımcı olacak. ML, bulut bilişimin bir parçası olarak, büyük veri kümelerinden yararlanarak öğrenme algoritmalarını geliştirmek için kullanılıyor. Bu sayede, uygulamaların daha akıllı ve kişiselleştirilmiş hale gelmesi sağlanıyor.
Multi-Cloud Yönetimi: İşletmeler, birden fazla bulut sağlayıcıdan hizmet almaya devam edecekler. Bu nedenle, multi-cloud yönetimi, farklı bulut platformları arasında kaynak yönetimi ve veri yönetimi gibi zorlukları ele almak için daha fazla kullanılacak. Birden fazla bulut sağlayıcısı kullanmak, ölçeklenebilirliği arttırmak, iş sürekliliği sağlamak ve maliyetleri düşürmek için tercih edilen bir yaklaşım olacak.
Serverless Computing’in Yükselişi: Serverless Computing (Sunucusuz Bilişim), uygulamaların daha hızlı ve verimli çalışmasını sağlamak için daha popüler hale gelecek. Serverless Computing teknolojisi, uygulamaların çalıştırıldığı sunucuların yönetimini tamamen ortadan kaldırıyor. Bu sayede, uygulama geliştiricileri, sunucuların işletim sistemi ve altyapısından tamamen bağımsız hale geliyorlar. Serverless Computing, yazılım geliştirme sürecindeki yönetimsel yükü azaltarak, uygulama performansını artırmak ve işletmelerin bulut bilişim maliyetlerini düşürmek için kullanılıyor. Bu trendin 2023’te de devam edeceği öngörülüyor.
IoT ve Edge Computing’in Yükselişi: IoT (Nesnelerin İnterneti) ve Edge Computing (Sınır Bilişim / Uç Bilişim), daha fazla cihazın internete bağlanmasıyla birlikte büyük bir potansiyele sahip. Bu teknolojiler, daha hızlı veri işleme ve daha iyi uygulama performansı sağlayarak, bulut bilişim alanında daha fazla kullanılacak. Edge Computing teknolojisi, veri işleme ve depolama sürelerini kısaltmak için bulut hizmetlerinin ötesindeki cihazlara yakın konumlandırılan veri merkezlerini kullanıyor. Bu sayede, uygulamalar daha hızlı yanıt verebiliyor, performansı artıyor, veri güvenliği ve gizliliği daha iyi korunabiliyor, ağ trafiği azalıyor. Verilerin merkezi olmayan yerlerde işlenmesine ve saklanmasına olanak tanıyan Edge Computing, 2023’te daha yaygın hale gelecek.
Bulut Bilişim ile Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) Teknolojilerinin Entegrasyonu: Sanal Gerçeklik (VR), Artırılmış Gerçeklik (AR), Karma Gerçeklik (MR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) Teknolojileri, bulut bilişim altyapısı ile entegre edilerek, daha iyi deneyimler ve daha interaktif uygulamalar sağlamak için kullanılacak.
Kubernetes: Açık kaynaklı bir konteyner yönetim platformudur. Konteyner teknolojisi sayesinde, uygulamaların taşınabilirliği artıyor ve yönetimi daha kolay hale geliyor. Kubernetes, birçok bulut sağlayıcısı tarafından destekleniyor.
Blockchain (Blokzincir): Blokzincir teknolojisi, bulut bilişim alanında güvenlik, gizlilik ve doğruluk açısından büyük bir potansiyele sahip. Blokzincirle, verilerin güvenliği, bütünlüğü sağlanıyor, işlemlerin doğruluğu garanti altına alınıyor. Blokzincir teknolojisi, bulut bilişimde güvenliği artırmak için kullanılıyor. 2023’te bulut tabanlı blockchain hizmetleri daha da popüler hale gelecek ve işletmeler verilerini güvenli bir şekilde saklayacaklar.
Bulut Tabanlı Güvenlik ve Daha Fazla Güvenlik Özellikleri: Siber güvenlik, bulut bilişim alanında hala en önemli endişelerden biri. Bu nedenle, 2023’te daha fazla güvenlik özelliği ve yöntemi, bulut sağlayıcıları tarafından sunulacak. Bulut bilişim kullanımının artması, işletmelerin bulutta saklanan verilerinin güvenliğini artırmalarını gerektiriyor. Bu nedenle bulut tabanlı güvenlik hizmetleri, verileri güvence altına almanın en iyi yollarından biri olarak öne çıkıyor. Bu hizmetler, bulut tabanlı uygulamaların güvenliğini sağlamak için kimlik doğrulama, veri şifreleme, ağ güvenliği ve DDoS koruması gibi çeşitli özellikler sunuyor.
Büyük Veri İşleme: Bulut bilişim, işletmelerin büyük veri kümelerini işlemek için daha fazla seçenek sunuyor. Büyük veri işleme, işletmelerin veri analizi yaparak daha iyi kararlar vermelerine olanak tanıyor. Bununla birlikte, bu verilerin işlenmesi, klasik yöntemlerle yapıldığında oldukça zaman alabiliyor. Bulut tabanlı büyük veri işleme hizmetleri, işletmelerin bu verileri hızlı ve verimli bir şekilde işlemelerine yardımcı olmasıyla 2023’te de popülerliğini koruyacak.
Metaverse: DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, Metaverse’in şu an halen geliştirilme aşamasında olduğunu ve çok sayıda şirketin kendi Metaverse evrenini yaratmak için harekete geçtiğini belirterek, bunların başında da marka adını Meta olarak belirleyen Facebook’un yer aldığını söyledi: “İnternet teknolojilerinin bir Metaverse dünyası geliştirebilecek seviyelere ulaşmasında bulut bilişimin payı oldukça büyük. Bulut teknolojisi Metaverse dünyasının merkezini oluşturuyor. Çünkü bulut teknolojisi, sunucu, bilgisayar, tablet ve telefon gibi internet erişimine sahip her türlü cihazın, zaman ve mekan kısıtlamasına bağımlı olmadan veri paylaşımı gerçekleştirmesine imkan sağlıyor. Metaverse de zaten bunlar üzerine kurulu.”
Çevresel Sürdürülebilirlik: ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor. Bulut tabanlı hizmetlerin çoğu, birçok farklı işletme tarafından paylaşıldığı için daha verimli bir kaynak kullanımı sağlıyor. Bu da enerji, su ve diğer kaynakların tüketimini azaltıyor. İşletmeler, bulut tabanlı hizmetleri kullanarak verileri fiziksel olarak saklamak yerine sanal bir ortamda saklayarak, veri merkezlerindeki enerji tüketimini de azaltıyor. İşletmelerin gündeminde ilk sırada yer alan ‘Sürdürülebilirlik’; ‘Yeni Nesil Bulut Bilişim Teknolojileri’nin 2023 trendleri arasında en popüler olanlarından biri olmaya devam edecek.

