banner472

banner458

banner457

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı: HERŞEY YÜKSELİŞTE

İstanbul Sanayi Odası (İSO), her yıl olduğu gibi bu yıl da KOBİ’lerin durumunu gözler önüne seren ‘Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2021’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. İSO İkinci 500 Büyük, yüksek enflasyon, kurlardaki artış ve canlı taleple birlikte satış ve karlılıkta önemli artışlar sağlarken; faaliyet karının büyük bir kısmı finansman giderlerine gidiyor ve gittikçe özkaynakları azalıyor. KOBİ’lerde borçlanma önemli ölçüde hızlanırken vade yapısı da kısalıyor. İstihdama pozitif katkıya devam eden KOBİ’ler düşük ve orta-düşük teknoloji eşiğini de aşamıyor. İhracatta rekor kırmaya devam eden KOBİ’lerde Ar-Ge yapan kuruluş sayısı ve Ar-Ge harcamaları da artmaya devam ediyor.

KAPAK 01.08.2022, 00:00 10.08.2022, 09:21
13721
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı: HERŞEY YÜKSELİŞTE

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Mayıs’ta açıkladığı ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2021’ araştırmasının ardından, her yıl olduğu gibi bu yıl da daha çok KOBİ’lerin mevcut durumu ve geleceği açısından önemli sonuçları ortaya koyan ‘İSO Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2021’ araştırmasının sonuçlarını da açıkladı. Araştırma her yıl olduğu gibi bu yıl da KOBİ’lerin mevcut durumu ve geleceği açısından önemli sonuçları gözler önüne seriyor.
Üretimden net satışlarda güçlü artış: Araştırmaya göre; 2021’de İSO İkinci 500’ün üretimden net satışları yüzde 77.5 artarak 191.1 milyar TL’den 339.2 milyar TL’ye yükseldi. İSO İkinci 500’ün üretimden net satışları, 2019’daki yüzde 14.2’lik nispi yavaşlamanın ardından Pandemi’nin yaşandığı 2020’de yüzde 21.7 ile güçlü bir artış göstermişti. 2021’de ise iç ve dış talepteki toparlanmanın yanı sıra enflasyon ve döviz kurlarındaki artışın da etkisiyle İSO İkinci 500’ün üretimden satışları yüzde 77.5’lik artışla önemli ölçüde hızlandı.
Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında, İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarında bundan daha yüksek oranlı artışın serinin başladığı 1997’den bu yana sadece 1998’de gerçekleştiği görülüyor. Yüksek enflasyonun yaşandığı söz konusu yılda İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarındaki artış yüzde 79.3 ile biraz daha yüksek gerçekleşmişti.
KOBİ’lerden güçlü reel artış: İSO İkinci 500’ün üretimden net satışlarındaki değişimler, yıl sonu TÜFE enflasyonundan arındırılarak incelendiğinde; 2021’de yüzde 30.4 ile oldukça güçlü bir reel artış yaşandığı görüldü. Bu artış, pek çok değişimin yaşandığı 2021 yılında dahi KOBİ’lerin esnek yapılarıyla üretim ve pazarlama faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü ortaya koydu. Ancak İSO açıklamasında şu uyarıya da yer veriliyor: “Reel değişimler hesaplanırken yıl sonu TÜFE enflasyonu kullanıldı. Ancak 2021 sonunda TÜFE enflasyonu yüzde 36.08 iken ÜFE enflasyonu yüzde 79.89 düzeyinde idi. Dolayısıyla üretici fiyatlarının çok daha hızlı arttığını ve aradaki makasın rekor düzeyde açıldığını da akılda tutmakta yarar var.”
Türkiye’nin daha küçük ve orta ölçekli sanayi yapısını ortaya koyan İSO İkinci 500’ün sonuçlarına bakıldığında, Pandemi’nin ardından yaşanan hızlı toparlanmaya yükselen enflasyonun eşlik ettiği 2021’de bazı göstergelerde oldukça parlak sonuçlar elde edilirken bazı göstergelerde arzu edilen seviyenin altında kalındığı görülüyor.
Borçlanma hızlanıyor, vade yapısı kısalıyor: İSO İkinci 500’de işletme faaliyetleri giderek daha fazla borçlanma ağırlıklı olarak finanse edilirken borcun vade yapısında da gözle görülür bir kısalma söz konusu. İSO İkinci 500’ün gelecek adına tedirgin edici en dikkat çeken göstergeleri, hiç kuşkusuz borç yapısını gösteren tabloda ortaya çıkıyor. Verilere bakıldığında borçlanma önemli ölçüde hızlanırken borçlanmanın vade yapısının da kısaldığı görülüyor. 2021’de mali borçlar yüzde 75.9 artarken geçmiş yıllardan farklı olarak diğer borçlardaki artış yüzde 102 ile daha yüksek gerçekleşti. Böylece mali borçların toplam borçlar içindeki payı yüzde 57.6’dan yüzde 54.2’ye inerken, diğer borçların payı yüzde 42.4’ten yüzde 45.8’e yükseldi. Başka bir deyişle faaliyetlerin finansmanında ve artan işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında ticari borçlar çok daha fazla kullanıldı.
