214 katılımcının 90’ının parsellerini teslim aldığı İMES OSB’de 20 firma faaliyetlerine başladı. Kasım, Aralık ve Ocak ayları itibariyle hızlı bir yapılaşmanın başladığı OSB’de altyapı çalışmaları yüzde 80 oranında tamamlandı. Yatırım için yer talep eden yatırımcılarına etap etap alan tahsis eden OSB Yönetimi, en geç 2015’e kadar bölgede üretimin yüzde 100 ulaşmasını öngörüyor.
Kuruluş çalışmaları 1997 yılına dayanan İMES OSB’ye bugüne kadar yapılan yatırım tutarı 300 milyon TL’yi buluyor. Sözkonusu projenin A’dan Z’ye tamamlanması için ise 50 milyon TL daha yatırım yapılacak. 3000 dönüm alan içerisinde 1840 dönüm toplam sanayi alanına sahip olan OSB’de 15 bin kişinin istihdam edilmesi hedefleniyor.
İMES Kümelenme 1 Mart’ta başlıyor
İMES OSB’de yapılacak yatırımlar sadece altyapıyla sınırlı değil. Zira OSB Yönetimi, bölgedeki firmalarının gelişimine katkı sağlamayı kendine misyon edinerek önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Ekonomi Bakanlığı 2010/8 sayılı Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirmenin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında İMES OSB olarak ‘İMES OSB Kümelenme ile Rekabet Gücünü Geliştirme’ Projesini başlatıyor. Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenecek ve 1 Mart 2013 itibariyle start alan proje 3 yılık ve yüzde 75’i hibe olmak üzere toplam 6 milyon TL’lik yatırımı kapsıyor. Projenin genel amacı şöyle tanımlanıyor: “İMES OSB’de yeni yatırım yapmış, üretim kapasite ve yetkinliğini arttırmış firmaların yeni pazarlar ve müşteriler bulması, kendi aralarında sinerjik bir kümeye dönüşmeleri, çoğunlukla patron/aile firması profilindeki firmaların kurumsallaşmalarını ve iş süreçlerini geliştirmelerini destekleyecek eğitim ve danışmanlık çalışmalarını birlikte yürütmeleri.”
İMES OSB Yönetim Kurulu Başkanı Süheyl Erboz, projenin hedeflerini özetliyor:
İhtiyaç analizi
- Eğitim
- Danışmanlık
- Yurt dışı pazarlama
- Alım heyeti ve istihdam ana faaliyeti”
Projenin İMES özelinde ise birçok amaç ve hedefi barındırdığını söyleyen Erboz, şu bilgileri veriyor: “İMES OSB üyelerinin küçükten orta boya, orta boydan büyük boya geçişini kolaylaştırmak. Kurumsallaşmasına destek olmak. Firmalarımızın yeni oluşturdukları üretim kapasitesini satacak yeni ve büyük müşteriler bulmasına yardımcı olmak. Türkiye açısından önemli 5 pazara (Rusya, Afrika, Ortadoğu, Çin ve Avrupa) birlikte gitmek ve orada kurulan ilişkilerin sürdürerek yeni iş potansiyelleri geliştirmek. Birbirini tanıyan, birlikte hareket eden, birlikte çalışma alışkanlığı ve sürecini geliştirmiş bir küle geline gelmek.”
Proje için 20 firma belirlediklerini anlatan Erboz, proje kapsamında yer alacak firmaların ilk aşamada analizlerini yaptıklarını ve şirket sahipleriyle konuşarak ihtiyaçlarına ilişkin rapor oluşturduklarını açıklıyor. Erboz, şu bilgileri aktarıyor: “Proje yüzde 75 hibe ancak yüzde 25’i projede yer alacak firmalar tarafından karşılanacak. Bu iş gönüllülük, katılımcılık ve maddiyata dayalıdır. 3 yıllık sürede toplam 40 bin dolar ödeme yapacağını kabul eden, kümelenme yapısında olan firmalar ilk olarak projede yer aldı. Proje kapsamında ilk firmaların eksiklerini tespit ettik ve şimdi eğitimlere başlayacağız. Her bir firmanın farklı bir ihtiyacı var. Her noktada eksikler 6 süren eğitimlerde tamamlanacak. Proje pilot uygulamadır. Bundan sonra daha çok sayıda firma ile benzer projeler yürütmek istiyoruz.”
İMES ara elaman ihtiyacını çözüyor
Süheyl Erboz, İMES OSB olarak sadece altyapısı bitmiş parselleri teslim edelim düşüncesinde olmadıklarını belirterek bölgenin ara eleman ihtiyacını çözme noktasında da önemli bir projeye başladıklarını açıklıyor. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’na başvurarak proje hazırladıklarını belirten Erboz “Projemiz yazılıyor. Sanayicinin ciddi ara eleman ihtiyacı var. İlk aşamada 16 kişilik sınıflarda başta CNC operatörlüğü olmak üzere çeşitli iş kollarında eğitimler vereceğiz” diyor.
Bölgenin kalifiye eleman ihtiyacını hafta hafta takip eden Erboz, şu bilgileri veriyor: “Bu hafta ihtiyaç 21 kişiydi. Geçen hafta bu sayı 20 idi. Demek ki bölgemizde ciddi ara eleman ihtiyacı var. Dilovası Bölgesi’nde ise lise mezunu olan ama kalifiye olmayan çok sayıda işsiz insanımız var. Arz ve talebi aradaki eğitim eksikliğini kapatarak buluşturacağı. Meslek sahibi gençlerimize gelecek hazırlayacağız. CNC Operatörlüğünden sonra kaynakçılık, tornacılık gibi meslek alanlarında eğitimler vereceğiz.”
Eğitimler için mekanın önemli olduğunu belirten Erboz, OSB’de inşa ettikleri 4 katlı sosyal tesisin sözkonusu eğitimler için kullanılacağını belirtiyor. Projenin maliyetini söylemenin henüz erken olduğunu kaydeden Erboz, ancak şifahen yapılan görüşmelerde projenin 750 bin TL’yi bulacağını öngörüyor.
Altyapı tamam 2015’te yüzde 100 üretim
İMES OSB’de ilk kazma 2006’da vurulmuştu. Bugün betonarme galeri sistemli altyapısı, yerden ısıtmalı beton yolları, gürültü-hava kirliği haritası, scada güvenlik sistemi ile Türkiye’de örnek OSB durumuna geldi. Türkiye’de planlı olarak kurulan ilk makine ihtisas OSB olan İMES’de tüm planlama 2015 yılına odaklanıyor. Zira OSB Yönetimi, altyapısı tamamlanma aşamasına gelen OSB’de yüzde 100 üretimin 2 yıl sonra başlayacağını öngörüyor. OSB’de şu an işletme ruhsatını alarak üretim yapan 4 firma olmak üzere 20 firma faaliyetlerini sürdürüyor. Süheyl Erboz, katılımcılarına şöyle sesleniyor: “İMES OSB bölgesinin örnek OSB’si olacaktır. Tüm planlamalar, projeler bu strateji üzerine kurulmuştur. Katılımcılarımızı vakit kaybetmeden bölgede yatırımlarını sürdürmeye davet ediyorum. Zira KOBİ ağırlıklı üyelerimiz daha modern iş alanlarında büyük sanayici olma yolunda hızla yol alacaktır.”
