Hedef ise daha fazla çocuğun yaşamını eğitimle değiştirmek.
Siyah ve yeşil. Kimileri için iki renktir ancak annesini veya babasını kaybetmiş bir çocuk için hayatın “siyah” başlayan öyküsünün umutla “yeşil”e dönüşü anlamını da taşır 163 yıldır. 5 aydın ruhun biraraya gelmesiyle temelleri atılan Darüşşafaka Cemiyeti Kurumları, bugün yaklaşık bine yaklaşan öğrencisini, onlara yoksulluğu ve yoksunluğu hissettirmeden büyüten dev bir aile imkanı sunuyor.
Bir buçuk asırdır eğitimde fırsat eşitliği sunan Darüşşafaka’nın yürüttüğü projeleri ve Türkiye’de iyi eğitimin aynı zamanda geleceğe yapılan bir yatırım olduğunun hikayesini Darüşşafaka Cemiyeti Başkanı Talha Çamaş ile konuştuk.

Ütopya’nın doğuşu
Kendisi de Darüşşafakalı olan Çamaş, kurumun kuruluş öyküsüne değindi: “24 ve 35 yaş aralığında 5 aydın insanın girişimleriyle kurulan ve savaşta ölen babaların çocuklarına sahip çıkma projesi olarak doğan bir kurum Darüşşafaka. Ağırlıklı da Müslüman ailelerin çocuklarının iyi eğitim alması amaçlanmış. İlk aşamada da Kapalıçarşı’nın etrafındaki çocuklara çıraklık eğitimi verilmesiyle de ilk eğitimin adımı atılmış. 10 yıl sonra ise dönemin Sultanı Abdulaziz’den destek istenmiş ve Fatih’deki binanın arazisi kuruma bağışlanmış. Kurulduğunda kız ve erkeklerin yatılı okuması için dizayn edilen okul, ne var ki şartların bir türlü oluşturulamaması nedeniyle kız öğrencilerin Darüşşafakalı olması yaklaşık bir 100 yıl sonra gerçekleşmiş.”
Darüşşafaka’nın eğitimde bir misyonu var; Türkiye’nin ihtiyacını öngörerek o alanda iyi eğitimli insan gücünü yaratmak. Zira ilk olarak savaş döneminde yetiştirdiği telgrafçılarla dikkat çeken okul, daha sonra Cumhuriyet’in ilk yıllarında öğretmen yetiştirmesiyle de bu misyonunu sürdürmüş. 1950’lerde ise kolej eğitimi mantığıyla İngilizce’yi müfredatına ekleyen okula talep çok olunca da mevcut binalar eğitim için yetmediğinden, yine devletin katkısıyla Maslak’taki 90 bin metrekare alan okula tahsis edilmiş. 1970’lere gelindiğinde ise ebeveynini kaybetmiş kız öğrenciler de alınmaya başlıyor.

Darüşşafaka, kuruluşundan bu yana baba ve anne kaybını kriter alarak, maddi olanağı olmayan çocuklara ulaşmayı temel alıyor. 
Her yıl 120 öğrenci alan okula girmek de öyle kolay bir süreç değil, çocuğun akıllı veya yetenekli olması belirleyici.
Çamaş okula giriş sürecini anlatıyor: “Milli Eğitim Bakanlığı her yıl 4. sınıfta okuyan ve ebeveyn kaybına uğramış çocukların listesini veriyor. Bu çocukların hepsine mektup yazıyoruz. Her yıl ortalama 15 bin çocuk ebeveyn kaybına uğruyor. Tüm çocukların bizden haberdar olması ilk amacımız. Ondan sonra sınav süreci başlıyor ve her yıl 2 bin 500- 3 bin çocuk sınava giriyor. Biz ancak 120 tanesini alabiliyoruz.”

Kapasite artırımı gündemde
Darüşşafaka’nın yaşamı bağışlara bağlı. Daha fazla çocuğa ulaşmak için Darüşşafaka Yönetimi, bir dizi çalışma yürütüyor. Çamaş, mevcut bina yapılanmasının maksimum bin öğrenciye eğitim verecek nitelikte olduğunu, bu sayıyı artırmak için yeni bir yatırım planlandıklarını açıklıyor. İlgili bakanlıklara ulaşarak kampüsün güneyinde yeni bina yapılanmasını hayata geçirmek istediklerini aktaran Çamaş, kuzeydeki alanı ise okula gelir sağlayacak projelerde değerlendirerek akar sağlamak istiyor. Aynı zamanda İzmir’de ikinci bir okul düşündüklerini aktaran Çamaş, “Teknolojinin gelişimi ile insanların bilgiye ulaşması da arttı. Artık daha fazla çocuğu Anadolu’dan alıyoruz. Ayrıca Anadolu’da İstanbul gibi iyi eğitim şansı yok. Ancak kapasite çok yüksek” diye konuşuyor.

