Gelecekte sağlığımız; ‘Sağlık Teknolojileri’ne emanet

Türkiye’deki teknoloji kullanımı açısından en ileri seviyedeki sektörlerden biri sağlıktır; çok sayıda özel ve kamuya ait hastanede cerrahi robotlar dahi olmak üzere ileri teknoloji çözümleri kullanılıyor. Yerli sağlık teknoloji şirketleri de pazarda yer almaya başladı.

Gelecekte sağlığımız; ‘Sağlık Teknolojileri’ne emanet

Yeni teknolojiler, tedavi yöntemlerine benzersiz yenilikler getirdi. Geniş bant internet ve mobil iletişim teknolojileri, giyilebilir teknolojiler / elektronik, nesnelerin interneti, bulut bilişim ve robotlar gibi yeni teknolojiler sayesinde sağlıkta büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Bu teknolojilerin sunduğu kabiliyetler, yapay zekâ ve öğrenen makineler sayesinde sağlık profesyonellerinin hastalıkları önleme, teşhis, tedavi ve tedavi sonrası hizmetlerde vazgeçilmez yardımcısı haline gelecek.
Yeni teknolojilerle bilimsel araştırmalar ise son 10 yılda patlama derecesinde arttı. Türkiye’de teknoloji kullanımı açısından en ileri seviyedeki sektörlerden biri sağlık; çok sayıda özel ve kamuya ait hastanede cerrahi robotlar dahil olmak üzere ileri teknoloji çözümleri bulunuyor.
Yerli sağlık teknoloji şirketleri de pazarda yer almaya başladı. Sağlık Endüstrileri Dönüşüm ve Araştırma Platformu (SEDAP) ilaç ve tıbbi cihaz alanlarında araştırma yapan, keşfi olan ve bu keşfi ürüne dönüştürmek isteyen tüm girişimcileri destekliyor. Diğer yandan varolan bütün sağlık hizmetleri “akıllı” kapsamı içine alınıyor ve bunların birçoğu cep telefonları ve 3D yazıcı sistem sayesinde üretilebiliyor.

Fahrettin Koca: “Akıllı hastaneler yolda”
"HIMSS'19 Eurasia-Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Konferansı ve Fuarı"nın açılışında konuşan Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca, sağlık teknolojileri konusuna değindi. Koca, “20-25 yıl kadar önce Türk dilinde bilişim diye bir kavram yoktu. Sağlık sektöründe de bir avuç bilgi işlemci bulunuyordu. Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulamaya geçtiğinde ilk çıkan genelgelerden biri devlet hastanelerinin bilgi sistemleri alımında kendi imkanlarıyla serbest bırakılması oldu” dedi. Bazı hastanelerin sistemlerini baştan aşağı yenilemek zorunda kaldığını, hastanelerin tüm işlemlerini yürütmek için bilgi sistemlerine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Koca, “Yatırım yapıyorlar, beraber çalıştıkları yazılım firmalarına ihtiyaçlarını karşılamaları, vizyonlarını gerçekleştirebilmeleri için baskı kuruyorlar. Devasa yer tutan fiziki arşivlerini dijitalleştirmeye çalışıyorlar, filmsiz hastaneden, kağıtsız hastaneye geçmeyi hedefliyorlar, 'dijital hastane' olma uğraşı veriyorlar. Süreç burada durmayacak, bir adım sonra 'akıllı hastane' olmak için çaba harcayacaklar ve hatta yapay zeka taşıyan sistemler talep edeceklerdir” değerlendirmesini yaptı. Bilişimin sağlık sektöründe kullanılmasıyla sağlık yönetimi, sağlık hizmet sunumunun tamamen değiştiğini hatırlatan Koca, veriye dayalı yönetim, hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve verimlilik arayışlarının bu zeminde hayat bulduğunu anlattı. Türkiye'nin Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri'nde ulaştığı noktaya ilişkin bilgi veren Koca, şu bilgileri verdi: “Şu anda tamamen yerli diyebileceğimiz pek çok sağlık yazılımına sahip bir ülke olmakla övünebiliyoruz. Sağlık alanında ulusal çapta, büyüklüğümüze ve nüfusumuza sahip pek çok ülkenin ancak hayal edebileceği bir dijital ortam oluşturduk. Vatandaşlarımızın tamamının sağlık verilerini saklayabilecek, işleyebilecek ve paylaşabilecek düzeye eriştik. Bilişimi dikkate almadan hizmetlerin planlanması ve yürütülmesi mümkün değildir. Yönetim anlayışından yönetişim anlayışına evrilmek durumundayız. Hastaneler artık kağıt üzerindeki hesaplarla yönetilemeyecek kadar karmaşık hizmetler üreten örgütler halini almıştır. Bu örgütler, 24 saat dinamik olarak çalışan, yaşayan organizmalar gibidir. Bu organizmaları ayakta tutabilmek, içinde çalışan sistemlerin koordinasyonunu sağlamak, hemen tüm süreçlerde bilişim sistemlerinin etkin varlığıyla mümkün.”
Sağlık kuruluşlarının sağlık bilişimi uzmanlarına ihtiyaç duyduğunu aktaran Fahrettin Koca, hastanelerin bilgi sistemlerinden yararlanmak ve sağlık hizmet kalitesini artırmak için HIMSS’in EMRAM gibi modellerini kullanmayı tercih ettiklerini kaydediyor. Koca, “Burada birinci amacımız, hastanelerimizin sağlık hizmet kalitesine bilgi ve teknolojiyi ne kadar etkin kullandıklarını ölçmek ve yeni hedeflerle bu düzeyi yükseltmek oldu. İkinci amacımız ise ülkemizin elde ettiği başarıları uluslararası arenada göstermek ve tanıtmaktır. HIMSS EMRAM kriterlerine göre Seviye 6 hastane sayımız 167, Seviye 7 yani tam dijital hastane sayımız ise 3'e ulaşmıştır. Ayrıca ilk defa bu yıl uygulamaya başladığımız bir uygulamayla Seviye 6 olan ağız ve diş sağlığı hastane sayımız da 7'ye yükselmiştir.”