Atıklar için depolama tesisi
İMES OSB Yönetimi, çevre konusuna titiz bir çalışma yürütüyor. Bölgede yer alan işletmelerin çevre konusunda eksiği olması halinde kanun gereği ruhsat vermediklerini dile getiren Süheyl Erboz, çevre konusunda gösterdikleri hassasiyeti kurdukları yeni kadroyla açıklıyor. Çevre mühendisi başkanlığında oluşturulan kadro, hem denetimleri, hem de bundan sonra yapılacak çevre projelerini yürütüyor. Faaliyet yürüten firmalar, kendi atıklarını atığın niteliğine göre depoluyor. Ama sözkonusu depolamadan sonra ne olacağını düşünen firmalara çözümü ise OSB yönetimi geliştiriyor. Erboz’un özetlediği çözüm şöyle: “Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’ndan destek alarak atıklar için toplama tesisi kurmayı planlıyoruz. Bu atıkları toplayıp, gerektiğinde ambalajlayıp geri dönüşüm firmalarına sevk edeceğiz. Zira bölgedeki firmaların atıklarını depolaması ve bertaraf tesislerine götürmesi ciddi maliyettir.”
Sıvı atıkları cihaz engelliyor
OSB’lerde çevre ilişkisi sadece katı atıktan ibaret olmuyor. Firmaların sıvı atıklarını kanalizasyon kanallarına deşarjını engellemek içinde çalışmalar yapan OSB Yönetimi, her bir firma için 15 bin avro olan özel bir cihaz alarak bu soruna çözüm buluyor. Sürecin işleyişini Erboz, şöyle anlatıyor: “Şu anda 3 tane alet aldık. Alet OSB’de faaliyet yürüten firmanın atıklarının çıkışına konuyor. Ve SCADA sistemine bağlı olduğu için istediğimiz saat ve günde numune alarak incelemesini yapıyoruz. Çevre Bakanlığı’nın belirlediği parametrelerin dışında olursa üretimi durduruyoruz. Sözkonusu cihazı her firmaya takacağız ve bedelini de firmadan tahsil edeceğiz.”
OSB’den çıkan atıkların bertarafı için paket arıtma sistemi kurmak istediklerini de aktaran Erboz, arazinin eğimine göre iki noktaya paket arıtma tesisi inşa edeceklerini belirtiyor. Çevre konusuna hassas olduklarının altını çizen Erboz, çevre kanunlarına uyum sağlamayan firmalara OSB Yönetimi olarak ruhsat vermediklerini, sürekli bir kurumsal denetim yapısı kurduklarını anlatıyor.
Alttan ısıtmalı yol
Süheyl Erboz, bölge sanayicilerinin üretim yaparken özellikle ‘altyapıdan’ kaynaklı hiçbir sorunla karşılaşmasını istemiyor. Dolayısıyla tüm çalışmalar bu bakış açısına göre şekilleniyor. Örneğin OSB’nin Gebze’nin tepe sayılabilecek noktasında olmasından kaynaklı olarak yollarda meydana gelen don olayları ulaşımı olumsuz etkiliyor. OSB Yönetimi, bu yıl OSB’de kar yağışlarında don meydana gelen 2- 2.5 kilometrelik yolun alttan ısıtmasını yaparak problemi çözmüş. Erboz, “Son yağan karda alttan ısıtmanın faydasını gördük. Yollarda artık araçlar kalmıyor. Tekerleklerin geçtiği aks mesafesinde yerler buz tutmuyor. Bölgenin, altyapısına devam ettiğimiz 2. Etabında da benzer çalışmalar yürüteceğiz” diye konuşuyor.
214 katılımcıya katmadeğerli OSB
OSB sınırları içerisinde, büyüklüğü ve altyapısıyla sanayiye uygun bir alanda üretim yapıyor olmak KOBİ’nin hayalidir. İMES OSB’de yer alan 214 katılımcının hedefi de üretimini artırmak ve büyük ölçekli işletme yolunda ilerlemektir. OSB’nin sanayicisine katma değer sağladığını dile getiren Erboz, “Üretime başlayan firmaları ziyarete gidiyoruz. Ortaklarımız yeni üretim alanlarında daha hızlı büyüdüklerini ve yurtdışı çalışmalarına daha aktif katıldıklarını söylüyor. Çünkü artık yer darlığı sorunu ile karşı karşıya kalmıyorlar” diyor. “OSB olarak üyemize sağladığımız en büyük fayda budur” diyen Erboz, şu an elindeki para ile bölgeden yer almak isteyen yatırımcılar, girişimciler olduğunu söylüyor. OSB’nin ise genişleme alanı bulunmadığını hatırlatan Erboz, şu bilgiyi veriyor: “OSB Yönetimi olarak isteyen yatırımcıya tahsis edebileceğimiz maksimum alan 90 dönümdür. Bu alan OSB’ye aittir ve isteyen girişimciye tahsis edebiliriz. Bölgemizde arsa metrekare fiyatı 450 liradır. Gelen talebe göre sözkonusu alan değerlendirilecektir.”
Küçük sanayi, çarpık yapılaşmayı önleyecek
İMES OSB Yönetimi, sanayicinin ihtiyacını bölge içinden karşılamayı hedefliyor. Entegre OSB kavramı da işte burada devreye giriyor. Erboz, 42 dönüm alan üzerinde 84 tane işyerinden oluşan küçük sanayi sitesini bölgeye kurduklarını ve firmaların yan sanayicisi olacak işletmeleri bu dükkanlarda yatırımcı olmaya davet ediyor.
Erboz, küçük sanayiye ilişkin şu bilgileri veriyor: “Ana firmalarımızın tedarikçisi olması amacıyla küçük sanayinin örnek bir alan olmasını hedefledik. Bu yapılaşma hem bölgedeki firmaların temel ihtiyacını karşılamada önemli bir aşama olacak, hem de çarpık yapılaşmaya kısmen çözüm olacaktır. 84 işyerinin 50’sini şimdiden sattıklarını açıklayan Erboz, 200 ile 450 metrekare alandan oluşan dükkanlarda toplam bin kişinin istihdam edilmesini öngördüklerini açıkladı.