Borçların vadelerine göre gelişiminde ise kısa vadeli mali borçlardaki artış yüzde 96.7 oldu ve uzun vadeli mali borçlardaki yüzde 59.1’lik artışın üzerinde gerçekleşti. Mali borçlara göre daha yüksek artış gösteren diğer borçlar içerisinde ise kısa vadeli borçların payı yüzde 91.3 ile yüksek seviyesini korudu.
Firmaların bankalara olandan çok daha büyük bir hızla başka firmalara borçları arttı: İSO İkinci 500’de işletme faaliyetleri giderek daha fazla borçlanma ağırlıklı olarak finanse edilirken borcun vade yapısında da gözle görülür bir kısalma söz konusu. 2021’de sanayicilerin bankalara olan borçlarından çok daha büyük bir hızla başka firmalara olan borçlarının artması da yeni bir durum olarak dikkat çekiyor. Finansman koşullarının sıkılaştığı ve kredi imkanlarının daraldığı bugünlerde, sanayicilerin içinde bulunduğu bu durum, zincirleme reaksiyon halinde gelişebilecek ödeme risklerine işaret etmesi bakımından endişe yaratıyor.
İSO İkinci 500’ün mali borçlarındaki gelişmeler incelendiğinde de kısa vadeli kaynakların yeniden ön plana çıktığı görülüyor. 2020’de yüzde 44.7 olan kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payının, beş yıl aradan sonra yeniden yüzde 50’ye yükselmesi dikkat çekiyor. Bu tablonun arkasında, başta ihracatçı sanayiciler olmak üzere, şirketlerin en önemli finansal destekçilerinden Türk Eximbank’ın uzun vadeli kredi kaynaklarına erişimde son dönemlerde yaşanan ciddi sorunların da etkili olduğu biliniyor.
İSO İkinci 500 şirketleri, yüksek karlılık rakamlarıyla dikkat çekiyor: İSO İkinci 500, 2021’de karlılık açısından da oldukça başarılı bir yıl geçirmiş gözüküyor. Söz konusu yılda İSO İkinci 500’ün faaliyet karı yüzde 82.6 artarak 28.8 milyar liradan 52.6 milyar liraya çıktı. Böylece faaliyet karlılığı 0.6 puan artışla yüzde 13.7’ye yükseldi. Benzer şekilde faiz, amortisman ve vergi öncesi kar yüzde 86.4’lük artışla 34.2 milyar liradan 63.7 milyar liraya ulaştı. Bunun sonucunda FAVÖK karlılığı 1.1 puan artışla yüzde 16.6’ya çıktı. Vergi öncesi kar ve zarar toplamı ise yüzde 87.8 artarak 20.1 milyar liradan 37.7 milyar liraya yükseldi. Bu gelişme satış karlılığını 0.7 puan artışla yüzde 9.8’e taşıdı.
KOBİ’ler döviz kuru dalgalanmalarını yönetme kapasitesini artırdı: 2021’de İSO İkinci 500’de diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar 76.5 milyar TL iken, diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararlar 70 milyar TL oldu. Bu iki kalem arasındaki fark alındığında, İSO İkinci 500’ün 6.5 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı gelir elde ettiği ortaya çıkıyor. Söz konusu büyüklüğün içerisinde yer alan kambiyo işlemleri, 2020’nin aksine 2021’de karlılığı artırıcı etki yapmış görünüyor. Bu durum, KOBİ niteliğindeki kuruluşların döviz kuru dalgalanmalarını yönetme kapasitesini artırdığını göstermesi açısından oldukça önemli bulunuyor.
Faaliyet karının büyük bölümü finansman giderlerine gitti: Finansman giderleri, sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı 2021 yılında da sürdürdü. Türk lirasındaki değer kaybı, enflasyondaki artış ve faiz oranlarındaki yükselişin etkisiyle İSO İkinci 500’ün finansman giderleri 2021’de yüzde 114.4 oranında artarak 20.1 milyar TL’ye yükseldi. Aynı yılda faaliyet karı yüzde 82.6’lik artışla 52.6 milyar TL’ye çıktı. Böylece 2020’de yüzde 32.5 olan finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 2021’de yüzde 38.2’ye yükseldi. Kısacası İSO İkinci 500 şirketleri, 2021 yılında elde ettikleri faaliyet karının daha büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırmak durumunda kaldı.
Yüksek oranlı bilanço büyümesinin kaynağı toplam borçlar ve özkaynaklar: İSO İkinci 500’ün ana bilanço kalemleri ve son 3 yılda gösterdiği değişimler incelendiğinde, 2021’de İSO İkinci 500’ün bilanço büyümesinin yüzde 82.1 olduğu görülüyor. Bu yüksek oranlı büyümenin kaynağında yüzde 86.9 artan toplam borçlar ve yüzde 74.6 büyüyen özkaynaklar yer aldı. 2021’de borçlanma eğilimi hızlanırken karlılıktaki artışın da desteğiyle güçlü bir özkaynak büyümesi sağlandı. Diğer taraftan duran varlıklar yeniden değerleme uygulamasının da katkısıyla yüzde 75.5 büyürken dönen varlıklardaki artış yüzde 85.4 ile daha yüksek gerçekleşti. Artan işletme sermayesi ihtiyacı dönen varlıkların artışını destekledi.