Bir öğrencinin yıllık maliyeti 26 bin
Türkiye’de bağış kültürü çok gelişmiş değil. Her ne kadar son zamanlarda kurumlardaki sosyal sorumluluk projeleri ivme kazandırsa da gelişmiş ülkelerdeki yapıya ulaşmak zaman alacak gibi gözüküyor. Bir çocuğun barınma, eğitim, sosyal ihtiyaçları, cep harçlığı baz alındığında yıllık gideri 26 bin lira. Ve çocuğun yoksunluğunu veya yoksulluğunu hissetmeden özgüvenli birey olması da önemli. Darüşşafaka’nın 2007 yılında birey, kurum 600 bağışçısı varken bugün bu sayı 15 bine ulaşmış durumda. Ama bu sayı içerisinde İş Bankası gibi bir dev kuruluş da yeralıyor, bir üniversite öğrencisinin yolladığı 50 TL’de. Çamaş, küçük de olsa sürekli bir katkının sistemlerinde önemli bir artı sağladığını paylaşıyor.

Darüşşafaka’da hayat bulan projeler:
Tekno Girişimcilik Merkezi:
Darüşşafaka, geçen yıl Türkiye’de lise düzeyinde ilk kez ‘Tekno Girişimcilik Merkezi’ni hayata geçirdi. İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle gerçekleşen proje dahilinde; çocukların geleceğin iş kollarına genç yaşta aşina olması amaçlandı. İnovatif düşünce özelinde 160 öğrenciye girişimcilik ruhu aşılama amacıyla start alan projeyi Özyeğin Üniversitesi, Girişimcilik Derneği ve Intel destekliyor. Yeri gelmişken belirtmekte fayda var; Darüşşafaka’dan mezun olanların yüzde 98.5’i üniversiteye gidiyor. Aslında oranın yüzde 100 olduğunu aktaran Çamaş, bazı öğrencilerin yerini beğenmeyerek tekrardan sınava girdiğini bu nedenle oranın bu şekilde gözüktüğünü paylaşıyor. Darüşşafaka, üniversiteye giden öğrencisini tek başına bırakmıyor ve burs vererek desteğini sürdürüyor.
Rezidans sistemi: Bağış belli bir yaşın üzerindeki insanlarda daha yaygın. Bu yaş aralığı da 65 ile 70 gibi gözüküyor. Vakti zamanında Darüşşafaka’ya bağış yapan ağırlığını da kadınlardan oluşan bağışçılar, kuruma bağış yapma istediklerini ancak kendi hayatlarının geri kalanını da güvendikleri bir yapıda sürdürmek istediklerini belirtmiş. Darüşşafaka bu ihtiyacı Rezidans projesiyle çözmüş. 1’i İzmir’de 3’ü İstanbul’da olmak üzere 600’e yakın bağışçı lüks huzur evi kavramının hayat bulduğu Rezidans’da yaşıyor.
Samsung’un Akıllı Okul’u: Samsung’un eğitim odaklı sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda Darüşşafaka’da kurduğu Samsung Akıllı Okul, Samsung Galaxy tabletleri, smartboard (akıllı tahta) ve dijital baskı çözümleri teknolojilerinin yanısıra güçlü interaktif yönetim yazılımı ile birlikte öğrenci odaklı bir öğrenme ortamı yaratıyor. Talha Çamaş, Samsung Akıllı Okul ile dünya lideri yetiştirme hedefine güç kattığını aktarıyor. Darüşşafaka’da seçilen iki sınıf, Samsung Akıllı Okul kapsamında uygun altyapıyla donatılarak ve yeniden dekore edilerek Akıllı Sınıf’lara dönüştürüldü. Cihazlar üzerinden öğretmen ve öğrenci interaksiyonunu mümkün kılan Samsung Akıllı Okul, öğretmenlerin ders hazırlık ve takip süreçlerini düzenlemelerine de yardımcı olacak. Samsung Akıllı Okul’da 2 adet 75” dokunmatik ekranlı akıllı tahta; 50 adet Galaxy Note 10.1 tablet, 2 adet kablosuz yazıcı, öğretmenlerin kullanımı için 2 adet dizüstü bilgisayar kullanıma sunuluyor. Ayrıca okulda yazılım teknolojileri ile ilgilenen öğrencilerin Android tabanlı uygulamalar geliştirmelerine yönelik çalışmalar için okulun bilgisayar laboratuvarına 10 adet de dizütü bilgisayar temin ediliyor. Yaklaşık 850 Darüşşafaka öğrencisinin eğitim göreceği Samsung Akıllı Okul gerek “yönetim kolaylığı” sunması ile gerekse de “işbirliği içinde çalışma”  ve “öğrencileri teşvik etme” bakımlarından eğitim-öğretimde önemli avantajlar sunuyor.