‘Yeni Nesil Bulut Teknolojileri’nin şirketlere sunduğu faydalar
Sunduğu veri kaydetme, depolama, esneklik, ölçeklenebilirlik, sermaye harcamalarını azaltma, düşük donanım bakım maliyetleri, kesinti süresini azaltması, isteğe bağlı erişim özellikleri, ciddi anlamda zaman ve maliyet avantajı sağlıyor: Kişisel bilgisayarların (masaüstü bilgisayar, tablet, dizüstü bilgisayar), akıllı telefonlar ve akıllı cihazların yükünü azaltıyor, çeşitli sayıda uygulama, bulut sunucuları tarafından sağlanıyor. Bulutta yerel uygulamalar hızlıca oluşturulabiliyor, dağıtılıp, ölçeklendirilebiliyor, böylece uygulama geliştirmeye harcanan maliyet ve zaman azaltılabiliyor. Veriler internet üzerinden herhangi bir konumda ve cihazda erişilebilir bir bulut depolama sistemine aktarılabiliyor, yedeklenebiliyor ve kurtarılabiliyor. Veriler bulutta birleştirilebiliyor. Yüksek çözünürlüklü görüntü, ses ve video akışı sağlanabiliyor. Müşterilerle etkileşime yardımcı olabilecek, yakalanan verilerden değerli içgörüler sunabilecek akıllı modeller (makine zekası ekleme) kullanılabiliyor.
• BT operasyonlarını standartlaştırabiliyor ve kolaylaştırıyor.
• BT iş yüklerinin ölçeğini ve performansını artırıyor.
• Kullanıma hazır çözümlerle iş inovasyonunu hızlandırıyor. İnovasyona ve yeni uygulamaları kullanıcılara daha hızlı sunmaya yardımcı oluyor.
• Operasyonel güvenlik ve denetim risklerini azaltıyor.
• İstikrarı, güvenirliliği ve desteklenebilirliği artırıyor.
• İş sürekliliğini ve olağanüstü durum kurtarmayı geliştiriyor.
• Uzak ve dağıtılmış ekipler için kolay işbirliği olanağı sunuyor.
• Ek personel gerektirmeyen yüksek geliştirme yetenekleriyle rekabet avantajı sunuyor.
• Siber güvenliği iyileştiriyor.