Özkaynakların payı azalıyor: İSO İkinci 500 şirketlerinin borç/özkaynak ilişkisine bakıldığında, 2021’de borç/özkaynak dengesinin özkaynaklar aleyhine gelişimini sürdürdüğü görülüyor. İSO İkinci 500’de özkaynakların payı 2020’de yüzde 39.2 iken 2021’de yüzde 37.5’e geriledi. 2020’de yüzde 60.8 olan toplam borçların payı ise 2021’de yüzde 62.5’e yükseldi. Böylece söz konusu pay 2017’den bu yana en yüksek düzeyine çıktı.
Duran varlıklar aleyhine yaşanan bozulma artarak devam ediyor: İSO İkinci 500’ün dönen ve duran varlıkları arasındaki ilişkiye bakıldığında; duran varlıklar aleyhine yaşanan bozulmanın artarak devam ettiği görüldü. 2020’den 2021’e dönen varlıkların payı yüzde 66.4’ten yüzde 67.6’ya yükselirken, duran varlıkların payı yüzde 33.6’dan yüzde 32.4’e geriledi. Dönen varlıklar payının yükselmesi, sanayi kuruluşlarının işletme sermayesi ihtiyacındaki artışı ortaya koydu. Diğer taraftan yeniden değerleme uygulamasının da katkısıyla yüzde 82.9 artan maddi duran varlıklar yatırımlardaki canlanmaya işaret etti.
Devreden KDV alacakları ciddi sorun olmayı sürdürüyor: Sanayicilerin son yıllarda makul bir çözüm bulunmasını beklediği konulardan biri olan devreden KDV alacakları, gerek İSO 500 gerekse İSO İkinci 500 şirketleri için ciddi bir sorun olmayı sürdürüyor. Bu yük İSO 500 için 2021’de yüzde 91 artışla 23.6 milyar TL olarak gerçekleşmişti. İSO İkinci 500’de ise devreden KDV bir önceki yıla göre yüzde 105.6 artarak 5.1 milyar TL’ye yükseldi. Bu da sanayi kuruluşlarımızın giderek artan yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacına karşın devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç vermeye devam ettiğini ortaya koydu.
Kar eden kuruluş sayısı 443’ten 437’ye geriledi: 2021’de yaşanan hızlı toparlanmaya karşılık özellikle yılın ikinci yarısında artan döviz kurları, üretim maliyetleri ve enflasyon firma karlılıklarına farklı şekillerde yansımış gözüküyor. 2021’de İSO İkinci 500’de kar eden kuruluş sayısı 443’ten 437’ye geriledi. Buna rağmen son 9 yılın ikinci en yüksek sayısına ulaşıldı. FAVÖK açısından bakıldığında ise geçen yıla göre küçük bir düşüş söz konusu olsa da İSO İkinci 500’ün çok büyük bir bölümü (492 firma) yılı karla kapattı.
İSO İkinci 500 istihdamı yüzde 5 arttı: Sanayi sektörü, istihdam ve nitelikli insan kaynakları için en önemli alanlardan biri olmayı sürdürüyor. 2021’de iş ve çalışma hayatındaki normalleşme adımlarının yanı sıra sanayi sektörünün yüksek oranlı büyümesi istihdama pozitif katkı sağladı. Yaşanan bu gelişmeler doğrultusunda 2021’de İSO İkinci 500’ün istihdamı yüzde 5 arttı. Aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artış ise yüzde 39 oldu. İSO 500 gibi İSO İkinci 500 de istihdama güçlü katkı yapmayı sürdürdü.
Yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı yükseliyor; 74’e ulaştı: İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı son 3 yıldır artış eğilimini sürdürüyor. 2019’dan 2021’e her yıl beşer adet artış gösteren yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı 2021’de 74 ile en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artışta firmaların sermaye yapılarındaki değişimlerin yanı sıra İSO 500 ile İSO İkinci 500 arasındaki geçişler de etkili olmuş gözüküyor.
Halka açık kuruluş sayısı 31’e yükselse de sınırlı kalmaya devam ediyor: İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2021’de bir önceki yıla göre 7 adet artarak 31’e yükselse de sınırlı kalmaya devam etti. Verinin toplanmaya başladığı 2017’de 35, 2018’de 37, 2019’da 35, 2020’de 24 olan halka açık kuruluş sayısı aradan geçen beş yılda önemli bir değişim göstermedi. Halka açılmalar, sermayenin tabana yayılması ve şirketlerin bir finansman enstrümanı olarak kullanması açısından oldukça önemli. Ancak halka açık kuruluşlar sayısının yatay seyri, henüz çok az sayıda şirketin bu yönetimi kullandığını gösteriyor. Diğer taraftan 2021’de halka açılmalarda yaşanan önemli artışa rağmen bunun İSO İkinci 500’e yansımasının sınırlı kalması da dikkat çekici.