İMES OSB’ye mini çarşı
Altyapı çalışmalarının tamamlanmasında gelinen son noktada İMES OSB’de sosyal tesisler birbiri ardına yapılıyor. Birçok OSB’de sosyal tesis alanlarının bölgeye gelir getirme amacıyla hayata geçirildiğini hatırlattığımız Süheyl Erboz, kendilerinin bu amacı gütmediğini ve toplam 5 bloktan oluşan sosyal alanlarda 4 bloğun tamamlandığını, sadece 1 bloğun inşasının devam ettiğini kaydediyor. Sosyal tesislerde 6 bankanın yer almasının yanı sıra bölgedeki sanayicilerin ihtiyacını karşılayacak nitelikte mini çarşı yapısının oluşturulacağı belirtiliyor. 75 metrekareden 10 tane işyerinin oluşturacağı çarşı bölümünde; büfe, kuaför, market, restoran gibi girişimciler yer alacak.
İMES OSB’nin altyapıda durumu
Enerji: İMES OSB sınırları içerisinde doğalgaz çevrim santrali inşası özel bir şirket tarafından yürütülüyor. 160 dönüm arazi üzerinde sürdürülen çalışma ile İstanbul’un enerji ihtiyacının yüzde 15’ini karşılayacak boyutta enerji üretimi yapılacak. Sözkonusu yatırım OSB’nin enerji ihtiyacını karşılamada ise avantaj sağlayacak gibi gözüküyor. Süheyl Erboz şöyle diyor: “OSB’ler artık istediği kurumdan enerjisini satın alabiliyor. Mevzuatta yenileştirmeler yapılıyor. Önümüzdeki dönemde tarifesinin uygunluğuna göre saatlik enerji alım imkanı olacak. Ama bölgemizdeki enerji firmasına en azından hat kirası vermeyeceğimiz için daha uygun enerji alacağımızı düşünüyorum.” Bölgenin enerji altyapısında ise 52 tane dağıtım merkezi bulunuyor. Elektrik kabloları ise yer altı galeri içinde.
Su: Bölgenin su ihtiyacı hem şehir şebekesinden, hem de kuyu suyundan müşterek karşılanıyor. Gebze bölgesinde geçtiğimiz yıllarda yaşanan su sıkıntısı 4-5 tane kuyunun açılmasına vesile olmuş. Bin metreküp kapasiteli olan kuyular şu anda sanayicinin ihtiyacını rahatlıkla karşılıyor. İZSU’dan da su aldıklarını kaydeden Erboz, kullanılan suyun SCADA sistemi içerisinde kontrol edildiğini ve bölgenin herhangi bir su sıkıntısının bulunmadığını kaydediyor.
Ulaşım: İMES OSB’nin çok değerli lojistik bir konumu bulunuyor: En yakın karayolu olan D-100’e 7 km, proje aşamasındaki Kuzey Marmara otoyoluna 1.5 km, temeli atılan Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu Körfez Geçişine 3 km mesafede yer alıyor. En yakın liman konumunda olan Diliskelesi’ne 7 km, en yakın demiryoluna 10 km ve en yakın hava alanı olan Sabiha Gökçen Hava Limanı’na 15 km mesafesiyle bulunuyor. Süheyl Erboz, 3. Köprü yolu olan Kuzey Marmara otoyolunun kendileri için bir şans olduğunu ve bölgenin cazibesini artıracağını söylüyor. Bazı sanayicilerin OSB’nin uzak olmasından yakındığını kaydeden Erboz, “Bölgemizde parseli olan firma sahiplerinin acil yatırımlarını tamamlamasını öneriyorum. Biran önce üretime başlasınlar” diyor. Erboz, Karayolu Genel Müdürlüğü’nün kendilerine gönderdiği ulaşım haritasında kavşaklarla bölgenin rahatlayacağını belirterek, “Bölge ciddi bir endüstri bölgesidir. Dilovası’nı da OSB’nin hinterlandı içinde düşünürsek yaratılan sanayi alanı inanılmaz büyüklüktedir. Yollar bölgedeki sanayicinin gelişimi için vazgeçilmez altyapılardır ve ne gerekiyorsa yapılmadır” diye konuşuyor.
OSB’ler teşvik edilmeli
Türkiye’de OSB’ler teşvik ediliyor. Ama yeterli değil. Süheyl Erboz, Türkiye genelinde OSB’lerde ciddi boşluklar olmasına rağmen çarpık sanayileşmenin bir türlü engellenemediğini kaydediyor. OSB’lerin yatırımcı çekmesi için destek verilmesi gerektiğinin altını çizen Erboz, “Şu anda Yeni Teşvik Kanunu ile OSB’lere yatırım yaptığı ilin bir gerisindeki il kategorisinde değerlendirilerek teşvik ediliyor. Ama bu yeterli değil” diyor. İstanbul ve Kocaeli için ‘bu kadar OSB yeter’ söylemini de yadırgadığını açıklayan Erboz’un konuyla ilgili görüşü şöyle: “Belki İstanbul için olabilir ama Kocaeli için bu kadar OSB yeter demek; ülkenin kalkınmasını, istihdam sorununun çözümünü istememek ile aynı kapıya çıkıyor. Türkiye’nin nitelikli sanayi alanlarına ihtiyacı var. Tarım arazisi dışındaki alanlar muhakkak OSB olarak değerlendirilmelidir.”
OSB yöneticisi olarak ayrıca yerel yönetimlerle de sorunlar yaşadıklarını açıklayan Erboz, özellikle ruhsat verme konusunda belediyelerin kendilerini rakip olarak gördüğünü ifade ediyor. Bu bakış açısının değişmesini isteyen Erboz, “OSB’lerde her şey kontrollü ve denetimlidir. Hesap verebilirlik temel ilkedir. Yapılan her tür çalışma kayıt altında olur. Bunu herkesin bilmesi gerekir” diye konuşuyor.
