Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen İş’le Buluşmalar Toplantısı’nda Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, DuPont Türkiye Genel Müdürü Halide Aydınlık, HP Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak, Piri Reis Üniversitesi İİBF Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Taner Berksoy ve Dünya Gazetesi Yazarı Rüştü Bozkurt da birer konuşma yaptı.
“Rekabette Yaratıcılık ve Yenilikçilik” konulu toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Türkiye’nin şu anda politik, ekonomik ve jeopolitik unsurların iç içe geçtiği zorlu bir süreçten geçtiğini, bunun piyasalarda ciddi şekilde volatilitenin, dalgalanmanın artması sonucunu getirdiğini söyledi.
Adnan Bali, Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürde her şeye rağmen ekonomisindeki esnekliğin ve makro ekonomik göstergelerindeki sağlamlığının önemli bir avantaj olduğunu vurguladı; “Bunlardan en önemlisi de politik irade, politik kararlılık ve teknik manada hazırlıklı olma hali.”
Bali, Türkiye’de 2008’in son çeyreğinde özellikle global krizin en ağır olduğu dönemden sonra mali disiplin nedeniyle oluşturulan bütçe imkanlarının kamu ekonomisinin ekonomiye bir ivme vermek yönünde dozunda kullandıktan sonra, 2009’un ikinci yarısından itibaren ekonomiyi hızlandırmaya, büyütmeye başlanabildiğini kaydetti.
Özel bankaların lideri
Adnan Bali, 238 milyar liraya varan aktif büyüklüğü ile özel bankalar arasında lider konumunu sürdürdüklerini, 29 milyar liralık özkaynak ile Türkiye’nin en büyük özkaynağa sahip kurumu olduklarını hatırlattı: “Bu yönüyle bakıldığında da esasen bir başarı öyküsüdür. Yine 155 milyar liranın üzerinde nakdi krediler, 113 milyar lira civarındaki nakdi ticari krediler ile açık ara liderliğimizi sürdürüyoruz. Ekonomiye toplam sağladığımız finansman tutarı 200 milyar liraya ulaşmış durumda. Bunu da son derece yaygın mahiyette yapıyoruz. Bilançomuzun yüzde 65’i, sektör ortalamasının üzerinde krediden oluşuyor, gerçek bir bilanço… O kredilerin de yüzde 73’ü ticari krediden oluşuyor. İş Bankası’nın kimliğinin, ticari hüviyetinden gelen göstergesinin bu olduğunu düşünüyoruz.”
İş Bankası olarak ilk şubelerini açtıkları 1925’ten bu yana İzmir’in sanayisine, üretimine, istihdamına katkıda bulunduklarını kaydeden Bali, İzmir’e 108 şube ile en fazla destek veren banka konumunda olduklarını söyledi.
“Subjektif kriter kitabımızda yok”
Adnan Bali, bütün bunları yaparken orta ve küçük ölçekli işletmeleri asla ihmal etmediklerini, İş Bankası’nın KOBİ’lere kullandırdığı 45 milyar lira civarındaki kredi tutarının orta ölçekli bir bankanın toplam kredi miktarı kadar olduğunu aktardı: “Bunları da nakış gibi işleyerek, yaygın bir mahiyette, Anadolu’nun her kentinde gerçekleştirdik. En önemli unsurlardan biri de bu kredileri verirken, mesleki erbaplık anlamında dökmedik, saçmadık. Takipteki krediler rasyomuz, en fazla kredi veren Banka olarak sektör ortalamasının neredeyse yarısı kadar…
Sektörde 2.7, bizde yüzde 1.5 olması bu ülke adına, kaynakların doğru tahsisi adına son derece önemlidir, kritiktir. Biz bütün bunları da 90 yıldır aynı taahhütkarlık, aynı kararlılık ve samimi çalışma anlayışımız sayesinde yapıyoruz. Bugün Türkiye’de en büyükler de dahil olmak üzere, temelinde harcımız olmayan herhangi bir grup yok. Bu yönüyle bakıldığında ekonominin kazanımlarında bu Grubun, aynen kuruluş misyonuna paralel çok önemli fonksiyon gördüğünü söyleyebiliriz. Kıstasımız; teknik olarak bir işin bankacılık açısından yapılabilir olup olmadığı, arkasında etiğin olup olmadığı… Tek kıstasımız bu… Siyaset, inançlar, düşünceler gibi herhangi bir subjektif kriter bizim defterimizde, kitabımızda yok.”