Sanayideki Anadolu ağırlığı artıyor
İSO İkinci 500’de yer alan kuruluşlar bağlı olduğu oda bilgilerine göre sıralandığında, sanayideki Anadolu ağırlığının artmakta olduğu ve Türkiye’deki dağılımının daha dengeli bir gelişim göstermeye başladığı dikkat çekiyor.
132 şirket ile İSO birinci, 45 ile ikinci EBSO, 38 ile üçüncü Gaziantep, 34 ile dördüncü Kocaeli: Son yıllarda sayısal olarak düşüş yaşanmasına karşın en büyük pay 132 şirket ile hala İstanbul Sanayi Odası’na ait. Bu sayı 2016’da 166 idi. İstanbul’u 45 şirket ile Ege Bölgesi Sanayi Odası, 38 şirket ile Gaziantep izlerken, Kocaeli 34, Bursa 32, Ankara 18 şirket ile üst sıralarda yer alıyor.
İSO İkinci 500’ün yüzde 60’tan fazlası gıda, tekstil, metal, makine, kimya, plastik, kauçuk sektörlerinde:  İSO İkinci 500’ün, İSO tarafından oluşturulmuş olan 10’lu sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında, İSO İkinci 500 içerisinde yer alan firmaların yüzde 60’ından fazlasının 4 sektör grubunda toplandığı görülüyor. Bunlar sırasıyla 91 firmayla ‘gıda ürünleri sanayi’, 81 firmayla ‘tekstil ürünleri sanayi’, 71 firmayla ‘ana metaller ve makine imalat sanayi’ ve 68 firmayla ‘kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayi’ sektörleri. Söz konusu dört sektör aynı zamanda 2021 yılı verilerine göre üretimden net satışların da yüzden 60’ından fazlasını gerçekleştiriyor. Firma sayısına paralel olarak, üretimden net satışlarda da en yüksek ağırlığın ‘gıda ürünleri sanayi’ grubunda olduğu görülüyor. 2016 yılıyla kıyasladığımızda sektörel dağılımdaki en çarpıcı değişimler, firma sayılarının ‘ana metaller ve makine imalat sanayi’ grubunda 12 artmasına karşılık ‘maden, taş ve toprak ürünleri sanayi’nde 13 azalmış olması.

