banner472

banner488

banner480

banner458

banner457

banner493

01.05.2022, 00:01 10256

Yüksek Enflasyon Ortamında Yönetim

Yüksek enflasyon dönemleri ilk bakışta şirketlere avantaj sağlar gibi görünür. Şirketler için bu dönem karlılığın değil, sürdürülebilirliğin veya diğer bir ifade ile hayatta kalabilirliğin öncelenmesi gereken belirsiz bir dönemdir. Bu günlerde ekonomik ortam olarak ‘belirsiz’ ve ‘fırtınalı’ bir dönemin içindeyiz ve bir süre daha bu fırtınalı ortam içinde faaliyet göstereceğiz. Ancak biliyoruz ki; ‘iyi kaptan fırtınada belli olur.’ Unutulmamalıdır ki insanlar sizin karşılaştığınız fırtınalarla değil, geriye getirdiğiniz gemi ile ilgilenir.
Yüksek enflasyon ortamlarının, şirketlerin stratejik plan ve bu doğrultuda bütçe planı yapmakta, talep tahmininde bulunmakta ve fiyat politikası belirlemekte zorlandıkları, üretim maliyetlerinin yükseldiği, işletme sermayesi ihtiyacının arttığı, bankaların şirketlere kredi vermekte çok istekli olmadıkları, yatırımcıların daha çok faize yönelmeleri nedeni ile yatırım imkanın azaldığı yüksek belirsizlik içeren zor dönemler olduğunu ve bu ortamda yönetim kurullarının nasıl davranması gerektiğini bir önceki yazımda ifade etmiştim.
Şirketler bu dönemde fiyatlarını kolaylıkla arttırabildiklerinden, müşterilerini stok tutmaya zorlayabildiklerinden, verimsizliklerini ve kötü yönetimlerini bir ölçüde tüketiciye yansıtabildiklerinden, yüksek enflasyon dönemleri ilk bakışta şirketlere avantaj sağlar gibi görünür. Ancak, bu dönemin özelliklerini dikkate almayan ve nakit akışı ile işletme sermayesindeki artış ihtiyacını dikkate almayan şirketler kolaylıkla sıkıntılı bir duruma girebilirler. Şirketler için bu dönem karlılığın değil, sürdürülebilirliğin veya diğer bir ifade ile hayatta kalabilirliğin öncelenmesi gereken belirsiz bir dönemdir.
Yüksek enflasyon döneminde şirketlerin birinci öncelikli fonksiyonel alanı finans olmalıdır. Çünkü şirketler bu dönemde üretim veya pazarlama problemlerinden daha çok nakit akışını kontrol edemedikleri için iflas ederler.
Bu dönemde işletme sermayesi ihtiyacının artacağı dikkate alınarak, finans departmanı daha fazla banka ile çalışmalı, bankaların davranışlarını yakından takip etmeli, bankalardaki limitlerini ve ödemeler dengesini revize etmelidir.
İşletme sermayesinin kontrol altına alınmasındaki diğer bir unsur da tahsilatları hızlandırmaktır. Bu kapsamda, şirketler tahsilatlarını yakından takip etmeli, ilgili departmanı güçlendirmeli, hızlandırmalı ve tahsilatın hızını ölçebilmelidir. Bunu ölçmenin en kolay yolu; bilançodan elde edilebilecek olan devir hızını gözlemlemektir. Kısaca; net satışların, ticari alacaklara bölümü ile elde edilen oran büyüyorsa, şirketin tahsilat performansı yükseliyor demektir.
Şirketlerin bilanço ve gelir-gider tablolarının şirket tepe yönetimi ve stratejik karar vericileri için hazırlandığını ama birçok şirketimizde bu tabloların sadece vergi almak için devlet, kredi vermek için bankalar tarafından kullanıldığını biliyoruz. Bu tablolar ile birlikte hazırlanacak olan şirket finansal rasyoları şirketlerin ‘check-up’ı gibidir ve şirket yöneticilerine daha krize girmeden birçok ikaz verebilir. Bu nedenle, yüksek enflasyon döneminde şirket yönetimleri şirketin bilanço, gelir tablosu ve finansal rasyolarının zamanında ve doğru hazırlanması için özel bir gayret göstermeli ve bu tabloları bir uzman doktor titizliği ile incelemelidir. Bu kapsamda şirketin finansal rasyolarını Türkiye ve sektör ortalamaları ile mukayese etmek de şirketin performansını belirlemek açısından son derece önemlidir. Finansal rasyoların Türkiye ortalamaları ile sektör ortalamalarına Merkez Bankası’nın internet sitesinden ulaşılabilir.
Yüksek enflasyon dönemlerinde ekonomik kararlara belirsizlik hakim olur, uzun vadeli planlar yapma eğilimi azalır ve kısa vadeli, ani karar verme eğilimi artar. Bu nedenle şirket yönetimlerinin hızlı karar verme becerileri arttırılmalı, bu dönem şirkette ‘bilgi yönetimine’ geçiş için bir fırsat olarak görülmelidir.
Bu günlerde ekonomik ortam olarak ‘belirsiz’ ve diğer bir ifade ile ‘fırtınalı’ bir dönemin içindeyiz ve bir süre daha bu fırtınalı ortam içinde faaliyet göstereceğiz.  Ancak biliyoruz ki; ‘iyi kaptan fırtınada belli olur.’
Unutulmamalıdır ki insanlar sizin karşılaştığınız fırtınalarla değil, geriye getirdiğiniz gemi ile ilgilenir.

Yorumlar (0)
banner366