OSB kuruluşu engelli bir koşudur
İMES OSB 1997 yılında kuruldu. Kurulma sebebi, İMES küçük sanayi sitesindeki işyerlerinin yeterli büyüklüğe sahip olmaması. Uzun arayışlardan sonra devletin bu Çerkeşli Köyü civarındaki alanı sanayi olarak ayırdığını duyduk. Sanayi Bakanlığı’ na müracaat ettik. Malum yer seçim heyeti var, gel di inceleme yaptı. 2000 yılında da OSB yasası çık tı. Müteşebbis heyetimizi meydana getirdik. Türkiye’de OSB yapılaşması uzun soluklu bir mücadele ile mümkün kılınıyor. İMES OSB’de 1997 yılında başladığı mücadelesini halen daha sürdürüyor. Bir ihtisas OSB olan İMES’in aradan geçen süre içerisinde yürüttüğü çalışmalarda hukuk başrolü oynuyor. Zira her bir süreç hukuki süreçlerle tamamlanıyor. Süheyl Erboz, yürüttükleri çalışmaları geçmiş tecrübelerin ışığından süzerek anlatıyor: “İMES’in içerisinde 1980’den bu yana varım. Bu zaman zarfında önemli tecrübeler edindik. İMES Sanayi Sitesi’ni yaparken karşılaştığımız altyapı ve üst yapıdaki zorluklar İMES OSB’nin gelişim sürecinde de başımıza geldi. Oysa OSB’yi kurarken üyelerimizin tamamının KOBİ olması, ekonomiye katkı sağlaması, istihdam yaratması nedeniyle işimizin daha kolay olacağını düşünmüştük. Ancak hiç de öyle olmadı. Karşılaştığımız ilk sorun yer seçim çalışmasında kendini gösterdi. ÇED Raporu’nu oluştururken bir firma karşımıza çıkıp ‘elimde maden arama ruhsatım var. Buraya OSB kuramazsanız’ dedi. Oysa arazide maden yoktu ve sözkonusu kişi arsasını ticari gaye olarak tutuyordu. Bizden 5 milyon dolar para istedi. Bu parayı veremeyeceğimizi söyledik ve yasal yollara başvurduk.”
Aynı mahkemenin aynı dairesi ilk aşamada aleyhte ve sonra da lehte karar verir ve mahkeme 5 yıl sürer. Kamulaştırma çalışmalarına başlayan OSB’nin karşısına bu kez, ‘kamulaştırma izniniz yok denilerek’ bir dava daha çıkarılır. Mahkeme süreci 2.5 yıl daha devam eder. Bu süreçte OSB Yönetimi bölgede bulunan şahıslardan rızaen arsa almayı sürdürür. Tam sorunlar aşılmış göründüğünde ise bu kez bir başka farklı sorun çıkar kar şılarına. Zira OSB sınırları içerisinde Hazine’ye ait 130 dönüm arazi vardır. Detayları Erboz, anlatıyor: “Bu araziyi biliyorduk ve devletin bize zorluk çıkarmayacağını düşünüyorduk. Ancak en büyük zorluğu bu arazide yaşadık. Devlet, OSB arazisi nin hemen yakınındaki metrekaresi 25 lira olan arsa fiyatı yerine kendi yeri için metrekaresine 250 lira istiyordu. Bakanlığı sık sık ziyaret ettik ama ikna edemedik. Bitmiş bir OSB olsaydık söz konusu rakamı anlardık ama üzerinde hiçbir ya pılaşma olmayan tarla vasıflı bir yer için bu fiya tın talep edilmesi mantıksızdı. Kısacası ikna yoluyla başarılı olamadık ve hukuki yollara baş vurduk. Mahkeme bizim haklı olduğumuzu kabul etti. Sözkonusu 3 duvarı aştıktan sonra OSB’de çalışmaya başladık.”
Süheyl Erboz, tüm zorluklara rağmen sanayici sine doğalgaz, elektrik, su, ticari alanlar, küçük sanayi sitesi alanı ile tam bir entegre OSB kurma peşinde olduklarını ve projeyi de yüzde 80 ölçü sünde tamamladıklarını aktarıyor.
Türkiye’nin ilk pnömatik aktüatör üreticisi olan SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş., üretiminin tamamını İMES OSB’ye taşıdı. 3 bin metrekare kapalı alan üzerinde yüzde 100’e yakın kapasite ile hizmet vermeye başlayan SMS, Dudullu’daki ofisini ise showroom olarak kullanıyor. İMES OSB’de üretime başlayan ilk firmalardan biri olan SMS, modern binası, son teknoloji makine parkuru ve 100 kişiyi bulan istihdamıyla hızlı bir büyüme sürecinden geçiyor.
SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş., İş Geliştirme Müdürü Onur Çelik, süreci şöyle aktarıyor; “Sektördeki tecrübesi 28 yılı bulan SMS Sanayi Malzemeleri, İMES OSB’de üretici olmanın sinerjisiyle hızlı bir gelişim sürecine girdi. Katmadeğeri yüksek üretim anlayışı ve sürekli yürütülen Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarıyla endüstriyel otomasyonda bir dünya devi yaratıyoruz.” Artan müşteri taleplerini karşılamak adına ikinci bir yatırımı daha gündeme aldıklarını ifade eden Onur Çelik, “Geleceğe yatırım yapıyoruz. Bu nedenle İMES OSB’de 13 bin metrekarelik yeni arazi alanı yatırımımızı gerçekleştirdik, en kısa zamanda yeni tesisimizin inşaatına başlamayı hedefliyoruz” diyor.
5 kıtada 47 ülkeye satış
Yüzde 100 Türk sermayeli kuruluş olan SMS-TORK, pnömatik aktüatör, solenoid vana, pnömatik pistonlu vana, patlaç valf, doğalgaz solenoid vana ve doğalgaz regülatörü imalatı yapıyor. Ayrıca SMS, debimetre, basınç transmitteri ve basınç şalteri, seviye şalteri, sıcaklık sensörlerinin satışını gerçekleştiriyor. SMS aynı zamanda kontrol sistemleri ve ölçme alanında dünya devi 15 kuruluşun da distribütörlüğünü yürütüyor. Firma, bu yıl gelişmekte olan ülkelere odaklanacak. İhracat faaliyetlerini ve hedeflerini Onur Çelik, şöyle dile getiriyor: “Üretimimizin yüzde 20’sini 47 ülkeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönem Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’ne yoğunlaşacağız. Sözkonusu ülkelerin özellikle petro-kimya alanında gelişmesi ve ciddi doğalgaz yatakları stratejimizin temel nedenini oluşturuyor. Ayrıca Afrika kıtasının yükselen yıldızı Güney Afrika da potansiyel ihracat pazarımız arasında yar alıyor.”
SMS’nin hizmet verdiği ülkeler arasında Almanya, Fransa, İtalya gibi gelişmiş pazarlar da bulunuyor. Çelik, yeni pazarların yanısıra gelişmiş ülkelerdeki varlıklarını artıracak çalışmaların gündemlerinde olduğunu anlatıyor.