İSO İkinci 500’ün lideri Ege Seramik
İSO İkinci 500’de ilk sırayı 980.1 milyon liralık üretimden net satışlar tutarıyla alan ‘Ege Seramik San. ve Tic. A.Ş.’, 2020’de İSO 500’de 481. sıradaydı. Onu çok küçük bir farkla ikinci sırada 979.8 milyon liralık üretimden net satışlarıyla takip eden ‘Kozlu Gıda İmalat San. Tic. ve Taşımacılık A.Ş.’, 2020’de İSO 500’de 363. sırada yer alıyordu. Onu da çok küçük bir farkla takip eden üçüncü sırada 979.7 milyon lirayla yer alan ‘Kangal Termik Santral Elektrik Üretim A.Ş.’, 2020’de İSO İkinci 500’de 7. sırada bulunuyordu.

57 şirket İSO 500’den geldi
İSO İkinci 500’ün bu yılki listesine 137 yeni sanayi kuruluşu girdi. Bunlardan 57 tanesi İSO 500’den İSO İkinci 500’e düşen şirketlerden oluştu. Listeye geçen seneki İSO 1000 dışından giren yeni firma sayısı 80 olurken 2020’nin İSO İkinci 500 listesinden İSO 500’e çıkan firma sayısı ise 39 olarak gerçekleşti. 2020’de 578.9 milyon TL ile 251.6 milyon TL bandında üretimden net satış yapan şirketler İSO İkinci 500 sıralamasında yer alırken 2021 sonuçlarına göre bu bant 980.1 milyon TL ile 444.2 milyon TL arasında oluştu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:
“İSO İkinci 500’ün ihracat başarısı ve istihdama katkısı takdire değer”
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Araştırma’nın sonuçlarını yazılı bir açıklamayla değerlendirdi: “İSO İkinci 500 çalışmamızın 2021 yılı sonuçları, Dünya ekonomisinin Pandemi krizinden çıkış sancılarıyla geçirdiği hareketli bir yılın sanayiye yansıyan fotoğrafı niteliğinde. Öncelikle 2021 yılındaki aşı uygulamalarıyla dünyada hemen her sektöre dönük talebin beklenenden erken toparlandığına tanıklık ettik. Bu, beraberinde tedarik krizini getirdi. Gevşek para ve maliye politikalarının sağladığı rekor parasal genişlemenin en yıkıcı yan etkisi ise sonuçlarını bugün de yaşadığımız küresel enflasyon oldu. 2021 yılını çift haneli bir büyümeyle kapatan ülkemizde ise sanayi kuruluşlarımız, özellikle dış pazarlardaki performanslarıyla güçlenen küresel talepten payını almış görünüyor. İSO 500’e göre daha küçük ölçekli ve KOBİ niteliğinde şirketlerden oluşan İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 35’lik bir büyümeyle 2021’de Türkiye genelinden ve İSO 500’den daha başarılı bir görünüm sunuyor.”

“Borçlanma yapısında belirgin bozulma sözkonusu”
Erdal Bahçıvan, şunları söyledi: “Fakat İSO İkinci 500’ün verilerine baktığımızda borçlanma yapısında belirgin bir bozulma dikkatimizi çekmektedir. Veriler İSO İkinci 500’de işletme faaliyetlerinin giderek daha fazla borçlanma ağırlıklı olarak finanse edildiğini ortaya koyuyor. Asıl önemlisi ise borcun vade yapısında da gözle görülür bir kısalmanın olması. Mali borçların toplam borçlar içindeki payı yüzde 57.6’dan yüzde 54.2’ye inerken, diğer borçların payı yüzde 42.4’ten yüzde 45.8’e yükselmiş görünüyor. Bunun anlamı şu; İSO İkinci 500 şirketleri faaliyetlerin finansmanında ve artan işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında ticari borçları çok daha fazla kullanmışlar. Bir başka deyişle 2021’de sanayiciler, bankalara olan borçlarından çok daha büyük bir hızla başka firmalara borçlanmışlar. Bu, İSO İkinci 500 araştırmalarında karşımıza çıkan yeni bir durum olarak dikkat çekiyor.”