“İş Bankası olarak biz istikrarız”
Adnan Bali, İş Bankası’nı bir banka ile sınırlandırmanın yanlış olacağını ifade etti: “Biz, aş, iş, istihdamız. İş Bankası olarak biz istikrarız. Bizim müşteri portföylerindeki varlığımız istikrar manasına gelir. Bankacılığın nerede başlayıp, nerede duracağına ilişkin çıtaları koyabilmeyi doğru dürüst düşünüyor isek, İş Bankası’nın portföylerdeki varlığı önemlidir. Çünkü bu ülke zor süreçlerden geçiyor. 3-5 nesilde biriktirilmiş sermayelerin acul politikalarla riske edilmesi asla söz konusu olamaz.”
Bali bu anlayışın yeni olmadığını, kuruluşundan ilhamını alan bir politika olduğunu belirtti: “Atatürk tarafından İş Bankası’nı kurmakla görevlendirilen Kurucu Genel Müdürümüz Celal Bayar aynen şöyle diyor; ‘İş Bankası daima küçük sermayelere destek olmayı tercih eder. Elbette ızdıraptan doğan bu banka ızdırabı azaltmaya çalışacaktır. Müessesimiz kendi hissedarlarının hak ve menfaatini gözettiği kadar memleketin, Cumhuriyet’in iktisadi vaziyetini de gözönünde bulundurmak mecburiyetindedir. İş Bankası’nın prensipleri kazanmak ve kazandırmaktır, şimendifer gittikçe İş Bankası onu takip edecektir.”
Adnan Bali şu değerlendirmeyi yaptı: “İş Bankası’nda siyaset yoktur. Ama İş Bankası’nın siyaseti vardır. İş Bankalılar’ın siyasetidir o… Biz bu ülkede bir Banka olarak taraf değiliz, ama bu ülkeye tarafız, Türkiye’ye tarafız. Ağırlığımızı daima ülkenin genel yararı lehine kullanırız. Krizlerde dalgakıran gibi hareket ederiz.”
“Sorumlu makamlardan gerekli açıklamayı beklerdik”
Adnan Bali, İş Bankası hakkında üretilen asılsız haberlere göndermeyle; bu tür konular ortaya çıktığında aceleci davranmadıklarını, bu tür konuları gündeme getirenlerin de ekmeğine yağ sürecek şekilde lafı çoğaltmadıklarını dile getirdi: “Biz bunu kurum olarak tercih edebiliriz. Fakat açık olarak ifade etmek istiyorum; görev tanımı, sorumlulukları bu olan makamlardan biz gereken açıklamayı beklerdik bu konularla ilgili…
Bizim için değil, bizim buna ihtiyaç duyduğumuzdan değil, kendi görevleri ve sorumlulukları bunu gerektirdiği için beklerdik. Bizim için değil, hakikat için beklerdik. Biz, bunların hepsi nereye giderse gitsin taahhüdümüzden hiç vazgeçmeden, bu konularla ilgili konsantrasyonumuzu bozmadan gidip samimi çalışma anlayışımızı bu ülkenin irili ufaklı bütün üretici kesimlerine, bu ülkenin büyük proje yatırımlarına, büyük yatırımlarına, hane halkının ihtiyaçlarına hasretmeye tam bir kararlılıkla devam edeceğiz. Milli bankacılığın önderi olmaya devam edeceğiz.”