İş Geliştirme Birimi’ndenkatmadeğerliüretim vizyonu
SMS’in uzun soluklu başarısının altında yürüttüğü Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları yatıyor. Ürün geliştirme çalışmalarına pazar trendlerini takip ederek başlayan firma, sektörel gelişmeler ışığında hareket ediyor. SMS, bu yıl itibarıyla hayata geçirdiği İş Geliştirme Birimi ile de bu alandaki iddiasını önümüzdeki dönem de sürdürmeyi planlıyor. Çelik, üretimde katmadeğerli üretim stratejisiyle hareket ettiklerini aktararak, şu bilgileri veriyor: “Katmadeğer yaratma projelerden geçiyor. Ürün geliştirme, Ar-Ge ve süreç iyileştirme de İş Geliştirme Birimi’nin içerisinde yer alıyor. Bu nedenle bu dönem rekabette fark yaratacak projelere öncelik veriyoruz. Örneğin belli kapasiteli olmak kaydıyla katmadeğeri yüksek üretimlerde proje bazlı üretim yapabiliriz. Bir nevi terzi usulü üretim yapacağız ama bu niş ürünlere yoğunlaşacağız anlamına gelmiyor.”
SMS, Türkiye’nin dört bir yanına hizmet veriyor. Bayi ağı stratejisiyle hem yurtiçi hem de yurtdışı müşterilerine ulaşan firma, yine bu dönem bayi ağı yapılanmasını geliştirmenin yanısıra önemli müşterilerine direkt ulaşma stratejisini geliştiriyor. SMS’nin iç pazarda 30, yurtdışında ise 15 bayisi bulunuyor. Onur Çelik, şirketin toplam cirosunun yüzde 60’ının bayi ağı yapılanmasından geldiğini belirterek, “Bu yüzden hedeflerimizden biri de bayi yapılanmasını iş geliştirme faaliyetleriyle güçlendirmektir” diye konuşuyor.
İMES OSB’ye OSBYS Sistemi
iCE Entegre Kontrol Platformu ile OSB’lere yönelik çözümler sunan iDeal Teknoloji’nin İMES OSB’de yürüttüğü çalışmalar örnek niteliğinde. Hasan Sütcüoğlu, yürüttükleri çalışmaları şöyle anlatıyor: “İMES OSB’nin elektrik, su, doğalgaz otomatik sayaç okuma sistemi, enerji SCADA’sı ile erişim güvenliği sistemlerini (Kapalı Devre Kamera Sistemi) devreye aldık. 20’nin üzerinde mühendis projenin geliştirme çalışmalarında yer aldı ve yaklaşık 1.5 yıl içerisinde sistem devreye alındı.” Sütcüoğlu, birinci kısım birinci etapta projeyi devreye aldıklarını belirterek, “Uluslararası standartlardaki protokolleri sağlayacak nitelikte ürün ve çözüm sunduk. Türkiye’nin gerek yönetim gerek altyapı gerek lojistik avantajıyla İMES OSB, örnek bir yapılanmadır. iDeal Teknoloji olarak İMES OSB’ye yakışan İMES OSB’nin ihtiyaçlarına en uygun teknolojiyi gerçekleştirdik. Birden fazla otomasyon bileşenini tek bir merkezde toplayıp bir noktadan kumanda etmeyi sağladık.” iDeal Teknoloji’nin yürüttüğü çalışmalar İMES OSB ile sınırlı değil. Firmanın Türkiye’deki tüm OSB’lere yönelik olarak geliştirdiği ‘OSB Yönetim Sistemi (OSBYS)’ bu yıl itibarıyla aktif olarak kullanılmaya başladı.
Modüler bir platform olan iCE OSBYS içerisinde;
OSOS Sistemi: Otomatik Sayaç Okuma Sistemi, fatura tasarım ve faturalama sistemi, tüketim analizleri, talep -tahmin raporları, kayıp – kaçak algılama sistemi
SCADA Sistem Bileşenleri: Dağıtım ve trafo merkezi yönetimi, kesici - röle ve analizör yönetimi, merkezi senaryolar, raporlamalar, karar destek sistemleri, çağrı merkezi ve diğer OSB ticari yazılım uygulamalarıyla entegrasyon, bakım-yönetim sistemi, coğrafi bilgi sistemi altyapısı
Haberleşme Altyapı Bileşenleri: Fiber optik, GSM/GPRS, RF ve diğer kablosuz ağ altyapıları, sonlandırma elemanları
Saha Donanımları: Parsel panoları, haberleşme üniteleri
Merkez Sistemleri: Sunucu, veri depolama ve yedekleme sistemleri, aktif-pasif IP altyapısı, telemetri - SCADA uygulama yazılımları, OSB portal altyapısı
Yedeklilik Sistemi Bileşenleri: Kesintisiz operasyon için gerekli sistem bileşenleri
Tamamlayıcı sistemler:Goldenbahis 115%;"> Erişim güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılan IP tabanlı kameralar, çevre ölçümleri için kullanılan atık su debi ölçüm sistemi, hava kalitesi izleme sistemi, gürültü ölçüm sistemleri, arıtma sistemleri
OSB’ler hedef kitleyi oluşturuyor
Hasan Sütcüoğlu, iCE OSBYS’yi Türkiye’deki tüm OSB’lerin ihtiyaçlarını dikkate alarak geliştirdiklerini ancak bu çözümleri öncelikle altyapısı belli bir noktaya ulaşmış OSB’lere sunmayı hedeflediklerini belirtiyor. Sütcüoğlu, “Bu nedenle 2013 yılı içerisinde öncelikli olarak 20-25 OSB’ye konsantre olmuş durumdayız. Şu anda ürünün farkındalığını sağlamak adına çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü tarafından tarafından Antalya’da Kasım 2012 yılında düzenlenen ‘Elektrik Sayaçları Çalıştayı’na katılarak iCE platformunu sergiledik. Katılımcılardan yoğun ilgi gördük” diye konuştu.
İMES OSB’deki yatırımlarına ilişkin bilgi veren Mehmet Türkyılmaz, “Fabrikaların projelerini çizdik. Ruhsat alma çalışmaları devam ediyor. 1-1.5 yıl içerisinde fabrika inşaatını bitirmeyi planlıyoruz. İki parsel üzerinde iki fabrika alanı inşa edeceğiz” diyor. Yeni fabrika alanında ağırlıklı CNC makineleriyle üretim yapılacak ve yaklaşık 10 milyon TL’yi bulacak yatırımla kapasite artırılarak ihracat odaklı büyümeye devam edilecek.
Presizion kurulduğu günden bu yana kalitenin tesadüf olmadığına inanarak gelişiyor. Bugün istasyon ve mobil donanım malzemelerinde ürün gamı 280’e ulaşan firma, her türü akaryakıt, tanker ve istasyon donanım ekipmanının bulunduğu platform halinde faaliyet yürütüyor. Sürekli büyüme içinde olan firma, yeni üretim alanlarında faaliyetlerini sürdürmeyi planlıyor. Mehmet Türkyılmaz, 2012 yılını yüzde 10 büyüme ile kapattıklarını, 2013 yılında ise yüzde 15’lik bir büyüme hedeflediklerini söylüyor.