“Ödeme risklerine yönelik işaretler endişe verici"
Erdal Bahçıvan, başta ihracatçı sanayiciler olmak üzere, şirketlerin son yıllarda nitelikli ve kaliteli finansmana erişimde çeşitli güçlükler yaşadığına dikkat çekti: “Finansman koşullarının sıkılaştığı ve kredi imkanlarının daraldığı son dönemlerde, sanayicilerimizin içinde bulunduğu bu durum, zincirleme reaksiyon halinde gelişebilecek ödeme risklerine işaret etmesi bakımından son derece endişe vericidir. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de KOBİ’ler ölçek büyütmek, rekabetçiliği artırmak ve pazarını genişletmek için büyük çaplı yatırımlara daha fazla ihtiyaç duyuyor. Buradan hareketle kurlardaki yükseliş ve finansman koşullarındaki sıkılaşmanın dev şirketlere kıyasla KOBİ’ler için daha zorlayıcı bir ortam oluşturduğuna şüphe yok.”
Öte yandan İSO İkinci 500 şirketlerinin ana büyüklük kriteri olan üretimden satışlarının, 2021’de yüzde 77.5 artarak 191.1 milyar TL’den 339.2 milyar TL’ye yükselmesini önemli bir başarı olarak görebileceğimizi vurgulayan Bahçıvan, “İkinci 500 şirketlerinin, 2021’de İSO 500’ü aratmayacak şekilde hem faaliyet giderlerini hem de yıl içerisindeki döviz kuru dalgalanmalarını başarıyla yönettikleri de söylenebilir, zira hem EBITDA hem de vergi öncesi dönem karlılığında dikkat çekici iyileşme söz konusu” dedi.
“Ar-Ge harcamalarında ciddi bir sıçramaya ihtiyacımız var”: Bahçıvan, diğer taraftan finansman giderlerinin, büyük kuruluşlarda olduğu gibi İkinci 500’de de karlılığın temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti: “Türk lirasındaki değer kaybı, enflasyondaki artış ve faiz oranlarındaki yükselişin etkisiyle İSO İkinci 500’ün finansman giderlerinin 2021’de yüzde 114.4 artarak 20.1 milyar TL’ye yükselmiş olması bunun açık bir göstergesi. Ülkemiz sanayisinin teknolojiye dayalı, nitelikli ve katmadeğer yaratan bir üretim yapısına kavuşması, dünya ile rekabetimiz açısından zorunlu. Ne var ki, 2021’de İSO İkinci 500’de halen yüzde 70’in üzerinde düşük ve orta-düşük teknoloji ağırlıklı bir yapının aşılamadığı görülüyor. Bu durum, kat etmemiz gereken uzun bir yol olduğunu gösteriyor. Bunun için kuşkusuz Ar-Ge harcamalarında ciddi bir sıçramaya ihtiyacımız var. Nitekim İSO İkinci 500 sonuçları, sanayi kuruluşlarının Ar-Ge’ye ayırdıkları kaynakların üretimden satışlara oranla binde 5’in altında sıkışıp kalmış olduğunun altını çiziyor. Sanayimiz giderek dijitalleşen küresel rekabet ortamında bundan çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.

