banner472

banner458

banner457

01.08.2022, 00:01 17794

SÜRDÜRÜLEBİLİR AYARLAR

Sahip olduğumuz potansiyel ve özellikler gösteriyor ki uygun ortamı ve koşulları sağlarsak krizi fırsata çevirebiliriz. Demokraside, hukukta ve ekonomide yapacağımız reformlarla, istikrar ve güven ortamını oluşturup; yatırımları, üretimi, istihdamı ve ihracatı arttırarak; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda rekabetçi yerli üretimle yüksek katmadeğerli büyüyebiliriz.

Tam güzel havaların cazibesine kendimizi kaptırmış ve ‘Pandemi’den kurtuluyoruz’ derken ülkemizde de Dünya’da olduğu gibi Koronavirüs vakaları hızla artmaya başladı. Anlaşıldı ki Koronavirüs ile birlikte bir süre daha yaşamaya devam edeceğiz. Bütün yazılarımda vurguladığım; Pandemi’nin bitmediğini belirterek, özenle uymayı hatırlatmaya çalıştığım; ‘Mesafe-Temizlik-Havalandırma’ tedbirlerine daha fazla dikkat etmek zorundayız. Hastaneler dışında zorunluluğu kaldırılan ‘Maske’yi kalabalıklarda, dar kapalı alanlarda, toplu taşımada takmak faydalı olacaktır. Uzmanların da açıkladığı gibi ‘risk grubu’ndakilerin de aşılarını mutlaka yaptırmaları gerekiyor. Şimdi sorumluluk hepimizde. Ben 4. hatırlatma doz aşımı yaptırarak, üzerime düşen sorumluluğu yerine getirdim. HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) ‘Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2021’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Ağırlığı KOBİ’lerden oluşan İSO İkinci 500 araştırmasını dergimizin bu ay Kapak konusu olarak işledik. Sonuçların ülkemizin ‘Tedarik Zinciri Merkezi’ olma potansiyelini ve tamamlaması gereken eksiklerini yansıttığını düşünüyorum. İSO İkinci 500’ün yüzde 70’in üzerinde düşük ve orta düşük teknoloji ağırlıklı yapısıyla bile ihracatta yüzde 35’lik büyüme performansıyla küresel pazardan aldığı pay, ayrıntılı ve derinlemesine değerlendirilmesi gereken önemli bir gösterge.
Dergimizde başlıkta vurguladığımız gibi ‘HERŞEY YÜKSELİŞTE’ (talep, üretim, istihdam, satış, ihracat, karlılık, enflasyon, kur, borç, finansman maliyeti). Şimdilik proaktif olarak hesabın ve ayarların bu irtifadaki koşullara göre yapılması gerekiyor. Öyle ki çok hızlı bir değişim ve dönüşümün yaşandığı Dünya’da, her şeyin çok oynak ve belirsiz olduğu bir süreçten geçiyoruz. Tedarik zincirlerindeki kırılma, enflasyon, FED’in ve gelişmiş ülke Merkez Bankaları’nın faiz artırımları ile finansa erişim zorluğu ve finansman maliyetlerinin artışı; sonuçta ekonomide yavaşlama ve durgunluk beklentisi.
Dengeyi sağlamanın hassaslaştığı, hesap kitap yapmakta zorlanılan, endişelerin çoğaldığı, sıkıntılı, zorlu bir dönemdeyiz. Bu dönemde kendi durumumuzu ve potansiyelimizi anlamamıza yardımcı olacak İSO İkinci 500 araştırmasında öne çıkan bazı sonuçları paylaşmak istiyorum: “Üretimden net satışlarda güçlü artış; yüzde 77.5 artarak 191.1 milyar TL’den 339.2 milyar TL’ye yükseldi. Borçlanma hızlanıyor, vade yapısı kısalıyor. 2021’de mali borçlar yüzde 75.9 artarken diğer borçlardaki artış yüzde 102 gerçekleşti. Firmaların bankalara olandan çok daha büyük bir hızla başka firmalara borçları arttı. Kısa vadeli mali borçlardaki artış yüzde 96.7 oldu, uzun vadeli mali borçlardaki yüzde 59.1’lik artışın üzerinde gerçekleşti. İSO İkinci 500 şirketleri, yüksek karlılık rakamlarıyla dikkat çekiyor. 2021’de faaliyet karı yüzde 82.6 artarak 28.8 milyar liradan 52.6 milyar liraya çıktı. KOBİ’ler döviz kuru dalgalanmalarını yönetme kapasitesini artırdı. Faaliyet karının büyük bölümü finansman giderlerine gitti. Yüksek oranlı bilanço büyümesinin kaynağı toplam borçlar ve özkaynaklar. Bilanço büyümesinin yüzde 82.1 olduğu görülüyor. Borç / özkaynak ilişkisinde özkaynakların payı azalıyor. İhracat yüzde 35.4 artarak 13.5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı, istihdam yüzde 5 arttı. Sanayideki Anadolu ağırlığı artıyor. 132 şirketle birinci İSO, 45’le ikinci Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), 38’le üçüncü Gaziantep, 34’le dördüncü Kocaeli, onu 32’yle Bursa, 18’le Ankara izliyor. Yüzde 60’tan fazlası gıda, tekstil, metal, makine, kimya, plastik, kauçuk sektörlerinden. KOBİ’ler düşük ve orta-düşük teknoloji eşiğini aşamıyor. En yüksek payı yüzde 47.8’le düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler alırken; orta-düşük teknolojilerin payı ise yüzde 24.2. Ar-Ge yapan kuruluş sayısı artıyor. Ar-Ge harcamaları 1.3 milyar TL’yi aştı.”
Sahip olduğumuz potansiyel ve özellikler gösteriyor ki uygun ortamı ve koşulları sağlarsak krizi fırsata çevirebiliriz. Demokraside, hukukta ve ekonomide yapacağımız reformlarla, istikrar ve güven ortamını oluşturup; yatırımları, üretimi, istihdamı ve ihracatı arttırarak; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda rekabetçi yerli üretimle yüksek katmadeğerli büyüyebiliriz.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

Yorumlar (0)