Ağırlık Ortadoğu’ya
Üretiminin büyük bir bölümünü yaklaşık 30 ülkeye ihraç eden Presizion, ağırlıklı Ortadoğu ülkelerine ihracat yapıyor. Aralarında; Almanya, İngiltere, Bulgaristan gibi ülkelerin bulunduğu pazara kısıtlı sayıda ihracat yaptıklarını kaydeden Türkyılmaz, önümüzdeki dönemlerde Nijerya, Sudan gibi ülkelerin bulunduğu Afrika pazarına yoğunlaşmak istediklerini açıklıyor. Türk Cumhuriyetleri’nin ihracatlarında önemli bir yeri olduğunu da kaydeden Türkyılmaz, şu bilgiyi aktarıyor: “Yurtdışında Çin dışında rakibimiz yok denecek kadar az. Çünkü asıl rekabeti Çin ürünleriyle yaşıyoruz. Kaliteye önem veren müşteri ise bizim için temel hedef kitle. Ülkenin gelişimi de bu anlamda önemli. Türkiye son yıllarda yürüttüğü bölgesel liderlik misyonuyla biz ihracatçıların işini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca vizelerin kaldırıldığı ülkeler de bizim için avantaj sağlamıştır.”
Üreticiye yeterli destek ve teşvik verilmeli
Presizion’u rakiplerinden ayıran temel fark; üretim ve hizmet stratejisinden kaynaklanıyor. Kaliteli hammadde seçimiyle başlayan üretim süreci, en iyi ürünü üretme ve zamanında teslimat ile devam ediyor. Kuruluşundan bu yana referansla büyüyen firma, en büyük zorluğu ise merdiven altıyla yaşıyor. Diğer bir sıkıntıyı ise bürokrasi ve yetersiz destek, teşvikler oluşturuyor. Türkyılmaz’ın değerlendirmesi şöyle: “Yerli üretici olarak Türkiye’nin gelişmesi, istihdamın artması temel hedefimizdir. Bu hedefimize ulaşmada sorunlarla karşılaşıyoruz. Örneğin fuar sektörün gelişimi, işletmenin büyümesi için olmazsa olmaz etkinliklerdir. Sözkonusu etkinliğe daha önce yüzde 80’lere varan teşvikler varken bu oran yüzde 50’lere kadar indi. Fuara tek başına gidilmiyor. Muhakkak bir çalışan fuarda kurumu temsil etmelidir. Bu ve bunun gibi sorunlara çözüm istiyoruz.”
Presizion’un ürün gamı şunlardan oluşuyor:
Pompa serileri: PPY serisi yıldız pompalar, PPD serisi helis dişli pompalar, PPP serisi paletli pompalar, PDP serisi diyaframlı pompalar.
Akaryakıt transfer setleri: Akaryakıt transfer ve ölçüm setleri, akaryakıt transfer setleri.
Tanker ekipmanları: PMH serisi hortum sarma makaraları, hortum çabuk bağlantı başlıkları, akaryakıt hortumları, küresel vanalar, alttan dolum ekipmanları, tabancalar.
İstasyon donanım ekipmanları: İstasyon pompaları, istasyon ekipmanları, yağlama cihazları, mobil akaryakıt istasyonları.
Sayaçlar: Mekanik akaryakıt sayaçları, elektronik akaryakıt sayaçları.
Köşkerler Çelik Halat ve Makine Sanayi Genel Müdürü Sami Köşker firmanın sektörel konumunu şöyle özetliyor: “Yıllarca iç pazarın taleplerine cevap verdik, kalkınmakta olan ülkemizde artık ithalatın gittikçe öneminin azalması sebebiyle imalat sanayisine dönüşüm yapma kararımız ile birlikte bugün Türkiye'nin ‘çelik halat’ sektöründe hizmet veren üç büyük firması arasında yer alıyoruz.”
Köşkerler’in yatırımla birlikte makine parkurunu da yenilediğini söyleyen Köşker, daha önceki alanlarında yurtiçi ve yurtdışı müşteri taleplerini karşılayamadıklarını, İMES OSB’ye taşındıktan sonra müşteri odaklı çalışma ve hizmet anlayışlarının artarak devam ettiğini söylüyor. Yatırımda İMES OSB’yi Türkiye’nin ve bölgenin en prestijli OSB’lerinden biri olduğu için tercih ettiklerini dile getiren Köşker, OSB’nin kendilerine vizyon kazandırdığını da paylaşıyor.
İhracat hedefleniyor
Köşkerler Çelik Halat ve Makine Sanayi, cirosunun yüzde 10’unu ihracatla oluşturmak istiyor. Ağırlıklı olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerini hedefliyor. Avrupa’nın üretimini minimalize etmesinden de faydalanmak istiyor. Sami Köşker, “Avrupa’nın krize girmesi bizim için avantaj olabilir. Çünkü Avrupa ağırlığını ileri ve robot teknolojilere yoğunlaştırarak ağır sanayi üretiminden çıkmış durumda. Fiyatlarımızla şu anda Avrupa’ya rahatlıkla ürün satabiliriz” diye konuşuyor. Köşker, Ortadoğu’da stabil bir pazar olmamasına rağmen İran’dan ve Irak’tan önemli talepler aldıklarını söylüyor; ihracatın da katkısıyla 2013 yılında ciroda yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıklıyor.
Kurumsallaşma çalışmaları hızlandı
Fiziki alan yatırımından sonra ürün çeşitliliğine yoğunlaştıklarını söyleyen Sami Köşker, sektörel gelişmeleri de yakından izlediklerini, 2012 itibarıyla da ürün geliştirme çalışmalarına başladıklarını hatırlatıyor ve kurumsallaşma çalışmalarına yoğunlaştıklarını da ekliyor: “Aile şirketlerinin kurumsallaşması gelecek kuşaklara aktarımı açısından avantajdır. ISO 9001 çalışmaları hem ürünlerdeki kalitemizi tescillemek hem de kurumsallaşmak için yürütülüyor. Aynı zamanda 18001 ve 14001 çalışmaları devam ediyor. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda da ciddi çalışmalar yapıyoruz.”
Hükümet iç pazarı korumalı
Sami Köşker’e göre yerli üreticiyi korumak gerekiyor. Bunun için de bazı önlemlere ihtiyaç var. Hükümetin antidamping uygulamaları yerli üreticiye kısmen avantaj sağlasa da yeterli olmuyor. Köşker, şu bilgileri veriyor: “Halen Uzakdoğu’dan ciddi miktarda ürün Türkiye’ye giriyor. TL’nin kıymetli olması ithalatçıların iştahını kabartıyor. Bu haksız rekabet bizleri olumsuz etkiliyor. Uzakdoğu menşeli ürünlerin temel sıkıntısı kalitedir.”