“Sanayinin performansı, birçok yönüyle dikkat çekici”
2021’de İSO İkinci 500’ün istihdamının yüzde 5 artarak 261 bin kişiye çıkarken aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artışın ise yüzde 39 olduğunu bildiren Bahçıvan, sanayinin istihdamı sürükleyici özelliğinin burada da karşımıza çıktığını kaydetti: “2022 itibarıyla, dünyada enflasyon ve büyüme açısından beklentilerin olumsuzlaştığı, 1970’lere dönüş ve ‘stagflasyon’ endişelerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Sanayimizin de bu hava değişiminden etkilenmemesi ne yazık ki pek de mümkün görünmüyor. Bu bağlamda İSO İkinci 500’ün 2021 yılı sonuçları, bir yandan sanayicilerimizin değişen koşullara uyum sağlama yeteneğine işaret ederken diğer yandan da zor bir döneme hazırlıklı olmak için çıkarılması gereken dersleri ortaya koyuyor. Özetle; başta da belirttiğim gibi normalleşme sancılarıyla geçen 2021’de sanayinin göstermiş olduğu performans, birçok yönüyle dikkat çekici.”

KOBİ’ler düşük ve orta-düşük teknoloji eşiğini aşamıyor
İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yarattıkları katmadeğer dağılımı. Bu verilere bakıldığında; en yüksek payı yüzde 47.8 ile yine düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler alırken bu grubun payının geçen yıla göre 1.4 puan artması dikkat çekiyor. Benzer şekilde orta-düşük teknolojilerin payının ise 0.1 puan artarak yüzde 24.2’ye yükseldiği görülüyor. İSO İkinci 500’de orta-yüksek teknolojilerin payının 2.4 puan düşerek yüzde 24.5’e gerilemesi KOBİ’lerin bu alanda önemli bir eşiği aşmakta zorlandığını ortaya koyuyor.
Diğer taraftan yüksek teknolojilerin payının yüzde 2.6’dan yüzde 3.5’e çıkması da dikkat çekiyor. Yüksek teknolojilerin payındaki artış umut verici olsa da sanayinin yüksek teknolojiye geçiş ihtiyacı son derece açık ve maalesef ölçüm yapılan son 9 yılda da önemli bir değişim söz konusu değil.

Ar-Ge yapan kuruluş sayısı artıyor
Sanayi kesiminin rekabetçiliği için Ar-Ge faaliyetleri hayati bir önem taşıyor. Ar-Ge yapan kuruluş sayısı, 2020’deki zorlu koşulların yol açtığı düşüşün ardından 2021’de artış eğilimini kaldığı yerden devam ettirdi ve 235 ile en yüksek seviyesine ulaştı.
Ar-Ge harcamaları 1.3 milyar TL’yi aştı: Ar-Ge yapan firma sayısındaki artışa paralel olarak 2021’de İSO İkinci 500’ün Ar-Ge harcamaları anket verileri ile 1.3 milyar TL’yi aştı. Bu rakam, 2020’deki 875 milyon TL’lik harcama tutarına göre yüzde 49.8’lik artışa işaret ediyor. Böylece Ar-Ge harcamaları 2021’de görece hızlı ve yıl sonu TÜFE enflasyonu ile arındırıldığında da reel olarak pozitif bir büyüme göstermiş oldu.

İkinci 500’den ihracatta rekor
2021’de iktisadi ve sosyal faaliyetlere geri dönüş ve ekonomilerdeki hızlı toparlanmaya bağlı olarak küresel ticarette önemli bir büyüme yaşandı. Dünya ticaretindeki bu büyüme, Türkiye’nin ihracatını pozitif etkilerken küresel tedarik zincirlerindeki değişim de Türkiye’ye yönelik önemli bir ilave tedarik talebi yarattı. Bütün bu gelişmelerin etkisiyle 2021’de Türkiye’nin toplam ihracat artışı yüzde 32.8, sanayi ihracatı artışı yüzde 33.2 ile birbirine oldukça yakın gerçekleşti.
Aynı yılda İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 35.4 artarak 13.5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Böylece İSO İkinci 500’ün Türkiye toplam ihracatı içindeki payı yüzde 6, sanayi ihracatı içindeki payı ise yüzde 6.2 oldu ve her iki oran da 2020’ye göre 0.1 puan artış kaydetti. İhracat tarafındaki bir diğer önemli gelişme de ihracat yapan firma sayısındaki artış eğilimi. İSO İkinci 500’de 2018’de 450 bandını aşan ihracat yapan firma sayısı 2021’de 468’e yükseldi. Bu durum, nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların dış pazarlara açılma ve talep dalgalanmalarına karşı esnekliklerini artırma konusunda oldukça başarılı bir performans sergilediğini ortaya koyuyor.

Yorumlar (0)