Dijital hastaneler ve robot hekimler çok yakında!
Özel sağlık ve sigorta sektörü, sağlıkta dijital dönüşüme odaklandı: Dijital hastane kavramının sağlık sektörünün tüm dinamiklerini pozitif anlamda etkileyen bir güce sahip olduğunu belirten Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği (SASDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sermet Gün Erdem, “Bilim kurgu filmlerindeki dijital hastaneler, robot hekimler ve sağlık hizmetlerinde yapay zeka uygulamaları çok yakın zamanda hayatımızın içinde olacak” dedi.

“Sağlıkta dijitalleşme en fazla Türkiye’de”: “Sağlık kurumlarında dijitalleşme sürecini ve seviyesini uluslararası standartlara göre ölçerek akredite eden ‘HIMSS EMRAM” derecelendirme ölçeğine göre geçtiğimiz yıl Türkiye, 164 hastane ile Avrupa’nın en başarılı ülkesi oldu” diyen Erdem, şu bilgileri verdi: “Almanya, İspanya ve İtalya’da toplam 16 adet 6. seviye hastane bulunurken Türkiye 163 adet 6. seviye ve 1 adet 7. seviye hastane ile Avrupa toplamının önüne geçti. Mayıs itibarıyla HIMSS EMRAM derecelendirmelerinde ise Türkiye, 2 hastane ile 'seviye 7' ve 164 hastaneyle 'seviye 6' olmak üzere toplam 166 kağıtsız hastaneyle tüm Avrupa ülkelerini geride bıraktı. Sağlıkta dijital dönüşümdeki başarısı ile uluslararası alanda marka değerini yükselten Türkiye, sağlık alanında dünyanın örnek aldığı başarılara imza atıyor.”
Erdem, “Türkiye’nin sağlıkta dijitalleşme başarısı ve tecrübesi her geçen gün gelişim gösteriyor. Sağlık sektöründeki dijitalleşme oranı yüzde 20 seviyelerine ulaştı. Bu başarı ile 2023 yılında ulaşılması hedeflenen 20 milyar dolar gelire daha hızlı ulaşabileceğiz” dedi.

Aquapick, ağız ve diş sağlığı problemlerine son veriyor
65 ülkede 29 yıldır ağız duşunda lider olan Aquapick, Ar-Ge’ye yaptığı yoğun yatırımlar sayesinde patentli ağız duşu üretimi yapıyor.

Aquapick Türkiye CEO’su Dr. Mehmet Fırat Doğan, “Aquapick’in Türkiye pazarına girme sebeplerinin başında, ülkemizde 30 milyonu aşkın diş eti hastalıklarına sahip kişinin olması ve 40 yaş üstü bireylerde yüzde 70’i aşan dişsizlik oranı geliyor. Ayrıca diş kayıplarının ardından yapılan protez ve implant tedavilerine değinecek olursak; implant kayıpları gelişmiş ülkelere oranla çok yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Özellikle temizliği en zor olan implant üstü hibrit protezlerde yeterli hijyen sağlanamadığı için bu kayıplar daha da çoğalıyor” diyor.  Aquapick geliştirmiş olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış patentli atış tekniği ile diş fırçasının ulaşamadığı her noktaya girerek ağızda yüzde 100 hijyen sağlıyor.
Dünyadaki en yüksek basınca sahip ve bilimsel olarak kanıtlanmış tek atış tekniğine sahip cihaz olan Aquapick; atış tekniğinden pompasına kadar Samsung patentli olup Türk ve dünya diş hekimleri tarafından da onaylı.

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2019, 10:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner321

banner269