İnce kesitli denilen ürünlerde ithalatçı firmaların ağırlığının yüzde 20-25’leri bulduğunu kaydeden Köşker, Uzakdoğu menşeli ürünlerin pazarı ele geçirdiğini hatırlatarak hükümetin ithalatın önünü kesmek için bir dizi önlem almasını talep ediyor: “Uzakdoğu’da bazı ülkelere anti damping uygulanıyor ama ülke sayısı artırılmalı. Sadece Çin’e engel ile haksız rekabetin önü kesilmiyor.”
Sanayicilerin hammadde girdilerinin dolar, ihracatlarının ise avro olduğunu, kendilerinin ise hammadde fiyatlarının avro, satışlarının ise dolar ve TL olduğunu dile getiren Köşker, “TL’nin değerli olması bizi sıkıntıya sürüklüyor. Faizler de halen yüksek. Geçen yıl bunun bedelini ödedik. Bu yıl umarım bir düzelme olur” diyor.
Kendi lojistiğini sağlıyor
Otomotiv sektörüne lazer makineler ile proje bazlı hizmet veren Maltepe Demir’in faaliyet alanlarını; kalıp sanayi, beyaz eşya ve iklimlendirme, reklam, mimarlık ve mühendislik alanları, asansör imalatı ve yedek parça sanayi, çelik konstrüksiyon ve vinç sanayi, gemi ve yat sanayi, makine imalat sanayi oluşturuyor. Ürün gamına sıcak hatları da eklemek istediklerini söyleyen Şule Dönmez, “Çalışmalarına bu yıl başlamakla beraber sıcak hatların yatırımı için 2015 yılını hedefliyoruz. Yeni ürün gamıyla beraber farklı sektörlere hizmet vermiş olacağız” diyor. 43 kişinin istihdam edildiği firmada yeni yatırımların hayata geçmesiyle istihdamın iki katına çıkması amaçlanıyor. Sektörün öncü firmaları arasında yer alan Maltepe Demir’i diğer firmalardan ayıran en önemli özelliğini kendi lojistik gücü oluşturuyor. 6 TIR ile Marmara ağırlıklı müşterilerine adrese teslim ürün sağlayan Maltepe Demir, lojistik hizmetiyle müşterilerine zaman ve işgücü avantajı sağlayarak tam bir çözüm ortağı oluyor. Maltepe Demir’in ürün portföyü şunlardan oluşuyor: rulo sac boy kesme hattı, rulo sac dilme hattı, lazer ve plazma kesim, boru ve profil büküm, sac kesim-büküm ve silindir büküm.
Kapasite aylık 3 bin ton
Maltepe Demir Sanayi, aylık 3 bin ton demir, sac işleme ve servis kapasitesiyle faaliyet yürütüyor. 2013 itibarıyla bu rakamı 5 bin tona çıkaracaklarını söyleyen Şule Dönmez, en büyük artılarının genç ve dinamik yapı ile müşteri odaklı yaklaşım anlayışı olduğunu söylüyor. Firmanın temel sıkıntısını ise uzun vadeye yayılan ödemeler oluşturuyor. Çek kullanımında halen daha sıkıntıların devam ettiğini söyleyen Dönmez, şöyle konuşuyor: “Yeni Türk Ticaret Kanunu sonrasında ekonomik suça ekonomik ceza sistemi getirilmiş oldu. Çek mevzuatı firmaları olumsuz etkiledi. Ayrıca Türkiye’nin AB sürecinde geçirmiş olduğu değişim de KOBİ’leri yakından ilgilendiriyor. Örneğin Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun neler getirdiğine ilişkin çalışmalar yapıyoruz.”
İMES OSB lojistiğin merkezinde
KABİM Elektronik ürün grupları arasında endüstriyel ve ofis tipi nokta vuruşlu yazıcılar, endüstriyel ve ofis tipi termal yazıcılar, geniş format lazer yazıcılar, mobil ve POS tipi termal yazıcılar, mobil ve POS tipi nokta vuruşlu yazıcılar, yazıcı mekanizmaları, etiket-kağıt ve ribon ürünleri yer alıyor. Yazıcı pazarının kurumsal kanalında uzmanlaşarak Türkiye’nin önde gelen firmalarına özel yazıcılar ve çözümler sunduklarını belirten KABİM Elektronik Genel Müdürü Selçuk Edgü, standart yazıcı satışı ve teknik servis hizmetlerine ek olarak, kurumsal firmalara ve sistem üreticilerine iki farklı uygulamayla çözüm sağladıklarını anlatıyor: “Nokta vuruşlu ve termal yazıcıda, isteğe ve uygulama alanına uygun olarak özel yazıcı üretimi, dış dizayn değişikliği, ilave özel aparatlar ve değiştirilebilir interface uygulamalarını gerçekleştiriyoruz. Bir de kurumların ve sistem üreticilerinin ihtiyaçlarına uygun olarak yazılım çözümleri üretmekteyiz.”
Türkiye çapında yerinde ve merkezde teknik destek hizmeti sağladıklarını da aktaran Edgü, Ankara, İzmir ve Bursa’da home ofisleri bulunduğunu ifade ediyor. Özellikle 2 inçten 3.5 metreye kadar baskı yapabilecek ürün yelpazesine sahip KABİM Elektronik, nokta vuruşlu, termal ve lazer yazıcılardan oluşan 3 ana grupta 80 ayrı yazıcı modelini müşterilerinin beğenisine sunuyor. Kurulum, yazılım ve sistem uyumluluğu hizmeti verdiklerini anlatan Edgü, özellikle KOBİ’lere yerinde teknik destek, ücretsiz eğitim ve ücretsiz demo hizmeti sunduklarını kaydediyor: “Demo hizmetimiz kapsamında KOBİ’lere ürünümüzü satın almadan önce ücretsiz olarak 10 gün boyunca deneme imkanı sunuyoruz. Kargo ve deneme süresi boyunca teknik destek ücretini de biz karşılıyoruz. Bu hizmetimiz oldukça ilgi görüyor.”
Lojistik, gıda, perakende, tektsil, bankacılık, sigorta sektörlerinin yanısıra büyük sanayi kuruluşlarına hizmet sunan KABİM Elektronik, takas kampanyasıyla da fark yaratıyor. Selçuk Edgü, kampanya çerçevesinde firmaların elindeki her marka atıl durumdaki yazıcıları belli bir fiyata onlardan satın aldıklarını ve onların yerine firmanın ihtiyacı olan ürünleri sunduklarını dile getiriyor: “Yenilediğimiz ürünlerde de yüzde 20’ye varan indirimler sözkonusu. Kampanyayla firma, ciddi maliyet avantajı sağlıyor ve iş verimliliğini arttırıyor. Ayrıca firma atıl ve büyük ürünler yerine daha işlevli, küçük ürünler kullandığından yerden tasarruf da sağlanıyor.”