Bulut geliştirme modelleri
Genel Bulut (Public Cloud), Özel Bulut (Private Cloud), Melez Bulut (Hybrid Cloud), Topluluk Bulut (Community Cloud).

‘Bulut Bilişim’ nedir?
Bulut Bilişim (Cloud Computing); “Bilgisayarların diğer aygıtlar aracılığıyla internet üzerinden istenilen mekanda ve istenilen zamanda her türlü bilgi ve kişisel veriye erişmeyi mümkün kılan teknoloji” diye tanımlanıyor. Dijital bir ağ aracılığıyla çoklu sunucu bağlantısı sağlayan ‘Bulut Bilişim’in bir diğer tanımı şöyle: “Bilgisayarlar ve diğer cihazlar için, istendiği zaman kullanılabilen ve kullanıcılar arasında paylaşılan bilgisayar kaynakları sağlayan, internet tabanlı bilişim hizmetlerinin genel adı.”
Bir başka tanıma göre; “Bilgi işlem hizmetlerinin (sunucu, depolama, veritabanı, ağ, yazılım, analiz ve makine zekası dahil) internet (‘bulut’) üzerinden sağlanarak daha hızlı inovasyon, esnek kaynaklar ve ekonomik ölçeklendirme sunulması.”

‘Bulut’a milyarlarca dolar yatırım
Synergy Research Group’un raporuna göre bulut pazarı tüm dünyada hızla büyüyor. Toplamda %34 büyüyen pazardan öne çıkan 3 şirket ABD’li Amazon AWS, Microsoft Azure ve Google Cloud.
Bulut harcamalarının yüzde 65’i, pazarın önde gelen 3 şirketi; Amazon, Microsoft ve Google tarafından yönetildi. 2022’nin ilk çeyreğinde Amazon’un pazardaki payı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33’le sabit kalırken, Microsoft, %2’lik büyümeyle pazar payını %22’ye çıkardı, Google’ın pazar payı yüzde 10 oldu. Rapor bu 3 şirketin 2022 ilk çeyrekteki 53 milyar dolarlık kurumsal bulut harcamalarının yüzde 65’ini kontrol ettiğine dikkat çekti.
Uzmanlar, kurumsal harcamaların dışında kişisel bulut kullanımlarının da giderek yükseldiğini söylüyor. Türkiye’de de bulut pazarı istikrarlı bir yükseliş trendinde.
Microsoft Genel Müdürü Levent Özbilgin, bugün orta ya da büyük ölçekli bir işletmenin altyapısını buluta taşımadan yeni adımlar atmasının çok zor olduğunu belirterek, “Bulut bilişim, artık bir IT yatırımı değil; temel ihtiyaçlar arasında yer alıyor. Birçok işletme altyapılarını çoklu ve dağıtık yapıdaki bulutlara taşıyor. Flexera’nın State of the Cloud Raporu, işletmelerin yüzde 92’sinin çoklu bulutu benimsediğini, yüzde 82’sinin ise hibrit bulut stratejisine sahip olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Türkiye, bulut dönüşümünü hızlandırmalı
KPMG Küresel Teknoloji Raporu 2022’ye göre; çoğu işletmenin 2 yılda Web3, Metaverse ve Kuantum Bilişim gibi yeni teknolojileri benimsemesi bekleniyor. Yöneticilerin yüzde 99’u dijital yatırımlardan geri dönüş elde ettiklerini belirtirken her 10 işletmeden 9’u bulut sistemlerini kullanma konusunda ileri düzeyde olduklarını ifade ediyor. Buna karşın siber güvenlik ekiplerinin yüzde 58’i programlarının gerisinde kaldıklarını kabul ediyor. Araştırmaya göre dijital olgunlaşmış şirketlerin 7 özelliğinden biri; ‘Bulut paydaşları arasında sıkı bir uyum sağlamaları.’
KPMG Türkiye Teknoloji Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Gökhan Mataracı, rapora göre, Pandemi’nin hızlandırdığı dijital evrime, dijital dönüşüm ekseninde rekor düzeyde güven duyulduğunu kaydetti: “Bununla birlikte Türkiye bulut dönüşümde maalesef geride kalıyor. Teknoloji gücünü hızlandıran ve dijitalleşmeye yeni perspektifler katan bulut yaklaşımlarını bir an önce iş dünyasının kullanımına açmalıyız. Gelecek 5 yılın teknolojilerini tüm dünya ile aynı zamanda kullanmak istiyorsak bu dönüşüm zorunluluk arz ediyor.”

Yorumlar (0)