Çetin Güngör, bu yıl aynı zamanda pet levha üretimine de başlamayı planladıklarını söylüyor. Yatırımlar sonucu artan kapasitelerine ilişkin de bilgi veren Güngör, “2003 yılında yıllık 720 ton olan kapasitemiz, 2011 yılı sonunda yıllık 2 bin 400 tona ulaştı. 2013’te toplam imalat artışının yıllık 4 bin 200 tona ulaşmasını hedefliyoruz” diyor.
PVC RIGID şeffaf film üretimi birinci hedef sektörü olmakla beraber firma, yeni yatırımlarıyla PET, PS ve PP levha ihtiyaçlarına da cevap vermek istiyor. Ambalaj sektöründe; gıda, ilaç, tekstil, kırtasiye, inşaat ve matbaa sektörlerinin ihtiyaçlarına uygun üretim yapan firma, aynı zamanda üretiminin yüzde 30’unu ihraç etmeyi planlıyor. Şu anda Cezayir, Mısır, Azerbaycan, Iran ve Gürcistan’a ihracat yapan Güncan Plastik, ihracattaki ağırlığını artırmak için bağımsız ihracat departmanı kuruyor.
Sektöründe internet üzerinde sipariş alma ve ürün tedarik etmeyi kendi yazılımı üzerinden sağlayan ilk firma olan Güncan Plastik, önümüzdeki dönemlerde de sosyal medya üzerinde aktif olmayı planlıyor.
Yıllar itibarıyla üretiminin yüzde 60’ını Avrupa ve Ortadoğu’da toplam 8 ülkeye ihraç eden Akyüzlü, artan talepleri karşılamak amacıyla Nisan 2013 itibarıyla üretimini İMES OSB’de sürdürmeyi planlıyor. İMES OSB’de üretim alanını 2 bin metrekareye çıkaracaklarını kaydeden Akyüzlü Dövme Sanayi Satış Müdürü Kadir Akyüzlü, “Yeni tesisimizde iki farklı alanda üretim yapacağız. Bin metrekare dövme alanında faaliyetimize devam edeceğiz. Tüm makine parkuru yatırımı tamamlandı. Diğer bin metrekarelik alanda ise talaşlı imalat planlıyoruz” açıklamasını yapıyor.
Bugüne kadar 1.5 milyon Avro yatırım yaptıklarını kaydeden Akyüzlü, bu yıl sonunda imalata başlamayı planladıkları talaşlı imalatın da hayata geçmesiyle toplam yatırımın 2.5 milyon Avro’ya ulaşacağını öngörüyor. Kadir Akyüzlü, yeni yatırımla beraber yeni ürün gamıyla faaliyetlerine devam edeceklerini söylüyor. Akyüzlü, şu bilgileri veriyor: “Yeni fabrikada Türkiye’de imalatı olmayan ürünlerin imalatını gerçekleştirerek farklılaşmak istiyoruz. Firmamız, ADS ve Orange Force markalarıyla üretim yapıyor. Yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarının sonucunu almaya başladık.
Günlük 7 ton çelik dövme kapasitesine sahip olan Akyüzlü’nün yeni fabrika alanında günlük 21 ton çelik dövme kapasitesine ulaşması planlanıyor. İMES OSB’nin bir marka olmasından dolayı projede yer aldıklarını kaydeden Kadir Akyüzlü, “Gelecek yıllarda ulaşım ağlarının merkezinde bir OSB olacağı için İMES OSB’yi tercih ettik. Gerek altyapısı gerek içerisinde yer alan firmaların niteliğiyle İMES OSB Türkiye’nin en önemli OSB’leri arasındadır” diyor.
Bu başarının ve gelişimin arkasında nitelikli insan kaynağı, bilgi birikimi ve güvene dayalı iş ilişkileri olduğunu aktaran Tellioğlu, işbirliği içerisinde oldukları tüm kurum ve kuruluşlarla karşılıklı güvenle çalışmanın anlayışlarının en önemli değerini oluşturduğunu söylüyor. Tellioğlu, şöyle konuşuyor: “Güvene dayalı güçlü ilişkilerimizin bundan sonraki süreçte de tüm paydaşlarımız ile sürdürülmesi en önemli gayretimiz olacaktır. Mevcut durumda Kalkınma Ajansları, KOSGEB, TÜBİTAK, TKDK (IPARD) destekleri, yeni teşvik sistemi konusunda proje döngüsü yönetimi hizmetlerimiz; tüm bölgeler ve illerde yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılayacak niteliklerde devam etmektedir.”
DCT Danışmanlık, 23 Mart 2013 tarihi itibari ile düzenli olarak her ayın 3. haftasına denk gelen Cumartesi-Pazar günleri başlayacağı yıllık eğitim programı ile ‘Yeni Teşvik Sistemi ve KOSGEB Hibe Destekleri’ konusunda bilgi ve birikimini yatırımcılar ile paylaşmaya hazırlanıyor. Tellioğlu, eğitimlerin içeriğini şöyle detaylandırıyor: “Yatırım yapmak isteyen müşterilere, yol gösterici olmayı, sektörün gelişimine katkı sağlamayı, yatırımcılara gelişen teşvik sistemi ve geri ödemesiz hibe destekleri başta olmak üzere bedelsiz arsa tahsisleri ve vergi desteklerini anlatıyoruz. Hedefimiz firmalarımızın faaliyet gösterdikleri sektörlerde öncü konumlara yükselmelerine katkı sağlamaktır.” ‘Farkımız Gücümüzdür’ diyen Tellioğlu, “Türkiye’de yatırım yapacak her sektördeki firmalara DCT danışmanlığa danışmadan yatırıma başlamamalarını önermekteyiz” diyor.
Karika’nın hizmetleri arasında;
Dijital kopyalama: Renkli ve siyah/beyaz kopyalama, dış cephe branda baskı, iç mekan poster baskı, bilgisayar ortamından kağıt üzerine baskı, spiral, larton, bez, ısısal cilt gibi tüm ciltleme çeşitleri.
Matbaa: Kurumsal kimlik çalışmalarına paralel kartvizit, antetli kağıt, zarf, fatura, irsaliye gibi resmi evraklar, el ilanı, roşür ve katalog baskılarının yanı sıra gofre, yaldız baskı, varak baskı, kısmi laminasyon uygulamaları.
Serigrafi ve transfer baskı: T-short, şapka, iş elbiseleri, ajanda, çanta, hediyelik eşya ve promosyon ürünleri üzerine baskı teknikleri.
Tabela: Tabela-İç Mekan-Dış Cephe- Fuar Dizaynı.
Grafik tasarım: Yalın, çarpıcı ve estetik tasarımlarla yeni bir soluk, yeni bir anlayış.
Internet.